Hava Durumu

#Tıp

- Tıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda Haber

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri verilerini açıkladı. Verilere göre, üniversite mezunlarının kayıtlı istihdam oranlarında bir önceki yıla göre sınırlı düşüş yaşandı. Sağlık, mühendislik ve teknik alanlarda mezunların istihdam olanaklarının daha güçlü olduğunu; bazı sosyal bilim alanlarında ise eğitim ile istihdam arasındaki uyumun daha düşük kaldığını ortaya koydu. Buna göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024 yılında yüzde 75,0 iken, 2025 yılında yüzde 73,9 olarak gerçekleşti. Ön lisans mezunlarında ise kayıtlı istihdam oranı yüzde 66,4'ten yüzde 65,7'ye geriledi. LİSANS MEZUNLARINDA ZİRVEDE TIP Lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranına sahip bölüm yüzde 95,5 ile tıp oldu. Tıp bölümünü; Özel eğitim öğretmenliği (yüzde 90,8), Havacılık elektrik ve elektroniği (yüzde 89,9), Matematik mühendisliği (yüzde 89,8), Hemşirelik (yüzde 89,8) bölümleri takip etti. Eğitim ve öğretim alanları bazında değerlendirildiğinde ise en yüksek kayıtlı istihdam oranı sağlık ve refah alanında yüzde 84,5 olarak gerçekleşti. Bu alanı mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 82,1), bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 76,7), eğitim (yüzde 75,4) ile iş, yönetim ve hukuk (yüzde 74,1) izledi. ÖN LİSANSTA EN YÜKSEK İSTİHDAM POLİS MESLEK EĞİTİMİNDE Ön lisans mezunları arasında en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi bölümünde görüldü. En yüksek istihdam oranına sahip diğer ön lisans bölümleri ise şöyle sıralandı: Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı (yüzde 87,4), Uçak teknolojisi (yüzde 84,8), Kontrol ve otomasyon teknolojisi (yüzde 83,9), Elektrik (yüzde 83,7). Alan bazında ise ön lisans mezunlarında en yüksek kayıtlı istihdam oranı mühendislik, imalat ve inşaat alanında yüzde 76,3 oldu. İLK İŞ BULMA SÜRESİ 14,2 AYA GERİLEDİ TÜİK verilerine göre, lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 2024 yılında 14,4 ay iken, 2025 yılında 14,2 aya düştü. Ön lisans mezunlarında ise bu süre 16 aydan 15,8 aya geriledi. Lisans mezunları arasında ilk iş bulma süresinin en kısa olduğu bölüm 2,4 ay ile dil ve konuşma terapisi oldu. Bu bölümü; Tıp (3,9 ay), Özel eğitim öğretmenliği (4,4 ay), Eczacılık (4,6 ay), Ergoterapi (7,6 ay) izledi. Ön lisans mezunlarında ise en hızlı işe giren bölüm 3 ay ile polis meslek eğitimi oldu. EN YÜKSEK KAZANÇ PİLOTAJ MEZUNLARINDA Lisans mezunlarının kazanç durumlarına göre en yüksek aylık ortalama gelire sahip bölümler sırasıyla; Pilotaj, Matematik mühendisliği, Uzay mühendisliği, Uçak mühendisliği, Kontrol ve otomasyon mühendisliği oldu. Ön lisans mezunlarında ise en yüksek ortalama kazanç sağlayan bölümler; Uçak teknolojisi, Perakende satış ve mağaza yönetimi, Polis meslek eğitimi, Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı, Marka iletişimi olarak sıralandı. Ücretli çalışan lisans mezunlarının eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı 2025 yılında yüzde 56,7 oldu. Bu oran 2024 yılında yüzde 56,1 seviyesindeydi. Ön lisans mezunlarında ise alan uyumu oranı yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. Lisans mezunlarında kendi alanında çalışma oranının en yüksek olduğu alan sağlık ve refah (yüzde 80,4) oldu. Bunu iş, yönetim ve hukuk (yüzde 79,6), eğitim (yüzde 64,8), mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 63,6) ile bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 56,1) takip etti. En düşük alan uyumu ise lisans mezunlarında sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 20,6 olarak kaydedildi. Ön lisans mezunlarında en yüksek alan uyumu iş, yönetim ve hukuk alanında yüzde 64,1 olurken, en düşük oran sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 7,8 olarak gerçekleşti.

