Hava Durumu

#Toplum

- Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Yıldırım'da kültür politikaları konuşuldu Haber

Bursa Yıldırım'da kültür politikaları konuşuldu

Bursa Yıldırım Belediyesi, düzenlediği etkinlik ve programlarla Bursa’nın düşünce hayatına katkı sunmaya devam ediyor. Yıldırım Belediyesi, Türk siyasetçi, yazar ve düşünce insanı Ayşe Böhürler’i Bursalılarla buluşturdu. Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen ‘Bir Asrın Muhasebesi: Türkiye’nin Kültür Politikaları’ söyleşisine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programda katılımcıları tarihsel ve kültürel bir yolculuğa çıkaran Ayşe Böhürler, dünden bugüne Türkiye’nin kültür politikalarını, sosyal değişimlerini ve bunların arkasında yatan nedenleri masaya yatırdı. Kültürel kimliğin oluşumunda siyasi, toplumsal ve ekonomik faktörlerin rolüne değinen Böhürler, özellikle son yüzyılda yaşanan kırılma noktalarına dikkat çekti. Program boyunca katılımcılardan gelen soruları da yanıtlayan Böhürler, kültür politikalarının sadece devlet eliyle değil, toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla gelişebileceğini vurguladı. DÜŞÜNEN VE SORGULAYAN BİR TOPLUM Programı takip eden Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise “Yıldırım’ı kültür, sanat ve düşünce alanında bir cazibe merkezine dönüştürmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Sanat Merkezimizde düzenlediğimiz bu tür programlarla hemşehrilerimizi alanında uzman isimlerle buluşturuyor, farklı bakış açılarını bir araya getiriyoruz. Amacımız; düşünen, sorgulayan ve üreten bir toplum yapısına katkı sunmak” dedi.

Osmangazi'de düşünmeye yön veren buluşmalar Haber

Osmangazi'de düşünmeye yön veren buluşmalar

Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları kapsamında düzenlenen etkinlikte, alanında uzman akademisyenler Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde Albert Camus’nün “Sisyphos Mitosu” üzerinden başkaldırı kavramını ve günümüz politikasındaki yansımalarını masaya yatırdı. Düşünce tarihinin en çarpıcı sorgulamalarından biri olan başkaldırı, hem felsefi boyutlarıyla hem de günümüz politik atmosferindeki yansımalarıyla kapsamlı biçimde tartışıldı. Akademisyenler, öğrenciler ve felsefeye ilgi duyan çok sayıda vatandaşın yoğun katılım gösterdiği programda, “Günümüz politik ortamında, politik bir tavır olarak doğru anlaşılmış Casmüs’cü anlamda bir başkaldırı anlayışı iş görür mü?” sorusuna cevap arandı. Derin bir sorgulamaya kapı aralayan programın moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Metin Becermen üstlenirken, Bursa Uludağ Üniversitesi Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Ogün Ürek, başkaldırı kavramını felsefi temeller çerçevesinde kapsamlı biçimde ele aldı. Başkaldırının insanı en değerli ve önemli yapan özelliği olduğunu söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ogün Ürek, “Bugün ana kavramımız başkaldırı. Başkaldırı, bir tutum ve tavır olarak bana kalırsa insanı insan yapan en önemli ve en değerli özelliktir. Başkaldırmak; ‘hayır’ demek, ‘artık bu kadar da değil’ diyebilmektir. Bu noktada en önemli mesele, ‘hayır’ demeyi unutmamaktır. Çünkü ‘hayır’ demeyi unutmuş bir toplumun ne kendisine ne de başkalarına faydası olur. Peki ne yapmalıyız? Yapmamız gereken aslında çok açık. Çocuklarımıza okul öncesi dönemden başlayarak ‘hayır’ demeyi öğretmeliyiz. Ancak bunu bilinçli bir şekilde, neye ve neden ‘hayır’ dediğimizi açıklayabilecek bir dil ile yapmalıyız. Çocuklarımız gerektiğinde ‘hayır, ben bunu yapmam’ ya da ‘hayır, sen bunu bana yapamazsın’ diyebilmelidir. Eğer bunu başaramazsak, toplum olarak ‘hayır’ demeyi unuturuz. ‘Hayır’ demeyi unutan bir toplumdan ise kimseye bir fayda gelmez” şeklinde konuştu. “BAŞKALDIRI YALNIZCA BİR KAVRAM DEĞİLDİR” Günümüz sorunları üzerine başkaldırıyla ilgili konuştuklarını belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Metin Becermen ise, “Başkaldırı, yaşadığımız koşullar bakımından bugün ihtiyaç duyduğumuz temel kavramlardan biridir. Ancak başkaldırı yalnızca bir kavram değil; aynı zamanda eylemleri de beraberinde getiren bir zemin sunar. Dolayısıyla biz de bu zeminin ne anlama geldiğini, nasıl kurulabileceğini ve neden önemli olduğunu birlikte düşünmeye çalıştık. Bu çerçevenin önemini özellikle vurgulamak istedik” ifadelerini kullandı. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Gürkan Kaya, program sonunda akademisyenlere günün anısına plaket ve teşekkür belgeleri takdiminde bulundu.

