Hava Durumu

#Tmmob

- Tmmob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmmob haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İÇMO GENÇ BURSA KURULDU “MESLEKİ AİDİYETİN TEMELLERİNİ ÖĞRENCİLİK YILLARINDA ATIYORUZ” Haber

İÇMO GENÇ BURSA KURULDU “MESLEKİ AİDİYETİN TEMELLERİNİ ÖĞRENCİLİK YILLARINDA ATIYORUZ”

Başkanlığını Serra Aktaş’ın üstlendiği İÇMO Genç Bursa yönetiminde Yağız Yılmam, Nergis Tufan, Yusuf Yılmaz, Aslıhan Yıldız, İclal Pala ve Dilara Ural yer alıyor. Bursa, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale ve Yalova illerini kapsayan yapılanma, özellikle Yalova Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İçmimarlık Bölümü ile Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi İçmimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin katılımıyla 110 genç içmimar adayını bir araya getiriyor. ÖZBEY: “GÜÇLÜ BİR MESLEK ÖRGÜTÜ, GENÇLERİN KATILIMIYLA GELECEĞE TAŞINIR” İÇMO Genç Bursa’nın kuruluşunu değerlendiren TMMOB İçmimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nehir Özbey, mesleki örgütlenme bilincinin öğrencilik yıllarında kazanılmasının önemine dikkat çekti. Özbey, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Mesleğimizin geleceğini yalnızca bugünün profesyonelleriyle değil, yarının içmimarlarıyla birlikte şekillendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle genç meslektaş adaylarımızın henüz öğrencilik yıllarında meslek örgütümüzle tanışmalarını, mesleki dayanışma kültürünü benimsemelerini ve karar alma süreçlerine katılmalarını son derece önemsiyoruz. İÇMO Genç Bursa'yı yalnızca bir öğrenci yapılanması olarak değil; üniversite ile meslek pratiği arasında güçlü bir bağ kuracak, gençlerin fikirlerini, üretimlerini ve enerjilerini meslek örgütümüze taşıyacak önemli bir platform olarak görüyoruz. Hedefimiz, mezuniyet sonrasında başlayan bir oda üyeliği ilişkisinin ötesine geçerek öğrencilikten itibaren gelişen, aidiyet ve ortak sorumluluk bilinciyle güçlenen sürdürülebilir bir meslek kültürü oluşturmak. İÇMO Genç Bursa'nın kuruluşunda emeği geçen tüm genç arkadaşlarımızı kutluyor, yeni yönetimimize başarılar diliyorum.” AKTAŞ: “ÖĞRENCİLER İLE MESLEK DÜNYASI ARASINDA KÖPRÜ OLACAĞIZ” İÇMO Genç Bursa Başkanı Serra Aktaş ise yapılanmanın genç içmimar adaylarının mesleki hayata daha donanımlı hazırlanmasında önemli bir rol üstleneceğini belirtti. Aktaş, “Amacımız, öğrencilik döneminden itibaren mesleğimizi daha yakından tanımak, mesleki deneyimlerden faydalanmak ve mezuniyet sonrasında karşılaşabileceğimiz süreçlere daha hazırlıklı olmak. İÇMO Genç Bursa aracılığıyla öğrenciler ile meslek profesyonelleri arasında güçlü bir iletişim ve dayanışma ağı kurmayı hedefliyoruz” dedi. Gençlerin yalnızca mesleki gelişimlerine değil, toplumsal sorumluluk projelerine de katkı sunmak istediklerini ifade eden Aktaş, İÇMO Bursa Şubesi çatısı altında okullara kütüphane kazandırılmasına yönelik bir proje üzerinde çalıştıklarını belirtti. Aktaş, İÇMO Genç Bursa'nın kuruluş sürecinde verdikleri destek dolayısıyla Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Nehir Özbey'e ve yönetim kuruluna teşekkür etti.

