Hava Durumu

#Ttb

- Ttb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ttb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TTB’den Soma’daki göçükte 5 işçinin ölümü sonrası sert tepki Haber

TTB’den Soma’daki göçükte 5 işçinin ölümü sonrası sert tepki

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Soma’da bir maden ocağında meydana gelen göçükte 5 madencinin yaşamını yitirmesi üzerine yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yaşananların “kaza” ya da “kader” olarak nitelendirilemeyeceği vurgulanarak, iş cinayetlerinin önlenebilir olduğuna dikkat çekildi. “SOMA, İŞÇİ CİNAYETLERİNİN ADI OLARAK HAFIZALARA KAZINDI” TTB, Soma’nın Türkiye’nin yakın tarihinde 2014 yılında 301 madencinin hayatını kaybettiği faciayla iş cinayetlerinin sembolü haline geldiğini hatırlattı. Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen kamusal denetim eksikliği, üretim baskısı, güvencesiz çalışma koşulları ve kâr hırsının insan hayatının önüne geçtiği ifade edildi. Birliğin açıklamasında, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin bir formalite ya da maliyet kalemi olarak görülemeyeceği belirtilerek, yerin altında çalışan emekçilerin yaşam hakkının taşeronlaşma, denetimsizlik ve cezasızlık politikalarına terk edilemeyeceği kaydedildi. TTB, iş cinayetlerinin bilimsel, teknik ve hukuki gerekliliklerin göz ardı edilmesinin sonucu olduğunu vurguladı. TTB, yaşamı, insan onurunu ve emeği savunmanın hekimlik mesleğinin temel sorumluluğu olduğunu belirterek, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin anısına güvenli çalışma koşulları için mücadeleyi sürdüreceğini duyurdu. TTB’DEN 4 MADDELİK ÇAĞRI Açıklamada şu talepler sıralandı: Soma’daki son olayın tüm boyutlarıyla soruşturulması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması,Maden ocakları ve ağır sanayi alanlarında işçi sağlığı ve iş güvenliği denetimlerinin bağımsız ve bilimsel biçimde yapılması,Güvencesiz ve kuralsız çalışma sistemine son verilmesi, madencilerin çalışma koşullarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi,İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının mesleki bağımsızlıklarının yasal güvenceye kavuşturulması

TTB’den okul şiddeti uyarısı! Haber

TTB’den okul şiddeti uyarısı!

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve İnsan Hakları Kolu, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun önünde meydana gelen silahlı saldırıda çok sayıda öğrencinin yaralanması üzerine açıklama yaptı. TTB, olayın büyük üzüntü yarattığını belirterek yaralı öğrencilere acil şifalar diledi. Açıklamada, öğrencilerin, ailelerin, öğretmenlerin ve tüm eğitim emekçilerinin yanında olunduğu vurgulandı. “ŞİDDET BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR” TTB, nisan ayında Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından da benzer uyarılarda bulunduklarını hatırlattı. Eğitim kurumlarının güvenli hale getirilmesi ve şiddeti besleyen politikalara son verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Manisa’daki olayın bu uyarıların önemini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi. Şiddetin münferit olaylardan ibaret olmadığı, toplumsal koşullarla şekillenen ve önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulandı. SİLAH ERİŞİMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada, ateşli silahlara kolay erişim ve bireysel silahlanmanın yaygınlaşmasının da şiddet tablosunu derinleştirdiği belirtildi. TTB, uzun süredir silahların toplum sağlığı açısından oluşturduğu tehdide dikkat çektiklerini ve silahlara erişimin sınırlandırılması için düzenleme önerileri sunduklarını hatırlattı. Bu kapsamda daha önce gündeme getirdikleri 6136 sayılı kanunda değişiklik yapılması önerisinin hayata geçirilmemesinin, önleyici politikaların önemini gösterdiği ifade edildi. “ASIL SORUMLULUK RİSKİ ORTAYA ÇIKMADAN AZALTMAKTIR” TTB, devletin sorumluluğunun yalnızca olay sonrası failleri yakalamak ve soruşturma yürütmekle sınırlı olmadığını, asıl görevin öngörülebilir riskleri önceden azaltmak ve yaşam hakkını korumak olduğunu vurguladı. Açıklamada, okulların güvenliği, ateşli silahlara erişimin etkin denetimi, çocuk ve gençlerin sağlık ve sosyal hizmetlere erişiminin güçlendirilmesi ile şiddetin toplumsal nedenleriyle mücadele edilmesinin kamu otoritelerinin temel görevi olduğu belirtildi. TTB, açıklamasını “Şiddeti kanıksamayacağız, önlenebilir ölümleri ve yaralanmaları kader olarak kabul etmeyeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Elektrik zammına Bursa'dan tepki! Haber

Elektrik zammına Bursa'dan tepki!

