Hava Durumu

#Abd

- Abd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Abd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otomotiv ihracatı eylülde 3,9 milyar dolar oldu Haber

Otomotiv ihracatı eylülde 3,9 milyar dolar oldu

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, otomotiv endüstrisinin eylül ayında da Türkiye ihracatındaki liderliğini sürdürdüğünü belirterek, “Yılın kalan bölümünde mevcut pazarlarımızdaki gücümüzü koruyarak ihracatımızı daha ileri taşımayı hedefliyoruz” dedi. Tedarik endüstrisi liderliği korudu Eylül ayında otomotiv endüstrisinin en büyük ürün grubu olan tedarik endüstrisi ihracatı 1 milyar 460 milyon dolar olarak gerçekleşti. Binek otomobil ihracatı 1 milyar 98 milyon dolara, Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı 800 milyon dolara ulaştı. Otobüs-minibüs-midibüs ihracatı 251 milyon dolar olurken, Çekiciler ihracatı 292 milyon dolara çıktı. Ocak-eylül döneminde tedarik endüstrisi ihracatı 12 milyar 135 milyon dolara ulaşarak toplam otomotiv ihracatından yüzde 39 pay aldı. Almanya en büyük pazar olmayı sürdürdü Eylül ayında Almanya 629 milyon dolarlık ihracatla otomotiv endüstrisinin en büyük pazarı olmayı sürdürdü. Fransa 506 milyon dolarlık ihracatla ikinci, Birleşik Krallık ise 453 milyon dolarla üçüncü büyük pazar oldu. Önemli pazarlardan İtalya’ya ihracat 349 milyon dolar, ABD’ye 116 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında otomotiv ihracatının ilk beş pazarı içinde yer alan ülkelerin dördünde artış kaydedildi. Tedarik sanayisinde Almanya, binek otomobilde Fransa lider Tedarik endüstrisinde eylül ayında en fazla ihracat Almanya’ya yapıldı. Binek otomobillerde en büyük pazar Fransa oldu. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda ise Birleşik Krallık, Almanya ve İtalya öne çıktı. AB’ye ihracat 2,9 milyar dolara yaklaştı Eylül ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 73,4 pay ve 2 milyar 890 milyon dolarlık ihracatla ülke grubu bazında ilk sıradaki yerini korudu. Ocak-eylül döneminde ise AB ülkelerine otomotiv ihracatı 22 milyar 948 milyon dolara ulaştı. AB’nin toplam otomotiv ihracatındaki payı yüzde 73,7 oldu.

8 ayda dış ticaret açığı büyüdü Haber

8 ayda dış ticaret açığı büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar oldu. OCAK-AĞUSTOS DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜDÜ Genel ticaret sistemine göre yılın ilk sekiz ayında ihracat yüzde 4 artarak 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Ağustos ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 4 milyar 283 milyon dolardan 5 milyar 239 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,5’ten yüzde 81,7’ye geriledi. Ocak-ağustos döneminde ise dış ticaret açığı yüzde 9,3 artarak 65 milyar 793 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e düştü. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLER Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, ağustosta yüzde 2,7 artarak 20 milyar 831 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 9,6 artışla 21 milyar 919 milyon dolara yükseldi. Bu kalemler hariç dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artarak 42 milyar 749 milyon dolar oldu. İhracatta imalat sanayinin payı yüksek Ağustos ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6 olarak gerçekleşti. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 2,3 oldu. Ocak-ağustos döneminde de imalat sanayinin ihracattaki payı yüzde 93,9 seviyesinde gerçekleşti. İTHALATTA ARA MALLARI İLK SIRADA Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ağustosta ithalat içinde ara mallarının payı yüzde 70,7, sermaye mallarının payı yüzde 13,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 15,5 oldu. Ocak-ağustos döneminde de ara mallarının ithalattaki payı yüzde 71,1 olarak kaydedildi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya’ya ihracat 1 milyar 760 milyon dolar olurken, bu ülkeyi ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İsviçre izledi. İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 706 milyon dolar olurken, onu Almanya, Rusya Federasyonu, ABD ve İtalya takip etti. Özel ticaret sistemine göre ihracat, ağustosta yüzde 7,2 artarak 20 milyar 943 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,1 artarak 26 milyar 654 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sistemde dış ticaret açığı da yüzde 11,4 artışla 5 milyar 711 milyon dolara çıktı.

Gülistan Doku dosyasında FBI itirafı! Haber

Gülistan Doku dosyasında FBI itirafı!

