Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sosyal girişimciler Bursa Nilüfer’de yetişiyor Haber

Sosyal girişimciler Bursa Nilüfer’de yetişiyor

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi, Bir Bulut Olsam Derneği ve Alternatif Yaşam Derneği iş birliğiyle düzenlenen “Nilüfer Sürdürülebilir Gelecek, Gençlik Yaz Kampları”nın ikinci programı olan Sosyal Girişimcilik Kampı, 22 - 26 Temmuz tarihleri arasında Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde gerçekleştirildi. 18-26 yaş aralığındaki 27 gencin katıldığı 5 günlük kampta gençler sorun tespiti, saha araştırması, ihtiyaç analizi, fikir geliştirme, sosyal iş modeli, gelir modeli ve sürdürülebilirlik ile etki ölçümü başlıklarında atölyelere katıldı. Kampı ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerle sohbet etti. Daha iyi bir Türkiye için gençlerin iyi yetişmelerinin önemini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Her şeyin ve herkesin rakibi var. Günümüzde şirketler, meslekler birbirleriyle rekabet ediyor. Sizin hayatınızın da daha iyi olması için diğerlerinden daha iyi olmanız lazım. Bu kapsamda biz de projelerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda “100 Güldüren Projelerimiz” arasında da yer alan bu projemizi hayata geçirdik. Gençleri yaz kamplarında buluşturduk. Uygulamalarımız tematik kamplar çerçevesinde devam edecek” diye konuştu. SÖYLEŞİLERDE DENEYİMLER AKTARILDI Program kapsamında farklı etkinlikler de oldu. “Yerelden Hikâyeler” oturumunda Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Serpil Turhan Altun, sivil toplum geçmişini ve yerelde yürüttüğü çalışmaları gençlerle paylaştı. Sosyal girişimcilik alanında deneyimli konuşmacıların söyleşileri de programa eşlik etti. Kampın somut çıktısı da gençlerin birlikte kurduğu sosyal girişim oldu. Katılımcılar 5 gün sorun analizinden iş modeline uzanan adımları uygulayarak kendi sosyal girişimlerini geliştirdi ve son gün fikirlerini sundu. Gençlere yönelik düzenlenen ve Temmuz ayında başlayan 6 kamplık yaz serisinin 2’ncisi tamamlanmış oldu. Kültür-sanat, yapay zekâ ve yazılım, engelli gençlere yönelik kapsayıcı kamp ile gençlik ve demokrasi temalı kamplar Eylül sonuna kadar devam edecek. Kamplara başvurular ortak kurumların sosyal medya hesaplarından duyuruluyor.

KAYAPA OSB'DE HAVA KALİTESİ BİLİMSEL VERİLERLE İZLENECEK Haber

KAYAPA OSB'DE HAVA KALİTESİ BİLİMSEL VERİLERLE İZLENECEK

Sanayi üretimi ile çevresel sürdürülebilirliği birlikte ele alan uygulama kapsamında elde edilecek veriler, bölgedeki hava kalitesinin bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesine katkı sağlayacak. Özellikle Kayapa OSB'nin yerleşim alanlarına yakın konumu nedeniyle yapılacak ölçümler, hem sanayi faaliyetlerinin çevreye etkilerinin hem de bölgede yaşayan vatandaşların soluduğu havanın kalitesinin objektif verilerle ortaya konulmasını sağlayacak. Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy, çevresel sorumluluk anlayışını güçlendirecek bu çalışmanın önemine dikkat çekerek, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile yürüttüğümüz iş birliği kapsamında bölgemizde gerçekleştirilecek mobil hava kalitesi ölçümleri, çevre yönetimi açısından son derece değerli bilimsel veriler sunacaktır. Sanayi üretiminin çevreyle uyum içinde sürdürülebilmesi ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesinin korunması adına bu çalışmayı önemli bir kazanım olarak görüyoruz" dedi. Sürdürülebilir sanayi anlayışına katkı sağlayacak Ölçüm çalışmaları sonunda elde edilecek verilerin, hava kalitesinin değerlendirilmesi ve gelecekte hayata geçirilecek çevresel iyileştirme çalışmalarına önemli katkılar sunması bekleniyor. Kayapa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Toy, "Kayapa Organize Sanayi Bölgesi olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın önemli paydaşlarından biri olmanın sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve insan odaklı sanayi anlayışını güçlendirecek her türlü projeye destek vermeyi sürdüreceğiz. Üretimin çevreyle uyum içinde gelişmesini sağlamak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak en önemli önceliklerimiz arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı. Kayapa OSB'nin çevresel sürdürülebilirlik vizyonunu güçlendiren çalışma, sanayi bölgelerinde çevre yönetiminin bilimsel veriler ışığında yürütülmesine yönelik örnek uygulamalardan biri olarak değerlendiriliyor.

