Hava Durumu

#Sinema

- Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mitolojinin binlerce yıllık hikayesi Osmangazi’de anlatıldı Haber

Mitolojinin binlerce yıllık hikayesi Osmangazi’de anlatıldı

Bursa’nın tarihi ve kültürel değerlerini yaşatarak gelecek kuşaklara ulaştırmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, kentin kültür ve sanat hayatına katkı sunan etkinliklerine devam ediyor. İnsanlığın binlerce yıllık ortak kültürel birikimini farklı disiplinlerle harmanlayan bu çalışmalar kapsamında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen 4. Mitoloji Film Haftası, mitolojiyi sinema, sanat ve bilim ekseninde ele alarak Osmangazi’deki katılımcılara farklı deneyimler sundu. Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde “İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla gerçekleşen etkinlik, mitolojik anlatıları izleyiciyle buluşturdu. ODYSSEUS’UN YOLCULUĞUNA IŞIK TUTULDU 4. Mitoloji Film Haftası kapsamında anlatıcı Ecehan Biçen, Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Odysseus’un Yolculuğu” başlıklı söyleşide katılımcılarla bir araya geldi. Homeros’un ölümsüz destanından hareketle gerçekleştirilen söyleşide Biçen, Odysseus’un hikayesini farklı bir perspektiften değerlendirerek mitolojik anlatının edebiyat ve sinema ile ilişkisine değindi. Söyleşinin ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Biçen’e katkılarından dolayı plaket takdim etti. Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ecehan Biçen, “Osmangazi Belediyesi’nin verdiği destekle düzenlenen Mitoloji Filmleri Haftası kapsamında Odyssey filmi üzerine konuştuk. Bu senenin en gözde filmlerinden biriydi, bir taraftan da Homeros’un destanına dayanıyor. Gerçekleşen söyleşide Homeros’un destanını anlattım, sonrasında da hep beraber interaktif bir söyleşi yaptık. Katkıları için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. ANTİK TATLAR GÜNÜMÜZE TAŞINDI Programın bir diğer bölümünde ise yazar ve mutfak kültürü araştırmacısı Sibel Önbaş tarafından antik dönem tadımları gerçekleştirildi. Geçmişin yeme-içme kültürünü günümüzle ilişkilendiren Önbaş, tarih boyunca farklı toplumlarda önemli bir yere sahip olan içecekler üzerinden katılımcılara bilgi verdi. Antik dönem mutfak kültürü üzerine yaptığı çalışmalarla farkındalık oluşturmayı amaçladığını belirten Sibel Önbaş, “Amacımız farkındalık yaratmak çünkü tarih boyunca pek çok kültürde yeme-içme oldu. Antik dönem ile bu dönem arasındaki bağı da şerbetle kurdum. Sirkencübin diye bir içecek var, Mevlevihanelerde kullanılan. Özünde bal var, sirke var, sindirim için inanılmaz. Sonrasında posca ile karşılaşınca antik dönemde askerler için verilmiş bir içecek. Yine içerisinde sirke, bal var. Doğaya dönmek, öze dönmek, geçmişe dönmek gerekiyor. Burada olmaktan çok keyif aldım” dedi. Antik dönem tadımlarının ardından 4. Mitoloji Film Haftası’nda Kara Firavun, Vahşi ve Prenses filmlerinin gösterimleriyle devam etti. Söyleşilerden film gösterimlerine, tarihi anlatılardan antik lezzetlere uzanan program, mitolojinin farklı yönlerini bir araya getirerek katılımcılara iki gün boyunca kültür ve sanat dolu bir deneyim sundu.

