Hava Durumu

#Tübi̇tak

- Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa kırsalının yüzyıllık hafızası kayıt altına alınıyor Haber

Bursa kırsalının yüzyıllık hafızası kayıt altına alınıyor

Toplantının açılışında konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı ve Proje Danışmanı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, bu ölçekteki TÜBİTAK projelerinin üniversiteye araştırma ve fon anlamında büyük katkı sunduğunu ve akademi adına büyük bir önem taşıdığını belirtti. Proje ekibinin ilk 6 aylık süreçte ortaya koyduğu performansın takdire şayan olduğunu dile getiren Çiftçi, 1907-2023 yılları arasındaki tarihsel süreçte Bursa kırsalındaki dönüşümü tespit etmenin literatürdeki önemli bir boşluğu dolduracağını söyledi. Çiftçi, saha çalışmalarının ve tarımsal üretim alanlarındaki değişimin bilimsel verilerle ortaya konmasının bölge için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı ve toplantıya katılım sağlayan tüm il ve ilçe belediye temsilcilerinin paydaş destekleri için teşekkür etti. Proje yürütücüsü Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ise gerçekleştirdiği sunumda, Bursa kırsalındaki dönüşümü tüm boyutlarıyla ele aldıklarını dile getirdi. 1907-2023 yılları arasını kapsayan araştırmada geleneksel ürünlerden modern meyve-sebzeciliğe geçişin yanı sıra, bu sürecin toplumsal yaşam, kadın emeği, aile yapısı, çevre ve kültür üzerindeki etkilerini incelediklerini belirtti. Geride kalan 6 ayda arşiv, salname, gazete ve resmi istatistik taramalarıyla devasa bir veri tabanı oluşturduklarını aktaran Arslan, projenin sonraki aşamasında belirlenen 65 köyde 300'ü aşkın kişiyle sözlü tarih görüşmeleri yapacaklarını ve saha araştırmalarını başlatacaklarını bildirdi. DİSİPLİNLERARASI GÜÇLÜ EKİP VE KALICI BİR TARIM MÜZESİ HEDEFİ Çalışmanın tarih, tarım ekonomisi, sosyoloji, çevre mühendisliği ve coğrafya olmak üzere beş farklı disiplinden akademisyenlerin, bursiyerlerin ve lisansüstü öğrencilerin katılımıyla sürdürüldüğünü belirten Arslan; projede Tarih Bölümünden yürütücü olarak kendisi ve proje danışmanı olarak Prof. Dr. Cafer Çiftçi ile proje araştırmacısı Zeynep Akan Yetişir’in, Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Prof. Dr. Sertaç Dokuzlu'nun, Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Berkay Aydın'ın, Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Olcay Topaç'ın ve Coğrafya Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Soner Duman’ın görev aldığını ifade etti. Proje çıktısı olarak dijital kütüphane, sözlü tarih arşivi, çalıştay ve kitap yayınları hazırlayacaklarını belirten Arslan, toplanacak materyallerle Bursa'ya kalıcı bir tarım müzesi kazandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekleyerek destek veren tüm belediye paydaşlarına teşekkür etti.

BTÜ’den yaraların iyileşme sürecini renk değişimiyle takip edecek akıllı yara örtüsü Haber

BTÜ’den yaraların iyileşme sürecini renk değişimiyle takip edecek akıllı yara örtüsü

