Hava Durumu

#Yapay Zekâ

- Yapay Zekâ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zekâ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ raflara kadar indi! Haber

Yapay zekâ raflara kadar indi!

Frost & Sullivan tarafından OSS Derneği için hazırlanan çalışmaya göre, Türkiye’deki hafif araç parkının ortalama yaşı 14,3’e ulaşırken araçların yaklaşık yüzde 74’ü beş yaşın üzerinde bulunuyor. Türkiye hafif araç satış sonrası pazarının 2025 yılı büyüklüğü ise yaklaşık 10,2 milyar dolar seviyesinde hesaplandı. Büyüyen ve yaşlanan araç parkı bakım ve onarım ihtiyacını artırırken, milyonlarca farklı parça referansının doğru yönetilmesini de her zamankinden daha kritik hâle getirdi. “Yapay zekâ sadece sohbet eden uygulamalardan ibaret değil” Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan İTO 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, yapay zekânın satış sonrası sektöründe görünür fakat gürültülü olmayan bir dönüşüm başlattığını belirtirken, “Yapay zekâyı yalnızca sohbet eden uygulamalardan ibaret görmek, otomotiv sektöründeki asıl dönüşümü kaçırmak anlamına geliyor. Sektörün gerçek yapay zekâ devrimi ekranların önünde değil; depo raflarında, sipariş satırlarında, parça kataloglarında ve servis planlamalarında yaşanıyor. Müşterinin bu süreci görmesine gerek yok; doğru parçaya daha hızlı ulaşması, aracının serviste daha kısa süre kalması ve ihtiyacı olan hizmeti kesintisiz alması dönüşümün en somut sonucudur” dedi. “Amaç daha az değil, daha doğru stok” Yedek parça talebi her ürün grubunda düzenli ve öngörülebilir bir seyir izlemiyor. Bazı parçalar sürekli talep görürken bazı ürünlerde uzun sessiz dönemlerin ardından ani talep artışları yaşanabiliyor. Araç parkının bölgesel dağılımı, araç yaşı, servis geçmişi, mevsimsel etkiler, kronik arızalar ve tedarik süreleri gibi çok sayıda değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Yapay zekâ destekli tahmin sistemlerinin, bu değişkenleri eş zamanlı analiz ederek ürün ve lokasyon bazında daha isabetli stok kararları alınmasını sağlayabileceğini ifade eden Aşçı, “Satış sonrasında hedef stokları körlemesine azaltmak değildir. Asıl hedef, ihtiyaç duyulacak parçayı doğru bölgede hazır tutarken sermayeyi raflarda bekleten ölü stoğu, yok satma riskini ve acil sevkiyat ihtiyacını azaltmaktır. Yapay zekâ, geçmiş satışlara bakmanın ötesine geçerek araç parkını, bölgesel kullanım koşullarını, mevsimselliği ve tedarik sürelerini aynı karar mekanizmasında buluşturabilir. Rekabet artık kimin daha fazla stok taşıdığıyla değil, kimin daha doğru stok yönettiğiyle şekillenecek.” şeklinde devam etti. Sektörel çalışmalar, yapay zekâ destekli talep tahmini ve stok optimizasyonunun hizmet seviyesini korurken yedek parça stoklarında yüzde 30’a varan iyileştirme potansiyeli taşıdığına işaret ediyor. Ancak bu oranlar her şirket için garanti edilen sonuçlar değil; veri kalitesine, ürün çeşitliliğine, tedarik yapısına ve uygulama disiplinine bağlı bir potansiyeli ifade ediyor. Yanlış parça yalnızca iade maliyeti demek değil Otomotiv satış sonrasının en maliyetli sorunlarından biri, araçla uyumlu olmayan parçanın servise veya müşteriye gönderilmesi. Milyonlarca yedek parça kaydı, farklı üretim yılları, motor seçenekleri ve donanım seviyeleri dikkate alındığında yalnızca ürün adı veya araç modeline dayalı eşleştirme yeterli olmuyor. Yapay zekâ destekli sistemler; şasi numarası, model yılı, motor kodu, orijinal ekipman numarası, teknik ölçüler ve geçmiş eşdeğerlik kayıtlarını birlikte analiz ederek doğru parçanın daha hızlı bulunmasını sağlayabiliyor. “Yanlış parça yalnızca iade ve taşıma maliyeti oluşturmaz. Aracın serviste kalma süresini uzatır, teknisyenin zamanını kaybettirir, müşteri memnuniyetini düşürür ve bazı durumlarda güvenlik riski oluşturur.” diyen Aşçı “Yapay zekâ destekli çapraz referanslama sistemleri bu kayıpları önemli ölçüde azaltabilir. Ancak bunun ön koşulu temiz, güncel, standartlaştırılmış ve izlenebilir ürün verisidir. Bozuk verinin üzerine kurulan en gelişmiş algoritma dahi güvenilir sonuç üretemez” eklemesini yaptı. Şirketlerin yüzde 70’i kullanıyor, yüzde 14’ü değer üretiyor Öte yandan BCG ve MEMA tarafından 2026 yılında ticari araç satış sonrası pazarı üzerine gerçekleştirilen araştırmada şirketlerin yüzde 70’i bir şekilde yapay zekâ kullanmaya başladığını belirtirken, yalnızca yüzde 14’ü bu uygulamalardan anlamlı ticari değer üretebildiğini ifade ediyor. Bu farkın, teknolojiye sahip olmak ile teknolojiyi doğru iş problemine bağlamak arasındaki ayrımı ortaya koyduğunu vurgulayan Aşçı, şirketlere “önce problem, sonra teknoloji” yaklaşımını önerdi. Servisler arızayı beklemeyecek Bağlantılı araçlardan, sensörlerden ve servis kayıtlarından elde edilen veriler, satış sonrası hizmetleri arıza gerçekleştikten sonra müdahale eden yapıdan, bakım ihtiyacını önceden öngören bir modele taşıyor. Olağan dışı titreşimler, sıcaklık değişimleri, akü performansındaki düşüş, sıvı basınçlarındaki sapmalar ve parçaların kullanım ömrüne ilişkin veriler analiz edilerek bazı arıza ve performans kayıpları daha erken işaretlenebiliyor. Böylece gerekli parça araç servise gelmeden hazırlanabiliyor, servis kapasitesi daha dengeli planlanabiliyor ve aracın kullanım dışı kaldığı süre azaltılabiliyor. Aşçı, bu alanda araç verisine hukuka uygun erişim, müşterinin açık biçimde bilgilendirilmesi, siber güvenlik ve bağımsız servislerin veriye erişim koşullarının da teknolojik gelişim kadar önemli olduğuna dikkat çekti.

