Hava Durumu

#Sivil Toplum

- Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’daki sağlık örgütlerinden o hastane 'kapatılmasın' çağrısı Haber

Bursa’daki sağlık örgütlerinden o hastane 'kapatılmasın' çağrısı

Bursa Tabip Odası’nın çağrısıyla sağlık meslek örgütleri, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, 5 Kasım’da Bursa İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Bursa Tabip Odası, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği, Aktif Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Hekimleri Derneği, SES Bursa Şubesi, Genel Sağlık-İş Bursa Şubesi ve Nilüfer Kent Konseyi üyeleri katıldı. Katılımcı kurumlar adına konuşan Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ferda Firdin, 104 yıllık geçmişi bulunan hastanenin Bursa’nın sağlık tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Firdin, hastanenin yalnızca binadan ibaret olmadığını; uzman hekimleri, deneyimli sağlık çalışanları ve kurumsal birikimiyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Firdin, hastanenin yatak kapasitesinin planlanan taşınmayla 150’den 102’ye düşeceğini belirterek, rehabilitasyon hizmetlerine ihtiyaç artarken kapasitenin azaltılmasının hastaları olumsuz etkileyebileceğini savundu. Dar gelirli hastalar, yaşlılar, engelli bireyler ve uzun süreli tedavi görenlerin bu durumdan daha fazla etkilenebileceğini ifade etti. “GEÇİCİ TAŞINMA KALICI KAPATMAYA DÖNÜŞMEMELİ” Sağlık Bakanlığı ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğünden planlamanın dayanağı olan bilimsel değerlendirmelerin ve hastanenin geleceğine ilişkin yol haritasının kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen kurumlar, binanın güvenliğine ilişkin sorunların gerekli teknik çalışmalarla ele alınması çağrısı yaptı. Açıklamada, hastanenin bilimsel ve teknik esaslara göre değerlendirilmesi, güçlendirme sürecinde hizmet kapasitesinin korunması ve çalışmaların ardından kurumun tarihî yerleşkesinde bağımsız bir dal hastanesi olarak hizmet vermesi talep edildi. Katılımcılar, “Geçici taşınma, kalıcı kapatmanın gerekçesine dönüştürülmemelidir” diyerek Bursalıları hastaneye sahip çıkmaya çağırdı.