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı Haber

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkan Vekili Baran Çelik’in de katıldığı törende geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, en fazla ihracat yapan 133 firma da Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının en başarılı kuruluşları ödüllendirildi. Geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, gecede son 20 yılda 19 kez Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotivde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 133 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen geceye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik, OİB Yönetim Kurulu ile birlikte otomotiv endüstrisinin lider firmalarının üst düzey yöneticileri katıldı. Ford Otomotiv’e birincilik ödülü OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik tarafından Ford Otomotiv Malzeme, Planlama ve Lojistik Lideri ve OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fikri Onur Sarıkaya’ya takdim edildi. Ödül töreni, Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünyada yer alan yaklaşık 200 ülkenin tamamına ihracat yapan otomotiv sektörünün kısa tanıtım filmi ile başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, ülkemize değer katan tüm ihracatçıların Türkiye’nin büyüme hikayesinin öncüleri, dönüşüm yolculuğunun liderleri ve geleceğe olan inancın temsilcileri olduğuna dikkat çekerek “Sizler sadece ürün satmıyorsunuz, Türkiye'nin adını dünyaya taşıyor, yeni yatırımlara öncülük ediyor, istihdam oluşturuyor, ülkemizin yarınlarını inşa ediyorsunuz. Ülkemize değer katan tüm ihracatçılarımıza, sanayicilerimize, çalışanlarımıza, mühendislerimize ve sektörümüzün tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizleri gururlandıran tüm firmalarımızı, tekrar, yürekten kutluyorum” dedi. Yazıcı, tasarım, mühendislik ve test kabiliyetlerine sahip güçlü alt yapısı, kaliteli ve rekabetçi üretimi ile Avrupa'nın en önemli üretim üslerinden birisi haline gelen sektörün, 250 bini direkt olmak üzere 550 binden fazla kişiye istihdam sağlayan, 14 ana sanayi kuruluşu, binlerce tedarikçi firma ve 3 bini aşkın aktif ihracatçı ile ülke ekonomisine katkı sağlayan bir endüstri olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün 2025 yılında 41,5 milyar dolar ihracat ile Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 15,2 sini gerçekleştirerek ihracat şampiyonu unvanını koruduğunu belirten Yazıcı, bu yılın ilk yarısında ihracatı yüzde 4,3 artışla 20,8 milyar dolar seviyesine çıkarmayı başardıklarını, ihracatın yüzde 85’ini de Avrupa Ülkelerine yaptıklarını hatırlattı. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna destek bekliyoruz Dünyada otomotiv sektörünün tarihinin belki de en büyük dönüşümünü yaşadığını da vurgulayan Yazıcı, şunları söyledi: “Otomotiv; yazılım, elektronik, enerji yönetimi, veri yönetimi gibi alanları da içine alıyor, yani rekabetin tanımı da değişiyor. Bugün rekabetçi ve kaliteli üreten, teknoloji geliştirebilen şirketler öne çıkıyor. Yarın ise inovasyon ekosistemi kurabilenler kazanacak. Tam da bu nedenle, yıllardır OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. OİB tarafından kaynak taahhüdü olarak belirlenen 75 milyon TL’nin fon hesabına aktarılması ile fon işler hale geldi. Girişim fonumuzu önümüzdeki yıllarda da büyütmek ve sektörümüzün en önemli girişim sermayesi platformlarından biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmaları başlatmış bulunuyoruz. OİB Venture – Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” “Otomotiv, Türkiye sanayisinin dünya arenasındaki yüz akı” Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat konuşmasında “Son 20 yılın 19’unda şampiyon olan otomotiv sektörü, Türkiye sanayisinin dünya arenasında yüz akıdır. Kalitesi, zamanında teslimatı, güvenilirliği, sürdürülebilirlik vizyonu ve nitelikli insan kaynağı ile bu başarı geldi. Sektörümüz Avrupa’da beşinci, dünyada da 13. büyük üretim üssüdür. Otomotivin başarısı; elektronik, çelik, makine ve yazılım sektörlerinin de desteklediği bir başarıdır. Yenilikçiliğe açık vizyon, azim ve kararlılık bu başarıyı kazandırmıştır. Türkiye ve AB arasındaki 63 yıllık ortaklık anlaşmasının en başarılı sektörlerinden biri de otomotiv oldu. AB ile ticaretimizdeki payın dörtte biri otomotivden geliyor. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 71’i AB’ye yapılıyor. Made in EU konusunun Türkiye olarak arzu ettiğimiz bir yapıya doğru dönmekte olduğunu gözlemliyoruz. Ancak henüz bu yönde bir karar alınmadı. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen AB liderlerine de bu konuda çok net olarak görüşümüz ve duruşumuz ifade edilmiştir” dedi. TİM Başkan Vekili Baran Çelik de şunları söyledi: “Marifet iltifata tabidir diyerek başlattığımız ödüllerimizde bu akşam 133 firmamız ödül alacak. Platinden bronza tüm kategorilerde ödül alacak otomotiv firmalarımızın hepsi güçlü ve başarılı. TİM çatısı altında da daha güçlü temsil edilen bir yapıya kavuştuk. Sektör olarak hedef ve çözümlerimiz belli. Ülke ihracatımızı daha da güçlendirmek, inovatif ve teknolojik liderliğimizi sürdürmek için daha çok çalışacağız” dedi. OTOMOTİV İHRACAT ŞAMPİYONU ÖDÜLÜ – 2025 YILI · Ford Otomotiv San. A.Ş. PLATİN İHRACATÇI ÖDÜLLERİ – 2025 YILI (SEKİZ FİRMA) · Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş. · TGS Dış Tic. Aş · Kibar Dış Ticaret A.Ş. · Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları Anonim Şirketi · Mercedes-Benz Türk Aş · Bosch San. Ve Tic. Aş · Man Truck&Bus · Tofaş Türk Otomobil

GOTEC-G OTOMOTİV’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNEMLİ ADIM Haber

GOTEC-G OTOMOTİV’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNEMLİ ADIM

Çevresel sorumluluk anlayışını üretim süreçlerinin merkezine yerleştiren GOTEC-G Otomotiv, kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması ve geri dönüşüm süreçlerinin etkin yönetilmesi konularındaki çalışmalarıyla belgeyi almaya hak kazandı. Sıfır Atık uygulamalarının günümüzde yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda sanayinin sürdürülebilir geleceği açısından önemli bir gereklilik olduğuna dikkat çeken GOTEC-G Otomotiv Genel Koordinatörü İldem Doğan, şirket olarak çevre dostu üretim anlayışını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. İldem Doğan, “Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda önemli bir adımı daha tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanmamız, çevresel sorumluluklarımızı yerine getirme ve kaynaklarımızı daha verimli kullanma konusundaki kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Sanayi kuruluşlarının çevre üzerindeki etkilerini azaltması, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması açısından sıfır atık uygulamaları büyük önem taşıyor. GOTEC-G Otomotiv olarak üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyor, çevresel performansımızı artıracak yatırımları hayata geçiriyoruz” dedi. Sıfır Atık Belgesi’nin şirketin çevre yönetimi konusundaki çalışmalarını tescillediğini belirten GOTEC-G Otomotiv Genel Koordinatörü İldem Doğan, sürdürülebilir üretim anlayışının kurum kültürlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Doğan, çevresel etkilerin azaltılması, enerji ve hammadde kaynaklarının verimli kullanılması hedefiyle çalışmalarını sürdüren GOTEC-G Otomotiv’in, daha sürdürülebilir bir gelecek için yatırımlarına ve çevre odaklı projelerine devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Bursa'nın yerli elektrikli kamyoneti Nilüfer'den dünyaya açılıyor Haber

