Hava Durumu

#Ürün Geliştirme

- Ürün Geliştirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Geliştirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldırım'dan kadın emeğine destek Haber

Yıldırım'dan kadın emeğine destek

Yıldırım Belediyesi, kadınları hayatın her alanında desteklemeye devam ediyor. Eğitimden istihdama, girişimcilikten kooperatifçiliğe kadar hayata geçirilen projelerle kadınların ekonomik ve sosyal açıdan güçlenmeleri sağlanıyor. Hayata geçirilen destek ve projelerle; üreten, istihdam oluşturan ve girişimci kadınların sayısı hızla artırılırken, ilçenin ve şehrin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlanıyor. KADIN KOOPERATİFLERİ Yıldırım Belediyesi’nin kadınların ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik en önemli çalışmalarından biri kadın kooperatifleri. 2021 Yılından bu yana 4’ü tarımsal 11’i ticari olmak üzere 15 kadın kooperatifinin kurulmasın öncülük edilirken, söz konusu kooperatifler bugün farklı alanlarda ekonomik değer oluşturup, kadınların gücüne güç katmaya devam ediyor. Kadın kooperatiflerinin daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amacıyla oluşturulan KooperatifçilikGelişim Merkezi ise kadınlara kurumsallaşma, pazarlama, finansal planlama, üretim ve yönetim gibi konularda destek ve gelişim imkanı sunuyor. Öte yandan Yıldırım Belediyesi, kadın kooperatifçiliğinde elde ettiği deneyimi Bursalı kadınların tamamı ile paylaşıyor. Bursa’nın 17 ilçesinde, kooperatif kurmak isteyen girişimci kadınlara mentörlük ve eğitim desteği sağlanarak, kadın emeğinin sürdürülebilir iş modellerine dönüşmesine katkı sunuluyor. 100 BİNLERCE KURSİYER Yıldırım Belediyesi’nin, kadınların ekonomik hayata katılımını artıran bir diğer önemli çalışma ise YIL-MEK. Yıldırım’da 33 farklı merkezde, 82 ayrı branşta eğitimler veren YIL-MEK, kadınlara geleneksel sanatlardan el sanatlarına, kişisel gelişimden teknik ve mesleki eğitimlere kadar geniş bir yelpazede kurslar düzenleniyor. Eğitimler, kadınların hem sosyal yaşamda daha aktif olmalarını hem de sahip oldukları becerileri ekonomik değere dönüştürmelerini sağlıyor. Bugüne kadar 100 binlerce kursiyeri mezun eden merkez ‘Hayat Boyu Öğrenme’ anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor. Yıldırım Belediyesi’nin, kadınların sosyal yaşamda rollerinin artırılması ve ekonomik kazanç elde ederek aile ekonomisine katkı sağlayabilmeleri için 30 noktada hayata geçirdiği Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezleri de, binlerce kadının iş ve meslek sahibi olmasını sağladı. HANIMELİ ÇARŞISI Yıldırım Belediyesi’nin kadınların ekonomik olarak güçlenmesine yönelik çalışmalarının önemli halkalarından biri de Yıldırım Hanımeli Çarşısı. Üreten, emek veren ve kendi markasını oluşturmak isteyen kadınlar için hayata geçirilen Hanımeli Çarşısı, kadın girişimcilere ürünlerini doğrudan vatandaşlarla buluşturabilecekleri bir satış ve tanıtım alanı sunuyor. El emeği ürünlerden tasarımlara, hediyelik eşyalardan yöresel lezzetlere kadar farklı ürünlerin yer aldığı çarşı, kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlıyor. Her ay düzenli olarak Gökdere Pazar Alanı’nda kurulan Hanımeli Çarşısı, kadın üreticilere yeni bir pazar oluştururken aynı zamanda kadınlar arasındaki dayanışma ve iş birliğini de güçlendiriyor. TESCİL BELGELERİ ALINDI Yıldırım Belediyesi, BEBKA desteğiyle Mart 2025’te hayata geçirdiği Kooperatifçilik Gelişim Merkezi Projesi ile de kooperatiflerin gelişimine katkı sağlıyor. Kaplıkaya Mahallesi’nde kurulan merkezde; kadın girişimci ve kooperatiflere eğitim, ürün geliştirme, dijital pazarlama, e-ticaret, markalaşma ve pazara erişim desteği veriliyor. Merkezin çalışmaları kapsamında bugüne kadar; 31 köyde kültürel miras envanteri çıkarılırken, 20 kadın kooperatifine mentorluk hizmeti verildi. Ayrıca 10 ürün için geliştirme ve reçetelendirme çalışması yapılırken, 5 ürün için coğrafi işaret ve 6 ürün için de tasarım tescili başvurusu gerçekleştirildi. Tescil başvurusu yapılan ürünlerden; Motifli Pazen Kadın Yeleği, Yaprak İşlemeli Çağdaş Yelek ve Desenli Panelli Kumaş Çanta Takımı için tescil belgeleride alındı. YILDIRIM’IN GELECEĞİNE YATIRIM Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kadınların ekonomik hayata daha fazla katılmasının toplumsal kalkınma açısından da büyük önem taşıdığını belirterek, kadınları güçlendiren her çalışmayı Yıldırım’ın geleceğine yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirtti. ‘Güçlü Kadın Güçlü Toplum’ anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Yılmaz, “Kadınlarımızın üretimde, istihdamda ve girişimcilikte daha fazla yer alması, şehirlerin kalkınmasına doğrudan katkı sunuyor. Kadın emeğini güçlendiren her çalışmayı kentimizin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Yıldırım’da kadın kooperatiflerimiz, Kadın Eğitim ve Girişimcilik Merkezlerimiz, Hanımeli Çarşısı ve istihdam odaklı çalışmalarımızla kadınlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz” dedi.

