Hava Durumu

#Su Kaynakları

- Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sıcak havalar mikropları çoğaltıyor... Havuzlar her zaman masum değil Haber

Sıcak havalar mikropları çoğaltıyor... Havuzlar her zaman masum değil

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte sağlık riski oluşturabilecek durumlar hakkında bilgi verdi. Yaz mevsiminin yalnızca insanlar için değil, hastalık yapıcı mikroorganizmalar için de uygun bir yaşam ortamı oluşturduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Sıcak ve nemli havalar birçok bakteri türünün çoğalmasını hızlandırır.” dedi. Özellikle Salmonella, E. coli, Campylobacter, Shigella ve bazı Vibrio türlerinin yaz aylarında daha sık görüldüğünü vurgulayan Dr. Mamçu, “İyi pişirilmemiş etler, çiğ tavuk ürünleri, açıkta bekletilen yiyecekler ve hijyenik olmayan su kaynakları enfeksiyonların en önemli bulaş yolları arasında yer alır. Pikniklerde veya açık hava organizasyonlarında saatlerce güneş altında bekleyen yiyecekler de ciddi sağlık riski oluşturur. Sıcak havalarda gıdaların bozulma süresi önemli ölçüde kısalıyor. Güvenli görünen bir yiyecek bile kısa süre içerisinde enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor.” şeklinde konuştu. YAZIN EN SIK KARŞILAŞILAN SORUNU GIDA ZEHİRLENMELERİ! Yaz döneminde acil servislere başvuruların önemli bir bölümünü gıda kaynaklı enfeksiyonların oluşturduğuna işaret eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş ve halsizlik gibi belirtilerin hafife alınmaması gerekir.” dedi. Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı kaybının çok daha hızlı gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Mamçu, “Bazı vakalarda hastaneye yatış ve yoğun tedavi gereksinimi oluşabilir. Mayonez içeren ürünler, tavuk yemekleri, deniz ürünleri, krema bazlı tatlılar ve soğuk zinciri korunmamış gıdalar yaz aylarında ekstra dikkat gerektirir. Tüketicilerin özellikle açıkta satılan yiyeceklere karşı temkinli olması önerilir.” ifadelerini kullandı. SERİNLEMEK İÇİN GİRİLEN SULAR HASTALIK KAYNAĞINA DÖNÜŞEBİLİYOR! Yaz sıcaklarında serinlemek amacıyla tercih edilen bazı göl, dere ve kontrolsüz su kaynaklarının çeşitli enfeksiyonların bulaşmasına neden olabileceğini aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Kirli sularda çok sayıda virüs, bakteri ve parazit bulunabilir. Norovirüs, Rotavirüs, Adenovirüs, Giardia ve Cryptosporidium gibi etkenler özellikle sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açabilir ve bu mikroorganizmalar ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Sadece bağırsak enfeksiyonları değil, göz ve cilt enfeksiyonları da yaz döneminde artış gösterir. Güvenilir olmayan sularda yüzmek bazı kişilerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.” dedi. HAVUZLAR HER ZAMAN MASUM DEĞİL! Toplumda havuzların denize göre daha güvenli olduğu yönünde yaygın bir algı bulunduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Düzenli dezenfekte edilmeyen havuzlar enfeksiyon açısından önemli riskler taşır.” dedi. Yetersiz klorlama yapılan havuzlarda kulak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, mantar hastalıkları ve çeşitli bağırsak enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü kaydeden Dr. Mamçu, “Özellikle çocuklar havuz suyunu yutmamalı. Aileler havuz seçiminde işletmenin hijyen uygulamalarını sorgulamalı. Ortak kullanım alanlarında kişisel havlu kullanımı da önemli bir koruyucu önlemdir.” diye konuştu.

Başkan Şadi Özdemir: “Kayapa’nın doğasını ve toprağını korumakta kararlıyız” Haber

Başkan Şadi Özdemir: “Kayapa’nın doğasını ve toprağını korumakta kararlıyız”