Bursa’nın ekonomi haritası ve Burkay’ın mega projeleri Haber

Bursa’nın ekonomi haritası ve Burkay’ın mega projeleri

İşte Gazeteci Yazar Mesut Demir’in köşe yazısı… BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın ekonomisine yön verecek, KOBİ’lere nefes olacak önümüzdeki dönem hayata geçireceği projeleri yoğun katılımlı lansman toplantısında anlattı. İbrahim Burkay, vizyonu ve ticaret mantalitesiyle BTSO’da 2013 tarihinden buyana başkanlık yapıyor. Hayata geçirdiği projelerin üzerine yeni makro projelerle de önümüzdeki döneme damga vurmaya hazırlanan İbrahim Burkay, tarihi projeleri açıkladı; “Ne mutlu ki bugün; 60 bini aşkın üyemizin inancı ve desteğiyle, her bir üyemize dokunan, bu kentin ve ülkemizin ekonomi tarihine geçen 60’tan fazla dev eseri Bursa’mıza kazandırdık. Bugün gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz ki Bursa, son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı hamlesini gerçekleştirmiştir.” Yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa’nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını anlattı Başkan Burkay… KOBİ’ler için hayat verecek olan projelerin başında TEKNOSAB KOBİ OSB, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han geliyor. Bu 3 proje aslında “İbrahim Burkay, sadece büyük firmalara yönelik projeler yapıyor” eleştirilerine de kısmen bir cevap niteliğinde… Benim dikkatimi çeken ve en çok beğendiğim projelerden biri Data Center, Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi… Teknolojinin hızla ilerlediği ve günümüzde en çok ihtiyaca cevap verecek nitelikte olan Data Center, Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi, KOBİ’lerin yeni nesil üretim ve dijital dönüşüm süreçlerine büyük katkı sağlayacak. Bursa’nın yeni ekonomi haritasını da şekillendiren Başkan Burkay, yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa’nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını kaydetti. Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha planlı, güçlü ve rekabetçi üretim alanlarına kavuşması açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti Başkan Burkay… Bursa’nın ticaretin merkezi olma yolundaki en önemli adımlarından biri olan Organize Ticaret Bölgesi, Bursa ticaret erbabı için planlı, modern ve güçlü bir büyüme alanı oluşturacak. Bir diğer önemli proje de TEKNOSAB Lojistik Teknopark… Bursa’da ortak akıl, ortak yatırım ve ortak kazancın en somut örneklerinden birini teşkil edecek. Mülkiyeti BTSO’ya ait İç Fidan Han ve Kubbeli Hal alanında da modern bir dönüşüm projesi hayata geçirilecek. İbrahim Burkay’ın mega projeleri karşısında diğer BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’nın nasıl bir adım atacağı da merak konusu oldu. Sağlıklı ve esen kalın…

