Hava Durumu

#Yenilenebilir Enerji

- Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EPDK’dan lisans hareketliliği... Çok sayıda projeye 49 yıla varan lisans Haber

EPDK’dan lisans hareketliliği... Çok sayıda projeye 49 yıla varan lisans

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) Ağustos 2026 dönemine ilişkin lisans kararları Resmî Gazete’de yayımlandı. Elektrik piyasasında çok sayıda üretim ve tedarik lisansı verilirken, bazı projelerde şirket değişikliğine gidildi. DEPOLAMALI GÜNEŞ VE RÜZGAR PROJELERİ ÖNE ÇIKTI EPDK kararlarında özellikle depolamalı yenilenebilir enerji projeleri dikkat çekti. Sazlıdere Depolamalı RES, Yozgat Depolamalı GES, HVK Depolamalı GES, HVK 2 Depolamalı GES, Fındık Depolamalı GES, Bala-3 Depolamalı GES, Yeşilhisar Depolamalı GES, Konya Taşkent Depolamalı GES, Toroslar Depolamalı GES ve Bozüyük Depolamalı RES projelerine 49'ar yıllık üretim lisansı verildi. Ayrıca Karahallı-1 Depolamalı GES, Sivaslı-1 Depolamalı GES ve Bala-1 Depolamalı GES projeleri de 49 yıllık üretim lisansı alan projeler arasında yer aldı. Çoka Depolamalı RES projesine 48 yıl 8 ay 24 gün, Tatvan Müstakil DGES projesine 48 yıl 10 ay 12 gün, Bodrum 1 Depolamalı GES projesine ise 48 yıl 9 ay 29 gün süreli üretim lisansları verildi. ŞİRKET DEĞİŞİKLİKLERİ DE YAPILDI Bazı santrallerde mevcut lisanslar sona erdirilerek aynı projeler için başka şirketlere yeni lisanslar verildi. Bu kapsamda Denizli ve Honaz’daki biyokütle ve biyogaz tesisleri ile Karakeçili Biyogaz Tesisi’nde lisanslar Ecofer Gübre ve Enerji Üretim A.Ş. adına devam ettirildi. Pınarhisar RES, Esenboğa-1 GES ve Bodrum 1 Depolamalı GES projelerinde de mevcut lisansların sona erdirilmesinin ardından yeni şirketler adına üretim lisansları düzenlendi. Bunun yanında Sanko Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile CBR Enerji A.Ş. için 20'şer yıllık tedarik lisansı verildi. Barem Ambalaj'a ise kojenerasyon tesisi için 49 yıllık üretim lisansı tanındı. Bazı lisanslar sona erdirildi, bir lisans iptal edildi Ağustos ayında yalnızca yeni lisanslar verilmedi. Gülan Otomotiv, Ege Şarj ve Art In Systems şirketlerinin şarj ağı işletmeci lisansları sona erdirildi. Kartepe Endüstriyel Geri Dönüşüm'ün Kartepe Biyokütle-Piroliz Sıvısı ve Gazı Enerji Santrali'ne ilişkin üretim lisansı da sona erdirildi. Hameka Hidro Elektrik Enerji Üretim A.Ş.'nin Karayel HES projesine ilişkin üretim lisansı ise iptal edildi. PETROL PİYASASINDA DA YENİ LİSANSLAR VERİLDİ EPDK'nın petrol piyasasına ilişkin kararlarında ise Güha İnşaat Mermer Madencilik Denizcilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne 15 yıllık ihrakiye teslimi lisansı, Penta Kimyasal Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ise 10 yıllık madeni yağ lisansı verildi. Bor Geri Dönüşüm Teknolojileri Madencilik Petrol İnşaat ve Nakliye Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'nin madeni yağ lisansının süresi de 2036 yılına kadar uzatıldı. EPDK'nın Ağustos ayı kararları, özellikle depolamalı güneş ve rüzgar projelerinde uzun vadeli lisanslamanın sürdüğünü ortaya koydu.

