Hava Durumu

#Sürdürülebilir Üretim

- Sürdürülebilir Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Mudanya'da Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali başlıyor Haber

Bursa Mudanya'da Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali başlıyor

Mudanya Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali, 30-31 Mayıs tarihlerinde Tirilye’nin tarihi sokaklarını sanat, müzik, üretim kültürü ve zeytinin bereketiyle buluşturacak. Mudanya’da yüzyıllardır yaşamın, ekonominin ve kültürel hafızanın merkezinde yer alan zeytincilik geleneği, festival boyunca Tirilye’de yeniden görünür olacak. Zeytin ağaçlarının çiçek açtığı dönemde düzenlenen festival, iki gün boyunca üreticileri, sanatçıları, şefleri, çocukları ve ziyaretçileri zeytinin evinde bir araya getirecek. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Tirilye’nin zeytinin başkenti olarak Türkiye’nin zeytincilik hafızası için de özel bir yere sahip olduğunu belirterek tüm vatandaşları festivale davet etti. Tirilye Zeytin Çiçeği Festivali ile Mudanya’nın kültürel birikimini, zeytincilik geleneğini ve yerel üreticinin emeğini görünür kılmayı amaçladıklarını belirten Başkan Dalgıç, şöyle konuştu: “Zeytin çiçeği, bereketin, doğayla uyumun ve üreticimizin yıl boyunca verdiği emeğin simgesidir. Biz bu festivalle zeytinin etrafında oluşan yaşam kültürünü, üretim bilgisini ve Tirilye’nin köklü hafızasını da geleceğe taşıyoruz. Herkesi zeytinin evinde buluşmaya, Tirilye’nin eşsiz atmosferinde bu coşkuya ortak olmaya davet ediyorum.” “ZEYTİNİN EVİNDE BULUŞALIM” “Zeytinin Evinde Buluşalım” sloganıyla düzenlenen 2. Zeytin Çiçeği Festivali, yarın saat 13.00’te Tirilye Kültür Merkezi önünden başlayacak kortej yürüyüşüyle açılacak. Üreticiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşecek kortej, sahile kadar uzanacak ve Tirilye’nin tarihi dokusunu festival coşkusuyla buluşturacak. Festival boyunca kurulacak Tirilye sokaklarında açılacak yüzlerce üretici stantlarında da zeytin ve zeytinyağının yanı sıra yöresel lezzetler, doğal ve el emeği ürünler ziyaretçilere sunulacak. ATÖLYELER, SÖYLEŞİLER VE LEZZETLER Her yaş grubuna hitap eden festivalde, iki gün boyunca atölyeler, söyleşiler, yemek etkinlikleri, yarışmalar ve doğa yürüyüşleri bir arada gerçekleştirilecek. Çocuklar ve yetişkinler için zeytin çiçeği tacı, broş, kokulu mum, kolonya ve karikatür atölyeleri düzenlenecek; minikler için özel oyun alanları kurulacak. Festivalin söyleşi programında uzman isimler sürdürülebilir üretim, kaliteli tarım uygulamaları ve zeytinciliğin geleceğini ele alacak. Şeflerin katılımıyla düzenlenecek yemek atölyelerinde ise zeytinyağlı tariflerin incelikleri paylaşılacak. Zeytinyağlı yemek yarışması festivalin en renkli anlarından biri olurken, “Zeytin Rotası” yürüyüşü katılımcıları Tirilye’nin tarihi ve doğal güzellikleriyle buluşturacak. Rotayı tamamlayan ziyaretçilere sürpriz hediyeler verilecek. GÜN BATIMINDA KONSER KEYFİ Tirilye’nin sokaklarında gün boyu gerçekleşecek canlı müzik etkinliklerinin yanısıra, festival coşkusu akşam programlarında da konserlerle taçlanacak. Tirilye’nin eşsiz gün batımı manzarasında; yarın akşam Ceren Toksöz, 31 Mayıs akşamı ise Şenay Lambaoğlu sahne alarak katılımcılara müzik dolu anlar yaşatacak. Ayrıca festival boyunca Mudanya ile Tirilye arasında ücretsiz ring seferleri düzenlenecek.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