BURSA’DAN DÜNYAYA MAKET İHRACATI Haber

BURSA’DAN DÜNYAYA MAKET İHRACATI

İhracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında rotasını Balkan ülkeleri ile Batı Avrupa’ya çeviren 3D Maket, merkezi Belçika’nın Anvers kenti olan ve dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden biri konumundaki Katoen Natie için özel bir maket projesine imza attı. 3D Maket firması, şirketin devasa operasyonlarını ve tesislerini milimetrik ve yüksek hassasiyetle yansıtan maketi Bursa’da üreterek, firmanın Belçika'daki merkezine teslim etti. Kilogram Başına İhracat Değerinde 3. Sektör Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada Türk tasarım ve mühendisliğini temsil ettiklerini belirten 3D Maket Firma Sahibi Nedim Yılmaz, maket sektörünün endüstriyel dönüşümüne ve yüksek ihracat potansiyeline dikkat çekti. Yılmaz, “Emek yoğun bir iş kolu olmamız sebebiyle katma değeri son derece yüksek bir alan üretiyoruz. Ürettiğimiz maketlerin kilogram başına düşen ihracat bedeli sektörel anlamda savunma sanayi ve mücevheratın ardından üçüncü sırada. Biz sadece bir maket değil, projenin hikayesini anlatan güçlü bir iletişim unsuru ihraç ediyoruz" dedi. Bugüne kadar Tacikistan, Azerbaycan, Kazakistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya gibi pek çok ülkeye ihracat gerçekleştiren firma; konut projelerinden karma yaşam merkezlerine, sanayi tesislerinden liman yapılarına kadar çok geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Türkiye'de ise Topkapı Sarayı'nın tamamını 1/150 ölçeğinde aslına uygun olarak yapan ilk firma olma unvanını taşıyor. Geniş Ürün Yelpazesi ve Teknik Uzmanlık Yurt dışına gönderilen maketlerin çeşitliliğine ve mimari detaylarına değinen Nedim Yılmaz, küresel pazarda sundukları çözümleri şu sözlerle detaylandırdı: “Yurt dışına gönderdiğimiz maketler ağırlıklı olarak konut projeleri, karma yaşam merkezleri, iş merkezleri, oteller, lojistik tesisler, liman yapıları, sanayi tesisleri ve kentsel dönüşüm projelerinden oluşuyor. Bunun yanında tarihi eserler, kültürel alanlar ve turizm projeleri için hazırladığımız özel maketler de bulunuyor. Her proje kendi içerisinde farklı teknik uzmanlık gerektiriyor ve biz firma olarak bu zorlu süreçlerin üstesinden başarıyla geliyoruz." Yeni Hedef: Körfez ve Kuzey Amerika Pazarı Daha önce Katar’da düzenlenen Project Qatar fuarı gibi uluslararası organizasyonlarda büyük ilgi gören ve Körfez ülkelerini yakından takip eden 3D Maket, önümüzdeki süreçte yeni pazarlara odaklanacak. Kaliteli üretim, hızlı teslimat, ileri teknoloji ve lojistik konum avantajıyla yabancıların odağında olduklarını belirten Nedim Yılmaz, yeni dönem hedeflerini şu sözlerle özetledi: “Belçika projemiz hem firmamız hem de Türk maket sektörü adına önemli bir referans oldu. Önümüzdeki dönemde Balkan ülkeleri ve Batı Avrupa’da Hollanda, Almanya ve İngiltere; Körfez bölgesinde Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Kuzey Amerika pazarlarına daha fazla odaklanacağız. Her ihracat başarısını yalnızca firmamızın değil; Türk mühendisliğinin, tasarımının ve üretim gücünün bir zaferi olarak görüyoruz.” Türk Maket Sektörünün Küresel Avantajları Türkiye’nin maket üretiminde dünyada önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini ifade eden Yılmaz, Türk maket sektörünün yabancı ülkeler için sunduğu stratejik avantajları şöyle aktardı: “Türk maket sektörü; kaliteli üretim, hızlı teslimat, mühendislik bilgisi ve rekabetçi maliyet avantajlarını bir arada sunabiliyor. Özellikle son yıllarda gelişen CNC, lazer kesim, 3D baskı ve dijital üretim teknolojileri sayesinde dünya standartlarında işler ortaya koyabiliyoruz. Avrupa ile Asya arasında bulunan stratejik konumumuz da lojistik açıdan önemli bir avantaj sağlıyor. Bu dinamikler sayesinde Türk maket sektörünün dünya pazarındaki payının önümüzdeki yıllarda daha da artacağına yürekten inanıyoruz.” Sektörün Geleceği: Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Üretim süreçlerinde CNC işleme, lazer kesim ve 3D yazıcı gibi en son teknolojileri kullandıklarını aktaran Nedim Yılmaz, sektörün önümüzdeki 10 yıl içinde tamamen dijitalleşeceğini öngördüklerini belirtti. Gelecekte robot yardımıyla maket ve minyatür yapmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, fiziki kütlelerin üzerine projeksiyon vasıtasıyla ışıklar yansıtılarak renklendirme yapılan dijital maket çalışmalarına başladıklarını ve bu yeni teknolojide de öncelikli hedeflerinin yurt dışı projeler olduğunu vurguladı.

“HIZ YAPAY ZEKÂNIN İSE GELECEK İNSANLARIN” Haber

“HIZ YAPAY ZEKÂNIN İSE GELECEK İNSANLARIN”

