Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

- Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa sanayisinde yeşil dönüşüm için güç birliği Haber

Bursa sanayisinde yeşil dönüşüm için güç birliği

Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi’nin “Uygulama ve Yeşil Dönüşüm Yılı” ilan ettiği 2026 vizyonu doğrultusunda; Uludağ, Kestel ve Barakfakih Organize Sanayi Bölgeleri ile “Atıksu Geri Kazanım Projesi İş Birliği Protokolü” imzalandı. BURKAY: “BU BAŞARI HİKÂYESİNİN GERÇEK KAHRAMANI BURSA SANAYİCİSİDİR” İmza töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonominin tarihinin en zorlu ve belirsiz dönemlerinden birinden geçtiğine dikkat çekti. Jeopolitik gerilimler, savaşlar ve hızla değişen üretim modellerinin tüm ezberleri bozduğunu belirten Burkay, “Tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve ticaret kurallarındaki değişimler, iş dünyasını daha dirençli stratejiler geliştirmeye zorluyor. Sadece günü kurtaran reflekslerle hareket etmek yeterli değil; uzun vadeli vizyon ve ortak akılla hareket etmek büyük önem taşıyor” dedi. Yeşil Çevre projesinin bu ortak akıl anlayışıyla hayata geçirildiğini vurgulayan Burkay, “Avrupa’da Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilirlik kavramları henüz bugünkü kadar gündemde değilken, Bursa’da çevre yatırımları hayata geçirilmişti. Yeşil Çevre modeli, Bursa sanayisinin çevreye duyarlı üretim vizyonunun en önemli göstergesidir. Bu başarı hikâyesinin gerçek kahramanı Bursa sanayicisidir. Bu vesileyle projede büyük emekleri bulunan merhum Şükrü Şankaya’yı ve kıymetli sanayicilerimizi rahmetle anıyorum. Örnek ve tarihi bir adım olan, arıtılmış suyu yeniden sanayiye kazandıracak bu büyük yatırım ise gelecek nesillere daha yeşil bir Bursa, sanayimize ise daha sürdürülebilir bir gelecek bırakma kararlılığımızın önemli bir nişanesidir. Şehrimizin çevre altyapısını güçlendirirken sanayimizin rekabet gücüne de katkı sunacak bu anlamlı projeye omuz veren OSB başkanlarımıza ve kooperatif yönetimimize yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. AYDIN: “PROJEYİ EN FAZLA 2 YILDA TAMAMLAYACAĞIZ” Yeşil Çevre Genel Müdürü Mehmet Aydın ise yaptığı değerlendirmede, Yeşil Çevre’nin çeyrek asrı aşan tecrübesiyle Türkiye’de tek ve rol model bir kooperatif yapılanması olduğunu vurguladı. Şehrin doğu bölgesindeki üç organize sanayi bölgesi ile iki ilçe yerleşim alanına atık su arıtımı konusunda hizmet verdiklerini belirten Aydın, imzalanan yeni projeye ilişkin “Önümüzdeki günlerde çok önemli bir projenin temellerini atmış olacağız. İmzalanan protokolle birlikte, ortaklarımız tarafından üretim sonucu kirletilen atık suları tesislerimizde geri kazanacak ve bu suların tekrar sanayicilerimiz tarafından kullanılmasını sağlayacağız. Son derece çevreci olan bu hizmeti, bölgemizdeki üç OSB’nin yöneticileriyle birlikte ortak bir proje olarak yürütüyoruz. En kısa zamanda, 2 yılı aşmayacak bir sürede bu projeyi tamamlayarak su varlığımızı zenginleştirme yönünde çok önemli bir adımı hayata geçirmiş olacağız.” diye konuştu. Atık suyun yanı sıra hava kirliliğine karşı da yeni bir projeyi devreye alacaklarını belirten Aydın, “Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarımızın bacalarından çıkan atık gazları filtrelemek suretiyle, hava kirliliğini önleyici yeni model uygulamamızı bayramdan sonra devreye almayı planlıyoruz. Böylece şehrimizin doğu bölgesindeki kirli havanın temizlenmesine yönelik son derece kritik bir adımı daha atmış olacağız” dedi.