Nilüfer’de 'Tek Sağlık' buluşması Haber

Nilüfer’de 'Tek Sağlık' buluşması

Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Nilüfer Tek Sağlık Sempozyumu, “Tek Sağlık Yaklaşımıyla Dirençli Kentler ve Kentleşme” temasıyla Nilüfer Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. İnsan, hayvan ve çevre sağlığını bütüncül bir bakışla ele alan sempozyuma; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, akademik odaların temsilcileri, siyasi parti yöneticileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “ŞEHRİ PLANLAYANLAR DA SÜRECİN PARÇASI OLMALI” Sempozyumun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sağlıklı bir yaşamın ancak sağlıklı planlanmış bir kentle mümkün olabileceğini söyledi. Sağlık meslek odalarının yürüttüğü bu çalışmayla şehir plancıları ve mimarların da dahil olması gerektiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, kent yönetimi ile sağlık hizmetleri arasındaki benzerliğe değinerek, “İnsanıyla, can dostlarımızla, bitkisiyle ve doğasıyla tüm canlıların yaşam hakkını savunan bir kent yaratmak istiyorsak, kenti imar eden ve planlayan tüm meslek odalarımız da bu yapının parçası olmalıdır” dedi. Nilüfer topraklarının yüzde 75’inin tarım, orman ve mera alanı olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir; taş ocakları, kaçak yapılaşma, Kayapa’da yapılması planlanan katı atık tesisi ve İnegazi’deki çimento fabrikası girişimlerine de tepki gösterdi. Ruhsat süreçlerinde belediyenin görüşlerinin alınmadığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’i kirletmenin Bursa’yı kirletmek anlamına geldiğini belirterek, kentin doğasını savunmaya devam edeceklerini ifade etti. Nilüfer Belediyesi’nin insan ve hayvan sağlığını destekleyen projelerini de paylaşan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Sağlıklı bir nesil ve kadınların sosyal yaşamda daha özgür olması için çocuklarımızı daha anne karnındayken desteklemeye başlıyoruz. Kapasitesini iki katına çıkardığımız ‘Anne Taksi’ ile hamileleri ve 2 yaşına kadar bebeği olan anneleri hastane randevularına götürüp getiriyoruz. Yeni başlattığımız “Nilüfer 95” projemizle de hamileliğin 7’nci ayından çocuk 36 aylık olana kadar ailelerimize uzman rehberliği sunuyor; 72’nci aya kadar kreşlerimizde sağlıklı bir eğitimle büyümelerini sağlıyoruz. Can dostlarımız için ise mevcut çalışmalarımız ve Kuruçeşme’deki yatırımımızın yanı sıra Karacaoba’da 49 bin 500 metrekarelik doğal yaşam ve sahiplendirme merkezimizi hizmete açtık.” DR. FERDA FİRDİN: “ÇEVRESEL RİSKLER EŞİT DAĞILMIYOR” Bursa Tabip Odası Başkanı Ferda Firdin ise ekonomik büyüme ve yapılaşmanın tek başına gelişmişlik ölçütü olamayacağını, pek çok hastalığın temelinde çevresel koşullar ve toplumsal eşitsizliklerin yattığını belirtti. İnsan sağlığının solunan havadan, içilen sudan ve yaşam koşullarından bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Dr. Firdin, “Bursa’da çevresel sorunların sonuçları toplumsal sınıflar arasında eşit dağılmıyor. Kent planlamasında Sağlık Etki Değerlendirmesi yerleşik bir uygulamaya dönüşmeli ve çevresel riskler mahalle düzeyinde izlenmelidir. Bir kentin gerçek dirençliliği, en güçlü olanların en kadar korunduğuyla değil, en kırılgan olanların ne kadar güvende olduğuyla ölçülür” dedi. ECZ. ZEKERİYA KOLAT: “ULUSAL MERKEZ KURULMALI” Bursa Eczacı Odası Başkanı Zekeriya Kolat, atık ilaç konusunda yapılan çalışmaları anlattı. Kolat, “Evlerde biriken miadı geçmiş ilaçların bertarafı için ulusal ölçekte bir sistem maalesef yok. Atık ilaç insan, hayvan ve çevre sağlığını tehdit eden ciddi bir sorundur. Nilüfer Belediyesi ile başarılı bir atık çalışması yürütüyoruz ancak bu sorunun çözümü için Türkiye’de Ulusal İlaç Atık Merkezi kurulması şarttır” ifadelerini kullandı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Sayman Üyesi Burcu Üstüner ise iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve doğal yaşam alanlarının daralmasının doğrudan birer halk sağlığı meselesi olduğunu vurguladı. Üstüner, “Tek Sağlık yaklaşımı tarımdan kentleşmeye, gıdadan yerel yönetimlere kadar tüm kamusal politikaların temelini oluşturmalıdır. Dört meslek odası ve Nilüfer Belediyesi işbirliğiyle 4 yıldır düzenlenen bu sempozyum, bilimsel bilginin yerel yönetimle buluşması açısında Türkiye’de tek örnektir” diye konuştu. DT. MELİKE KASAP: “SAĞLIKLI KENTLER BİRLİKTE YAŞAM İLKESİYLE İNŞA EDİLİR” Bursa Dişhekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Melike Kasap da ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Sağlığı bütüncül olarak korumak yalnızca bireylerin değil, kurumların ve meslek odalarının da ortak sorumluluğudur. Sağlıklı kentler yalnızca sağlam binalarla değil; sağlıklı bireyler, korunan bir doğa ve güçlü bir birlikte yaşam ilkesiyle inşa edilir” şeklinde konuştu. UZMANLAR KENTSEL DİRENCİ VE ORTAK YAŞAMI TARTIŞTI Açılış konuşmalarının ardından sempozyum oturumlarla devam etti. Nilüfer Belediyesi Afet İşleri Müdürü Erdinç Çamkerten’in moderatörlüğünü üstlendiği “Kentsel Dirençlilik” oturumunda, Prof. Dr. Kamil Salihoğlu ve Uzm. Dr. Muhsin Güllü “İklim ve Çoklu Krizler Çağında Kentler” başlığında sunum yaptı. Nilüfer Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Güney Kaya’nın yönettiği “Ortak Yaşam” oturumunda ise Vet. Hekim Ahmet Emre Kütükçü ve Vet. Hekim Melike Baysal, “Bozulan Sınırlar ve Ortak Yaşam: Kentsel Yaban Hayatı, Sokak Hayvanları ve Tek Sağlık Etkileşimi” konusunu ele aldı. Moderatörlüğünü Nilüfer Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürü Mustafa Yılmaz’ın yaptığı “Riskler ve Gelecek” başlıklı üçüncü oturumda ise Cenk Köklü ve Prof. Dr. Arzu Çahantimur, “Dirençli Gelecek: Ekolojik Şehircilik, Yönetişim ve Politika” üzerine değerlendirmelerde bulundu. Sempozyum, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan’ın katılımcıların sorularını yanıtladığı kapanış oturumuyla sona erdi.

