Hava Durumu

#Yapay Zekâ

- Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BBS ve BÜYEM’den Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret Programı Haber

BBS ve BÜYEM’den Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret Programı

Bursa Business School, dijital dönüşüm ve küresel rekabette öne çıkmak isteyen firmalara yönelik eğitim programlarını sürdürürken, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik yeni nesil içerikleriyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda BBS ve BÜYEM iş birliğinde Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı düzenlendi. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde gerçekleşen programda, Boğaziçi Üniversitesi ve UC Berkeley Üniversitesi Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın tarafından katılımcı firmalara yapay zekayı e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine entegre etmelerine katkı sağlayacak teorik ve pratik bilgiler aktarıldı. “Yapay Zeka İş Dünyasında Önemli Bir Kırılma Noktası Oluşturdu” Eğitmen Ahmet Rasim Çağın, Boğaziçi Üniversitesi’nde uygulamaya yönelik yapay zekâ dersleri verdiğini belirterek, “Uludağ’da yapay zekânın ticaret, sanayi, ihracat ve e-ticaret alanlarında nasıl kullanılabileceğini ele aldığımız son derece verimli bir program gerçekleştirdik. Teknolojideki dönüşümün doğrudan iş hayatına nasıl uygulanabileceğini tartıştık. Doğanın içinde böyle bir iş okulu ve tesis yapısını ülkemize kazandırdıkları için BTSO’ya ve eğitimdeki işbirliği için Boğaziçi Üniversitesi’ne teşekkür ederim.” dedi. Yapay zekânın internete ve cep telefonlarına benzer bir kırılma noktası oluşturduğunu vurgulayan Çağın, “Yapay zekâ hayatımızın her alanında yer almaya başladı. Üzerinde çalıştığımız projelerde yapay zekâ hem maliyetlerin azalması hem de ciroyu destekleme açısından şirketlere ciddi değer katıyor. Bu teknolojinin geri dönüşü yok; gelip geçici değil kalıcı bir teknoloji. Ne kadar hızlı öğrenip iş hayatına uygularsak rakiplerimizin o kadar önüne geçeriz.” ifadelerini kullandı. “Artık E-Ticaretin Başında ‘E’ Kalkmalı” BTSO E-Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise eğitimlerin önemine dikkat çekerek, “BBS’de gerçekleştirilen eğitimler çok kıymetli. Ben de burada katılımcı olarak yer alıyorum. Mevcut içerikleri uygulamalı olarak yapay zekâ üzerinden çalıştırıyoruz. Yapay zekâ kullanımı herkese hız kazandıracak. Artık e-ticarette her şey hız üzerine kurulu. 40 kişinin yaptığı işleri tek kişiye düşürebilecek AI agent’lerin (yapay zekâ aracıları) sayısı artıyor.” dedi. Bu tür etkinlikleri artırmak istediklerini belirten Sülün, “Geleneksel ticaret anlayışını kırmakta zorlanıyoruz. Artık e-ticaretin başındaki ‘e’ kalkmalı; ticaretin kendisi bu dönüşüme evriliyor. Bundan sonraki eğitimlerimizi sektördeki paydaşlarımızın taleplerine göre şekillendireceğiz. Devletimiz de ivmesini e-ihracata çevirmiş durumda. Eğitim planlamalarımızı bu doğrultuda yapacağız.” diye konuştu. “Eğitim İş Akışımıza Olumlu Katkı Sağlayacak” Eğitimde yer alan Ehiltek Kalıp Tasarım Kıdemli E-Ticaret Yöneticisi Taha Taştekin de ilk kez BBS eğitimine katıldığını belirterek, “Gerek düzenlendiği yer gerek organizasyon gerek eğitmen kalitesi ve işlenen içerik açısından çok iyi bir eğitimdi. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bu eğitimin iş akışımıza olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum. Aldığımız çıktılarla operasyonumuzu daha da geliştireceğiz. BTSO, BBS ve değerli eğitmenimize teşekkür ederim. Bundan sonraki eğitimlere de mutlaka katılmak isterim.” dedi. “Eğitim Beklentimin Üzerindeydi” Bil Plastik Yönetim Kurulu Üyesi Alihan Biliktü ise, “Bursa Business School ve Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen yapay zekâ eğitiminde çok kıymetli bilgiler edindik. Aynı ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışma fırsatı bulduk. Beklentimin çok üzerindeydi. Uludağ’da düzenlenmesi de ayrı bir değer kattı. Bundan sonra da sektörümle ilgili eğitimlere katılmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. “Eğitim Farklı Bir Yaklaşımla Hazırlanmıştı” Pakkens firmasında satış bölümünde çalışan Can Demiralay da eğitimin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, “Eğitimin ilk bölümünde teknik bir başlangıç yapıldı ve yapay zekânın tarihçesi, altyapısı ve temel oluşumu çok iyi anlatıldı. Daha önce katıldığım eğitimlerden farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı. Uygulamalı örnekler teorik bilgileri pekiştirmede oldukça etkili oldu ve bana yeni bir perspektif kazandırdı.” dedi.

