Hava Durumu

#Teknoloji

- Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de yapay zekaya felsefi bakış Haber

Osmangazi’de yapay zekaya felsefi bakış

Kültür ve düşünce hayatına katkı sunmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, Hisar Arkeopark içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda Bursa Uludağ Üniversitesi ve Açık Seçik Felsefe işbirliğiyle anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Berke ile Prof. Dr. Kadir Çüçen’in katıldığı etkinlikte, yapay zekanın tarihsel gelişimi, insanlık için sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel riskler farklı yönleriyle değerlendirildi. Teknoloji ile insan arasındaki ilişkinin felsefi boyutlarının gündeme taşındığı programda, yapay zekaya ilişkin yaygın düşünceler ve geleceğe yönelik beklentiler üzerinde duruldu. “YAPAY ZEKA HAYATIMIZA NELER KATABİLİR, BİZDEN NELER GÖTÜREBİLİR?” Yapay zekanın yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil, insanlık tarihinin birikimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Berke, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Yapay zeka denildiğinde insanların aklında doğru ve yanlış pek çok bilgi bulunuyor. Bu durum zaman zaman endişe, korku ve öfkeyi de beraberinde getirebiliyor. İnsanlığın tarih boyunca neden teknolojiye ihtiyaç duyduğunu, bu gelişim sürecinin son halkalarından biri olan yapay zekanın hayatımıza neler katabileceğini ve bizden neler götürebileceğini ele alıyoruz. İnsanın cansız varlıklara bilinç kazandırma hayali aslında çok eskiye dayanıyor. Bugün bu hayalin yapay zeka teknolojisinde nasıl karşılık bulduğunu değerlendirirken, ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel risklerini de tartışıyoruz. Yapay zekanın gelecekte insanlığa hangi alanlarda yeni imkanlar sunabileceğini ve hangi noktalarda tehlike oluşturabileceğini sorguluyoruz. Hisar Arkeopark içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi de tarihi atmosferiyle felsefi tartışmalar için son derece anlamlı bir ortam sunuyor.” “OSMANGAZİ BELEDİYESİ ÇALIŞMAYA GÖNÜLDEN DESTEK VERDİ” Hisariçi Felsefe Buluşmaları’nın Bursa’nın akademik birikimini görünür kılmak açısından önemli olduğunu belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Çüçen ise Osmangazi Belediyesi’nin programa verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Etkinlik serisi kapsamında insanı merkeze alan sekiz konferans gerçekleştirileceğini belirten Çüçen, “Uludağ Üniversitesi’nden kadın filozoflarımız burada sekiz konferans verecek ve bu buluşmaların odağında insan olacak. Bunlar bizim öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve değerlerimiz. Biz bu değerlerimize sahip çıkmazsak başka kim sahip çıkacak? Osmangazi Belediyesi’nin bu çalışmaya gönülden destek vermesi bizleri çok mutlu etti. Kentin yetiştirdiği filozoflara sahip çıkması son derece değerli. Başta Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