Bursa’da DİSK, KESK, TMMOB ve TTB bileşenleri, elektrik tarifelerine yapılan son zam sonrası basın açıklaması düzenledi. “Elektrik değil, faturası çarpıyor” başlığıyla gerçekleştirilen açıklama, BAOB Ortak Salonu’nda yapıldı. Metni, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Burak Özgen okudu. Açıklamada, 4 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni tarifeyle konut abonelerine yüzde 25 oranında zam yapıldığı hatırlatıldı. Elektrik Mühendisleri Odası’nın hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin aylık 230 kWh tüketimi için ödemesi gereken tutarın 595,8 TL’den 744,7 TL’ye yükseldiği belirtildi. Fatura kalemlerine dikkat çekilen açıklamada, toplam bedelin yalnızca yüzde 15,2’sinin enerji tüketiminden kaynaklandığı, buna karşın yaklaşık yüzde 75’inin dağıtım bedelinden oluştuğu ifade edildi. 2021 yılında yüzde 22 seviyesinde olan dağıtım bedelinin, 2026 itibarıyla yüzde 74,8’e yükseldiği vurgulandı. Son 5 yılda enerji bedelinin yüzde 24,5 oranında artmasına rağmen dağıtım bedelindeki artışın yüzde 880’e ulaştığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun elektrik faturalarındaki artışın temel nedeni olduğu savunuldu. Açıklamada ayrıca, mevcut yapının dar gelirli vatandaşlar üzerindeki yükü artırdığı ifade edildi. Öte yandan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından elektrik üretiminde kullanılan doğalgaza yapılan zam ve piyasa tavan fiyatındaki artışın, önümüzdeki süreçte yeni zamların habercisi olabileceği belirtildi. Açıklamada, enerji politikalarının yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulanarak; sosyal tarife uygulamasına geçilmesi, enerji alanında kamunun daha etkin rol üstlenmesi ve özelleştirilen tesislerin kamulaştırılması çağrısında bulunuldu.

TMMOB Bursa İKK'dan 6 Şubat'ın 3. yılında ortak çağrı Haber

TMMOB Bursa İKK'dan 6 Şubat'ın 3. yılında ortak çağrı

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiği depremlerin üçüncü yılında, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu. Açıklamada, resmi verilere göre 53 bin 537 yurttaşın yaşamını yitirdiği depremlerin ardından geçen üç yıla rağmen sorumluların gerçek anlamda hesap vermediği ifade edildi. Depremlerin yalnızca bir doğa olayı olmadığı vurgulanarak, yaşanan yıkımın yıllardır sürdürülen rantçı, piyasacı, denetimsiz ve bilim dışı politikaların sonucu olduğu belirtildi. Depremin ilk günlerinde kurumlar arası koordinasyonun sağlanamadığı, arama-kurtarma çalışmalarının geç ve yetersiz kaldığı, AFAD’ın kriz yönetimi kapasitesindeki eksikliklerin can kayıplarını artırdığı ifade edildi. Açıklamada, üç yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme gibi temel sorunların devam ettiği kaydedildi. Hatay başta olmak üzere ağır yıkım yaşayan illerde altyapı sorunlarının çözülemediği belirtilirken, plansız ve denetimsiz yeniden yapılaşmanın sorunları derinleştirdiği vurgulandı. Açıklamada, yalnızca deprem bölgesinin değil, kamusal planlama anlayışının ve bilimsel aklın da enkaz altında olduğu ifade edildi. TMMOB ve bağlı odaların depremin ilk gününden bu yana sahada olduğu hatırlatılarak, hazırlanan raporlarla yıkımın nedenlerinin ve ihmaller zincirinin bilimsel verilerle ortaya konulduğu belirtildi. Afeti felakete dönüştüren temel unsurun, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin dışlanması ve yapı denetiminin piyasaya terk edilmesi olduğu vurgulandı. Açılan davaların adaleti sağlamaktan uzak olduğu ifade edilen açıklamada, asıl sorumluların yargı süreçlerinin dışında bırakıldığı, cezasızlık politikasının derinleştiği dile getirildi. Yetki ve sorumlulukları dışında kalan süreçlerden dolayı mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada, depreme dayanıklı kentlerin ancak bilimsel, kamucu ve planlı bir anlayışla mümkün olabileceği vurgulanarak, yapı denetim sisteminin kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmesi ve meslek odalarının sürece etkin katılımının sağlanması çağrısı yapıldı. Basın açıklamasının ardından, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yurttaşlar için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.