Hava Durumu

#Uludağ Üniversitesi

- Uludağ Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uludağ Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GIDA TEKNOLOJİSİ ÖĞRENCİLERİ TEORİDEN PRATİĞE MEKAŞ’TA BULUŞUYOR Haber

GIDA TEKNOLOJİSİ ÖĞRENCİLERİ TEORİDEN PRATİĞE MEKAŞ’TA BULUŞUYOR

Bursa Uludağ Üniversitesi Keles Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Bölümü ile gerçekleştirilen görüşmede, öğrencilerin sahada aktif rol alacağı uygulamalı eğitim süreçleri masaya yatırıldı. Keles Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mehmet Özgür, Müdür Yardımcısı Hasan Karahan ve Gıda Teknolojisi Bölüm Başkanı Dr. Ayşe Kevser Bilgin, MEKAŞ Yemek Sanayi Genel Müdürü Mehmet Emin Kuyu ile İşletme Müdürü Esra Öztürk Kuyu’yu ziyaret etti. Gerçekleşen buluşmada, 3+1 Uygulamalı Eğitim Modeli kapsamında öğrencilerin doğrudan sektörle buluşturulması hedefi doğrultusunda önemli bir iş birliği adımı atıldı. Toplantıda, öğrencilerin üretim sahasında deneyim kazanacağı uygulamalı eğitim süreçleri, mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak staj ve işbaşı programları ile öğrenci odaklı etkinlikler ele alındı. Bu kapsamda, gençlerin mezuniyet öncesinde iş hayatına daha hazır ve donanımlı bireyler olarak katılmaları için ortak projeler geliştirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Ziyarette konuşan MEKAŞ Yemek Sanayi Genel Müdürü Mehmet Emin Kuyu, sektör ile akademi arasındaki bağın güçlenmesinin önemine dikkat çekerek, “Gıda sektöründe kaliteyi sürdürülebilir kılmanın yolu, iyi yetişmiş insan kaynağından geçiyor. Bu noktada eğitim kurumlarıyla kurulan güçlü iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Öğrencilerin teorik bilgilerini sahada pekiştirmeleri, hem sektörümüz hem de gençlerimizin kariyer yolculuğu açısından büyük bir kazanım sağlayacaktır” dedi. Öte yandan toplantıya katılan DEKAV Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yaşar ile de Vakıf ile okul arasında geliştirilebilecek projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Bu kapsamda, bölgesel kalkınmaya katkı sunacak eğitim ve araştırma çalışmalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Gerçekleştirilen iş birliğiyle, hem öğrencilerin mesleki donanımlarının artırılması hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu.

Sporun kalbi Bursa'da atıyor Haber

Sporun kalbi Bursa'da atıyor

Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyespor Kulübü, Bursa Kent Konseyi ve üniversitelerin iş birliğinde bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Bursa Uluslararası Spor Festivali’, kent genelinde büyük bir coşkuyla sürüyor. SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜ 19 Mayıs tarihine kadar sporun enerjisini ve birleştirici ruhunu kentin dört bir yanına taşıyacak olan festival, floor curling ve voleybol müsabakalarıyla heyecan dolu anlara sahne oldu. Buz pisti gerektirmeden, düz zeminli alanlarda özel tekerlekli taşlar ve hedeflerle oynanan floor curlingte kıyasıya mücadele eden gençler, taşları merkeze en yakın şekilde yerleştirmek için tüm yeteneklerini sergiledi. Arena Koleji’ndeki müsabakaların sonunda kazanan dostluk oldu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Müdürlüğü Spor Salonu’ndaki voleybol müsabakaları de yoğun ilgi gördü. Takımlar halinde maç yapan gençler, sporun keyfini doyasıya çıkardı. GENÇLERDEN TEŞEKKÜR Bursa Uluslararası Spor Festivali kapsamında düzenlenen etkinliklerde çok verimli ve keyifli zaman geçirdiklerini söyleyen gençler, kendilerine spor yapabilecekleri ortamı sağlayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ve emeği geçenlere teşekkür etti. 18 FARKLI BRANŞTA SPOR İMKANI Türkiye’de yerel ölçekte düzenlenen en kapsamlı spor organizasyonlarından biri olan festivalde; badmintondan futbola, geleneksel Türk okçuluğundan hentbola, plaj voleybolundan satranca ve sokak basketboluna kadar 18 farklı branşta maçlar gerçekleştirilecek. Her yaş grubu ve her seviyeye uygun bir branşın bulunduğu bu dev organizasyon, alanında uzman spor insanlarını ve akademisyenleri de söyleşi programlarında spor tutkunlarıyla buluşturacak. Festival takvimiyle ilgili detaylı bilgi için https://busf.com.tr/ adresi ziyaret edilebilir.