AgroGreen Bursa’da bereketli fuar Haber

AgroGreen Bursa’da bereketli fuar

GL Platform Fuarcılık tarafından düzenlenen AgroGreen Bursa Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, ikinci yılında 300 marka ve firmayı 270 bin ziyaretçiyle buluşturdu. Üreticiler ile sektör temsilcilerini aynı çatı altında bir araya getiren fuar, yeni ticari bağlantılara, teknoloji tanıtımlarına ve tarımın geleceğine ilişkin bilgi paylaşımına ev sahipliği yaptı. AgrooGreen Bursa’da aralarında Ürdün, Kosova, Suudi Arabistan, Bahreyn, Irak, Filistin, Lübnan, Cezayir, Sırbistan, Bulgaristan, Gana ile Zambiya’nın olduğu 15 ülkenin satın alma heyeti ise fuara çıkarma yaptı. İkili iş görüşmeleri gerçekleştiren ve özellikle tarım ekipmanları ile yakından ilgilenen heyet, gerçekleştirdiği ön görüşmelerle fuardan mutlu ayrıldı. Öte yandan dev iş makinelerinden tohuma kadar geniş bir ürün yelpazesiyle fuarda stant açan firmalar, yoğun ilgiyi satışa dönüştürerek fuarı bereketli geçirdi. Fuarı ziyaret ederek stantları gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da fuardaki yüksek katılıma dikkat çekerek “Sezon sonuna yaklaşırken üreticilerin ve firmaların burada birbirleriyle etkileşim kurması, alışveriş yapması önemli. Tarımda üretimin devam etmesi için bu ticaretin de devam etmesi gerekiyor” dedi. Tarım ve hayvancılığın yaşam için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Aydın, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. “Üretimin Devamı İçin Güçbirliği” GL Platform Genel Müdürü Gül Ceylan, AgroGreen Bursa’nın başarısının temelinde sektörün ortak emeği ve güçbirliğinin bulunduğunu söyledi. Üreticilerin artan maliyetler karşısında verimliliği yükseltecek çözümlere ve yeni pazarlara ihtiyaç duyduğunu belirten Ceylan, “Tarımın geleceği için üreticinin yanında olmak, üretimi destekleyen bağları güçlendirmek gerekiyor. AgroGreen Bursa’da üreticimizi firmalarla, yeni teknolojilerle ve iş fırsatlarıyla buluşturduk. Burada kurulan her bağlantıyı, yapılan her görüşmeyi üretimin devamlılığına katkı sağlayan bir adım olarak görüyoruz” dedi. Fuarın ikinci yılında gördüğü ilginin gelecek 2027 yılı için sorumluluklarını artırdığını ifade eden Ceylan, “Bizim için en büyük karşılık, katılımcılarımızın ve üreticilerimizin fuardan memnun ayrılması. AgroGreen Bursa’ya güvenen ve stand açan firmalara ve 270 bin ziyaretçimize, kurumlarımıza, sektör temsilcilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bursa’nın tarımsal birikimini, sanayi gücünü ve ticaret deneyimini aynı buluşmada bir araya getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu. AgroGreen Bursa, ticari buluşmaların yanı sıra Agro Talks oturumlarıyla da sektörün gündemine odaklandı. Fuar son oturumlarında sürdürülebilir tarım ve küçükbaş hayvancılık ele alındı. Kerem Demirel’in moderatörlüğündeki “Topraktan Katma Değere: Bursa’da Sürdürülebilir Tarım” oturumunda, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Uğur Bilgili, Prof. Dr. Barış Bülent Aşık ve Prof. Dr. Sertaç Dokuzlu yer aldı. Mustafa Bayındır’ın yönetimindeki “Tarımda kariyer yapılır mı?” konulu panel ise büyük gördü. Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Başkanı ve TETA Teknik Tarım Yöneticisi Sumer Tömer Bayındır ile TÜSEDAD Başkanı ve Doğru Tarım Yöneticisi Müslüm Doğru’nun konuşmacı olduğu panel kariyer hedefleri olan üreticileri buluşturdu. “Küçükbaş Hayvancılığın Türkiye’deki Yeri ve Önemi” başlıklı oturumun konuşmacıları ise Türkiye Küçükbaş Hayvancılık ve Irk Yetiştiricileri Federasyonu Genel Başkanı Ömer Mırçık ile Genel Başkan Yardımcısı Kemal Çığırdan oldu.

