Hava Durumu

#Teknoloji

- Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ raflara kadar indi! Haber

Yapay zekâ raflara kadar indi!

Frost & Sullivan tarafından OSS Derneği için hazırlanan çalışmaya göre, Türkiye’deki hafif araç parkının ortalama yaşı 14,3’e ulaşırken araçların yaklaşık yüzde 74’ü beş yaşın üzerinde bulunuyor. Türkiye hafif araç satış sonrası pazarının 2025 yılı büyüklüğü ise yaklaşık 10,2 milyar dolar seviyesinde hesaplandı. Büyüyen ve yaşlanan araç parkı bakım ve onarım ihtiyacını artırırken, milyonlarca farklı parça referansının doğru yönetilmesini de her zamankinden daha kritik hâle getirdi. “Yapay zekâ sadece sohbet eden uygulamalardan ibaret değil” Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan İTO 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, yapay zekânın satış sonrası sektöründe görünür fakat gürültülü olmayan bir dönüşüm başlattığını belirtirken, “Yapay zekâyı yalnızca sohbet eden uygulamalardan ibaret görmek, otomotiv sektöründeki asıl dönüşümü kaçırmak anlamına geliyor. Sektörün gerçek yapay zekâ devrimi ekranların önünde değil; depo raflarında, sipariş satırlarında, parça kataloglarında ve servis planlamalarında yaşanıyor. Müşterinin bu süreci görmesine gerek yok; doğru parçaya daha hızlı ulaşması, aracının serviste daha kısa süre kalması ve ihtiyacı olan hizmeti kesintisiz alması dönüşümün en somut sonucudur” dedi. “Amaç daha az değil, daha doğru stok” Yedek parça talebi her ürün grubunda düzenli ve öngörülebilir bir seyir izlemiyor. Bazı parçalar sürekli talep görürken bazı ürünlerde uzun sessiz dönemlerin ardından ani talep artışları yaşanabiliyor. Araç parkının bölgesel dağılımı, araç yaşı, servis geçmişi, mevsimsel etkiler, kronik arızalar ve tedarik süreleri gibi çok sayıda değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Yapay zekâ destekli tahmin sistemlerinin, bu değişkenleri eş zamanlı analiz ederek ürün ve lokasyon bazında daha isabetli stok kararları alınmasını sağlayabileceğini ifade eden Aşçı, “Satış sonrasında hedef stokları körlemesine azaltmak değildir. Asıl hedef, ihtiyaç duyulacak parçayı doğru bölgede hazır tutarken sermayeyi raflarda bekleten ölü stoğu, yok satma riskini ve acil sevkiyat ihtiyacını azaltmaktır. Yapay zekâ, geçmiş satışlara bakmanın ötesine geçerek araç parkını, bölgesel kullanım koşullarını, mevsimselliği ve tedarik sürelerini aynı karar mekanizmasında buluşturabilir. Rekabet artık kimin daha fazla stok taşıdığıyla değil, kimin daha doğru stok yönettiğiyle şekillenecek.” şeklinde devam etti. Sektörel çalışmalar, yapay zekâ destekli talep tahmini ve stok optimizasyonunun hizmet seviyesini korurken yedek parça stoklarında yüzde 30’a varan iyileştirme potansiyeli taşıdığına işaret ediyor. Ancak bu oranlar her şirket için garanti edilen sonuçlar değil; veri kalitesine, ürün çeşitliliğine, tedarik yapısına ve uygulama disiplinine bağlı bir potansiyeli ifade ediyor. Yanlış parça yalnızca iade maliyeti demek değil Otomotiv satış sonrasının en maliyetli sorunlarından biri, araçla uyumlu olmayan parçanın servise veya müşteriye gönderilmesi. Milyonlarca yedek parça kaydı, farklı üretim yılları, motor seçenekleri ve donanım seviyeleri dikkate alındığında yalnızca ürün adı veya araç modeline dayalı eşleştirme yeterli olmuyor. Yapay zekâ destekli sistemler; şasi numarası, model yılı, motor kodu, orijinal ekipman numarası, teknik ölçüler ve geçmiş eşdeğerlik kayıtlarını birlikte analiz ederek doğru parçanın daha hızlı bulunmasını sağlayabiliyor. “Yanlış parça yalnızca iade ve taşıma maliyeti oluşturmaz. Aracın serviste kalma süresini uzatır, teknisyenin zamanını kaybettirir, müşteri memnuniyetini düşürür ve bazı durumlarda güvenlik riski oluşturur.” diyen Aşçı “Yapay zekâ destekli çapraz referanslama sistemleri bu kayıpları önemli ölçüde azaltabilir. Ancak bunun ön koşulu temiz, güncel, standartlaştırılmış ve izlenebilir ürün verisidir. Bozuk verinin üzerine kurulan en gelişmiş algoritma dahi güvenilir sonuç üretemez” eklemesini yaptı. Şirketlerin yüzde 70’i kullanıyor, yüzde 14’ü değer üretiyor Öte yandan BCG ve MEMA tarafından 2026 yılında ticari araç satış sonrası pazarı üzerine gerçekleştirilen araştırmada şirketlerin yüzde 70’i bir şekilde yapay zekâ kullanmaya başladığını belirtirken, yalnızca yüzde 14’ü bu uygulamalardan anlamlı ticari değer üretebildiğini ifade ediyor. Bu farkın, teknolojiye sahip olmak ile teknolojiyi doğru iş problemine bağlamak arasındaki ayrımı ortaya koyduğunu vurgulayan Aşçı, şirketlere “önce problem, sonra teknoloji” yaklaşımını önerdi. Servisler arızayı beklemeyecek Bağlantılı araçlardan, sensörlerden ve servis kayıtlarından elde edilen veriler, satış sonrası hizmetleri arıza gerçekleştikten sonra müdahale eden yapıdan, bakım ihtiyacını önceden öngören bir modele taşıyor. Olağan dışı titreşimler, sıcaklık değişimleri, akü performansındaki düşüş, sıvı basınçlarındaki sapmalar ve parçaların kullanım ömrüne ilişkin veriler analiz edilerek bazı arıza ve performans kayıpları daha erken işaretlenebiliyor. Böylece gerekli parça araç servise gelmeden hazırlanabiliyor, servis kapasitesi daha dengeli planlanabiliyor ve aracın kullanım dışı kaldığı süre azaltılabiliyor. Aşçı, bu alanda araç verisine hukuka uygun erişim, müşterinin açık biçimde bilgilendirilmesi, siber güvenlik ve bağımsız servislerin veriye erişim koşullarının da teknolojik gelişim kadar önemli olduğuna dikkat çekti.

