Hava Durumu

#Sosyal Sorumluluk

- Sosyal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD Enerji Uzmanlık Grubu'ndan mesleki ve sektörel panel Haber

BUSİAD Enerji Uzmanlık Grubu'ndan mesleki ve sektörel panel

BUSİAD Enerji Uzmanlık Grubu Lideri ve Vinviyo Enerji ve Teknoloji Çözümleri Şirketi Kurucusu Tolga Aktoprak yönetiminde gerçekleştirilen panelde Aydın Law Ortak Avukatı Serhat Aydın, yeni yönetmelikle artan bir operasyonel yük getirebileceğini ifade ederek, GES ve RES’lerin bir altyapı yatırımı gibi değil bir esneklik yatırımı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Aydın, depolama sistemlerinin öne çıkacağını belirterek, saatlik mahsuplaşmayla kaybedilecek bir faydayı depolama sistemiyle geri kazanmanın mümkün olduğunu söyledi. Aydın, “Artık elektrik piyasasını aktif takip etmek noktasına gidiyoruz” dedi. İnavitas Elektrik CEO’su Murat Kirazlı da, lisanssız üretim yapan santrallerin esnek bir şekilde enerji ticareti yapması gerektiğini söyledi. Kirazlı, uzman şirketler tarafından bu tip santrallerin elektrik fiyatlarının yüksek olduğu fiyatlara göre pozisyonlaması gerektiğini kaydetti. Kirazlı, lisanssız üretim yapan santrallerin ilk 10 yıllık döneminde enerji satışında bir sorun olmadığını belirterek, yeni yönetmelikle tüketebileceğinin üzerinde üretim yapanlar için satılabilecek elektrik miktarının düşeceğini ifade etti. Depolama sistemlerine ilişkin de konuşan Kirazlı, depolamalı GES ve RES’lerin dışında bunlar olmadan da depolama olabileceğini söyledi. Kirazlı, ancak bu durumun eksi fiyat ve tavan fiyat uygulamasının tam olarak uygulanmasıyla anlamlı olacağını belirtti. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan konuşmacılara panel sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Geçmiş Dönem Başkanlarından Ergun Hadi Türkay tarafından takdim edildi.

