Hava Durumu

#Yalova

- Yalova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yalova haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İÇMO GENÇ BURSA KURULDU “MESLEKİ AİDİYETİN TEMELLERİNİ ÖĞRENCİLİK YILLARINDA ATIYORUZ” Haber

İÇMO GENÇ BURSA KURULDU “MESLEKİ AİDİYETİN TEMELLERİNİ ÖĞRENCİLİK YILLARINDA ATIYORUZ”

Başkanlığını Serra Aktaş’ın üstlendiği İÇMO Genç Bursa yönetiminde Yağız Yılmam, Nergis Tufan, Yusuf Yılmaz, Aslıhan Yıldız, İclal Pala ve Dilara Ural yer alıyor. Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova illerini kapsayan yapılanma, özellikle Yalova Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İçmimarlık Bölümü ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin katılımıyla 110 genç içmimar adayını bir araya getiriyor. ÖZBEY: “GÜÇLÜ BİR MESLEK ÖRGÜTÜ, GENÇLERİN KATILIMIYLA GELECEĞE TAŞINIR” İÇMO Genç Bursa’nın kuruluşunu değerlendiren TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nehir Özbey, mesleki örgütlenme bilincinin öğrencilik yıllarında kazanılmasının önemine dikkat çekti. Özbey, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Mesleğimizin geleceğini yalnızca bugünün profesyonelleriyle değil, yarının içmimarlarıyla birlikte şekillendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle genç meslektaş adaylarımızın henüz öğrencilik yıllarında meslek örgütümüzle tanışmalarını, mesleki dayanışma kültürünü benimsemelerini ve karar alma süreçlerine katılmalarını son derece önemsiyoruz. İÇMO Genç Bursa'yı yalnızca bir öğrenci yapılanması olarak değil; üniversite ile meslek pratiği arasında güçlü bir bağ kuracak, gençlerin fikirlerini, üretimlerini ve enerjilerini meslek örgütümüze taşıyacak önemli bir platform olarak görüyoruz. Hedefimiz, mezuniyet sonrasında başlayan bir oda üyeliği ilişkisinin ötesine geçerek öğrencilikten itibaren gelişen, aidiyet ve ortak sorumluluk bilinciyle güçlenen sürdürülebilir bir meslek kültürü oluşturmak. İÇMO Genç Bursa'nın kuruluşunda emeği geçen tüm genç arkadaşlarımızı kutluyor, yeni yönetimimize başarılar diliyorum.” AKTAŞ: “ÖĞRENCİLER İLE MESLEK DÜNYASI ARASINDA KÖPRÜ OLACAĞIZ” İÇMO Genç Bursa Başkanı Serra Aktaş ise yapılanmanın genç içmimar adaylarının mesleki hayata daha donanımlı hazırlanmasında önemli bir rol üstleneceğini belirtti. Aktaş, “Amacımız, öğrencilik döneminden itibaren mesleğimizi daha yakından tanımak, mesleki deneyimlerden faydalanmak ve mezuniyet sonrasında karşılaşabileceğimiz süreçlere daha hazırlıklı olmak. İÇMO Genç Bursa aracılığıyla öğrenciler ile meslek profesyonelleri arasında güçlü bir iletişim ve dayanışma ağı kurmayı hedefliyoruz” dedi. Gençlerin yalnızca mesleki gelişimlerine değil, toplumsal sorumluluk projelerine de katkı sunmak istediklerini ifade eden Aktaş, İÇMO Bursa Şubesi çatısı altında okullara kütüphane kazandırılmasına yönelik bir proje üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aktaş, İÇMO Genç Bursa'nın kuruluş sürecinde verdikleri destek dolayısıyla Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nehir Özbey'e ve yönetim kuruluna teşekkür etti.