Türkiye ile ABD arasındaki adli yardımlaşma kapsamında hazırlanan 34 sayfalık FBI tutanağına göre Altaş, Gülistan Doku’nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü, ardından cesedinin birlikte BMW marka aracın bagajına taşındığını öne sürdü. Altaş ayrıca olayın ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nun devreye girdiğini ve kendisine “Babam bu işi halledecek” denildiğini iddia etti. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ABD’de bulunduğu belirlenen Altaş’ın ifadesinin alınması için Türk makamlarınca kapsamlı bir soru seti hazırlandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden yürüttüğü soruşturma kapsamında Altaş’a yöneltilmek üzere 109 soru hazırlandı. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri, Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde sorguladı. FBI’ın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazısında, sorguyu belgeleyen FD-302 soruşturma raporunun Türkiye’nin adli yardımlaşma talebine cevap olarak hazırlandığı belirtildi. Dosyanın, adli yardımlaşma kanalları üzerinden Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldığı kaydedildi. “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğüne inanıyor musun?” FBI sorgusunun en dikkat çeken bölümlerinden birinde Altaş’a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş, Sonel’in kendisini “kullandığını” söyledi. FBI görevlilerinin nasıl kullanıldığını sorması üzerine ise Sonel’in kendisini Gülistan Doku’yu öldürmek ve suçu üzerine atmak amacıyla kullanmış olabileceğini öne sürdü. Bunun üzerine FBI görevlileri Altaş’a doğrudan “Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu öldürdüğüne inanıyor musun?” sorusunu yöneltti. Altaş başını sallayarak “Evet” yanıtını verdi. Neden böyle düşündüğü sorulduğunda ise bunu gördüğünü söyledi. “Gülistan arka koltuktaydı, silahı çıkarıp vurdu” Altaş’ın FBI’a verdiği ifadeye göre olay 5 Ocak 2020’de yaşandı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra genç kadının BMW marka araca bindiğini iddia etti. Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön yolcu koltuğunda, Gülistan Doku ise arka koltukta bulunuyordu. Doku’nun araç içerisinde kendilerine “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdiğini, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını öne süren Altaş, Sonel’in torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkardığını ve Doku’yu vurduğunu iddia etti. Silahın üzerinde Türk bayrağı işlendiğini söyleyen Altaş, FBI görevlilerinin Doku’ya bakıp bakmadığını sorması üzerine “Evet” cevabını verdi. “Ölü müydü?” sorusuna da “Evet” yanıtını verdi. “Cesedi bagaja taşıdık” Altaş’ın iddiasına göre ateş edilmesinin hemen ardından Sonel’e neden Gülistan Doku’yu öldürdüğünü sordu. Sonel’in kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini öne süren Altaş, başlangıçta bunu reddettiğini ancak daha sonra Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını anlattı. Altaş, olaydan sonra Mustafa Türkay Sonel’in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu’nu telefonla aradığını da iddia etti. Sonel ile Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüğünü, kendisinin konuşmanın dışında tutulduğunu belirten Altaş, Sonel’in kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme” dediğini öne sürdü. Altaş’ın anlatımına göre kendisinin “Bu mesele ortadan kalkmaz” demesi üzerine Sonel, “Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” ifadesini kullandı. “Merak etme, hallettik” Altaş, ertesi sabah Mustafa Türkay Sonel’in kendisini yeniden aradığını ve ne olduğunu sorduğunda “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” dediğini iddia etti. Altaş daha sonra Doku’nun cesedinin nereye götürüldüğünü sorduğunu ve Sonel’e “Nereye gömdün?” dediğini de FBI görevlilerine anlattı. Ceset için Pertek yolunu işaret etti FBI tutanağında cesedin olası yeriyle ilgili de dikkat çeken iddialar yer aldı. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cesedin olay yerinden Pertek istikametine doğru yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede olduğunu söylediğini öne sürdü. Altaş daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzeltti. Bölgenin toprak yol olduğunu ve o dönemde yeni bir yol yapıldığını anlatan Altaş, cesedin Pertek yolu çevresinde, yeni yapılan yolun kenarına gömülmüş olabileceğini iddia etti. Ancak Altaş, bu bilginin kendi gördüğü bir olaya değil, Sonel’den duyduğu bilgilere dayalı bir tahmin olduğunu da belirtti. Baz kayıtlarında üç isim aynı bölgede FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ve Plaka Tanıma Sistemi verileri de Altaş’a gösterildi. Dosyadaki tespitlere göre 5 Ocak 2020 saat 22.09’da Umut Altaş’ın, Gülistan Doku’nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü civarında bulunduğu belirtildi. Aynı kayıtlarda Mustafa Türkay Sonel’in 22.08-22.37 saatleri arasında, Şükrü Eroğlu’nun ise saat 22.08’de