ROBOT YARIŞMASI’NDA AVRASYA ŞAMPİYONU OLDU Haber

ROBOT YARIŞMASI’NDA AVRASYA ŞAMPİYONU OLDU

Robot teknolojileri konusunda çalışan takımlar, Antalya'da düzenlenen Fibonacci International Robot Olympiad Avrasya Şampiyonası'nda yarıştı. Yarışmacılar 18- 22 Kasım tarihleri arasında İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenecek olan dünya şampiyonasına katılabilmek için mücadele ettiler. 21 ülkeden 639 takım ve 3.000’in üzerinde katılımcının yer aldığı Avrasya Şampiyonası, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük robotik organizasyonlarından biri olarak Antalya’da gerçekleştirildi. İtalya'nın başkenti Roma'da düzenlenen Fibonacci Uluslararası Robot Olimpiyatları, her yıl kasım ayında dünyanın dört bir yanından robotik tutkunlarını bir araya getiriyor. Bu etkinlik, teknolojiye ilgi duyan binlerce mühendis, yönetici, öğrenci ve aileyi buluşturarak, sektörün önde gelen isimlerinden bilgi almak, yeni girişimleri keşfetmek, robotlar tasarlamak ve en son teknolojileri keşfetmek için bir platform sunuyor. Yapay zekâ ve otonom robotlar konusunda düzenlediği ulusal çaptaki “Robolution” yarışmalarıyla bu alanda ülkemizin öncü eğitim kurumları arasında yer alan Özel Bursa Kültür Okulları, Fibonacci Uluslararası Robot Olimpiyatı Avrasya Şampiyonası’nda önemli başarılar elde etti. Özel Bursa Kültür Okulları ortaokul takımı “Mini Sumo” kategorisinde hem Avrasya şampiyonluğunu, hem de Avrasya 2.’liğini kazanırken, ilkokul takımı da aynı kategoride Avrasya 2.’si olarak Roma’da düzenlenecek Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etmeye hak kazandı. Yapay zekâ, otonom robotlar, büyük veri ve nesnelerin interneti gibi dijital teknolojilerin hayatı dönüştürdüğünü belirten Özel Bursa Kültür Okulları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yıldırım Bey Sırakaya, “2010 yılından itibaren okullarımızda kodlama, algoritmik düşünce, 3D tasarım ve robotik uygulamalar sürecini başlattık. Öğrencilerimizi teknoloji tüketen değil teknoloji üreten nesiller olarak yetiştirmek için önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Marmara Bölge Yarışması’nda ikincilik elde ederek bu büyük organizasyona katılmaya hak kazanan Kültürlü Çocuklar, Avrasya Şampiyonası’nda gösterdikleri üstün performansla Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı elde ettiler. Öğrencilerimizi ve emeği geçen öğretmenlerimizi tebrik eder, başarılarının artarak devamını dileriz” şeklinde konuştu.

