Hava Durumu

#Yeşil Dönüşüm

- Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MARSİFED, İŞ DÜNYASININ ZİRVESİNE EV SAHİPLİĞİ YAPTI Haber

MARSİFED, İŞ DÜNYASININ ZİRVESİNE EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Almira Otel’de düzenlenen toplantıya, TÜRKONFED ve MARSİFED Yönetim Kurulu üyeleri ile TÜRKONFED bünyesindeki Federasyonların Başkanları ve MARSİFED’e üye derneklerin Başkanları katıldı. Toplantıya ev sahipliği yapan ve MARSİFED’in 2024-2027 yılı faaliyet dönemi sunumunu gerçekleştiren MARSİFED Başkanı Osman Akın, Bursa, Eskişehir, Bilecik illerini kapsayan TR41 Bölgesinde faaliyette olan Federasyona üye 13 dernek bulunduğunu söyledi. Yönetim ilkeleri olarak, iş birliği ekosistemini güçlendirmeyi, ortak kaynak kullanımı ile verimliliği artırmayı ve marka etkinlikler oluşturarak sürdürülebilir etki yaratmayı belirlediklerini ifade eden Osman Akın, “MARSİFED Yönetim Kurulu olarak öncelikle üyelerimizin ve ülkemizin gelişimine katkı sağlamak, onların sesi olmak için 29 aydır büyük bir özveri ve ekip ruhu ile çalışıyoruz. Bugün TÜRKONFED Yönetim Kurulu Bursa'da ağırlamaktan onur duyuyoruz” dedi. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez de, Bursa ile birlikte Eskişehir ve Bilecik’in üretim ve ticaret hacmi ile ülke ekonomisinde çok önemli bir yeri bulunduğunu belirterek, “Bu anlamda MARSİFED de çok başarışı çalışmalar yapıyor. Osman Akın başkanlığındaki Federasyonumuz ile federasyon bünyesindeki Derneklerimizin Başkanlarını ve yönetim kurullarını kutluyorum” dedi. TÜRKONFED ve Federasyon İlişkileri Kurulu Başkanı Lale Yıldız da toplantının açılış konuşmasında, “TÜRKONFED’in yalnızca bir çatı kuruluş değil, aynı zamanda Türkiye’nin en güçlü sivil iş dünyası ağlarından biri olduğunu biliyoruz. Bu büyük yapının gücü ise federasyonlar arasındaki iletişimin, iş birliğinin ve ortak üretim kültürünün ne kadar güçlü olduğuyla doğrudan ilişkilidir” dedi. MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın ile TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez’in genel ekonomik konular ve çalışmaları hakkında değerlendirmelerinden sonra, TÜRKONFED ve MARSİFED Ortak Yönetim Kurulu toplantısının gündeminde olan, TÜRKONFED – TÜSİAD yeşil dönüşüm projesi hazırlığı, Girişimde Kadın Gücü Projesi kapsamında gerçekleşen Birleşik Krallık ziyareti, 25-26 Eylül 2026 tarihlerinde Elazığ’da gerçekleşecek TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi, TÜRKONNECT – TÜRKONFED CRM sistemi ve TÜRKONFED Akademi kapsamında MARSİFED ile yapılacak ilk uygulama hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. TÜRKONFED ve MARSİFED Ortak Yönetim Kurulu toplantısında ayrıca, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Hiçdurmaz’ın moderatörlüğünde ve İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilim ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Öznur Alkan ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Nurdan Atalay’ın konuşmacı olarak katıldığı oturumda TÜRKONFED 21. Yüzyılda Yurttaşlık Bilgisi Kitabı sunumu gerçekleştirildi. Toplantının konuk konuşmacısı Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz da genel ekonomik konular ve global gelişmeler hakkında açıklamalar yaptı.