aynı bölgede bulunduğu aktarıldı. PTS verilerine göre Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı BMW, saat 22.17.51’de araçta yalnızca Sonel varken Tunceli’den Elazığ yönüne çıktı. Aynı araç saat 22.30.17’de Tunceli yönüne geri dönerken sürücü koltuğunda Mustafa Türkay Sonel, ön yolcu koltuğunda ise Umut Altaş’ın bulunduğu görüntülendi. “Kameralar var mı diye baktık” Söz konusu kayıtların ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlileri Altaş’a olayın ardından neden aynı araçla yeniden köprü bölgesine gittiklerini sordu. Altaş, olay sonrasında Mustafa Türkay Sonel ile aynı BMW ile köprü bölgesine döndüklerini anlattı. FBI görevlilerinin “Az önce birinin öldürüldüğü araçla köprüye neden geri dönesiniz ki?” sorusuna karşılık Altaş, Sonel’in kendisine “Herhangi bir kamera var mı diye bakmak için oraya gideceğiz” dediğini öne sürdü. Altaş ayrıca Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtları konusunda da Sonel’in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini ise bilmediğini söyledi. “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” Altaş, cinayetin ardından tehdit edildiğini de öne sürdü. İfadesine göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Benim gücümü biliyorsun, seni ve aileni öldürebilirim” dedi. Altaş ayrıca Sonel’in “Biz ailece devletiz, bize hiçbir şey yapamazlar” şeklinde konuştuğunu iddia etti. Susması karşılığında kendisine para teklif edildiğini ancak bunu kabul etmediğini, buna rağmen Sonel’in cüzdanına para koyduğunu da öne sürdü. Hamilelik ve kürtaj iddiası FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun hamile bırakıldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan Doku’nun hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Doku’nun bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine Sonel’in başından tek el ateş ederek Doku’yu öldürdüğünü anlattığı yönündeki ifadeler kendisine hatırlatıldı. FBI görevlileri Altaş’a bu sözlerin kendisine ait olup olmadığını sordu. Altaş önce cevap vermek istemedi ancak daha sonra söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul etti. Bununla birlikte hamilelik ve kürtaj konusunda tahminde bulunmuş olabileceğini ve bazı ayrıntıları hatırlamadığını savundu. “Parçalanmış ceset” videosu iddiası Dosyada ayrıca WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video da yer aldı. Altaş’ın daha önce eski işverenine, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine yalnızca bir kez görüntülenebilen bir WhatsApp videosu gönderdiğini ve videoda parçalanmış bir ceset gördüğünü anlattığı belirtildi. FBI sorgusunda Altaş, videoyu aldığını ve görüntünün Sonel tarafından gönderildiğini doğruladı. Videonun birkaç saniye sürdüğünü ve bir kişinin ceset parçasını tuttuğunu söyledi. Ancak görüntüdeki cesedin Gülistan Doku’ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini savundu. FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan Doku olduğunu söylediği yönündeki önceki beyanını hatırlattığında Altaş, bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü. “Cinayet sırasında orada mıydın?” İki günlük sorgunun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise 91’inci soruda yaşandı. FBI görevlileri, Altaş’a eski patronuyla yaptığı görüşmede cinayet sırasında Mustafa Türkay Sonel ile birlikte olduğunu ima eden sözlerini hatırlatarak, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye sordu. Altaş’ın cevabı FBI tutanağına “Hepsine evet” şeklinde yansıdı. FBI görevlileri daha sonra iki günlük sorgu boyunca verdiği çelişkili beyanlara rağmen cinayet sırasında olay yerinde bulunduğu yönündeki açıklamasının geçerli olup olmadığını yeniden sordu. Altaş da olay yerinde olduğunu doğruladı. Babasına gönderdiği mesaj da dosyada Soruşturma kapsamında Umut Altaş’ın babası Celal Altaş’ın telefonunda ele geçirilen WhatsApp mesajları da incelendi. Altaş’ın babasına “Rol yapmayı bırak. Beni susturan sendin” şeklinde mesaj gönderdiği tespit edildi. FBI görevlileri mesajı Altaş’a sordu. Altaş mesajı kendisinin gönderdiğini kabul ederken neden böyle yazdığını hatırlamadığını söyledi. FBI görevlileri, mesajın Gülistan Doku olayı nedeniyle susturulduğu ve ABD’ye gönderilmesinde babasının rolü bulunduğu anlamına gelebileceğini değerlendirdi. Altaş ilk olarak ABD’ye gitme kararının kendi fikri olduğunu söyledi. Sorgunun ilerleyen bölümünde ise “Hepimizin fikriydi” cevabını verdi. Meksika üzerinden ABD’ye geçtiğini anlattı Altaş, Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyleyen Altaş, bu paranın Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendiğini iddia etti. FBI tutanağına giren söz konusu beyanlar, Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının ardından yürütülen soruşturmada yeni iddiaları gündeme getirdi. Altaş’ın ifadelerinde yer alan suçlamaların ve iddiaların soruşturma makamlarınca delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor.