BUMİAD’DAN COŞKULU CUMHURİYET KUTLAMASI Haber

BUMİAD’DAN COŞKULU CUMHURİYET KUTLAMASI

Geceye, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, Osmangazi Belediye Başkan Vekili Recep Çohan, Yeni Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler ve BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu ile TMMOB’a bağlı Akademik Odaların Başkanları, BUMİAD’ın Kurucu Başkanı İlker Özaslan ve geçmiş dönem başkanlarından M. Orhan Efe ile BUMİAD üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren BUMİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gümüş, “Bugün Cumhuriyetimizi kutlamak için bir aradayız. Cumhuriyet demek; hakimiyetin kayıtsız ve şartsız milletin olmasıdır. Devletin halkın refahı için çalışmasıdır. İstisnasız her bireyin düşüncesini özgürce açıklayabilmesidir. İnanç özgürlüğüdür. Ortak kültür ve tarihe bağlı, aynı vatan üzerinde tek millet olmaktır. Tüm halkın kanun önünde eşit olmasıdır. Sürekli yenilenmedir. Devrimciliktir. Muasır medeniyet olmaktır. Yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığıdır. Bizler, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu, uğruna yüz binlerce şehit verdiğimiz tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ne gönülden bağlıyız ve aynı vatan üzerinde tek bir millet olmak gerektiğinin bilincindeyiz” dedi. Daha sonra konuşan Harmancık Belediye Başkanı Haşim Arıkan, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Recep Çohan ile geçtiğimiz yıl Cumhuriyet Ödülünü alan dünyaca ünlü dağcı Ali Nasuh Mahruki de, Cumhuriyetin getirdiği kazanımlar ile Cumhuriyet değerleri hakkında duygu ve düşüncelerini paylaşırlarken konukların Cumhuriyet Bayramını kutladılar. Ödüllerin takdimi öncesinde son olarak konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da, “Cumhuriyet Türk Milleti'nin en büyük ve en çok hak ettiği bayramın adıdır. Bizi biz yapan, bizi bugün özgür yapan, bizi bağımsız yapan, bu iğneli fıçı coğrafyada bizi ayakta tutan, Türk milletini bir ve beraber eden, köyden çıkan çocuğu bugün gerektiğinde memleketin yöneticisi yapan, mühendisi yapan, doktoru öğretmeni yapan kimsesizlerin kimsesi olan sistemin adıdır Cumhuriyet” dedi. Konuşmaların ardından programın ödül töreni bölümüne geçildi ve “Eğitime Katkı Ödülü” BUMİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Gümüş ve Semiha Öztan tarafından Endüstri Mühendisi, İnovasyon Yönetimi Danışmanı, Akademisyen Müjgan Çetin’e, “Cumhuriyet Ödülü” BUMİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Bülent Alp ile Ferdi Tercanlıoğlu tarafından Sürdürülebilir Tarım Politikaları Uzmanı, Feyz Çiftliği Kurucusu Sencer Solakoğlu’na, “Cumhuriyet Ödülü” BUMİAD Yönetim Kurulu Üyeleri Yaşar Poyraz ile İsmail Yılmaz tarafından Onlar TV ekibi adına Nasuh Mahruki’ye, “Onur Ödülü” de BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş ile Başkan Yardımcısı Zarif Ayça Güler tarafından Gazeteci, Yazar, Belgesel Yönetmeni ve Yapımcı Nebil Özgentürk’e takdim edildi. Gecenin “Özel Ödülü” ise BUMİAD’ın Kurucu Başkanı İlker Özaslan ile Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gümüş tarafından, 10. yılına ulaşan BUMİAD Cumhuriyet Ödülleri geleneğini başlatan geçmiş dönem başkanlarından M. Orhan Efe’ye verildi. Ödül töreninin ardından geceye katılanlar, Taner Yazısı’nın seslendirdiği eserler eşliğinde gönüllerince eğlendiler. Program, Cumhuriyet’in kuruluşunun 103. Yılı nedeniyle gerçekleştirilen pasta kesimi ile sona erdi.