ULUTEK Yazılım Vadisi ile Üniversite ve İş Dünyası Arasında Güçlü Köprü Haber

ULUTEK Yazılım Vadisi ile Üniversite ve İş Dünyası Arasında Güçlü Köprü

Bursa iş dünyasının yazılım ve teknoloji alanındaki nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirilen ULUTEK Yazılım Vadisi Staj Programı'nın açılışı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, sektör temsilcileri, akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide dengelerin yeniden kurulduğunu ve bu değişimin ana sürükleyicisinin yazılım teknolojileri olduğunu ifade etti. Başkan Burkay, mevcut bilgi ve yetkinliklerin geleceği inşa etmede yetersiz kalacağını söyledi. Dünyanın tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini vurgulayan Başkan Burkay, “Bugün içinden geçtiğimiz dönüşüm, geçmişteki sanayi devrimlerinin çok ötesinde bir boyuta sahip. Dolayısıyla bizleri bugünlere taşıyan yeteneklerimizle yetinemeyiz. Kendimizi çok daha donanımlı hale getirmek mecburiyetindeyiz. Kuşkusuz yazılım ve kodlama bilmek kıymetli; ancak bu becerileri analitik düşünceyle harmanlayıp toplumsal sorunlara çözüm üretemediğiniz sürece bu yeni çağın güçlü bir aktörü olamazsınız. Geleceğin dünyasında yazılımları tüketenler değil, o teknolojilerin mimarisini kuranlar söz sahibi olacak. Bizim hedefimiz; Bursa’dan değişimi takip eden değil, o değişimi bizzat kurgulayan ve yönlendiren bir gençlik çıkarmaktır.” ifadelerini kullandı. "Dönüşümün Aktörleri Burada Yetişecek" BTSO olarak hayata geçirdikleri tüm projelerde bu vizyonla hareket ettiklerini altını çizen İbrahim Burkay, “Akademik bilgiyi sahada pratiğe dönüştüren, üreten ve katma değer sağlayan gençlerimizin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Yazılım Vadisi Staj Programı da bu stratejik hedefimizin en somut adımlarından biridir.” diye konuştu. Programa gösterilen yoğun ilginin memnuniyet verici olduğunu belirten Burkay, ilk etapta 900 başvuru arasından 120 öğrencinin programa kabul edildiğini söyledi. Programın her yıl daha fazla öğrenci ve firmanın katılımıyla büyümesini hedeflediklerini ifade eden Burkay, "Önümüzdeki yıl daha fazla firmamızın katılımıyla bu sayıyı artıracağız. Nihai hedefimiz, yazılım alanında eğitim gören tüm gençlerimizin staj sorununu ortadan kaldıracak sürdürülebilir bir modeli hayata geçirmek. Bunu başardığımızda dönüşümün en güçlü aktörleri Bursa’dan çıkacak." diye konuştu. “Bursa’yı Küresel Teknoloji Merkezine Taşıyacak Projeler” Bursa'da dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri geliştirecek genç ve dinamik bir insan kaynağına sahip olduklarını belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Kentimizin uluslararası başarılarının arkasında hayal kuran, araştıran, geliştiren ve değer üreten genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız ve girişimcilerimiz bulunuyor. BTSO olarak 2013 yılından bu yana TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve BUTGEM başta olmak üzere 60’tan fazla nitelikli projeyi hayata geçirdik. 2030 vizyonumuz kapsamında Data Center, TEKNOSAB Teknopark, GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, Şehir Fonu ve ULUTEK HIVE projelerimizle Bursa’yı yüksek teknoloji ve inovasyonun küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu. Prof. Dr. İrfan Karagöz: “Amacına Uygun Bir Staj Modeli Uyguluyoruz” ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, ULUTEK’in 250 firması, 1000 Ar-Ge personeli ve 400 projesiyle Bursa’nın teknoloji üssü konumunda olduğunu söyledi. Uygulamalı eğitimin en önemli ayağı olan staj konusunda bilişim sektöründen yoğun bir talep aldıklarını söyleyen Karagöz, “BTSO, BİSİAD ve MARSİFED ile yaptığımız istişareler neticesinde 2 yıl önce başlattığımız pilot uygulamayı bu yıl geliştirerek yeniden hayata geçirdik. 39 farklı üniversiteden yaklaşık 900 öğrencimizin başvurusu arasından objektif kriterlerle seçtiğimiz 120 gencimizi 20 firmamızla buluşturuyoruz. Amacımız stajın özüne ve niteliğine uygun, sanayimize gerçek değer katan bir süreci yürütmektir.” dedi. "Yazılım Ekosistemini Büyüteceğiz" Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı ve BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, bilişim sektöründe nitelikli insan kaynağı ihtiyacının ancak eğitim ile iş dünyasının daha güçlü entegrasyonu sayesinde karşılanabileceğini belirterek, “Yazılım sektöründe kısa süreli stajlar artık yeterli değil. Öğrencilerimizin uzun soluklu iş yeri deneyimi kazanacağı modelleri yaygınlaştırmamız gerekiyor. Yazılım Vadisi Staj Programı bu anlamda önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. BTSO çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalar ve Sayın İbrahim Burkay’ın 2030 vizyonu doğrultusunda hayata geçirilecek Data Center ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi gibi projeler de Bursa'mızın bilişim ekosistemini güçlendirirken gençlerimize yeni kariyer fırsatları sunacak. Bu çalışmaların sektörümüzün rekabet gücüne ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” dedi. “Bugün Sadece Bir Staj Programı Başlatmıyoruz" Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Yazılım Vadisi Staj Programı'nın Türkiye'de alanında ilk ve en kapsamlı modellerden biri olduğunu söyledi. Bu programla yalnızca bir staj süreci başlatmadıklarını, kamu, özel sektör ve üniversite iş birliğinin en güçlü örneklerinden birini hayata geçirdiklerini söyleyen Doğrul, “Gençlerimizi akademik bilgi ile reel sektör deneyimini buluşturan güçlü bir ekosistemin parçası haline getirirken, ülkemizin dijital geleceğine de önemli bir yatırım yapıyoruz. Bu vizyonun hayata geçirilmesinde öncülük eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve projeye katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yazılım Vadisi'nin, gençlerimizin enerjisi ve üretkenliğiyle Bursa'nın bilişim ekosistemine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” diye konuştu.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi yeni liderler yetiştirecek Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisesi yeni liderler yetiştirecek