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz Haber

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldız, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye ve afet risklerini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. 17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığını ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlatan Yıldız, depremde yaşamını yitirenleri saygıyla andı. “DEPREM BİR DOĞA OLAYI, YIKIM KADER DEĞİL” Depremin tek başına afete neden olmadığını belirten Yıldız, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetimsizlik ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince kullanılmamasının riskleri büyüttüğünü ifade etti. Yıldız, “Deprem bir doğa olayıdır. Afete dönüşmesi veya dönüştürülmesi ise yerleşim yeri planlayıcılarının, karar alıcıların ve uygulayıcıların yanlışlarının sonucudur” dedi. Deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında ne yapılacağını bilmekten ibaret olmadığını belirten Yıldız, kentlerin jeolojik özelliklerinin, zemin davranışlarının ve yapı güvenliğinin bilinmesi gerektiğini söyledi. “MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI HIZLA TAMAMLANMALI” Afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığını vurgulayan Yıldız; aktif faylar, sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, yerleşime uygun alanların bilimsel verilerle belirlenmesi ve imar kararlarının bu veriler doğrultusunda alınması çağrısında bulunan Yıldız, mevcut yapı stokunun yanı sıra ulaşım sistemleri ve kritik altyapıların da afetlere karşı güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, jeolojik-jeoteknik etütlerin bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI OLMAMALI” Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar tüm süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Yıldız, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme faaliyetine indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, riskli yapıların yenilenmesi kadar riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığını kaydetti. “GÜNEY MARMARA NEDEN KAPSAM DIŞINDA?” Açıklamasında “Yarısı Bizden” kampanyasına da değinen Yıldız, İstanbul’da uygulanan finansman modelinin Güney Marmara illerinde de uygulanması gerektiğini savundu. Yıldız, İstanbul’da riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 17 olduğunu, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale’de ise bu oranın yaklaşık yüzde 65 seviyesinde bulunduğunu öne sürerek, “Olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek’ mi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?” sorusunu yöneltti. '1' İLE ÖNLEMEK Mİ, '6' İLE ÖDEMEK Mİ? Mevcut riskli yapı stoğunu eritmek amacıyla devreye alınan en güçlü mekanizmanın 2026 yılında da ana strateji olan “Yarısı Bizden” kampanyası olduğunu ifade eden JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen bu modelde, her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Bu şekilde Bakanlığın her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin TL’lik finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor. Bu finansal modelin amacı, inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle kentsel dönüşüme giremeyen dar ve orta gelirli vatandaşın üzerindeki yükü hafifletmektir. Ancak riskli yapı stoğu yaklaşık % 17 olan İstanbul ilimiz için bu sistem uygulanırken, riskli yapı stoğu % 65 olan Bursa – Yalova – Balıkesir ve Çanakkale için neden uygulanmıyor? Üstelik Güney Marmara’da bulunan bu illerin toplam nüfusu İstanbul’un 3’te 1’i ve riskli yapı stoğu yaklaşık 4 kat daha fazla iken. Yetkililere tekrar hatırlatmak istiyoruz, tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘’ÖNLEMEK’’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘’ÖDEMEK’’ mi, hangisi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?". “AFET VE ACİL DURUM BAKANLIĞI KURULMALI” Jeoloji Mühendisleri Odası olarak tüm yerleşimlerde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesini ve yapı ile zemin denetiminin kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmesini talep ettiklerini belirten Yıldız, afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız ayrıca “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısında bulundu. Afet yönetimindeki kurumlar arasındaki koordinasyonun yeniden düzenlenmesi ve ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte etkin bir afet yönetim modeli oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bunun yanında afet risk yönetimini destekleyecek bir afet hukuk sistemi oluşturulması ve afet suçlarına yönelik caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savundu. “KAYBEDECEK 27 YILIMIZ DAHA YOK” Deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, bilimin ve mühendisliğin gereklerinin yerine getirilmesinin tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu söyledi. Yıldız açıklamasını, “27 yıl geçti ancak hâlâ doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı” sözleriyle tamamladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anarken, yerel ve merkezi yönetimler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri afet risklerinin azaltılması için bilimsel ve kamusal çözümler üretmeye çağırdı.