YILDIRIM’DA ‘YEŞİL’ KENTSEL DÖNÜŞÜM HAMLESİ Haber

YILDIRIM’DA ‘YEŞİL’ KENTSEL DÖNÜŞÜM HAMLESİ

Yıldırım Belediyesi’nin, Ulus Mahallesi’nde 12 bin 584 metrekarelik alanda gerçekleştirdiği Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından riskli alan ilan edilen bölgedeki mülkiyeti Yıldırım Belediyesi’ne ait kentsel dönüşüm projesi 4 blok, 284 konut ve 28 işyeri olmak üzere 312 bağımsız bölümden oluşacak. 291 araçlık otoparka sahip Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi, sosyal donatı alanları ve yeşil alanları ile örnek bir yaşam alanı oluşturacak. YÜZDE 70’İ TAMAMLANDI Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi’nde devam eden çalışmalar hakkında açıklama yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Kentsel dönüşüm alanında Bursa’nın en tecrübeli kurumuyuz. Yıldırım bugün adeta bir şantiye alanı gibi. 27 farklı mahallemizdeki 286 farklı noktada kentsel dönüşüm çalışmamız mevcut. Tabi kentsel dönüşüm çalışmalarımızı, binaları yenilemekten ibaret görmüyoruz. Yeni ulaşım arterleri, sosyal alanlar ile birlikte yeni yaşam alanları oluşturuyoruz. Projelerimizin her birinin kendine has özellikleri bulunuyor. Ulus Projemizde; ortak alanların aydınlatılmasını güneş enerjisi ile temin edeceğiz. Bu alanlardaki sulama için yağmur sularının toplanıp depolanacağı bir sistem geliştireceğiz. Ayrıca, elektrikli araç kullanımını teşvik etmek için şarj istasyonları yer alacak. Bizim ‘Yeşil Dönüşüm’ diye adlandırdığımız projemiz, bundan sonraki çalışmalarımız için de örnek teşkil edecek. Ulus Kentsel Dönüşüm Projemizde inşa çalışmalarımız yüzde 70 oranında tamamlandı. Çalışmalar bittiğinde Yıldırım yeni bir yaşam alanı kazanmış olacak” ifadelerini kullandı.