Milli Eğitim Bakanlığı ile BTSO iş birliğinde kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, yeni eğitim döneminde ilk öğrencilerini kabul etmeye hazırlanıyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki nitelikli insan kaynağı hedeflerine güçlü katkı sağlayacağını belirterek, “GUHEM’in teknoloji altyapısını mesleki eğitimle buluşturarak yüksek başarıya sahip gençlerimizi geleceğin stratejik sektörlerine hazırlıyoruz.” dedi. BTSO’nun öncülüğünde, TÜBİTAK iş birliğinde kente kazandırılan GUHEM, Türkiye’nin havacılık ve uzay alanındaki nitelikli insan kaynağı ihtiyacına katkı sağlayacak yeni bir eğitim modelini hayata geçiriyor. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyet gösterecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencileri akademik eğitimin yanı sıra uygulamalı, proje temelli ve sektör odaklı bir programla geleceğin mesleklerine hazırlayacak. Eğitim programı kapsamında öğrenciler, GUHEM’in interaktif eğitim alanlarından, uygulama laboratuvarlarından, havacılık ve uzay simülasyonlarından, prototipleme ve üretim atölyelerinden yararlanacak. Havacılık ve Uzay Teknolojisi alanında eğitim görecek öğrenciler; Tasarım ve İmalat, İtki Sistemleri ve Elektronik Sistemler dallarında uzmanlaşacak. “TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE YAPILMIŞ STRATEJİK BİR YATIRIM” BTSO ve GUHEM Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM’in mesleki eğitimle bütünleşmesinin Türkiye’nin teknoloji odaklı kalkınma hedefleri açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Havacılık ve uzay teknolojilerinde sürdürülebilir başarının nitelikli insan kaynağıyla mümkün olacağını vurgulayan Burkay, “Gökmen Projesi’ni hayata geçirirken en önemli hedefimiz, gençlerimizin havacılık ve uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmak ve bu alanlarda yeni nesil yetkinliklere sahip insan kaynağı yetiştirmekti. Bugün GUHEM’in güçlü altyapısını mesleki eğitimle buluşturarak bu vizyonu ileri bir aşamaya taşıyoruz. Burada eğitim görecek gençlerimiz teorik bilginin yanında uygulama, tasarım, üretim ve proje geliştirme kültürüyle yetişecek. Havacılık ve uzay teknolojilerinde söz sahibi olmak isteyen ülkelerin en büyük gücü, iyi yetişmiş gençleridir. Bu okul, Türkiye’nin geleceğine ve teknoloji bağımsızlığına yapılmış stratejik bir yatırımdır. İlk öğrencilerimizin yeni eğitim döneminde GUHEM çatısı altında eğitime başlayacak olmasından büyük bir heyecan duyuyoruz.” Okulun sektörün gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirilen bir eğitim modeli sunacağını belirten Başkan Burkay, öğrencilerin Bursa’nın üretim gücüyle doğrudan temas kuracağını ifade etti. “Öğrencilerimizi Erasmus+ ve uluslararası okul iş birlikleri sayesinde Avrupa’nın önde gelen havacılık ve uzay eğitim merkezleriyle buluşturmak, yaz okulları, teknik eğitim programları ve yurt dışı stajlarıyla küresel deneyim kazandırmak, güçlü İngilizce eğitimiyle onları dünyanın her yerinde çalışabilecek donanıma ulaştırmak en önemli hedefimiz.” diyen Burkay, gençlerin okul yıllarından itibaren iş dünyasının bilgi, deneyim ve teknoloji birikiminden yararlanacağını belirterek, “Bursa, otomotivden makineye, uzay havacılık savunma sanayiinden ileri malzeme teknolojilerine kadar güçlü bir üretim kabiliyetine sahip. GUHEM’i tercih eden öğrencilerimiz, BTSO’nun geniş proje, eğitim ve sektör ağına dâhil olacak. Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi BASDEC bünyesindeki firmalarımızda sektör içi eğitim, uygulama ve staj imkânlarından yararlanacaklar. Alanında uzman isimlerden mentorluk ve teknik destek alarak kariyerlerini daha okul yıllarında şekillendirecekler. Mezunlarımıza istihdamda önemli avantajlar sunmayı hedefliyoruz. Böylece eğitim ile sektör arasında güçlü, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir köprü kurmuş olacağız.” ifadelerini kullandı. “GENÇLERİMİZE KÜRESEL BİR VİZYON KAZANDIRACAĞIZ” Başkan Burkay, okulun başarılı öğrenciler için burs, şehir dışından gelen öğrenciler için ise konaklama desteği sunacağını söyledi. Öğrencilerin ulusal ve uluslararası organizasyonlara, teknoloji yarışmalarına ve proje geliştirme çalışmalarına katılacağını belirten Burkay, “Gençlerimizin yeteneklerini erken yaşta keşfetmelerini ve doğru alanlara yönelmelerini çok önemsiyoruz. Başarılı öğrencilerimize yüzde 100 burs imkânı sunarken, şehir dışından gelen öğrencilerimizin konaklama ihtiyaçlarına da destek sağlayacağız. Öğrencilerimiz ulusal ve uluslararası yarışmalarda, teknoloji geliştirme projelerinde ve bilimsel organizasyonlarda yer alacak. İngilizce eğitimiyle birlikte gençlerimize küresel ölçekte çalışma ve iletişim kurma yetkinliği kazandıracağız. Amacımız, kendi teknolojisini geliştiren, üreten ve dünyayla rekabet eden bir gençlik yetiştirmektir. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Bursa’dan Türkiye’nin havacılık ve uzay yolculuğuna güçlü bir insan kaynağı kazandıracak.” dedi. BU SENE İLK DERSLER BAŞLAYACAK Yeni eğitim döneminde ilk öğrencilerini kabul edecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde iki sınıfta toplam 48 öğrencinin eğitim görmesi planlanıyor. Başarılı öğrencileri geleceğin teknolojilerine hazırlayacak okul, güçlü akademik eğitimi uygulamalı ve sektör odaklı mesleki eğitimle buluşturacak. GUHEM’in teknoloji altyapısı, BTSO’nun sektör ağı ve Millî Eğitim Bakanlığının mesleki eğitim tecrübesiyle şekillenen model, gençlere daha okul yıllarında kariyerlerini planlama fırsatı sunacak. Proje ile Türkiye’nin havacılık, uzay ve savunma sanayisindeki nitelikli teknik insan kaynağının güçlendirilmesi hedefleniyor.