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, yaraların iyileşme sürecinin ve enfeksiyon riskinin görsel olarak takip edilmesine yardımcı olacak “akıllı yara örtüsü” geliştiriyor. TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenen proje ile yara bölgesindeki pH değişimini renk değişimiyle gösterebilen bir yara örtüsünün tasarlanması ve geliştirilmesi hedefleniyor. “Lokalize Sensör Yapısına Sahip pH-Duyarlı Akıllı Yara Örtüsünün Tasarımı ve Optimizasyonu” başlıklı projenin yürütücülüğünü Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Türe, araştırmacılığını ise Doç. Dr. Ayşenur Yeşilyurt üstleniyor. Yara iyileşme sürecinde bölgedeki pH değerinin değişmesi, iyileşmenin seyri ve enfeksiyon açısından önemli bilgiler sağlayabildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Ayşegül Türe, “Özellikle enfekte yaralarda pH değerinin yükselmesi, sağlık profesyonellerinin takip ettiği göstergeler arasında yer alıyor. Proje kapsamında geliştirileceğimiz yara örtüsü sayesinde bu değişimin, renk değişimi üzerinden gözle görülebilir hâle getirmeyi amaçlıyoruz” dedi. SENSÖR ÖRTÜNÜN BELİRLİ BİR BÖLÜMÜNDE YER ALACAK Geliştirilecek sistemde pH değişimini algılayan sensör, yara örtüsünün tamamına yayılmak yerine belirli bir bölgesine yerleştirilecek. Böylece renk değişiminin daha kolay fark edilmesi, yara örtüsünün dayanıklılığının korunması ve farklı katmanların birbiriyle uyumunun artırılması hedefleniyor. DOĞAL MALZEMELERDEN ELDE EDİLECEK Yara örtüsünün temel yapısında, su tutabilen ve film oluşturabilen PVA/CMC esaslı bir polimer sistem kullanılacak. pH değişimini algılayacak sensör bölümü ise kitosan içerisinde doğal pigmentlerden yararlanılarak oluşturulacak. Bu yapı sayesinde yara bölgesindeki değişimlerin renk üzerinden takip edilmesi planlanıyor. PROTOTİPİN PERFORMANSI FARKLI ÖZELLİKLERLE TEST EDİLECEK Proje kapsamında geliştirilecek yara örtüsünün ne kadar sıvı tutabildiği, pH değişimlerini ne kadar doğru ve hızlı iletebildiği, dayanıklılığı, ışık geçirgenliği ve renk değişiminin ne kadar süre korunabildiği gibi özellikler test edilecek. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda tasarımın optimize edilmesi ve kullanılabilir bir prototipe dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje sonunda, özellikle enfeksiyon gelişiminin ve yaranın iyileşme sürecindeki değişimlerin yara bölgesine ek bir müdahalede bulunmadan ve görsel olarak takip edilmesini destekleyebilecek yenilikçi bir akıllı yara örtüsü ortaya çıkarılması amaçlanıyor. REKTÖR ÇAĞLAR: ARAŞTIRMALARIMIZ SOMUT ÇIKTILARA DÖNÜŞÜYOR BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen araştırmaların toplumsal ihtiyaçlara yönelik somut çıktılara dönüşmesinin önemine dikkat çekerek, akademisyenlerin farklı disiplinlerde geliştirdiği çalışmaların sağlık alanında da değerli katkılar sunduğunu belirtti. Rektör Çağlar, TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerin araştırma kültürünün güçlenmesine ve üniversitenin bilimsel üretim kapasitesinin gelişmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.

