Hava Durumu

#Soğuk Kompres

- Soğuk Kompres haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soğuk Kompres haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gözlerinizi ovuşturmayın, kalıcı hasara yol açabilir! Haber

Gözlerinizi ovuşturmayın, kalıcı hasara yol açabilir!

Gün içinde yorulduğumuzda, uykumuz geldiğinde ya da gözlerimiz kaşındığında refleks olarak yaptığımız göz ovuşturma alışkanlığı, kısa süreli rahatlama sağlasa da göz sağlığı açısından önemli riskler barındırıyor. Göz Vakfı Bursa Nilüfer Göz Merkezi hekimlerinden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Birtan Öztürk, göz ovuşturmanın nedenlerini ve göz dokularında oluşturabileceği mekanik zararları anlattı. UYKULULUK HİSSİNİ ARTIRABİLİYOR Uzun süre uyanık kalındığında göz kırpma sıklığının azalmasının korneanın kurumasına yol açabildiğini belirten Öztürk, gözleri ovuşturmanın gözyaşını yüzeye dağıtarak kısa süreli rahatlama sağlayabildiğini ifade etti. Öztürk, göz küresine uygulanan baskının vagus sinirini uyararak kalp hızını yavaşlatabildiğini ve vücudu rahatlatabildiğini belirtti. Ancak bu geçici rahatlamanın göz açısından ciddi riskleri olabileceğini vurguladı. GÖZ OVUŞTURMANIN 6 ÖNEMLİ RİSKİ Uzman Dr. Öztürk, kronik veya sert şekilde göz ovuşturmanın yol açabileceği başlıca sorunları şöyle sıraladı: Keratokonus ve kornea incelmesi: Tekrarlayan mekanik baskı korneanın yapısını bozarak incelmesine ve koni biçimini almasına neden olabilir.Kornea çizikleri ve skar dokusu: Gözde bulunan mikroskobik toz ve partiküller ovuşturma sırasında korneada çiziklere yol açabilir.Enfeksiyon riski: Eller aracılığıyla bakterilerin göze taşınması, enfeksiyon riskini artırabilir.Kaşıntının artması: Özellikle alerjik gözlerde ovuşturma, histamin salınımını artırarak kaşıntı-ovuşturma döngüsünü tetikleyebilir.Göz içi basıncında artış: Ovuşturma göz içi basıncını geçici olarak yükseltebilir ve özellikle glokom hastalarında risk oluşturabilir.Göz altı morlukları: Göz çevresindeki hassas dokuların ve kılcal damarların zarar görmesi morlukların belirginleşmesine yol açabilir. “OVALAMAK YERİNE SOĞUK KOMPRES UYGULAYIN” Gözde kaşıntı veya rahatsızlık hissedildiğinde ovuşturmak yerine serin ve nemli bir bezle soğuk kompres yapılmasını öneren Öztürk, gece uykusunda farkında olmadan gözlerini ovalayan kişilerin koruyucu göz maskesi kullanabileceğini belirtti.

Kene ve arı sokmalarına dikkat! Haber

Kene ve arı sokmalarına dikkat!

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi hekimlerinden Dr. Ayhan Ak, yaz aylarında artan kene ve arı sokmalarına karşı önemli uyarılarda bulundu. Kenenin tek başına zehirli olmadığını belirten Ak, “Kene, beslendiği hayvan ya da insandan enfekte ve bulaşıcı hastalıkları alarak insanlara taşıyabilir. Bu nedenle özellikle otluk alanlarda ve kırsal bölgelerde dikkatli olunmalıdır” dedi. AÇIK RENKLİ KIYAFETLER TERCİH EDİLMELİ Kene riskine karşı alınabilecek önlemlere değinen Ak, “Piknik, yürüyüş veya kırsal alan ziyaretlerinde açık renkli kıyafetler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorapların içine sokulmalıdır. Beyaz, krem, bej ve açık mavi gibi renkler kenenin daha kolay fark edilmesini sağlar. Eve dönüldüğünde mutlaka vücut kontrolü yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Kene tutunmasının ardından kızarıklık, şişlik ve ödem gibi belirtilerin görülebileceğini ifade eden Ak, “Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra kişi yaklaşık 10 gün boyunca kendisini gözlemlemelidir. Vatandaşlarımız paniğe kapılarak keneyi kendileri çıkarmaya çalışmamalı, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır” dedi. ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DAHA DİKKATLİ OLMALI Özellikle çocukların kene tutunmasını çoğu zaman fark edemeyebileceğini belirten Ak, “Bu nedenle ailelerin açık alanlardan dönen çocuklarını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Kene, saç dipleri, kulak arkası, koltuk altı ve bacak bölgelerine tutunabiliyor. Alerjik yapıya sahip bireyler ve yaşlılar biraz daha hassas olmalı. Şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasını tavsiye ediyoruz” dedi. ARI SOKMALARI DA RİSK OLUŞTURUYOR Yaz aylarında sık karşılaşılan bir diğer riskin arı sokmaları olduğunu belirten Ak, “Bal arısı iğnesini bıraktığı için bir cımbız yardımıyla çıkarabiliriz. Bölgeyi sabunlu ılık suyla yıkadıktan sonra soğuk kompres uygulayabiliriz. Özellikle ağız ve dil bölgesindeki şişliklerden çekiniyoruz. Eşek arısı sokmaları daha şiddetli reaksiyonlara neden olabilir. Solunum güçlüğü, yutma problemi veya ağız içerisinde şişlik oluşması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