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı Haber

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkan Vekili Baran Çelik’in de katıldığı törende geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, en fazla ihracat yapan 133 firma da Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının en başarılı kuruluşları ödüllendirildi. Geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, gecede son 20 yılda 19 kez Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotivde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 133 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen geceye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik, OİB Yönetim Kurulu ile birlikte otomotiv endüstrisinin lider firmalarının üst düzey yöneticileri katıldı. Ford Otomotiv’e birincilik ödülü OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik tarafından Ford Otomotiv Malzeme, Planlama ve Lojistik Lideri ve OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fikri Onur Sarıkaya’ya takdim edildi. Ödül töreni, Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünyada yer alan yaklaşık 200 ülkenin tamamına ihracat yapan otomotiv sektörünün kısa tanıtım filmi ile başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, ülkemize değer katan tüm ihracatçıların Türkiye’nin büyüme hikayesinin öncüleri, dönüşüm yolculuğunun liderleri ve geleceğe olan inancın temsilcileri olduğuna dikkat çekerek “Sizler sadece ürün satmıyorsunuz, Türkiye'nin adını dünyaya taşıyor, yeni yatırımlara öncülük ediyor, istihdam oluşturuyor, ülkemizin yarınlarını inşa ediyorsunuz. Ülkemize değer katan tüm ihracatçılarımıza, sanayicilerimize, çalışanlarımıza, mühendislerimize ve sektörümüzün tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizleri gururlandıran tüm firmalarımızı, tekrar, yürekten kutluyorum” dedi. Yazıcı, tasarım, mühendislik ve test kabiliyetlerine sahip güçlü alt yapısı, kaliteli ve rekabetçi üretimi ile Avrupa'nın en önemli üretim üslerinden birisi haline gelen sektörün, 250 bini direkt olmak üzere 550 binden fazla kişiye istihdam sağlayan, 14 ana sanayi kuruluşu, binlerce tedarikçi firma ve 3 bini aşkın aktif ihracatçı ile ülke ekonomisine katkı sağlayan bir endüstri olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün 2025 yılında 41,5 milyar dolar ihracat ile Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 15,2 sini gerçekleştirerek ihracat şampiyonu unvanını koruduğunu belirten Yazıcı, bu yılın ilk yarısında ihracatı yüzde 4,3 artışla 20,8 milyar dolar seviyesine çıkarmayı başardıklarını, ihracatın yüzde 85’ini de Avrupa Ülkelerine yaptıklarını hatırlattı. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna destek bekliyoruz Dünyada otomotiv sektörünün tarihinin belki de en büyük dönüşümünü yaşadığını da vurgulayan Yazıcı, şunları söyledi: “Otomotiv; yazılım, elektronik, enerji yönetimi, veri yönetimi gibi alanları da içine alıyor, yani rekabetin tanımı da değişiyor. Bugün rekabetçi ve kaliteli üreten, teknoloji geliştirebilen şirketler öne çıkıyor. Yarın ise inovasyon ekosistemi kurabilenler kazanacak. Tam da bu nedenle, yıllardır OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. OİB tarafından kaynak taahhüdü olarak belirlenen 75 milyon TL’nin fon hesabına aktarılması ile fon işler hale geldi. Girişim fonumuzu önümüzdeki yıllarda da büyütmek ve sektörümüzün en önemli girişim sermayesi platformlarından biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmaları başlatmış bulunuyoruz. OİB Venture – Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” “Otomotiv, Türkiye sanayisinin dünya arenasındaki yüz akı” Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat konuşmasında “Son 20 yılın 19’unda şampiyon olan otomotiv sektörü, Türkiye sanayisinin dünya arenasında yüz akıdır. Kalitesi, zamanında teslimatı, güvenilirliği, sürdürülebilirlik vizyonu ve nitelikli insan kaynağı ile bu başarı geldi. Sektörümüz Avrupa’da beşinci, dünyada da 13. büyük üretim üssüdür. Otomotivin başarısı; elektronik, çelik, makine ve yazılım sektörlerinin de desteklediği bir başarıdır. Yenilikçiliğe açık vizyon, azim ve kararlılık bu başarıyı kazandırmıştır. Türkiye ve AB arasındaki 63 yıllık ortaklık anlaşmasının en başarılı sektörlerinden biri de otomotiv oldu. AB ile ticaretimizdeki payın dörtte biri otomotivden geliyor. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 71’i AB’ye yapılıyor. Made in EU konusunun Türkiye olarak arzu ettiğimiz bir yapıya doğru dönmekte olduğunu gözlemliyoruz. Ancak henüz bu yönde bir karar alınmadı. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen AB liderlerine de bu konuda çok net olarak görüşümüz ve duruşumuz ifade edilmiştir” dedi. TİM Başkan Vekili Baran Çelik de şunları söyledi: “Marifet iltifata tabidir diyerek başlattığımız ödüllerimizde bu akşam 133 firmamız ödül alacak. Platinden bronza tüm kategorilerde ödül alacak otomotiv firmalarımızın hepsi güçlü ve başarılı. TİM çatısı altında da daha güçlü temsil edilen bir yapıya kavuştuk. Sektör olarak hedef ve çözümlerimiz belli. Ülke ihracatımızı daha da güçlendirmek, inovatif ve teknolojik liderliğimizi sürdürmek için daha çok çalışacağız” dedi. OTOMOTİV İHRACAT ŞAMPİYONU ÖDÜLÜ – 2025 YILI · Ford Otomotiv San. A.Ş. PLATİN İHRACATÇI ÖDÜLLERİ – 2025 YILI (SEKİZ FİRMA) · Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş. · TGS Dış Tic. Aş · Kibar Dış Ticaret A.Ş. · Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları Anonim Şirketi · Mercedes-Benz Türk Aş · Bosch San. Ve Tic. Aş · Man Truck&Bus · Tofaş Türk Otomobil