Programın sabah bölümünde ilk sunumu İş Fütüristi Stratejist Yazar Ufuk Tarhan yaptı. Tarhan, “Yarının İşini Yarına Bırakma, T’LEŞ” başlıklı sunumu ile hız faktörünün başarıya giden yoldaki önemine dikkat çekti. Tarhan bu doğrultuda, yapay zekânın kullanılmasının gerekliliğine vurguda bulundu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu ise “Zekâ Çağında Değer Yaratmak: Dayanıklı ve Güçlü Kurumların İnşası” konulu sunumunda, kurumların sürdürülebilir başarıyı elde etmelerinde, yapay zekâ başta olmak üzere, diğer teknolojik yeniliklerden yararlanılmasının kaçınılmazlığına dikkat çekti. Öğleden sonraki bölüm ise Managing Partner of WSI London and Turkey (WSI Londra ve Türkiye Yönetici Ortağı) Hande Ocak Başev’in sunumuyla başladı. Başev, “Mühendislikten Yapay Zekâ Mimarlığına: Yeni Bir Yolculuk” başlıklı sunumunda, yapay zekânın kullanım yaygınlığından söz etti. Yapay zekânın kurumlardaki kullanım yaygınlığı Yapay zekânın kurumlardaki kullanım yaygınlığı oranının yüzde 88 olduğunu belirten Başev, “Yapılan araştırmalar, kurumların yüzde 39’unun yapay zekâ projelerini kâra ve yatırıma dönüştürdüklerini ortaya koyarken, yüzde 28’inin yapay zekâ projelerinden sonuç alamadığını belgeliyor. Yapay zekâ projelerinin kârlı yatırımlara dönüşebilmesi, ‘merak’ olgusunun varlığına bağlı. Buradaki ‘merak’, ‘yapay zekânın kabiliyetini nerede uygularım’ sorusuna cevabı olabilecek ‘merak’ olmalı” diye konuştu. Yapay zekâ ile meslekler arasındaki bağ Yapay Zekâ Politikaları Derneği Kurucusu ve Başkanı, Recrotech Kurucusu ve Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu ise “Yapay Zekâ Çağında Yeni Dönem: Ekonomiden Topluma, Devletten Bireye” konulu sunumunda, yapay zekânın meslekler üzerindeki etkisinden söz etti. Dünyanın yapay zekâ çağına girdiğini ifade eden Küçükşabanoğlu, “Toplumdaki yaygın kanı, yapay zekânın birçok mesleğe son vereceği yönünde. Böylesi kaygılara kapılmaktansa, yapay zekânın beraberinde getireceği fırsatların neler olabileceği araştırılmalı. Teknolojiye direnenlerin kaybedeceği bir çağdayız. Gelinen ilerlemeler ışığında, yapay zekâ çağına girdiğimizi söyleyebiliriz. Gerek kamu, gerek özel sektör, iş plânlamalarını ve projelerini, bu gerçeği göz önünde bulundurarak yapılandırmalı” dedi. TÜMKAD’ın onur tablosu Başev ve Küçükşabanoğlu’nun sunumunun ardından, TÜMKAD Kurucu Üyeleri, TÜMKAD Yönetim Kurulu, TÜMKAD Komisyon Başkanlıkları ve TÜMKAD İl Temsilciliklerine plaket takdiminde bulunuldu. Programa katılamayan TÜMKAD Londra Temsilcisi ve Türkiye’nin ilk F16 savaş uçağı Berna Şen Şenol, video mesaj ile konferans katılımcılarını selâmladı. Sonrasında, TÜMKAD Kurucu Üyeleri, TÜMKAD Yönetim Kurulu, TÜMKAD Komisyon Başkanları ve TÜMKAD Temsilcilikleri konuşmacılar için oluşturulan plâtforma çıkarak, TÜMKAD için bestelenen şarkı eşliğinde fotoğraf verdiler. ‘Hız yapay zekânın ise gelecek biz insanların’ Aionire Co-Founder (Kurucu Ortak), Arena Technology Board Member (Yönetim Kurulu Üyesi), AI and Technology Association (Yapay Zekâ ve Teknoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı), TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu da “Sistem Tasarımından Geleceğin İnşasına: Yapay Zekâ Çağında Kadın Mühendislerin Rolü” başlıklı sunumunda, güvene dayalı kurulan köprülerle teknolojiden yararlanmanın formüllerinden söz etti. Teknolojiler değişse de teknolojiyi öğretecek uygulamalardan yararlanılması gerektiğini belirten Karakullukçu, “Sizi güçlü yapan etkinlikler neyse, hayat etkinliklerinizin üzerinde yükseliyor. Önceden öğrenmek için bazı araçlara sahip olmak gerekiyordu. Oysa iletişim çağında öğrenmenin önünde hiçbir engel kalmadı. Yapay zekâ bizlerden daha hızlı. Yapay zekânın bilemediği şu var. Hız yapay zekânın ise gelecek biz insanların. Bu gerçeğin farkında olmalıyız. Stratejilerimizi bu gerçeğin ışığında plânlamalıyız. Yapay zekâyı, fırsatlar bağlamında görmekten yanayım” diye konuştu. ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ Sunumların ardından, ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ne geçildi. TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Köksal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele konuşmacı olarak; SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Habitat Danışma Kurulu Başkanı GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem ile KAGİD Hatay Yönetim Kurulu Başkanı KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral katıldı. SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Habitat Danışma Kurulu Başkanı Gen Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem, kendisini başarılı kılan en büyük faktörün, cesaretli çalışmalarından kaynaklandığını vurguladı. Dokunulan hayatlarda ‘iz’ bırakmak Sorgulayan bir kültürden gelen değer yargılarına sahip olduğunu belirten Erdem, “Başarılı olmak güzel bir duygu. Ancak mevkiler geçici. Dokunulan hayatlarda iz bırakabilmek çok kıymetli. Ben iz bırakabilenlerin safında yer almaya gayret ettim. Değişim içsel yolculuğumuzla başlıyor. Kendi içsel değişiminizi gerçekleştirebildiğinizde, başkalarının hayatlarına da dokunabiliyorsunuz” diye konuştu. Sürdürülebilir başarı için başarıyı getiren faktörlerin, bir zincirin halkaları gibi ahenkli ve uyumlu dizilim gerektirdiğini dile getiren Erdem, etkin yönetişimin ve şeffaflık olgusunun başarının temel taşlarını oluşturduğunu vurguladı. KEBO’nun başarı öyküsü KAGİD Hatay Yönetim Kurulu Başkanı KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral ise 30 yıldır sos ve mayonezlerde katkı maddesi kullanmadıklarını belirterek, sağlıklı ve doğal ürünlerin önemine dikkat çekti. KEBO’nun başarı öyküsünden söz eden Kıral, “Hatay usulü ile hazırladığımız tavuk dönerini, KEBO markamız ile tüketicilerin beğenisine sunmaktayız. Ürünlerimizde katkı maddelerine asla yer vermiyoruz. Bunun içindir ki ürünlerimiz tüketicilerimizin beğenisini kazanıyor” diye konuştu. Hatay kadın dayanışmasıyla ayağa kalktı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’deki depremden en fazla Hatay’ın etkilendiğine işaret eden Kıral, Hatay’ı yeniden ayağa kaldırma hedefinde, kadınların ortaya koydukları sosyal dayanışmanın, zorlukların aşılmasında kadının gücünü ortaya koyduğunu vurguladı. Kıral sözlerinin sonunda başarıya ulaştıran faktörlerden de söz etti. Başarılı olmak için mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Kıral, uyumlu ekip çalışmasının başarıyı da beraberinde getireceğini sözlerine ekledi. Her sunum sonrası, konuşmacılara, teşekkür plaketi takdim edildi.