İnegöl’de ücretsiz otoparkların anlık doluluk oranı artık cebinizde Haber

İnegöl’de ücretsiz otoparkların anlık doluluk oranı artık cebinizde

Bursa İnegöl Belediyesi, dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda vatandaş odaklı hizmetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi’nin dijital yüzü olan “Senin Belediyen” mobil uygulaması, yenilenen modern arayüzü ve zengin içerikleriyle kullanıcıların hizmetine sunuldu. İçerisinde şehre dair pek çok hizmet yer alan uygulama, tüm şehri telefonlarınıza taşıyor. OTOPARKLARIN DOLULUK ORANI ANLIK OLARAK CEBİNİZDE İnegöl Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğü tarafından yenilenen Senin Belediyen mobil uygulamasında en dikkat çekici özelliklerinden biri ise şehir merkezindeki ücretsiz otoparklara yönelik sunduğu anlık takip sistemi oldu. Bu özellikle birlikte vatandaşlar, İnegöl Belediyesine ait ücretsiz otoparkların doluluk durumunu mobil cihazları üzerinden anlık olarak görüntüleyebiliyor. Özellikle yoğun saatlerde park yeri arama sorununa pratik çözüm sunan sistem, sürücülere zaman kazandırırken şehir içi trafik akışına da olumlu katkı sağlamayı hedefliyor. HAVA KALİTESİNDEN NÖBETÇİ ECZANELERE ŞEHRE DAİR HER ŞEY BU UYGULAMADA Uygulama, otopark takibi dışında da pek çok akıllı hizmeti bünyesinde barındırıyor. Kullanıcılar; hava kalitesini anlık izleyebiliyor, nöbetçi eczanelere hızlıca ulaşabiliyor ve şehrin farklı noktalarından canlı kamera görüntülerini takip edebiliyor. Ayrıca kent rehberi haritası sayesinde önemli noktalara kolayca erişim sağlanırken, e-imar ve dijital imar hizmetleriyle de resmi bilgilere online olarak ulaşılabiliyor. SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞAM DA BURADA “Senin Belediyen” mobil uygulaması, yalnızca hizmet sunmakla kalmayıp İnegöl’ün sosyal ve kültürel yaşamını da kullanıcılarla buluşturuyor. Güncel etkinlikler, devam eden projeler ile belediyeden yapılan haber ve duyurular da uygulama üzerinden takip edilebiliyor. Dijital belediyecilik anlayışının bir yansıması olarak geliştirilen uygulama; hizmet rehberi, e-belediye işlemleri, yapay zeka destekli dijital asistan ve anlık bildirim sistemi gibi birçok modülü tek platformda topluyor. İnegöl Belediyesi’nin “Senin Belediyen” yaklaşımıyla hayata geçirdiği bu yenilikçi uygulama, vatandaşların belediye ile olan iletişimini güçlendirirken; hızlı, şeffaf ve erişilebilir hizmet anlayışını da bir üst seviyeye taşıyor. Yenilenen uygulama sayesinde İnegöllüler, şehirle ilgili ihtiyaç duydukları bilgiye tek dokunuşla ulaşabilecek. Uygulama IOS ve Android tüm mobil cihazlarda kullanılabiliyor.

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi Haber

Bursa'da Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’ne yoğun ilgi

Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından Molla Yegan’ın ders verdiği 6 asırlık tarihi medrese, Yıldırım Belediyesi’nin dokunuşuyla yeniden ilim merkezine dönüştü. Yıldırım Belediyesi’nin aslına sadık kalarak ayağa kaldırdığı Molla Yegan Medresesi, 2023 yılından itibaren Molla Yegan Çocuk Üniversitesi olarak hizmet veriyor. 6-12 yaş arası çocukların tarihle iç içe, eğlenerek öğrendiği, keşfederek geliştiği mekanda; atölyelerden bilimsel deneylere, kültürel etkinliklerden sanatsal çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eğitimler veriliyor. ON BİNLERCE ÇOCUĞU AĞIRLADI Geleceğin bilim insanlarını, sanatçılarını, düşünürlerini yetiştirmek ve çocukların ufkunu geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; sanat- tasarım ve inovasyon atölyeleri, bilim-uzay ve astronomi keşif atölyeleri, iletişim-sosyal gelişim ve yaşam becerileri atölyeleri, robotik- yapay zeka ve mühendislik teknolojileri atölyeleri ve anne çocuk atölyeleri bulunuyor. Açıldığı günden bu yana kaşif ruhlu çocukların buluşma mekanı olan Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; 10 bin 300 çocuk atölyelere katılım sağladı. 52 okuldan bin sınıfın ziyaret ettiği eğitim yuvası, 25 bin öğrenciyi de bilim-uzay ve astronomi atölyesiyle buluşturdu. ‘ÖZEL BİR EĞİTİM YUVASI’ Çocukların geleceğine katkı sunacak projelere büyük önem verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda tarihimizle geleceğimiz arasında kurduğumuz güçlü bir köprüdür. Bu tarihi mekanda çocuklarımız, ecdadın ilim mirasıyla aynı çatı altında bilimle, sanatla ve teknolojiyle iç içe yetişiyor. Bu yönüyle Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, hem kimliğimizi ve kültürümüzü yaşatan hem de çocuklarımızı geleceğin dünyasına hazırlayan çok özel bir eğitim yuvasıdır. Burada yetişen her bir evladımızın, geçmişinden aldığı ilhamla geleceğe yön veren bireyler olacağına yürekten inanıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak çocuklarımızın potansiyelini ortaya çıkaracak, onları hem tarihine bağlı hem de çağın gerekliliklerine hakim bireyler olarak yetiştirecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka, işlerimize yardımcı olurken bizi daha çok mu yoruyor? Haber

Yapay zeka, işlerimize yardımcı olurken bizi daha çok mu yoruyor?

