Hava Durumu

#Türkiye Büyük Millet Meclisi

- Türkiye Büyük Millet Meclisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer, 23 Nisan’ı Cumhuriyet Meydanı’nda kutladı Haber

Nilüfer, 23 Nisan’ı Cumhuriyet Meydanı’nda kutladı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıl dönümü vesilesiyle, Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Atatürk Anıtı’na sunulan çelenk ile başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti Törene Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra, CHP Bursa Başkan Vekili İlhan Çetin, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, CHP Bursa eski Milletvekili İlhan Demiröz, Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri, çok sayıda STK temsilcisi ve vatandaşlar katıldı. BU BİR MİLLETİN KENDİ KADERİNE SAHİP ÇIKMA KARARIDIR Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 106 yıl önce Ankara’da temelleri atılan milli egemenliğin önemine vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Savaşın ortasında, yokluğun içinde elde bir tek söz vardı: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu bir cümleden fazlasıydı, bir karardı; bir milletin kendi kaderine sahip çıkma kararıydı” dedi. Atatürk’ün bu günü çocuklara armağan etmesinin tesadüf olmadığını belirten Başkan Şadi Özdemir, çocuğun özgürlük, eşitlik ve umudun adı olduğunu ifade etti. Konuşmasında, seçilmiş belediye başkanlarının tutukluluk süreçlerine de dikkati çeken Başkan Şadi Özdemir, bayramı bu yıl daha hüzünlü kutladıklarını belirterek, “Mustafa Bozbey başkanımızın nezdinde tüm haksız yere içeride tutulan başkanlarımızı saygıyla selamlıyorum” diye konuştu. NİLÜFER’DE ÇOCUKLARIN ARKASINDAYIZ Nilüfer’de 23 Nisan ruhunu Çocuk Meclisi, atölyeler ve parklarda yaşattıklarını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, “23 Nisan’ı sahiplenmek, onun ruhunu yaşatmakla olur. Biz Nilüfer’de bu ruhu çocuklarımızın yüzünde görüyoruz. Çocuklar söz söylediğinde duyuyoruz, karar verdiklerinde arkalarında duruyoruz. Çünkü egemenlik çocuktan başlar” ifadelerini kullandı. Konuşmasını başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanları anarak bitiren Başkan Şadi Özdemir, tüm çocukların bayramını kutladı.

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı? Haber

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı?

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı. Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı. Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi. Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi. Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.