KADIN MÜHENDİSLER GELECEĞİ KURGULUYOR Haber

KADIN MÜHENDİSLER GELECEĞİ KURGULUYOR

Podyum Davet’te bu yıl ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ temasıyla 5.’ncisi gerçekleştirilen organizasyona, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, Gürsu Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, MARSİFED Başkanı Osman Akın, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, GİFED Başkanı Oya Eroğlu, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, ARSİYAD Başkanı Erdinç Acar, BİSİAD Başkanı İdris Doğrul, YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri ile davetlilerin yanı sıra TÜMKAD üyeleri katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda, TÜMKAD’ın çalışmalarını anlatan tanıtım filmi gösterimi gerçekleştirildi. ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ Programda açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, bu yılki konferans temalarını ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ olarak belirlediklerini belirterek, “Bundan yüz yıl sonra, bugünün tarih kitapları yazıldığında; insanlığın yapay zekâyı geliştirdiği dönem olarak değil, yapay zekâyla birlikte kendini yeniden tanımladığı dönem olarak anılacağız. Bu yıl temamız: Mühendislik Zekâsının Yükselişi. Neden böyle bir tema seçtik? Çünkü zekâ anlar, mühendislik zekâsı çözer. Zekâ ‘ne oluyor?’ diye sorar. Mühendislik zekâsı ‘nasıl yapılır?’ diye sorar. Zekâ ‘ne’ye odaklanır, mühendislik zekâsı ‘nasıl’a. Aradaki mesafe işte tam burada başlıyor. Bir problem düşünün. Herkes onu tarif edebilir. ‘Su yok.’ ‘Köprü lazım.’ ‘Bu çalışmıyor.’ Tarif etmek kolaydır. Ama mühendis tarifin ötesine geçer: nasıl çözülür, nasıl yapılır tarafına. Mühendis kısıt altında çözer. Bütçe sınırlıdır. Zaman azdır. Malzeme bellidir. Ve fizik pazarlık etmez. İşte mühendislik zekâsı bu duvarların arasında doğar. Zekâ tek bir doğru arar. Mühendislik zekâsı dengeyi, optimumu, uzlaşmayı veya ortak yolu seçer. Mükemmeli değil, optimumu. Çünkü mühendis bilir: her kazanç, bir şeyden vazgeçmektir. Zekâ fikri konuşur. Mühendislik zekâsı fikri çalışan bir şeye dönüştürür. Bir fikir, çalışana kadar sadece bir temennidir. Zekâ parçayı görür. Mühendislik zekâsı sistemi görür. Parçaların birbirini nasıl ittiğini, nasıl çektiğini, nerede kırılacağını görür. Ve şu soruyu sorar: ‘Hata olursa ne olur?’ Zekâ ‘doğru mu?’ diye sorar. Mühendis ‘ya yanlışsa?’ diye sorar. Ve güvenlik payını oraya koyar. Bir köprünün ayakta kalması, en parlak fikre değil, en iyi hesaplanmış hata payına bağlıdır. Zekâ bir kez çözer ve gider. Mühendislik zekâsı ölçeklenebilir çözer, tekrarlanabilir çözer. Bir kişiyi kurtaran çözüm güzeldir. Bir milyonu kurtaran çözüm mühendisliktir. Ve en önemlisi: Zekâ cevabı bilince durur. Mühendislik zekâsı dener, ölçer, düzeltir. Sonra tekrar dener. Hep sorgular. Mühendis ilk seferde haklı olmaya çalışmaz; sonunda doğruya ulaşmaya çalışır. Çünkü zekâ ‘olmaz’ deyince biter. Mühendislik zekâsı ise tam orada başlar: ‘Peki nasıl olabilir?’ Mühendislik zekâsı yalnızca fiziksel bağlamda değil; toplumsal, ekonomik, ekolojik, psikolojik bağlamda da aynı prensiplerle çalışır, çalışmak zorundadır. Çünkü yalın zekâmızla çözüm bekleyen pek çok sorun yarattık. Daha da yaratacak gibiyiz. Ve bunları çözmek için her alanda mühendislik zekâsına ihtiyacımız var” diye konuştu. Kadın mühendislerin mühendislik zekâsı Kadın mühendislerin mühendislik zekâsını temsil ettiklerini vurgulayan Öztürk, dünyaya ve ülkemize damga vuran mühendislerden örnekler verdiği konuşmasına şöyle devam etti: “Mühendislik zekâsı bir cinsiyetin değil, bir diplomanın değil, bir bakışın adıdır. Ama o bakışın yarısını yüzyıllarca masaya çağırmadık. Bugün çağırıyoruz. Hem de hemen, şimdi ve hiç zaman kaybetmeden! Ve iddiamız büyük: Bu bakış artık yalnızca mühendislerde değil, her alanda yükselmeli. Bir hekim, bir iktisatçı, hatta bir sosyolog da mühendislik zekâsına, yani algoritmik (adım adım, kurallı düşünme) ve sistemli bakışa bağlanmalı. Çünkü bu çağ, bu düşünme biçiminin çağı. Çünkü çözülecek o kadar çok problem var ki: iklim, su, enerji, yapay zekâ, demografik ve ekolojik değişim... Bu problemler tek bir cins beynin, eril organik ve yapay zekânın çözebileceğinden çok daha büyük. Artık, bugün de aramızda olan, bize yıllardır ‘gelecek tıpkı tarih gibi bir bilgidir; onu akıllıca kullanmalıyız’ diyerek fütürist bakışı aşılayan sevgili Ufuk Tarhan’ın işaret ettiği gibi: geleceği tarif edecek çok insan var. ‘Geleceği bilemeyiz’ diyemiyoruz artık; nasıl olabileceğine, nasıl olması gerektiğine dair pek çok şey biliyoruz. Eksiğimiz, onu inşa edecek mühendisler. Özellikle de kadın mühendisler. Yapay zekanın tetiklediği bu yeni çağ, düşünce biçimimizi değiştiriyor ve bugün burada bizimle olan tüm değerli konuşmacılarımız düşünce biçimlerimiz ve yeni çağın beklentilerini bizimle paylaşacaklar. İşte burada olmamızın, bunları konuşmamızın nedeni bu: Mühendislik zekâsını yükseltmek ve kadın mühendisleri bu fırsatlarla dolu yeni çağda olmaları gereken yere taşımak. Başarılarını görünür kılmak, geleceğin mühendislik dünyasını konuşmak ve birlikte önemli bir kilometre taşına tanıklık etmek için. Beş yıl önce başlattığımız bu konferanslarda bir hayalimiz vardı: kadın mühendislerin daha görünür olduğu, birbirinden güç aldığı, genç kızlara ilham verdiği ve mühendislikte iş birliğinin büyüdüğü bir ekosistem kurmak. Bugün dönüp baktığımızda görüyoruz ki o hayal artık yalnızca bir konferans değil. Bir dayanışma ağına, bir gelişim platformuna ve her geçen gün büyüyen bir mühendislik hareketine dönüştü.” TÜMKAD uluslararası arenada Çıktıkları yolculukta kendileriyle beraber yürüyen tüm üyelerine, gönüllülerine ve paydaşlarına teşekkür eden Öztürk, 160’ı aşan üyeleri, 11 kurumsal üyeleri, ulusal ve uluslararası 7 temsilcilikleriyle; ‘Kutup Yıldızım Mentörlük Projesi’, ‘Dönüşüm Bugün Projesi’, ‘Liselerde Geleceğin Meslekleri Fütürizm Konferansları’, ‘GIF-T Idethon’, ‘Yeşil Okuryazarlık Projesi’, ‘TÜMKAD ve TEV Burs Fonu Tiyatro Projesi’, ‘QueengTech Buluşmaları (QTB) ve QTBinside’, ‘İlham Veren Mühendis KadınlarPodcast’i’ olmak üzere 10 ayrı projeyi aynı anda yürüttüklerine dikkat çekti. Mühendislik zekâsının yükseldikçe kadınların yükseleceğine işaret eden TÜMKAD