DAĞDER’in Kadınları Güçlendirme Projesi Bursa Orhaneli’de başladı Haber

DAĞDER’in Kadınları Güçlendirme Projesi Bursa Orhaneli’de başladı

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından PRODES kapsamında desteklenen “Güçlü Aile, Güçlü Dağ Yöresi: Aile İçi İletişim ve Kadın Güçlendirme Projesi” çerçevesindeki ilk eğitim programı, 27 Ekim’de Bursa Orhaneli İbrahim Hüsniye Çağlayan Ortaokulu Konferans Salonu’nda düzenlendi. Kadınların aile yaşamında ve toplumsal hayatta karşılaştıkları sorunlara yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan program, DAĞDER Başkan Yardımcısı Av. Aytaç Aydemir’in açılış konuşması ve proje tanıtımıyla başladı. Derya Başak: “Güçlü Kadın, Güçlü Aile ve Güçlü Toplum Demektir” DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, kadınların güçlendirilmesinin bölgesel kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. DAĞDER’in 40 yıllık birikimiyle yalnızca kültürel değerleri yaşatan değil, aynı zamanda bölgenin sosyal gelişimine katkı sunan projeler üreten bir sivil toplum kuruluşu olduğuna dikkat çeken Başak, şu ifadeleri kullandı: “Güçlü bir toplumun temelinde güçlü aileler, güçlü ailelerin temelinde ise bilinçli, kendine güvenen ve haklarını bilen kadınlar vardır. Kadınlarımızın aile içinde olduğu kadar sosyal ve ekonomik yaşamın her alanında da güçlü bireyler olarak yer almalarını son derece önemsiyoruz. DAĞDER olarak 40 yıldır Dağ Yöremizin kültürel mirasını korurken insanımıza dokunan çalışmalar gerçekleştirmeye gayret ediyoruz. Bu projemizle kadınlarımızın bilgiye, eğitime ve sosyal destek mekanizmalarına erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Kadınlarımızın yanında olmaya, onların sesini duyurmaya ve Dağ Yöremizin geleceğini hep birlikte şekillendirmeye devam edeceğiz.” Ömer YILMAZ: “Dört Dağ İlçemizde Kadınlarımızla Buluşacağız” Proje Koordinatörü Ömer YILMAZ, Orhaneli’de başlayan eğitimlerin Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerinde de gerçekleştirileceğini belirterek projenin kapsamına ilişkin açıklamalarda bulundu. YILMAZ, projenin eğitim faaliyetlerinin ötesinde sosyal farkındalık oluşturmayı amaçladığını ifade ederek şunları söyledi: “Güçlü Aile, Güçlü Dağ Yöresi projemizle kadınlarımızın aile içi iletişim becerilerini geliştirmeyi, günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlarla baş etme kapasitelerini artırmayı ve sahip oldukları haklar konusunda bilinçlenmelerini hedefliyoruz. Orhaneli’de başlattığımız eğitimlerimizi Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerimizde de aynı içeriklerle gerçekleştireceğiz. Amacımız, dört dağ ilçemizde yaşayan kadınlarımızın bu eğitim ve destek imkânlarından yararlanmalarını sağlamak. Projemizin önemli çalışmalarından biri de Mor Çepken Kısa Film Yarışması olacak. Dağ Yöremizin kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan Mor Çepken’i, kadınların yaşadıkları sorunları, mücadelelerini ve dayanışmanın gücünü anlatan sanatsal bir farkındalık çalışmasına dönüştürmek istiyoruz. Bizim için bu proje yalnızca bir eğitim programı değil; kadınlarımızın kendilerini daha güçlü hissettikleri, haklarını bildikleri, dayanışma içinde oldukları ve toplumsal yaşamda daha görünür hâle geldikleri bir sürece katkı sunma çabasıdır.” Uzmanlardan Kadınlara Yönelik Dört Başlıkta Eğitim Orhaneli’de gerçekleştirilen programda, kadınların bireysel, ailevi ve sosyal yaşamlarını desteklemeye yönelik dört önemli konuda eğitim verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Aile, Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Uzman Sosyolog Yasemin Boztimur ve Klinik Psikolog Begüm Sirkeci, “Stresle Başa Çıkma Yolları ve Öfke Kontrolü” ile “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Başvuru Mekanizmaları” başlıklarında katılımcılara bilgilendirmelerde bulundu. Eğitimlerde stresin bireysel yaşam ve aile ilişkileri üzerindeki etkileri, öfkenin sağlıklı biçimde yönetilmesi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, kadınların sahip oldukları haklar ve ihtiyaç duyduklarında başvurabilecekleri kurumsal destek mekanizmaları ele alındı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Orhaneli Sosyal Hizmet Merkezi Eğitim Uzmanı Ayça Tayar ise “Aile Yaşam Becerileri” ve “Koruyucu Aile” konularında eğitim verdi. Tayar, sağlıklı aile ilişkilerinin oluşturulması, aile bireyleri arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve koruyucu aile hizmetlerinin toplumsal önemi hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Katılımcıların sorularının da yanıtlandığı program, uzmanlarla karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmasıyla tamamlandı. Eğitimlerin Sıradaki Durağı Büyükorhan DAĞDER’in dört dağ ilçesini kapsayan eğitim programı, Orhaneli’nin ardından 30 Ekim’de Büyükorhan, 4 Kasım’da Harmancık ve 6 Kasım’da Keles ilçelerinde devam edecek. Eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Mor Çepken Kısa Film Yarışması ile kadınların yaşadığı sorunların, toplumsal rollerinin ve dayanışmanın öneminin sanat yoluyla geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Kuruluşunun 40. yılında DAĞDER, kültürel mirasın korunmasının yanı sıra eğitim, sosyal kalkınma ve toplumsal dayanışmaya yönelik projeleriyle Dağ Yöresi’nin gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor.