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, mahalle ziyaretleri kapsamında Kayapa Mahallesi’ni ziyaret etti. Buluşmada Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, Kayapa Mahalle Muhtarı Ali İhsan Dengiz, çevre mahallelerin muhtarları ve birim müdürleri de yer aldı. Programına Kayapa Mahallesi Meydanı’ndaki esnaf ve vatandaşlarla görüşerek başlayan Başkan Şadi Özdemir, ardından karavanında ağırladığı mahallelilerin taleplerini dinleyerek çözüm önerilerini paylaştı. KAYAPA MEYDAN PROJESİ 30 HAZİRAN’DA İHALEYE ÇIKIYOR Buluşmada Kayapa Meydan düzenlemesi hakkında bilgi veren Başkan Şadi Özdemir, mahalle muhtarı ve mahalle komitesinin onayını aldıkları projenin 30 Haziran tarihinde ihaleye çıkacağını açıkladı. Başkan Şadi Özdemir, çalışmaların en kısa sürede başlayarak meydanın bölgeye yakışır bir hale getirileceğini belirtti. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN KATI ATIK TESİSİNE KARŞI BİRLİK ÇAĞRISI Konuşmasında bölgeyi yakından ilgilendiren katı atık tesisi tartışmalarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, geçmiş dönemde halkın, çevre derneklerinin ve Nilüfer Kent Konseyi’nin ortak duruşuyla engellenen projenin yeniden gündeme geldiğini ifade etti. Bölgenin su kaynakları, tarım alanları ve doğasıyla korunması gereken bir yer olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Bursa’nın en güzel bölgelerinden biri çöp sızıntılarıyla baş başa kalmasın istiyoruz” dedi. Vatandaşları konuya sahip çıkmaya çağıran Başkan Şadi Özdemir, meslek odaları, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Kent Konseyi’yle birlikte hareket edileceğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, bölge halkının güçlü bir katılımla sesini duyurmasının önemine dikkat çekti. TALEPLER TAKİP ALTINDA Mahallelinin meydan ve halı saha talepleri başta olmak üzere su baskınları, yol kotları gibi isteklerini de dinleyen Başkan Şadi Özdemir, yetki alanlarındaki konuları çözeceklerini, diğer kurumları ilgilendiren talepleri ise vatandaşlar adına takip edeceklerini söyledi. Buluşmaya katılan gençlere de seslenen Başkan Şadi Özdemir, tüm çabalarının onlara daha güzel bir gelecek bırakmak olduğunu söyledi. Öğrencilere sınavlarında başarılar dileyen Başkan Şadi Özdemir, “Derslerinizi ihmal etmeyeceksiniz ama sporu ve sosyal hayatı da bırakmayacaksınız. Sizler bizim geleceğimizsiniz” diye konuştu.

Bursa Osmangazi'de'su' zirvesi... Erdem Saker uyardı! Haber

Bursa Osmangazi'de'su' zirvesi... Erdem Saker uyardı!

Çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalarıyla dikkat çeken Osmangazi Belediyesi, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen “Sular Şehri Bursa ve Su Politikaları” başlıklı söyleşide, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker düşüncelerini paylaştı. Uzun yıllar Devlet Su İşleri’nde görev yapan ve belediye başkanlığı döneminde de su çalışmalarıyla saygı uyandıran Saker, suyun geçmişten günümüze Bursa için taşıdığı hayati önemi ele aldı. Bursa’nın tarih boyunca sular şehri kimliğiyle anıldığına işaret eden Saker, bu zenginliğin korunmasının her zamankinden daha kritik hale geldiğini, deneyimleriyle birlikte katılımcılara aktardı. “SU KAYNAKLARININ KORUNMASI VE DOĞRU KULLANILMASI ÇOK ÖNEMLİ” Sürdürülebilir politikaların önemini vurgulayan geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker, “Bugün dünyada bir yandan nüfus patlıyor, diğer yandan iklim değişikliği gibi doğal bir felaket ile karşı karşıyayız. Dolayısıyla su kaynaklarının korunması ve doğru kullanılması çok önemli. Onun için bunu toplum olarak en bilinçli bir şekilde ele almalıyız. Hatta ilkokulda çocuklara aktararak, suyun tasarruflu kullanılmasını, kirletilmemesini ve bütün toplumun her kesiminde bu adımları atarak ilerlemek lazım. Eğer bu yerküre üzerinde yaşayacaksak, yaşam pınarımız olan suyu da çok iyi muhafaza etmemiz lazım. Suyu, dönüştürerek yeniden kullanmalıyız. Her santimetreküpünü çok dikkatli kullanmak zorundayız. Eğer bu konuda vurdumduymaz olursak tabiatıyla kriz yaratır ama toplumlar artık bunu gündeminde tutuyor. Mesela Birleşmiş Milletler dahi artık suyu bir gündem maddesi olarak önüne alıyor ve bütün ülkelere yayıyor.” diye konuştu. Söyleşide plansız tüketimin, su kaynakları üzerinde her geçen gün artırdığı baskıya da değinen Erdem Saker, konuşmasının ardından katılımcılardan gelen soruları da cevaplandırdı. Söyleşinin ardından Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Mutlu Çınar, geçmiş dönem Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker’e teşekkür plaketi takdim etti.