Bursa'dan makine sektörüne kritik uyarı: AB düzenlemesine 3 ay kaldı! Haber

Bursa'dan makine sektörüne kritik uyarı: AB düzenlemesine 3 ay kaldı!

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Avrupa Birliği’nin makine güvenliğine ilişkin yeni düzenlemesi nedeniyle Türkiye’deki makine üreticileri ve ihracatçıların karşılaşabileceği risklere dikkat çekti. 16 Ekim 2026 tarihli açıklamada, 2006/42/EC Makine Direktifi’nin yerini alacak olan AB 2023/1230 sayılı Makine Yönetmeliği’nin 20 Ocak 2027’de zorunlu olarak uygulanmaya başlayacağı belirtildi. Oda, yeni düzenlemenin Türkçe metninin henüz yayımlanmamış olmasının sektörde teknik, hukuki ve ekonomik belirsizlikleri artırabileceğini ifade etti. YAPAY ZEKÂ VE YAZILIM GÜVENLİĞİ DE KAPSAMDA Yeni düzenlemenin yalnızca klasik makine güvenliğiyle sınırlı olmadığına dikkat çekilen açıklamada; yapay zekâ destekli güvenlik fonksiyonları, güvenlikle ilgili yazılım ve kontrol sistemleri, dijital dokümantasyon ve uygunluk değerlendirme süreçlerinin de önem kazandığı belirtildi. Bu değişikliklerin ürün güvenliği, iş sağlığı ve güvenliği, CE uygunluk değerlendirmesi, üreticilerin hukuki sorumlulukları ve Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet gücü üzerinde doğrudan etkiler oluşturabileceği kaydedildi. “YALNIZCA TÜRKÇE METNİN YAYIMLANMASI YETERLİ DEĞİL” Oda, Türkiye’nin hazırlık sürecinin yalnızca mevzuatın Türkçeye çevrilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, uygulama rehberleri, geçiş hükümleri, uyumlaştırılmış standartlar, uygunluk değerlendirme prosedürleri ve denetim kriterlerinin de netleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca üreticilere yönelik bilgilendirme faaliyetleri, eğitim çalışmaları, yetkili kuruluşların görevleri ve laboratuvar altyapısının geliştirilmesi çağrısı yapıldı. TMMOB Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, sektör dernekleri, üniversiteler ve ilgili meslek odalarının ortak bir çalışma yürütmesini istedi. Türkiye’deki üreticilerin mevzuat yayımlandıktan sonra uyum sağlamaya çalışmak yerine, yürürlük tarihinden önce hazırlıklarını tamamlaması gerektiğini belirten Oda, yeni yönetmelik ve uygulama rehberinin yanı sıra geçiş sürecine ilişkin yol haritasının da Türkçe, anlaşılır ve erişilebilir biçimde hazırlanması çağrısında bulundu. Açıklamada, zamanında atılacak adımların yalnızca mevzuata uyum açısından değil; insan güvenliği, ihracat kapasitesi, sanayi rekabetçiliği ve teknolojik dönüşüm açısından da kritik önem taşıdığı vurgulandı.

Emeklinin hak arayışında acı son:  İntihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı Haber

Emeklinin hak arayışında acı son: İntihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı

Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde acı bir trajedi yaşandı. Eylem esnasında beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulunan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'ndan acı haber geldi. “Ben artık bu işten vazgeçtim” dediği duyulan emekli, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. “İNSANCA YAŞAM BİR YURTTAŞLIK HAKKIDIR” Öte yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle gerçekleştirdiği eyleme ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekilerek milyonlarca yurttaşın açlık, yoksulluk ve geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. TMMOB, ekonomik krizin yükünün emekçiler ve emeklilerin üzerine bırakıldığını ileri sürerek, yıllarca çalışarak ülkeye emek veren vatandaşların düşük gelir ve yoksullukla karşı karşıya kalmaması gerektiğini ifade etti. "EMEKLİNİN YERDEKİ KANI YÖNETİCİLERİN ELİNDEDİR!" Yaşanan olay sonrasında bir başka açıklamada Kamu-İş Konfederasyonu'ndan geldi. Yaşanan olaya dikkati çeken üyeler, "Açıkça söylüyoruz: Emeklinin yerdeki kanı yöneticilerin elindedir! Emekliyi sokağa çıkamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz, torununa harçlık veremez hâle getiren politikaların sorumlusu hükümettir" dedi.

TMMOB Bursa'dan 19 Eylül açıklaması: Mesleklerimiz kamusal hizmettir Haber

TMMOB Bursa'dan 19 Eylül açıklaması: Mesleklerimiz kamusal hizmettir

TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi’nin 47. yıldönümü dolayısıyla “Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü” kapsamında basın açıklaması yaptı. BAOB Özgürlük ve Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu. Korkut, 19 Eylül 1979’da TMMOB çağrısıyla yapılan iş bırakma eyleminin, mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki ve demokratik mücadelesinin en güçlü örneklerinden biri olduğunu söyledi. Eylemin, maden ocaklarından fabrikalara, kamu kurumlarından limanlara kadar çok sayıda iş yerinde üretimi durdurarak meslektaşların örgütlü gücünü görünür kıldığını ifade etti. Açıklamada, 19 Eylül’ün meslek alanlarının emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ortaya koyduğu vurgulandı. EKONOMİK KRİZ VE GÜVENCESİZLİK ELEŞTİRİSİ TMMOB, aradan geçen 47 yıla rağmen mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorunlarının daha da ağırlaştığını belirtti. Derinleşen ekonomik kriz, düşük ücretler, işsizlik ve güvencesizliğin meslektaşların yaşam koşullarını zorlaştırdığı kaydedildi. Açıklamada, kamuda çalışan teknik personelin düşük ücretler, liyakatsiz atamalar ve ağır iş yüküyle karşı karşıya olduğu; özel sektörde çalışanların ise uzun çalışma saatleri, mobbing, kayıt dışı istihdam ve iş güvencesizliğiyle mücadele ettiği ifade edildi. TMMOB, üretimden ve kamusal planlamadan uzak politikaların hem meslek alanlarını daralttığını hem de toplumun nitelikli kamu hizmetlerine erişimini zayıflattığını savundu. Mesleki denetimin tasfiyesinin halkın can ve mal güvenliğini riske attığı, şehir plancılarının bilimsel bilgisinin dışlanmasının ise kentleri rant politikalarına teslim ettiği belirtildi. Genç mühendis, mimar ve şehir plancılarının plansız kontenjan artışları ve yetersiz istihdam nedeniyle diplomalı işsizliğe sürüklendiği, emekli meslektaşların da ağır yaşam koşulları altında yoksulluğa itildiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, ülkedeki demokrasi ve hukuk sorunlarının meslek örgütlerinin çalışmalarını da zorlaştırdığı ifade edildi. TMMOB’ye ve odalarına yönelik yetki kısıtlamalarının, kamusal ve bağımsız denetim hakkına müdahale olduğu savunuldu. TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu, çözümün örgütlü mücadeleden geçtiğini belirterek meslektaşlara ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz Haber