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti.

Bursa Nilüfer'de Başkan Özdemir’den mesai öncesi metro sürprizi Haber

Bursa Nilüfer'de Başkan Özdemir’den mesai öncesi metro sürprizi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Küçük Sanayi istasyonundan BursaRay’a binerek Uludağ Üniversitesi istasyonuna kadar yolculuk yaptı. Sabahın erken saatlerinde işe, okula ve hastaneye giden vatandaşlarla birlikte yolculuk yapan Başkan Şadi Özdemir, günün ilk saatlerinde Nilüfer’in nabzını tuttu. Yolculuk sırasında özellikle gençlerle yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi durağında inerek bölgede hizmet veren esnafıyla da selamlaştı ve hayırlı işler diledi. Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi istasyonunda karşılaştığı vatandaşlardan Mehtap Asdemir’in ricasını kırmayarak, kanser tedavisi gören babası Selahattin Yahşi ile telefonda görüştü. Selahattin Yahşi’ye geçmiş olsun dileklerini ileten ve acil şifalar dileyen Başkan Şadi Özdemir, kendisinin de kanser hastalığı atlattığını anımsatarak, Yahşi’ye moralini yüksek tutması tavsiyesinde bulundu. “GENÇLERİ ÖNEMSİYORUZ” Üniversite durağından tekrar BursaRay’a binerek Nilüfer istasyonuna doğru yola çıkan Başkan Şadi Özdemir, yol boyunca vatandaşlarla sohbet etti. Gençlere, Nilüfer Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerden bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Eğitim hayatınızda yanınızda olmak bizim için çok değerli. Şu an Nilüfer’de ikamet eden 2 bin üniversiteli gencimize Burulaş abonman kartı desteği sağlıyoruz. Ayrıca sabahın erken saatlerinde derse yetişmeye çalışan gençlerimiz için BursaRay Uludağ Üniversitesi istasyonunda hem de Görükle’deki KYK yurdu önünde ücretsiz çorba ikramımız devam ediyor” dedi. Vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde kadınlara yönelik projelere de değinen Başkan Şadi Özdemir, çalışan annelerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş ve gündüz bakımevlerinin sayısını artırmak için çalıştıklarını belirtti. Yakın zamanda faaliyete geçen “Anne Taksi” uygulamasına da dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Anne adaylarımızın ve bebekli annelerin hayatını kolaylaştırmak istedik. Hamile kadınları ve 0-1 yaş aralığında bebeği olan annelerimizi, devlet hastanelerindeki randevularına ‘Anne Taksi’ ile tamamen ücretsiz ve güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz” diye konuştu. “NİLÜFER’DE YAŞAMAK AYRICALIKTIR” Renkli ve samimi anların yaşandığı yolculukta vatandaşlara Nilüfer’de yaşamaktan mutlu olup olmadıklarını soran Başkan Şadi Özdemir, kentin sahip olduğu yaşam kültürüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bizler de bu ayrıcalığı sizlere her alanda hissettirmek, dayanışmayı büyütmek ve hayatınızı kolaylaştırmak için sokakta, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Osmangazi'de Anadolu’nun kahramanlık türküleri yankılandı Haber