Özer Matlı: Kendi içimizdeki ticareti canlandırmalıyız Haber

Özer Matlı: Kendi içimizdeki ticareti canlandırmalıyız

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, 8. ve 35. meslek komitelerinin temsilcileriyle düzenlenen birliktelik yemeğinde bir araya geldi. Buluşmada sektörlerin mevcut durumu, beklentileri ve gelecek döneme ilişkin hedefler ele alındı. Düzenlenen buluşmaya YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, 24.Dönem AK Parti Bursa Milletvekili Önder Matlı ve Yıldırım Belediyesi Başkan Vekili Mert Tiryaki katıldı. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, iş dünyasının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek Bursa’daki firmalar arasındaki ticari bağların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “ADET BAZINDA İŞLERİMİZ DÜŞMEYE BAŞLADI” Dünyadaki ekonomik gelişmelerin sektörleri doğrudan etkilediğini belirten Matlı, enflasyon ve artan maliyetlerin yanı sıra iş hacminde de gerileme yaşandığını ifade etti. Matlı, “Fiyatlarımız arttı ancak adet başına işlerimiz düşmeye başladı. Dünyadaki konjonktür değişebilir, Çin faktörü değişebilir. Ama sektörlerin kendi içerisindeki başarısı ve dinamizmi devam ettiği sürece biz bu işin altından kalkarız” dedi. “KENDİ İÇİMİZDEKİ TİCARETİ CANLANDIRMALIYIZ” Bursa iş dünyasının öncelikle kent içerisindeki ekonomik ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, “Şehirde kendi içimizdeki ticareti canlandırmaya başlamamız gerekiyor. Bursa’yı büyütürken şehrin başka değerlerinden, kendi değerlerimizden de uzaklaştığımızı görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kentte faaliyet gösteren işletmelerin mümkün olduğu ölçüde birbirlerini tercih etmesinin önemine değinen Matlı, Bursa iş dünyasında aidiyet ve dayanışma duygusunun yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “ODA ÜYELERDEN UZAKLAŞMAMALI” İşverenlerin yüksek maliyetler, nitelikli çalışan bulma sorunu ve ihracattaki zorluklarla mücadele ettiğini belirten Matlı, meslek odalarının bu süreçte üyelerine daha fazla destek vermesi gerektiğini ifade etti. Matlı, “Üreten, sorun yaşayan, yüksek maliyetlerle mücadele eden, nitelikli çalışan bulmakta zorlanan ve dünyadaki ekonomik durgunluk nedeniyle ihracatta zorlanan işverenlerin yanında, yol gösterici ve maliyetlerini düşürücü işler yaratan bir odamız olması gerekiyor” diye konuştu. “LOJİSTİKTEKİ EKSİKLİK İŞLETMENİN MALİYETİNİ ARTIRIYOR” Sanayi bölgelerinin planlanmasında lojistik altyapının önemine değinen Matlı, fabrikalar ile lojistik merkezler arasındaki mesafenin işletmelere ek maliyet oluşturduğunu belirtti. “KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNUMUZ VAR” İş dünyasının mevcut sorunlarına çözüm bulunması gerektiğini vurgulayan Matlı, geleceğe yönelik projeler kadar bugünün ekonomik koşullarına da odaklanılması gerektiğini belirtti. “Bir gün onu yapacağız, öbür gün bunu yapacağız diyoruz. Bugün bizim bir tedaviye ihtiyacımız var” diyen Matlı, “Bizim karlılık sorunumuz var, sürdürülebilirlik sorunumuz var” diye konuştu. Matlı, görüştüğü bir sanayicinin yaklaşık 500 çalışanıyla yollarını ayırmak zorunda kaldığını aktararak, işletmelerin bilançolarını sürdürülebilir hale getirmek için küçülme ve tasarruf yoluna gittiğini söyledi. “İŞ DÜNYASININ YANINDA BİR ODA TAAHHÜT EDİYORUZ” Yeni döneme ilişkin hedeflerini de anlatan Matlı, yapay zeka, teknoloji, otomasyon, dijitalleşme ve dış pazarlara erişim gibi alanlarda işletmelere destek verilmesi gerektiğini ifade etti. Firmaların yeni pazarlara ulaşmasında odanın referans ve koordinasyon görevi üstlenmesini istediklerini belirten Matlı, “Sizlerin yanında destek verecek, hamilik yapacak bir odayı taahhüt ediyoruz” dedi. ŞEFFAF VE HESAP VEREBİLİR BİR İŞ MODELİYLE YÜRÜMELİYİZ” Matlı, oda yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirliğin esas olması gerektiğini belirterek, kaynakların üyelerin yararına kullanılması gerektiğini söyledi. Bursa’nın gelecek nesiller için daha yaşanabilir ve güçlü bir kent haline gelmesinin iş dünyasının sorumluluklarından biri olduğunu ifade eden Matlı, “Çocuklarımıza iyi bir şehirde yaşam bırakmak istiyorsak iyi bir tacir olmamız lazım. Şeffaf, hesap verebilir bir iş modeliyle yürümemiz lazım” dedi. “180 MİLYONUN ÜZERİNDE ZARAR EDEN OTEL İŞLETİYORSA KUSURA BAKMA” Sektörlerin ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiği bir dönemde oda kaynaklarının kullanım biçimini eleştiren Matlı, iki yıldır zarar ettiğini öne sürdüğü Swiss Otel işletmesi üzerinden mevcut yönetime tepki gösterdi. Matlı, “Sektörlerin sıkıntı çektiği bir dönemde, üyelerinib yaptığı işi yapıp da 180 milyonun üzerinde iki yıldır zarar eden bir otel işletiyorsa kusura bakma, ben karşındayım” dedi. “İŞ DÜNYASININ SEÇİMİNDE BUNLARI KONUŞUYORUZ” Bazı projelerin oda faaliyetleriyle ilişkilendirilmesine de değinen Matlı, TOKİ projelerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kapsamında yürütüldüğünü belirterek bunların BTSO ile ilişkilendirilmesine itiraz etti. “ÜYESİYLE REKABET EDEN BİR ODA OLMAZ” Odanın ticari faaliyetleri üzerinden üyeleriyle rekabet etmemesi gerektiğini ifade eden Matlı, özellikle konaklama ve restoran hizmetleri üzerinden eleştirilerde bulundu. Matlı, “Üyeleriniz restoran hizmeti verirken siz restoranınızla onlarla rekabet ediyorsanız bu olmaz. Devlet zarar ettiğinde bunun yükü kamuya yansır ama biz zarar edersek batarız” ifadelerini kullandı. “KOBİ’LER YER BEKLERKEN BÜYÜKLER YENİ YERLER ALDI” Sanayi alanlarının dağılımına ilişkin de eleştirilerde bulunan Matlı, özellikle KOBİ’lerin uzun süredir yer sorunu yaşadığını söyledi. Tahsis edilen ancak uzun süre yatırım yapılmayan alanların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Matlı, “KOBİ’ler yer bekliyor. Beş yılın üzerinde zamanı geçtiği halde yatırım yapılmayan yerleri geri almayacaksanız bu nasıl olacak? Ne kadar adil? Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, Sönmez Makina Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Söğünmez ve Erler Grup Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Er, yaptıkları konuşmada ortak akılla çözüm üretmek için bir arada olduklarını hatırlattı. Konuşmacılar makina sanayisinin Bursa’daki konumuna dikkat çekti.