CUMHURİYET KADINLARINDAN ATATÜRK’E ANLAMLI ZİYARET Haber

CUMHURİYET KADINLARINDAN ATATÜRK’E ANLAMLI ZİYARET

Anıtkabir’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkan BUİKAD heyeti, TBMM ve bakanlıklarda gerçekleştirdiği temaslarla kadınların karar mekanizmalarında daha güçlü temsil edilmesi, gençlerin desteklenmesi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesi yönünde önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka öncülüğündeki Yönetim Kurulu ve Yönetim Takımı üyeleri, 19–20 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Program kapsamında Anıtkabir’de resmi törene katılan BUİKAD heyeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde farklı siyasi partilerden Bursa milletvekilleriyle bir araya geldi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde ise BUİKAD’ın yürüttüğü projeler ve yeni iş birliği olanakları ele alındı. CUMHURİYET KADINLARINDAN ATATÜRK’E ANLAMLI ZİYARET BUİKAD heyetinin Ankara programı, 19 Ekim 2026 tarihinde Anıtkabir’de gerçekleştirilen resmi törenle başladı. Cumhuriyetimizin 103. yılı ve BUİKAD’ın yaklaşan 20. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen törende, Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka tarafından Atatürk’ün mozolesine çelenk sunuldu. Saygı duruşunun ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve aziz şehitlerimiz saygı ve minnetle anıldı. Törenin ardından Misak-ı Millî Kulesi’ne geçen BUİKAD heyeti adına Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan Başkan Zuhal Aslı Saka, Cumhuriyetin Türk kadınına kazandırdığı haklara ve bu değerleri gelecek nesillere taşıma sorumluluğuna dikkat çekti. Saka, Anıtkabir Özel Defteri’ne yazdığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Siz bir milletin kaderini değiştirdiniz. Bizler, açtığınız ufukta yetişen Cumhuriyet kadınları olarak, ülkemizin yarınlarına yön verme sorumluluğunu taşıyoruz. Aklın, bilimin ve çağdaşlığın rehberliğinde emanetiniz olan Cumhuriyetimizi daha ileri taşıma kararlılığımızı huzurunuzda bir kez daha ifade ediyoruz.” Cumhuriyetin kazanımlarını geleceğe taşıma kararlılığının vurgulandığı ziyaret, BUİKAD’ın yeni hizmet döneminin ve yaklaşan 20. kuruluş yılının en anlamlı buluşmalarından biri oldu. BUİKAD, TBMM’DE BURSA’NIN VE İŞ KADINLARININ SESİNİ TAŞIDI Ankara programının ikinci gününde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ziyaret eden BUİKAD heyeti, farklı siyasi partilerden Bursa milletvekilleriyle görüşmeler gerçekleştirdi. Heyet; AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç ve Emel Gözükara Durmaz, Yeni Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Prof. Dr. Kayıhan Pala, İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Selçuk Türkoğlu ve Hasan Toktaş ile MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmelerde BUİKAD’ın kurumsal yapısı, yürüttüğü projeler ve 2026–2029 dönemi stratejik hedefleri hakkında bilgi verildi. Kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması, girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi, istihdamda fırsat eşitliği ve kadınların karar alma mekanizmalarında daha etkin temsil edilmesi konuları ele alındı. Farklı siyasi partilerden milletvekilleriyle gerçekleştirilen temaslarda, kadınların güçlenmesinin siyasi görüşlerin ötesinde ortak bir toplumsal sorumluluk olduğu vurgulandı. Milletvekilleri, BUİKAD’ın çalışmalarını ilgiyle takip ettiklerini belirterek görev ve sorumluluk alanları çerçevesinde gerçekleştirilebilecek iş birliklerine destek vermeye hazır olduklarını ifade etti. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NDA KADIN İSTİHDAMI VE ORTAK PROJELER GÜNDEMDEYDİ BUİKAD heyeti, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lütfihak Alpkan’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede BUİKAD’ın kadınların iş dünyasındaki konumunu güçlendirmeye yönelik faaliyetleri, mesleki gelişim ve istihdam odaklı projeleri hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Özellikle kadınların iş gücüne katılımının artırılması, mesleki becerilerinin geliştirilmesi ve iş dünyasının ihtiyaçları doğrultusunda nitelikli istihdam olanaklarının oluşturulması üzerinde duruldu. Bursa’da hayata geçirilebilecek ortak projeler ve kurumlar arası iş birliği fırsatları değerlendirilirken, önümüzdeki süreçte karşılıklı görüşmelerin sürdürülmesi ve iş birliği olanaklarının geliştirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI’NDA GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN İŞ BİRLİĞİ GÖRÜŞMELERİ BUİKAD heyeti, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Av. Doç. Dr. Safa Koçoğlu Gürsoy’u makamında ziyaret etti. Görüşmeye Gençlik ve Spor Bakanlığı Eğitim, Araştırma ve Koordinasyon Genel Müdürü Erkan Şamiloğlu da katıldı. Ziyarette BUİKAD’ın gençlerin eğitimine, kişisel gelişimine ve fırsat eşitliğine katkı sağlamayı amaçlayan sosyal sorumluluk çalışmaları ele alındı. BUİKAD’ın 2008 yılından bu yana sürdürdüğü ve 600’ün üzerinde öğrencinin hayatına dokunan Noktalama Projesi hakkında bilgi verildi. Ayrıca Bursa bölgesinde yürütülmesi planlanan, eğitimde ve istihdamda yer almayan gençlere yönelik NEET Projesi kapsamında geliştirilebilecek ortak çalışmalar değerlendirildi. Gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, eğitim ve istihdam olanaklarına erişimlerini güçlendirecek projeler konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. “ANKARA’DAKİ TEMASLARIMIZI SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE DÖNÜŞTÜRMEYİ HEDEFLİYORUZ” Ankara programının ardından değerlendirmelerde bulunan BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, ziyaretlerin derneğin yeni dönem hedefleri açısından önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Cumhuriyetimizin 103. yılına, BUİKAD’ın ise 20. kuruluş yılına yaklaşırken Ankara’da gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretleri yalnızca kurumsal temaslar olarak görmüyoruz. Atatürk’ün Türk kadınına açtığı yolun sorumluluğunu taşıyor, kadınların ekonomik hayatta, yönetimde ve karar mekanizmalarında daha güçlü yer alması için çalışıyoruz. Anıtkabir’de Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda bulunmak, bizler için büyük bir anlam taşıdı. Cumhuriyetin kadınlara kazandırdığı hakların yalnızca birer kazanım değil, aynı zamanda gelecek nesillere karşı taşıdığımız önemli bir sorumluluk olduğunun bilincindeyiz. TBMM’de farklı siyasi partilerden milletvekillerimizle, bakanlıklarımızda ise üst düzey yöneticilerle gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ortak hedefimiz; kadınların ve gençlerin potansiyelini ülkemizin geleceğine daha güçlü biçimde yansıtabilmekti. BUİKAD olarak yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm üreten, projeler geliştiren ve iş birlikleriyle sonuç alan bir sivil toplum kuruluşu olmayı önemsiyoruz. Ankara’da gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, Bursa’dan başlayarak ülkemiz genelinde kadınların ve gençlerin geleceğine katkı sağlayacak somut çalışmalara dönüşmesini hedefliyoruz. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kadınların daha fazla ürettiği, yönettiği ve karar verdiği bir Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz.” BUİKAD, 20. YILINA GÜÇLÜ BİR VİZYONLA HAZIRLANIYOR 2027 yılında kuruluşunun 20. yılını kutlamaya hazırlanan BUİKAD, 2026–2029 dönemi stratejik hedefleri doğrultusunda kadın liderliğini güçlendirmeyi, rekabetçilik ile dijital ve yeşil dönüşümü desteklemeyi, şehir ve bölgesel kalkınmaya katkı sunmayı ve ulusal ve uluslararası iş birliklerini geliştirmeyi amaçlıyor. Ankara’da gerçekleştirilen ziyaretler, BUİKAD’ın Bursa iş dünyasındaki birikimini ulusal karar mekanizmalarına taşıma ve kadınların ekonomik ve toplumsal gelişimdeki rolünü güçlendirme hedefinin önemli bir adımı olarak değerlendiriliyor.