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu' Haber

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu'

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıda raporun kapsamı, sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler hakkında bilgi verildi. Basın toplantısında konuşan BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, derneğin sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal kültürün ve yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın kuruluşunun 18’inci yılını geride bıraktığını hatırlatarak, hazırlanan raporun derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını ortaya koyan önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Şençayır, “BUİKAD’ın ilk sürdürülebilirlik raporunu kamuoyu ve paydaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Kuruluşumuzun 18’inci yılını geride bırakırken sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal yapımızın, kültürümüzün ve liderlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün derneğimizin güçlü bir şekilde yoluna devam edebilmesinin temelinde, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulmuş kurumsallaşma kültürü ve kapsayıcı yönetim anlayışı bulunmaktadır” dedi. UZUN SOLUKLU PROJELER SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Derneğin kuruluşundan bu yana hayata geçirilen pek çok projenin zaman içerisinde gelişerek sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Şençayır, özellikle iki projenin bu anlayışın en somut örnekleri arasında yer aldığını belirtti. Yaklaşık 18 yıldır devam eden Noktalama Projesi ile 17 yıldır kesintisiz olarak düzenlenen BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri Töreni’nin derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını yansıttığını ifade eden Şençayır, bu projelerin gelenekleri korurken aynı zamanda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak gelişmeye devam ettiğini söyledi. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın sürdürülebilirliğinin en güçlü dayanaklarından birinin takım çalışması ve güçlü aidiyet duygusu olduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu, komisyonlar ve üyeler arasında kurulan güçlü iletişimin derneğin çalışmalarına önemli katkı sağladığını ifade eden Şençayır, ortak akılla karar alma kültürü ve kapsayıcı liderlik anlayışının bu yapıyı desteklediğini söyledi. Ayrıca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulan iş birliklerinin de BUİKAD’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. RAPOR SOSYAL, ÇEVRESEL VE YÖNETİŞİM BOYUTLARINI KAPSIYOR Şençayır, kamuoyuyla paylaşılan ilk sürdürülebilirlik raporunun kadınların iş yaşamındaki gücünü artırma misyonu doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaları sosyal, çevresel ve yönetişim boyutlarıyla ele aldığını ifade etti. Raporda, Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı doğrultusunda BUİKAD’ın yürüttüğü projelerin değerlendirilerek farklı alanlarda yaratılan sosyal etkinin ortaya konulduğunu belirtti. Hazırlanan raporun kadın girişimciliğini güçlendiren programları, gerçekleştirilen iş birliklerini, kapasite geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilirlik odağını paydaş kapitalizmi yaklaşımı doğrultusunda tüm paydaşlar için uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ortaya koyduğunu ifade etti. BUİKAD Başkanı Şençayır, raporun hazırlanmasında emeği geçen isimlere de teşekkür etti. Başta Yeşil Gelecek ve Sürdürülebilirlik Komisyonu Başkanı Makbule Çetin olmak üzere Senem Tanju’ya, komisyonlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Tülin Tezer’e, komisyon üyelerine, rapora katkı sunan geçmiş dönem başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, komisyon başkanlarına, komisyonlarda gönüllü olarak görev alan üyelere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Şençayır, sürdürülebilir bir geleceğin güçlü iş birlikleri, ortak akıl ve kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünün artırılmasıyla mümkün olacağını vurguladı. BUİKAD PROJELERİ YÜZLERCE KADIN VE GENCE ULAŞIYOR Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği, kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını ortaya koyan ilk sürdürülebilirlik raporuyla yürüttüğü projelerin sosyal etkisini de paylaştı. Dernek, gerçekleştirdiği projelerle yüzlerce kadın ve gence ulaşarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi ve gençlerin kariyer yolculuklarının desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren BUİKAD, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal etki, eğitim ve kadın istihdamını güçlendiren projelerle hayata geçiriyor. BUİKAD’ın uzun soluklu projelerinden biri olan Noktalama Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 700 üniversite öğrencisine ulaşıldı. Proje, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını destekleyen mentorluk, kariyer planlama ve kişisel gelişim programlarıyla önemli bir gelişim platformu sunuyor. Kadınların sanayi sektöründe daha görünür olması amacıyla yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında vinç operatörü ve kaynak operatörü olarak çalışan kadın sayısının 100’e yaklaştığı belirtildi. Bu çalışmaların, kadınların geleneksel olarak erkek egemen alanlarda daha fazla yer almasına katkı sağladığı ifade edildi. DIŞ TİCARET VE DİJİTAL YETKİNLİK EĞİTİMLERİ Kadınların uluslararası ticarette daha aktif rol almasını hedefleyen She Globe Trade Projesi kapsamında yaklaşık 100 katılımcı online dış ticaret eğitimleri alıyor. Bunun yanı sıra BUİKAD Dijital Dönüşüm Komisyonu tarafından üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimlerle gençlerin dijital yetkinlikleri geliştirilerek iş dünyasına hazırlanmaları destekleniyor. Son üç yılda gerçekleştirilen panel ve etkinliklerle her bir proje kapsamında ortalama 300’den fazla kişiye ulaşan BUİKAD, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. BUİKAD, “İş Kadını ile Güçlü Bir Türkiye’ye Ulaşmak” vizyonuyla Türk kadınının iş yaşamındaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2008 yılından bu yana 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreniyle başarılı kadınları görünür kılmaya devam ediyor.

