Hava Durumu

#Tansiyon

- Tansiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tansiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA” KAMPANYASI BURSA’DA BAŞLADI Haber

“HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA” KAMPANYASI BURSA’DA BAŞLADI

Proje kapsamında Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda bir ay boyunca 17 ilçede; meydanlar, alışveriş merkezleri, parklar, kamu kurumları, üniversiteler ve vatandaş yoğunluğunun bulunduğu farklı noktalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Kurulacak stantlarda vatandaşlara hareket yaşı değerlendirmesi yapılacak, sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık hizmeti sunulacak ve gerekli görülen bireyler Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirilecek. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı'nın 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' prensibinin yeni bir hamlesini sahada uyguladıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl meydanlarda boy ve kilo ölçümü yaparak, sağlıklı beslenmeye dikkat çektiklerini vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, "Tansiyon hastası olduğunu fark etmeyen, obeziteyle ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu fark etmeyen insanlarımıza ulaşıp Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde onları takibe aldık ve ciddi anlamda da sağlıklarını iade edebilmek üzere başarı kaydettik. Gerçekten o farkındalığı kullanıp da başarı kaydeden vatandaşlarımı tebrik ediyorum, kendi sağlıkları için çok güzel bir iş yaptılar" şeklinde konuştu. Hareketli Hayat Çok Önemli Bu yıl yeni bir aşamaya geçtiklerinin altını çizen Çetin, "Artık sadece sağlıklı beslenme yetmez, sadece uygun boy-kilo yetmez. Kişi gerçekten ideal boy-kiloda bile olsa, ideal ağırlıkta bile olsa hareket çok kıymetli. Hareket bize Allah'ın verdiği en güzel armağanlardan bir tanesi. Lütfen bu armağanı doğru kullanalım, hareketsizlikten uzak duralım. Sağlık Bakanlığı’mızın kampanyasından istifade edelim. Çeşitli noktalarda, kalabalık yerlerde stant faaliyetlerimiz olacak. Zaten sağlıklı hayat merkezlerimiz emrinize amade. Biz Bursa'da 15 tane sağlıklı hayat merkezi ile hizmetinizdeyiz. Bu manada Bakanlığımızın kampanyası ile ilgili vatandaşlarımızın istifade etmesini gönülden istiyoruz." diye konuştu.

Prof. Dr. Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı Haber

Prof. Dr. Köksal’dan yaz tatili öncesi kritik uyarı

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte termal havuzlar, spa merkezleri, hamam ve saunalar yeniden yoğun ilgi görmeye başladı. Ancak uzmanlar, özellikle kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireyler için yüksek ısılı ortamların ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, yüksek sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın kalbin çalışma yükünü dramatik biçimde artırdığını belirterek özellikle ileri yaş grubunda kalp krizi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Hamam, sauna ve yüksek sıcaklıktaki termal havuzlarda tüm vücuttaki damarlar genişliyor ve buna bağlı olarak tansiyonun düştüğüne vurgu yapan Dr. Köksal, terleme ile kaybedilen sıvı da tabloyu daha riskli hale getirdiğini belirterek, "Düşen tansiyonu dengelemek için kalbin çok daha hızlı ve güçlü çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum “aşırı eforla koşmaya” benzetilebilir. Özellikle, 50 yaş üstü kişiler, yüksek tansiyon hastaları, aşırı kilolu bireyler, kolesterol ve kan yağları yüksek olanlar, ailesinde kalp krizi öyküsü bulunanlar, sigara ve tütün kullananlar için sauna ve hamam kullanımının ciddi risk taşıyor" diye konuştu. Prof. Dr. Köksal, kalp hastalığı açısından risk grubunda yer alan kişilere yüksek ısıdaki sauna, hamam ve banyoları kesinlikle önermediklerini ifade etti. TERMAL HAVUZLARDAKİ GİZLİ TEHLİKE: ASTIM VE AKCİĞER ÖDEMİ Yüksek sıcaklığın yalnızca kalbi değil solunum sistemini de tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Köksal, özellikle klorlu havuzlar ve yoğun su buharının astım hastaları için ciddi risk oluşturduğunu söyledi.Termal havuzlarda oluşan yoğun buharın akciğerlerdeki hava keseciklerinde birikerek nefes almayı zorlaştırabileceğini ifade eden Köksal, bu durumun ani astım ataklarını ve akciğer ödemini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle;astım hastaları, KOAH hastaları ve kalp yetmezliği bulunan kişiler ani nefes darlığı ve solunum sıkıntısı yaşayabiliyor. Dr. Köksal, bu belirtilerin ciddiye alınmaması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Cengiz Köksal, yaz aylarında sauna, hamam ve termal havuz kullanacak kişilere önerilerini şöyle sıraladı: • Sauna ve hamam süresini 10-15 dakikayla sınırlayın • İşlem öncesi ve sonrası bol su tüketin • Aç ya da aşırı tok şekilde sıcak ortama girmeyin • Kalp, tansiyon ve solunum hastalığınız varsa doktora danışmadan termal havuz kullanmayın • Baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı hissederseniz ortamı hemen terk edin