Bitki bazlı ürünler bağımsız bir kategori Haber

Bitki bazlı ürünler bağımsız bir kategori

Uluslararası araştırmalar, tüketici tercihlerinde sağlık ve beslenmenin öne çıktığını; sürdürülebilirlik ve günlük beslenmeye uyumun da bu tercihleri desteklediğini gösteriyor. BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, tüketici beklentilerindeki bu dönüşümün Türkiye için önemli bir gelişim alanı oluşturduğuna; güçlü bitkisel üretim altyapısının bilimsel bilgi, Ar-Ge ve inovasyonla buluşturulmasının sektör için yeni fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye yönelik farkındalığın artmasıyla birlikte bitki bazlı beslenme, yalnızca belirli bir yaşam tarzını benimseyen tüketicilerin tercihi olmaktan çıkıyor. Bugün farklı tüketici grupları, bitki bazlı ürünleri günlük beslenme alışkanlıklarına dahil edilebilecek, dengeli ve çeşitli beslenme seçenekleri arasında değerlendiriyor. Tüketiciler bu ürünlere “ya hep ya hiç” yaklaşımından ziyade, mevcut beslenme alışkanlıklarına esnek şekilde dahil edilebilecek seçenekler olarak bakıyor. Akdağ, bu değişimin sektör açısından yalnızca yeni bir tüketici kitlesine ulaşmak anlamına gelmediğini; farklı ihtiyaçlara yanıt veren, besleyici ve günlük yaşama uyum sağlayan ürünlerin geliştirilmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Türkiye’nin bakliyat, tahıl ve farklı bitkisel hammaddeler açısından sahip olduğu çeşitlilik ise bu dönüşüm için önemli bir avantaj sunuyor. Akdağ, bu kaynakların bilimsel bilgi, Ar-Ge ve inovasyonla desteklenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin hem iç pazar hem de ihracat açısından önemli fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Küresel veriler tüketici tercihlerindeki dönüşümü ortaya koyuyor Innova Market Insights’ın 2026 trend raporuna göre, tüketicilerin yüzde 55’i bitki bazlı ürünlerin artık kendi başına ayrı bir kategori olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. BİTKİDEN’in de üyesi olduğu Küresel Bitki Bazlı Gıdalar İttifakı’nın 2023 yılında yayımladığı araştırmaya göre ise Türkiye’de tüketicilerin yüzde 51’i bitki bazlı ürünleri tercih etme nedenleri arasında sağlık faydasını gösteriyor. Bu veriler, bitki bazlı ürünlerin yalnızca alternatif olarak değil, tüketicilerin sağlık, beslenme ve günlük yaşam beklentileri doğrultusunda gelişen bir gıda kategorisi olarak değerlendirildiğine işaret ediyor. Türkiye, bitki bazlı gıdalarda büyüme potansiyeli taşıyor Türkiye, güçlü tarımsal altyapısı, zengin bitkisel üretim çeşitliliği ve gelişen gıda sanayisiyle bitki bazlı gıdalar alanında önemli bir potansiyele sahip. Akdağ, bu potansiyelin değerlendirilmesinde tüketici beklentilerinin doğru okunmasının ve ürün geliştirme çalışmalarının bu beklentiler doğrultusunda şekillendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Türkiye’nin bitkisel kaynaklarının katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin hem iç pazarda ürün çeşitliliğinin artırılması hem de sektörün rekabet gücünün geliştirilmesi açısından fırsatlar sunduğunu belirtiyor. “Bitki bazlı gıdaların geleceğini tüketici beklentileri şekillendiriyor” Sektörün önümüzdeki dönemde tüketici beklentileri, bilimsel gelişmeler ve Türkiye’nin üretim potansiyelini birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirten Ebru Akdağ “Tüketiciler bugün besleyici, günlük yaşamlarına uyum sağlayan ve farklı ihtiyaçlarına yanıt veren ürünler bekliyor. Bu nedenle fırsatı yalnızca mevcut ürünlere alternatifler geliştirmekle sınırlı görmemeliyiz. Sahip olduğumuz üretim potansiyelini bilimsel bilgi ve inovasyonla buluşturarak katma değerli ürünlere dönüştürmeliyiz. Sektörler arası iş birliklerini güçlendirerek Türkiye’nin bitki bazlı gıdalarda güçlü ve yenilikçi bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

YERLİ YAZILIM VE VERİ BAĞIMSIZLIĞI NOSAB’DA ELE ALINDI Haber

YERLİ YAZILIM VE VERİ BAĞIMSIZLIĞI NOSAB’DA ELE ALINDI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.