Dünya Şiir Onur Ödülü Nisa Leyla’ya verildi Haber

Dünya Şiir Onur Ödülü Nisa Leyla’ya verildi

Nazım Hikmet Kültür Evi’nde şiirseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen Dünya Şiir Günü etkinliğinde sanatın dünyayı iyileştirici gücü ve şiirin evrensel dili üzerine paylaşımlarda bulunuldu. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz, belediyenin sanata bakış açısını ve edebi mirasa verdiği değeri şu sözlerle ifade etti: “Şiir, insanın en derin duygularını en az sözcükle anlatan en kıymetli sanattır. Nilüfer Belediyesi olarak bizler, bir kentin ruhunu besleyen en önemli unsurun onun edebi hafızası olduğuna inanıyoruz. Bu vizyonla Türkiye’nin ilk şiir kütüphanesini kuran ilçe belediyesi olmanın gururunu yaşıyoruz. UNESCO’nun 1999 yılında ilan ettiği Dünya Şiir Günü köprüsünün bir parçası olarak, şiirin kapılarını toplumun her kesimine sonuna kadar açık tutmaya devam edeceğiz. Sanata ve sanatçıya verdiğimiz destekler, kütüphane ve müze müdürlüklerimizin çalışmalarıyla büyüyerek sürecektir.” Etkinlikte BUYAZ Başkanı Bülent Elitok da sanatın dünyayı estetik olarak yeniden kurgulayan yüksek bir dil olduğunu ifade ederken; PEN Yazarlar Derneği adına Hidayet Karakuş tarafından kaleme alınan bildiriyi seslendiren Gülsüm Işıldar, şiirin gücüne dikkat çekti. Bildiride yer alan, “Şiir okuyan bir toplum olsaydık kadın cinayetleri, yolsuzluk ve hırsızlıklar olmayacaktı; çünkü şiir okuyan cinayet işleyemez” ifadeleri büyük alkış aldı. ŞİİR MUTLAK SADAKAT İSTER Gecenin söyleşi bölümünde moderatör Sedat Çağlar’ın sorularını yanıtlayan şair Nisa Leyla, şiirsel yaratım süreci üzerine bir konuşma gerçekleştirdi. Nisa Leyla, şiire dair görüşlerini şu çerçevede paylaştı: “Şiir, insanın çocuk ruhunu koruma biçimidir, ne kadar kırılırsak kırılalım ayağa kalkıp dünyayla savaşmak ve dünyayı iyileştirmek için en büyük aracımızdır. Şair yaşadığı çağı ilkel bir içgüdüyle koklamalı, bir yılan gibi dokunmalı ve bir kartal gibi geleceği görmelidir. Şiir öyle bir disiplindir ki asla ‘kuma’ kabul etmez; o bir kraliyettir ve kendisine mutlak bir biat, tam bir sadakat ister. Eğer şiiri aldatırsanız, sizi bir çırpıda silip atar. Özellikle bir kadın olarak şiir yazmak, toplumsal sorumluluklar ve mutfak ile sanat arasında parça parça olmayı gerektirir. Ancak kadın doğurgandır; acılar, ölümler ve yaşanmışlıklar şiirin hacmini büyütür. Şiir dili, tüm sanatların kökünde yatan varlığın dilidir. Kalıcı olan her resim veya heykel, aslında o şiir dilini yakalayabildiği için zamana direnir.” Etkinlik boyunca Nisa Leyla’nın kendi şiirlerinin seslendirmesi de gerçekleştirilirken, programın sonunda Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Gülver Deniz ve BUYAZ Başkanı Bülent Elitok tarafından Nisa Leyla’ya 2026 Dünya Şiir Onur Ödülü ve çiçek takdim edildi.