1 MİLYAR 200 MİLYON MUAYENE! SAĞLIKTA REKOR MU, TÜKENİŞ Mİ? Haber

1 MİLYAR 200 MİLYON MUAYENE! SAĞLIKTA REKOR MU, TÜKENİŞ Mİ?

Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” Dedi. Dakikalarla Sınırlanan Muayeneler Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı. İş Yükü Artıyor, Tükenmişlik Derinleşiyor Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” dedi. Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Sağlıkta Artık Nitelik Konuşulmalı” Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır.” dedi.

BUSİAD'da 'Enerji Maliyet Yönetimi' paneli Haber

BUSİAD'da 'Enerji Maliyet Yönetimi' paneli

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Enerji Uzmanlık Grubu tarafından BUSİAD Evi’nde gerçekleştirilen panel, Enerji Komitesi Lideri Tolga Aktoprak’ın moderatörlüğünde yapıldı. Panelde konuşan ESCON Enerji A.Ş. Genel Müdürü Onur Ünlü, enerji maliyet yönetiminde öncelik sıralamasının doğru yapılmadığını söyledi. Ünlü, “Pompalar verimsiz çalışırken çatıya güneş enerjisi yaptık. Önce sorgulama ve verimlilik gerekir” dedi. Enerji verimliliğinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ünlü, Avrupa pazarına giren ürünlerin enerji kaynağı ve karbon ayak iziyle birlikte değerlendirildiğini vurguladı. Ünlü, emisyon azaltımının yaklaşık yüzde 40’ının enerji verimliliğinden sağlandığını söyledi. “BİR NEVİ ENERJİ BANKASIYIZ” Zenergy Enerji A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Kılıç ise enerji piyasasında esnekliğin önümüzdeki beş yılın en önemli başlığı olacağını söyledi. Enerjinin bir emtia olduğunu belirten Kılıç, “Bankanın mevduat toplayıp kredi vermesinden farkımız yok. Üreticiden alıp tüketiciye veriyoruz. Bir nevi enerji bankasıyız” ifadelerini kullandı. Fiyatlama mekanizmalarının 2022’den itibaren daha fazla önem kazandığını belirten Kılıç, finansman ve fonlama senaryolarının enerji ticaretinde belirleyici olduğunu dile getirdi. “KARBON TEK SORUN DEĞİL” Panelin bir diğer konuşmacısı Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Seçil Yıldız oldu.Yıldız, enerji verimliliği ve öz tüketime yönelik projelere finansman sağladıklarını belirterek karbon azaltımına yönelik kaynakların da bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin 2040 yılına doğru su stresi en yüksek ülkeler arasında yer alabileceğine dikkat çeken Yıldız, fizibilite raporlarında artık su riski gibi lokasyon bazlı faktörlerin de değerlendirildiğini söyledi. Panel sonunda konuşmacılara, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağış sertifikası, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