Matlı'dan Bursa için ticaret, lojistik ve üyeye destek mesajı Haber

Matlı'dan Bursa için ticaret, lojistik ve üyeye destek mesajı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan çalışma ekipleri ve sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı ile Bursa Fan Club Derneği’nin 715. Olağan Toplantısı’nda konuştu. Sanayi bölgelerinden çarşılara uzanan ziyaretlerini sürdüren Matlı, Bursa’nın üretim gücünü üyeler için daha fazla işe ve kazanca dönüştürme hedeflerini paylaştı. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez çalışması Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Ege’den çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir model anlattı. Lojistik altyapının sanayi yatırımlarıyla birlikte planlanması gerektiğini belirten Matlı, hedefin üreticinin taşıma ve depolama giderlerini azaltmak olduğunu söyledi. Bursa’daki işletmeler birbirine iş verecek Bursalı firmaların birbirinin ürününü ve ihtiyacını tanıyacağı bir ticaret ağı kurulacağını belirten Matlı, üyelerin Bursa içinden yeni müşteriler bulabileceğini vurguladı. BTSO’nun işletmeleri bir araya getirmenin yanı sıra teknoloji ve otomasyonla maliyetlerini düşürmelerine de yardımcı olacağını ifade etti. Özer Matlı, Bursa’nın güçlü üretim birikimini markalaşma, pazarlama ve dış ticaretle daha büyük değere dönüştürmek istediğini söyledi. Bursa’nın ürettiğini dünyaya daha iyi anlatması; sanayisinin yanında kültürünü, gastronomisini ve turizm imkânlarını da tanıtması gerektiğini belirtti. Küçük işletmeye ve KOBİ’ye daha fazla nefes Yeni dönemde küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana erişimini öncelikli meselelerden biri olarak gösteren Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan desteklerin hayata geçeceğini belirtti. Oda kaynaklarının üyenin üretimini sürdürmesine, maliyetini düşürmesine ve satışını büyütmesine katkı sağlayacağını söyledi. Bursa Fan Club buluşmasında ise Bursaspor’un şehrin ortak değeri olduğunu vurguladı. Gençlerin Bursa’da kalması için iş imkânlarının yanı sıra güçlü bir sosyal yaşam gerektiğini belirten Matlı, çocukların geleceğini bu şehirde kurabileceği bir Bursa hedeflediklerini anlattı. “60 bin üyenin odası mı, dar bir çevrenin yönettiği yapı mı?” Konuşmalarının sonunda BTSO’nun mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini dile getiren Matlı, 60 bin üyeli bir odanın üyelerinden kopuk olamayacağını söyledi. Bursa’daki firmaların birbirinden yeterince haberdar olmamasını “BTSO ortada yok. Bursa kendi içindeki ticaretten kopmuş” sözleriyle değerlendirdi. Matlı, oda yatırımlarının gerekçelerinin, iştiraklerin mali sonuçlarının ve TEKNOSAB’daki tahsislerin üyelere açıkça anlatılmasını istedi. Otel yatırımlarına ilişkin “Otel bizim işimiz değil” diyerek BTSO kaynaklarının kullanımında üyelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Matlı, sorusunu şöyle ortaya koydu: “Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?”

İnegöl’de belediye hizmetlerine e-devlet kolaylığı... Haber

İnegöl’de belediye hizmetlerine e-devlet kolaylığı...

İnegöl Belediyesi, teknolojik dönüşüm ve akıllı belediyecilik çalışmaları kapsamında dijital hizmetlerini her geçen gün geliştirmeye devam ediyor. Vatandaşların belediyeye gelmeden, zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın pek çok işlemini gerçekleştirebilmesine imkân sağlayan e-Devlet hizmetleri, İnegöllülerin günlük hayatını kolaylaştırıyor. E-Devlet Kapısı üzerinde 43 farklı hizmet sunan İnegöl Belediyesi; sosyal yardım başvurularından emlak vergisi işlemlerine, borç sorgulamalarından eğitim ve kurs başvurularına, ruhsat işlemlerinden imar durumuna, evrak takibinden talep ve öneri başvurularına kadar pek çok hizmeti dijital ortamda vatandaşların kullanımına sunuyor. 2026’DA YARIM MİLYONDAN FAZLA İŞLEM YAPILDI İnegöl Belediyesi’nin dijital değişim ve dönüşüm uygulamaları kapsamında hayata geçirdiği uygulamalar, vatandaşlar tarafından da kısa sürede yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. 2026 yılında İnegöl Belediyesi’nin sağladığı hizmetlerde e-Devlet üzerinden toplam 507 bin 701 işlem gerçekleştirildi. Hizmet grupları içerisinde sosyal yardım işlemleri 205 bin 485 kullanımla ilk sırada yer alırken, emlak vergisi işlemleri 54 bin 739, borç işlemleri 50 bin 340, eğitim ve kurs işlemleri ise 39 bin 232 kez kullanıldı. Ortaya çıkan rakamlar, vatandaşların belediye hizmetlerine dijital kanallar üzerinden erişimini giderek daha fazla tercih ettiğini gösterirken; işlemlerin belediye hizmet binasına gelmeye gerek kalmadan gerçekleştirilebilmesi de zaman ve ulaşım açısından önemli bir kolaylık sağlıyor. HİZMETİ VATANDAŞIN AYAĞINA GÖTÜREN UYGULAMALAR İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, teknolojiyi yalnızca bir altyapı yatırımı olarak değil, vatandaşın hayatını kolaylaştıran bir hizmet aracı olarak gördüklerini ifade etti. Başkan Taban açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İnegöl Belediyesi olarak gelişen teknolojiyi hizmetlerimizin her alanında vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak şekilde kullanmaya gayret ediyoruz. Bugün e-Devlet Kapısı üzerinden 43 farklı hizmeti hemşehrilerimizin kullanımına sunuyoruz. 2026 yılı içerisinde bu hizmetlerin 507 bin 701 kez kullanılmış olması da dijital hizmetlerin vatandaşlarımızın hayatında ne kadar önemli bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Bizim için burada önemli olan teknoloji kullanmış olmak değil; teknolojiyi vatandaşımızın işini kolaylaştıran bir hizmete dönüştürmek. Hemşehrimiz belediyeye gelmek, sıra beklemek veya mesai saatini beklemek zorunda kalmadan ihtiyaç duyduğu birçok işlemi bulunduğu yerden gerçekleştirebiliyor. Vergi ve ödeme işlemlerinden sosyal yardımlara, eğitim ve kurslardan başvuru ve sorgulama hizmetlerine kadar geniş bir alanda bu kolaylığı sunuyoruz.”