Bursa'da ART Polimer Üretim Tesisi açıldı Haber

Bursa'da ART Polimer Üretim Tesisi açıldı

ART Polimer’den Norveç’e İlk İhracat Lansman programında ART Group Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Dursun, geri dönüşüm sektörünün ekonomik açıdan da stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Bursa’nın güçlü altyapısıyla döngüsel ekonomide öncü rol üstlenmesi gerektiğini belirten Dursun, "ART Polimer olarak kurduğumuz bu modern tesisle sektörün teknolojik gelişimine katkı sunmayı ve geri dönüşümü katma değeri yüksek bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz" dedi. Tesisin üretime başlamasıyla birlikte ilk ihracatı Norveç’e gerçekleştirdiklerini açıklayan Dursun, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu planlı sanayi ve yüksek katma değerli üretim vizyonunu sahada yatırıma dönüştürmekten gurur duyduklarını ifade etti. Programın açılışında konuşan ART Group ortaklarından Fatih Dursun ise projenin sektörün geleceğine yönelik bir perspektifle hayata geçirildiğini belirterek, sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı yatırımlara devam edeceklerini aktardı. "GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜNÜN DÖNEMİ BAŞLIYOR" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon ayak izi süreçlerinin dünya ticaretinin merkezinde yer aldığını ifade etti. Geri dönüşümün bu yeni dönemdeki kritik rolüne değinen Burkay, "Artık hiçbir alanda sınırsız hammadde kullanımı söz konusu değil. Geri kazanım, tüm ürün gruplarında kanunlarla zorunlu hale gelen bir süreç. Bugün yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu önümüzdeki dönemde çok daha net göreceğiz. ART Group ailesini de böylesine önemli bir yatırımı hayata geçirdikleri için kutluyorum.” dedi. KOBİ OSB’DE KAMULAŞTIRMA AŞAMASINA GEÇİLDİ Konuşmasında Bursa sanayisinin planlı alanlara taşınması yönündeki kararlılıklarını da paylaşan Başkan Burkay, uzun süredir gündemde olan KOBİ Organize Sanayi Bölgesi projesini TEKNOSAB ekosistemi içinde hayata geçirdiklerini söyledi. Kentteki sanayi alanlarının yüzde 45'inin plansız bölgelerde yer aldığını ve apartman altlarındaki işletmelerin altyapı sorunları yaşadığını belirten Burkay, şunları kaydetti: "7 yıl boyunca KOBİ OSB’yi anlattık, yorulmadık ve pes etmedik. Bugün geldiğimiz noktada bütün izinler alınmış durumda. Amacımız üretimi planlı alanlara taşıyarak hem sanayicimizin büyümesinin önünü açmak hem de Bursa’mızın daha yaşanabilir bir şehir olmasına katkı sağlamaktır. Bu şehrin konfor alanında durma ya da tembellik etme lüksü yok. Bursa, 36 milyar dolarlık dış ticaretiyle her zaman liderlikle yürümek zorunda olan bir şehirdir." İŞ DÜNYASINI BULUŞTURAN ORGANİZASYON Gökhan ve Fatih Dursun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen lansman programına, sektör temsilcileri de yoğun ilgi gösterdi. Program, Bursa’nın üretim gücünü artıracak stratejilerin ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin değerlendirilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bursa'nın milli savunmaya katkısı artıyor Haber