SAĞLIK KURUMLARINDA VERİMLİLİĞİN ANAHTARI: YALIN YÖNETİM Haber

SAĞLIK KURUMLARINDA VERİMLİLİĞİN ANAHTARI: YALIN YÖNETİM

Bu yıl ‘Dijital, Yalın ve Yeşil Dönüşüm’ temasıyla düzenlenen ve Podyum Davet’te yapılan organizasyonda katılımcılar, alanında uzman isimlerin bilgi ve tecrübe paylaşımları ile mesleki gelişimlerine katkıda bulundu. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Sigma Center Genel Müdürü Yılmaz Altaş, Medicabil Sağlık Grubu ile birlikte uzun yıllardır teknoloji ve verimlilik alanlarında önemli projelere imza attıklarını belirterek, organizasyonda emeği geçen Özel Medicabil Sağlık Grubu yönetimine ve ekibine teşekkür etti. “Dönüşüm, artık bir zorunluluk” Daha sonra söz alan Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar da, “Bugün burada sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendiren çok önemli bir başlık altında bir araya geldik. Günümüzde sağlık hizmetinin kimliği değişiyor. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yalın düşünce artık sağlık kurumları için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Bu nedenle bu yıl sempozyumumuzun temasını ‘Üçüz Dönüşüm: Dijital, Yeşil ve Yalın Dönüşüm’ olarak belirledik. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm sempozyumları sizlerle birlikte oluşturduk, sizlerle büyüttük ve geliştirdik. Her yıl artan ilgi ve katkılarınız sayesinde bugün 13’üncüsünü gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dileğim, önümüzdeki yıllarda da aynı heyecan ve iş birliğiyle nice sempozyumlarda buluşabilmektir” şeklinde konuştu. “Yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluklarımız var” 13. Yalın Hastane Sempozyumu programında dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkilerini, yalın düşüncenin süreçlerimize kattığı değeri, yeşil dönüşümün sağlık kurumlarına yüklediği sorumlulukları, karşılaşabileceğimiz zorlukları ve bu zorlukların nasıl aşılabileceğini alanında deneyimli ve saygın konuşmacılardan dinleme şansı bulduklarını belirten Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, “Aynı zamanda ilham veren uygulama örnekleri ve gerçek deneyimlerle hep birlikte öğrenme imkanı yakaladık. Geçtiğimiz günlerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutladık. Bu nedenle bugün özellikle yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıklarının ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Sağlık hizmeti sunarken yalnızca hastalarımıza değil, gelecek nesillere ve yaşadığımız dünyaya karşı da sorumluluğumuz olduğunu unutmamalıyız. Bu güzel organizasyona ev sahipliği yapan Podyum Davet’in değerli yöneticilerine ve tüm ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca sempozyumumuzun duyurulmasına ve bilgi paylaşımına katkı sağlayan değerli basın mensuplarımıza, paydaşlarımıza ve sponsorlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi. Bilgi yüklü sunumlar büyük ilgi gördü Açılış konuşmalarının ardından programın ikinci bölümünde paneller gerçekleştirildi. İlk panel Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar’ın moderatörlüğünde Sigma Center Genel Müdürü Yılmaz Altaş, Orso Sherp Solutions Ülke Müdürü Erman Ersöz ve Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güray Çelik’in sunumları ile düzenlendi. Sigma Center Genel Müdürü Yılmaz Altaş, ‘Veriden Değere’ konulu sunumu ile dinleyicilere dijitalleşme ve veri üretimi, doğru veriyi toplamanın önemi, verinin pusulası, verilerin bilgiye dönüşümü ve raporlama, verilerin eyleme geçirilmesi konularını anlattı. Orso Sherp Solutions Ülke Müdürü Erman Ersöz ise ‘Yalın Kültür ve Sistem’ konulu sunumunda yalın sistemlerin yalnızca şirket kültürü güçlendirme değil yönetimin dikkatini doğru problem ve çözümlere yönlendirmek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Güray Çelik de ‘Net Sıfıra Giden Yol: Yeşil Dönüşüm’ konulu sunumunda, insan ve sistem hatalarına bağlı olarak yaşanan iklim krizleri nedeniyle dünya genelinde yaşanan problemlere değinerek, yalın sistemlerin ülkemizde ve dünyada acilen hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Nevzat Kahveci’nin moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci panelde DEÜ İBF Ekonometri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Deveci Karakoç, ‘Sağlıkta Veri Analizi ve Yapay Zeka’, Oberron Mühendislik ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı firması kurucu ortağı Mahmut Özdemir, ‘Sürdürülebilirlik Raporlamasının Yol Haritası’ ve Uludağ Enerji Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Funda Özvatan, ‘Sürdürülebilir Değer İçin Dönüşümler’ konulu sunumlarında proje ve çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Kalder Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez’in moderatörlüğünde gerçekleşen üçüncü panelde de BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, ‘Dijital Dönüşüm Tuzakları’ başlıklı sunumunda dönüşümün zorlukları bilinmeden ve insan merkeze alınmadan sağlıklı dijital dönüşümün gerçekleşemeyeceğine değindi. Yalın Kültür Danışmanı Gamze Ürkmez, “Yalın Yanılgılar ve Yeşim Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Mutlu Toksöz’de ‘Yeşil Dönüşüm Darboğazları’ konulu sunumlarında dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerinde atılması gereken adımları anlattı. Dr. Özlem Ecemiş’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen son panelde ise KAIZEN Enstitü Türkiye Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik, ‘Hastanelerde İsraftan Değere’, Uzm. Dr. Nur Pınar Çimen, ‘HIMMS 7 Yolculuğu’, Dr. Mehmet Akdemir, ‘Dijitalleşmede Yeni Çağ: Cyber’ ve Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, ‘Ameliyathanelerde Sürdürülebilirlik’ konulu sunumlarında, sağlık sektöründe israfı önleyici çalışmalarını anlattı. Panellerin sonunda konuşmacılar, dinleyicilerin sorularını yanıtladı. Çeşitli yarışma ve aktivitelerle renklenen organizasyonda katılımcılar, hastane çalışanları tarafından hazırlanan tabloya parmak izlerini bırakarak, günün anısını ölümsüzleştirdi. Program sonunda Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar tarafından KAIZEN Türkiye Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik’e Medicabil Yalın Sağlık Enstitüsü ve Kaizen Enstitü Türkiye işbirliğinin 10. yılı anısına hediye takdiminde bulunuldu.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da Gerçekleştirilecek Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da Gerçekleştirilecek

BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilecek 3. Uludağ Çevre Forumu kapsamında iş dünyasının dönüşüm sürecine ışık tutacak oturumlar düzenlenecek. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla Bursa Business School’da 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek forumda; COP31’e doğru Türkiye’nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları alanında uzman isimlerle birlikte ele alınacak. “Zirve Çevre Odaklı Yaklaşıma Vizyon Katacak” BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyasının dönüşüm sürecine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. BTSO’nun öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyonun yalnızca Bursa için değil, Türkiye sanayisinin geleceği açısından da stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirten Kılıç, “Yeşil dönüşüm artık işletmeler için bir tercih değil, küresel rekabetin en önemli şartlarından biri haline geldi. İş dünyamızı bu sürece hazırlamak amacıyla Uludağ Çevre Forumu’nu bu yıl 3. kez gerçekleştiriyoruz. Forum kapsamında ele alınacak başlıklar, sanayimizin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte üretim anlayışında yeni bir dönem başladı. Firmalarımızın sürdürülebilir üretim modellerine hızlı şekilde adapte olması büyük önem taşıyor. Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyamıza yeni bir vizyon kazandıracağına inanıyoruz. Bu forumun düzenlenmesinde büyük destek veren başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve yönetimi olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve destek veren firmalarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “Forum Yeşil Dönüşüm İçin Buluşma Noktası” BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkan Yardımcısı Fatih Dursun ise forumun çevre ve sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık oluşturacağını ifade etti. BTSO’nun vizyoner yaklaşımıyla gerçekleştirilecek zirvenin bölgesel kalkınma açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Dursun, “BTSO öncülüğünde düzenleyeceğimiz Uludağ Çevre Forumu, iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olacak. Forumda ele alınacak konular, üretimimizin gelecekteki rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor. Yeşil dönüşüm sürecini doğru yöneten şehirler ve şirketler küresel ölçekte daha güçlü konuma gelecek. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı platformda buluşturacak zirvenin çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

İhracat şampiyonu Has Tavuk'a 4 ödül birden Haber

İhracat şampiyonu Has Tavuk'a 4 ödül birden

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen ödül törenine Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş, İSHİB Başkanı Müjdat Sezer ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile sektörün önde gelen firma ve dernek temsilcileri katıldı. Arı Ürünleri, Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Yumurta, Beyaz Et, Su Ürünleri olmak üzere 6 alt sektör ile birlik genelinde ilk ona giren firmaların açıklandığı törende, ilk beş firmaya ödül, ilk ona giren diğer firmalara ise başarı sertifikaları verildi. Birlik toplam ihracatında sırasıyla; Pak Tavuk, Kemal Balıkçılık, Şenpiliç, Banvit, Orallar Zirai Ürünler, Hastavuk Dardanel, Fokacı Su Ürünleri, Ak Gıda Sanayi ve Parlak Su Ürünleri toplamda en fazla ihracat yapan firmalar arasında yerlerini aldılar. Sektörel bazda bakıldığında ilk 3’te yer alan firmalar sırasıyla şöyle: Arı Ürünlerinde Altıparmak Gıda, Yılmaz Gıda, Natur Gıda Balık ve Su Ürünlerinde Kemal Balıkçılık, Dardanel, Fokacı Su Ürünleri Beyaz Et kategorisinde; Banvit, Şenpiliç, Hastavuk Et kategorisinde Rapak, Namet, Akşeker Yumurta kategorisinde; Pak Tavuk, Orallar ve HasTavuk Törenin açılış konuşmalarında; Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, gıda ihracatının önemine değinerek, gıda ihracat artışını sadece ticari başarı olarak görmemek gerektiğini vurguladı. Alkan, “Aynı zamanda, ülkemizin bayrağını, ihracat yapılan o ülkelerde dalgalandırmak demektir. İhracatçılarımız, Türk gıda sektörünün ne kadar güçlü olduğunu ihracat yapılan ülkelerde gösteriyorlar” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş ise su ürünleri sektörünün ihracat rakamlarına değindi. Akbaş, “Geçtiğimiz yıl, su ürünleri sektörü, 2.25 milyar dolar tutarında ihracat yaptı. Bu ihracatın yüzde 40’ı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik gerçekleşti. İthalatımız çok daha az. İhracatımız ile ithalatımız arası da 1.8 milyar dolarlık fark var. Su ürünleri sektörünün yüzde yüz kendine yeterliliği var ve üretim değerimiz yüzde 100’ün üzerinde. 2026 rakamlarına baktığımızda ise ilk çeyrekte yüzde 20’lik bir artış söz konusu” dedi. Sektörde ihracat 4 milyar doları aştı İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, törende yaptığı konuşmada, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün son yıllarda hem ihracat hacmi hem de pazar çeşitliliği açısından önemli bir ivme yakaladığını belirtti. Sezer, 2025 yılı itibarıyla su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının 4 milyar doları aştığını ifade etti. Sezer, “2018 yılında yaklaşık 2,2-2,5 milyar dolar seviyesinde olan su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı, 2025 itibarıyla yüzde 61 artışla 4 milyar doların üzerine çıktı. İstanbul Birliğimiz özelinde baktığımızda ise 2017 yılında 661 milyon dolar, 2018 yılında yaklaşık 757 milyon dolar olan ihracatımız, 2025 yılı itibarıyla 1,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır” dedi. Son 8 yılda pazar çeşitliliğinin artırıldığını vurgulayan Sezer, Rusya pazarında güçlü büyüme sağlandığını, Japonya gibi stratejik pazarlarda önemli ilerleme kaydedildiğini, Avrupa Birliği ülkelerinde varlığın güçlendiğini söyledi. Orta Doğu ve Uzak Doğu’da da yeni fırsatlar oluşturduklarını belirten Sezer, sektörün artık yalnızca hacim değil, kalite, sürdürülebilirlik ve katma değer açısından da küresel bir oyuncu konumuna ulaştığını ifade etti. Sezer, bundan sonraki süreçte katma değerli üretime odaklanılması, birim fiyatların artırılması ve sürdürülebilirlik ile yeşil dönüşüm alanlarında daha güçlü adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Sezer, ödül töreninde seçim sonuçlarını açıkladı Ödül töreni öncesinde düzenlenen İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin seçimli genel kurul toplantısının sonuçlarını, törende açıklayan Sezer, 2018 yılından bu yana yürüttüğü yönetim kurulu başkanlığı görevini, Teoman Durukan’a devrettiğini bildirdi. Sezer, Teoman Durukan ve yeni yönetim kuruluna başarılar diledi. Görevi devralan Durukan, Sezer’e teşekkür plaketi takdim etti. İSHİB’in Yeni Başkanı Teoman Durukan oldu Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Yenibosna’daki Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen Seçimli Olağan Genel Kurul’da, tek liste ile seçime giren Teoman Durukan, İSHİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Birlik yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Başkan Teoman Durukan (Rella Gıda), Oğulcan Kemal Sagun (Kemal Balıkçılık), Müjdat Sezer (Has Tavuk), Ömür Oral (Orallar Zirai Ürünleri), Ahmet Kaan (Kaanlar Gıda), Teoman İnal (Beypi Beypazarı Tarımsal Üretim), Muhammed Şeker (Akşeker Tarım), Nerdin Alp (Banvit), Turgay Eser (Nures Su Ürünleri), Firdevs Külekçioğlu (TSM Deniz Ürünleri), Rengin Karakaşlar (Karakaşlar Tavukçuluk ve Yem Sanayi) Ödül gecesinden, Beyaz Et, Yumurta, Yumurtacı Damızlık ve Birlik Genelinde 4 Ödülle ayrılan HasTavuk’u ; Beyaz Et Genel Müdürü Müfit Yavuz, Kurumsal İletişim Müdürü Bircan Özkan, Dış Ticaret Uzmanları, Orhun Öksüz, Berkant Güven ve Ömer Öztürk temsil ettiler.