BUSİAD Eğitim ve Gelişim Zirvesi yapıldı Haber

BUSİAD Eğitim ve Gelişim Zirvesi yapıldı

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Eğitim ve Gelişim Çalışma Grubu tarafından organize edilen 4. Eğitim ve Gelişim Zirvesi BUSİAD Evi bahçesinde gerçekleştirildi. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen zirvenin teması “Momentum” olarak seçilirken, zirvenin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, “Çok hızlı değişen bir dünyada artık durmak, olduğumuz yerde kalmak değil, geride kalmak anlamına geliyor” dedi. “Yapay zekâ ile birlikte artık bilgiyi bizim için bulan, özetleyen, analiz eden sistemlere sahibiz” diyen BUSİAD Başkanı Hatunoğlu, “Dolayısıyla farkı yaratan artık yalnızca ne bildiğimiz değil; hangi soruyu sorduğumuz, bilgiyi nasıl yorumladığımız ve onu nasıl değere dönüştürdüğümüz. Bu da bizi çok önemli bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Yapay zekâ çağında nasıl bir insan yetiştirmeliyiz? Bilgiyi ezberleyen mi, doğru soruyu sorabilen mi? Kendisine verilen problemi çözen mi, yoksa henüz kimsenin görmediği problemi fark edebilen mi? Teknolojiyi yalnızca kullanan mı, yoksa onunla yeni değerler yaratabilen mi? Bence eğitim dünyasının da iş dünyasının da önündeki temel sorulardan biri artık budur.” Eğitimin hayat boyu devam eden bir yolculuk olduğunu da kaydeden Hatunoğlu, “Aynı durum şirketlerimiz için de geçerli. Bugün makinelere, otomasyona, robotlara, dijital sistemlere ve yapay zekâya yatırım yapıyoruz. Ama bütün bunların üzerinde hâlâ en önemli yatırım insana yapılan yatırım” diye konuştu. Hatunoğlu şöyle devam etti: “Çünkü teknolojiyi kullanacak, değişimi yönetecek ve ondan değer yaratacak olan yine insan. İşte gerçek momentum da burada oluşuyor. Merak eden öğrenci, o meraka cevap verebilecek öğretmen, üretimin ihtiyaçlarını anlayan üniversite, çalışanının gelişimini yatırım olarak gören şirketler. Bunları bir araya getirebilirsek Türkiye için çok güçlü bir momentum yaratabiliriz. Özgür düşünen, merak eden, soru soran ve üreten gençlerimizi doğru eğitimle buluşturabilirsek, özellikle yapay zekâ çağında çok önemli bir fırsata sahibiz. Çünkü yeni çağın en önemli sermayelerinden biri nitelikli insan. İşte bu nedenle BUSİAD olarak; Eğitim, eğitim, eğitim diyoruz.” Etkinliğin açılışında konuşan BUSİAD Eğitim ve Gelişim Komitesi Başkanı Ali Onur Bayrakgil de, komitenin çalışmaları hakkında bilgiler verirken, en temelde insan için çalıştıklarını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından öğretim görevlisi ve içerik üreticisi Engin Özeren, “Yeni Nesil Sunumlar” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Özeren, yapay zeka ile sunumların nasıl zenginleştirilebileceğini, hız nedeniyle dikkatin nasıl azaldığını aktardı. Özeren, Bursa’nın çok iyi işler yaptığını, mühendislik açısından çok önemli şeyler başarıldığını kaydedereken, “Ancak bu işi paketleyemezseniz, bunu yapamayan ancak iyi ambalajlayanlar daha öne çıkıyor” dedi. Özeren, Hook teoreminin sunumlarda kullanılmasının önemli bir avantaj sağladığını da ifade ederken, bunun dört aşamasını; Durdur, Merak, Değer ve Çağır olarak açıkladı. Bununla ilgili örnekler de veren Özeren sunumlarda kullanılması halinde fark yaratılabileceğini söyledi. Özeren’in ardından TRAI Akademi ve Danışmanlık Direktörü Roksan Kaspi ise “Yapay Zekânın İş Dünyasındaki Dönüştürücü Etkisi” konulu bir sunum yaptı. Kaspi, “Yapay Zekâ moda diye, rakibimiz yaptı diye bir şeyleri yapmak doğru değil. Başlangıç noktamız katma değeri nasıl sağlayacağımız ve stratejimizi ortaya koymamız. Stratejim büyüme mi? Maliyeti düşürme mi? Neye konsantre olmak istiyorum? Yapay Zekâyı bu hedeflerin neresine yerleştirebiliriz. Bu bir IT konusu değil. Bu bir teknoloji konusu değil. Önce stratejiyi belirleyeceğim” dedi. Kaspi, Yapay Zekânın risklerini de aktardı. Etkinliğin ikinci bölümünde ise Roksan Kaspi moderatörlüğünde Ali Onur Bayrakgil, Sevilay Kavuk ve Demet Dengiz Oral da, kendi iş yerlerinde tecrübeleri üzerinden yapay zekâyla dönüşen iş dünyasında insan kaynaklarının rolünü değerlendirdi. Etkinliğin son bölümünde ise kamuoyunun Geveze olarak tanıdığı Jozi Zalma ise “Mutluluk Akademisi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Geveze, mutluluğun hedeflenecek ve uğrunda çaba gösterilecek bir şey olduğunu interaktif bir yöntemle dinleyenlere aktardı. Zirve sonunda, sosyal medyada en çok paylaşım yapan katılımcılara Eker Spor Kulübü’nden çeşitli hediyeler verildi.