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor Haber

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor

Kentin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Bursa’nın kültür-sanat yaşamını zenginleştirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, mitoloji gibi insanlığın ortak kültürel hafızasını besleyen alanları daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Bu doğrultuda Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen 4. Mitoloji Film Haftası, mitolojinin binlerce yıllık birikimini sinema, sanat ve bilim aracılığıyla günümüze taşıdı. “İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla düzenlenen etkinlikte, mitolojik anlatıların kültürler üzerindeki etkisi, Anadolu efsanelerinin kökenleri ve sembollerin insanlık tarihindeki yeri ele alındı. Efsanelere Farklı Bir Pencereden Bakış Festivalin ilk gününde finalist kısa filmler Firavun, Mori ve Galaksizinin Tezenesi izleyiciyle buluştu. Film gösterimlerinin ardından Prof. Dr. Erkan Sevinç’in moderatörlüğünde Prof. Dr. Haşim Şahin ve arkeolog-yazar Özlem Ertan, “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri” başlıklı söyleşide bir araya geldi. Söyleşide Anadolu efsanelerinin tarihsel ve kültürel kökenleri, geleneklerin kuşaklar boyunca aktarılması ve mitolojinin toplumların ortak hafızasındaki yeri değerlendirildi. Program, Gökmen Küçüktaşdemir’in moderatörlüğünde sembol bilimci yazar Efe Yılmaz’ın gerçekleştirdiği “Ertuğrul Gazi’nin Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar: İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı söyleşiyle devam etti. Söyleşide Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreciyle ilişkilendirilen rüyası üzerinden rüyaların mitolojik anlatılardaki yeri, sembollerin anlamları ve bu anlatıların tarihsel hafızayla ilişkisi ele alındı. Söyleşilerin ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuşmacılara değerli katkılarından ötürü plaket takdim etti. “Mitoloji Uygarlığın Bize Bıraktığı Bir Servet” Mitolojiye duyulan ilginin yeniden arttığına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, festivalin farklı kesimleri bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Esendemir, “Mitoloji Film Haftası’nın ikinci serisi Bursa Osmangazi’de düzenleniyor. Çeşitli filmler ve söyleşiler içeriyor. Mitolojiyi sevenleri, bürokratları, aydınları ve öğrencileri Osmangazi’ye bekliyoruz. 2026’da insanoğlu yeniden mitolojiyi keşfediyor. Homeros’un yeniden beyaz perdeye uyarlanması ve bu alandaki araştırmalar mitolojiyi yeniden günümüze taşıyor. Mitoloji, uygarlığın bize bıraktığı bir servet, bir kültürel miras. Biz de bu mirası bütün insanlara sunmaya çalışıyoruz” dedi. “Mitler Ölmüyor, Yalnızca Dönüşüyor” Uluslararası Mitoloji Film Festivali Sanat Yönetmeni Gökmen Küçüktaşdemir de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin ev sahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Osmangazi Belediyesi çok güzel bir müze oluşturmuş. Burada gerçekleştirilen etkinlikler ve ziyaretçilere sunulan tanıtım çalışmaları bizi mutlu ediyor. Daha fazla etkinliğin düzenlenmesi ve daha fazla insanın bu mekanla buluşması hem kentimiz hem ülkemiz için çok kıymetli. Biz kültürümüzü ve mitolojimizi farklı kaynaklardan süzüp hocalarımızla ve bizi izlemeye gelenlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Festivalin kurucu direktörü Gülşah Elikbank, festivalin temel yaklaşımının mitolojik anlatıların günümüzde de yaşamaya devam ettiğini göstermek olduğunu belirtti. Elikbank ise “İnsanlığın Ortak Hikayesi sloganıyla yola çıkan bu festival, aslında mitlerin ölmediğini, yalnızca dönüştüğünü anlatıyor. Bursa gibi köklü gelenekleri sürdüren bir kentte, Osmangazi’de bu festivali gerçekleştiriyor olmak bizim için çok anlamlı. Belediyemize ve başkanımıza teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. “İnsanın İçsel Yolculuğunu Anlatmaya Çalıştık” Söyleşisinde Anadolu kültüründeki geyik figürünü ve Geyikli Baba’yı ele aldıklarını belirten arkeolog-yazar Özlem Ertan, Anadolu’da pek çok unsurun kökeninin eski zamanlara uzandığını ve kültürel bir süreklilik taşıdığını vurgulayarak “Bugün bunları anlattık. Mitolojinin uydurma hikâyelerden ibaret olmadığını; insanın içsel yolculuğunu ve kültürel gelişimini yansıttığını aktarmaya çalıştık” diye konuştu. Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Erkan Sevinç ise festivalin Bursa’nın kültür ve sanat hayatına katkı sunduğunu ifade ederek, “Bursa’nın kalbine de bir renk kattığımıza inanıyorum. Mitoloji Film Haftası’na Osmangazi’nin de dahil olması çok güzel bir şey” değerlendirmesinde bulundu. “Geyikli Baba Bursa İçin Sembol İsimlerden Birisi” Prof. Dr. Haşim Şahin de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Geyikli Baba’nın Bursa açısından önemli bir sembol olduğuna dikkat çekti. Şahin, “Geyikli Baba, Bursa için sembol isimlerden birisi. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yalnızca gazilerin değil, dervişlerin de ne kadar etkili olduğunu; savaşlara katıldıklarını ve bölgenin Türkleşmesine önemli katkılar sunduklarını gösteren en büyük örneklerden biri” açıklamalarını yaptı. Sembol bilimci yazar Efe Yılmaz ise festivalin önemine değinerek, Osman Bey’in rüyasının tarihsel ve sembolik anlamlarını anlattı. Yılmaz, “Muhteşem bir festival var. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Burada rüyaları, mitolojiyi ve sembolleri anlattım. Osman Bey’in kuruluşla ilgili muhteşem bir rüyası var. Bu tür rüyalar çok önemlidir; bir imparatorluğun kuruluşunu anlatırken aynı zamanda millî sembollerimizi de içerir” sözlerini kaydetti. Söyleşilerin ardından festivalin ilk günü Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra filminin gösterimiyle sona erdi. Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sağlarken katılımcılara insanlığın ortak hikayesini farklı perspektiflerden keşfetme fırsatı sunan festival bugün çeşitli etkinliklerle devam edecek.