Baharın habercisi... Alerjik Konjonktivit Haber

Baharın habercisi... Alerjik Konjonktivit

Göz kapaklarının iç kısmını ve gözün beyazını örten zar tabakasının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bu hastalık; kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve ışık hassasiyeti ile kendini gösteriyor. Dr. Altuğ, bahar aylarında özellikle iki tip konjonktivite dikkat çekiyor: İşte Op. Dr. Mitat Altuğ’un açıklamaları ışığında bahar alerjisi ve göz sağlığına dair merak edilenler MEVSİMSEL ALERJİK KONJONKTİVİT Dr. Altuğ, temel nedenin havadaki polenler olduğunu belirterek; özellikle Türkiye’de Nisan ve Temmuz ayları arasında yoğunlaşan çayır otu polenlerinin ana tetikleyici rol oynadığını vurguladı. Belirtiler arasında göz kapaklarında şişlik, yanma ve sulanma görüldüğünü ifade eden Altuğ, bu durumun genellikle görme yetisini etkilemediğini ancak sıklıkla hapşırma ve burun akıntısı (saman nezlesi) gibi şikâyetlerin tabloya eşlik ettiğini kaydetti. Ayrıca; tüm vakaların yaklaşık yarısını oluşturan bu tür, genellikle çocuklarda görülüyor bilgisini ekledi. VERNAL (BAHAR) KERATOKONJONKTİVİTİ ERKEK ÇOCUKLARINDA SIK RASTLANIYOR Dr. Altuğ, özellikle daha ciddi bir tablo çizen Vernal (Bahar) Keratokonjonktiviti konusunda ise şu uyarılarda bulundu: "Çocukluk döneminde başlayıp 20’li yaşlara kadar devam edebilen bu tür, ergenlik öncesi dönemdeki erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir. Sadece kaşıntı ve yanma ile sınırlı kalmayan bu rahatsızlık, ağır vakalarda kornea (saydam tabaka) tutulumuna yol açarak görme azlığına neden olabilmektedir. Ayrıca hastalarımızın gözlerini şiddetli şekilde ovuşturması, zamanla yapısal ve ilerleyici bir kornea hastalığı olan Keratokonus gelişme riskini de ciddi oranda artırmaktadır." ALERJİDEN KORUNMAK İÇİN 10 ALTIN KURAL Op. Dr. Mitat Altuğ, şikâyetleri minimalize etmek için şu önlemleri sıralıyor: Saat Aralığına Dikkat: Güneşin en dik geldiği 10.00 - 17.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.Aksesuar Kullanın: Dışarıda mutlaka güneş gözlüğü, şapka veya şemsiye kullanın.Hava Filtresi: Klimalardan uzak durun; kullanılacaksa polen filtreli olanları tercih edin.İzolasyon: Polen mevsiminde ev ve araba camlarını kapalı tutun.Temiz Hava: Sigara dumanından ve havasız ortamlardan kaçının.Ev Dekorasyonu: Toz tutan halı ve kilim gibi eşyaları evinizden uzaklaştırın.Asla Ovuşturmayın: Gözlerinizi kaşımaktan kaçının (kornea hasarı riski)Soğuk Uygulama: Gözlere soğuk kompres yapmak inflamasyonu azaltır.Suni Gözyaşı: Doktor önerisiyle suni gözyaşı damlalarını soğuk olarak damlatın.Lens Molası: Alerji dönemlerinde kontakt lens kullanımına ara verin. "KORTİZONLU DAMLALARA DİKKAT!" Önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda mutlaka bir göz hekimine başvurulması gerektiğini belirten Dr. Altuğ, tedavi süreciyle ilgili önemli bir uyarıda bulundu: "Hekim kontrolünde antihistaminik veya gerekli hallerde kortizonlu damlalar kullanılabilir. Ancak kontrolsüz ve uzun süreli kortizon kullanımı, geri dönüşü olmayan görme kayıplarına, göz tansiyonuna (glokom) ve katarakta yol açabilir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.