Kurucu Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların yükselmesinin de geleceğin yükselmesi anlamına geleceğini ifade etti. Konferanslarının beşinci yılını kutladıklarına değinen Öztürk, ‘5’ sayısının kendileri için özel bir anlam ifade ettiğini belirtti. ‘5’ sayısının çocuklukların da defterlerine gururla yazılan ‘pekiyi’ notunu ifade ettiğini hatırlatan Öztürk, ‘5’ sayısının aynı zamanda bugün Türkiye’nin 5G teknolojisine geçişini, hızlanan dijital dönüşümü ve geleceğe duyulan inancı simgelediğini vurguladı. TÜMKAD olarak, Endüstri 5.0 ve yapay zekâ çağında mühendislik zekâsıyla üreten, dönüştüren ve geleceğe yön veren kadın mühendislerle yol almaya devam edeceklerine işaret eden Öztürk, geleceği beklemeyip, geleceği tasarladıklarını ifade etti. Öztürk’ten anlamlı teşekkür Sponsorlara ve etkinlikte emeği geçenlere teşekkür eden TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Hepinizin 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutluyor; keyifli, ufuk açıcı ve mühendislik zekâmızı yükselten bir gün diliyorum.’ Öztürk’ün konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Kadın mühendislerin teknolojiye büyük katkısı Konuşmasına TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk’ü ve TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyeleri ile Komisyon Üyelerini tebrik ederek başlayan MARSİFED Başkanı Osman Akın, mühendis kadınların teknolojinin gelişimine büyük katkıları bulunduğunu söyledi. Kadın girişimci iş gücünün teknolojik gelişime büyük katkısı bulunduğunu vurgulayan Akın, başarılı çalışmaları nedeniyle TÜMKAD’ı tebrik etti. Federasyonları çatısı altında faaliyet gösteren TÜMKAD’ın, MARSİFED’e değer kattığını ifade eden Akın, her durum ve koşulda, TÜMKAD’ın yanında olduklarını da sözlerine ekledi. Mühendis kadınların siyasetteki gücü Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de TÜMKAD’ın şahsında ‘Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutladı. Mühendis kadınların siyaset sahnesinde de yer almalarının, sorunların çözümüne, çözüm odaklı pratik mühendis bakış açısının getireceğini ifade eden Özdemir, TÜMKAD’a çalışmalarında başarılar diledi. Nilüfer’in kadın şehri olduğuna işaret eden Özdemir, “Çalışan annelerimizin yanında yer almak ve onların hayat yüklerini hafifletebilmek için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bunlardan biri de ‘Nilüfer 95’ projesi. Adını 36 aylık bebeklerin boy ortalamasından alan projemiz, anne karnına düşen yavrularımızın 7’nci ayından itibaren doğumundan sonraki 36 aylık sürece kadar geçen dönemdeki bedensel ve psikolojik gelişimlerine destek olmayı hedefliyor. Çocuklarımızı 36 ayın ardından kreşlerimize alacağız. Yavrularımızı kreşlerimizde, Atatürk’ün öğretileri doğrultusunda çağdaş uygar bireyler olarak yetiştireceğiz” diye konuştu. Açılış ve protokol konuşmalarının ardından sponsorlara teşekkür plaketi törenine geçildi. Ana sponsorlar Etkinliğin ana sponsoru İstanbul Gelişim Üniversitesi adına İstanbul Gelişim Üniversitesi ve Gökkuşağı Kolejleri Yönetim Kurulu Üyesi Betül Gayretli ile diğer ana sponsor CW Enerji Plus Bursa adına Genel Müdür Alperen Elmalı’ya teşekkür plaketlerini TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk takdim etti. Yaka İpi sponsoru ESA Lojistik adına ESA Lojistik Mühendislik ve Operasyon Geliştirme Yöneticisi Aslı Şarkışla’ya plaketini TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Yurdakul İleri takdim etti. Destek sponsorları Femtek Mühendislik adına Femtek Mühendislik kurucularından TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Kuş’a, Martur Fompak International adına Sosyal Sürdürülebilirlik Müdürü Saadet Çağal’a, Özel Tan Balat Okulları adına Genel Müdür Can Akyollu adına İpek Akyollu’ya, Promsonn Teknoloji adına Fabrika Müdürü Ramiz Er’e, Ritim Yönetim adına Genel Müdür Yardımcısı Pınar Kamber Borazan’a, Zone İnşaat adına Zone İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Şimşek’e plaketlerini TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Köksal takdim etti. Ulaşım Sponsoru ARCA Otomotiv adına ARCA Otomotiv SEAT Kupra Satış Müdürü Bahar Durmuş’a, Medya Prodüksiyon Sponsoru DODO Prodüksiyon adına DODO Prodüksiyon Kurucusu Doğan Batman’a, Hediye Sponsoru Kozaş Kozmetik adına Kozaş Kozmetik Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ecz. Neslihan Şahin ve Kozaş Kozmetik Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ecz. Melike Şahin’e, Yaka Kartı Sponsoru Nilüfer Belediyesi adına Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş’e plaketlerini TÜMKAD Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi Funda Geyimer takdim etti. Medya ve İletişim Sponsoru BPR İletişim Adına BPR İletişim Danışmanlığı Kurucusu Kenar Kibar’a, Tasarım Sponsoru Kırmızı Küp Ajans adına Kırmızı Küp Ajans Kurucusu Göktuğ Konukoğulları’na, Etkinlik Sponsoru Patansiyel İnşaat adına Potansiyel İnşaat Kurucusu Sennur Çelik’e, Tekstil Sponsoru Yeşim Tekstil adına Yeşim Grup Yalın Liderlik ve Sürekli Geliştirme Yöneticisi Neslin Gazioğlu Özkaya’ya TÜMKAD üyesi Sevil Arslan’a ‘Sevil’in Fırçası’ sergisi nedeniyle plaketlerini TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Kuş takdim etti. Son olarak, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Yurdakul İleri’ye organizasyonun düzenlenmesine 3 yıldır liderlik ettiği için teşekkür plaketi takdim etti. Plaketleri takdim edilen ana sponsorlar ve destek sponsorları toplu fotoğrafta bir araya geldi. Sponsorlara plaket takdiminin ardından panel ve oturumlara geçildi. Fuaye alanında stantlar Etkinliğin fuaye alanında ise konuklar; Vodafone standında 5G deneyimini tecrübe ettiler. Yine konuklar, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin geliştirdiği ‘insansız hava aracı’nı inceleme fırsatı buldular. Konuklar ayrıca TÜMKAD Üyesi Sevil Arslan’ın “Sevil’in Fırçası” sergisinde, tablolar üzerindeki karekodları okutarak Arslan’ın kendi sesinden tablonun ortaya çıkış hikayesini dinleyerek, tabloyu hareketli ve 3 boyutlu olarak da izleyebildiler. Etkinlik kapsamında ayrıca Ufuk Tarhan’ın T-İnsan kitabının son baskısı da fuaye alanında okurları için imzaladı.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay DOSAB’daki firmalarla buluştu Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay DOSAB’daki firmalarla buluştu