Bursa'nın milli savunmaya katkısı artıyor

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak, Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Dünyanın, güvenlik hiyerarşisinde kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Görgün, “Barış ve istikrardan yana olanlar bugün her zamankinden daha fazla caydırıcı olmak zorunda. Caydırıcılık ise; envanterimizdeki platformların sayısı kadar üretim kapasitesi, tedarik zincirinin derinliği, mühendislik kabiliyeti, kritik bileşenlere erişim, stok yenileme hızı, finansal sürdürülebilirlik ve test-sertifikasyon altyapısıyla ölçülmektedir. Öngörülemezliğin temel norm haline geldiği bu döneme, hamdolsun, hazırlıklı giriyoruz.” dedi. “YERLİLİK ORANI YÜZDE 80’LERİ AŞTI” Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan ‘tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonuyla eşine az rastlanır bir dönüşüm geçirdiğini belirten Haluk Görgün, şöyle devam etti: “Dışa bağımlılıklar, yerini milli üretim gücüne bıraktı. Türk savunma sanayii bugün yerlilik oranını yüzde 80'lerin üzerine taşımıştır. Savunma sanayiimiz 4 bin 500 firma, bin 400'ü aşan proje ve 100 bini aşkın doğrudan istihdamıyla güçlü ve derinlikli bir ekosistem haline gelmiştir. 2002 yılında yıllık 250 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız, geçtiğimiz 12 aylık dönemde yaklaşık 11 milyar dolara ulaşmıştır. 23 yıl önce savunma ve havacılık sektörünün bir yılda yaptığı ihracatı artık bir haftada yapıyoruz. Türkiye en fazla savunma ürünleri ithal eden ülkelerden biriyken bugün dünyanın en büyük 11. savunma ve havacılık ihracatçısı konumuna yükselmiştir.” BURSA’NIN ERİŞTİĞİ OLGUNLUK SEVİYESİ Bursa’nın nitelikli üretim ve yüksek katma değerli sanayi yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat performansına sahip olduğunu ifade eden Görgün, "Geçtiğimiz yıl Bursa'dan 7 bin 500 firma 200'den fazla ülke ve gümrük bölgesine 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu tablo, Bursa'daki üretimin niteliğini ve eriştiği yüksek olgunluk seviyesini göstermektedir." diye konuştu. BTSO bünyesinde 2013 yılında kurulan Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi'nin (BASDEC) kentteki birikimi kurumsal bir zemine kavuşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Haluk Görgün, kümelenmenin 160 üyeye ulaştığını bildirdi. Bursalı şirketlerin artık parça imalatından bitmiş ürüne geçerek ana yüklenicilerin stratejik çözüm ortağı haline geldiğini belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN'ın Bursa'dan yaptığı tedarik miktarının her yıl ortalama yüzde 50 arttığı bilgisini verdi. Görgün, savunma sanayii devlerinin Bursa yatırımlarına ilişkin şu rakamları paylaştı: “Doğrudan ve dolaylı olarak 150'den fazla Bursalı şirketle çalışan TUSAŞ'ın bu tedarikçilerine bu yılın ilk 6 ayında verdiği siparişlerin toplam tutarı 35,5 milyon doları aşmış durumda. ASELSAN ise 2021 yılından bu yana Bursa menşeli 215 şirketten 135 milyon dolar değerinde yüksek teknolojili alt bileşen tedarik etti. ROKETSAN'ın şehrimizdeki 30 tedarikçisi ise en kritik platform ve sistemlerde kullanılan alt bileşenleri üretmektedir.” OTOMOTİV ALTYAPISI SAVUNMAYA GÜÇ KATACAK Dünyada otomotiv sanayii altyapısının tesis dönüşümleriyle savunma alanına hızla yöneldiğini ve "hibrit fabrikalar" kurulduğunu anlatan Görgün, Bursa’nın otomotivde biriken kalite kültürü ve hassas üretim kabiliyetinin, savunma sanayiinin robotik ve alt sistem ihtiyaçlarıyla buluşmasının stratejik bir fırsat penceresi açacağını vurguladı. Geçtiğimiz yıl BTSO işbirliğinde Bursa Business School’da gerçekleştirilen ‘Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı’ neticesinde yeni işbirliklerinin hayata geçtiğini belirten Haluk Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) bünyesinde 242 firma kaydına ulaştıklarını, EYDEP kapsamında ise 127 firmayı değerlendirerek sertifikalandırdıklarını açıkladı. Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’daki ekosistemin rolünü daha planlı ve sürdürülebilir bir zemine taşımak amacıyla BTSO ile birlikte bu yılın Ekim ayında da geniş kapsamlı bir çalıştay daha gerçekleştireceklerini ve somut bir yol haritası ortaya koyacaklarını söyledi. Prof. Dr. Görgün BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da savunma sanayiindeki çalışmalarına verdikleri destekler için teşekkür etti. "TAM BAĞIMSIZLIK GÜÇLÜ BİR EKONOMİYLE MÜMKÜNDÜR" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay savunma sanayiini bağımsızlığın ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini ifade etti. Güçlü bir savunma kabiliyetinin Türkiye için coğrafi konum nedeniyle tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Burkay, "Tam bağımsızlık ancak güçlü bir ekonomiyle mümkündür." değerlendirmesinde bulundu. İbrahim Burkay, Türkiye'nin son dönemde kendi İHA, SİHA, gemi, füze ve hava savunma sistemlerini geliştirerek güvenliğini başkalarının takdirine bırakmayan bir ülke haline geldiğini, bu diplomatik ve askeri mukavemetin arkasındaki en büyük güçlerden birinin de Bursa sanayisi olduğunu kaydetti. Bursa'nın otomotiv, makine, tekstil, kimya ve kompozit gibi alanlardaki güçlü altyapısının savunma sanayii için bir temel oluşturduğunu aktaran Başkan Burkay, 2013 yılında göreve geldiklerinde başlattıkları stratejik çalışmaları paylaştı. Kentteki firmaların yetenek matrislerini çıkararak analizler yaptıklarını belirten Burkay, bu iradeyi BTSO çatısı altında kurumsallaştırarak BASDEC'i hayata geçirdiklerini hatırlattı. Bugün BASDEC'in 160'tan fazla üyesiyle Bursa'nın savunma sanayiindeki ortak aklını temsil ettiğini söyleyen İbrahim Burkay; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve MKE gibi öncü kuruluşlarla yapılan tedarikçi buluşmaları sayesinde Bursa firmalarının ekosistemdeki rolünün her geçen gün arttığını ifade etti. GUHEM’DE HAVACILIK LİSESİ Gelecek döneme ilişkin stratejik projeler ve vizyoner adımlardan da bahseden Başkan Burkay, dünyanın en büyük savunma sanayii buluşmalarından biri olan IDEF’in organizasyonunun KFA Fuarcılık tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Havacılık ve uzay vizyonunun en önemli sembolü olan GUHEM'de yıllık ziyaretçi sayısında 1 milyon barajına ulaştıklarını bildiren Burkay, bu yapıyı Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde açılacak havacılık lisesiyle destekleyerek yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini yetiştireceklerini açıkladı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomik gücü ve katma değeri büyütmek adına TEKNOSAB ekosistemi içinde KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları ve organize ticaret bölgeleri projelerini hayata geçirdiklerini belirterek, “KOBİ OSB projemizle Bursa'da başlattığımız tarihi dönüşüm hamlesini yeni bir eşiğe taşıyoruz. Bursa iş dünyası olarak tüm imkanlarımızla üretmeye ve ülkemizin büyük hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehir olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin yerli ve milli hedeflerinde çok daha güçlü bir Bursa hedefliyoruz. Savunma sanayimize güçlü bir vizyon kazandırarak bu alandaki gelişime öncülük eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Milli Savunma Bakanlığımıza ve Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün’e şükranlarımızı sunuyorum.” dedi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF’in BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenmesi ve Bursa Business School'da gerçekleştirilen çalıştayın bu vizyonun somut örnekleri olduğunu belirterek, BASDEC kümelenmesinin oluşturduğu sinerjiyle kentin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını kaydetti.