Gemlik’te Anadolu rüzgârı esiyor! Haber

Gemlik’te Anadolu rüzgârı esiyor!

Gemlik Belediyesi 11. Hemşehri Dernekleri Festivali başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen festival, 24-29 Ekim tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 20 hemşehri derneğinin katıldığı festivalde, Türkiye’nin farklı bölgelerine ait yöresel kültürler, gelenekler ve lezzetler tanıtılıyor. Festival kapsamında kurulan stantlarda dernekler, kendi memleketlerinin kültürel değerlerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival boyunca hemşehri derneklerinin konuk sanatçıları da sahne alarak farklı yörelere ait türküleri ve ezgileri Gemliklilerle paylaşacak. Açılış programına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, hemşehri derneklerinin başkanları, yöneticileri ve üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda Gemlikli katıldı. İlk olarak söz alan Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir, derneklerin yalnızca yöresel ürünleri tanıtmak için değil, kültürleri ve gelenekleri yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla da bir araya geldiğini belirtti. Katılımın önceki yıla göre arttığını ifade eden Bozdemir, organizasyona katkı sunan derneklere ve belediyelere teşekkür etti. Bozdemir’in ardından söz alan Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Savaş Albayrak ise derneklerin kültür elçileri olduğunu vurguladı. Albayrak, bir şehrin zenginliğinin bünyesinde barındırdığı insanlardan ve farklı kültürlerden kaynaklandığını ifade etti. “Birliğimiz ve Beraberliğimiz Daim Olsun” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve özellikle çocukların farklı kültürlerle tanışarak dostluklar kurmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Cumhuriyet’in 103. yılında Türkiye’nin yedi bölgesinden insanlarla bir arada olmanın önemine değinen Deviren, kültürlerin, folklorun ve türkülerin paylaşılmasının toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçen Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir’e, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Emrecan Uzunkaya ve Zülküf Zor’a teşekkür eden Başkan Deviren, katkı sunan herkese de şükranlarını iletti. Festivalin güzel geçmesi temennisinde bulunan Deviren, “İnşallah festivalimiz güzel geçer, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olur. Son olarak, yaşasın Cumhuriyet diyorum.” ifadelerini kullandı. Festivalin ilk gününde Gemlik Erzurumlular Derneği’nin konuğu Zekai Dadaşcan, Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin konukları Hatice Aktürk ile Himmet Öztürk ve Gemlik Giresun Dereli Aksu Köylüleri Derneği’nin konukları Yüksel Çakmak, Özgür Küçükoğlu ve Orhan Dalsız sahne aldı. Gemlik Muşlular Derneği’nin konuğu Ercan Eriş de seslendirdiği türkülerle dinleyicilerle buluştu. Sanatçılar, farklı yörelere ait sevilen türküleri seslendirdi. Festival, 29 Ekim Perşembe gününe kadar devam edecek Festival kapsamında kurulan stantlarda dernekler, kendi memleketlerinin kültürel değerlerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival boyunca hemşehri derneklerinin konuk sanatçıları da sahne alarak farklı yörelere ait türküleri ve ezgileri Gemliklilerle paylaşacak. Açılış programına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, hemşehri derneklerinin başkanları, yöneticileri ve üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda Gemlikli katıldı. İlk olarak söz alan Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir, derneklerin yalnızca yöresel ürünleri tanıtmak için değil, kültürleri ve gelenekleri yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla da bir araya geldiğini belirtti. Katılımın önceki yıla göre arttığını ifade eden Bozdemir, organizasyona katkı sunan derneklere ve belediyelere teşekkür etti. Bozdemir’in ardından söz alan Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Savaş Albayrak ise derneklerin kültür elçileri olduğunu vurguladı. Albayrak, bir şehrin zenginliğinin bünyesinde barındırdığı insanlardan ve farklı kültürlerden kaynaklandığını ifade etti. “Birliğimiz ve Beraberliğimiz Daim Olsun” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve özellikle çocukların farklı kültürlerle tanışarak dostluklar kurmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Cumhuriyet’in 103. yılında Türkiye’nin yedi bölgesinden insanlarla bir arada olmanın önemine değinen Deviren, kültürlerin, folklorun ve türkülerin paylaşılmasının toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçen Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir’e, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Emrecan Uzunkaya ve Zülküf Zor’a teşekkür eden Başkan Deviren, katkı sunan herkese de şükranlarını iletti. Festivalin güzel geçmesi temennisinde bulunan Deviren, “İnşallah festivalimiz güzel geçer, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olur. Son olarak, yaşasın Cumhuriyet diyorum.” ifadelerini kullandı. Festivalin ilk gününde Gemlik Erzurumlular Derneği’nin konuğu Zekai Dadaşcan, Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin konukları Hatice Aktürk ile Himmet Öztürk ve Gemlik Giresun Dereli Aksu Köylüleri Derneği’nin konukları Yüksel Çakmak, Özgür Küçükoğlu ve Orhan Dalsız sahne aldı. Gemlik Muşlular Derneği’nin konuğu Ercan Eriş de seslendirdiği türkülerle dinleyicilerle buluştu. Sanatçılar, farklı yörelere ait sevilen türküleri seslendirdi. Festival, 29 Ekim Perşembe gününe kadar devam edecek