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldız, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye ve afet risklerini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. 17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığını ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlatan Yıldız, depremde yaşamını yitirenleri saygıyla andı. “DEPREM BİR DOĞA OLAYI, YIKIM KADER DEĞİL” Depremin tek başına afete neden olmadığını belirten Yıldız, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetimsizlik ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince kullanılmamasının riskleri büyüttüğünü ifade etti. Yıldız, “Deprem bir doğa olayıdır. Afete dönüşmesi veya dönüştürülmesi ise yerleşim yeri planlayıcılarının, karar alıcıların ve uygulayıcıların yanlışlarının sonucudur” dedi. Deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında ne yapılacağını bilmekten ibaret olmadığını belirten Yıldız, kentlerin jeolojik özelliklerinin, zemin davranışlarının ve yapı güvenliğinin bilinmesi gerektiğini söyledi. “MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI HIZLA TAMAMLANMALI” Afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığını vurgulayan Yıldız; aktif faylar, sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, yerleşime uygun alanların bilimsel verilerle belirlenmesi ve imar kararlarının bu veriler doğrultusunda alınması çağrısında bulunan Yıldız, mevcut yapı stokunun yanı sıra ulaşım sistemleri ve kritik altyapıların da afetlere karşı güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, jeolojik-jeoteknik etütlerin bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI OLMAMALI” Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar tüm süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Yıldız, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme faaliyetine indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, riskli yapıların yenilenmesi kadar riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığını kaydetti. “GÜNEY MARMARA NEDEN KAPSAM DIŞINDA?” Açıklamasında “Yarısı Bizden” kampanyasına da değinen Yıldız, İstanbul’da uygulanan finansman modelinin Güney Marmara illerinde de uygulanması gerektiğini savundu. Yıldız, İstanbul’da riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 17 olduğunu, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale’de ise bu oranın yaklaşık yüzde 65 seviyesinde bulunduğunu öne sürerek, “Olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek’ mi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?” sorusunu yöneltti. '1' İLE ÖNLEMEK Mİ, '6' İLE ÖDEMEK Mİ? Mevcut riskli yapı stoğunu eritmek amacıyla devreye alınan en güçlü mekanizmanın 2026 yılında da ana strateji olan “Yarısı Bizden” kampanyası olduğunu ifade eden JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen bu modelde, her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Bu şekilde Bakanlığın her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin TL’lik finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor. Bu finansal modelin amacı, inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle kentsel dönüşüme giremeyen dar ve orta gelirli vatandaşın üzerindeki yükü hafifletmektir. Ancak riskli yapı stoğu yaklaşık % 17 olan İstanbul ilimiz için bu sistem uygulanırken, riskli yapı stoğu % 65 olan Bursa – Yalova – Balıkesir ve Çanakkale için neden uygulanmıyor? Üstelik Güney Marmara’da bulunan bu illerin toplam nüfusu İstanbul’un 3’te 1’i ve riskli yapı stoğu yaklaşık 4 kat daha fazla iken. Yetkililere tekrar hatırlatmak istiyoruz, tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘’ÖNLEMEK’’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘’ÖDEMEK’’ mi, hangisi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?". “AFET VE ACİL DURUM BAKANLIĞI KURULMALI” Jeoloji Mühendisleri Odası olarak tüm yerleşimlerde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesini ve yapı ile zemin denetiminin kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmesini talep ettiklerini belirten Yıldız, afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız ayrıca “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısında bulundu. Afet yönetimindeki kurumlar arasındaki koordinasyonun yeniden düzenlenmesi ve ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte etkin bir afet yönetim modeli oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bunun yanında afet risk yönetimini destekleyecek bir afet hukuk sistemi oluşturulması ve afet suçlarına yönelik caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savundu. “KAYBEDECEK 27 YILIMIZ DAHA YOK” Deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, bilimin ve mühendisliğin gereklerinin yerine getirilmesinin tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu söyledi. Yıldız açıklamasını, “27 yıl geçti ancak hâlâ doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı” sözleriyle tamamladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anarken, yerel ve merkezi yönetimler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri afet risklerinin azaltılması için bilimsel ve kamusal çözümler üretmeye çağırdı.

