Hava Durumu

#Tunceli

- Tunceli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tunceli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku dosyasında FBI itirafı! Haber

Gülistan Doku dosyasında FBI itirafı!

Türkiye ile ABD arasındaki adli yardımlaşma kapsamında hazırlanan 34 sayfalık FBI tutanağına göre Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü, ardından cesedinin birlikte BMW marka aracın bagajına taşındığını öne sürdü. Altaş ayrıca olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “Babam bu işi halledecek” denildiğini iddia etti. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ABD’de bulunduğu belirlenen Altaş’ın ifadesinin alınması için Türk makamlarınca kapsamlı bir soru seti hazırlandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden yürüttüğü soruşturma kapsamında Altaş’a yöneltilmek üzere 109 soru hazırlandı. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorguladı. FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosyanın, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldığı kaydedildi. “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğüne inanıyor musun?” FBI sorgusunun en dikkat çeken bölümlerinden birinde Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş, Sonel’in kendisini “kullandığını” söyledi. FBI görevlilerinin nasıl kullanıldığını sorması üzerine ise Sonel’in kendisini Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü. Bunun üzerine FBI görevlileri Altaş’a doğrudan “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusunu yöneltti. Altaş başını sallayarak “Evet” yanıtını verdi. Neden böyle düşündüğü sorulduğunda ise bunu gördüğünü söyledi. “Gülistan arka koltuktaydı, silahı çıkarıp vurdu” Altaş’ın FBI’a verdiği ifadeye göre olay 5 Ocak 2020’de yaşandı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra genç kadının BMW marka araca bindiğini iddia etti. Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu. Doku’nun araç içerisinde kendilerine “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdiğini, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını öne süren Altaş, Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Doku’yu vurduğunu iddia etti. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini söyleyen Altaş, FBI görevlilerinin Doku’ya bakıp bakmadığını sorması üzerine “Evet” cevabını verdi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet” yanıtını verdi. “Cesedi bagaja taşıdık” Altaş’ın iddiasına göre ateş edilmesinin hemen ardından Sonel’e neden Gülistan Doku’yu öldürdüğünü sordu. Sonel’in kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini öne süren Altaş, başlangıçta bunu reddettiğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını anlattı. Altaş, olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel’in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını da iddia etti. Sonel ile Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu belirten Altaş, Sonel’in kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme” dediğini öne sürdü. Altaş’ın anlatımına göre kendisinin “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine Sonel, “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” ifadesini kullandı. “Merak etme, hallettik” Altaş, ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel’in kendisini yeniden aradığını ve ne olduğunu sorduğunda “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” dediğini iddia etti. Altaş daha sonra Doku’nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu ve Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini de FBI görevlilerine anlattı. Ceset için Pertek yolunu işaret etti FBI tutanağında cesedin olası yeriyle ilgili de dikkat çeken iddialar yer aldı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede olduğunu söylediğini öne sürdü. Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti. Ancak Altaş, bu bilginin kendi gördüğü bir olaya değil, Sonel’den duyduğu bilgilere dayalı bir tahmin olduğunu da belirtti. Baz kayıtlarında üç isim aynı bölgede FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de Altaş’a gösterildi. Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu belirtildi. Aynı kayıtlarda Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 saatleri arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu aktarıldı. PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş’ın bulunduğu görüntülendi. “Kameralar var mı diye baktık” Söz konusu kayıtların ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlileri Altaş’a olayın ardından neden aynı araçla yeniden köprü bölgesine gittiklerini sordu. Altaş, olay sonrasında Mustafa Türkay Sonel ile aynı BMW ile köprü bölgesine döndüklerini anlattı. FBI görevlilerinin “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” sorusuna karşılık Altaş, Sonel’in kendisine “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz” dediğini öne sürdü. Altaş ayrıca Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtları konusunda da Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini ise bilmediğini söyledi. “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” Altaş, cinayetin ardından tehdit edildiğini de öne sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dedi. Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar” şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini, buna rağmen Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü. Hamilelik ve kürtaj iddiası FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan Doku’nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Doku’nun bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine Sonel’in başından tek el ateş ederek Doku’yu öldürdüğünü anlattığı yönündeki ifadeler kendisine hatırlatıldı. FBI görevlileri Altaş’a bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi ancak daha sonra söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Bununla birlikte hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu. “Parçalanmış ceset” videosu iddiası Dosyada ayrıca WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video da yer aldı. Altaş’ın daha önce eski işverenine, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine yalnızca bir kez görüntülenebilen bir WhatsApp videosu gönderdiğini ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlattığı belirtildi. FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve görüntünün Sonel tarafından gönderildiğini doğruladı. Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin ceset parçasını tuttuğunu söyledi. Ancak görüntüdeki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini savundu. FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan Doku olduğunu söylediği yönündeki önceki beyanını hatırlattığında Altaş, bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü. “Cinayet sırasında orada mıydın?” İki günlük sorgunun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 91’inci soruda yaşandı. FBI görevlileri, Altaş’a eski patronuyla yaptığı görüşmede cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel ile birlikte olduğunu ima eden sözlerini hatırlatarak, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye sordu. Altaş’ın cevabı FBI tutanağına “Hepsine evet” şeklinde yansıdı. FBI görevlileri daha sonra iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki açıklamasının geçerli olup olmadığını yeniden sordu. Altaş da olay yerinde olduğunu doğruladı. Babasına gönderdiği mesaj da dosyada Soruşturma kapsamında Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda ele geçirilen WhatsApp mesajları da incelendi. Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi. FBI görevlileri mesajı Altaş’a sordu. Altaş mesajı kendisinin gönderdiğini kabul ederken neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi. FBI görevlileri, mesajın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu anlamına gelebileceğini değerlendirdi. Altaş ilk olarak ABD’ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söyledi. Sorgunun ilerleyen bölümünde ise “Hepimizin fikriydi” cevabını verdi. Meksika üzerinden ABD’ye geçtiğini anlattı Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyleyen Altaş, bu paranın Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendiğini iddia etti. FBI tutanağına giren söz konusu beyanlar, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada yeni iddiaları gündeme getirdi. Altaş’ın ifadelerinde yer alan suçlamaların ve iddiaların soruşturma makamlarınca delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