Türkiye Genelinde Basın Özgürlüğü Eylemi: Bursa’da da Gazeteciler Meydanda Haber

Türkiye Genelinde Basın Özgürlüğü Eylemi: Bursa’da da Gazeteciler Meydanda

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van başta olmak üzere 10’u aşkın şehirde binlerce gazetecinin katılımıyla gerçekleştirilen ortak eylemde, basın özgürlüğüne vurgu yapılarak, basın üzerindeki baskılar protesto edildi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi'nin çağrısıyla Şehreküstü Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasına kentteki çok sayıda kurum ve kuruluş destek verdi. Eyleme Bursa Barosu, akademik odalar, siyasi partiler, kamu ve işçi sendikaları, belediye başkanları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplanan kalabalık, demokrasi ve basın özgürlüğü taleplerini içeren sloganlar attı. Basın meslek örgütleri adına hazırlanan ortak metni, Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu okudu. "Gazetecilik İktidarların Yanında Durmak Değildir" Basın meslek örgütlerinin ortak açıklamasında, gazetecilik mesleğinin temel ilkelerine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazetecilik; iktidarların yanında durmak değildir! Siyasilerin ya da sermayenin emrine girmek değildir! Gazetecilik, sadece ve sadece halkın yanında olmaktır! Bugün Türkiye’nin dört bir yanındayız! Adana’dan Ankara’ya, Antalya’dan Bursa’ya... Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van! 10’u aşkın şehirde, binlerce gazeteci tek bir ses! Bu gerçeği bir kez daha haykırıyoruz!" Açıklamada eyleme destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür edilerek, "Bugün bu alanda büyük bir birliktelik var. Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, KESK Haber-Sen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Basın Konseyi dahil... Hep birlikte, eş zamanlı olarak omuz omuzayız! Bursa’da bu mücadeleye güç veren dostlarımız da burada. Başta Bursa Barosu olmak üzere, akademik odalarımıza, siyasi partilere, kamu ve işçi sendikalarımıza, belediye başkanlarımıza, STK temsilcilerine yürekten teşekkür ediyoruz. Burada olan herkesi tek tek selamlıyoruz. İyi ki varsınız!" denildi. "Halkın Haber Alma Hakkını Savunuyoruz" Gazetecilerin, halkın haber alma hakkını savunduğunu belirten Tayfun Çavuşoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bizler halkın haber alma hakkını savunuyoruz. Bizler gerçeğin peşinde koşuyoruz. Ve basın meslek örgütleri olarak bugün buradan ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez." Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle dedi: "Yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez. Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil." "Gazetecilik Siyasi İradenin Sesi Olamaz" Açıklamada, gazeteciliğin iktidar ilişkilerinin bir aracı haline getirilemeyeceği ifade edildi: "Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz! İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimidir. Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki, o günün siyasal 'ilkeleri' elbet bir gün yok olacaktır." Bedel ödeyen gazetecilerin hedef alınma gerekçelerine değinilen metinde, "Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Kimi gözaltına alınıyor, kimi tutuklanıyor, kimi ev hapsine mahkûm ediliyor; kimi işini, gelirini ve mesleğini sürdürme olanağını kaybediyor. Gazeteciler yalnızca bir haber uğruna bedel ödemiyor. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı, kamu gücünün denetlenmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi için bedel ödüyorlar. Bu nedenle gazetecilere yönelen baskı, aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır" ifadeleri yer aldı. "Kapatılan Sizin Gerçekleri Öğrenme Hakkınızdır" Baskıların sadece gazetecilere değil tüm topluma yönelik olduğu vurgulanan açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir. 'Gazetecilik suç değildir' diye haykıran onlarca meslektaşımızın bu mesajı iktidaradır ama yurttaşlarımızın da duyması gerekir. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkınızdır. İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, kadının, gencin özetle bu toplumun yani sizlerin gerçekleri öğrenmeniz, gelişmelerden haberdar olmanız istenmiyor. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!" Son dönemde medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara örnek verilen metinde, "Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atanmış ve bu kanallardan yapılan iktidara yönelik eleştirel yayınlar durdurulmuştur. Bu sürecin son halkası Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden biri olan T24 olmuştur. Birçok yayının sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiş, bir çok haberlerine ayrıca erişim engeli kararları alınmıştır. Ayrıca kamu reklamlarından muaf tutulan, yaşamakta zorlanan Gazete Duvar, TELE2 gibi mecralar ile yüzlerce yerel internet sitesi, gazete ve TV yayın hayatına son vermek zorunda bırakılmıştır. Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasına örneklerdir. Demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü bütün toplumun ana damarlarıdır. Tüm yurttaşlarımızı gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve habere sahip çıkmaya davet ediyoruz" denildi. Sessiz Meslektaşlara Çağrı: "Dayanışmayı Büyütün" Mesleki dayanışmanın önemine dikkat çekilen açıklamada, "Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin! Bugün yalnızca iktidarın sansür politikalarını değil, bu baskılar karşısında susmayı, görmezden gelmeyi ve dayanışmadan kaçınmayı da sorgulamak zorundayız. Muhalif gazeteciler tutuklanırken, bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken, kamu yayıncılığı iktidar yayıncılığına dönüştürülürken susanlar; meslektaşlarının uğradığı baskıyı görmezden gelenler, gazeteciliğin ortak geleceğine zarar vermektedir. Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir. Oto sansürü normalleştirip, sansüre uğrayanın kimliğine, diline, siyasi görüşüne ya da çalıştığı kuruma bakarak dayanışmayı seçmek, mesleki dayanışmayı dar çıkarların sınırlarına hapsetmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir" çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, "Basın Meslek Örgütleri ve gazeteciler olarak tek talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır. Bu yolda yalnız kalmak istemiyoruz. Tüm meslektaşlarımızı bu mücadeleye dahil olmaya çağırıyoruz. Bir kez daha vurgulamak gerekir ki basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz" ifadeleri kullanıldı. Tutuklu Gazeteci Ozan Kaplanoğlu Gündemdeydi ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu, açıklamanın son bölümünde tutuklu bulunan Bursalı gazeteci Ozan Kaplanoğlu’nun durumunu dile getirdi: "Buradan Bursa’ya, haberin ve hakikatin peşindeki bir yüreğe selam yolluyoruz! Bursalı gazeteci kardeşimiz Ozan Kaplanoğlu’na selam olsun! Ozan bugün cezaevinde... Peki neden? Çünkü bir haber yaptı. Çünkü gazetecilik yaptı! Bakın, şaka değil, fıkra değil, acı bir gerçek! Konuşmayı yapan serbest… Mahkeme karar verdi, suç unsuru yok dedi ve konuşmacı beraat etti. Ama o sözleri haber yapan Ozan parmaklıklar arkasında! Suç oluşturmayan bir açıklamanın haberini yapmak, suç sayıldı! Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde? Bu günler geçecek! Bu karanlık dağılacak! Hiç kimse enseyi karartmasın! Demokrasi kazanacak, hakikat kazanacak, gazetecilik kazanacak!" Basın Örgütlerinin Talepleri Açıklama, basın meslek örgütlerinin ortak taleplerinin okunmasıyla sona erdi: "Unutmayacağız… Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur! Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın. Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin. Medyada kayyım uygulamalarına son verin. Hukuksuz erişim uygulamalarını sonlandırın. Kamu ilanlarını, adil ve eşit dağıtın. Anayasamızla güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin." Açıklama sonunda Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ve Bursa Baro Başkanı Av. Yener Poroy da basın özgürlüğü mücadelesinde gazetecilere destek verirken, halkın haber alma hakkının önündeki engellerin kaldırılması taleplerini de dile getirdiler.