Türk Böbrek Vakfı yararına ünlü isimleri bir araya geldi Haber

Türk Böbrek Vakfı yararına ünlü isimleri bir araya geldi

Gecenin ev sahipliğini üstlenen Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, davetlileri kapıda karşılayarak yakından ilgilendi. Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu yansıtan davette cemiyet, sanat ve iş dünyasından pek çok isim bir araya geldi. İftar davetine; Türkan Gürsel, Canan İmer, Aslı Turanlı, Mehmet Aslan, Sevil Aslan, Özay Erad, Semra Demirer, Hanzade Avcı, Nilgün Çolak, Alara Çolak, Aleyna Çolak, Şenay Araç , Cansu Yörükoğlu ve Meral Çalışıcı başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. İftarın ardından kısa bir konuşma yapan Timur Erk, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhuna dikkat çekerek, “Ramazan ayı birlik, beraberlik ve yardımlaşmayı bizlere yeniden hatırlatan çok kıymetli bir zaman. Bu anlamlı gecede bizimle olan ve vakfımıza destek veren tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. Konuşmasında vakfın toplum nezdinde siyaset üstü bir konumda olduğuna da değinen Erk, davetliler arasında yer alan ve TBV üyesi Sevil Aslan’ın kuzeni olan Mehmet Aslan ile genç siyasetçi Onur Ateş’in davete özel olarak katıldığını belirterek teşekkür etti. Fotoğraf çekimi sırasında Mehmet Aslan’a esprili bir şekilde “Her ne kadar sağ partide olsan da seni soluma alayım” diyen Erk’in sözleri salonda kahkahalara neden oldu. Gecede ayrıca organizasyona verdikleri katkı nedeniyle Dorak Holding Genel Müdürü Eylem Alp’e teşekkür belgesi takdim edildi. Samimi sohbetlerin ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı gece, hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.

Nilüfer'de Başkan Özdemir “Anne Taksi” ile yola çıktı Haber

Nilüfer'de Başkan Özdemir “Anne Taksi” ile yola çıktı

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla başlattığı “Anne Taksi” hizmeti, anne ve anne adaylarının hastane süreçlerini kolaylaştırıyor. Hamileler ile 0-1 yaş aralığında çocuğu olan annelerin, devlet hastanelerindeki kadın doğum ve çocuk bölümlerine rahatça ulaşabilmesi için hayata geçirilen uygulamanın direksiyonuna bu kez Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir geçti. Başkan Şadi Özdemir, Görükle ve Çalı mahallelerinde yaşayan iki anneyi evlerinden alarak, Bursa Şehir Hastanesi ve Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ndeki randevularına yetiştirdi. ÜCRETSİZ VE GÜVENLİ ULAŞIM İMKANI Nilüfer’de yaşayan anneler, bir gün öncesinden randevu oluşturarak bu hizmetten tamamen ücretsiz bir şekilde faydalanabiliyor. Anneler evlerinden alınıp sağlık kuruluşlarına ulaştırılıyor ve muayene sonrasında tekrar güvenle evlerine bırakılıyor. Uygulamada farklı ihtiyaçlar ve güvenlik önlemleri de titizlikle düşünülmüş durumda. Araçlarda standart olarak bebek koltuğu yer alırken, ikiz bebek sahibi anneler için çift bebek koltuğu da hazır bulunduruluyor. Ayrıca hamile yolcuların yolculuklarını daha güvenli hale getirmek amacıyla araçta özel hamile emniyet kemerleri kullanılıyor. “AMAÇ SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRMAK” Anne Taksi’nin şoför koltuğuna geçerek, uygulamayı bizzat deneyimleyen Başkan Şadi Özdemir, hizmetin amacına dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Erişilebilirlik çok önemli. Arabası olsa bile hamile bir kadının veya bebekli bir annenin hastaneye gidip dönmesi, hem aracı hem de çocuğu idare etmesi kolay değil. Kadınların rahatlığı ve çocuklarımızın sağlıklı büyümesi için bu projeyi hayata geçirdik. Bir kadın kenti olan Nilüfer’de kadınların sağlık hizmetlerine doğru ve sağlıklı bir şekilde erişmeleri için çalışmaya devam ediyoruz.” ANNELER UYGULAMADAN MEMNUN Uygulamayı ilk kez deneyimleyen annelerden Şeyma Uçar, eşinin vardiyalı çalışması nedeniyle çocuğunu hastane kontrollerine götürmekte zorlandığını belirterek, Anne Taksi’nin kendisi için çok büyük bir kolaylık ve fayda sağladığını söyledi. Hizmetten yararlanan bir diğer anne İrem Nur Üstünbaş ise, çeşitli sebeplerle hastaneye ulaşımda zorluk çeken birçok kişi olduğunu hatırlatarak uygulamanın toplum için çok yararlı bir adım olduğunu söyledi.