Bursa'nın yerli elektrikli kamyoneti Nilüfer'den dünyaya açılıyor

Türkiye'nin otomotiv üssü Bursa, geleneksel araç üretimindeki birikimini elektrikli ticari araç segmentine taşıyor. Nilüfer'deki üretim tesislerinde 2011'den bu yana faaliyet gösteren yerli üretici Pilotcar, geliştirdiği elektrikli kamyonet modelleriyle yurt içi lojistik sektörünün yanı sıra ABD'den Avrupa'ya, Körfez ülkelerinden Latin Amerika'ya uzanan bir pazara hizmet veriyor. Bursa Nilüfer'de üretilen Pilotcar P-1000 Açık Kasa, şehir içi yük taşımacılığından belediye hizmetlerine geniş bir kullanım alanına sahip. (Fotoğraf: Pilotcar) Artan akaryakıt maliyetleri, şehir içi taşımacılığa getirilen emisyon kısıtlamaları ve sürdürülebilirlik baskısı, hafif ticari araç pazarını elektrikli çözümlere yöneltiyor. Bursa sanayisi de bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Tamamı elektrikli motorla çalışan araçlar, şehir içi yük taşımacılığında dizel ve benzinli modellere alternatif sunuyor. Yerli üretim, trafiğe çıkış izinli Pilotcar'ın geliştirdiği Pilotcar P-1000 Açık Kasa modeli, Türkiye'de L7e sınıfında trafiğe çıkış izinli bir araç olarak öne çıkıyor. Yüzde 100 elektrikli motoru sayesinde sıfır emisyonla çalışırken, işletmelerin yakıt ve bakım giderlerini ciddi oranda düşürüyor. Geleneksel araçlardaki yağ değişimi, egzoz sistemi arızaları gibi bakım kalemleri elektrikli modelde tamamen ortadan kalkıyor. Modelin teknik özellikleri ticari kullanıma göre tasarlanmış: saatte 50 kilometre azami hız, batarya seçeneğine göre tek şarjla 80 ila 160 kilometre menzil (WLTP) ve 1.000 kilogramın üzerinde yük kapasitesi. Aracın gücünü aldığı LiFePO4 (lityum demir fosfat) batarya teknolojisi 4.000 şarj çevrimine kadar dayanıklılık sunuyor. Off-road koşullarda 2 tona varan çekiş kapasitesi, elektrik destekli direksiyon (EPS) ve rejeneratif fren sistemi de aracın standart donanımları arasında yer alıyor. Şarjı prizden, maliyeti düşük Üç farklı batarya kapasitesiyle sunulan araç, standart 220 voltluk ev tipi prizden batarya paketine göre 4 ila 10 saat arasında tam şarj olabiliyor. Böylece ayrı bir şarj altyapısı yatırımı yapmadan, işletmelerin mevcut elektrik bağlantısıyla araç gece boyunca şarj edilip gündüz operasyona hazır hale getirilebiliyor. Üreticiye göre kilometre başına enerji maliyeti, dizel muadillerine kıyasla belirgin biçimde düşük; bu da yoğun şehir içi kullanımda işletmeler için kayda değer bir tasarruf anlamına geliyor. Şehir lojistiğinden belediye hizmetlerine Yerli üretici, açık kasa modeliyle sınırlı kalmıyor. P-1000 ailesi; şasi, kapalı kasa kargo, telli kasa, çöp toplama ve kompaktör gibi farklı üst yapı versiyonlarıyla çeşitli sektörlere yönelik çözümler sunuyor. Özellikle belediyelerin çevre dostu araç filolarına geçiş sürecinde, sessiz ve sıfır emisyonlu bu araçlara talebin arttığı belirtiliyor. Şehir içi dağıtım yapan kargo firmalarından otel ve site içi taşımacılığa, fabrika içi lojistikten yerel yönetim hizmetlerine kadar geniş bir kullanım alanı bulunan elektrikli kamyonetler; dar sokaklarda manevra kabiliyeti, düşük işletme maliyeti ve düşük gürültü seviyesiyle tercih ediliyor. Pilotcar, 2011'den bu yana elektrikli golf ve hizmet araçlarından ticari araçlara kadar binlerce araç ürettiğini belirtiyor. Bursa'dan 20'den fazla ülkeye Pilotcar'ın üretim ve hizmet ağı yalnızca yurt içiyle sınırlı değil. Şirketin Türkiye'nin yanı sıra ABD'de (Pilotcar EV Inc., Florida) üretim tesisi; Almanya (Köln) ve Belçika'da ofisleri bulunuyor. Azerbaycan, Porto Riko, Brezilya, İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan, Avusturya, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Mısır gibi 20'den fazla ülkeyi kapsayan bir distribütör ağı üzerinden araçlarını uluslararası pazarlara ulaştırıyor. Sektör temsilcileri, elektrikli ticari araç pazarının önümüzdeki yıllarda hızla büyüyeceğini ve Bursa'nın yerli üretim kapasitesiyle bu büyümede belirleyici bir rol üstleneceğini öngörüyor.