Harvard Business Review’da yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, yapay zeka araçları üretkenliği artırabiliyor lakin aşırı kullanım zihinsel yorgunluğa yol açarak odaklanmayı ve karar vermeyi zorlaştırabiliyor. Boston Consulting Group tarafından yürütülen çalışma, bu zihinsel bulanıklığa “AI brain fry” (“yapay zeka beyin yorgunluğu“ denilebilir sanırım. “Beynin kızarması” literal olarak ama) adını verdi. Yapay zekanın beyinde yarattığı “sis” Ankete katılanlar, bir, iki veya hatta üç yapay zeka aracını aynı anda kullandıklarında kendilerini daha üretken hissettiklerini söylemişler. Ancak dördüncü bir araç devreye girdiğinde bu eğilim tersine dönmüş; bunun nedeni kısmen, yapay zeka ajanlarının bulaşıkları yıkayan çocuklar gibi olmaları. Evet, yardımcı oluyorlar, ancak yine de bir şeyleri kırmadıklarından emin olmanız gerekiyor ve tüm bu gözetim yorucu olabiliyor. Bu sadece beyin yorgunluğu değil Verimliliği izleyen yazılımlar üreten ActivTrak, yapay zekanın iş yerinde bazı istenmeyen sonuçlara yol açtığını da tespit etmiş. Wall Street Journal’a göre, çalışanlar yapay zeka araçlarını kullanmaya başladıklarında e-posta ve mesajlaşmaya iki kat daha fazla zaman harcadılar ancak karmaşık sorunları çözmek gibi odak gerektiren işlere %9 daha az zaman ayırdılar. ActivTrak’ın müşteri ilişkileri direktörü Gabriela Mauch, yapay zekanın çalışanlara zaman kazandırdığını, ancak bu boşluğu daha fazla işle doldurduklarını söylüyor, ki bir çoka raştırma ve kişisel deneyimlerim ve gözlemlerin bunu destekliyor. Bu, kısa vadede verimlilik artışına yol açarken, aynı zamanda tükenmişlik ve zihinsel aşırı yüklenmeyi de hızlandırıyor. Nelere dikkat etmeli Yapay zeka araçlarının iş akışımızdaki yeri bir sayolardan, oranlardan oluşan bir yarış olmamamalı. Yapay zeka araçları bu teknolojilerden önce hayatımıza entegre ettiğimiz diğer araçlar gibi dengeli bir şekilde hayatımıza girmeli. İlgili kaynakta belirttiğim ActivTrak’in işaret ettiği üzere, en yüksek verimlilik bu dil modelleri ile geçirilen sürenin toplam çalışma saatinin %7 ila %10’u arasında kaldığında yakalanıyor. Yapay zekanın sizi “sürekli meşgul” kılan bir operasyonel yük haline gelmesine izin vermeyin. Her yeni yapay zeka aracı, beraberinde yeni bir teyitleme, denetim ve hata payı yönetimi yükü getirir. Verimlilik artışı yerine bilişsel yorgunluk üreten araçları eleme hakkınızı kullanın. Unutmayın, algoritmalar yorulmaz ama nöronlar yorulur. Dijital sağlığınızı korumak için yapay zeka kullanımında “nicelik” yerine “nitelik” odaklı bir filtreleme süreci başlatmalısınız.

Toplumun yarısı dişlerini günde 2 kez fırçalamıyor Haber

Toplumun yarısı dişlerini günde 2 kez fırçalamıyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12'si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor. ÇÜRÜK DİŞLER “ACİL AĞRI” SEVİYESİNE GELENE KADAR ERTELENİYOR Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor. İLK DİŞ HEKİMİ ZİYARETİ ORTALAMA 16 YAŞINDA GERÇEKLEŞİYOR Türkiye'de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49'u açık ara "çilek" aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor. Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINDA YENİ BİLGİ KAYNAĞI: YAPAY ZEKA Ayrıca araştırmada, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya konuldu. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her 4 kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli. Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor. AĞIZ SAĞLIĞI ÖZGÜVENİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Toplumun yüzde 78'i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtirken, diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74'ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33'ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu Haber

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “İfade Özgürlüğü ve Gençlik” temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı. Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi. Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine REna Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihsel gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ’dan Fransız Devrimi’ne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, “Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz” sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu. İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, “Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır” diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgiyle donanmış, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: “Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.