Hava Durumu

#Yeşil Dönüşüm

- Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracat şampiyonu Has Tavuk'a 4 ödül birden Haber

İhracat şampiyonu Has Tavuk'a 4 ödül birden

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen ödül törenine Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş, İSHİB Başkanı Müjdat Sezer ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile sektörün önde gelen firma ve dernek temsilcileri katıldı. Arı Ürünleri, Et Ürünleri, Süt ve Süt Ürünleri, Yumurta, Beyaz Et, Su Ürünleri olmak üzere 6 alt sektör ile birlik genelinde ilk ona giren firmaların açıklandığı törende, ilk beş firmaya ödül, ilk ona giren diğer firmalara ise başarı sertifikaları verildi. Birlik toplam ihracatında sırasıyla; Pak Tavuk, Kemal Balıkçılık, Şenpiliç, Banvit, Orallar Zirai Ürünler, Hastavuk Dardanel, Fokacı Su Ürünleri, Ak Gıda Sanayi ve Parlak Su Ürünleri toplamda en fazla ihracat yapan firmalar arasında yerlerini aldılar. Sektörel bazda bakıldığında ilk 3’te yer alan firmalar sırasıyla şöyle: Arı Ürünlerinde Altıparmak Gıda, Yılmaz Gıda, Natur Gıda Balık ve Su Ürünlerinde Kemal Balıkçılık, Dardanel, Fokacı Su Ürünleri Beyaz Et kategorisinde; Banvit, Şenpiliç, Hastavuk Et kategorisinde Rapak, Namet, Akşeker Yumurta kategorisinde; Pak Tavuk, Orallar ve HasTavuk Törenin açılış konuşmalarında; Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Erkan Alkan, gıda ihracatının önemine değinerek, gıda ihracat artışını sadece ticari başarı olarak görmemek gerektiğini vurguladı. Alkan, “Aynı zamanda, ülkemizin bayrağını, ihracat yapılan o ülkelerde dalgalandırmak demektir. İhracatçılarımız, Türk gıda sektörünün ne kadar güçlü olduğunu ihracat yapılan ülkelerde gösteriyorlar” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Akbaş ise su ürünleri sektörünün ihracat rakamlarına değindi. Akbaş, “Geçtiğimiz yıl, su ürünleri sektörü, 2.25 milyar dolar tutarında ihracat yaptı. Bu ihracatın yüzde 40’ı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik gerçekleşti. İthalatımız çok daha az. İhracatımız ile ithalatımız arası da 1.8 milyar dolarlık fark var. Su ürünleri sektörünün yüzde yüz kendine yeterliliği var ve üretim değerimiz yüzde 100’ün üzerinde. 2026 rakamlarına baktığımızda ise ilk çeyrekte yüzde 20’lik bir artış söz konusu” dedi. Sektörde ihracat 4 milyar doları aştı İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, törende yaptığı konuşmada, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün son yıllarda hem ihracat hacmi hem de pazar çeşitliliği açısından önemli bir ivme yakaladığını belirtti. Sezer, 2025 yılı itibarıyla su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının 4 milyar doları aştığını ifade etti. Sezer, “2018 yılında yaklaşık 2,2-2,5 milyar dolar seviyesinde olan su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı, 2025 itibarıyla yüzde 61 artışla 4 milyar doların üzerine çıktı. İstanbul Birliğimiz özelinde baktığımızda ise 2017 yılında 661 milyon dolar, 2018 yılında yaklaşık 757 milyon dolar olan ihracatımız, 2025 yılı itibarıyla 1,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır” dedi. Son 8 yılda pazar çeşitliliğinin artırıldığını vurgulayan Sezer, Rusya pazarında güçlü büyüme sağlandığını, Japonya gibi stratejik pazarlarda önemli ilerleme kaydedildiğini, Avrupa Birliği ülkelerinde varlığın güçlendiğini söyledi. Orta Doğu ve Uzak Doğu’da da yeni fırsatlar oluşturduklarını belirten Sezer, sektörün artık yalnızca hacim değil, kalite, sürdürülebilirlik ve katma değer açısından da küresel bir oyuncu konumuna ulaştığını ifade etti. Sezer, bundan sonraki süreçte katma değerli üretime odaklanılması, birim fiyatların artırılması ve sürdürülebilirlik ile yeşil dönüşüm alanlarında daha güçlü adımlar atılması gerektiğini kaydetti. Sezer, ödül töreninde seçim sonuçlarını açıkladı Ödül töreni öncesinde düzenlenen İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin seçimli genel kurul toplantısının sonuçlarını, törende açıklayan Sezer, 2018 yılından bu yana yürüttüğü yönetim kurulu başkanlığı görevini, Teoman Durukan’a devrettiğini bildirdi. Sezer, Teoman Durukan ve yeni yönetim kuruluna başarılar diledi. Görevi devralan Durukan, Sezer’e teşekkür plaketi takdim etti. İSHİB’in Yeni Başkanı Teoman Durukan oldu Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) Yenibosna’daki Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen Seçimli Olağan Genel Kurul’da, tek liste ile seçime giren Teoman Durukan, İSHİB Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Birlik yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Başkan Teoman Durukan (Rella Gıda), Oğulcan Kemal Sagun (Kemal Balıkçılık), Müjdat Sezer (Has Tavuk), Ömür Oral (Orallar Zirai Ürünleri), Ahmet Kaan (Kaanlar Gıda), Teoman İnal (Beypi Beypazarı Tarımsal Üretim), Muhammed Şeker (Akşeker Tarım), Nerdin Alp (Banvit), Turgay Eser (Nures Su Ürünleri), Firdevs Külekçioğlu (TSM Deniz Ürünleri), Rengin Karakaşlar (Karakaşlar Tavukçuluk ve Yem Sanayi) Ödül gecesinden, Beyaz Et, Yumurta, Yumurtacı Damızlık ve Birlik Genelinde 4 Ödülle ayrılan HasTavuk’u ; Beyaz Et Genel Müdürü Müfit Yavuz, Kurumsal İletişim Müdürü Bircan Özkan, Dış Ticaret Uzmanları, Orhun Öksüz, Berkant Güven ve Ömer Öztürk temsil ettiler.