KADIN MÜHENDİSLER GELECEĞİ KURGULUYOR Haber

KADIN MÜHENDİSLER GELECEĞİ KURGULUYOR

Podyum Davet’te bu yıl ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ temasıyla 5.’ncisi gerçekleştirilen organizasyona, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, Gürsu Belediye Başkan Yardımcısı Adem Yıldırım, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, MARSİFED Başkanı Osman Akın, TÜRKONFED Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, GİFED Başkanı Oya Eroğlu, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, ARSİYAD Başkanı Erdinç Acar, BİSİAD Başkanı İdris Doğrul, YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, YASAV Başkanı Emire Cantürk Eren, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri ile davetlilerin yanı sıra TÜMKAD üyeleri katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programda, TÜMKAD’ın çalışmalarını anlatan tanıtım filmi gösterimi gerçekleştirildi. ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ Programda açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, bu yılki konferans temalarını ‘Mühendislik Zekâsının Yükselişi’ olarak belirlediklerini belirterek, “Bundan yüz yıl sonra, bugünün tarih kitapları yazıldığında; insanlığın yapay zekâyı geliştirdiği dönem olarak değil, yapay zekâyla birlikte kendini yeniden tanımladığı dönem olarak anılacağız. Bu yıl temamız: Mühendislik Zekâsının Yükselişi. Neden böyle bir tema seçtik? Çünkü zekâ anlar, mühendislik zekâsı çözer. Zekâ ‘ne oluyor?’ diye sorar. Mühendislik zekâsı ‘nasıl yapılır?’ diye sorar. Zekâ ‘ne’ye odaklanır, mühendislik zekâsı ‘nasıl’a. Aradaki mesafe işte tam burada başlıyor. Bir problem düşünün. Herkes onu tarif edebilir. ‘Su yok.’ ‘Köprü lazım.’ ‘Bu çalışmıyor.’ Tarif etmek kolaydır. Ama mühendis tarifin ötesine geçer: nasıl çözülür, nasıl yapılır tarafına. Mühendis kısıt altında çözer. Bütçe sınırlıdır. Zaman azdır. Malzeme bellidir. Ve fizik pazarlık etmez. İşte mühendislik zekâsı bu duvarların arasında doğar. Zekâ tek bir doğru arar. Mühendislik zekâsı dengeyi, optimumu, uzlaşmayı veya ortak yolu seçer. Mükemmeli değil, optimumu. Çünkü mühendis bilir: her kazanç, bir şeyden vazgeçmektir. Zekâ fikri konuşur. Mühendislik zekâsı fikri çalışan bir şeye dönüştürür. Bir fikir, çalışana kadar sadece bir temennidir. Zekâ parçayı görür. Mühendislik zekâsı sistemi görür. Parçaların birbirini nasıl ittiğini, nasıl çektiğini, nerede kırılacağını görür. Ve şu soruyu sorar: ‘Hata olursa ne olur?’ Zekâ ‘doğru mu?’ diye sorar. Mühendis ‘ya yanlışsa?’ diye sorar. Ve güvenlik payını oraya koyar. Bir köprünün ayakta kalması, en parlak fikre değil, en iyi hesaplanmış hata payına bağlıdır. Zekâ bir kez çözer ve gider. Mühendislik zekâsı ölçeklenebilir çözer, tekrarlanabilir çözer. Bir kişiyi kurtaran çözüm güzeldir. Bir milyonu kurtaran çözüm mühendisliktir. Ve en önemlisi: Zekâ cevabı bilince durur. Mühendislik zekâsı dener, ölçer, düzeltir. Sonra tekrar dener. Hep sorgular. Mühendis ilk seferde haklı olmaya çalışmaz; sonunda doğruya ulaşmaya çalışır. Çünkü zekâ ‘olmaz’ deyince biter. Mühendislik zekâsı ise tam orada başlar: ‘Peki nasıl olabilir?’ Mühendislik zekâsı yalnızca fiziksel bağlamda değil; toplumsal, ekonomik, ekolojik, psikolojik bağlamda da aynı prensiplerle çalışır, çalışmak zorundadır. Çünkü yalın zekâmızla çözüm bekleyen pek çok sorun yarattık. Daha da yaratacak gibiyiz. Ve bunları çözmek için her alanda mühendislik zekâsına ihtiyacımız var” diye konuştu. Kadın mühendislerin mühendislik zekâsı Kadın mühendislerin mühendislik zekâsını temsil ettiklerini vurgulayan Öztürk, dünyaya ve ülkemize damga vuran mühendislerden örnekler verdiği konuşmasına şöyle devam etti: “Mühendislik zekâsı bir cinsiyetin değil, bir diplomanın değil, bir bakışın adıdır. Ama o bakışın yarısını yüzyıllarca masaya çağırmadık. Bugün çağırıyoruz. Hem de hemen, şimdi ve hiç zaman kaybetmeden! Ve iddiamız büyük: Bu bakış artık yalnızca mühendislerde değil, her alanda yükselmeli. Bir hekim, bir iktisatçı, hatta bir sosyolog da mühendislik zekâsına, yani algoritmik (adım adım, kurallı düşünme) ve sistemli bakışa bağlanmalı. Çünkü bu çağ, bu düşünme biçiminin çağı. Çünkü çözülecek o kadar çok problem var ki: iklim, su, enerji, yapay zekâ, demografik ve ekolojik değişim... Bu problemler tek bir cins beynin, eril organik ve yapay zekânın çözebileceğinden çok daha büyük. Artık, bugün de aramızda olan, bize yıllardır ‘gelecek tıpkı tarih gibi bir bilgidir; onu akıllıca kullanmalıyız’ diyerek fütürist bakışı aşılayan sevgili Ufuk Tarhan’ın işaret ettiği gibi: geleceği tarif edecek çok insan var. ‘Geleceği bilemeyiz’ diyemiyoruz artık; nasıl olabileceğine, nasıl olması gerektiğine dair pek çok şey biliyoruz. Eksiğimiz, onu inşa edecek mühendisler. Özellikle de kadın mühendisler. Yapay zekanın tetiklediği bu yeni çağ, düşünce biçimimizi değiştiriyor ve bugün burada bizimle olan tüm değerli konuşmacılarımız düşünce biçimlerimiz ve yeni çağın beklentilerini bizimle paylaşacaklar. İşte burada olmamızın, bunları konuşmamızın nedeni bu: Mühendislik zekâsını yükseltmek ve kadın mühendisleri bu fırsatlarla dolu yeni çağda olmaları gereken yere taşımak. Başarılarını görünür kılmak, geleceğin mühendislik dünyasını konuşmak ve birlikte önemli bir kilometre taşına tanıklık etmek için. Beş yıl önce başlattığımız bu konferanslarda bir hayalimiz vardı: kadın mühendislerin daha görünür olduğu, birbirinden güç aldığı, genç kızlara ilham verdiği ve mühendislikte iş birliğinin büyüdüğü bir ekosistem kurmak. Bugün dönüp baktığımızda görüyoruz ki o hayal artık yalnızca bir konferans değil. Bir dayanışma ağına, bir gelişim platformuna ve her geçen gün büyüyen bir mühendislik hareketine dönüştü.” TÜMKAD uluslararası arenada Çıktıkları yolculukta kendileriyle beraber yürüyen tüm üyelerine, gönüllülerine ve paydaşlarına teşekkür eden Öztürk, 160’ı aşan üyeleri, 11 kurumsal üyeleri, ulusal ve uluslararası 7 temsilcilikleriyle; ‘Kutup Yıldızım Mentörlük Projesi’, ‘Dönüşüm Bugün Projesi’, ‘Liselerde Geleceğin Meslekleri Fütürizm Konferansları’, ‘GIF-T Idethon’, ‘Yeşil Okuryazarlık Projesi’, ‘TÜMKAD ve TEV Burs Fonu Tiyatro Projesi’, ‘QueengTech Buluşmaları (QTB) ve QTBinside’, ‘İlham Veren Mühendis KadınlarPodcast’i’ olmak üzere 10 ayrı projeyi aynı anda yürüttüklerine