Hava Durumu

#Zeytinyağı

- Zeytinyağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zeytinyağı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Okul kantinlerinde sağlıklı seçenekler cazip hale getirilmeli! Haber

Okul kantinlerinde sağlıklı seçenekler cazip hale getirilmeli!

Üsküdar Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, okul kantinlerinde satılacak gıdalara ilişkin güncellenen kriterleri, çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılması ve kantin ürünlerine ekonomik erişim konularını değerlendirdi. “Beslenme davranışı yetişkinlikte birdenbire oluşmuyor” Okul kantinlerine yönelik düzenlemelerin çocukların bugünkü sağlığının yanı sıra gelecekteki beslenme alışkanlıkları açısından da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Müge Arslan, “Beslenme davranışı yetişkinlikte birdenbire oluşan bir davranış değildir. Porsiyon kontrolü, besin tercihleri ve hangi besinlerin günlük yaşamda öncelikli hale getirileceği çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenir. Beslenme davranışı bu süreçte oluşur.” dedi. Çocukluk döneminde atılan adımların yaşamın ilerleyen yıllarına da yansıdığını vurgulayan Prof. Dr. Arslan, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Çocuklukta kazanılan alışkanlıklar gelecekteki sağlığı da etkiliyor Çocukluk çağı obezitesine dikkat çeken Prof. Dr. Müge Arslan, okul ortamında sağlıklı besin seçeneklerinin sunulmasının uzun vadeli bir koruyucu sağlık yaklaşımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Arslan, “Çocukluk çağında atılan bu adım hem çocuk sağlığı açısından hem de ileride yetişkinlik ve yaşlılık süreçlerinde sağlıksız beslenmeye paralel oluşabilecek, başta obezite olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve hipertansiyon gibi pek çok sağlık sorununa karşı koruyucu bir uygulamadır. Bu nedenle çok yönlü değerlendirilmesi gerekir.” dedi. Amaç, sağlıklı besin tercihine yönelik farkındalık kazandırma Sağlıklı tercihlerin gerekçelerinin anlatılmasının önemine işaret eden Prof. Dr. Müge Arslan, “Aslında uygulamadaki amaç yasak değil, çocuğun sağlıklı besin tercihine yönelebilme farkındalığını artırmak. Bu çok önemli.” diye konuştu. Gıdaların değerlendirilmesinde içeriklerinin önem taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Arslan; şeker, tuz ve doymuş yağ miktarları ile lif, protein ve meyve içeriğinin dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer aldığını söyledi. Sağlıklı seçenekler çocuklar için cazip hale getirilmeli Kantinlerde sunulan alternatiflerin çocukların severek tercih edebileceği biçimde hazırlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Müge Arslan, alışılmış ürünlerin içerik ve hazırlanma yöntemlerinin değiştirilebileceğini anlattı. Prof. Dr. Arslan, şu önerilerde bulundu: “Çocuklara verilen besinlerin daha albenili, cazip hale getirilmesi lazım. Yine tost ya da poğaça olabilir ama bunların sağlıklı yöntemlerle yapılması gerekiyor. Beyaz un yerine tam tahıllı un kullanılabilir. İçerisine koyulan yağ açısından da katı yağlar yerine zeytinyağı ile yapılan ürünler tercih edilebilir.” Hamburger gibi çocukların ilgi gösterdiği ürünlerde de ekmek seçiminin ve pişirme yönteminin gözden geçirilebileceğini dile getiren Prof. Dr. Arslan, sağlıklı alternatifler oluşturulurken çocukların tercih ve beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Gazlı içecekler yerine ayran ve kefir sunulabilir İçecek seçeneklerinin de sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmasında önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Müge Arslan, “Kolalı, gazlı içecekler yerine ayran ve kefir olabilir.” dedi. Yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan yöntemlerin değiştirilmesiyle de alternatifler oluşturulabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti: “Derin yağda kızartma yerine baharatlandırılarak fırınlanmış patates sunulabilir. Köfteleri, hamburger köftesini yağda kızartmak yerine yine fırınlayarak sunum yapılabilir. Bunlar çocuklar için daha sağlıklı seçenekler oluyor.” “Gıdaya eşit erişimin sağlanması çok önemli” Kantin fiyatlarını da değerlendiren Prof. Dr. Müge Arslan, sağlıklı ürünlerin sunulmasının yanında çocukların bu ürünleri satın alabilmesinin de önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Arslan, “Özellikle çocukların erişebileceği ürünlerin biraz daha düşük fiyatlı olmasını tercih ederim. Çünkü gıdaya eşit erişimin sağlanması çok önemli.” ifadelerini kullandı. Ailelerin ekonomik koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, evde sağlıklı besin hazırlama ve çocuğa sunma imkânlarının sınırlı kaldığı durumlarda okulun bu açığı kapatması gerektiğini söyledi. Kantin fiyatlarında çocukların erişimi gözetilmeli Prof. Dr. Müge Arslan, her ailenin kantinde satılan ürünleri karşılayamayabileceğini belirterek, “Besine eşit erişimin sağlanması gerekiyor, bu çok önemli. Besinlerin her çocuk için eşit erişimi sağlayacak ücretlerde olması lazım. Enflasyon yükseliyor olabilir ama okullarda fiyat uygulaması açısından farklı bir yaklaşım düşünülmeli.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kalp dostu zeytinyağı... Günde ne kadar tüketilmeli? Haber