Eski Vali'ye bir tutuklama daha Haber

Eski Vali'ye bir tutuklama daha

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada yeni gözaltılar var. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca bu sabah 15 ilde 19 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında yapılan ifade analizleri ile teknik, dijital ve saha çalışmaları sonucunda Tunceli’de görev yapan bazı kolluk personelinin Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından yürütülen adli süreçteki işlem ve eylemlerine ilişkin usulsüzlük ve delillere müdahale şüphesi doğuran bulgular elde edildiği belirtildi. GÖZALTINA ALINANLARIN ARASINDA EMNİYET MÜDÜRÜ, BAŞKOMİSER DE BULUNUYOR Bu kapsamda Nevşehir, İstanbul, Isparta, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Ordu, Aydın, Diyarbakır, Kayseri, Ankara, Erzincan, Eskişehir, İzmir ve Antalya’da gerçekleştirilen operasyonda 1 emniyet müdürü, 1 emniyet amiri, 1 başkomiser, 1 komiser, 1 başpolis memuru, 10 polis memuru, 1 bilgisayar işletmeni ve 3 emekli polis memuru olmak üzere toplam 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Operasyon kapsamında 21 adreste arama gerçekleştirilirken, 18 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan 18 şüpheli arasında; bir emniyet müdürü, bir emniyet amiri, başkomiser, başpolis, 10 polis memuru, bilgisayar işletmeni ve 3 emekli polis bulunuyordu. Şüphelilerden biri tutuklandı. Böylece soruşturmada şimdiye kadar tutuklananların sayısı 16'ya yükseldi. Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolması ve olayın bir cinayetle sonuçlandığı yönündeki iddialara ilişkin yürütülen soruşturmada, delillerin bazı kamu görevlileri aracılığıyla karartıldığı şüphesi doğuran emarelerin bütün yönleriyle incelendiği ifade edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen tüm bilgi, belge, bulgu ve delillerin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla büyük bir dikkat ve hassasiyetle değerlendirildiği belirtilen bilgilendirme notunda soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi. ESKİ VALİ SONEL FARKLI SUÇLARDAN TUTUKLANDI Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in de dijital materyallerinde inceleme yapıldı. Yapılan incelemelerde, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmalar, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildi. Bu kapsamda 23 Temmuz'da şüpheli E.E. ve S.K, Ankara'da eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Söz konusu iddiaların ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, tutuklu bulundukları cezaevinden alınıp sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesine getirildi. Sonel, Eroğlu ile Ertok, yoğun güvenlik önlemleri altında, soruşturmada ifadeleri alınmak üzere Erzurum Adliyesine sevk edildi. 4 FARKLI SUÇTAN DA TUTUKLANDILAR Cumhuriyet savcısındaki ifadelerinin ardından Sonel, Eroğlu ile Ertok, "Nitelikli yağma", "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "Bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ve "Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi" suçlarından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Sonel, Eroğlu ile Ertok, sulh ceza hakimliğince bu suçlamalardan da tutuklandı. Operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen diğer şüphelilerden S.K. tutuklandı, E.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Türkiye’de çocuk nüfusu geriliyor! Haber

Türkiye’de çocuk nüfusu geriliyor!