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI Haber

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI

Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle Haber

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle yürütülen, Dünya Bankası tarafından finanse edilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında hayata geçirilen proje; yerli endüstriyel kenevirin tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini amaçlıyor. Üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini de içeren proje, döngüsel ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı hedefliyor. Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) düzenlenen lansmana, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) Başkanı Mehmet Aslan, sanayi temsilcileri, akademisyenler ve proje paydaşları katıldı. Lansmanda konuşan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim anlayışında çevresel etkinin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayarak, “Bugün nasıl ürettiğimiz, neyi dönüştürdüğümüz ve gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız da en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Kenevirin sahip olduğu potansiyeli farklı sektörlerde katma değere dönüştürmeyi, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı ve ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefliyoruz” dedi. “YEŞİL DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNE KATKI SUNAN STRATEJİK BİR GİRİŞİM” TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan ise 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programının, Dünya Bankası finansal katkısıyla Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında oluşturulmuş, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını teşvik eden stratejik bir program olduğunu belirtti. Projeyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Aslan, “Kenevir; tekstilden kompozit malzemelere, biyoplastiklerden ilaç ve kozmetik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip, yüksek potansiyel taşıyan önemli bir hammaddedir. Bu platformun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bilimsel bilgi birikimini, teknolojik yetkinliği ve sektörel deneyimi bir araya getireceğine; yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu. Program kapsamında proje yürütücüleri de sunum yaparak katılımcılara proje hedefleri, çalışma alanları ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verdi. Etkinlik, katılımcıların bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğu bölümle sona erdi.

Gemlik’te iklim krizi ve sürdürülebilirliği konuşuldu Haber

Gemlik’te iklim krizi ve sürdürülebilirliği konuşuldu

Bursa Gemlik Ticaret Borsası’nda gerçekleşen eğitim, üreticilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden STK’lara kadar geniş bir topluluğu aynı ortamda buluşturdu. Günün açılışını yapan Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Özden Çakır, Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba ve Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu konuşmalarında bölge ve ülke zeytin mirasının iklim krizi karşısındaki kırılganlığını ve ihtiyaçlarını vurguladılar. Daha sonra Proje Evi Kooperatifi’nden Alen Mevlat, ANATOLİVAR Projesi ve yeni hayata geçen Zeytin Atlası hakkında bilgi verdi. Programda Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi Ortağı / Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu’ndan Orkun Doğan zeytin sektörünün iklim değişikliği algısı ve iklim değişikliğine uyumu üzerine yapılan araştırmanın sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Ardından Marmarabirlik Tedarik Zinciri Direktörü Mustafa Fındık sürdürülebilir zeytincilikte kooperatiflerin ve kooperatifleşmenin önemi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Eğitimin öğleden sonraki oturumunda, iklime dirençli, doğa dostu zeytincilik için uygulanabilir tekniklere odaklanıldı. Proje Evi Kooperatifi Ortağı, Çevresel ve Sektörel Yeşil Dönüşüm Uzmanı Ferdi Akarsu zeytincilikte doğa temelli faaliyetler ve yeşil dönüşümde kalite yönetimi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Daha sonra onarıcı tarım uygulayıcıları Edwin Clarke ve Elif Arzu Yıldız, sağlıklı toprağın iklime dirençli zeytincilikteki belirleyici rolünü göstermek üzere “Yağış Gösterimi ile Farklı Toprak Yönetim Biçimlerinin Yağışla İlişkisi” atölyesini gerçekleştirdi. Bu atölye ile katılımcılar, farklı toprak yönetim biçimlerinin yağış ile ilişkisini uygulamalı olarak gördüler. Günün programı herkesin kendini rahatça ifade edebildiği, sorunlarını ve çözüm önerilerini, tecrübelerini paylaşabildiği bir açık forum ile son buldu.