Bu hafta dokuz yeni film vizyona girdi Haber

Bu hafta dokuz yeni film vizyona girdi

Marvel'ın efsanevi yapımı Avengers: Endgame'in Encore versiyonunun yanı sıra Üç Harfliler: Mühür, İsyan (Mutiny), Kartopu Oyunları (North: An Epic Journey of Friendship), Kahraman Köpek Charlie (Charlie The Wonderdog), Damat Mektebi, Prenses ve Şövalye: Yaşam İksiri (How to Save the Immortal: Elixir of Life), Kediler Firarda: Mısır Operasyonu (Cats In The Museum: Treasures of Egypt), Kristal Gezegen: Yeni Dünya (The Crystal Planet) ve Linkin Park: Unshatter filmlerini sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. VİZYONUN ÖNE ÇIKANLARI Marvel'ın rekor kıran yapımı Avengers: Endgame, yeni sahneler ve özel Infinity Vision formatıyla Encore versiyonuyla yeniden vizyonda. Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyeleri, bu yıkımı geri almak için son bir umutla geçmişe uzanan tehlikeli bir plan kurar. Fedakârlık, dostluk ve kapanış temalarını epik bir finalle ele alan film; IMAX, SCX, 4DX ve Infinity Vision formatlarıyla gösterimde. Mert Uzunmehmet'in yönettiği Üç Harfliler: Mühür, doğmamış bir bebeğin masumiyetine kazınan gizemli bir mühürün Falcı Müzeyyen'i geçmişin en karanlık güçleriyle yüz yüze bırakan ölümcül bir sınava sürüklemesini anlatıyor. Köklü ve sırlarla dolu bir konakta yeni bir sayfa açmaya çalışan Fatma ve ailesinin yaşadığı dehşeti konu alan yapım bazı kaderlerin insanın elinde olmadığı gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor. Jean-François Richet'in yönettiği İsyan (Mutiny), ünlü iş insanı Tibu'nun ölümünden sorumlu tutulan Cole Reed'in peşine düşenlerden kaçarken cinayetin ardındaki gerçeği araştırmaya başlamasını konu alıyor. İzler onu bir kargo gemisinde faaliyet gösteren yasa dışı bir şebekeye ve beklemediği kadar büyük bir komploya götürür. Jason Statham ve Annabelle Wallis'in başrollerini paylaştığı yapım gerilim ve aksiyon türlerini buluşturuyor. Hans Christian Andersen'in Karlar Kraliçesi masalından ilham alan Kartopu Oyunları (North: An Epic Journey of Friendship), en yakın arkadaşı Kai'yi bulmak için Kuzey Işıkları'nın izinde yolculuğa çıkan cesur Gerda'nın hikâyesini anlatıyor. Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek bir diğer animasyon Kahraman Köpek Charlie (Charlie The Wonderdog), uzaylılar tarafından kaçırıldıktan sonra olağanüstü güçler kazanan köpek Charlie'nin, dünyayı tehdit eden kedi Puddy'ye karşı sevdiklerini korumak için verdiği mücadeleyi konu alıyor. Sermiyan Midyat'ın başrolünü üstlendiği yerli komedi Damat Mektebi, köydeki gençlerin evlenememesi üzerine yıllar sonra memleketine dönen Miran'ın onları değiştirmek için kurduğu Damat Mektebi'nin köydeki yerleşik düzeni nasıl sarstığını anlatıyor. Rus yapımı animasyon Prenses ve Şövalye: Yaşam İksiri (How to Save the Immortal: Elixir of Life), Külkedisi masalına modern ve eğlenceli bir bakış sunuyor. Güçlü iradeli teyze Kraliçe Brungilda'nın bozulan büyüsüyle derin uykuya dalan Barbara'yı kurtarmak için sihirli Hayat İksiri'ni bulmaya çıkan Ölümsüz Drybone ile sakar şövalye Elijah'ın maceralarını konu alıyor. David Ayer'ın yönettiği Vahşinin Kalbi (Heart of the Beast), 26 Eylül Cumartesi günü Sinema Festivali kapsamında özel gösterimle izleyiciyle buluşuyor. Askeri bir uçak kazasından sağ kurtulan Özel Kuvvetler subayı James Belmont'un, sadık savaş köpeği Odin ile birlikte Alaska'nın dondurucu ve ıssız doğasında hayatta kalma mücadelesini konu alan film, Brad Pitt ve J.K. Simmons'ı bir araya getiriyor. Linkin Park: Unshatter, Chester Bennington'ın kaybının ardından Linkin Park'ın yıllar sonra yeniden bir araya gelerek müziğe dönüş yolculuğunu konu alan belgesel-konser filmi. Film, grubun yeni üyeleri Emily Armstrong ve Colin Brittain ile başlayan yeni dönemi, stüdyo çalışmalarını ve sahneye dönüşünü arşiv görüntüleri, röportajlar ve canlı performanslarla aktarıyor.