Osmangazi'de Anadolu’nun kahramanlık türküleri yankılandı

Asırlardır dilden dile aktarılarak günümüze ulaşan, kimi zaman gurbeti, kimi zaman hasreti, kimi zaman da kimsesizliği anlatan türküler, Osmangazi Belediyesi’nin titizlikle hazırladığı “Anadolu’nun Türkü Yolları” programında yeniden hayat buldu. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Osmangazi Belediyesi meclis üyeleri ile Bursalı sanatseverler katıldı. Saz sanatçısı Selçuk Oruç’un ahengiyle bezenen, Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emir İlhan’ın hikaye anlatımlarıyla zenginleşen etkinlikte, kahramanlık türkülerinin ezgileri bir kez daha gönüllere dokundu. Yüzyılların biriktirdiği duyguların sözlerde ve melodilerde yeniden yeşerdiği etkinlik çerçevesinde her bir türküde, vatan sevgisi, fedakarlık ve milletin hafızasında iz bırakan mücadeleler yeniden can buldu. Sazın teline dokunan her nağme, dinleyenleri geçmişin izlerine götürürken, anlatılan hikayeler Ördekli Kültür Merkezi’ni dolduran sanatseverlere duygu dolu anlar yaşattı. “DERTLERLE YOĞURULMUŞ TÜRKÜLERİN, MİLLİ MÜCADELE TÜRKÜLERİNİ NASIL ORTAYA ÇIKARDIĞINI DİNLEDİK” “Anadolu’nun Türkü Yolları” programı kapsamında daha önce kadın ve garip temalarını işlediklerini, ezgileri bu kez kahramanlık ve milli mücadele etrafında bütünleştirdiklerini dile getiren Doç. Dr. M. Emir İlhan, “Kahramanlık ve milli mücadele türkülerini dinledik, anlattık. Sadece milli mücadeleyi inşa eden, o dönemde çıkmış milli türküler değil, önceki zaferlerle, direnişlerle, dertlerle bir araya gelmiş, yoğurulmuş türkülerin, milli mücadele türkülerini nasıl ortaya çıkardığını dinledik, anlattık. Mart ayı hem İstiklal Marşı’nın, hem İstanbul’un işgalinin resmi ayı, hem Çanakkale zaferinin, hem de devrim yasalarının ayı, bu yüzden çok önemli. Duygu dolu, keyifli bir program oldu, dinleyicilerimizden de bu duyguyu hissettik. Osmangazi Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Saz sanatçısı Selçuk Oruç’a ve Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emir İlhan’a teşekkür plaketi takdiminde bulundu.

BUSİAD'dan 'Made in Europe' raporu Haber

BUSİAD'dan 'Made in Europe' raporu

Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan raporda, Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart 2026 tarihinde taslak olarak karara bağlanan yeni sanayi düzenlemesinin, Avrupa Birliği’nin üretim kapasitesini artırmayı ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamayı hedefleyen tarihi bir adım olduğu vurgulandı. Kamuoyunda “Made in Europe” olarak bilinen düzenlemenin, Türkiye gibi Gümrük Birliği entegrasyonuna sahip ülkelerin kamu ihaleleri ve teşvik mekanizmalarında “AB menşeli” kapsamında değerlendirilmesini öngördüğü belirtilen raporda, bu gelişmenin ilk aşamada Türk sanayisi açısından önemli bir rahatlama sağlayabileceği ifade edildi. Raporda şu görüşlere yer verildi: “Bu kapsamın dışında kalmamız, mevcut ticaret ilişkilerimiz açısından onarılması güç zararlar doğurabilecekken, söz konusu düzenleme Türk sanayisi açısından olumlu bir gelişme olarak kayda geçmiştir. Ancak taslak metnin detayları incelendiğinde sürecin henüz tamamlanmadığı ve özellikle rekabet ile kamu alımları alanlarında Türkiye açısından ciddi yapısal riskler barındırdığı görülmektedir.” Taslak metnin henüz tüm onay süreçlerini tamamlamadığı belirtilen raporda, düzenlemenin 2026 yılı sonu veya 2027 yılı başında yürürlüğe girmesinin beklendiği ifade edildi. Bu nedenle sürecin yakından takip edilmesi ve mevcut kazanımların yasalaşma sürecine kadar korunmasının kritik önem taşıdığının vurgulandığı raporda, “AB’nin taslak metinde kullandığı ‘entegrasyonda olunan ülkeler’ tanımı yalnızca Gümrük Birliği kapsamındaki ülkeleri değil, aynı zamanda Birliğin ‘Trusted Partners’ (Güvenilir Ortaklar) olarak tanımladığı yaklaşık 40 ülkeyi de kapsamaktadır. Bu durum, AB’nin yakın gelecekte Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalaması beklenen Hindistan, Latin Amerika veya Asya ülkelerinin de zaman içinde bu avantajdan yararlanabileceği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Avrupa pazarında yalnızca yerel üreticilerle değil, bu kapsama dahil olan küresel rakiplerle de yoğun bir rekabet yaşanacaktır. Bu tablo, kalıcı çözümün Gümrük Birliği’nin kapsamlı biçimde güncellenmesi ve derinleştirilmesi olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” ifadeleri yer aldı. Raporda düzenlemenin bazı gri alanlar içerdiğine de dikkat çekildi. Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde; “Avrupa Birliği, kamu alımları süreçlerinde ‘Reciprocity’ (Karşılıklılık) ilkesini katı biçimde uygulayacağını ve korumacı uygulamalara sahip ülkeleri kendi ihalelerinden dışlayabileceğini açıkça ifade etmektedir. Türkiye açısından sorun, mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının kamu alımlarını kapsamaması ve Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) Kamu Alımları Anlaşması’na taraf olmamasıdır. Bunun yanı sıra Türkiye’de uygulanan ‘yerli malına fiyat avantajı’ düzenlemeleri ve bazı ihalelerdeki ‘yerli malı zorunluluğu’ Avrupa Birliği tarafından korumacılık ve piyasaya erişim engeli olarak değerlendirilmektedir. AB’nin bu durumu gerekçe göstererek karşılıklılık ilkesini Türkiye’ye karşı uygulaması ve kamu alımlarını yeniden bir kısıtlama aracı haline getirmesi önemli bir risk oluşturmaktadır.” denildi. BUSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümünde ise şu görüşlere yer verildi: “Türk mallarının genel ticarette AB menşeli olarak kabul edilmesi önemli bir kazanımdır. Ancak kamu alımları mevzuatımızdaki mevcut asimetrinin, Avrupa’daki büyük kamu ihalelerinden dışlanmamıza yol açabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle bir yandan Gümrük Birliği’nin revizyonu için diplomatik girişimlerin artırılması gerekirken, diğer yandan iç piyasadaki kamu ihale mevzuatının AB’nin misilleme mekanizmalarını tetiklemeyecek şekilde daha rasyonel bir zemine oturtulması gerekmektedir.”

