Hava Durumu

Gülistan Doku dosyasında FBI itirafı!

Gülistan Doku soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan ve ABD’den iadesi talep edilen Umut Altaş’ın, FBI tarafından iki gün boyunca sorgulandığı ortaya çıktı.

Haber Giriş Tarihi: 06.09.2026 14:44
Haber Güncellenme Tarihi: 06.09.2026 14:46
Kaynak: Cumhuriyet
Gülistan Doku dosyasında FBI itirafı!

Türkiye ile ABD arasındaki adli yardımlaşma kapsamında hazırlanan 34 sayfalık FBI tutanağına göre Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü, ardından cesedinin birlikte BMW marka aracın bagajına taşındığını öne sürdü. Altaş ayrıca olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “Babam bu işi halledecek” denildiğini iddia etti.

Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ABD’de bulunduğu belirlenen Altaş’ın ifadesinin alınması için Türk makamlarınca kapsamlı bir soru seti hazırlandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden yürüttüğü soruşturma kapsamında Altaş’a yöneltilmek üzere 109 soru hazırlandı.

FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorguladı. FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosyanın, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldığı kaydedildi.

“Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğüne inanıyor musun?”

FBI sorgusunun en dikkat çeken bölümlerinden birinde Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş, Sonel’in kendisini “kullandığını” söyledi. FBI görevlilerinin nasıl kullanıldığını sorması üzerine ise Sonel’in kendisini Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü.

Bunun üzerine FBI görevlileri Altaş’a doğrudan “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusunu yöneltti. Altaş başını sallayarak “Evet” yanıtını verdi. Neden böyle düşündüğü sorulduğunda ise bunu gördüğünü söyledi.

“Gülistan arka koltuktaydı, silahı çıkarıp vurdu”

Altaş’ın FBI’a verdiği ifadeye göre olay 5 Ocak 2020’de yaşandı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra genç kadının BMW marka araca bindiğini iddia etti.

Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu. Doku’nun araç içerisinde kendilerine “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdiğini, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını öne süren Altaş, Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Doku’yu vurduğunu iddia etti.

Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini söyleyen Altaş, FBI görevlilerinin Doku’ya bakıp bakmadığını sorması üzerine “Evet” cevabını verdi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet” yanıtını verdi.

“Cesedi bagaja taşıdık”

Altaş’ın iddiasına göre ateş edilmesinin hemen ardından Sonel’e neden Gülistan Doku’yu öldürdüğünü sordu. Sonel’in kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini öne süren Altaş, başlangıçta bunu reddettiğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını anlattı.

Altaş, olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel’in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını da iddia etti. Sonel ile Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu belirten Altaş, Sonel’in kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme” dediğini öne sürdü.

Altaş’ın anlatımına göre kendisinin “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine Sonel, “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” ifadesini kullandı.

“Merak etme, hallettik”

Altaş, ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel’in kendisini yeniden aradığını ve ne olduğunu sorduğunda “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” dediğini iddia etti. Altaş daha sonra Doku’nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu ve Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini de FBI görevlilerine anlattı.

Ceset için Pertek yolunu işaret etti

FBI tutanağında cesedin olası yeriyle ilgili de dikkat çeken iddialar yer aldı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede olduğunu söylediğini öne sürdü.

Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti. Ancak Altaş, bu bilginin kendi gördüğü bir olaya değil, Sonel’den duyduğu bilgilere dayalı bir tahmin olduğunu da belirtti.

Baz kayıtlarında üç isim aynı bölgede

FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de Altaş’a gösterildi. Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu belirtildi.

Aynı kayıtlarda Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 saatleri arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu aktarıldı. PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş’ın bulunduğu görüntülendi.

“Kameralar var mı diye baktık”

Söz konusu kayıtların ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlileri Altaş’a olayın ardından neden aynı araçla yeniden köprü bölgesine gittiklerini sordu. Altaş, olay sonrasında Mustafa Türkay Sonel ile aynı BMW ile köprü bölgesine döndüklerini anlattı.

FBI görevlilerinin “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” sorusuna karşılık Altaş, Sonel’in kendisine “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz” dediğini öne sürdü.

Altaş ayrıca Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtları konusunda da Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini ise bilmediğini söyledi.

“Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim”

Altaş, cinayetin ardından tehdit edildiğini de öne sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dedi.

Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar” şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini, buna rağmen Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü.

Hamilelik ve kürtaj iddiası

FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi.

Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan Doku’nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Doku’nun bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine Sonel’in başından tek el ateş ederek Doku’yu öldürdüğünü anlattığı yönündeki ifadeler kendisine hatırlatıldı.

FBI görevlileri Altaş’a bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi ancak daha sonra söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Bununla birlikte hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu.

“Parçalanmış ceset” videosu iddiası

Dosyada ayrıca WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video da yer aldı. Altaş’ın daha önce eski işverenine, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine yalnızca bir kez görüntülenebilen bir WhatsApp videosu gönderdiğini ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlattığı belirtildi.

FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve görüntünün Sonel tarafından gönderildiğini doğruladı. Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin ceset parçasını tuttuğunu söyledi. Ancak görüntüdeki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini savundu.

FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan Doku olduğunu söylediği yönündeki önceki beyanını hatırlattığında Altaş, bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü.

“Cinayet sırasında orada mıydın?”

İki günlük sorgunun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 91’inci soruda yaşandı. FBI görevlileri, Altaş’a eski patronuyla yaptığı görüşmede cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel ile birlikte olduğunu ima eden sözlerini hatırlatarak, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye sordu.

Altaş’ın cevabı FBI tutanağına “Hepsine evet” şeklinde yansıdı. FBI görevlileri daha sonra iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki açıklamasının geçerli olup olmadığını yeniden sordu. Altaş da olay yerinde olduğunu doğruladı.

Babasına gönderdiği mesaj da dosyada

Soruşturma kapsamında Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda ele geçirilen WhatsApp mesajları da incelendi. Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi.

FBI görevlileri mesajı Altaş’a sordu. Altaş mesajı kendisinin gönderdiğini kabul ederken neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi. FBI görevlileri, mesajın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu anlamına gelebileceğini değerlendirdi.

Altaş ilk olarak ABD’ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söyledi. Sorgunun ilerleyen bölümünde ise “Hepimizin fikriydi” cevabını verdi.

Meksika üzerinden ABD’ye geçtiğini anlattı

Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyleyen Altaş, bu paranın Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendiğini iddia etti.

FBI tutanağına giren söz konusu beyanlar, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada yeni iddiaları gündeme getirdi. Altaş’ın ifadelerinde yer alan suçlamaların ve iddiaların soruşturma makamlarınca delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Kaynak: Cumhuriyet

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.