BTSO’da Özer Matlı dönemi resmen başladı! Haber

BTSO’da Özer Matlı dönemi resmen başladı!

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO’da Özer Matlı dönemi resmen başladı. BTSO’da 2026-2030 dönemini şekillendiren seçim sürecinin tamamlanmasının ardından Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Özer Matlı, Bursa Adliyesi’nde düzenlenen törende Nilüfer 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanı Dr. Alaattin Karakaya’dan mazbatasını teslim aldı. “ŞİMDİ HEP BİRLİKTE BURSA İÇİN ÇALIŞMA ZAMANI” Bursa’nın ortak payda olduğunu belirten Özer Matlı, yeni dönemde birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceklerini dile getirdi. Matlı, “Bir Bursa’mız var ve hepimiz bu topraklardan besleniyoruz. Farklı düşüncelerimiz, farklı beklentilerimiz olabilir ancak hepimizin ortak noktası Bursa’ya ve bu şehrin insanlarına karşı duyduğumuz sorumluluktur. Yeni dönemde temel görevimiz, farklılıklarımızı bir kenara bırakarak şehrimizin geleceği için birlikte hareket etmek.” ifadelerini kullandı. “BTSO HEPİMİZİN ODASI” BTSO’nun en büyük gücünün üyeleri olduğunu kaydeden Matlı, yeni dönemde katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi. Matlı, “Üretimi, ticareti ve ihracatı büyütmek, Bursa’mızın gücünü daha ileriye taşımak için hep birlikte gayret göstereceğiz. Başta finansmana erişim olmak üzere iş dünyamızın öncelikli meselelerinin çözümü için çalışacağız.” dedi. Bursa iş dünyasına destekleri için teşekkür eden Matlı, “Bursa’mıza hizmet etme sorumluluğunu bizlere emanet eden, bu şehrin büyüme yolculuğunda bizlere güvenen tüm iş dünyamıza bir kez daha teşekkür ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu. BURSA VALİSİ EROL AYYILDIZ’A ZİYARET BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, mazbata töreninin ardından ilk resmi ziyaretlerini Bursa Valiliği’ne gerçekleştirdi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ile bir araya gelen Başkan Matlı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, yeni döneme ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Vali Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Yönetim Kurulu Üyelerine yeni görevlerinin hayırlı olmasını dileyerek başarı temennilerini iletti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Yönetim Kurulu Üyeleri ayrıca Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk ile Bursa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Ercan Aygün’ü de ziyaret etti. BTSO YÖNETİM KURULU’NDA GÖREV DAĞILIMI TAMAMLANDI Seçimlerin ardından toplanan BTSO Yönetim Kurulu, ilk toplantısında görev dağılımını tamamladı. Osman Güler ve Sinan Topuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılıklarına seçilirken, Safa Yaşar Çelik Yönetim Kurulu Sayman Üyesi oldu. Yeni Yönetim Kurulu’nda yer alan Elif Özhan ise BTSO’nun 137 yıllık tarihinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen ilk kadın olarak tarihe geçti. BTSO DİSİPLİN KURULU BAŞKANI ÖMER KUMOVA SEÇİLDİ BTSO Disiplin Kurulu da ilk toplantısını Başkan Özer Matlı’nın katılımıyla gerçekleştirdi. Ömer Kumova, Ali Erge, Ergin Kaplanbaşoğlu, Selçuk Yedikardeş, Halim Dayı ve Necati Şahin asil üye; Ömer Pirge, Uluç Cihan, Suat Çetin, Durmuş Kumru, Murat Beyazıtlı ve Koray Kozoğlu’nun ise yedek üye olarak görev yaptığı Disiplin Kurulu’nda başkanlığa oy birliğiyle Ömer Kumova seçildi. BTSO YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ÖZGEÇMİŞLERİ BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler: 1962 yılında Bulgaristan’ın Kırcaali şehrinde doğan Osman Güler, Sofya Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Yatak üretim makineleri alanında dünyanın önde gelen firmaları arasında yer alan Elektroteks’in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Güler, Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği (IBIA) ile Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlıklarını yürütmektedir. Güler’in çeşitli sivil toplum kuruluşlarında da üyelikleri bulunmaktadır. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Topuk: İşletme eğitiminin ardından Tokgözler A.Ş.’nin farklı departmanlarında görev alan Sinan Topuk, 2007-2013 yılları arasında şirketin Genel Müdürlüğünü yürütmüştür. 2013 yılından bu yana Tokgözler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. 2013 yılında Bolt Bağlantı Elemanları A.