Hava Durumu

#Uykusuzluk

- Uykusuzluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uykusuzluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gece saat 03.00’te uyanmak hastalık belirtisi mi? Haber

Gece saat 03.00’te uyanmak hastalık belirtisi mi?

Gece yarısı ya da sabaha karşı uyanıp yeniden uykuya dalmakta zorlanmak, birçok kişinin yaşadığı yaygın bir sorun olarak öne çıkıyor. Sosyal medyada özellikle 03.00’te uyanmanın belirli organlarla ilişkili olduğuna dair paylaşımlar gündem olurken, uzmanlar bu yaklaşımın bilimsel olmadığını belirtiyor. Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, insan bedenini belirli saatlere göre yorumlamanın doğru olmadığını vurgulayarak, gece uyanmalarının tek bir sebebe indirgenemeyeceğini ifade etti. STRES VE GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR UYKU DÜZENİNİ BOZABİLİYOR Temrel’e göre yoğun iş temposu, ekonomik kaygılar, aile sorumlulukları ve gün boyu biriken zihinsel yorgunluk, gece uykusunun bölünmesine yol açabiliyor. Kişi gün içinde kendini stresli hissetmese bile, biriken zihinsel yük uyku kalitesini düşürebiliyor. Doç. Dr. Tuğba Atmaca Temrel, uyku sorunlarının değerlendirilmesinde yalnızca gece yaşanan şikâyetlere değil, kişinin günlük yaşam düzenine de bakılması gerektiğini söyledi. GECE TELEFONA BAKMAK UYKUYA DÖNÜŞÜ ZORLAŞTIRIYOR Gece uyanıldığında saate bakmak ve ardından telefona yönelmek de uykuya dönmeyi güçleştiren davranışlar arasında yer aldığına dikkati çeken Temrel, telefon ekranından gelen ışık ve sosyal medya içeriklerinin zihinsel uyanıklığı artırdığını, sürekli saat kontrolünün ise kişide “yeterince uyuyamadım” kaygısını besleyebileceğini ifade etti. Özellikle sabah erken kalkmak zorunda olan kişilerde bu kaygının daha da arttığını belirten Temrel, gece uyanmalarında telefon kullanımından kaçınılması gerektiğini vurguladı. AKŞAM RUTİNLERİ UYKU KALİTESİNİ BELİRLİYOR Uyku düzenini etkileyen faktörlerin yalnızca yatak odasıyla sınırlı olmadığını söyleyen Temrel, gün içinde edinilen alışkanlıkların da önemli olduğunu dile getirdi. Geç saatlerde kafein tüketimi, yatmadan önce ağır yemek yemek, düzensiz uyku saatleri, uzun ekran süresi ve hareketsizlik uyku kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Düzenli uyku saatleri oluşturmanın, akşam saatlerinde zihinsel uyarımı azaltmanın ve gün içinde hareketli olmanın uykuya katkı sağlayabileceği belirtildi. HER GECE AYNI SAATTE UYANMAK HASTALIK ANLAMINA GELMEZ 03.00’te uyanmanın tek başına belirli bir organ sorunu anlamına gelmediğini söyleyen Temrel, sıklaşan uyanmalar, yeniden uykuya dalamama, gündüz aşırı yorgunluk ve eşlik eden başka belirtiler varsa uzman değerlendirmesinin gerekli olduğunu ifade etti. Uyku sorunlarının stres, yaşam alışkanlıkları, hormonal değişiklikler ve farklı sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğine dikkat çeken Temrel, uzun süren şikâyetlerde kişinin kendi kendine tanı koymaması gerektiğini söyledi. Temrel, yorgunluk, uykusuzluk, gerginlik ve dikkat dağınıklığı gibi belirtilerin dinlenme ihtiyacına işaret edebileceğini, ancak her belirtinin ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini belirtti. Kaliteli uykunun yalnızca uyunan süreyle değil, kişinin kendini ne kadar dinlenmiş hissettiğiyle de bağlantılı olduğunu vurgulayan Temrel, gece uyanmalarının değerlendirilmesinde uyku saatleri, stres düzeyi ve yaşam alışkanlıklarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Horlama ve sabah baş ağrısına dikkat! Haber

Horlama ve sabah baş ağrısına dikkat!