Kalp dostu zeytinyağı... Günde ne kadar tüketilmeli?

Amerikan Kardiyoloji Koleji Dergisi’nde yayımlanan ve yaklaşık 92 bin kişinin 28 yıl boyunca izlendiği bir çalışma, günde yaklaşık 7 gram (yarım çorba kaşığı) zeytinyağı tüketenlerde, neredeyse hiç tüketmeyenlere kıyasla kalp ve damar hastalığı riskinin yüzde 19, kanser riskinin yüzde 17, nörodejeneratif hastalık riskinin yüzde 29 ve akciğer hastalığı riskinin yüzde 18 daha düşük olduğunu ortaya koydu. Zeytinyağına düzenli beslenmede yer vermenin önemine dikkat çeken Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, “Farklı ve geniş katılımcı gruplarında benzer sonuçlar elde edilmesi, zeytinyağının kalp ve damar sağlığı açısından önemini destekliyor. Ancak tüketilen miktar kadar tercih edilen zeytinyağının türü de önemli” dedi. SIZMA ZEYTİNYAĞI, RAFİNE ZEYTİNYAĞINA GÖRE ÖNE ÇIKIYOR Amerikan Kalp Derneği’nin 2026’da yayımladığı beslenme rehberinin, tek tek besin ögelerinden çok uzun vadeli beslenme alışkanlıklarına odaklandığını dile getiren Koylan, “Rehberde zeytinyağı, soya ve kanola yağı gibi doymamış yağ kaynaklarıyla birlikte, doymuş yağların yerine tercih edilebilecek seçenekler arasında yer alıyor. Kısa süreli diyet değişikliklerinden çok, kalıcı beslenme alışkanlıkları önem taşıyor. PREDIMED çalışmasının 2026 başında yayımlanan analizi de zeytinyağının türüne dikkat çekiyor. Kalp ve damar hastalığı riski yüksek 7 binden fazla kişinin yıllık beslenme kayıtları incelendiğinde, polifenol bakımından zengin sızma zeytinyağının rafine zeytinyağına kıyasla kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve atriyal fibrilasyon gibi daha geniş bir hastalık grubuna karşı daha güçlü koruma sağladığı görülüyor” dedi. ZEYTİNYAĞI KALBİ BİRDEN FAZLA YOLDAN DESTEKLİYOR Zeytinyağının kalp ve damar sağlığını farklı yollarla desteklediğini anlatan Koylan, “Kalp sağlığı söz konusu olduğunda yalnızca kolesterolü düşünmemek gerekiyor. Zeytinyağı, oksijenle temas ettiğinde yapısı kolay bozulmayan bir yağ. İltihaplanmayı ve damar sertliği oluşumunu azaltmaya yardımcı oluyor, bağırsaklardaki mikroorganizmaların sağlıklı dengesini ve damarların iç yüzeyinin işlevini destekliyor. Kolesterol ve trigliserit düzeylerini olumlu yönde etkilerken vücudun insülini daha iyi kullanmasına yardımcı olarak kan şekeri kontrolünü kolaylaştırıyor. Tansiyonu düşürücü etkisi de bulunuyor” dedi. GÜNDE NE KADAR TÜKETİLMELİ? Zeytinyağının faydası çok olsa da ölçülü tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Koylan, “Zeytinyağı sağlıklı bir tercih olsa da her gramı 9 kalori içeriyor. Aşırı tüketimi kilo artışına ve trigliserit düzeylerinin yükselmesine yol açabilir. Günlük zeytinyağı tüketimi için önerilen üst sınır 2 çorba kaşığı, yani yaklaşık 25–30 gram. Günlük 2.500 kalorilik bir beslenme düzeninde ise tüm yağlardan alınan enerjinin yaklaşık 350–400 kaloriyi, toplam yağ tüketiminin de 40–50 gramı aşmaması gerekiyor” dedi.