Bursa Sivaslılar iftar sofrasında buluştu Haber

Bursa Sivaslılar iftar sofrasında buluştu

Bursa Sivaslılar Kültür ve Dayanışma Derneği, geleneksel iftar programına TBMM AK Parti Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Sivas Platformu Başkanı ve İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, Bursa Milletvekilleri Ahmet Kılıç, Mustafa Yavuz, Refik Özen, Emel Gözükaradurmaz ve Selçuk Türkoğlu, Sivas Milletvekili Rukiye Toy, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Adalet Komisyonu Başkanı Abdülkadir Şahin, Bursa Bölge Adliyesi Cumhuriyet Başsavcısı Sadık Bölek, Bursa Bölge Adliyesi Daire Başkanı Ömer Gülmüş, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Kemikli, VakıfBank Bölge Müdürü Necmettin Şimşek, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda Bursa’da yaşayan Sivaslılar katıldı. Bursa Sivaslılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Üzeyir Dal, iftarda yaptığı konuşmada, “Ramazan ayı; paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek zamanlardan biridir. Bu müstesna ayın manevi atmosferinde bir araya gelmek, sadece bir iftar sofrasını paylaşmak değil; aynı zamanda kültürümüzü, hemşehrilik bağlarımızı ve dayanışma ruhumuzu canlı tutmanın da en güzel vesilelerinden biridir. Aynı sofrada buluşmak, aynı duaya amin demek ve aynı muhabbeti paylaşmak; gönüller arasındaki bağı daha da kuvvetlendirmektedir. Peygamber Efendimizin “Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.” hadis-i şerifinin bilinciyle aynı sofrada buluşarak; birliğimizi, hemşehrilik hukukumuzu ve kardeşliğimizi bir kez daha güçlendirdik. Bu güzel birliktelik bizlere; ortak değerler etrafında kenetlenmenin, dayanışmanın ve birbirimize sahip çıkmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bursa’da yaşayan Sivaslı hemşehrilerimizin kültürünü, dayanışmasını ve birlik ruhunu yaşatmayı gaye edinen derneğimiz; düzenlediği bu tür programlarla sadece bir iftar sofrası kurmakla kalmamakta, aynı zamanda gönüller arasında köprüler kurmakta, dostlukları pekiştirmekte ve gelecek nesillere güçlü bir kardeşlik mirası bırakmayı hedeflemektedir. Bu birlik ve dayanışma ruhunun nesilden nesile aktarılması, hemşehrilik bağlarımızın güçlenmesi ve toplumsal kardeşliğimizin pekişmesi en büyük temennimizdir. Bu vesileyle davetimize icabet ederek soframızı onurlandıran tüm kıymetli misafirlerimize, hemşehrilerimize, destekleriyle programımıza katkı sunan kişi ve kurumlara ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, muhabbetimizi artırsın, kardeşliğimizi güçlendirsin. Ramazan ayının rahmeti, bereketi ve mağfireti ülkemizin, milletimizin ve tüm İslam âleminin üzerine olsun.” dedi.

BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı Haber

BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı

BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DERYA HEKİM, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. “SANAYİDE REKABET BİLGİ VE TECRÜBENİN BİRLEŞMESİYLE MÜMKÜN" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, “Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. "SIKI PARA POLİTİKASI KARARLILIKLA SÜRECEK" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, “2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.