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı Haber

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği’nin (ÇEKÜDER) birlikte düzenlediği 3 gün süren 10. Çalı Köy Filmleri Festivali sona erdi. İsteyenlerin kamp da yapabildiği festivalde film gösterimleri, söyleşiler, konserler, doğa yürüyüşleri gerçekleştirildi. Çalı Futbol Sahası’ndaki festivalin son günü kısa film yarışması düzenlendi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, Çalı Muhtarı Kaan Doğan ve sinemaseverler katıldı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu yıl 10’uncusu yapılan festivalin daha dinamik hale geldiğini söyledi. 1934 yılında “Aysel Bataklı Damın Kızı” filminin Çalı’da çekildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Anadolu’nun elektriği olmayan bir köyünde, bir film çekilmiş ve bu filmde köylüler rol almış. Bu aslında muhteşem bir şey. Cumhuriyet devriminin ta kendisi budur diye düşünüyorum” dedi. Sinema yolculuğun bugün geldiği noktayı görmenin çok özel olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Üç gün boyunca sinemayı yalnızca perdede değil, Çalı’nın sokaklarında ve hafızasında hep birlikte yaşadık. Çalı’nın sinemayla neredeyse bir asır önce kurduğu bağın yeni kuşaklarla devam ettiğine tanıklık etmek bizim için büyük bir mutluluk” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, festivalin önemli parçalarından biri olan Kısa Film Yarışmasıyla genç sinemacıların üretimlerine alan açmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Festival kapsamında ikinci kez gerçekleştirdiğimiz Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile de sinemayı akademik ve düşünsel açıdan da ele aldık. Bundan sonraki yıllarda festivali daha da güçlendirerek devam ettirmeye çalışacağız” dedi. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında gerçekleştirilen Kısa Film Yarışması’na toplam 128 film başvurdu. Ön jüri değerlendirmesinin ardından 15 film finale kalmaya hak kazandı. Başkanlığını Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği; Nuran Evren Şit, Ece Yaşar ve Doç. Dr. İlkay Nişancı’dan oluşan ana jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada En İyi Belgesel Ödülü’nü “Salman Gitmek İstiyor” filmiyle Ozan Takış kazanırken, En İyi Kurmaca Ödülü “Feridun” filmiyle Utku Ali Güler’e gitti. Jüri Özel Ödülü ise iki ayrı filme verildi. “Yerçekimi” filmiyle Dalya Keleş ödüle layık görülürken (yönetmen adına ödülü filmin oyuncusu Mustafa Konak aldı), diğer Jüri Özel Ödülü ise “Ölüm Bizi Ayırana Dek” filmiyle Deniz Koloş’un oldu.