Şiddetsiz yaşama dijital sergiyle dikkat çektiler Haber

Şiddetsiz yaşama dijital sergiyle dikkat çektiler

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Fark Et, Oyna, Dönüştür’ teması ile gençler için düzenlenen atölye çalışmalarını dijital dünya ile buluşturduğu ‘Kırılmayan Çizgiler’ temalı dijital sergi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Bursalılarla buluşturulmuştu. Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi ile Feriha Uyar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin sanatsal üretimlerinden oluşan ve 110 eserin yer aldığı dijital sergi, öğrencilerin eşitlik ve şiddetsiz yaşam mesajını taşıyor. Dijital afiş sergisi kapsamında eser üreten öğrencilere, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde düzenlenen törenle sertifikaları verildi. Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin toplumsal dönüşümle mümkün olabileceğine dikkat çeken Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, gençlerin çizgilerle ve dijital üretimlerle verdiği mesajların eşit ve şiddetsiz bir toplum yolunda son derece değerli olduğunu söyledi. Serginin estetik bir üretimin ötesinde, gençlerin dünyaya söyledikleri sözü görünür kılan güçlü bir anlatı olduğunu ifade eden Gazioğlu, “Bu çalışmalar, duyarlılığın, cesaretin ve özgür düşüncenin çizgiyle, renkle ve tasarımla kurduğu ortak bir dildir. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerin sözünü çoğaltan her çalışmayı desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Bursalı yazardan kadına şiddete karşı roman Haber

Bursalı yazardan kadına şiddete karşı roman

Topuklu Kaldırımlar'ın adaletin eksildiği bir toplumda kadın olmanın ne anlama geldiğini anlatan çarpıcı bir yüzleşme romanı olduğunu dile getiren Atilla Güney, "Bu kitap, gücün haklılığı bastırdığı, suskunluğun haksızlığı büyüttüğü yerlerde başlar. Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, insanın vicdanında başladığını hatırlatır. Çünkü bir yerde adalet yoksa, huzur da kalıcı olmaz. Aynı suça farklı cezaların verildiği, haksızlığın normalleştirildiği toplumlarda adalet yerini ayrıcalığa bırakır. Ve bu kaybın bedelini en ağır şekilde kadınlar öder. Roman boyunca adalet, bir kavram olmaktan çıkar; bazen geciken bir karar, bazen suskun kalınmış bir an, bazen de savunulamamış bir hak olarak karşımıza çıkar. Gücün adaletle birleşmediği her yerde zulme dönüştüğünü, adaletin sustuğu her anın yeni yaralar açtığını gösterir. Topuklu Kaldırımlar, kadının sadece korunması gereken değil, toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğunu anlatır. Adalet zayıfladığında güvenin çöktüğünü, güven çöktüğünde insanlığın sessizce geri çekildiğini gözler önüne serer. Bugün başkasına yapılan bir haksızlığın, yarın herkesin sınavı olabileceğini hatırlatır. Bu roman, adaletin bir lütuf değil hak olduğunu; haklı olmanın yetmediğini, hakkı savunmanın da sorumluluk gerektirdiğini söyler. Güç geçer, makam gider; fakat adaletin hesabı kalır. Ve adalet, herkes için eşit olmadıkça, hiçbirimiz için gerçekten var değildir. Topuklu Kaldırımlar, kadına adaletin olmadığı bir dünyada, insanlığın nasıl yavaş yavaş eksildiğini anlatan bir roman… Çünkü adalet susarsa, zulüm konuşur. Ve kadın susturulursa, toplum kaybeder" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.