Araç muayenede yeni dönem Haber

Araç muayenede yeni dönem

81 ilde 249 istasyonda araç muayenelerinde hizmet verecek olan TURKA, yapay zeka destekli yeni araç muayene sistemini İstanbul’da tanıttı. 15 Ağustos 2026 tarihi itibariyle hizmete başlayan TURKA, tüm Türkiye’de hayata geçecek iş ortaklığı ağıyla yapay zekâ destekli yeni nesil araç muayene dönemi hakkında bilgilendirme toplantısı yaptı. TURKA İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, "Araç muayenesi bizim için öncelikle trafikteki insanların hayatını koruyan, araçların zarar görmesini engelleyen, toplumsal konforu ve refahı artıran, çevreye saygılı bir hizmet anlayışını ifade ediyor. Mobil istasyonlardan yapay zekâ destekli denetimlere, elektrikli araç kontrollerinden çevreci uygulamalara kadar uzanan yeni bir araç muayene ekosistemi kurduk. HIZLI, DİJİTAL VE KONFORLU ARAÇ MUAYENE HİZMETİ Her yıl yaklaşık 16 milyon muayene işleminin gerçekleştirildiği Türkiye pazarında faaliyet gösterecek sistem, 34 milyonun üzerindeki araç parkına daha hızlı, daha dijital ve daha erişilebilir hizmet verecek. Dünyada araç muayene sistemleri hızla yapay zekâ ve görüntü işleme teknolojilerine yöneldiğini söyleyen Serhan Salman, “Plaka tanıma, otomatik ölçüm sistemleri, görüntü analizi ve veri destekli karar mekanizmaları sayesinde hem insan hatasını azaltmak hem de süreçleri hızlandırmak mümkün olacak." diyerek insandan kaynaklı hataları en aza indirme hedefiyle çalışmalarını yürüttüklerini vurguladı. ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN ÇAĞDAŞ MUAYENE MODELİ Otomotiv sektöründeki gelişmelere ve Türkiye'nin Yeşil Dönüşüm hedeflerine tam uyum sağlayan TURKA, elektrikli araçlar için yüksek voltaj güvenliği, batarya bütünlüğü ve yazılım denetimlerini içeren çağdaş bir muayene modelini de geliştirdi. Uluslararası ESG standartlarını benimseyen operasyon modelinde, tüm istasyonlar için Sıfır Atık Belgesi alınması, yenilenebilir enerji kullanımı ve güneş enerjisi projeleri için binalarda LEED sertifikasının hedeflenmesi çevre vizyonunun temelini oluşturuyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılan anlaşma gereğince ödeme sırasında kredi kartı veya banka kartı kullanılması durumunda daha önceki araç muayene döneminde yasal mevzuata göre belirlenerek eklenen komisyon tutarı TURKA istasyonlarında yapılan işlemlerde araç sahiplerine yansıtılmayacak.

Nilüfer’in yeşil enerji vizyonu Avrupalı gençlere anlatıldı Haber

Nilüfer’in yeşil enerji vizyonu Avrupalı gençlere anlatıldı

Nilüfer Belediyesi, sürdürülebilirlik ve yenilenebilir enerji konusundaki deneyimlerini Avrupalı öğrenciler ve öğretmenlerle paylaştı. Avrasya Yenilikçi Toplum Derneği koordinasyonunda yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa finanse edilen “ECO EXPLORERS: Power Up The Green Geniuses Empowering Kids to Change the World” Erasmus+ projesi kapsamında; Romanya, Portekiz, Avusturya, İspanya ve Çekya’dan gelen yaklaşık 25 kişilik heyet Nilüfer Belediyesi’ni ziyaret etti. YÜZDE 40 EMİSYON AZALTIM HEDEFİ Alaaddinbey Ek Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen ve Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş’in de katıldığı toplantıda, 2014 yılından bu yana süregelen enerji uygulamaları paylaşıldı. Uluslararası bir platform olan Başkanlar Sözleşmesi’ne de taraf olan Nilüfer Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını yapılan sunumda paylaştı. Daha önce yüzde 20 olan karbon emisyonu azaltım taahhüdünün yüzde 40’a çıkarıldığı vurgulanırken, Nilüfer ilçesinde kişi başı yıllık emisyon miktarının 3.3 ton karbon olarak ölçüldüğü bilgisi paylaşıldı. GÜNEŞTEN GELEN ENERJİDE HEDEF: 2.28 MW Yenilenebilir enerji yatırımları hakkında da bilgi verilen sunumda, enerji tesis kapasitesinin 2024’te 1.45 MW seviyesine ulaştığı ve bu tesislerden üretilen elektrik enerjisinin 2025 yılında 2.28 MW olduğu ifade edildi. Hem farkındalık yaratmak amacıyla mahalle aralarındaki binaların çatılarında hem de ana hizmet binalarının tüketimini karşılamak adına arazi tipi kurulan Güneş Enerji Santralleri (GES) katılımcıların büyük ilgisini çekti. Yapılan sunumun ardından öğrenciler ve öğretmenler, Nilüfer Belediyesi’nin sürdürülebilirlik uygulamalarını yerinde görmek amacıyla Güngören’de bulunan GES tesisini ziyaret etti.