Nilüfer'de sinema rüzgarı! 10. Çalı Köy Filmleri Festivali başlıyor Haber

Nilüfer'de sinema rüzgarı! 10. Çalı Köy Filmleri Festivali başlıyor

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ortaklığıyla gerçekleştirilecek Çalı Köy Filmleri Festivali’nin bilgilendirme toplantısı, programın da yapılacağı Çalı Futbol Sahası’nda düzenlendi. 20 Ağustos Perşembe günü Pancar Deposu’ndaki Sinema Sempozyumu ile başlayacak olan festival, 21-22- 23 Ağustos tarihlerinde Çalı Futbol Sahası’nda sinemaseverleri doğa, kamp deneyimi ve sanatla buluşturacak. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Çalı’nın çok kıymetli bir mahalle olduğunu belirterek, festivalin çıkış noktasındaki tarihi mirasa vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Köy Filmleri Festivali, 10 yıldan beri yapılıyor. Burada yapılmasının ana nedeni de 1935 yılında çekilen ‘Aysel Bataklı Damın Kızı’ filminin bu köyde çekilmiş olmasıdır. O film çekilirken köyde elektrik bile yoktu ama çok iyi isimlerle hazırlanmış bir film ortaya kondu. Nâzım Hikmet’in senaryosuna katkısı olan, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği, Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı ve Cahide Sonku’nun da ilk başrolüyle yıldızlaştığı film budur. Daha da keyiflisi, filmdeki figüranlar bu köyde yaşayanlardı. Cumhuriyet’in yeni kurulduğu, elektriğin dahi olmadığı o dönemde köylülerimizin filmlerde rol alması çok kıymetli. Biz Cumhuriyet açısından da bunu çok kıymetli buluyor, farkındalığı artırmak için her yıl bu organizasyonu tekrarlıyoruz. Gençlerimizi çadırlarını kurup burada kalmaya, tüm Bursa halkını da desteğe davet ediyoruz” diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin ise festivalin 1935’ten gelen bir mirası yaşatma çabası olduğunu ifade etti. Sakin, “O yıl Çalı’da yaşayan vatandaşlar evlerini film platosuna açmış. Bu miras bugün Çalı’daki çocuklara Aysel ya da Ali isimlerinin verilmesiyle, Cahide Sonku’nun canlandırdığı Aysel’in eşarbının Türk sinemasındaki etkisiyle hala devam ediyor. Tamamen gönüllülük üzerine başladığımız bu festival, ilk yılında Moğolların geldiği ve Cahit Berkay’ın 50-60 kişiye hayatındaki en ilginç konserini verdiği bir şenlik havasındaydı. Bugün ise on binlerce insana ulaşan kocaman bir festival haline geldi” şeklinde konuştu. Nilüfer Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Ocak ayından bu yana üzerinde çalıştıkları festival programının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Festivalin içeriğinden bahseden Işık, “Programımıza geçen yıl eklediğimiz Sinema Sempozyumu ile 20 Ağustos Perşembe günü saat 09:30’da Pancar Deposu’nda başlıyoruz. ‘Yerelden Ulusala Film Çalışmaları’ temalı sempozyumumuza 53 bildiri sunulacak. 21 Ağustos Cuma günü ise festival alanına geçiyoruz. Saat 20:00’de Moğollar konseri ile açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ardından saat 21:00’de uzun metrajlı film ‘İdea’ gösterilecek ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile sinema eleştirmeni Mehmet Açar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festivalimizdeki filmlerin genel teması kırsal ve kasabada geçen filmler” dedi. KISA FİLM YARIŞMASI Hafta sonunun da dolu dolu geçeceğini ifade eden Işık, sabah yogaları, Mysia yolları yürüyüşü, foto-kolaj, ses ve tiyatro atölyeleri ile Çalı’da sanat rüzgârının eseceğini duyurdu. Işık, 2019’da gösterimlerine başlanan ve 2022’de yarışmaya dönüştürülen Kısa Film Yarışması için bu yıl 127 başvuru yapıldığını ve 15 finalistin en iyi belgesel, en iyi kurmaca ve iki jüri özel ödülleri için yarışacağını söyledi. KAPANIŞ USTA YÖNETMENLE Festivalin kapanışının 23 Ağustos Pazar günü saat 21:00’de yapılacağını aktaran Işık, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Kuru Taşın Başı” filminin gösterimi ve söyleşisiyle son bulacağını kaydetti.