dikkat çekti. Mühendislik zekâsının yükseldikçe kadınların yükseleceğine işaret eden TÜMKAD Kurucu Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların yükselmesinin de geleceğin yükselmesi anlamına geleceğini ifade etti. Konferanslarının beşinci yılını kutladıklarına değinen Öztürk, ‘5’ sayısının kendileri için özel bir anlam ifade ettiğini belirtti. ‘5’ sayısının çocuklukların da defterlerine gururla yazılan ‘pekiyi’ notunu ifade ettiğini hatırlatan Öztürk, ‘5’ sayısının aynı zamanda bugün Türkiye’nin 5G teknolojisine geçişini, hızlanan dijital dönüşümü ve geleceğe duyulan inancı simgelediğini vurguladı. TÜMKAD olarak, Endüstri 5.0 ve yapay zekâ çağında mühendislik zekâsıyla üreten, dönüştüren ve geleceğe yön veren kadın mühendislerle yol almaya devam edeceklerine işaret eden Öztürk, geleceği beklemeyip, geleceği tasarladıklarını ifade etti. Öztürk’ten anlamlı teşekkür Sponsorlara ve etkinlikte emeği geçenlere teşekkür eden TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk sözlerini şöyle tamamladı: “Hepinizin 23 Haziran Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutluyor; keyifli, ufuk açıcı ve mühendislik zekâmızı yükselten bir gün diliyorum.’ Öztürk’ün konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Kadın mühendislerin teknolojiye büyük katkısı Konuşmasına TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk’ü ve TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyeleri ile Komisyon Üyelerini tebrik ederek başlayan MARSİFED Başkanı Osman Akın, mühendis kadınların teknolojinin gelişimine büyük katkıları bulunduğunu söyledi. Kadın girişimci iş gücünün teknolojik gelişime büyük katkısı bulunduğunu vurgulayan Akın, başarılı çalışmaları nedeniyle TÜMKAD’ı tebrik etti. Federasyonları çatısı altında faaliyet gösteren TÜMKAD’ın, MARSİFED’e değer kattığını ifade eden Akın, her durum ve koşulda, TÜMKAD’ın yanında olduklarını da sözlerine ekledi. Mühendis kadınların siyasetteki gücü Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de TÜMKAD’ın şahsında ‘Dünya Kadın Mühendisler Günü’nü kutladı. Mühendis kadınların siyaset sahnesinde de yer almalarının, sorunların çözümüne, çözüm odaklı pratik mühendis bakış açısının getireceğini ifade eden Özdemir, TÜMKAD’a çalışmalarında başarılar diledi. Nilüfer’in kadın şehri olduğuna işaret eden Özdemir, “Çalışan annelerimizin yanında yer almak ve onların hayat yüklerini hafifletebilmek için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bunlardan biri de ‘Nilüfer 95’ projesi. Adını 36 aylık bebeklerin boy ortalamasından alan projemiz, anne karnına düşen yavrularımızın 7’nci ayından itibaren doğumundan sonraki 36 aylık sürece kadar geçen dönemdeki bedensel ve psikolojik gelişimlerine destek olmayı hedefliyor. Çocuklarımızı 36 ayın ardından kreşlerimize alacağız. Yavrularımızı kreşlerimizde, Atatürk’ün öğretileri doğrultusunda çağdaş uygar bireyler olarak yetiştireceğiz” diye konuştu. Açılış ve protokol konuşmalarının ardından sponsorlara teşekkür plaketi törenine geçildi. Ana sponsorlar Etkinliğin ana sponsoru İstanbul Gelişim Üniversitesi adına İstanbul Gelişim Üniversitesi ve Gökkuşağı Kolejleri Yönetim Kurulu Üyesi Betül Gayretli ile diğer ana sponsor CW Enerji Plus Bursa adına Genel Müdür Alperen Elmalı’ya teşekkür plaketlerini TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk takdim etti. Yaka İpi sponsoru ESA Lojistik adına ESA Lojistik Mühendislik ve Operasyon Geliştirme Yöneticisi Aslı Şarkışla’ya plaketini TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Yurdakul İleri takdim etti. Destek sponsorları Femtek Mühendislik adına Femtek Mühendislik kurucularından TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Kuş’a, Martur Fompak International adına Sosyal Sürdürülebilirlik Müdürü Saadet Çağal’a, Özel Tan Balat Okulları adına Genel Müdür Can Akyollu adına İpek Akyollu’ya, Promsonn Teknoloji adına Fabrika Müdürü Ramiz Er’e, Ritim Yönetim adına Genel Müdür Yardımcısı Pınar Kamber Borazan’a, Zone İnşaat adına Zone İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Şimşek’e plaketlerini TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Köksal takdim etti. Ulaşım Sponsoru ARCA Otomotiv adına ARCA Otomotiv SEAT Kupra Satış Müdürü Bahar Durmuş’a, Medya Prodüksiyon Sponsoru DODO Prodüksiyon adına DODO Prodüksiyon Kurucusu Doğan Batman’a, Hediye Sponsoru Kozaş Kozmetik adına Kozaş Kozmetik Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ecz. Neslihan Şahin ve Kozaş Kozmetik Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ecz. Melike Şahin’e, Yaka Kartı Sponsoru Nilüfer Belediyesi adına Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş’e plaketlerini TÜMKAD Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi Funda Geyimer takdim etti. Medya ve İletişim Sponsoru BPR İletişim Adına BPR İletişim Danışmanlığı Kurucusu Kenar Kibar’a, Tasarım Sponsoru Kırmızı Küp Ajans adına Kırmızı Küp Ajans Kurucusu Göktuğ Konukoğulları’na, Etkinlik Sponsoru Patansiyel İnşaat adına Potansiyel İnşaat Kurucusu Sennur Çelik’e, Tekstil Sponsoru Yeşim Tekstil adına Yeşim Grup Yalın Liderlik ve Sürekli Geliştirme Yöneticisi Neslin Gazioğlu Özkaya’ya TÜMKAD üyesi Sevil Arslan’a ‘Sevil’in Fırçası’ sergisi nedeniyle plaketlerini TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Elif Kuş takdim etti. Son olarak, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, TÜMKAD Yönetim Kurulu Üyesi Gökçe Yurdakul İleri’ye organizasyonun düzenlenmesine 3 yıldır liderlik ettiği için teşekkür plaketi takdim etti. Plaketleri takdim edilen ana sponsorlar ve destek sponsorları toplu fotoğrafta bir araya geldi. Sponsorlara plaket takdiminin ardından panel ve oturumlara geçildi. Fuaye alanında stantlar Etkinliğin fuaye alanında ise konuklar; Vodafone standında 5G deneyimini tecrübe ettiler. Yine konuklar, İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin geliştirdiği ‘insansız hava aracı’nı inceleme fırsatı buldular. Konuklar ayrıca TÜMKAD Üyesi Sevil Arslan’ın “Sevil’in Fırçası” sergisinde, tablolar üzerindeki karekodları okutarak Arslan’ın kendi sesinden tablonun ortaya çıkış hikayesini dinleyerek, tabloyu hareketli ve 3 boyutlu olarak da izleyebildiler. Etkinlik kapsamında ayrıca Ufuk Tarhan’ın T-İnsan kitabının son baskısı da fuaye alanında okurları için imzaladı.