Göğüs Hastalıkları ve Alerji Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. M. Levent Safali, uyku sırasında ortaya çıkan sorunların tespit edilmesinde uyku laboratuvarında gerçekleştirilen testlerin önemli rol oynadığını belirtti. Uyku apnesinin erkeklerde kadınlara göre yaklaşık üç kat daha sık görüldüğünü belirten Safali, kadınlarda hastalığın her zaman horlama ve gece nefes durması şeklinde görülmeyebileceğine dikkat çekti. Safali, uykusuzluk, sabah baş ağrısı, gündüz yorgunluğu, duygu durum değişiklikleri ve konsantrasyon güçlüğünün de değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında olduğunu ifade etti. MENOPOZ DÖNEMİNDE RİSK ARTABİLİYOR Menopoz dönemindeki hormonal değişimlerin uyku düzenini etkileyebildiğini belirten Safali, bu dönemde uyku apnesi açısından da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Safali, özellikle menopoz döneminde veya sonrasında horlama, gece nefes nefese uyanma, sabah baş ağrısı ve gündüz yorgunluğu yaşayanların uyku apnesi açısından değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti. Uyku apnesi ve huzursuz bacak gibi bazı hastalıkların özellikle gece ortaya çıktığını aktaran Uzm. Dr. M. Levent Safali, uyku laboratuvarında beyin dalgaları, kalp ritmi, solunum, bacak hareketleri ve göğüsteki solunum eforunun ölçüldüğünü söyledi. Gece boyunca uyku teknisyeni eşliğinde gerçekleştirilen testlerden elde edilen kayıtların uzman hekim tarafından değerlendirildiğini belirten Safali, bu veriler sayesinde hastalığın tanısının konulabildiğini ve şiddetinin belirlenebildiğini ifade etti. Uzm. Dr. M. Levent Safali, süregelen horlama, gece nefes darlığı, sabah baş ağrısı ve gündüz aşırı yorgunluk gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi ve gerekli durumlarda bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.

Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler Haber

Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler

Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca adet görülmemesi olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken, Türkiye’de bu yaş aralığı 47–49 olarak belirtiliyor. Ancak bazı çevresel ve yaşam tarzı faktörleri menopoz sürecini birkaç yıl öne çekebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, aile öyküsü, genetik faktörler, kanser tedavileri, bazı cerrahi müdahaleler ve otoimmün hastalıkların değiştirilemez risk faktörleri olduğunu vurgularken; sigara, stres, uykusuzluk ve beslenme alışkanlıklarının ise kontrol altına alınabileceğini belirtti. Dr. Cavide Ali, erken menopoz riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, dengeli beslenme, sağlıklı kilo aralığının korunması, stres yönetimi ve düzenli uyku alışkanlığının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Ali, “Yaşam tarzındaki doğru adımlar, menopoz sürecinin doğal zamanında gerçekleşmesine katkı sağlayabilir” diyerek risk faktörlerine dikkati çekti. SİGARA MENOPOZU 2 YIL ERKENE ÇEKEBİLİYOR Sigaranın, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmesine yol açtığını belirten Dr. Ali, nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturduğunu söylüyor. 2018 yılında yayımlanan geniş bir meta-analize göre sigara içen kadınlar menopoza ortalama 2 yıl daha erken giriyor. AŞIRI ZAYIFLIK RİSK OLUŞTURUYOR Yağ dokusunun östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirten Dr. Ali, düşük vücut kitle indeksine sahip kadınlarda menopoz yaşının daha erken görülebildiğini ifade ediyor. Uzun süreli kalori kısıtlamasının yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. KRONİK STRES HORMON DENGESİNİ BOZUYOR Yüksek stres düzeyi, üreme hormonlarının düzenlendiği sistemi etkileyebiliyor. Sürekli yüksek seyreden kortizol hormonu, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine zemin hazırlayabiliyor. Çalışmalar, yoğun stres yaşayan kadınlarda menopoz riskinin daha erken yaşta ortaya çıkabildiğini gösteriyor. UYKUSUZLUK BİYOLOJİK SAATİ ETKİLİYOR Kaliteli uykunun hormon dengesi açısından kritik olduğunu vurgulayan Dr. Ali, özellikle gece salgılanan melatonin hormonunun üreme sistemi üzerinde düzenleyici rol oynadığını belirtiyor. Kronik uykusuzluk; melatonin azalması, artmış oksidatif stres ve hormonal dengesizlik yoluyla menopoz sürecini hızlandırabiliyor. BESLENME ALIŞKANLIKLARI BELİRLEYİCİ Araştırmalar; yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiğini, rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise süreci öne çekebildiğini ortaya koyuyor. Bitkisel protein, D vitamini ve antioksidan açısından zengin sebze-meyve tüketimi koruyucu etki gösterirken; yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor. PLASTİKLERDEKİ KİMYASALLARA DİKKAT BPA ve ftalat gibi endokrin bozucu kimyasalların östrojen benzeri etki göstererek hormonal dengeyi bozabildiği belirtiliyor. Yüksek çevresel toksin düzeylerinin erken menopozla ilişkili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Uzmanlar, plastik kullanımının azaltılması ve cam ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.