Nilüfer Belediyesi stratejik planını güncelliyor Haber

Nilüfer Belediyesi stratejik planını güncelliyor

Bursa Nilüfer Belediyesi, 2025 – 2029 Stratejik Planı’nı yeniden ele alıyor. Değişen idari ve mali koşullara uyum sağlamak amacıyla başlatılan “2027 – 2029 Stratejik Plan Revizyon Çalıştayı”nın ilk ayağı Nilüfer Barış Meclisi’nde, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılışında, planda revizyona gidilmesinin gerekçeleri ile önümüzdeki süreçte izlenecek yol haritasını içeren bir sunum yapıldı. Sunumun ardından katılımcılar; kentin ve kurumun geleceğini doğrudan ilgilendiren ana başlıkları masaya yatırdı. Çalıştay kapsamında yapılan anket çalışmasıyla, Nilüfer Belediyesi’nin mevcut durumu ve geleceğe yönelik potansiyeli değerlendirildi. Katılımcılar; “Güçlü Kurumsal Yapı ve Etkin Yönetişim”, “Sürdürülebilir, Dirençli ve Yaşanabilir Kent”, “Toplumsal Refah ve Sosyal Kapsayıcılık”, “Çevre ve Ekolojik Denge”, “Ekonomik ve Kırsal Kalkınma” ile “Teknoloji ve Yenilikçilik” olmak üzere 6 temel başlık altında kurumun güçlü ve zayıf yönlerini oylayarak belirledi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “KAYNAKLARIMI EN DOĞRU VE VERİMLİ ŞEKİLDE KULLANACAĞIZ” Çalıştayda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dinamik bir kent yapısına sahip olan Nilüfer’de ihtiyaçların da aynı hızla değiştiğine dikkat çekti. Göreve geldiklerinden bu yana Nilüfer’i daha dirençli, daha yaşanabilir ve mali yapısı daha güçlü bir kent haline getirmek için çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Değişen ekonomik şartlar ve kurumsal yapılanmamız, stratejik planımızı daha gerçekçi ve uygulanabilir hedeflerle güncellemeyi zorunlu kıldı. Bu revizyon çalışmasıyla amacımız, belediyemizin tüm kaynaklarını en doğru, en verimli ve tasarruflu şekilde halkımızın hizmetine sunmaktır. Ortak akılla, tüm çalışma arkadaşlarımızın katkısıyla Nilüfer’i geleceğe taşıyacak en doğru rotayı birlikte çizeceğiz” dedi. Çalıştayın ikinci kısmında ise Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde birim müdürleri ve belediye personelinin katılımıyla bir ortak akıl toplantısı düzenledi. Nilüfer Belediyesi’nin 2027 – 2029 Plan Revizyon Süreci takvimi, müdürlükler düzeyinde gerçekleştirilecek odak grup çalışmalarıyla devam edecek. Çalıştaylar ve teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından hazırlanan revize plan, Nilüfer Belediye Meclisi’nin onayına sunularak resmiyet kazanacak.

“HIZ YAPAY ZEKÂNIN İSE GELECEK İNSANLARIN” Haber

“HIZ YAPAY ZEKÂNIN İSE GELECEK İNSANLARIN”