Bursa'nın iki ilçesinde zeytin mirasına özel hasat Haber

Bursa'nın iki ilçesinde zeytin mirasına özel hasat

Bursa'da Gemlik-Orhangazi Zeytin Festivali kapsamında düzenlenen zeytin hasadı geniş katılımla gerçekleştirildi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Garnizon Komutan Vekili Albay Murat Dülger, 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın torunları Akile Gürsoy ve Bilge Gürsoy ile Eski Devlet Bakanı Hasan Gemici de şenlikte yer aldı. Kardeş şehirler Giresun, Çaycuma ve Edirne’nin yanı sıra Kosova, Moldova ve Romanya’dan gelen heyetler de hasat coşkusuna ortak oldu. Hasat için bahçelerde bir araya gelen katılımcılar, üreticilerin aylar süren emeğinin karşılığını aldığı döneme tanıklık etti. Şenlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba, zeytinin Gemlik ve Orhangazi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, birçok ailenin geçim kaynağını oluşturduğunu vurguladı. Zeytinin pazardaki karşılığının üreticinin bahçesindeki emeğiyle başladığına dikkat çeken Biba, üreticinin emeğinin ekonomik karşılığını almasının önemine işaret etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin devamlılığını ve üreticinin işini kolaylaştıracak desteklerle yanında olmayı önemsediklerini belirten Biba, organizasyonda emeği geçen Gemlik ve Orhangazi belediyelerine teşekkür ederek tüm üreticilere bereketli bir hasat sezonu diledi. ZEYTİN KÜLTÜRÜ YAŞATILIYOR Gemlik ve Orhangazi’nin zeytin üretimindeki güçlü konumunun öne çıkarıldığı festivalde, üreticilerin emeğinin yanı sıra bölgenin köklü zeytincilik geleneği de yaşatılıyor. Zeytin ve zeytinyağı üreticileri, sektör temsilcileri ve vatandaşları bir araya getiren etkinliklerde, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğu farklı etkinliklerle ele alınıyor. Gemlik ve Orhangazi’nin ortak zeytin mirasını buluşturan festival 13 Eylül Pazar günü son bulacak.

Bursa Nilüfer’de kulak sağlığı masaya yatırıldı Haber

Bursa Nilüfer’de kulak sağlığı masaya yatırıldı

Bursa'da Nilüfer Belediyesi tarafından Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları”nda kulak sağlığı konuşuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Op. Dr. Vedat Oruk “Kulak Hastalıkları ve İşitme Bozuklukları” üzerine kapsamlı ve anlaşılır bilgiler paylaştı. Söyleşide kulağın anatomisi, işitme kayıpları, çınlama ve baş dönmesi gibi sık karşılaşılan sorunlar ele alındı. Kulağın dış, orta ve iç olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu belirterek sistemin çalışma prensibini anlatan Op. Dr. Vedat Oruk, günlük hayatta yapılan en büyük yanlışlardan birine dikkat çekti. Halk arasında “kulak kiri” olarak bilinen salgının aslında kulağı koruyan doğal bir sıvı olduğunu ifade eden Oruk, şunları söyledi: “Kulağın kendi ürettiği bu sıvı, dışarıdan gelen toz ve tüyleri tutarak kulağı korur. Ancak biz pamuklu kulak çöpleriyle kulağımızı temizlemeye çalıştığımızda, dışarı atılması gereken bu sıvıyı kulak zarına doğru itiyoruz. Bu durum tıkanıklıklara ve işitme kayıplarına yol açabiliyor. Kulağa hiçbir yabancı cisim sokulmamalıdır.” “İŞİTME CİHAZI YAŞLILIK BELİRTİSİ DEĞİLDİR” Orta kulak iltihapları ve sinirsel işitme kayıpları hakkında da bilgi veren Oruk, vücudun sinir dokularını onarmasının aylar sürebildiğini belirtti. İlaç veya cerrahi müdahalenin yetersiz kaldığı durumlarda işitme cihazlarının devreye girdiğini anlatan uzman isim, “İşitme cihazı kullanmak yaşlılık belirtisi veya utanılacak bir durum değildir. Tıpkı görme bozukluğunda gözlük kullanmak veya eksik bir dokuyu protezle tamamlamak gibidir. Günümüzde bu cihazlar çok küçük, estetik ve gelişmiş özelliklere sahi” dedi. Etkinliğin sonunda kulak sağlığını korumak için temel tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Vedat Oruk, özellikle gençlerin yüksek sesli ortamlardan ve yüksek volümlü kulak içi kulaklıklardan uzak durması gerektiğini belirtti. Oruk, kulak ağrısı veya enfeksiyonu durumunda kulağa zeytinyağı damlatmak gibi bilimsel dayanağı olmayan evsel çözümler yerine mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