ARITILMAYAN HER ATIKSU, KARBON RİSKİNİ BÜYÜTÜYOR Haber

ARITILMAYAN HER ATIKSU, KARBON RİSKİNİ BÜYÜTÜYOR

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, atıksuların çoğu zaman gözden kaçan ancak ciddi bir karbon kaynağı olduğuna dikkat çekti. Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, “Atıksular yalnızca su kirliliği olarak değerlendirilmemeli. Arıtılmadan doğaya bırakılan atıksular, metan ve azot oksit gibi karbondan çok daha güçlü sera gazlarının açığa çıkmasına neden oluyor. Bu da işletmelerin karbon vergisi kapsamındaki emisyon yükünü ciddi biçimde artırıyor” dedi. Arıtılmayan her atıksu, karbon vergisi riskini büyütüyor Arıtılmamış atıksuların dolaylı karbon üretimine yol açtığını vurgulayan Çağlar Özçelikler, bu durumun işletmeler açısından hem çevresel hem de mali bir risk oluşturduğunu belirtti. Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler açıklamasında “Yani arıtılmayan her atıksu, karbon vergisi riskinin büyümesi anlamına geliyor. Bu nedenle atıksu arıtma sistemleri, sadece bir çevre yatırımı değil, aynı zamanda karbon maliyetlerini kontrol altına almanın en etkili yollarından biri” ifadelerini kullandı. Modern arıtma tesisleri karbon ayak izini düşürüyor Doğru projelendirilmiş ve modern arıtma tesislerinin karbon ayak izinin azaltılmasında kritik rol oynadığını belirten Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, bu sistemlerin sunduğu avantajlara dikkat çekti ve “Gelişmiş arıtma sistemleri sera gazı salımını azaltıyor, enerji verimliliği sağlıyor ve yenilenebilir enerji entegrasyonuna imkân tanıyor. Böylece işletmeler hem çevreyi koruyor hem de karbon vergisi yükünü hafifletiyor” diye konuştu. Atıksuyun arıtılarak yeniden kullanılmasının, dolaylı bir karbon tasarrufu anlamına geldiğini vurgulayan Çağlar Özçelikler, su–enerji ilişkisine işaret ederken de, “Arıtılan atıksuların yeniden kullanılması, yeni su temini için gereken enerji ihtiyacını azaltır. Su pompalama, taşıma ve arıtma süreçlerinde oluşan karbon salımı düşer. Geri kazanılan her metreküp su, aynı zamanda karbon tasarrufudur” dedi. Karbon nötr hedefler için raporlama avantajı Atıksu arıtma yatırımlarının, karbon nötr hedeflere ulaşmada firmalara önemli raporlama avantajları sunduğunu belirten Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, özellikle sürdürülebilirlik kriterlerine dikkat çekerken, “Arıtma sistemleri sayesinde emisyon verileri somut şekilde raporlanabiliyor. Bu durum, ESG ve sürdürülebilirlik raporlarında firmalara ciddi bir güç kazandırıyor ve ulusal-uluslararası karbon düzenlemelerine uyumu kolaylaştırıyor” ifadelerini kullandı. Kuraklık tehdidinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini hatırlatan Çağlar Özçelikler, atıksu arıtmanın yalnızca karbonu değil, suyu da koruduğunu belirterek, “Atıksu arıtma sistemleri hem karbon salımını düşürüyor hem de su kaynaklarının korunmasına katkı sağlıyor. Bu ikili etki, iklim kriziyle mücadelede en güçlü araçlardan biri” dedi. Çevre Yapı Arıtma Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Çevre Mühendisi Çağlar Özçelikler, bugün yapılan çevresel yatırımların, yarının karbon düzenlemelerine hazırlık anlamına geldiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün atıksu arıtma yatırımı yapan işletmeler, sadece çevreyi korumuyor; aynı zamanda gelecekteki karbon vergilerine ve iklim politikalarına karşı kendilerini güvence altına alıyor. Sürdürülebilir büyümenin yolu, doğru su ve karbon yönetiminden geçiyor.”