BTSO Başkanı İbrahim Burkay, DOSAB’da farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. Firma ziyaretlerinin ardından DOSAB Sosyal Tesisleri’nde bölge sanayicilerinin ve iş dünyası temsilcilerinin yoğun katılımıyla düzenlenen programda önemli mesajlar verildi. “KÜRESEL REKABETE GÜÇ KATAN MERKEZLERİ HAYATA GEÇİRDİK” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, “Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum.” dedi. Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde DOSAB’da Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, “Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. DOSAB’da sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu. DOSAB ve DOSABSİAD’a hem mevcut çalışmalarımıza destekleri hem de Bursa için ortaya koyduğumuz 2030 vizyonumuza olan inançları için teşekkür ediyorum. Birlikte çok daha büyük başarılara imza atacağımıza inanıyorum.” diye konuştu. “BURSA VİZYONUNU KAYBETMEMELİ” BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, “Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır.” ifadelerini kullandı. Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, “Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli.” dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi. DOSAB Başkanı Levent Eski, BTSO’da İbrahim Burkay başkanlığında hayata geçirilen projelerin Bursa için önemli kazanımlar sağladığını söyledi. Bu yatırımların sürdürülebilir şekilde geliştirilmesinin şehre ve topluma daha fazla katkı sunacağını belirten Levent Eski, şunları kaydetti: “Bugüne kadar yapılan projeler dört dörtlük. Bu yatırımların sürdürülebilir olması bizler için büyük önem taşıyor. Başkanımız İbrahim Burkay’ın bu konudaki çabaları zaten hepimizin malumudur ve aşikardır. Başkanımız Bursa’da ve Türkiye’de ilklere imza attı. Yeni dönemde de Başkanımız İbrahim Burkay’la bölgemize değer katacak yeni projelerde birlikte hareket etmeyi arzu ediyoruz.” DOSABSİAD Başkanı Onur Kutlualp ise Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nin Bursa ekonomisine güç katan önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Bölge firmalarının üretmekten ve ülkeye değer katmaktan vazgeçmediğini belirten Kutlualp, dernek olarak sanayicilerin sesini daha güçlü duyurmak ve kurumlar arası iş birliğini geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti. BTSO’nun sanayicinin yanında duran yaklaşımını, Bursa iş dünyasına kazandırdığı projeleri ve ortak akla verdiği değeri önemsediklerini kaydeden Kutlualp, Başkan İbrahim Burkay’a DOSAB’a gösterdiği ilgi ve destek için teşekkür etti.