Bursa'da iki kız kardeş başarıya giden yolun sırrını Osmangazi’de anlattı Haber

Bursa'da iki kız kardeş başarıya giden yolun sırrını Osmangazi’de anlattı

Bursa’nın köklü tarım mirasının ve önemli ticari değerlerinden biri olan zeytinyağına yönelik gerçekleştirdikleri başarılı projelerle ilham kaynağı olan Onbir Onbir Sonsuzluk Gurme Zeytinyağları’nın kurucuları Nazlıgül Ünal ve Aslıhan Yıldırım, Osmangazi Belediyesi’nin gençlere ışık tutmak için düzenlediği ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’nin konuğu oldu. Zeytinyağının topraktan sofraya uzanan yolculuğu ve bir fikrin nasıl güçlü bir markaya dönüştüğünün gençlere aktarıldığı söyleşide, iki kız kardeş kaliteli üretim hedefiyle başladıkları girişimcilik serüvenleri, karşılaştıkları zorluklar ile elde ettikleri başarıları samimi bir dille paylaştı. Söyleşide özellikle gençlere seslenen Yıldırım ve Ünal, “Cesur olun, hayalinizin peşinden gidin ve yerel değerlerinize sahip çıkın” çağrısında bulundu. “SAĞLAM PROJELERİ VARSA HER KAPIYI ÇALABİLİRLER” Emek vermenin, mücadele etmenin önemine değinen Nazlıgül Ünal, “Kolay para kazanmak diye bir şey yok. Emek vermeden, mücadele etmeden hiçbir şey olmuyor. Tabii ki korkacaklardır, adım atmaktan çekineceklerdir ama inanın kafalarında sağlam proje varsa ve ona inanıyorlarsa, kendilerine de inanıp güveniyorlarsa her kapıyı çalabilirler. Kendilerini mümkün olduğu kadar geliştirsinler. Çünkü bugün artık biliyorsunuz internetten dolayı tüm dünya avucumuzun içerisinde. Yabancı dil öğrenebilirler çok kolay, bunun yaşı, konumu, hiçbir şeyi yok. Çok fazla paraya, finansa gerek olmadan da çok güzel fikirleri hayata geçirebilirler” ifadelerini kullandı. “HEMEN KÜSMESİNLER, BİRAZ KENDİLERİNE ZAMAN TANISINLAR” Aslıhan Yıldırım ise özellikle gençlerin kendilerine zaman tanımalarını tavsiye ederek, “Zeytinyağı, bizim ülkemizin değerlerinden bir tanesi ve aynı zamanda çok şifalı. Çok uzun ömürlü. Zeytin ağacı ölümsüz bir ağaçtır. Dedik ki biz bunu gerçekten, çok iyi kalite zeytinyağını üretelim ve bunu kendi halkımıza, ülkemize sunalım. Biz bu şekilde yola çıktık. Gençler, bir şey istiyorsa gerçekten onun üzerine gitsinler, bir emek harcamak gerekiyor. Bu her şey için geçerli. O emeği harcasınlar, hemen küsmesinler, bıkmasınlar. Hem kendilerine zaman tanısınlar, hem de meraklı olsunlar” açıklamalarında bulundu. Söyleşinin sonunda Nazlıgül Ünal ve Aslı Yıldırım’a teşekkür belgesi takdim edilirken, iki kız kardeş de, bu değerli program için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.