Bursa'nın, Balkan Şehirleri Ağı'na üyeliği kesinleşti Haber

Bursa'nın, Balkan Şehirleri Ağı'na üyeliği kesinleşti

Avrupa Birliği'nin doğu sınırlarını ve Avrasya'nın batı ayağını oluşturan önemli bir bölge olan Balkanlar'daki yerel yönetimleri bir araya getirmek amacıyla 2021 yılında kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın 5. Yıllık Zirvesi, Hırvatistan’ın Zagreb kentinde yapıldı. BALKANLARLA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ Belediye başkanları, yerel yönetim temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya geldiği zirvede, Balkanlar ile güçlü bağları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de üyeliği de kesinleşti. Bu üyelikle Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik, demokratik yönetişim, kültürel ve ekonomik iş birlikleri ile bölgesel dayanıklılığın artırılmasına yönelik somut, iş birliğine dayalı ve geleceğe dönük projelerde aktif rol üstlenecek. “BURSA, BALKAN COĞRAFYASINDA AKTİF ROL ÜSTLENECEK” Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, B40 Balkan Şehirleri Ağı üyeliğinin tarihi bir adım olduğunu söyledi. Balkanlar ile olan köklü tarihi ve kültürel bağları, bugünün vizyonu ve yarının projeleriyle birleştirdiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Avrupa ve Balkanlar’ın en kapsamlı yerel yönetim ağının bir parçası olarak; yeşil dönüşümden sürdürülebilir şehirciliğe kadar pek çok stratejik alanda iş birliğinin kurumsal temelini attıklarını dile getirdi. Tarihi ve kültürel bağların en güçlü olduğu Balkan coğrafyasına Bursa’nın tecrübesini aktaracaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Hayata geçireceğimiz ekonomik projelerle şehrimizi geleceğe hep birlikte hazırlayacağız. Sınırları aşan kardeşliğimizi, bölgesel kalkınma ve ortak bir gelecek hedefiyle çok daha ileriye taşıyacağız” dedi. ÜYE ŞEHİRLER ARASINDA BİLGİ PAYLAŞIMI Zirve programında ‘Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik’, ‘Kültür ve turizm alanında iş birliği’, ‘Demokrasi ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi’ başlıkları ön plana çıktı. Program kapsamında üye şehirler arasında bilgi paylaşımını artırmayı ve ortak eylemleri hızlandırmayı hedefleyen yuvarlak masa toplantıları düzenlendi. YÜKSEK DÜZEYLİ İKİLİ GÖRÜŞMELER Zirve kapsamında ayrıca B40 Genel Kurulu, Yürütme Kurulu Toplantısı, Şehir liderleri arasında gerçekleştirilen yüksek düzeyli ikili görüşmeler düzenlendi. Eurocities iş birliğiyle organize edilen Yerel Demokrasi Paneli de birçok büyük Avrupa kentinin belediye başkanını bir araya getirerek yerel demokrasinin korunması ve güçlendirilmesine odaklandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, program kapsamında Selanik Belediye Başkanı Stelios Aggeloudis ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević ile de ikili görüşmeler gerçekleştirdi. 60’TAN FAZLA ÜYE ‘Daha İyi Gelecek, Daha İyi İşbirliği’ temasıyla 2021 yılında düzenlenen İstanbul Zirvesi sonrasında imzalanan ‘İstanbul Deklarasyonu’ ile kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın gelinen aşamada 60’tan fazla üye kenti bulunuyor.