BTÜ'den yapay zekâ ile döküm hatalarına akıllı çözüm Haber

BTÜ'den yapay zekâ ile döküm hatalarına akıllı çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), yapay zekâ alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. TÜBİTAK 1711 – Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan “Yapay Zekâ Tabanlı Görüntü Analizi ile Yüksek Basınçlı Alüminyum Döküm Parçalarda Hata Tespit Sistemi” başlıklı proje ile otomotiv sektöründe kullanılan alüminyum döküm parçaların kalite kontrol süreçlerine yönelik yapay zekâ destekli bir sistem geliştirilecek. 18 ay sürecek projenin akademik koordinasyonunu Bursa Teknik Üniversitesi Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gelen yürütecek. Projede A.DÖKSAN Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş. müşteri kuruluş, ALTEKNA Mühendislik ve Teknoloji Ltd. Şti. ise teknoloji sağlayıcı firma olarak yer alacak. DÖKÜM PARÇALARI YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR KONTROL EDECEK Proje kapsamında otomotiv sektörü için üretilen yüksek basınçlı alüminyum döküm parçaların kalite kontrol süreçlerini daha hızlı ve güvenilir hale getirmek amacıyla yapay zekâ destekli robotik bir sistem geliştirilecek. Sistem, üretim hattındaki parçaları robot teknolojileri aracılığıyla kontrol ederek yüzeylerindeki hataları otomatik olarak tespit edecek. Görüntü işleme teknolojileri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi algoritmalarından yararlanacak sistem sayesinde, kalite kontrol süreçlerinde insan kaynaklı hataların azaltılması, üretim hızının artırılması ve ürün kalitesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında ayrıca iki lisansüstü bursiyer öğrenci desteklenecek. Endüstriyel robotların yüzey tarama sensör entegrasyonuna yönelik kalibrasyon çalışmaları yürütülürken, ölçüm sistemi aracılığıyla elde edilen verilerden yüzey hatalarının tespit edilmesi ve hata ayıklamaya yönelik yenilikçi algoritmalar geliştirilecek. SİSTEM YÜKSEK HACİMLİ ÜRETİM TESİSİNDE TEST EDİLECEK ALTEKNA Mühendislik ve Teknoloji Ltd. Şti. iş birliğiyle geliştirilecek hata tespit sistemi, müşteri kuruluş A.DÖKSAN Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin İstanbul’da bulunan yüksek hacimli üretim tesislerinde test edilerek kullanıma alınacak. Proje kapsamında geliştirilecek sistemle üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kalite hatalarının daha hızlı belirlenmesi ve yapay zekâ tabanlı teknolojilerin döküm sektöründe kullanımının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. REKTÖR ÇAĞLAR: YAPAY ZEKÂ EKOSİSTEM ÇAĞRISI KAPSAMINDA DESTEKLENEN PROJE SAYIMIZ 4’E ULAŞTI Proje için Prof. Dr. Gökhan Gelen’i ve paydaşları tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, TÜBİTAK Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında desteklenen bu proje ile birlikte BTÜ’nün aynı çağrı kapsamında desteklenen çalışma sayısının 4’e ulaştığını belirtti. Rektör Çağlar, üniversitenin yapay zekâ alanında yürüttüğü çalışmaların TÜBİTAK tarafından desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Rektör Naci Çağlar, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından 2022 yılından itibaren yürütülen Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında destek alan toplam 61 projenin 4’ünü Bursa Teknik Üniversitesi olarak almamız büyük bir başarıdır. Yapay zekâ teknolojilerini sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturan projelerimiz, üniversite-sanayi iş birliğinin somut çıktılarıdır. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