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı Haber

GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nde ilk ders zili çaldı

BTSO öncülüğünde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle hayata geçen GUHEM’in yerleşkesindeki programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, BTSO Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, GUHEM projesine yaklaşık 10 yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını belirterek merkezin bugün dünyanın önde gelen uzay ve havacılık merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Bursa’nın ekonomik gücünün arkasında sanayi ve teknolojinin bulunduğunu ifade eden Burkay, geleceğin asıl gücünün ise nitelikli insan kaynağı olduğunu vurguladı. İbrahim Burkay, “Fabrikalarımız, üretim gücümüz ve teknolojimiz elbette çok kıymetli. Ancak geleceğimiz için yaptığımız en büyük yatırım gençlerimizdir. GUHEM çatısı altında yetişecek gençlerimizin içinden önümüzdeki 20 yılda ülkemizi sıçratacak girişimciler, bilim insanları ve liderler çıkacağına inanıyoruz.” diye konuştu. PEKİN VE TOULOUSE İLE ÖĞRENCİ DEĞİŞİMİ Öğrencilerin uluslararası eğitim ve proje programlarıyla destekleneceğini belirten Başkan Burkay, Çin’in Pekin ve Fransa’nın Toulouse kentlerindeki uzay merkezleriyle iş birliklerinin bulunduğunu söyledi. Burkay, “Öğrencilerimiz Çin, Fransa, İngiltere ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelerdeki gençlerle ortak projeler geliştirecek. İngilizcenin yanında ikinci bir yabancı dili de çok önemsiyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren hazırlık sınıfımızda İngilizcenin yanı sıra Çince eğitimi de vermeyi planlıyoruz. Hedefimiz gençlerimize bilgiyle birlikte harekete geçme cesareti kazandırmak.” dedi. YÜKSEK TEKNOLOJİ KAMPÜSÜ ÖĞRENCİLERE AÇILACAK GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi öğrencilerinin akademik eğitimin yanı sıra üretim ve teknoloji altyapılarıyla da buluşacağını ifade eden Burkay, BUTGEM, MESYEB, BUTEKOM ve Bursa Model Fabrika’nın yer aldığı Yüksek Teknoloji Kampüsü’nün öğrencilerin çalışma alanlarından biri olacağını kaydetti. Öğrencilerin GUHEM’de görev yapan uzmanlardan eğitim alacağını belirten Burkay, “Tüm öğrencilerimiz yüzde 100 burslu. 12 öğrencimiz şehir dışından geldi. Önümüzdeki yıldan itibaren Bursa’daki öğrencilerimiz dahil tamamının yatılı eğitim almasını hedefliyoruz. Bu evlatlarımız artık bize emanet. Onların analitik düşünme kabiliyetlerini geliştirecek ve dünya ile rekabet edebilecek bireyler olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü desteği vereceğiz.” ifadelerini kullandı. “48 ÖĞRENCİMİZ BU VİZYONUN TEMSİLCİLERİ OLACAK” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, günümüzde ülkelerin gücünün bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve nitelikli insan kaynağı yetiştiren ekosistemlerle ölçüldüğünü söyledi. Havacılık, uzay ve savunma sanayiinin stratejik önemine dikkat çeken Vali Ayyıldız, “Bugün eğitime başlayan 48 öğrencimiz bu vizyonun en önemli temsilcileri olacaktır. GUHEM’in güçlü altyapısından yararlanacak, üniversitelerimizin ve sanayicilerimizin mentorluk desteğiyle üretim kültürü içerisinde yetişeceksiniz. Sizlerden beklentimiz merak eden, araştıran, üreten ve bilgisini ülkemiz için değere dönüştüren gençler olmanızdır.” dedi. “KÖKLÜ BİRİKİMİ BİLİM VE HAVACILIKLA BULUŞTURUYORUZ” BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da Bursa’nın üretim ve girişimcilik birikiminin bilim ve teknolojiyle güçlendiğini belirterek, “GUHEM’in eğitimle bütünleşmesini Bursa adına tarihi bir adım olarak görüyorum. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisemizle gençlerimiz geleceğin stratejik alanlarına çok daha donanımlı hazırlanacaktır. Bu yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay olmak üzere tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “BTSO ÜYESİ OLARAK BU PROJELERİ GÖRÜNCE ÖDEDİĞİMİZ AİDATLAR HELAL OLSUN DİYORUZ” Öğrenci velisi Esra Şahiner Çırpar, BTSO’nun teknoloji merkezlerini ziyaret ettiklerini belirterek, “Biz de BTSO üyesiyiz. Odamız bugüne kadar birçok şeyi başardı. Bugün BUTEKOM’u, MESYEB’i ve diğer merkezleri gezdik, katma değeri çok yüksek projeler gördük. Odamızın gücünden güç alan GUHEM’de oğlumuzun okumasını yürekten istedik. Oda’mıza ödediğimiz aidatlar helal olsun. Bu emeklerin nereye dönüştüğünü bugün daha iyi gördük. BTSO’ya ve Yönetim Kurulu Başkanımıza gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. “İBRAHİM BURKAY’IN GÜÇLÜ BİR VİZYONU VAR” Kırklareli Lüleburgaz’dan oğlunu okula getiren Salih Akaner ise kampüsü gördükten sonra yeni açılan bir okul olmasına ilişkin endişelerinin tamamen ortadan kalktığını söyledi. Akaner, “Fiziki şartları ve ortaya konan vizyonu görünce içimiz çok rahatladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın çok derin bir tecrübesi var, vizyonu geniş. Buraya katkısının ne kadar büyük olduğunu gördüm. Aynı enerjiyi çocuklarımız da yakalarlarsa ülkemiz için çok değerli evlatlar olarak yetişeceklerinden hiç şüphem kalmadı. Burada gördüklerimizin benim vizyonuma da katkı sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “GUHEM BİR DÜNYA MARKASI” Öğrencilerden Metin Önder, hayalinin uzay ve havacılık alanında eğitim almak olduğunu belirterek, “GUHEM’i daha önce de biliyordum. Burada bir lise açıldığını duyunca büyük heyecan yaşadım. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada büyür bir marka. Bizim hayal ettiğimiz okul burasıydı. Burada çok iyi eğitim alacağıma eminim. Burada harika imkanlar var. Laboratuvarları ve imkânları gördük. Arkadaşlarımızla birlikte TEKNOFEST başta olmak üzere önemli projelere imza atmak istiyoruz. Geleceğin uzay, havacılık ve teknoloji mühendislerinin buradan yetişeceğine inanıyorum. Bize bu imkanı sağlayan BTSO’ya ve emeği geçenlere teşekkür ederim” dedi. “PİLOT OLMAK İSTİYORUM” Zixin Liao da GUHEM’i daha önce okul gezisiyle ziyaret ettiğini belirterek, “Havacılıkla ilgileniyorum ve ileride pilot olmak istiyorum. İlk öğrencilerden biri olduğum için çok heyecanlıyım. Hayallerime giden ilk adımlarımı burada atmayı umuyorum.” diye konuştu. GUHEM ortamının heyecan verici olduğunu ifade eden öğrenci Ezgi Berfin Kaymakçı ise “Burası diğer okullardan farklı. Havacılık ve uzayla doğrudan iç içe bir ortamımız var. GUHEM Fen Lisesi’nin bize çok şey katacağına ve geleceğe daha güçlü hazırlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bursa İnegöl'de toprağın röntgeni çekiliyor Haber