BTÜ’lü öğrenciler atık nişastadan ambalaj film üretti Haber

BTÜ’lü öğrenciler atık nişastadan ambalaj film üretti

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencileri, “Ecologics: Geleceği Kodlayan Genç Zihinler” projesi kapsamında gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Hackathonu’nda geliştirdikleri sürdürülebilirlik odaklı projeyle 3’üncülük ödülüne layık görüldü. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencileri Sena Eşer, Naz Tüysüz, Şeyma Bakcaoğlu ile Gıda Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Beyzanur Aydın’dan oluşan “Niş-hendis” takımı, hackathon kapsamında Şener Gıda ile eşleşerek gerçek üretim verileri üzerinden yenilikçi bir çözüm geliştirdi. ATIK NİŞASTADAN BİYOBOZUNUR AMBALAJ FİLMİ “Atık Nişastadan Biyobozunur Ambalaj Filmi Üretimi” adlı projede öğrenciler, Şener Gıda’nın üretim sürecinde ortaya çıkan nişasta firesinin aslında yüksek katma değerli bir hammadde olduğunu ortaya koydu. Fabrikadan elde edilen atık nişasta, laboratuvar ortamında saflaştırılarak gliserol ile birleştirildi ve tamamen doğada çözünebilen, mikroplastik üretmeyen biyobozunur ambalaj filmi üretildi. 76 TON KARBON SALINIMI ÖNLENDİ, 3 BİN 800 AĞAÇ KURTARILMIŞ OLDU Geliştirilen sistemin yalnızca çevresel değil, ekonomik açıdan da önemli kazanımlar sunduğunu belirten öğrenciler, “Projemiz sayesinde yılda 76 ton karbon salınımının önüne geçtik, bu da yaklaşık 3 bin 800 ağacın korunmasına eşdeğer… Hesaplarımıza göre projemiz sayesinde fabrika yıllık 11 ton nişasta tasarrufu sağlayarak yaklaşık 1,3 milyon TL ekonomik kazanç elde edebilecek. Kurulacak sistemin maliyetini ise yalnızca 1 ay gibi kısa bir sürede geri ödeyebilecekler. Biz burada 'doğadan geleni doğaya zarar vermeden geri döndürüyoruz' ve Şener Gıda'yı çok daha yeşil, sürdürülebilir bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilerin ortaya koyduğu bu başarının, üniversitenin sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve üniversite-sanayi iş birliği vizyonunun güçlü bir yansıması olduğunu ifade etti. Gerçek üretim verileri üzerinden geliştirilen projenin hem çevresel hem de ekonomik fayda sağlamasının son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Rektör Naci Çağlar, “BTÜ olarak öğrencilerimizi yalnızca teorik bilgiyle değil, sahaya dokunan, çözüm üreten ve topluma değer katan projeler geliştirecek şekilde yetiştiriyoruz. Atık olarak görülen bir hammaddenin çevre dostu bir ürüne dönüştürülmesi, gençlerimizin sürdürülebilir gelecek vizyonunu net biçimde ortaya koyuyor” diye konuştu.

BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı Haber

BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı

BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DERYA HEKİM, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. “SANAYİDE REKABET BİLGİ VE TECRÜBENİN BİRLEŞMESİYLE MÜMKÜN" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, “Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. "SIKI PARA POLİTİKASI KARARLILIKLA SÜRECEK" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, “2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