Bursa Büyükşehir AKOM olumsuz hava koşullarına karşı seferber oldu Haber

Bursa Büyükşehir AKOM olumsuz hava koşullarına karşı seferber oldu

AKOM koordinasyonunda sürdürülen müdahalelerde, olumsuz hava koşullarının etkilerini en aza indirmek için tüm birimler seferber edildi. Bursa’da etkili olan yoğun yağışlar sonucunda kent genelinde metrekareye 20, kent merkezinde ise 30 kilo yağmur yağdı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne BUSKİ üzerinden gelen toplam 280 ihbarın 39’unun dere taşması olduğu tespit edildi. AKOM’a ulaşan 17 toprak kayması ihbarı ile birlikte sosyal medya üzerinden yapılan incelemelerde, 12 farklı noktada sel ve su baskınına bağlı olumsuzluk yaşandığı belirlendi. Gelen ihbarlar üzerine ekipler hızlıca bölgelere sevk edildi. DİĞER KURUMLARLA KOORDİNELİ ÇALIŞMA Özellikle Ürünlü Ayvalıdere bölgesinde yaşanan dere taşkını nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alınarak bazı yollar geçici olarak ulaşıma kapatıldı. Mudanya ilçesinde yaşanan toprak kayması ve 5 ayrı binadaki su baskının ardından ekipler tarafından tahliye ve güvenlik çalışmaları tamamlandı. Paşaçiftliği mevkiinde yaşanan ağaç devrilmesine de Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekiplerince gerekli müdahalede bulunuldu. Gürsu ilçesi Karahıdır bölgesinde yaşanan kanal taşmasının ardından da DSİ ile koordineli çalışma başlatıldı. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ EKİPLERİ SAHADA Osmangazi ilçesine bağlı Mollafenari, Çekirge, Muradiye ve Kocanaip mahallelerinde çeşitli noktalarda yaşanan toprak kaymaları ve istinat duvarı yıkılmalarına karşı da AFAD, ilçe belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ekiplerince çalışmalar koordineli olarak yürütülüyor. Demirkapı Mahallesi Uludağyolu Caddesi üzerinde yapılan incelemelerde zemin sıvılaşması nedeniyle ağaç devrilme riski taşıyan alanlar tespit edildi ve Park ve Bahçeler ekipleri tarafından riskli ağaçların kontrollü şekilde kaldırılmasına başlandı. Mollafenari bölgesinde meydana gelen toprak kayması sonucu kapanan yolda temizlik ve yol açma çalışmaları Fen İşleri ekiplerince sürdürülürken, komşu il Yalova’dan gelen destek talebi doğrultusunda 1 araç ve 6 personel bölgeye sevk edildi. HIZLI TAKİP, ETKİN MÜCADELE Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, İtfaiye, BUSKİ, Zabıta, Fen İşleri ve Park ve Bahçeler ekipleriyle birlikte AFAD, DSİ ve ilçe belediyeleriyle tam koordinasyon içerisinde çalışmaların yürütüldüğü, özellikle mahalle bazlı gelişmelerin hızlı takibi ve ilk müdahalenin etkin şekilde sağlanması amacıyla muhtarlarla sürekli iletişim halinde olunduğu ve sahadan alınan bilgiler doğrultusunda ekip sevklerinin hızlıca gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada sürecin AKOM koordinasyonunda takip edildiği, mevcut meteorolojik şartların devam etme ihtimaline karşı tüm ekiplerin teyakkuz halinde olduğu ve sahadaki çalışmaların 7/24 esasına göre kesintisiz şekilde devam ettiği vurgulandı.

Osmangazi’de minyatür sanatı kadınlarla hayat buluyor Haber

Osmangazi’de minyatür sanatı kadınlarla hayat buluyor

Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip olan minyatür sanatını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kurs, kadınlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde gerçekleşen minyatür eğitimlerinde kursiyerler, bu köklü sanatın inceliklerini keşfederken aynı zamanda sabır, estetik anlayış ve kültürel bilinç kazandıran verimli bir süreçten geçiyor. Atölyede renklerin uyumu, sabrın ve emeğin birleşimiyle ortaya çıkan her çalışma, geçmişle günümüz arasında bir bağ kuruyor. Geleneksel değerleri koruma ve geleceğe aktarma hedefiyle organize edilen kurs, kadınların sosyal yaşamına da taze bir nefes ve yeni fırsatlar sunuyor. Minyatür sanatıyla geçmişin izlerini bugüne taşıdıklarını söyleyen kurs eğitmeni İpek Özsoy, “Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Halk Eğitim iş birliği ile beraber minyatür kursu açtık. Birinci seviye 12 Şubat’ta bitti, şu an ikinci seviye minyatür kursundayız. Minyatür kursunun sonunda güzel bir sergi ile çalışmaları taçlandırmayı düşünüyoruz. Birinci seviyede temel minyatür eğitimi ile başladık, ikinci seviye biraz daha profesyonel, biraz daha detay istiyor. Bize bu fırsatı verdiği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, şu anda Osmangazi Belediyesi, Bursa’da minyatür kursu veren tek belediye.” diye konuştu. Aralarında Yalova’dan gelen katılımcıların da bulunduğu kursiyerler ise aldıkları eğitimden ötürü çok mutluluk ve memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Kendilerine tanınan bu fırsattan dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür eden kursiyeler, kurs boyunca çok keyif aldıklarını, yeni deneyimler edindiklerini belirterek, kursun devam etmesini çok istediklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.