Türkiye İMSAD'dan 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı Haber

Türkiye İMSAD'dan 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında ilan ettiği ve her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, bu yıl “Su ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” temasıyla gerçekleştiriliyor. “Su aktıkça eşitlik büyür” sloganıyla yürütülen 2026 kampanyası, güvenli içme suyuna ve sanitasyona erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgularken; suya erişimde yaşanan eşitsizliklerin toplumların sosyal ve ekonomik gelişimi üzerinde önemli etkiler yarattığına dikkat çekiyor. Tema kapsamında, su yönetiminde kapsayıcı yaklaşımların güçlendirilmesi ve tüm toplum kesimlerinin ihtiyaçlarını gözeten politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. “Su krizi toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor” Bu kapsamda bir açıklama yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı küresel su krizinin yalnızca doğal kaynakların azalmasıyla sınırlı kalmadığını belirtti ve şunları söyledi: “Dünya genelinde su kaynakları üzerindeki baskı artarken, suya ve sanitasyon hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler de daha görünür hale geliyor. Birçok bölgede su temini sorumluluğunu kadınlar ve kız çocukları üstleniyor. Bu durum eğitim, sağlık ve ekonomik hayata katılım gibi birçok alanda eşitsizlikleri derinleştiriyor. Bu nedenle su yönetimi politikalarının sosyal boyutunun da güçlü şekilde ele alınması gerekiyor. Toplumsal refah ve eşitlik için hayati olan suyun korunmasında, sanayi ve yapı sektörüne de büyük görevler düşüyor.” “Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında” Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Murat Savcı, “Su kıtlığı veya su stresi durumunu tanımlamak için kullanılan Falkenmark İndeksi’ne göre kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.700 ile 1.000 metreküp arasında olduğu ülkeler ‘su sıkıntısı’ yaşayan ülkeler olarak kabul ediliyor. Türkiye’de ise 2022 yılı itibarıyla kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı yaklaşık 1.313 metreküp seviyesinde bulunuyor. Nüfus artışıyla birlikte bu miktarın 2030 yılından sonra 1.000 metreküpün altına düşmesi bekleniyor. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde Türkiye’nin yakın gelecekte su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına girmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle kuraklık ve su kıtlığı riskine karşı mevcut su kaynaklarımızın verimli, planlı ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yapı sektörü su verimliliğinde önemli bir rol üstleniyor” İnşaat ve yapı sektörünün su verimliliği açısından önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, “Yapı malzemesi üretiminde kullanılan tekniklerin ve süreçlerin su ayak izini azaltacak şekilde geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri sayesinde daha dayanıklı ve uzun ömürlü ürünlerin hayata geçirilmesi, yapıların kullanım sürecinde yenileme ve değiştirme ihtiyacını azaltarak dolaylı olarak su tüketiminin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte üretimde kaynak verimliliğinin artırılması, yani demateryalizasyon yaklaşımının benimsenmesi de su ayak izini azaltan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor” dedi. Murat Savcı, üretim süreçlerinde su ayak izinin azaltılmasına yönelik yaklaşımlara da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Yalın ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda üretim süreçlerinde hata payının azaltılması, atık seviyelerinin minimuma indirilmesi ve toplam kalite yönetimi prensiplerinin uygulanması da su ayak izinin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca üretim tesislerinin hammadde ve tedarik noktalarına yakın konumlanması, taşıma ihtiyacını azaltarak yalnızca karbon emisyonlarını değil, enerji üretimi için kullanılan su miktarını da dolaylı olarak azaltabiliyor. Bununla birlikte suyun verimli kullanımı, kaynakların kullanım süresini uzatmayı ve atık oluşumunu azaltmayı hedefleyen döngüsel ekonomi yaklaşımının da temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla su verimliliğini artıran üretim ve kullanım modellerinin yaygınlaştırılması, etkin ve sorumlu kaynak yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Tüm bu uygulamalar, inşaat malzemesi sanayisinin su kaynaklarının daha verimli ve sürdürülebilir kullanılmasına katkı sunmasını mümkün kılıyor.”

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunmasına yönelik ortak bir basın açıklaması düzenledi. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu açıklamada, TBMM’de görüşülen yasa değişikliğinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açabilecek nitelikte olduğu ifade edildi. Açıklamada, milli parkların yalnızca doğal güzellikleri değil, su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Açıklamada, Uludağ Milli Parkı’na yeni turizm tesisleri yapılması ve ulaşım için asfalt yollar açılması planlandığına dikkati çekilerek, kaçak yapıların “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılma riski bulunduğu vurgulandı. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yapılaşması ve şehir baskısı altında zarar gördüğünün altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve endemik türleri bölgenin yaşam kaynağı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını sağladığı belirtildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehdit ettiğini ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade ederek, “Bursalıya sormadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur” mesajını verdi. Açıklamaya imza atan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuksal ve eylemsel mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.

Bursa'nın gündemi 'SU' Haber

Bursa'nın gündemi 'SU'

Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. ‘SU KAYNAKLARI SINIRSIZ DEĞİL’ Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, “Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir” ifadelerini kullandı. ‘BELEDİYECİLİK MAZERET GÖSTERMEK DEĞİDİR’ Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; “Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır” dedi. ‘AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM ANLAYIŞI’ Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; “3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm³, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm³ ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalması, buna karşın artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor” diye konuştu. ‘TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDECEK’ Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, “Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz” diye konuştu. ‘YATIRIMLARIN YÜZDE 90’INI BİZ YAPTIK’ Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; “Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; “Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; “Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.