BTÜ’den özel gereksinimli bireyler için bağımsız yaşam eğitimi Haber

BTÜ’den özel gereksinimli bireyler için bağımsız yaşam eğitimi

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) yürütücülüğünde hazırlanan “Zihinsel Engelli Bireylere Yönelik Kent Okuryazarlığı ve Güvenli Mekânsal İletişim Eğitimi Projesi”, TÜBİTAK 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ile özel gereksinimli bireylerin kent yaşamında karşılaştıkları günlük durumlarla daha bağımsız şekilde başa çıkabilmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Katılımcılara şehir içinde yön bulma, harita ve sembolleri tanıma, güvenli yaya davranışı, toplu taşıma kullanımı ve ihtiyaç duyduklarında doğru şekilde yardım isteme gibi günlük yaşamın temel becerileri uygulamalı olarak öğretilecek. Birçok kişi için günlük yaşamın sıradan bir parçası olan otobüse binmek, doğru yönü bulmak veya karşıdan karşıya güvenli şekilde geçmek, özel gereksinimli bireyler için önemli bir öğrenme sürecini gerektirebiliyor. BTÜ tarafından geliştirilen proje, bu noktadan hareketle katılımcıların yalnızca teorik bilgi edinmelerini değil, öğrendikleri becerileri gerçek yaşamda kullanabilmelerini amaçlıyor. Eğitimler önce kontrollü ortamlarda gerçekleştirilecek, ardından katılımcılar öğrendiklerini gerçek kent yaşamında uygulama fırsatı bulacak. Harita ve rota kartları, görsel semboller, piktogramlar ve günlük yaşam senaryoları kullanılarak gerçekleştirilecek eğitimlerde, bireylerin öğrendikleri becerileri farklı ortamlarda da kullanabilmeleri desteklenecek. ÖĞRENİLENLER GERÇEK HAYATTA UYGULANACAK Projenin en önemli yönlerinden biri, eğitimin sınıf ortamı dışına taşınacak olması. Katılımcılar, kent içinde karşılaşabilecekleri gerçek durumlar üzerinden uygulamalar yaparak şehir yaşamına ilişkin deneyim kazanacak. Böylece bireylerin bir noktadan diğerine güvenli şekilde ulaşma, çevresindeki yönlendirme işaretlerini anlama, toplu taşıma araçlarını kullanma ve ihtiyaç duyduğunda doğru kişilerden yardım isteme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje yalnızca katılımcılarla sınırlı kalmayacak. Aileler, öğretmenler ve uygulayıcılar için de eğitim ve rehber materyalleri hazırlanacak. Bu sayede geliştirilen eğitim modelinin proje sürecinin ardından da farklı kurumlarda ve farklı şehirlerde uygulanabilmesi amaçlanıyor. Uzun vadede özel gereksinimli bireylerin kent yaşamına daha etkin katılımını destekleyecek yaygınlaştırılabilir bir eğitim modelinin oluşturulması hedefleniyor. Proje yürütücülüğünü Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinem Tapkı üstlenirken, araştırma ekibinde Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan ve Öğretim Görevlisi Dr. Ceyda Taşçıoğlu Canpolat yer alıyor. Projeye ayrıca Bursa Teknik Üniversitesinden Suat Cömert ve Millî Eğitim Bakanlığından Gül Şahin uzman olarak katkı sunarken, Bursa Büyükşehir Belediyesinde Şehir ve Bölge Plancısı olarak görev yapan Semih Çakmak ise eğitmen olarak projede yer alıyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ’nün toplumla ve şehirle bütünleşen üniversite vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “Üniversitelerin ürettikleri bilgi ve geliştirdikleri projelerle içinde bulundukları şehrin ve toplumun ihtiyaçlarına çözüm sunması büyük önem taşıyor. Bursa Teknik Üniversitesi olarak toplumla ve şehirle bütünleşen üniversite vizyonumuz doğrultusunda, bilimsel ve akademik çalışmalarımızı toplumsal faydaya dönüştürmeyi öncelikli görüyoruz. Özel gereksinimli bireylerin kent yaşamına daha güvenli ve bağımsız şekilde katılımını desteklemeyi amaçlayan bu projemiz de bu anlayışın önemli bir örneğini oluşturuyor. Akademisyenlerimizin farklı disiplinlerin bilgi birikimini bir araya getirerek geliştirdiği projenin, özel gereksinimli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırmasının yanı sıra daha kapsayıcı ve erişilebilir şehirlerin oluşturulmasına da katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