İran lideri Hamaney’den kesin talimat: "Her eylem yasaktır" Haber

İran lideri Hamaney’den kesin talimat: "Her eylem yasaktır"

"Hükümet Haftası" kapsamında mesaj yayımlayan İran lideri Ayetullah Hamaney, ABD ve İsrail'in baskılarına rağmen hükümetin yürüttüğü çalışmaları takdir etti. Hamaney, ekonomi yönetiminin enflasyon, işsizlik, piyasa istikrarı, büyüme, yatırım ve doların rolünü azaltma konularına odaklanması gerektiğini vurguladı. "ÇÖZÜMÜN ANAHTARI DİRENİŞ EKONOMİSİ" Ekonomik sorunların aşılmasında "direniş ekonomisi" ve yerli üretimin kritik rol oynadığını belirten Hamaney, üretimin yetersiz kaldığı durumlarda ise ithalatın akılcı adımlarla yapılması gerektiğine dikkat çekti. Düşmanca adımların etkilerinin doğru bir yönetimle sınırlandırılabileceğini savundu. MİLLİ BİRLİK VE TOPLUMSAL UYUM VURGUSU Milli birliğin korunmasını tüm yetkililer için temel öncelik olarak tanımlayan Hamaney, toplumu kutuplaştıran söylemlerin zararlarına değindi. Hamaney, "Geçmişte halkımıza zarar veren, milli güdüleri zayıflatan ve 'savaş mı müzakere mi' gibi hayali ikilikler oluşturan söylemler bundan sonra da benzer etkiler üretebilir. Bu nedenle, toplumsal uyuma zarar veren her türlü eylemin kesinlikle yasak olduğunu ilan ediyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca ülkedeki eksikliklerin açıkça dile getirilmesinin düşmanlara avantaj sağlayabileceği konusunda uyarıda bulunarak, İran'ın gücünün öne çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı! Haber

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı!