Programın sabah bölümünde ilk sunumu İş Fütüristi Stratejist Yazar Ufuk Tarhan yaptı. Tarhan, “Yarının İşini Yarına Bırakma, T’LEŞ” başlıklı sunumu ile hız faktörünün başarıya giden yoldaki önemine dikkat çekti. Tarhan bu doğrultuda, yapay zekânın kullanılmasının gerekliliğine vurguda bulundu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu ise “Zekâ Çağında Değer Yaratmak: Dayanıklı ve Güçlü Kurumların İnşası” konulu sunumunda, kurumların sürdürülebilir başarıyı elde etmelerinde, yapay zekâ başta olmak üzere, diğer teknolojik yeniliklerden yararlanılmasının kaçınılmazlığına dikkat çekti. Öğleden sonraki bölüm ise Managing Partner of WSI London and Turkey (WSI Londra ve Türkiye Yönetici Ortağı) Hande Ocak Başev’in sunumuyla başladı. Başev, “Mühendislikten Yapay Zekâ Mimarlığına: Yeni Bir Yolculuk” başlıklı sunumunda, yapay zekânın kullanım yaygınlığından söz etti. Yapay zekânın kurumlardaki kullanım yaygınlığı Yapay zekânın kurumlardaki kullanım yaygınlığı oranının yüzde 88 olduğunu belirten Başev, “Yapılan araştırmalar, kurumların yüzde 39’unun yapay zekâ projelerini kâra ve yatırıma dönüştürdüklerini ortaya koyarken, yüzde 28’inin yapay zekâ projelerinden sonuç alamadığını belgeliyor. Yapay zekâ projelerinin kârlı yatırımlara dönüşebilmesi, ‘merak’ olgusunun varlığına bağlı. Buradaki ‘merak’, ‘yapay zekânın kabiliyetini nerede uygularım’ sorusuna cevabı olabilecek ‘merak’ olmalı” diye konuştu. Yapay zekâ ile meslekler arasındaki bağ Yapay Zekâ Politikaları Derneği Kurucusu ve Başkanı, Recrotech Kurucusu ve Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu ise “Yapay Zekâ Çağında Yeni Dönem: Ekonomiden Topluma, Devletten Bireye” konulu sunumunda, yapay zekânın meslekler üzerindeki etkisinden söz etti. Dünyanın yapay zekâ çağına girdiğini ifade eden Küçükşabanoğlu, “Toplumdaki yaygın kanı, yapay zekânın birçok mesleğe son vereceği yönünde. Böylesi kaygılara kapılmaktansa, yapay zekânın beraberinde getireceği fırsatların neler olabileceği araştırılmalı. Teknolojiye direnenlerin kaybedeceği bir çağdayız. Gelinen ilerlemeler ışığında, yapay zekâ çağına girdiğimizi söyleyebiliriz. Gerek kamu, gerek özel sektör, iş plânlamalarını ve projelerini, bu gerçeği göz önünde bulundurarak yapılandırmalı” dedi. TÜMKAD’ın onur tablosu Başev ve Küçükşabanoğlu’nun sunumunun ardından, TÜMKAD Kurucu Üyeleri, TÜMKAD Yönetim Kurulu, TÜMKAD Komisyon Başkanlıkları ve TÜMKAD İl Temsilciliklerine plaket takdiminde bulunuldu. Programa katılamayan TÜMKAD Londra Temsilcisi ve Türkiye’nin ilk F16 savaş uçağı Berna Şen Şenol, video mesaj ile konferans katılımcılarını selâmladı. Sonrasında, TÜMKAD Kurucu Üyeleri, TÜMKAD Yönetim Kurulu, TÜMKAD Komisyon Başkanları ve TÜMKAD Temsilcilikleri konuşmacılar için oluşturulan plâtforma çıkarak, TÜMKAD için bestelenen şarkı eşliğinde fotoğraf verdiler. ‘Hız yapay zekânın ise gelecek biz insanların’ Aionire Co-Founder (Kurucu Ortak), Arena Technology Board Member (Yönetim Kurulu Üyesi), AI and Technology Association (Yapay Zekâ ve Teknoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı), TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu da “Sistem Tasarımından Geleceğin İnşasına: Yapay Zekâ Çağında Kadın Mühendislerin Rolü” başlıklı sunumunda, güvene dayalı kurulan köprülerle teknolojiden yararlanmanın formüllerinden söz etti. Teknolojiler değişse de teknolojiyi öğretecek uygulamalardan yararlanılması gerektiğini belirten Karakullukçu, “Sizi güçlü yapan etkinlikler neyse, hayat etkinliklerinizin üzerinde yükseliyor. Önceden öğrenmek için bazı araçlara sahip olmak gerekiyordu. Oysa iletişim çağında öğrenmenin önünde hiçbir engel kalmadı. Yapay zekâ bizlerden daha hızlı. Yapay zekânın bilemediği şu var. Hız yapay zekânın ise gelecek biz insanların. Bu gerçeğin farkında olmalıyız. Stratejilerimizi bu gerçeğin ışığında plânlamalıyız. Yapay zekâyı, fırsatlar bağlamında görmekten yanayım” diye konuştu. ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ Sunumların ardından, ‘İlham Veren Kadınlar Paneli’ne geçildi. TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Köksal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele konuşmacı olarak; SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Habitat Danışma Kurulu Başkanı GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem ile KAGİD Hatay Yönetim Kurulu Başkanı KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral katıldı. SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Habitat Danışma Kurulu Başkanı Gen Türkiye Başkan Yardımcısı Emine Erdem, kendisini başarılı kılan en büyük faktörün, cesaretli çalışmalarından kaynaklandığını vurguladı. Dokunulan hayatlarda ‘iz’ bırakmak Sorgulayan bir kültürden gelen değer yargılarına sahip olduğunu belirten Erdem, “Başarılı olmak güzel bir duygu. Ancak mevkiler geçici. Dokunulan hayatlarda iz bırakabilmek çok kıymetli. Ben iz bırakabilenlerin safında yer almaya gayret ettim. Değişim içsel yolculuğumuzla başlıyor. Kendi içsel değişiminizi gerçekleştirebildiğinizde, başkalarının hayatlarına da dokunabiliyorsunuz” diye konuştu. Sürdürülebilir başarı için başarıyı getiren faktörlerin, bir zincirin halkaları gibi ahenkli ve uyumlu dizilim gerektirdiğini dile getiren Erdem, etkin yönetişimin ve şeffaflık olgusunun başarının temel taşlarını oluşturduğunu vurguladı. KEBO’nun başarı öyküsü KAGİD Hatay Yönetim Kurulu Başkanı KEBO A.Ş. Başkan Vekili Çiğdem Kıral ise 30 yıldır sos ve mayonezlerde katkı maddesi kullanmadıklarını belirterek, sağlıklı ve doğal ürünlerin önemine dikkat çekti. KEBO’nun başarı öyküsünden söz eden Kıral, “Hatay usulü ile hazırladığımız tavuk dönerini, KEBO markamız ile tüketicilerin beğenisine sunmaktayız. Ürünlerimizde katkı maddelerine asla yer vermiyoruz. Bunun içindir ki ürünlerimiz tüketicilerimizin beğenisini kazanıyor” diye konuştu. Hatay kadın dayanışmasıyla ayağa kalktı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’deki depremden en fazla Hatay’ın etkilendiğine işaret eden Kıral, Hatay’ı yeniden ayağa kaldırma hedefinde, kadınların ortaya koydukları sosyal dayanışmanın, zorlukların aşılmasında kadının gücünü ortaya koyduğunu vurguladı. Kıral sözlerinin sonunda başarıya ulaştıran faktörlerden de söz etti. Başarılı olmak için mücadeleden vazgeçilmemesi gerektiğini vurgulayan Kıral, uyumlu ekip çalışmasının başarıyı da beraberinde getireceğini sözlerine ekledi. Her sunum sonrası, konuşmacılara, teşekkür plaketi takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.