6 yeni film sinemaseverlerle buluştu Haber

6 yeni film sinemaseverlerle buluştu

Sinemaseverler, bu hafta vizyona giren altı yeni yapımla farklı türlerdeki hikâyeleri sinema salonlarında izleme fırsatı buldu. Gösterime giren filmler arasında Paw Patrol: Dino Filmi (Paw Patrol: The Dino Movie), Oak Caddesi'nin Sonu (The End of Oak Street), Peter Pan Kabuslar Ülkesi (Peter Pan's Neverland Nightmare), Fırtınadan Önce (Pressure), Tarot: Yeniden Doğuş, Kuyumcu ve Derin Dehşet (Above and Below) yer aldı. VİZYONUN ÖNE ÇIKANLARI Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek Paw Patrol: Dino Filmi (Paw Patrol: The Dino Movie), şiddetli bir fırtınanın ardından bilinmeyen bir adaya sığınan Paw Patrol yavrularının dinozorlar uzmanı Rex ile bir araya gelmesini ve adanın doğal kaynaklarını ele geçirmek isteyen Belediye Başkanı Humdinger'ın kontrolsüz kazılarla uyandırdığı yanardağı durdurmak için giriştiği riskli kurtarma operasyonunu anlatıyor. David Robert Mitchell'ın yönetip senaryosunu yazdığı Oak Caddesi'nin Sonu (The End of Oak Street), aniden meydana gelen gizemli bir kozmik olayın Oak Caddesi'ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşımasını konu alıyor. Bu yeni düzende hayatta kalabilmek için birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenmek zorunda kalan Platt ailesi için aile bağları tek sığınak haline gelir. Anne Hathaway ve Ewan McGregor başrolde yer alıyor. Scott Chambers'ın yönetip senaryosunu yazdığı Peter Pan Kabuslar Ülkesi (Peter Pan's Neverland Nightmare), küçük kardeşi Michael'ın acımasız Peter Pan tarafından kaçırılmasıyla Wendy Darling'in kâbusu andıran bir kurtarma yolculuğuna sürüklenmesini anlatıyor. Neverland'in karanlık sırları arasında ilerleyen Wendy, hem kardeşini kurtarmak hem de Peter Pan'ın ölümcül oyununa son vermek için hayatta kalma mücadelesi vermek zorundadır. Andrew Scott, Brendan Fraser ve Kerry Condon’un başrollerini paylaştığı Fırtınadan Önce (Pressure), Normandiya Çıkarması'nın kaderi üzerinde belirleyici rol oynayan gerçek bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyor. Meteorolog Yüzbaşı James Stagg'in çıkarma gününde büyük fırtına yaşanacağını öngörmesiyle General Eisenhower ve Stagg, tarihin en büyük deniz harekâtını başlatmak ile savaşı kaybetme riskini göze almak arasında kritik bir kararın eşiğine gelir.. Azim Şengül ve Yiğit Demirkaya'nın yönettiği yerli gerilim Tarot: Yeniden Doğuş, eski bir tarot destesinin etrafında şekillenen lanetli bir ritüelin bir grup arkadaşın hayatını kabusa çevirmesini anlatıyor. Kartlar açıldıkça geçmişin karanlık sırları gün yüzüne çıkar ve "Yeniden Doğuş" için dehşet dolu bir bedel ödenmesi gerekecektir. Emad Elgazwy ve Islam Khayri'nin yönettiği komedi filmi Kuyumcu (El Gawahergy), kadınlara düşkünlüğüyle bilinen ünlü kuyumcu Seif'in, güçlü iradeli karısı Yasmine'nin ısrarıyla girdiği ilişki terapisinin her adımda ilişkilerini kurtarmak yerine komik bir kaos dalgasına dönüşmesini anlatıyor.