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek Haber

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek

DAĞDER tarafından Elegans Düğün Salonları Altın Salon’da düzenlenen “Eğitime Destek Kadın Gecesi”, yoğun katılım ve coşkulu atmosferiyle gerçekleştirildi. Kadınlara özel olarak düzenlenen gecede, dağ yöresinin kültürel zenginliği sahneye taşınırken, eğitime destek ve toplumsal dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kuruluşunun 40. yılını kutlayan DAĞDER, bu özel gecede yalnızca bir sosyal etkinliğe değil; çocukların, gençlerin, kadınların, eğitimin ve kültürün aynı çatı altında buluştuğu anlamlı bir dayanışma programına ev sahipliği yaptı. Program, DAĞDER’in 40 yıllık birikimini, köklerine bağlılığını ve geleceğe dönük sosyal sorumluluk anlayışını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Gecede DAĞDER’in çocuklara yönelik önemli çalışmalarından biri olan “Tohumdan Filize Çocuk Meclisi” de kamuoyuyla paylaşıldı. DAĞDER bünyesinde oluşturulan çocuk meclisiyle çocukların sosyal hayata aktif katılımının artırılması, özgüvenlerinin geliştirilmesi, temsil bilinci kazanmaları ve geleceğin bilinçli bireyleri olarak yetişmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise DAĞDER tarihinde ilk kez kurulan halk oyunları ekibinin sahne alması oldu. Genç ve minik ekiplerin yöresel kıyafetleriyle sergiledikleri halk oyunları gösterileri, salondaki katılımcılar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Miniklerin ve gençlerin sahne performansı, DAĞDER’in kültürel mirası yeni nesillere aktarma konusundaki kararlılığının en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Gecede ayrıca Güneybudaklar, Bıyıklıalan, Karaardıç, Avdan, Başak, Delice ve Çamoğlu köylerinden kadınlar ile Yörük Anası Ayşe ve Ekibi yöresel kıyafetleriyle sahne alarak yöresel oyunlar sergiledi. Dağ yöresinin geleneksel kültürünü, renklerini ve birlik ruhunu sahneye taşıyan kadınlar, geceye ayrı bir coşku kattı. Programda kadınların kültürel mirasın yaşatılmasındaki öncü rolü bir kez daha güçlü biçimde ortaya çıktı. Mahalli ses ve bakır sanatçısı Mehtap Takmaklı’nın sahne aldığı gecenin sunumunu Zeynep Akın gerçekleştirdi. Müzik, yöresel oyunlar, halk kültürü ve dayanışma ruhunun bir araya geldiği programda Dj Halime de katılımcılar unutulmaz bir gece yaşadı. Programın fotoğraf video çekimlerini ise Dağmedya olarak bilinen Ramazan Bayram yaptı. DAĞDER Başkanı Derya Başak, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “DAĞDER olarak 40 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, kültürümüzü yaşatmaya, kadınlarımızın sosyal hayattaki varlığını güçlendirmeye, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz. Eğitime Destek Kadın Gecemiz yalnızca bir eğlence programı değil; eğitime, kültüre, dayanışmaya ve geleceğe sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Tohumdan Filize Çocuk Meclisimizle çocuklarımızın sesi olmayı, halk oyunları ekiplerimizle kültürümüzü yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bu anlamlı geceye emek veren, katılan ve destek olan tüm kadınlarımıza, köylerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum.” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen program, DAĞDER’in 40. yılında dağ yöresinin değerlerini yaşatma, eğitime destek olma, kadınların toplumsal dayanışmadaki gücünü görünür kılma ve çocukları geleceğe hazırlama misyonunu bir kez daha ortaya koydu. Gecenin sonunda katılımcılar, birlik ve beraberlik içinde DAĞDER çatısı altında buluşmanın mutluluğunu yaşarken, program coşkulu görüntülerle sona erdi.

Osmangazi’de huzurevi sakinlerini mutlu eden buluşma Haber

Osmangazi’de huzurevi sakinlerini mutlu eden buluşma

Osmangazi Belediyesi tarafından vatandaşların mesleki ve sosyal gelişimine katkı sağlamak amacıyla her yıl ücretsiz olarak düzenlenen kurslara katılan kursiyerler, örnek bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi. Elmasbahçeler Kurs Merkezi kursiyerleri, yıl boyunca hazırladıkları el emeği ürünleri özenle paketleyerek huzurevi sakinlerine hediye etti. Etkinlik kapsamında yanlarında getirdikleri iplik, tığ ve şişlerle huzurevi sakinleriyle örgü ören kursiyerler, onların hem keyifli vakit geçirmesini sağladı, hem de yalnız olmadıklarını hissettirdi. Ziyaretten ve verilen hediyelerden büyük mutluluk duyan huzurevi sakinlerinin sevinci yüzlerine yansıdı. BAREM misafirleriyle uzun uzun sohbet eden kursiyerler, samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen etkinlikle huzurevi sakinlerine unutamayacakları bir gün yaşattı. “Huzurevi Sakinleriyle Örgü Ördük” OSMEK Elmasbahçeler Kurs Merkezi Tığ Öğretmeni Semanur Pusar, “Yıl boyunca kurs olarak çeşitli faaliyetlerimiz olmakta. Kursta insanları nasıl mutlu ederiz diye düşünürken aklımıza huzurevi sakinleriyle bir araya gelmek geldi. Bizde kursiyerlerimizle birlikte Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ettik. Burada büyüklerimizle bir araya gelerek beraber örgüler ördük. Keyifli bir geçirdik, onlar da mutlu oldu. Onlar mutlu olunca bizde çok mutlu olduk.” şeklinde konuştu. “Bu Tarz Etkinlikler Onları Mutlu Ediyor” Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu Selin Güvenç de, “Burada misafirperverlik yaptık. Kursiyerlerimiz ziyarette bulunarak, onlara çeşitli hediyeler getirdi. Burada huzurevi sakinleriyle el işi örgü faaliyetleri yaparak onları hatırladıklarını hissettirerek güzel vakit geçirmelerini sağladılar. Bu tarz etkinlikler onları mutlu ediyor.” ifadelerini kullandı.