DORUKMAK’TAN OTOMOTİV SANAYİNE ÇEVRECİ AR-GE HAMLESİ Haber

DORUKMAK’TAN OTOMOTİV SANAYİNE ÇEVRECİ AR-GE HAMLESİ

Üretiminin yüzde 30’unu 25’i aşkın ülkeye ihraç eden Dorukmak Makine’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Kurtuluş, otomotiv süspansiyon, direksiyon ve aktarma sistemlerinde kullanılan toz lastiklerinin amortisör millerinden rotil mafsallarına, aks kafalarından direksiyon kutusu bağlantılarına kadar tüm kritik noktaları dış ortamın aşındırıcı etkilerinden koruyarak sistem ömrünü ve sürüş güvenliğini doğrudan etkilediğini belirterek, bu parçaların dayanımında elastomer reçete tasarımının belirleyici rol oynadığını vurguladı. Geleneksel üretim süreçlerinde yaygın olarak tercih edilen petrol bazlı proses yağlarının ithalata dayalı olması nedeniyle maliyet dalgalanmaları ve tedarik zinciri riskleri oluşturduğuna dikkat çeken Berke Kurtuluş, “Aynı zamanda karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel hedefler, sektörü alternatif hammaddelere yönelmeye zorluyor. Biz de bu doğrultuda Ar-Ge çalışmalarımızı hızlandırdık” dedi. Karbon ayak izinde düşüş sağlanıyor Geliştirilen yeni reçetelerde bitkisel bazlı yağların kullanıldığını ifade eden Dorukmak Makina Ar-Ge Sorumlusu Özcan Cura da, bu yağların yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi sayesinde çevresel açıdan önemli avantajlar sunduğunu kaydetti. Yapılan analizlerde, bitkisel yağ kullanımının karbon ayak izini fosil bazlı yağlara kıyasla düşürdüğünün görüldüğünü belirten Cura, “Bu yaklaşım, sürdürülebilir üretim hedeflerimize somut katkı sağlıyor” diye konuştu. Bitkisel yağların yerel ve bölgesel kaynaklardan temin edilebilmesinin, üretim süreçlerinde dışa bağımlılığı azaltan önemli bir unsur olduğuna işaret eden Dorukmak Makine Ar-Ge Özcan Cura, bunun hem maliyet öngörülebilirliği hem de üretim sürekliliği açısından avantaj yarattığını söyledi. Performanstan ödün verilmiyor Ar-Ge sürecinde bitkisel yağların kauçuk matrisi ile uyumu, dolgu dağılımına etkisi ve vulkanizasyon davranışının detaylı şekilde incelendiğini aktaran Cura, “Elde ettiğimiz sonuçlar, doğru formülasyonla mekanik dayanım, esneklik ve düşük sıcaklık performansı gibi kritik özelliklerin korunabildiğini, hatta bazı durumlarda iyileştirilebildiğini ortaya koydu” dedi. Uzun dönem yaşlanma performansının da dikkatle ele alındığını belirten Dorukmak Makina Ar-Ge Sorumlusu Özcan Cura, bu kapsamda antioksidan sistemler üzerinde optimizasyon çalışmaları yürüttüklerini ifade etti.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da Gerçekleştirilecek Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da Gerçekleştirilecek

BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde gerçekleştirilecek 3. Uludağ Çevre Forumu kapsamında iş dünyasının dönüşüm sürecine ışık tutacak oturumlar düzenlenecek. ‘Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe’ mottosuyla Bursa Business School’da 13-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek forumda; COP31’e doğru Türkiye’nin yol haritası, ulusal depozito sistemi, entegre atık yönetimi, sanayide yeşil dönüşüm, su verimliliği ve sürdürülebilir üretim politikaları alanında uzman isimlerle birlikte ele alınacak. “Zirve Çevre Odaklı Yaklaşıma Vizyon Katacak” BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyasının dönüşüm sürecine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. BTSO’nun öncülüğünde gerçekleştirilecek organizasyonun yalnızca Bursa için değil, Türkiye sanayisinin geleceği açısından da stratejik bir platform niteliği taşıdığını belirten Kılıç, “Yeşil dönüşüm artık işletmeler için bir tercih değil, küresel rekabetin en önemli şartlarından biri haline geldi. İş dünyamızı bu sürece hazırlamak amacıyla Uludağ Çevre Forumu’nu bu yıl 3. kez gerçekleştiriyoruz. Forum kapsamında ele alınacak başlıklar, sanayimizin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte üretim anlayışında yeni bir dönem başladı. Firmalarımızın sürdürülebilir üretim modellerine hızlı şekilde adapte olması büyük önem taşıyor. Uludağ Çevre Forumu’nun iş dünyamıza yeni bir vizyon kazandıracağına inanıyoruz. Bu forumun düzenlenmesinde büyük destek veren başta Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve yönetimi olmak üzere tüm paydaşlarımıza ve destek veren firmalarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. “Forum Yeşil Dönüşüm İçin Buluşma Noktası” BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkan Yardımcısı Fatih Dursun ise forumun çevre ve sürdürülebilirlik alanında güçlü bir farkındalık oluşturacağını ifade etti. BTSO’nun vizyoner yaklaşımıyla gerçekleştirilecek zirvenin bölgesel kalkınma açısından önemli bir değer taşıdığını belirten Dursun, “BTSO öncülüğünde düzenleyeceğimiz Uludağ Çevre Forumu, iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğunda önemli bir buluşma noktası olacak. Forumda ele alınacak konular, üretimimizin gelecekteki rekabet gücünü yakından ilgilendiriyor. Yeşil dönüşüm sürecini doğru yöneten şehirler ve şirketler küresel ölçekte daha güçlü konuma gelecek. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasını aynı platformda buluşturacak zirvenin çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle Haber

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle yürütülen, Dünya Bankası tarafından finanse edilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında hayata geçirilen proje; yerli endüstriyel kenevirin tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini amaçlıyor. Üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini de içeren proje, döngüsel ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı hedefliyor. Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) düzenlenen lansmana, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) Başkanı Mehmet Aslan, sanayi temsilcileri, akademisyenler ve proje paydaşları katıldı. Lansmanda konuşan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim anlayışında çevresel etkinin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayarak, “Bugün nasıl ürettiğimiz, neyi dönüştürdüğümüz ve gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız da en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Kenevirin sahip olduğu potansiyeli farklı sektörlerde katma değere dönüştürmeyi, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı ve ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefliyoruz” dedi. “YEŞİL DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNE KATKI SUNAN STRATEJİK BİR GİRİŞİM” TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan ise 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programının, Dünya Bankası finansal katkısıyla Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında oluşturulmuş, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını teşvik eden stratejik bir program olduğunu belirtti. Projeyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Aslan, “Kenevir; tekstilden kompozit malzemelere, biyoplastiklerden ilaç ve kozmetik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip, yüksek potansiyel taşıyan önemli bir hammaddedir. Bu platformun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bilimsel bilgi birikimini, teknolojik yetkinliği ve sektörel deneyimi bir araya getireceğine; yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu. Program kapsamında proje yürütücüleri de sunum yaparak katılımcılara proje hedefleri, çalışma alanları ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verdi. Etkinlik, katılımcıların bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğu bölümle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.