SAĞLIK KURUMLARINDA VERİMLİLİĞİN ANAHTARI: YALIN YÖNETİM Haber

SAĞLIK KURUMLARINDA VERİMLİLİĞİN ANAHTARI: YALIN YÖNETİM

Bu yıl ‘Dijital, Yalın ve Yeşil Dönüşüm’ temasıyla düzenlenen ve Podyum Davet’te yapılan organizasyonda katılımcılar, alanında uzman isimlerin bilgi ve tecrübe paylaşımları ile mesleki gelişimlerine katkıda bulundu. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Sigma Center Genel Müdürü Yılmaz Altaş, Medicabil Sağlık Grubu ile birlikte uzun yıllardır teknoloji ve verimlilik alanlarında önemli projelere imza attıklarını belirterek, organizasyonda emeği geçen Özel Medicabil Sağlık Grubu yönetimine ve ekibine teşekkür etti. “Dönüşüm, artık bir zorunluluk” Daha sonra söz alan Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar da, “Bugün burada sağlık hizmetlerinin geleceğini şekillendiren çok önemli bir başlık altında bir araya geldik. Günümüzde sağlık hizmetinin kimliği değişiyor. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yalın düşünce artık sağlık kurumları için bir tercih değil, bir zorunluluk haline geliyor. Bu nedenle bu yıl sempozyumumuzun temasını ‘Üçüz Dönüşüm: Dijital, Yeşil ve Yalın Dönüşüm’ olarak belirledik. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz tüm sempozyumları sizlerle birlikte oluşturduk, sizlerle büyüttük ve geliştirdik. Her yıl artan ilgi ve katkılarınız sayesinde bugün 13’üncüsünü gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dileğim, önümüzdeki yıllarda da aynı heyecan ve iş birliğiyle nice sempozyumlarda buluşabilmektir” şeklinde konuştu. “Yaşadığımız dünyaya karşı sorumluluklarımız var” 13. Yalın Hastane Sempozyumu programında dijital dönüşümün sağlık hizmetlerine etkilerini, yalın düşüncenin süreçlerimize kattığı değeri, yeşil dönüşümün sağlık kurumlarına yüklediği sorumlulukları, karşılaşabileceğimiz zorlukları ve bu zorlukların nasıl aşılabileceğini alanında deneyimli ve saygın konuşmacılardan dinleme şansı bulduklarını belirten Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, “Aynı zamanda ilham veren uygulama örnekleri ve gerçek deneyimlerle hep birlikte öğrenme imkanı yakaladık. Geçtiğimiz günlerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutladık. Bu nedenle bugün özellikle yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik başlıklarının ayrı bir anlam taşıdığına inanıyorum. Sağlık hizmeti sunarken yalnızca hastalarımıza değil, gelecek nesillere ve yaşadığımız dünyaya karşı da sorumluluğumuz olduğunu unutmamalıyız. Bu güzel organizasyona ev sahipliği yapan Podyum Davet’in değerli yöneticilerine ve tüm ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca sempozyumumuzun duyurulmasına ve bilgi paylaşımına katkı sağlayan değerli basın mensuplarımıza, paydaşlarımıza ve sponsorlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi. Bilgi yüklü sunumlar büyük ilgi gördü Açılış konuşmalarının ardından programın ikinci bölümünde paneller gerçekleştirildi. İlk panel Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar’ın moderatörlüğünde Sigma Center Genel Müdürü Yılmaz Altaş, Orso Sherp Solutions Ülke Müdürü Erman Ersöz ve Uludağ Üniversitesi Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güray Çelik’in sunumları ile düzenlendi. Sigma Center Genel Müdürü Yılmaz Altaş, ‘Veriden Değere’ konulu sunumu ile dinleyicilere dijitalleşme ve veri üretimi, doğru veriyi toplamanın önemi, verinin pusulası, verilerin bilgiye dönüşümü ve raporlama, verilerin eyleme geçirilmesi konularını anlattı. Orso Sherp Solutions Ülke Müdürü Erman Ersöz ise ‘Yalın Kültür ve Sistem’ konulu sunumunda yalın sistemlerin yalnızca şirket kültürü güçlendirme değil yönetimin dikkatini doğru problem ve çözümlere yönlendirmek olduğunu söyledi. Prof. Dr. Güray Çelik de ‘Net Sıfıra Giden Yol: Yeşil Dönüşüm’ konulu sunumunda, insan ve sistem hatalarına bağlı olarak yaşanan iklim krizleri nedeniyle dünya genelinde yaşanan problemlere değinerek, yalın sistemlerin ülkemizde ve dünyada acilen hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Nevzat Kahveci’nin moderatörlüğünde gerçekleşen ikinci panelde DEÜ İBF Ekonometri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Deveci Karakoç, ‘Sağlıkta Veri Analizi ve Yapay Zeka’, Oberron Mühendislik ve Sürdürülebilirlik Danışmanlığı firması kurucu ortağı Mahmut Özdemir, ‘Sürdürülebilirlik Raporlamasının Yol Haritası’ ve Uludağ Enerji Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Funda Özvatan, ‘Sürdürülebilir Değer İçin Dönüşümler’ konulu sunumlarında proje ve çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Kalder Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez’in moderatörlüğünde gerçekleşen üçüncü panelde de BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, ‘Dijital Dönüşüm Tuzakları’ başlıklı sunumunda dönüşümün zorlukları bilinmeden ve insan merkeze alınmadan sağlıklı dijital dönüşümün gerçekleşemeyeceğine değindi. Yalın Kültür Danışmanı Gamze Ürkmez, “Yalın Yanılgılar ve Yeşim Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Mutlu Toksöz’de ‘Yeşil Dönüşüm Darboğazları’ konulu sunumlarında dijital ve yeşil dönüşüm süreçlerinde atılması gereken adımları anlattı. Dr. Özlem Ecemiş’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen son panelde ise KAIZEN Enstitü Türkiye Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik, ‘Hastanelerde İsraftan Değere’, Uzm. Dr. Nur Pınar Çimen, ‘HIMMS 7 Yolculuğu’, Dr. Mehmet Akdemir, ‘Dijitalleşmede Yeni Çağ: Cyber’ ve Prof. Dr. Aysun Yılmazlar, ‘Ameliyathanelerde Sürdürülebilirlik’ konulu sunumlarında, sağlık sektöründe israfı önleyici çalışmalarını anlattı. Panellerin sonunda konuşmacılar, dinleyicilerin sorularını yanıtladı. Çeşitli yarışma ve aktivitelerle renklenen organizasyonda katılımcılar, hastane çalışanları tarafından hazırlanan tabloya parmak izlerini bırakarak, günün anısını ölümsüzleştirdi. Program sonunda Özel Medicabil Nilüfer Hastanesi Başhekimi ve Yalın Sağlık Enstitüsü Koordinatörü Prof. Dr. Aysun Yılmazlar tarafından KAIZEN Türkiye Genel Müdürü Dr. Muhsin Güneşlik’e Medicabil Yalın Sağlık Enstitüsü ve Kaizen Enstitü Türkiye işbirliğinin 10. yılı anısına hediye takdiminde bulunuldu.