Çalı Köy Filmleri Festivali 10 yaşında Haber

Çalı Köy Filmleri Festivali 10 yaşında

Türkiye’de ilk köy filmi olan 1934 yapımı “Aysel Bataklı Damın Kızı”nın çekildiği Çalı Mahallesi’nde düzenlenen Çalı Köy Filmleri Festivali (ÇKFF), 10’uncu yılına ulaştı. Doğayla sinemayı bütünleştiren festival, 21 Ağustos Cuma günü başlayacak ana programıyla katılımcılara üç gün boyunca zengin bir içerik sunacak. Program, 20 Ağustos Perşembe günü Nilüfer Pancar Deposu’nda düzenlenecek ÇKFF 2. Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu’yla başlayacak. “Yerelden Küresele Film Çalışmaları” ana temasıyla gerçekleşecek sempozyumda Prof. Dr. S. Ruken Öztürk davetli konuşmacı olarak yer alacak. Gün boyunca 24’ü yüz yüze, 29’u çevrimiçi olmak üzere toplam 53 akademik sunum gerçekleştirilecek ve 5 video-deneme gösterimi sunulacak. AÇILIŞ KONSERİ MOĞOLLAR’DAN Festival, saat 20.00’de Türk müziğinin efsane gruplarından Moğollar’ın açılış konseriyle başlayacak. Ardından Tayfun Pirselimoğlu’nun “İdea” filmi gösterilecek ve Mehmet Açar moderatörlüğünde yönetmenle söyleşi yapılacak. Gece, “DJ Ahmet” film gösterimiyle tamamlanacak. İKİNCİ GÜN ATÖLYELER VE GÖSTERİMLERLE DOLU DOLU GEÇECEK Festivalin ikinci günü ise Görkem Gazioğlu eğitmenliğindeki “Yogaçalı” etkinliği ve Mysia Yolları doğa yürüyüşü ile başlayacak. Gün içinde, Kebab Musik’in yürüteceği “Çalı’nın Sesleri” atölyesinde festivalin müziği katılımcılarla birlikte üretilecek. 15.30’da Dr. Nazlı Miraç Ümit, “Büyüklere Karagöz: Fanus-i Hayal’den Hayalî Tiyatroya Hareketli Resim Sanatı” atölyesini gerçekleştirecek. Saat 17.30’da kısa film yarışma seçkisi ile başlayacak gösterimler, saat 20.00’de Seyfettin Tokmak’ın “Tavşan İmparatorluğu” filmi ve 22.00’de Evrim Çervatoğlu’nun “Keçi 501” belgesiyle sürecek. İki gösterimin ardından da yönetmenler Mehmet Açar moderatörlüğünde soruları yanıtlayacak. Gün, 00.00’de Kebab Musik’in DJ performansıyla tamamlanacak. Festivalin son günü de “Yogaçalı” etkinliği ile başlayacak. Dr. Duygu Nazlı Assoy’un “Bir Filmin İzinde, Yeniden…” foto-kolay atölyesinin ardından düzenlenecek olan “Aysel Bataklı Damın Kızı Film Rotası Yürüyüşü”nde ise katılımcılar, filmin 92 yıl önce çekildiği yerleri adım adım gezecek. Yürüyüşün sonrasında; Dr. Ali Gençoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilecek olan “Türk Sinema Tarihinde Seyir Kültürü ve Seyirci” başlıklı söyleşide; Prof. Dr. N. Aysun Akıncı, Prof. Dr. Aydan Özsoy ve Dr. Öğretim Üyesi Barış Saydam konuşmacı olacak. Etkinlikte, 16.30’da Yönetmenlerin Yuvarlak Masası, 18.00’de kısa film yarışma seçkisinin gösterimleri yapılacak. Saat 20.30’da ise ödül töreni düzenlenecek. Festivalin son gösterimi ise Yeşim Ustaoğlu ve Selen Heinz’in “Kuru Taşın Başı” filmi ile olacak. Gösterimin ardından iki yönetmen de Mehmet Açar moderatörlüğündeki söyleşide yer alacak. Festival, kapanış konseriyle sona erecek. “HAFIZAYI ÇALI’DA YAŞATIYORUZ” Festivalin Nilüfer ve Çalı için taşıdığı öneme dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Türkiye’nin ilk köy filmi 92 yıl önce burada, Çalı’da çekildi. Bu hafızayı yaşatmak da, üzerine yeni işler üretmek de bize düşüyor” dedi. Festivalin on yılda mahallenin kendi hikayesini anlattığı bir buluşmaya dönüştüğünü belirten Başkan Şadi Özdemir, “10’uncu yılında herkesi Çalı’ya bekliyoruz” diye konuştu.