ÇED Yeterlik Belgesi tebliği değişti... Başvuru şartları ve belgeler yeniden düzenlendi Haber

ÇED Yeterlik Belgesi tebliği değişti... Başvuru şartları ve belgeler yeniden düzenlendi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ", bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle, ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşların başvuru usulleri ile ibraz etmesi gereken belgeler yeniden belirlendi. Buna göre, başvurular elektronik sistem üzerinden yapılacak ve kurumların ticaret sicili bilgileri, yer uygunluk yazısı, teknik personelin mezuniyet ve mesleki deneyim belgeleri, SGK veya Bağ-Kur kayıtları ile başvuru bedelinin yatırıldığına ilişkin belgeler sisteme yüklenecek. Bakanlık, gerekli belgeleri elektronik ortamdan temin edebilecek veya ilgililerden sisteme yüklemelerini isteyebilecek. Düzenlemeyle ayrıca, kurum ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve ÇED süreçlerinde görev alacak teknik personel için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı ilgili meslek odalarından alınacak mühendislik-müşavirlik veya büro tescil belgesi zorunluluğu getirildi. Bu belgenin ilgili mevzuat gereği alınamadığı durumlarda ise oda sicil kaydının sunulması yeterli olacak. Yeni tebliğ kapsamında, ÇED yeterlik belgesi başvurusunda görev alacak personel ile şirket ortakları ve yönetim organında yer alan kişilerin kamu görevinden çıkarılmamış olması şartı da getirildi. MEVCUT KURULUŞLARA 90 GÜNLÜK UYUM SÜRESİ Tebliğe eklenen geçici maddeyle, değişiklikten önce ÇED yeterlik belgesi alarak faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara da yeni düzenlemeye uyum sağlamaları için 90 gün süre verildi. Bu süre içinde özellikle meslek odası belgelerine ilişkin yeni şartların yerine getirilmesi gerekecek. Tebliğ, hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.

MİMARLAR ODASI BURSA ŞUBESİ’NDEN ANLAMLI SERGİ Haber

MİMARLAR ODASI BURSA ŞUBESİ’NDEN ANLAMLI SERGİ

2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne Özcan Uygur ile birlikte lâyık görülen Semra Uygur’un onur konuğu olduğu etkinliğe; Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, bölüm başkanları, dekan yardımcıları, sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin ve meslek örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda mimar ve sanatsever katıldı. Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin sergi mutluluğu Etkinliğin açılışında konuşan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, mimarlık üretimi, mesleki birikim ve güncel tartışmalar üzerine değerli bir buluşmaya daha ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin iki yılda bir düzenlediği ‘2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’ kapsamında ödüle değer görülen eserlerin, Bursa’nın ardından Mimarlar Odası’nın diğer şubelerinde de sergileneceğini belirten Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak bu anlamlı sergiye ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl ‘Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne Özcan Uygur ile birlikte lâyık görülen Semra Uygur’u ağırlıyor olmamız ise mutluluğumuzu daha da artırıyor. Mimarlık, toplumun geleceğini şekillendiren mesleklerin başında geliyor. Ürettiğimiz eserlerle gelecek kuşakların yaşamına da dokunuyoruz. Bu nedenle mesleğimizin ne denli büyük bir öneme sahip olduğunun bilincindeyiz. Bu düşünceyle, ülkemizi ve dünyamızı güzelleştiren yürek birlikteliğimizin ürünü nice eserlerin bizleri bir araya getirmeye devam etmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” diye konuştu. Etkinliğin onur konuğu Semra Uygur ise konuşmasında, davetlerinden dolayı Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek’in şahsında Şube Yönetim Kurulu’na teşekkür etti. Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne lâyık görülmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Uygur, mimarlığın yaşam kalitesini yükselten, güvenli yapılar üreten ve yaşam biçimini şekillendiren, aynı zamanda güçlü bir sanat karakterine sahip mesleklerin başında geldiğini vurguladı. Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından sergilenen eserleri inceleme fırsatı bulan konuklar, çalışmaların özgünlüğü ve üst düzey niteliğine ilişkin beğenilerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.