Ş.’de Genel Müdürlük görevine başlayan Topuk, 2025 yılı itibarıyla şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürütmektedir. TÜGİAD Bursa ve RUMELİSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarında yönetim kurulu üyeliklerinde bulunan Topuk, TOBB Bursa Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Bursaspor 2. Başkanlığı görevlerini de üstlenmiştir. Topuk, 2023 yılından bu yana Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Safa Yaşar Çelik: 1996 yılında Bursa’da doğan Safa Yaşar Çelik, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden onur derecesiyle mezun olmuştur. İngiltere’de Queen Mary University of London’da yatırım bankacılığı alanında tezli yüksek lisans yapan Çelik, İstanbul Medipol Üniversitesi’nde kamu hukuku alanında tezli yüksek lisans eğitimi almıştır. Plastik ambalaj sektöründe faaliyet gösteren SFA Grup’un Yönetim Kurulu Başkanıdır. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen: 1967 yılında babası Abidin Özen tarafından temelleri atılan Abidin Usta Osmanlı Sofrası’nın ikinci kuşak temsilcisi Abidin Şakir Özen, gıda ve endüstriyel yemek sektöründe faaliyet göstermektedir. Abidin Usta Osmanlı Sofrası ve Örnek Yemek Sanayii Yönetim Kurulu Başkanı olan Özen, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarında önemli görevler üstlenmiştir. RUMELİSİAD’da Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Özen, BTSO Mesleki Gelişim ve Entegrasyon Konseyi Başkanlığı, iki dönem Meclis Üyeliği ve bir dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştır. Özen, 2025 yılından bu yana Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çağlar: 1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Murat Çağlar, 1997 yılında ABD’de Old Dominion Üniversitesi’nde İşletme Mühendisliği, 1998 yılında ise İngiltere’de Northampton Üniversitesi’nde deri teknolojileri alanında yüksek lisans programlarını üstün başarı derecesi ile tamamlamıştır. 2001 yılında aile şirketi MUR-DER Deri Sanayi A.Ş.’de Genel Müdür olarak görevine başlayan Çağlar, 2022 yılından bu yana ise Bursa Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili görevini yürütmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Seyfullah Baylan: Ev tekstili sektöründe faaliyet gösteren BYL Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Seyfullah Baylan, Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) bünyesinde Fuar Komitesi Başkanlığı görevini yürütmektedir. Baylan ayrıca Uludağ Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Üyesi ve Bursaspor İcra Kurulu Üyesidir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Savaş Keskin: 1974 yılında Bursa’da doğan Savaş Keskin, Türkiye’nin köklü otobüs üreticileri arasında yer alan Güleryüz Karoseri Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile GOF Otobüs Fabrikası A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanıdır. Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED) Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Keskin, BTSO 11. Meslek Komitesi’nden meclis üyesi seçilmiş ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmıştır. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Elif Özhan: 1976 yılında Bursa’da doğan Elif Özhan, 1993 yılından bu yana Özhan Marketler Zinciri’nin çeşitli departmanlarında görev almıştır. Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi olan Özhan, aynı zamanda BTSO’nun ilk kadın Yönetim Kurulu Üyesidir. Kadın Ekonomi Platformu Başkanlığını da yürütmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Eker: İnşaat ve yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren İzomet’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Zeki Eker, iş dünyasının yanı sıra yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarında da çeşitli görevler üstlenmiştir. Osmangazi Kent Konseyi Başkanlığı, Osmangazi Belediye Meclis Üyeliği ve encümen üyeliği görevlerinde bulunan Eker, Bursa Siirtliler Derneği’nde başkan vekilliği ve başkan yardımcılığı yapmıştır. Eker, ayrıca Bursa Dernekler Konfederasyonu (BUR-KON) İşveren Komisyonu Başkanlığını yürütmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zahit Yanar: 1983 yılında Bursa’da doğan Mehmet Zahit Yanar, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olmuştur. Tekstil sektöründe faaliyet gösteren B.H.S. Tekstil A.Ş. ile akaryakıt ve inşaat alanlarında faaliyet gösteren Tercih Nakliyat Akaryakıt A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır. Yanar ayrıca Bursaspor’da Futbol Şube Sorumlusu olarak görev yapmıştır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.