Bursa'da yeni nesil yerli motor teknolojis Haber

Bursa'da yeni nesil yerli motor teknolojis

Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) yürütücülüğünü üstlendiği “PCB Statorlu Eksenel Akılı Fırçasız Doğru Akım (BLDC) Motor Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1005 – Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projede, elektrik motorlarının üretiminde kullanılan geleneksel tel sargıları yerine baskı devre kartı (PCB) teknolojisinden yararlanılarak yeni nesil motorlar geliştirilecek. Bu sayede daha hafif, daha kompakt ve üretimi daha kolay motorların ortaya çıkarılması hedefleniyor. Projenin yürütücülüğünü BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Fenercioğlu üstlenirken, proje ekibinde BTÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Mısır ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Sami Arslan yer alıyor. Projede BTÜ yüksek lisans öğrencisi Muhammed Moein Harighi de bursiyer olarak görev alıyor. ELEKTRİK MOTORLARINDA YENİ NESİL TEKNOLOJİ Günümüzde elektrik motorlarının üretiminde yaygın olarak kullanılan tel sargılar, üretim sürecinde birçok aşamayı beraberinde getiriyor. BTÜ’de geliştirilecek yeni teknolojiyle motorun önemli parçalarından biri olan stator, baskı devre kartı teknolojisi kullanılarak üretilecek. Bu yöntem sayesinde motor üretimindeki bazı karmaşık süreçlerin azaltılması, daha düzenli ve tekrarlanabilir üretim yapılması amaçlanıyor. Aynı zamanda geliştirilecek motorların daha hafif ve daha az yer kaplayan bir yapıya sahip olması hedefleniyor. Proje kapsamında iki farklı motor prototipi geliştirilecek ve performansları test edilecek. Motorların çalışmasını sağlayacak özel ve kompakt bir elektronik sürücü de proje kapsamında üretilecek. ROBOTLARDAN MEDİKAL CİHAZLARA GENİŞ KULLANIM ALANI Geliştirilecek yerli motor teknolojisinin, yüksek teknoloji gerektiren birçok alanda kullanım potansiyeli bulunuyor. Özellikle hafif ve kompakt motorlara ihtiyaç duyulan robotik sistemler, medikal cihazlar, havacılık teknolojileri ve endüstriyel otomasyon sistemleri, projenin öne çıkan kullanım alanları arasında yer alıyor. Modüler yapıya sahip olacak motorların, farklı ihtiyaçlara göre farklı güç seviyelerinde geliştirilebilmesi de hedefleniyor. Böylece aynı teknoloji altyapısından yararlanılarak farklı alanlarda kullanılabilecek motor sistemlerinin üretilmesinin önü açılacak. SANAYİ İŞ BİRLİĞİYLE TEST EDİLECEK Proje kapsamında KORMAS Elektrikli Motor Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile iş birliği yapılıyor. Geliştirilecek motor prototipleri, firmanın elektrik motorlarına yönelik test altyapısından yararlanılarak performans açısından değerlendirilecek. Proje sonunda yalnızca bir motor prototipinin ortaya çıkarılması değil, aynı zamanda motorların tasarımından üretimine ve test süreçlerine kadar uzanan yerli bir teknoloji geliştirme altyapısının oluşturulması hedefleniyor. BTÜ’de geliştirilecek yeni nesil motor teknolojisinin, gelecekte robotik sistemler, medikal teknolojiler, havacılık uygulamaları ve akıllı üretim sistemlerinde kullanılabilecek yüksek katma değerli yerli ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitelerde üretilen bilginin teknolojiye ve katma değerli ürünlere dönüşmesinin önemine dikkat çekerek, “Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilimsel çalışmalarımızı ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik ve yüksek teknolojili alanlara yönlendirmeyi önemsiyoruz. Üniversite-sanayi iş birliğiyle yürütülen çalışmanın, yerli teknoloji geliştirme kapasitemize ve yüksek katma değerli ürünlerin ortaya çıkmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Proje ekibimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit çıkarması Haber