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI Haber

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI

Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle Haber

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle yürütülen, Dünya Bankası tarafından finanse edilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında hayata geçirilen proje; yerli endüstriyel kenevirin tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini amaçlıyor. Üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini de içeren proje, döngüsel ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı hedefliyor. Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) düzenlenen lansmana, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) Başkanı Mehmet Aslan, sanayi temsilcileri, akademisyenler ve proje paydaşları katıldı. Lansmanda konuşan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim anlayışında çevresel etkinin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayarak, “Bugün nasıl ürettiğimiz, neyi dönüştürdüğümüz ve gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız da en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Kenevirin sahip olduğu potansiyeli farklı sektörlerde katma değere dönüştürmeyi, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı ve ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefliyoruz” dedi. “YEŞİL DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNE KATKI SUNAN STRATEJİK BİR GİRİŞİM” TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan ise 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programının, Dünya Bankası finansal katkısıyla Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında oluşturulmuş, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını teşvik eden stratejik bir program olduğunu belirtti. Projeyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Aslan, “Kenevir; tekstilden kompozit malzemelere, biyoplastiklerden ilaç ve kozmetik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip, yüksek potansiyel taşıyan önemli bir hammaddedir. Bu platformun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bilimsel bilgi birikimini, teknolojik yetkinliği ve sektörel deneyimi bir araya getireceğine; yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu. Program kapsamında proje yürütücüleri de sunum yaparak katılımcılara proje hedefleri, çalışma alanları ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verdi. Etkinlik, katılımcıların bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğu bölümle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.