BTK'dan hat sahiplerine sıkı denetim! Haber

BTK'dan hat sahiplerine sıkı denetim!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), elektronik haberleşme sektöründe kimlik doğrulama ve abonelik süreçlerini kökten değiştiren iki ayrı yönetmeliği bugünkü Resmi Gazete'de yayımladı. 25 Haziran 2026'da yürürlüğe girecek düzenlemelerle, mobil hat alımından aboneliklerin devamına kadar tüm süreçlerde dijital kimlik doğrulama dönemi başlayacak. Yeni kurallara göre mobil hat ve diğer elektronik haberleşme aboneliklerinde kimlik doğrulaması; e-Devlet, NFC özellikli yeni nesil kimlik kartları, yapay zekâ destekli görüntülü görüşme, biyometrik doğrulama ve video kayıt yöntemleriyle yapılabilecek. Yabancı uyruklu kişiler için de yeni bir sistem kuruluyor. Elektronik kimlik belgesi bulunmayan yabancılar, Göç İdaresi Başkanlığı'nın mobil uygulaması üzerinden yüz tanıma yöntemiyle kimlik doğrulaması yapabilecek. Diplomatik statüde bulunan yabancılar ise e-Devlet üzerinden Dışişleri Bakanlığı kayıtlarıyla doğrulanabilecek. Düzenlemenin en dikkat çekici maddelerinden biri ise mevcut abonelere yönelik denetim mekanizması oldu. İşletmeciler, tüm abonelerin kimlik ve aktiflik durumlarını üç ayda bir kamu kayıtları üzerinden kontrol edecek. Yapılan sorgularda doğrulama yapılamaması halinde abonelere önce kısa mesaj gönderilecek, ardından hatlar kısıtlanacak ve sorun giderilmezse 90 gün sonunda tamamen kapatılacak. BTK ayrıca kişi veya şirket adına açılabilecek hat sayısına ilişkin belirlenen sınırların aşılmasını da yasakladı. Kurumun hedefi, sahte abonelikleri, kimlik dolandırıcılıklarını ve başkası adına açılan kayıt dışı hatları önlemek. Söz konusu yönetmeliklerin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz. –– Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik –– Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

GENÇLERE TEKNOLOJİ VE YAPAY ZEKA EĞİTİMİ Haber

GENÇLERE TEKNOLOJİ VE YAPAY ZEKA EĞİTİMİ

Yıldırım Belediyesi, teknoloji odaklı belediyecilik anlayışı ve dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda Türkiye’ye örnek olacak çalışmalarına yenisini ekledi. Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemleri Müdürlüğü tarafından kurulan Yıldırım Yapay Zeka ve Teknoloji Merkezi’nde eğitimler başladı. Söz konusu merkezde; gençlerin teknolojik dönüşüme aktif şekilde katılması, yapay zeka ve dijital yetkinliklerini geliştirmesi hedefleniyor. Gençler, Yıldırım Yapay Zeka ve Teknoloji Merkezi’nde hem teorik eğitimler alacak hem de uygulamalı çalışmalarla teknoloji üretme deneyimi kazanacak. GELECEĞE YATIRIM YAPIYORUZ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, merkezdeki ilk derse katıldı. Burada eğitim gören üniversite öğrencileriyle bir araya gelen Başkan Yılmaz, “Gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak geleceğin teknolojilerine yatırım yapmayı, gençlerimizi yapay zeka ve dijital dönüşüm çağının güçlü bireyleri olarak yetiştirmeyi önemsiyoruz. Yıldırım Yapay Zeka ve Teknoloji Merkezi sadece bir eğitim alanı değil; aynı zamanda fikirlerin projeye, projelerin ise teknolojiye dönüştüğü bir üretim üssü olacak. Burada yapay zeka okuryazarlığından prompt mühendisliğine, robotik kodlamadan veri analitiğine kadar birçok alanda eğitim ve uygulama imkanı sunacağız. Lise ve üniversite öğrencilerimiz hem uzmanlardan eğitim alabilecek hem de kendi projelerini geliştirebilecek” dedi. GENÇLER TEKNOLOJİYE YÖN VERECEK “Teknoloji artık yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi” diyen Başkan Oktay Yılmaz, “Yapay zeka çağında en büyük güç, teknoloji üretebilen ve yenilik geliştirebilen insan kaynağıdır. Bu merkez dijital dönüşüm vizyonumuzun, akıllı şehircilik anlayışımızın ve veri temelli belediyeciliğin somut bir yansımasıdır. Yıldırım’da gençler teknolojinin sadece kullananı değil, tasarlayanı ve yön vereni olacak. Bu merkezde eğitim alan gençlerimizin, gelecekte ülkemizin teknoloji ekosistemine önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin fikirlerini desteklemeye ve geleceğin teknolojilerini birlikte üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.