Yıldırım ‘SIFIR ATIK’ta Türkiye’ye örnek oluyor Haber

Yıldırım ‘SIFIR ATIK’ta Türkiye’ye örnek oluyor

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, 5 Haziran Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası nedeniyle ‘Dünya bize emanet’ temasıyla düzenlenen etkinliğe katıldı. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakmak için çevre yatırımlarını ve sürdürülebilirlik çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Yıldırım Belediyesi, sıfır atık odaklı projeleriyle hem doğal kaynakların korunmasına hem de ekonomiye önemli katkılar sağlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin en güçlü uygulayıcılarından biri olan Yıldırım Belediyesi; Plastiksiz Yıldırım, AtıkNakit, Atık Toplama ve Ayrıştırma Tesisi ve sıfır atık çalışmalarıyla çevre yönetiminde Türkiye’ye örnek olacak projeleri hayata geçiriyor. 28 BİN TON ATIK DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Yıldırım Belediyesi’nin, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakmak adına Bursa’ya kazandırdığı Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisi doğaya can oldu. Çöpe giden ambalaj atığı ve kağıtların miktarını azaltmak ve geri dönüşümünü sağlamak amacıyla 2022 yılında hizmete açılan tesis, bugüne kadar yaklaşık 28 bin ton atığı geri kazandırdı. Bin metre karelik kapalı alanda hizmet veren tesiste, ayda 300 ton atık ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılıyor. PLASTİKSİZ YILDIRIM Yıldırım Belediyesi’nin en önemli çalışmalarından biri olan Plastiksiz Yıldırım Projesi, tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasını ve yeniden kullanılabilir ürünlerin yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. Proje kapsamında ilçedeki okullara su arıtma cihazları takılarak, öğrencilere de çelik su mataraları dağıtıldı. Öğrencilerin tek kullanımlık pet şişe kullanımını en aza indirmeyi amaçlayan proje ile 50 milyon pet şişe kullanımının önüne geçilmesi hedefleniyor. ATIK-NAKİT PROJESİ Yıldırım Belediyesi, hayata geçirdiği Atık-Nakit Projesi ile de vatandaşların geri dönüştürülebilir atıkları ekonomiye kazandırmasını teşvik ediyor. Proje kapsamında; vatandaşlar belediye ekiplerine teslim ettikleri dönüştürülebilir atıklar karşılığında hediye para puan kazanıyor ve bunları anlaşmalı işyerlerinde harcayabiliyorlar. Ambalaj atıkları, elektronik atıklar ve diğer geri dönüştürülebilir materyallerin ayrı toplanmasını destekleyen sistem sayesinde hem çevre korunuyor hem de geri dönüşüm kültürü güçleniyor. 2024 Kasım’da hayata geçirilen proje kapsamında toplanan 177 ton atığa karşılık vatandaşlara 578 bin lira ödeme yapıldı. YEMEK ATIKLARI İSRAF EDİLMİYOR Yıldırım Belediyesi’nin en önemli çevre yatırımlarından biri olan Mama Üretim Tesisi ise gıda israfını önleyen örnek bir uygulama olarak öne çıkıyor. Kamu kurumları, yemekhaneler, hastaneler, öğrenci yurtları ve lokantalardan toplanan yemek atıkları, özel işlemlerden geçirilerek sahipsiz hayvanlar için besine dönüşüyor. Proje kapsamında, 2023 yılından bu yana 242 ton yemek atığı değerlendirilerek 128 ton hayvan besini üretildi. Böylece hem gıda atıkları israf edilmeden ekonomiye kazandırılıyor hem de sahipsiz hayvanların beslenmesine destek sağlanıyor. Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren tesiste haftalık yaklaşık 4 ton yemek atığı işlenerek 2 ton besin maddesine dönüştürülüyor. BAŞKAN YILMAZ’DAN KARARLILIK VURGUSU Çevre konusunun ertelenebilir bir mesele olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz, “Gelecek nesillere daha temiz, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir Yıldırım bırakmak için çalışıyoruz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, yerel yönetimler olarak bizlere önemli bir vizyon sunuyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak sıfır atık anlayışını yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü olarak görüyoruz. Plastiksiz Yıldırım, Atık-Nakit, Ambalaj Atığı Toplama ve Ayrıştırma Tesisimiz ve Mama Üretim Tesisimiz gibi projelerimizle atıkları ekonomiye kazandırıyor, doğal kaynaklarımızı koruyor ve çevresel farkındalığı artırıyoruz. Çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve sürdürülebilir bir şehir hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