Bursa İnegöl'de toprağın röntgeni çekiliyor

İnegöl Belediyesi, tarımsal üretimin daha bilinçli, verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi amacıyla üreticilere yönelik ücretsiz toprak tahlili desteğini sürdürüyor. Yaklaşık 5 yıldır devam eden uygulama kapsamında bugüne kadar 980 toprak numunesi analiz edilirken, kısa süre içerisinde 1.000 numune sınırının aşılması hedefleniyor. Toprak tahlili sayesinde üreticiler, tarlalarının ihtiyaçlarını bilimsel veriler ışığında öğrenme imkânı buluyor. Toprağın pH değeri, kireç, tuz ve organik madde miktarı ile bitkinin gelişimi açısından önem taşıyan azot, fosfor, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi besin elementlerinin seviyeleri belirleniyor. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda ise üreticinin yetiştireceği ürüne uygun gübreleme konusunda yol gösterici bilgiler sunuluyor. İNEGÖL’ÜN GÜÇLÜ BİR TARIM POTANSİYELİ VAR İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, tarımsal üretimin ilçenin önemli değerlerinden biri olduğunu ifade ederek, belediye olarak üreticinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. Başkan Taban, ücretsiz toprak analizi uygulamasına dair yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “İnegöl; sanayisi, ticareti ve turizminin yanında tarımıyla da öne çıkan, üretim kültürü güçlü bir şehir. Şehrimizin güçlü gastronomi zenginliğini destekleyen güçlü de bir tarım potansiyeli var. Biz istiyoruz ki İnegöl’ün tarımsal gücü her geçen gün daha ileriye taşınsın. Bunun için üreticimizin ihtiyaç duyduğu her alanda destek olmaya gayret ediyoruz. Ücretsiz toprak tahlili uygulamamız da bu anlayışın bir parçası.” “Toprak tahlilini aslında toprağın röntgenini çekmek gibi düşünebiliriz. Nasıl ki bir hastalığın teşhisinde tahlil sonuçları bize yol gösteriyorsa, tarımda da toprağın hangi besine ne ölçüde ihtiyaç duyduğunu bilmek doğru üretim açısından büyük önem taşıyor. Toprağın ihtiyacını bilmeden yapılan gübreleme hem üreticimizin maliyetini artırabiliyor hem de toprağın yapısına zarar verebiliyor. Biz üreticimizin daha az maliyetle, daha doğru girdilerle, daha yüksek verim elde etmesini istiyoruz. Bunun yolu da bilime, veriye ve teknolojiye dayalı tarımdan geçiyor.” 1.000 TOPRAK NUMUNESİ, İNEGÖL TARIMI İÇİN ÖNEMLİ BİR VERİ Ücretsiz toprak tahlili uygulamasının yalnızca bugünün üreticisine destek olmadığını, aynı zamanda İnegöl tarımının geleceği için de önemli bir veri altyapısı oluşturduğunu vurgulayan Başkan Taban, “Ücretsiz toprak analizi uygulamasında bugün 980 seviyelerine ulaşmış durumdayız. Çok kısa bir süre içerisinde bininci toprak numunesini de analiz etmiş olacağız. Her bir numune aslında bizim için ayrı bir veri. Bu çalışmalar sayesinde İnegöl’ün toprak yapısını, besin değerlerini ve ihtiyaçlarını daha yakından tanıyoruz. Hedefimiz bu çalışmayı daha da yaygınlaştırarak İnegöl’ün dijital Toprak Verimlilik ve Besin Haritasını oluşturmak. Teknolojinin ve elde ettiğimiz verilerin desteğiyle tarımsal üretimimizi daha bilimsel bir zemine taşımak istiyoruz. İnegöl tarımıyla da öne çıkan bir şehir. Bu gücümüzü teknolojiyle, bilimle ve doğru verilerle birleştirerek daha da geliştirebiliriz” dedi. “GEREKSİZ GÜBRE KULLANIMININ ÖNÜNE GEÇİYORUZ” Toprak tahlilinin üretici açısından ekonomik bir fayda da sağladığına da dikkat çeken Başkan Taban, “Gübre, üreticimizin önemli maliyet kalemlerinden biri. Toprağın ihtiyacını bilmeden yapılan uygulamalarda gereğinden fazla veya yanlış gübre kullanılması söz konusu olabiliyor. Toprak tahliliyle birlikte üreticimiz hangi besin maddesine ne kadar ihtiyaç olduğunu görerek daha doğru bir gübreleme planı oluşturabiliyor. Böylece hem gereksiz gübre kullanımının önüne geçiliyor hem de toprağın uzun vadeli verimliliği korunuyor. Burada bizim temel yaklaşımımız şu: Üreticimizin cebini korurken toprağımızı da korumak. Çünkü toprağımızı ne kadar iyi korursak gelecekte de o kadar kaliteli ve verimli üretim yapabiliriz” diye konuştu. ÜRETİCİLERE ÇAĞRI: “TOPRAĞINIZI TANIYIN, ÜRETİMİNİZİ BİLİNÇLİ YAPIN” Tüm üreticileri ücretsiz toprak tahlili desteğinden yararlanmaya davet eden Başkan Taban, “İnegöl’de toprağıyla, tarlasıyla, emeğiyle üretim yapan bütün çiftçilerimizi bu hizmetimizden yararlanmaya davet ediyorum. Toprağımızı tanıyalım, ihtiyacını bilelim, gübremizi buna göre kullanalım. Böylece hem üretim maliyetlerimizi azaltalım hem verimimizi artıralım hem de toprağımızı gelecek nesillere daha sağlıklı şekilde bırakalım. İnegöl Belediyesi olarak biz üreticimizin yanındayız. Tarımın geleceğinin; bilim, teknoloji ve doğru verilerle şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün attığımız her adım, yarının daha güçlü ve sürdürülebilir İnegöl tarımı için. Üreten, emek veren tüm çiftçilerimize çalışmalarında bereket ve bol kazanç diliyorum” açıklamalarında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.