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit çıkarması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa ekonomisinin üretimden taşımacılığa uzanan önemli aktörleriyle sahada buluşmaya devam ediyor. Yoğun ziyaret programının ilk durağında Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği Başkanı Fuat Çelik ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Matlı, nakliye ve taşımacılık sektörünün mevcut durumu, yaşadığı sorunlar ve BTSO’dan beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Dernek ziyaretinin ardından Kamyon Garajı’na geçen Matlı, nakliyat ve taşıma komisyoncusu esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Sektör temsilcilerinin görüşlerini doğrudan sahada dinleyen Matlı, BTSO için engel kaldıran çözümlerini ve yeni dönem hedeflerini anlattı. NAKLİYATÇILARI MUTLU EDEN AÇIKLAMA Uzun yıllardır kangrene dönmüş olan tır garajı ile ilgili gelen sorulara cevap veren Matlı “Konu, ilgili belediyelerin uhdesinde olan bir konu. Kendileri ile görüştüm. Onlar adına bir söz veremem, şimdi bir şey dersem bağlayıcı olur. Söz verdiğim her şeyi yapmak isterim. Ama göreve geldiğimde, şunu temin ederim ki, bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi için elimden geleni yaparım” dedi. Matlı’nın bu konudaki yapıcı ve destekleyici tavrının, katılımcı nakliyat taşıyıcılarında destek bulduğu gözlemlendi. KAMYON GARAJI’NDAN OTOSANSİT’E SAHADA YOĞUN TEMAS Programın devamında Otosansit Sanayi Sitesi Başkanı Raif Kasap ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Özer Matlı, sanayi sitesinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçları, beklentileri ve çözüm bekleyen konular üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin ardından Otosansit esnafını iş yerlerinde ziyaret eden Matlı; üretim yapan, hizmet sunan, ticaret ve istihdam sağlayan işletmelerle birebir görüştü. AİDATLARIN DÜŞÜRÜLMESİ VE NEFES KREDİLERİ İLGİ İLE KARŞILANDI Sahada dile getirilen işletme maliyetleri ve finansmana erişim gibi konulara ilişkin Vizyon 2040 kapsamında hazırlanan çözümleri de paylaşan Matlı, BTSO üyeliğinin işletmeler için doğrudan ekonomik fayda üreten bir yapıya kavuşacağını söyledi. Bu kapsamda oda aidatlarının düşürülmesi, faaliyet belgesinin ücretsiz hale getirilmesi ve aidatını ödeyen üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alabilmesi planlanıyor. Özellikle küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin nakit akışı ve finansmana erişim sorunlarına karşı “Nefes Kredileri”nin yeniden devreye alınacağını belirten Matlı, kurulacak finansmana erişim merkezi ile üyelerin kredi, kefalet, kosgeb, tübitak ve avrupa birliği hibeleri, yatırım teşvikleri, leasıng ve ihracat finansmanı gibi farklı kaynaklara erişiminin kolaylaştırılacağını ifade etti. İşletmelere yalnızca finansman olanaklarının duyurulması değil, uygun finansman aracının belirlenmesinden başvuru dosyasının hazırlanmasına kadar süreç boyunca destek verilmesi hedefleniyor. Matlı ayrıca enerji, lojistik, dijital hizmetler ve ortak girdilerde benzer ihtiyaçların bir araya getirileceği BTSO Birlikte Alım modeliyle 60 bin üyenin satın alma gücünün işletmeler lehine kullanılacağını belirtti. Böylece küçük işletmelerin tek başına ulaşmakta zorlandığı fiyat ve hizmet koşullarına btso’nun oluşturacağı ortak ölçekle erişebilmesi amaçlanıyor. “ÜYENİN ODA’YA GELMESİNİ BEKLEMEYECEĞİZ” Kamyon Garajı ve Otosansit’te gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin, yeni dönem BTSO anlayışının da bir örneği olduğunu ifade eden Matlı, hizmetlerin yalnızca oda merkezinden yürütülmeyeceğini vurguladı. Vizyon 2040 kapsamında hayata geçirilmesi planlanan “BTSO Her Yerde “ve “Mobil Hizmet Noktaları” ile belge, başvuru, danışmanlık ve sorun kaydı gibi hizmetlerin çarşılara, ticaret merkezlerine ve sanayi sitelerine taşınacağını söyledi. Özer Matlı, “Üyemizin basit bir işlem ya da talebi için işini bırakıp Oda’ya gelmesini istemiyoruz. BTSO üyeye gidecek. Üyemizin ödediği aidatı azaltırken, oda üyeliğinden elde ettiği ekonomik karşılığı artıracağız. Finansmana erişimden ortak satın almaya, danışmanlıktan yeni iş bağlantılarına kadar BTSO’nun imkânlarını üyemizin günlük iş hayatında hissedeceği somut bir değere dönüştüreceğiz” dedi. “BURSA’NIN GÜCÜ SAHADA” Bursa ekonomisinin taşıyanıyla, üreteniyle, ticaret yapanıyla büyük bir bütün olduğunu vurgulayan Özer Matlı, BTSO’nun da bu bütünün her parçasına dokunan, üyelerinin ihtiyaçlarını doğrudan sahada dinleyen ve çözüm geliştiren bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti: “Bursa’nın gücü sahada. Taşıyanın da, üretenin de, ticaret yapanın da sesini dinleyerek hareket edeceğiz. Üyemizin Oda’ya gelmesini bekleyen değil, üyesinin yanına giden; sorunları birlikte tespit edip çözümü birlikte üreten bir BTSO için çalışıyoruz.” mesajını veren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının birlikte yönetim ve güçlü işbirliğiyle geleceğe hazırlanacağını vurguladı. Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği’nden Kamyon Garajı’na, Otosansit yönetiminden sanayi sitesi esnafına uzanan ziyaret programı, Özer Matlı’nın “Sahada dinleyen, birlikte karar veren ve sonuç üreten BTSO” hedefinin sahadaki yansıması oldu.