OSMEK Kursiyerlerinin Eserleri Hüdavendigar’da Sergilendi Haber

OSMEK Kursiyerlerinin Eserleri Hüdavendigar’da Sergilendi

Kadınların toplumsal yaşam içerisinde daha güçlü, daha aktif ve daha üretken bireyler olarak yer alabilmesi amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdüren Osmangazi Belediyesi, meslek edindirme, kişisel gelişim ve istihdama yönelik projeleriyle binlerce kadının hayatına dokunmaya devam ediyor. Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda faaliyetlerini gerçekleştiren Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Belediyesi Meslek Edindirme Kursları (OSMEK) aracılığıyla kadınların üretim süreçlerine daha aktif katılım göstermesine önemli katkılar sunuyor. Bu kapsamda OSMEK kursiyerlerinin oluşturduğu yıl sonu sergilerinin bir yenisi Hüdavendigar Yetenek Evi’nde gerçekleştirildi. “Hem OSMEK Sayısını, Hem Çeşitliliği Artıracağız” Hüdavendigar Yetenek Evi’ndeki serginin açılışına Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan’ın yanı sıra kursiyerler, eğitmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı. 21 branştan kursiyerlerin eserlerinin sergide yer aldığına işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, OSMEK’lere çok önem verdiklerini dile getirerek, şöyle konuştu: “OSMEK’ler bizim vazgeçilmezimiz. Her geçen gün sayıyı artırmayı planlıyoruz. Gittiğimiz her mahalle kahvaltılarında, mahalle toplantılarında belediye başkanımıza bu yönde talepler var. Biz de üst yönetim olarak bunu gerçekleştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Burada işbirliğini bizden esirgemeyen Halk Eğitim Müdürümüz Zeynep Hanım’a teşekkür etmek istiyorum. Biz bu sayıyı hem artıracağız, hem de bu sayı ile birlikte çeşitliliği de artıracağız. Demirtaş’taki kursiyerlerimizin ürettiklerimizi piyasa nasıl verebiliriz noktasında talebi oldu, biz de bunu masaya yatırdık. Biz burada ürettiklerinizi, belediyemizde kuracağımız gerek bir kooperatif, gerekse bir iştirak şirketi ile satışıyla ilgili plan içerisindeyiz. Bunu gerçekleştirebilirsek, burada ürettiğimiz ürünlerin kısa bir zamanda piyasaya girmesiyle burada bir sürdürülebilirlik kazandırılacak.” “Daha İyilerini Yapabilmeniz İçin Her Fırsatı Tanımaya Hazırız” Osmangazi Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürü Dr. Sevcan Yaman da, serginin çok değerli bir takım çalışması olduğuna işaret ederek “Büyük emekler sonucu meydana çıkmış sergimiz çok güzel görünüyor. Küçücük bir kesit bile bunu anlatıyor aslında. Daha iyilerini yapabilmeniz için biz de elimizden gelen her fırsatı tanımaya hazırız.” diye konuştu. Osmangazi Halk Eğitim Merkezi Müdürü Zeynep Terece ise, kendilerine bu fırsatları tanıyan Osmangazi Belediyesi’ne, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve başkan yardımcısı Mücahit Yıldızhan’a teşekkürlerini sundu. “Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a Şükranlarımı Sunuyorum” Sergide yalnızca el emeği, göz nuru ürünleri görmediklerini; aynı zamanda sabrı, azmi, öğrenme aşkını ve bir arada olmanın verdiği güzel sinerjiyi de gördüklerini kaydeden Hüdavendigar OSMEK Yöneticisi Aleyna Rabia Çalı da “OSMEK çatısı altında geçen koca bir eğitim yılını, fırça darbelerinde, iğne oyalarında, ilmek ilmek işlenen desenlerde taçlandırıyoruz. Bu yolculukta bizlerden desteğini hiçbir zaman esirgemeyen, eğitime ve sanata her daim öncelik veren Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a şükranlarımı sunuyorum.” açıklamalarında bulundu. Serginin açılış töreninin ardından Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mücahit Yıldızhan, Hüdavendigar Yetenek Evi’ndeki sergiyi gezdi. Buradaki eserleri tek tek inceleyen Yıldızhan, kursiyerlerden eserler hakkında bilgiler aldı. Ziyarette ayrıca protokol üyelerine, kursiyerler tarafından özenle hazırlanan hediyeler takdim edildi. Kursiyerler Vatandaşları Kurslara Davet Etti Hüdavendigar OSMEK kursiyerlerinden 58 yaşındaki Müberra Yiğit, çok gururlu olduklarını kaydederek “Özellikle ziyaretçilerin beğenilerini almak, bizim için çok güzel bir duygu. Herkese tavsiye ediyorum, böyle kursları kaçırmasınlar.” ifadelerini kullanırken, 58 yaşındaki kursiyer Aynur Yılmaz da eserlerin ziyaret edilmesinin onur verici olduğunun altını çizdi. Bir başka kursiyer 55 yaşındaki Hanife Gözlek ise “El sanatları ile uğraşmayı çok seviyorum, değişiklik ürünler çıkarmayı. Bence herkes çok güzel işler yapabilir, bir şeyler öğrenebilir, zamanımız çok güzel geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.