Klasik Otomobil Turu Bursa’yı renklendirdi... 'Klasik'ler geleceğe umut oldu Haber

Klasik Otomobil Turu Bursa’yı renklendirdi... 'Klasik'ler geleceğe umut oldu

Osmangazi Belediyesi’nin ve Mudanya Belediyesi’nin katkılarıyla, Osmangazi Rotary Kulübü tarafından Bursa Klasik Otomobilciler Derneği (BURKOD) iş birliğiyle düzenlenen Klasik Otomobil Turu, bu yıl 13’üncü kez otomobil meraklılarıyla buluştu. Nostaljiyi günümüze taşıyan bu özel etkinlik, Bursa sokaklarına renk kattı. 1950’li yıllardan günümüze uzanan geniş bir yelpazede sergilenen klasik otomobiller, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in işaretiyle, Osmangazi Meydanı’ndan start alarak; Fomara, Altıparmak, Çekirge ve Acemler güzergahını takip etti ve Mudanya yolu üzerinden Trilye’ye ulaştı. Etkinliğin ikinci etabında ise araçlar Mudanya üzerinden yeniden Bursa’ya dönerek Osmangazi Kent Meydanı’nda turu tamamladı. Rota boyunca Bursa’nın tarihi ve simgesel noktalarından geçen klasik otomobiller, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Vatandaşlar, etkinlik boyunca klasik araçlarla hatıra fotoğrafları çektirirken, araçları yakından inceleme fırsatı buldu. Birbiri ardına sıralanan klasik otomobillerin oluşturduğu konvoy, Bursa'da adeta görsel bir şölen sundu. Sosyal sorumluluk bilinciyle gerçekleşen turdan elde edilecek gelir ise, lösemi tedavisi gören çocuklara bağışlanacağını belirten Osmangazi Rotary Kulübü Başkanı Tamer Esigül, 13 yıldır gelenekselleşen turun LÖDER yararına yapıldığını anımsatarak, "Bu sene fetih ve egemenlik olmak üzere turumuzu iki etap olarak yaptık. Araçların hepsi çok güzel, çocukluğumuzun efsane araçları" dedi. “1950 MODELDEN 80’Lİ MODELLERE KADAR ARAÇ VAR” Bursa Klasik Otomobilciler Derneği (BURKOD) Başkanı Zafer Ahmetoğlu ise, klasik otomobilin bir tutku olduğunu belirterek 1950 modelden 80’li modellere kadar tura katılan 50 civarında araç olduğunu belirterek, belediyelerin desteklerine teşekkür etti. Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür İde Acarbabacan da, "Osmangazi Belediyesi’ne, Osmangazi Rotary Kulübü’ne, Mudanya Belediyesi’ne, tüm paydaşlara çok teşekkür ediyoruz. Çocuklarımız için fark oluşturduklarını biliyoruz, bizi desteklemelerinden ötürü de çok mutluyuz.” diye konuştu. Klasik otomobillerin bulunduğu konvoy, Osmangazi Meydanı’na dönüşlerinde alkışlarla karşılanırken, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, katılımcılara hediye takdiminde bulundu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde Bursa LÖDER’den çocuklar da, yaptıkları el emeği ürünleri katılımcılara hediye etti.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