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor Haber

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor

İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Rüzgar Toprak'ın GUHEM hayali gerçek oldu Haber

Rüzgar Toprak'ın GUHEM hayali gerçek oldu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) öncülüğünde, TÜBİTAK iş birliğinde kente kazandırılan GUHEM, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile yeni bir eğitim misyonu üstlendi. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösterecek okulda yeni eğitim öğretim döneminde 48 öğrenci eğitim görecek. Öğrencilerin 12’si Bursa dışından gelecek. 2021’DE KURDUĞU HAYALLE GUHEM’E DÖNDÜ Rüzgar Toprak Arslan’ın GUHEM ile tanışması 2021 yılında katıldığı üç günlük yaz kampıyla başladı. Merkezden çok etkilenen Rüzgar’ın o gün kurduğu “Keşke burası okul olsa” hayali, yıllar sonra gerçeğe dönüştü. Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşayan Rüzgar, annesi Güzide Deliacı ile birlikte BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’la bir araya geldi. Başkan Burkay ve Rüzgar, fen lisesinin sınıflarını, laboratuvarlarını ve atölyelerini birlikte gezdi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rüzgar’ın hikâyesinin GUHEM’in kuruluş vizyonunu ortaya koyan güzel bir örnek olduğunu söyledi. GUHEM’in gençlerin uzay ve havacılığa ilgisini akademik bir geleceğe dönüştüren önemli bir merkez haline geldiğini belirten Burkay, “Toprak kardeşimizi bugün burada görmek bizim için çok kıymetli. 2021 yılında GUHEM’de bir programa katılıyor ve ‘Keşke burası okul olsa’ diye bir hayal kuruyor. LGS’de elde ettiği önemli başarının ardından ilk tercihine GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizi yazarak buraya öğrenci olarak dönüyor. Yıllar önce ortaya koyduğumuz vizyonun gençlerimizin hayatına dokunan somut bir sonuca dönüşmesinden memnuniyet duyuyoruz.” dedi. “TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE KATKI SAĞLAYACAKLAR” GUHEM’in kuruluşundaki temel hedeflerden birinin gençlerin uzay ve havacılığa olan merakını artırmak olduğunu ifade eden Burkay, Fen Lisesi ile bu hedefin yeni bir aşamaya taşındığını belirtti. Başkan Burkay, “GUHEM’i hayata geçirirken yeni neslin uzay ve havacılığa olan ilgisini artıracak bir merkez oluşturmayı hedefledik. Ardından gençlerimizin bu alandaki akademik donanımını güçlendirecek bir eğitim sisteminin yine burada oluşmasını arzu ettik. Millî Eğitim Bakanlığımızla gerçekleştirdiğimiz iş birliğiyle bugün çok önemli bir aşamaya geldik. Buradan yetişecek gençlerimizin Türkiye’nin uzay ve havacılık yol haritasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, yeni