KURBAN SOFRALARINDA SAĞLIKLI TERCİHLER HAYAT KURTARIYOR Haber

KURBAN SOFRALARINDA SAĞLIKLI TERCİHLER HAYAT KURTARIYOR

Bayram dönemlerinde beslenme alışkanlıklarının aniden değiştiğini belirten Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Uzman Diyetisyeni Merve Bahtiyar, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Bahtiyar, kurban etinin kesim anından sofraya ulaşıncaya kadar geçen süreçte doğru saklama ve tüketim yöntemlerinin önem taşıdığını vurguladı. Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin en sık yapılan yanlışlardan biri olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, etin dinlendirilmeden yenmesinin sindirim sistemini zorladığını belirtti. Bahtiyar, “Kurban kesiminden sonra etlerde ‘ölüm katılığı’ olarak bilinen sertlik dönemi başlar. Bu süreçte tüketilen et hem sert olur hem de mide ve bağırsak sistemini yorabilir. Etin mutlaka güneş görmeyen, yaklaşık +4 derece sıcaklıktaki bir ortamda en az 24 saat dinlendirilmesi gerekir. Dinlenen et, hem daha lezzetli hem de daha kolay sindirilebilir hale gelir” dedi. “Etin yanına yoğurt değil, limonlu salata tercih edin” Kırmızı et tüketiminde besin eşleşmelerinin de önemli olduğuna işaret eden Bahtiyar, toplumda sık yapılan bir alışkanlığa dikkat çekerek şu bilgileri verdi: “Etin yanında yoğurt veya ayran tüketmek oldukça yaygın bir tercih. Ancak kırmızı ette bulunan demir ile süt ürünlerindeki kalsiyum aynı emilim yollarını kullandığı için birbirlerinin faydasını azaltabiliyor. Etin besin değerinden maksimum fayda sağlamak için yanında C vitamini açısından zengin bol yeşillikli salatalar tüketilmesini öneriyoruz. Özellikle limonlu salatalar, etteki demirin emilimini artırır. Bayram sofralarında et ve sebze dengesinin korunması oldukça önemli.” Bahtiyar ayrıca, sindirimi kolaylaştırmak adına et yemeklerinde kimyon, kekik ve biberiye gibi baharatların tercih edilebileceğini belirtti. Kavurmada ekstra yağ ve tuz uyarısı Bayram sofralarının vazgeçilmezi kavurma hazırlanırken ek yağ kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, “Kuyruk yağı, tereyağı veya iç yağ eklemek gereksiz doymuş yağ alımını artırır. Et, kendi yağıyla ve kısık ateşte pişirilmelidir. Aynı zamanda fazla tuz kullanımı özellikle tansiyon hastaları açısından ciddi risk oluşturabilir” diye konuştu. Bayramda sıkça tercih edilen mangal keyfinin de doğru tekniklerle yapılması gerektiğini belirten Bahtiyar, yanlış pişirme yöntemlerinin sağlık açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Merve Bahtiyar, “Et ile ateş arasında mutlaka en az 15 santimetrelik bir mesafe bırakılmalı. Ateşe çok yakın pişirilen etlerin dış yüzeyi kömürleşirken iç kısmı çiğ kalabiliyor. Kömürleşmiş etler ise sağlığı tehdit eden zararlı maddelerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle kontrollü ve doğru pişirme teknikleri tercih edilmeli” ifadelerini kullandı.