BUSİAD'da 'Enerji Maliyet Yönetimi' paneli Haber

BUSİAD'da 'Enerji Maliyet Yönetimi' paneli

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Enerji Uzmanlık Grubu tarafından BUSİAD Evi’nde gerçekleştirilen panel, Enerji Komitesi Lideri Tolga Aktoprak’ın moderatörlüğünde yapıldı. Panelde konuşan ESCON Enerji A.Ş. Genel Müdürü Onur Ünlü, enerji maliyet yönetiminde öncelik sıralamasının doğru yapılmadığını söyledi. Ünlü, “Pompalar verimsiz çalışırken çatıya güneş enerjisi yaptık. Önce sorgulama ve verimlilik gerekir” dedi. Enerji verimliliğinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ünlü, Avrupa pazarına giren ürünlerin enerji kaynağı ve karbon ayak iziyle birlikte değerlendirildiğini vurguladı. Ünlü, emisyon azaltımının yaklaşık yüzde 40’ının enerji verimliliğinden sağlandığını söyledi. “BİR NEVİ ENERJİ BANKASIYIZ” Zenergy Enerji A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Kılıç ise enerji piyasasında esnekliğin önümüzdeki beş yılın en önemli başlığı olacağını söyledi. Enerjinin bir emtia olduğunu belirten Kılıç, “Bankanın mevduat toplayıp kredi vermesinden farkımız yok. Üreticiden alıp tüketiciye veriyoruz. Bir nevi enerji bankasıyız” ifadelerini kullandı. Fiyatlama mekanizmalarının 2022’den itibaren daha fazla önem kazandığını belirten Kılıç, finansman ve fonlama senaryolarının enerji ticaretinde belirleyici olduğunu dile getirdi. “KARBON TEK SORUN DEĞİL” Panelin bir diğer konuşmacısı Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Seçil Yıldız oldu.Yıldız, enerji verimliliği ve öz tüketime yönelik projelere finansman sağladıklarını belirterek karbon azaltımına yönelik kaynakların da bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin 2040 yılına doğru su stresi en yüksek ülkeler arasında yer alabileceğine dikkat çeken Yıldız, fizibilite raporlarında artık su riski gibi lokasyon bazlı faktörlerin de değerlendirildiğini söyledi. Panel sonunda konuşmacılara, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağış sertifikası, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

BUMİAD'a 'Mali' onay Haber

BUMİAD'a 'Mali' onay

Hüseyin Gürkan’ın Divan Başkanlığı’nda toplanan BUMİAD Mali Genel Kurulu’nda, derneğin 2025 yılı çalışmaları değerlendirildi. Yapılan oylamada BUMİAD Yönetim Kurulu’nun 2025 Yılı Faaliyet Raporu ile 2026 yılı için hazırlanan tahmini bütçe ve diğer gündem maddeleri oybirliği ile kabul edildi. Bursa’daki mühendis ve mimar iş insanlarının bir araya gelerek kurdukları BUMİAD’ın bu alanda Türkiye’deki ilk dernek olduğuna işaret eden BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, derneğin kuruluşundan bugüne değin geçen süreçte emeği bulunan bütün başkanlar ile yönetim kurullarına teşekkür etti. Bursa’nın daha güzel, yaşanabilir ve daha güçlü bir ekonomiye sahip olabilmesi için çalıştıklarını belirten Gümüş, “Kentlilik bilinci ve duyarlılığıyla uzmanlık alanımıza giren sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla raporlar hazırlamakta, etkinlikler düzenlemekteyiz. Bunun yanı sıra üyelerimizin mesleki, kişisel ve kültürel gelişimlerine katkı sağlayıcı eğitim programlarımızla farkındalık oluşturmaktayız. Sivil toplum kuruluşu olmanın verdiği sosyal sorumluluk gereği çalışmalarımıza bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de artan tempoyla devam edeceğiz” diye konuştu. Yönetimlerine duydukları güven ve verdikleri destek nedeniyle BUMİAD üyelerine teşekkür eden BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, oluşumlarını birlik ve beraberlik duygusuyla daha da güçlendireceklerini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.