eğitim - öğretim döneminde 48 öğrencinin GUHEM çatısı altında buluşacağını belirterek, öğrencilere burs ve konaklama imkânlarının da sunulacağını belirterek, şunları kaydetti: “Türkiye’nin farklı şehirlerinden gençlerimiz burada eğitim görecek. Hazırlık sınıfıyla başlayacak eğitim modelimizde yabancı dil eğitimine de önem vereceğiz. Öğrencilerimizin eğitim hayatlarını en iyi şartlarda sürdürebilmeleri için gerekli imkânları oluşturduk. Bizim inancımız şu; insanın kendine inanması, ülkesine güvenmesi lazım. Rüzgar Toprak gibi gençlerimiz ülkemizin kalkınması ve teknolojik bağımsızlığı için çalışacak nesiller olacak.” “KEŞKE BURASI OKUL OLSA DEMİŞTİM” Uçak mühendisi olmayı hedefleyen Rüzgar Toprak Arslan da GUHEM’in eğitim hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “2021 yılında burada üç günlük bir programa katılmıştım. GUHEM’i keşfettim, eğitimlere katıldım ve çok güzel deneyimler yaşadım. O zaman ‘Keşke burası okul olsa’ demiştim ve şimdi bu hayalim gerçek oldu. Uzun zamandır GUHEM’deki çalışmaları takip ediyorum. Burada alacağım eğitimin uçak mühendisliği hedefime ulaşmamda bana büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi. Rüzgar, GUHEM Fen Lisesi’ni ilk tercihine yazdığını belirterek, “Buradaki atölyeler ve eğitim ortamı ilgi duyduğum alanlarla doğrudan örtüşüyor. İnşallah burada kendimi geliştirerek hayallerime ulaşacağım. İbrahim Burkay Başkanımıza ve BTSO’ya teşekkür ediyorum.” dedi. “EVİMİZ ADETA BİR ATÖLYE” Rüzgar’ Toprak’ın annesi Güzide Deliacı ise oğlunun küçük yaşlardan itibaren teknoloji ve proje geliştirmeye büyük ilgi duyduğunu söyledi. Rüzgar’ın hayallerinin peşinden gitmesi için her zaman destek olduğunu belirten Deliacı, şöyle konuştu: “Evimiz adeta Rüzgar Toprak’ın atölyesi. Her yerde kablolar, straforlar ve yaptığı projeler var. Bu nedenle LGS sonrasında onun ilgi alanlarına doğrudan hitap eden böyle bir okulun olması bizim için çok değerliydi. Toprak sadece hayal kurmuyor, hayalinin peşinden de gidiyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay’a bu merkezi kazandırdığı için teşekkür ederim. İnşallah GUHEM Fen Lisesi, onun gibi nice gencimizin yetişmesine ve Millî Teknoloji Hamlemize katkı sağlamasına vesile olur.” GUHEM’DE EĞİTİM YENİ BİR BOYUT KAZANIYOR GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde öğrenciler akademik eğitimin yanı sıra uygulamalı ve proje temelli eğitim alacak. Öğrenciler GUHEM’in interaktif eğitim alanlarından, laboratuvarlarından, havacılık ve uzay simülasyonlarından, prototipleme ve üretim atölyelerinden yararlanarak geleceğin havacılık ve uzay teknolojilerine hazırlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.