BTSO MESYEB nitelikli ve belgeli iş gücünün adresi oldu Haber

BTSO MESYEB nitelikli ve belgeli iş gücünün adresi oldu

Makine, metal, otomotiv, kaynak, inşaat, plastik, enerji, asansör, tekstil, elektrik-elektronik, lojistik, maden ve kişisel hizmetler sektörlerini kapsayan 11 sektörde sınav ve belgelendirme hizmeti sunan MESYEB, Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından hazırlanan 112 ulusal yeterlilik kapsamında faaliyet gösteriyor. Merkez, TS EN ISO/IEC 17024 standardına göre Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) akreditasyonuna sahip. MYK tarafından yetkilendirilmiş 250’yi aşkın belgelendirme kuruluşu arasında en geniş yetki kapsamına sahip olan MESYEB, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde (DOSAB) bulunan modern binasında 76 meslekte kendi bünyesinde sınav yapabilen Türkiye’nin tek merkezi konumunda. Otomotivde Dönüşümü Destekliyor Otomotiv sektöründeki yeşil dönüşüme uyum sağlamak adına çalışmalar yürüten MESYEB, 2025 yılında elektrikli ve hibrit araç teknolojilerine yönelik önemli bir adım attı. BUTGEM’de elektrikli, hibrit, otonom araçlar ve araç elektroniği alanında mesleki eğitim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla hayata geçirilen Yeni Nesil Araç Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’nin daha etkin ve verimli kullanılmasına yönelik batarya elektrikli araç bakım onarımcısı, hibrit araç bakım onarımcısı ve elektrikli araç montaj elemanı gibi yeni nesil yeterlilikleri kapsamına alarak, sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yanıt verdi. Asansör Ekipmanlarında İlk Ve Tek BTSO MESYEB ayrıca Türkiye'nin ilk ve tek Asansör Ekipmanları Test ve Geliştirme Merkezi'ne ev sahipliği yapıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütülen çalışmalar kapsamında, asansör emniyet frenleri, tamponlar, hız regülatörleri, otomatik kapılar, motorlar ve frenler gibi kritik ekipmanların test ve geliştirme işlemleri burada gerçekleştiriliyor. Uluslararası standartlarda donatılan merkez, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile imzalanan protokol sayesinde CE belgelendirme süreçlerinde de aktif rol oynuyor. Bu sayede asansör üreticileri, ürün geliştirme ve test faaliyetlerinde yurt dışına bağımlılıktan kurtularak maliyet ve zaman avantajı elde ediyor. Merkez, sektörün uluslararası rekabet gücünü artıran Ar-Ge çalışmalarına da ev sahipliği yapıyor. Sektörlere Nitelikli ve Belgeli İşgücü BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, iş dünyasının en önemli sorunlarından birinin nitelikli iş gücüne erişim olduğunu belirterek, iş kazalarının azaltılması ve sektörlerin belgeli çalışanlara daha kolay ulaşabilmesi amacıyla MESYEB’i hayata geçirdiklerini ifade etti. Otomotivden inşaata, tekstilden enerjiye kadar 11 farklı sektörde sınav ve belgelendirme yetkisine sahip olan MESYEB’in, kapasite bakımından Türkiye’nin önde gelen belgelendirme kuruluşları arasında yer aldığını vurgulayan Burkay, merkez bünyesinde faaliyet gösteren Asansör Güvenlik Ekipmanları Test ve Geliştirme Merkezinin de kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Burkay, “Merkezimiz, Türkiye’de üretilen güvenlik ekipmanlarının önemli bir bölümünün Ar-Ge çalışmalarına ev sahipliği yapıyor. Üreticilerimiz, ürünlerinin test ve geliştirme süreçlerinde artık yurt dışına bağımlı değil. Üretilen bilgi ve teknoloji sayesinde ülkemiz asansör sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücü her geçen gün artıyor.” dedi. “Teşvikler Tekrar Devreye Alınmalı” Mesleklerin belgelendirilmesine önemli katkı sağlayan MYK belge teşviklerinin yeniden yürürlüğe alınması gerektiğini ifade eden Burkay, şunları kaydetti: “2022 yılına kadar uygulanan devlet teşvikleri, mesleki yeterlilik sisteminin sağlam temeller üzerinde ilerlemesi açısından son derece değerliydi. Bu teşviklerin yeniden devreye alınması ya da belirli bir süre daha kısmi oranlarla sürdürülmesi faydalı olacaktır.” BTSO’nun 2030 vizyonu kapsamında; yüksek katma değer, teknoloji derinleşmesi ve yeşil dönüşüm odaklı projeler arasında MESYEB’in önemli bir yer tuttuğunu belirten Burkay, nitelikli iş gücünün Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesinin temel unsurlarından biri olduğunu sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.