“KALP SAĞLIĞINI KORUMAK YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLİYOR” Haber

“KALP SAĞLIĞINI KORUMAK YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLİYOR”

Kalbin, vücudun tüm organlarına oksijen ve besin taşıyan en önemli organlardan biri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hakan Bahadır, modern yaşamın getirdiği risklere dikkat çekti. Uzm. Dr. Bahadır, “Hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme, stres ve sigara kullanımı kalp hastalıklarının artışında başlıca etkenlerdir. Oysa sağlıklı bir kalp, uzun ve kaliteli bir yaşamın temelini oluşturur” dedi. Kalp sağlığını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan birinin beslenme olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Hakan Bahadır, özellikle hazır ve işlenmiş gıdaların risk oluşturduğunu belirterek, “Aşırı yağlı, tuzlu ve şekerli yiyecekler damar tıkanıklığına zemin hazırlar. Fast food ve işlenmiş gıdalar yerine sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenmek gerekir. Akdeniz tipi beslenme, kalp sağlığı açısından en ideal modellerden biridir” ifadelerini kullandı. DÜZENLİ EGZERSİZ KALBİ GÜÇLENDİRİYOR Fiziksel aktivitenin kalp sağlığını korumada kritik rol oynadığını belirten Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi’nin Kardiyoloji hekimi Uzm. Dr. Hakan Bahadır, haftalık egzersiz alışkanlıklarının önemine dikkat çekenken de, “Haftada en az beş gün, günde 30 dakika yürüyüş bile kalp sağlığı üzerinde ciddi fayda sağlar. Yüzme, bisiklet ve hafif koşu gibi aktiviteler kalbin daha güçlü çalışmasına yardımcı olurken, hareketsiz yaşam obezite, tansiyon ve diyabet riskini artırır” dedi. Sigara kullanımının kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Uzm. Dr. Hakan Bahadır, pasif içiciliğin dahi risk taşıdığını vurguladı ve “Sigara damarları daraltarak kan dolaşımını bozar ve kalp krizi riskini artırır. Alkolün aşırı tüketimi ise tansiyon yükselmesine ve ritim bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle sigaradan tamamen uzak durulmalı, alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır” diye konuştu. STRES YÖNETİMİ İHMAL EDİLMEMELİ Modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan stresin de kalp sağlığını olumsuz etkilediğini belirten Uzm. Dr. Bahadır, uzun süreli stresin ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade ederken de, “Sürekli stres altında olmak tansiyonu yükseltir, kalbin yükünü artırır ve damar sağlığını olumsuz etkiler. Düzenli uyku, nefes egzersizleri, meditasyon ve kişiye iyi gelen aktiviteler stresin kontrol altına alınmasına yardımcı olur” dedi. Açıklamasının sonunda düzenli sağlık kontrollerinin önemine de değinen Uzm. Dr. Hakan Bahadır, özellikle risk grubundaki bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatırken de şunları söyledi: “Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri seviyelerinin düzenli olarak takip edilmesi gerekir. Ailesinde kalp hastalığı bulunan kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir. Erken teşhis sayesinde birçok kalp hastalığı önlenebilir ya da tedavi edilebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, zararlı alışkanlıklardan uzak durma ve düzenli doktor kontrolleri ile kalp hastalıklarının büyük bölümü önlenebilir.”

KALP HASTALARINA RAMAZAN’A ÖZEL 10 ÖNEMLİ ÖNERİ! Haber

KALP HASTALARINA RAMAZAN’A ÖZEL 10 ÖNEMLİ ÖNERİ!

Ramazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor. Kimileri de “Yaz aylarında bile tuttum, olumsuz bir şey olmadı, kışın daha rahat” diyerek, doktoruna danışmaya gerek görmüyor. Ancak dikkat! Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutması ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka hekimleri ile görüşüp karar vermelidirler. Özellikle diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, orucun hangi kalp hastalıklarında tutulabileceğini, kimler için riskli olabileceğini anlattı, oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kalp ve damar hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi ve birlikte karar verilmesi gerekiyor. Oruç tutmanın hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkilediğini, vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlemlendiğini belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, “Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu da oruçla birlikte düzelir. Hasta ‘kalp hastası oldum, yarım adam oldum’ psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Diyabet (şeker) ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır” diyor. Ancak hemen ardından uyarıyor! Hangi kalp hastaları oruç tutmamalı? Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Karabulut “Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle kronik hastalığı olanların mutlaka hekimlerinden onay almaları gerekir. Özellikle diyabet, tansiyon ve kolesterol ilacı kullananlar ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ciddi kalp yetersizliği, tedavi edilmemiş damar darlığı, ilerlemiş kapak hastalığı, yüksek tansiyonu olanlara, ilaç kullanması şart olup buna karşın ilaç saatleri iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalara, kalp ameliyatı ya da balon stent işleminin üzerinden 3 ay geçmemiş kişilere oruç tutmaları önerilmez.” Bu hastalar oruç tutabilir ama önce… Oruç tutabilecek durumda olan kalp hastalarının da bazı noktalara dikkat etmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Karabulut bu kişileri şöyle açıklıyor: “Tansiyonu kontrol altına alınmış olanlar, damar sertliği olsa da herhangi bir şikayete yol açmayanlar, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu, hafif düzeyde kalp yetersizliği, ılımlı seyreden diyabeti olanların, doktor kontrolünde de bir risk görülmediyse oruç tutmasında sakınca yoktur. Ancak özellikle iftar sofrasında bazı kurallara mutlaka dikkat etmeleri gerekir.” Oruç tutacak kalp hastaları bu 10 öneriye dikkat! Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, ağır iftar sofralarında aşırı tüketimin kalp krizi riskini artırdığını belirtirken, 10 önemli öneride bulunuyor; Özellikle iftarda mideye bir anda yüklenilmesi; tansiyonu yükseltir, çarpıntıya yol açar, kalp krizi riskini artırır! Yemeği yavaş yiyin ve midenizi zorlamayın.İlaç kullanımı sıklıkla aksatılıyor. Doktorunuzla birlikte ilaçlarınızın saatlerini belirleyip mutlaka düzenli kullanın. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklar olduğundan, özellikle bu ilaçlarınızı kesinlikle aksatmayın. İftarı sigara ile açmak gibi bir hataya düşmeyin. İftarı suyla açın, bu ayı sigarayı bırakmak için fırsat olarak değerlendirin.Sık yapılan hatalardan biri de; pideyi abartmak. Beyaz un kalbin en büyük düşmanlarından biridir. Bu nedenle Ramazan pidesini küçük bir dilimle sınırlayın, tam tahıllı ekmek tercih edin. Kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak durun, iftariyelik yerine salata ve ana yemek tüketin. Şerbetli tatlıdan uzak durun, sütlü tatlı tercih edin ama aşırıya kaçmayın. Ramazan’da tuz tüketimi artıyor ancak unutmayın ki; aşırı tuz tansiyon ve kalp krizi riskini artırıyor! Bu nedenle sofraya tuz koymayın. Ramazan’da şerbetli içeceklerin tüketimi artıyor, azalan su tüketimi damarlarda pıhtıya yol açabiliyor. Şerbet ve gazlı içecek yerine su için. İftar ile sahur arası mutlaka 1,5 litre su tüketin.Sahura ya bilinçli kalkılmıyor ya da kaçırılabiliyor. Ancak sahur yemeğini atlamak tansiyon ataklarına yol açarken, kalp krizi riskini artırabiliyor. Bu nedenle mutlaka sahura kalkın. Sahurda bir çay tabağı ceviz/badem veya fındık tüketmek damar sağlığını korur. Çay ve kahve yerine mutlaka su için. Sahura kalkamayan kalp hastaları oruç tutmada ısrarcı olmamalıdır. Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Sahur ile bölünecek uyku, akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Gündüz saatlerinde uyumak isterseniz bir saati aşmayın çünkü daha fazla uyku, gece uykusunu bozar ve kalbi olumsuz etkileyebilir. İftar sonrası hemen uzanmak kalbi de olumsuz etkileyebileceğinden dolayı mutlaka kısa süreli de olsa yürüyüş yapın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.