Sağlık çalışanları 14 Mart’a çözüm bekleyen sorunlarla giriyor Haber

Sağlık çalışanları 14 Mart’a çözüm bekleyen sorunlarla giriyor

SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlık çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarına dikkat çekti. Akarken, Tıp Bayramı’nın yalnızca bir kutlama günü değil, sağlık çalışanlarının emeğinin ve yaşadığı sorunların görünür kılınması gereken önemli bir tarih olduğunu söyledi. 2025 OECD verilerine göre Türkiye’de bin kişiye düşen hekim sayısının 2,4, hemşire sayısının ise 2,9 olduğunu hatırlatan Akarken, buna karşın kişi başına yıllık hekime başvuru sayısının 11,4’e ulaştığını belirtti. Akarken, bu durumun sağlık çalışanlarının üzerindeki iş yükünü ciddi şekilde artırdığını ifade etti. Sağlık kurumlarında çalışan tüm meslek gruplarının sorunlarının giderek büyüdüğünü dile getiren Akarken, “14 Mart Tıp Bayramı’na yine alkışla değil, çözüm bekleyen sorunlarla giriyoruz. Hekimler yalnızca hastayı iyileştirmeye değil, sistemin açıklarını kapatmaya da zorlanıyor. Bugün birçok sağlık çalışanı için meslek sevgisinin önüne geçim kaygısı geçmiş durumda” dedi. “RANDEVU SORUNU AZALSA DA İŞ YÜKÜ SÜRÜYOR” Sağlık Bakanlığı’nın 2025 sonunda yaptığı açıklamada Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (MHRS) bekleyen hasta sayısının 4 milyondan 400 binin altına düştüğünü ve bekleyen hasta oranında yüzde 90 azalma sağlandığını duyurduğunu hatırlatan Akarken, buna rağmen sağlık çalışanlarının üzerindeki yükün azalmadığını söyledi. Bakanlık verilerine göre günlük ortalama 1,7 milyon randevu üretildiğini ve 2025’in ilk 10 ayında aile sağlığı merkezlerine 374 milyon başvuru yapıldığını aktaran Akarken, Türkiye’de bir hekime düşen hasta sayısının birçok gelişmiş ülkenin üzerinde olduğunu belirtti. Akarken, “Bugün bir hekim çoğu zaman hastasına ayırmak istediği zamanı ayıramıyor. Gün içinde yüzlerce hastaya bakmak zorunda kalan sağlık çalışanları hem fiziksel hem de psikolojik olarak ciddi baskı altında” ifadelerini kullandı. YOĞUN NÖBET SİSTEMİ ELEŞTİRİSİ Sağlık çalışanlarının özellikle nöbet sistemi nedeniyle ağır bir çalışma temposuna maruz kaldığını belirten SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, birçok sağlık çalışanının gece nöbetlerinden sonra yeterli dinlenme imkânı bulamadan yeniden göreve başladığını söyledi. “Nöbet sistemi yalnızca bir çalışma düzeni değil aynı zamanda bir sağlık ve güvenlik meselesidir” diyen Akarken, uykusuz ve yorgun çalışan sağlık personelinin hem kendi sağlığı hem de hizmet verdiği hastalar açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Sağlıkta şiddetin de sağlık çalışanlarının en önemli sorunlarından biri olmaya devam ettiğini dile getiren Akarken, 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada sağlık çalışanlarının yüzde 69’unun meslek hayatında en az bir kez şiddete maruz kaldığını belirttiğini aktardı. Sağlık çalışanlarının güvenli bir ortamda görev yapması gerektiğini vurgulayan Akarken, “Sağlıkta şiddet münferit bir olay değil, yapısal bir sorundur. Caydırıcı ve etkin yaptırımlar eksiksiz uygulanmadan, iş yükü azaltılmadan bu sorunun çözülmesi mümkün değildir” dedi. GENÇ HEKİMLER YURT DIŞINA YÖNELİYOR Son yıllarda genç hekimlerin yurt dışında çalışma eğiliminin arttığına dikkat çeken Akarken, çalışma koşulları, gelir düzeyi ve gelecek kaygısının bu durumun başlıca nedenleri olduğunu söyledi. Özellikle diş hekimlerinin atanma ve uzmanlık kadrolarının yetersizliği ile özel kliniklerdeki düşük ücretlerin de yurt dışına yönelimi artırdığını belirten Akarken, sağlık sisteminin geleceği açısından bu tablonun ciddi risk oluşturduğunu kaydetti. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik koşullarının giderek zorlaştığını ifade eden Akarken, emekliliğe yansıyan tek kalem maaş sisteminin hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, adil nöbet ücretleri, ek gösterge düzenlemesi ve vergi adaletinin sağlanması artık ertelenmemesi gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.