Nilüfer Belediyesi, uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği yaptı Haber

Nilüfer Belediyesi, uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği yaptı

Nilüfer Belediyesi, uluslararası ölçekte yürütülen “Yeşil Enerji Dönüşümünün Sahadaki Yansımaları” başlıklı araştırma projesi çerçevesinde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Britanya merkezli King’s College London öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Nilüfer’e gelen araştırma ekibi, belediyenin sürdürülebilirlik ve yeşil enerji uygulamalarını yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş de katıldı. Görüşmede, belediyenin yenilenebilir enerji politikaları, yerel düzeyde yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmaları ve toplumsal katılım modelleri hakkında kapsamlı bilgi paylaşımı yapıldı. Toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak bugün 64 elektrikli aracımız ve 8 çatı GES projemiz ile sürdürülebilirlik noktasında başarılı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Başta belediye binalarımız olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarımızı her yıl yükseltiyoruz. Sosyoekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri olan Nilüfer, sürekli büyüyen bir kent. Her yıl 20 bini aşan, neredeyse bir mahalle kadar göç alıyoruz. Bursa’daki istihdamın büyük bir bölümü Nilüfer’de gerçekleşiyor. Aynı zamanda hastaneleri, özel okulları ve sosyal yaşamıyla Bursa’nın yükünü Nilüfer çekiyor. Dolayısıyla Bursa’nın yaşadığı tüm sorunlar Nilüfer’i doğrudan etkiliyor. Elbette bizler karbon emisyonlarının düşürülmesi noktasında karar mercii değiliz. Fakat hem kendimizi dönüştürmek hem de Nilüferlileri bilinçlendirmek için çalışmaya devam ediyoruz.” SAHADA İNCELEME VE BELGESEL ÇEKİMLERİ Ziyaret kapsamında araştırma ekibi, saha gözlemleri de gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde Nilüfer Belediyesi Sürdürülebilirlik Parkı’nı gezen ekip, burada yer alan uygulamaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet, programın son durağında ise Güngören Mahallesi’nde bulunan Güneş Enerji Santrali’ni (GES) ziyaret ederek, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji üretimi alanındaki çalışmalarını gözlemledi. Ziyaretler süresince proje kapsamında hazırlanan belgesel için çekimler gerçekleştirildi. AKDENİZ’DE YEŞİL DÖNÜŞÜM İNCELENİYOR British Academy tarafından desteklenen uluslararası araştırma projesi; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’da yürütülerek, yeşil enerji dönüşümünün yerel düzeydeki etkilerini çok boyutlu olarak ele alıyor. Projede Türkiye’den Kadir Has Üniversitesi, İtalya’dan Gran Sasso Üniversitesi ve Yunanistan’dan Dimitris Katsaprakakis ile yerel araştırmacılar yer alıyor. Çalışma; iklim değişikliği, sürdürülebilir ve yeşil enerjiye geçiş ile topluluk katılımı arasındaki ilişkileri inceleyerek, yerel deneyimlere odaklanıyor. Yüz yüze mülakatlar, katılımcı gözlem ve belgesel film yapımı gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı proje, yeşil dönüşüm süreçlerinin sahadaki karşılığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma kapsamında elde edilecek bulguların, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda şekillenen enerji politikalarına yerel perspektiften katkı sunması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.