TÜİK, 2025 yılına ilişkin “İstatistiklerle Çocuk” bültenini yayımladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, bunun 21 milyon 375 bin 930’unu çocuklar oluşturdu. Çocuk nüfusun yüzde 51,3’ü erkek, yüzde 48,7’si kız çocuklardan oluştu. Uzun yıllara yayılan verilere göre çocuk nüfus oranındaki düşüş dikkat çekti. 1970’te yüzde 48,5 olan oran, 1990’da yüzde 41,8’e, 2025’te ise yüzde 24,8’e geriledi. Nüfus projeksiyonlarına göre bu oranın 2100 yılına kadar yüzde 14-18 bandına kadar düşmesi öngörülüyor. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde olduğu görüldü. AB ülkelerinde ortalama yüzde 17,6 olan çocuk nüfus oranı, Türkiye’de yüzde 24,8 olarak kaydedildi. İller bazında ise en yüksek oran yüzde 43,3 ile Şanlıurfa’da, en düşük oran yüzde 15,9 ile Tunceli’de görüldü. Hanehalkı verilerine göre Türkiye’de hanelerin yüzde 41,9’unda en az bir çocuk bulunurken, en yaygın çocuk grubu yüzde 30,5 ile 10-14 yaş aralığı oldu. Doğum istatistiklerine göre ise 2024 yılında 937 bin 559 bebek dünyaya geldi. Eğitim göstergelerinde ilkokul tamamlama oranı yüzde 98,6’ya ulaşırken, ortaöğretimde bu oran yüzde 81,3 olarak gerçekleşti. 5 yaş grubunda net okullaşma oranı ise yüzde 82,5 oldu. Sağlık verileri, hastanede gerçekleşen doğum oranının yüzde 99,4’e çıktığını ortaya koydu. Öte yandan çocuklara ilişkin sosyal göstergeler de dikkat çekti. 2025 yılında çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğu belirlenirken, çocuk bağımlılık oranı yüzde 29,7’ye geriledi. BEBEKLERE KONULAN EN POPÜLER ERKEK İSMİ ALPARSLAN, KIZ İSMİ ALYA OLDU Verilere göre, en popüler erkek bebek isimleri Alparslan, Göktuğ ve Metehan olurken; kız bebeklerde Alya, Defne ve Gökçe isimleri öne çıktı. Ayrıca boşanma davalarında çocukların velayetinin yüzde 74,6’sının anneye verildiği kaydedildi. RESMİ KIZ ÇOCUK EVLİLİKLERİ AZALDI Evlenme İstatistiklerine göre 16-17 yaş grubunda olan kız çocuklarının resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 7,3 iken bu oran 2025 yılında yüzde 1,5'e düştü. Diğer taraftan, aynı yaş grubunda olan erkek çocukların resmi evlenmelerinin toplam resmi evlenmeler içindeki oranı 2002 yılında yüzde 0,5 iken bu oran 2025 yılında yüzde 0,1 oldu.

Türkiye nüfusu 86 milyonu aştı! Haber

Türkiye nüfusu 86 milyonu aştı!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarını açıkladı. Buna göre Türkiye’de ikamet eden nüfus, bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 oldu. Nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini kadınlar oluşturdu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434, kadın nüfus ise 43 milyon 32 bin 734 kişi olarak kaydedildi. YABANCI NÜFUS 1,5 MİLYONU GEÇTİ Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus, 2025 yılında 1 milyon 519 bin 515 kişiye yükseldi. Yabancı nüfusun yüzde 49,3’ünü erkekler, yüzde 50,7’sini kadınlar oluşturdu. NÜFUS ARTIŞ HIZI YÜKSELDİ 2024 yılında binde 3,4 olan yıllık nüfus artış hızı, 2025’te binde 5 olarak gerçekleşti. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6’ya yükselirken, belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,4’e geriledi. Yeni sınıflamaya göre nüfusun yüzde 67,5’i yoğun kentlerde, yüzde 15,8’i orta yoğun kentlerde, yüzde 16,8’i kırsal alanlarda yaşıyor. 33 İLİN NÜFUSU AZALDI 2025 yılında 33 ilin nüfusunda azalma görüldü. Bir önceki yıl bu sayı 40 il olarak kayıtlara geçmişti. İSTANBUL 15,7 MİLYONLA İLK SIRADA İstanbul’un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişiye ulaştı. İstanbul’u sırasıyla; Ankara 5 milyon 910 bin 320, İzmir 4 milyon 504 bin 185, Bursa 3 milyon 263 bin 11, Antalya 2 milyon 777 bin 677 kişi izledi. Nüfusu en az olan il ise 82 bin 836 kişiyle Bayburt oldu. TÜRKİYE’DE İLK KEZ BİR İLÇE 1 MİLYONU AŞTI İstanbul’un Esenyurt ilçesi, 1 milyon 3 bin 905 nüfusla Türkiye’de 1 milyonu aşan ilk ilçe oldu. Türkiye’nin ortanca yaşı 2025’te 34,9’a yükseldi. Erkeklerde ortanca yaş 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak hesaplandı. Ortanca yaşı en yüksek il Sinop, en düşük il ise Şanlıurfa oldu. 15-64 yaş grubundaki çalışma çağındaki nüfus oranı yüzde 68,5 olarak belirlendi. 0-14 yaş grubunun oranı düşerken, 65 yaş ve üzeri nüfus yüzde 11,1’e yükseldi. En yüksek ve en düşük ortanca yaşa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2025 NÜFUS YOĞUNLUĞU İSTANBUL’DA ZİRVEDE Türkiye genelinde kilometrekareye 112 kişi düşerken, İstanbul’da bu sayı 2 bin 943 kişi oldu. Nüfus yoğunluğu en düşük il ise kilometrekareye 11 kişiyle Tunceli olarak kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.