BTÜ’lü öğrencilerden tekstil sektörüne sürdürülebilir çözüm Haber

BTÜ’lü öğrencilerden tekstil sektörüne sürdürülebilir çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencileri, “Ecologics: Geleceği Kodlayan Genç Zihinler” projesi kapsamında düzenlenen Sürdürülebilirlik Hackathonu’nda geliştirdikleri çevre ve enerji odaklı projeyle birincilik ödülüne layık görüldü. BTÜ’yü temsilen yarışmaya katılan öğrenciler, sürdürülebilir üretime katkı sunan projeleriyle jüri üyelerinden tam not aldı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğrencileri Yağmur Ay, Sıla Nur Uğuz, Cemre Nazlı Korkmaz ile Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi Zeynep Şahin’den oluşan “Geleceği Dokuyanlar” takımı, yarışma kapsamında Burkay Tekstil ile eşleşerek sektörel bir probleme yenilikçi bir çözüm geliştirdi. Öğrenciler, Burkay Tekstil’e saha ziyaretleri gerçekleştirerek endüstriyel süreçleri yerinde inceledi. Jet boya makinelerindeki enerji ve su tüketim miktarlarını analiz eden ekip, akademik bilgi ile sektörel deneyimi bir araya getirerek sürdürülebilir bir çözüm ortaya koydu. Süreçte BTÜ’lü öğrenciler de mentör olarak projeye destek verdi. “JET-KONDENS” PROJESİYLE ENERJİ VE SU TASARRUFU Yarışmada birincilik getiren “Jet-Kondens” projesi, tekstil sektöründe yoğun enerji ve su tüketimine neden olan jet boya makinelerine odaklandı. Proje kapsamında; jet boya makinelerinden çıkan yüksek sıcaklıktaki atık suyun ısısını geri kazanarak enerji verimliliğini artırmak, geliştirilecek sistem ile atık buharı yoğuşturarak işletmeye saf su olarak geri kazandırmak, enerji tüketiminin azaltılmasıyla karbon ayak izinin düşürülmesi hedeflendi. Sürdürülebilirlik temelli proje sayesinde hem çevresel etkilerin azaltılması hem de işletmelerin maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilerin sürdürülebilirlik odaklı bu başarısının üniversitenin uygulamalı eğitim ve sektörle iç içe olma yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Öğrencilerin gerçek bir sanayi problemine yenilikçi ve çevre dostu bir çözüm geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren RektörÇağlar, “BTÜ olarak öğrencilerimizi yalnızca akademik ve mesleki bilgiyle değil, çevreye ve topluma duyarlı bir bakış açısıyla yetiştiriyoruz. Bu başarı, ‘sanayiyi güçlendiren, sanayiden güç alan üniversite’vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır” ifadelerini kullandı.

Gemlik’te iklim krizi ve sürdürülebilirliği konuşuldu Haber

Gemlik’te iklim krizi ve sürdürülebilirliği konuşuldu

Bursa Gemlik Ticaret Borsası’nda gerçekleşen eğitim, üreticilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden STK’lara kadar geniş bir topluluğu aynı ortamda buluşturdu. Günün açılışını yapan Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Özden Çakır, Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba ve Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu konuşmalarında bölge ve ülke zeytin mirasının iklim krizi karşısındaki kırılganlığını ve ihtiyaçlarını vurguladılar. Daha sonra Proje Evi Kooperatifi’nden Alen Mevlat, ANATOLİVAR Projesi ve yeni hayata geçen Zeytin Atlası hakkında bilgi verdi. Programda Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi Ortağı / Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu’ndan Orkun Doğan zeytin sektörünün iklim değişikliği algısı ve iklim değişikliğine uyumu üzerine yapılan araştırmanın sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Ardından Marmarabirlik Tedarik Zinciri Direktörü Mustafa Fındık sürdürülebilir zeytincilikte kooperatiflerin ve kooperatifleşmenin önemi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Eğitimin öğleden sonraki oturumunda, iklime dirençli, doğa dostu zeytincilik için uygulanabilir tekniklere odaklanıldı. Proje Evi Kooperatifi Ortağı, Çevresel ve Sektörel Yeşil Dönüşüm Uzmanı Ferdi Akarsu zeytincilikte doğa temelli faaliyetler ve yeşil dönüşümde kalite yönetimi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Daha sonra onarıcı tarım uygulayıcıları Edwin Clarke ve Elif Arzu Yıldız, sağlıklı toprağın iklime dirençli zeytincilikteki belirleyici rolünü göstermek üzere “Yağış Gösterimi ile Farklı Toprak Yönetim Biçimlerinin Yağışla İlişkisi” atölyesini gerçekleştirdi. Bu atölye ile katılımcılar, farklı toprak yönetim biçimlerinin yağış ile ilişkisini uygulamalı olarak gördüler. Günün programı herkesin kendini rahatça ifade edebildiği, sorunlarını ve çözüm önerilerini, tecrübelerini paylaşabildiği bir açık forum ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.