Yemen'in kuzeyi ile batısının büyük bölümünü kontrol eden İran destekli Husiler ile ABD'nin önemli bölgesel müttefiki Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar yeniden alevlendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015 yılında Husilere karşı askeri operasyon başlatmış, taraflar 2022 yılında ateşkese varmıştı. Ancak bu ay Sana Havalimanı'nda İran'a ait bir uçağın inişinin engellenmesi üzerine kriz yeniden büyüdü. Husiler geçen pazartesi günü Suudi Arabistan'a deniz ablukası ilan etti. Bunun ardından Suudi Arabistan cuma gecesi Husilerin kontrolündeki Hudeyde kentine hava saldırıları düzenledi. ARAMCO HEDEF ALINDI Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, pazar günü düzenlenen misilleme saldırılarında Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco'ya ait Cizan ve Yenbu kentlerindeki tesislerin hedef alındığını açıkladı. Suudi makamları saldırının yol açtığı hasara ilişkin henüz resmi açıklama yapmazken, Cizan'daki rafineri bölgesinden yoğun duman yükseldiği bildirildi. Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli petrol ihracat merkezi olan Yenbu'da ise petrol tesislerine yönelen iki balistik füzenin, Riyad ile yapılan anlaşma kapsamında bölgede görev yapan Yunan ordusuna ait Patriot hava savunma sistemi tarafından imha edildiği aktarıldı. Bölgedeki gerilim, Husilerin Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'nı kapatma ihtimaline ilişkin endişeleri de artırdı. Uzmanlara göre hem Babülmendep hem de Hürmüz Boğazı'nın aynı anda ulaşıma kapanması, küresel enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bir krize yol açabilir. HAZAR DENİZİ'NE SIÇRADI ABD-İran savaşı yalnızca Orta Doğu'da değil, Rusya-Ukrayna savaşıyla da iç içe geçmeye başladı. İran Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü Hazar Denizi'nde bir İran gemisine düzenlenen uzun menzilli saldırıda bir denizcinin öldüğünü, bir kişinin de yaralandığını açıkladı. Tahran yönetimi saldırının arkasında Ukrayna'nın bulunduğunu öne sürerek Ukrayna'nın Tahran'daki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı ve 'düşmanca ve suç teşkil eden saldırı' nedeniyle resmî protestoda bulundu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise X hesabından yaptığı açıklamada, Hazar Denizi'nde gerçekleştirilen uzun menzilli operasyonlarda "İran bağlantılı askeri yük taşıyan gemiler ile bir savaş gemisinin" vurulduğunu ileri sürdü. Zelenski ayrıca temmuz ayından bu yana Rusya'nın Körfez ülkeleri ile bölgedeki ABD askeri üsleri üzerinde yoğun uydu keşif faaliyetleri yürüttüğünü tespit ettiklerini, elde edilen görüntülerin İran'a aktarılarak Devrim Muhafızları'nın füze ve İHA saldırılarında hedef belirlemesine yardımcı olunduğunu iddia etti. TRUMP'TAN AÇIKLAMALAR ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik hava saldırılarının neden aniden durdurulduğuna ilişkin doğrudan açıklama yapmadı. Reuters'a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili ise Trump'ın önceliğinin her zaman diplomasi olduğunu belirterek, "Başkan, İran'a masaya ciddi şekilde dönmediği takdirde neler olacağını gösterdi" ifadelerini kullandı. Trump da cuma günü yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, "Şu anda bizimle konuşuyorlar. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Henüz hazır olduklarını düşünmüyorum ama dinlemeye hazırım" dedi. BÜTÜN BUNLAR NE ANLAMA GELİYOR? Babülmendep endişesi dünyayı sarıyor... Yemen'in Kızıldeniz kıyılarında yer alan Babülmendep Boğazı, Hürmüz Boğazı ile birlikte küresel enerji ve deniz ticaretinin en kritik dar geçitlerinden biri olarak görülüyor. Dünya deniz ticaretinin önemli bir bölümü ve Avrupa'ya yönelen Asya yüklerinin büyük kısmı Süveyş Kanalı üzerinden Babülmendep'i kullanıyor. Uzmanlara göre Husilerin bu boğazı tehdit etmesi, Hürmüz'deki İran baskısıyla birleşirse, küresel petrol arzı, konteyner taşımacılığı ve tedarik zincirlerinde yeni bir şok dalgası yaratabilir. Böyle bir senaryoda navlun maliyetleri, sigorta primleri ve enerji fiyatlarının yeniden sert biçimde yükselmesi bekleniyor. Hazar'da yeni bir cephe mi açılıyor? İran'ın Hazar Denizi'ndeki gemisine yönelik saldırı iddiası doğrulanır ve benzer olaylar tekrarlanırsa, ABD-İran gerilimi ilk kez fiilen Hazar havzasına taşınmış olacak. Bu durum yalnızca İran ile Ukrayna arasındaki tansiyonu artırmakla kalmayabilir; Rusya'nın güvenlik alanı olarak gördüğü Hazar Denizi'ni de doğrudan savaş denklemine sokabilir. Ancak mevcut bilgiler ışığında bunun kalıcı bir 'yeni cephe' hâline geldiğini söylemek için henüz erken. Yine de olay, Orta Doğu'daki savaşın Rusya-Ukrayna çatışmasıyla giderek daha fazla iç içe geçtiğinin güçlü bir işareti olarak değerlendiriliyor. Trump, zaman kazanmaya mı çalışıyor? ABD'nin iki gündür İran'a yeni hava saldırısı düzenlememesi, Washington'ın askeri baskıyı tamamen sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Güvenlik uzmanlarına göre, bu tür operasyonel duraklamalar, diplomatik temaslara alan açmak, İran'ın vereceği tepkiyi ölçmek, kuvvetleri yeniden konuşlandırmak veya bir sonraki askeri aşama için hazırlık yapmak amacıyla da kullanılabiliyor. Dolayısıyla mevcut sessizlik, kalıcı bir ateşkesten ziyade tarafların hem sahadaki hem de müzakere masasındaki seçeneklerini yeniden değerlendirdiği geçici bir bekleme dönemi olarak yorumlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.