Dünyanın gözü İznik'te! Gölge Modu filmine yoğun ilgi Haber

Dünyanın gözü İznik'te! Gölge Modu filmine yoğun ilgi

Bursa'nın İznik ilçesi, uluslararası ses getirmesi hedeflenen yeni bir sinema projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bilim kurgu ve gerilim türündeki Gölge Modu filminin senaryosu, projenin yapımcılarından Oğuzhan Üral tarafından kaleme alındı. Filmin yönetmenliğini Oğuzhan Üral ile Hakan Orhan üstlenirken, uygulayıcı yapımcılığını ise Bursa'nın ilk internet dizisinin yönetmeni Erkan İsa Şen yürütüyor. ‎‎"İZNİK: PARADISE ON EARTH" MOTTOSUYLA ÇEKİLECEK ‎‎'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek film, yalnızca gerilim dolu hikâyesiyle değil, İznik'in tarihi ve doğal güzelliklerini uluslararası izleyiciyle buluşturma hedefiyle de dikkat çekiyor. Projenin, Bursa ve İznik'in turizm potansiyeline önemli katkı sunacağı konuşuluyor. ‎‎YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL ‎‎Filmin yapımcısı ve senaristi Oğuzhan Üral, Gölge Modu'nun yalnızca bir gerilim filmi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gölge Modu, bilim kurgu ve gerilim türünde hazırladığımız bir sinema filmi. Ancak bu proje yalnızca bir film değil; aynı zamanda İznik'in binlerce yıllık tarihini ve kültürel mirasını sinema aracılığıyla daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlayan bir çalışma. ‎Hikâyemizi İznik'in tarihi atmosferinde kurguladık. Lefke Kapısı, Dikilitaş ve Roma İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan tarihi yapılar, senaryomuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu eşsiz tarihî doku, filmin dünyasına güçlü bir gerçeklik ve derinlik katıyor. ‎En büyük hedefimiz, izleyicilerin sadece Gölge Modu filmini izlemekle kalmayıp, filmin geçtiği bu tarihî mekânları da merak ederek İznik'i ziyaret etmelerini sağlamak. Sinemanın kültürel mirasın tanıtımında güçlü bir araç olduğuna inanıyoruz. Filmimizin başarısıyla birlikte İznik'in tarihî ve kültürel değerlerinin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesine ve kültür turizmine katkı sunmasına gönülden inanıyoruz. Dünyaya kazandıracağımız bu proje 'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek. İznik: Yeryüzündeki cennet. Söylemlere göre yurtdışından gelmek isteyenler varmış; setimizi ziyaret için. Buyursunlar, bekleriz. Nasıl öğrendiler bilmiyorum ama çok güzel mesajlar da alıyoruz. Herkese açık olan hesabımda da dört ayrı dilde açıklamalı hikaye paylaşımı yaptım zaten." Üral'ın birçok dilde yaptığı "Dünyadaki cennet İznik'e bekleriz. We welcome you to İznik, the Paradise on Earth. Мы ждём вас в Изнике — раю на Земле. Nous vous attendons à İznik, le paradis sur Terre. Vi aspettiamo a İznik, il paradiso sulla Terra" paylaşımı büyük ilgi görmüş durumda. ‎‎"BU BİR KÜLTÜR-TURİZM GÖREVİDİR" ‎‎İznik'te çekilecek Gölge Modu filminin uygulayıcı yapımcısı Erkan İsa Şen ise projenin hazırlık süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yapımcı Erkan İsa Şen, filmin yalnızca bir sinema projesi olmadığını, aynı zamanda İznik'in tarihi ve doğal güzelliklerini ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtacak önemli bir kültür çalışması olduğunu söyledi. Projeye büyük bir titizlikle hazırlandıklarını belirten Yönetmen Erkan İsa, "Aylar süren planlama sürecinin ardından artık sahaya çıkmaya hazırız. Amacımız, güçlü hikâyesiyle izleyiciyi etkileyen, teknik kalitesiyle dikkat çeken ve İznik'in eşsiz atmosferini beyaz perdeye en doğru şekilde yansıtan bir yapım ortaya koymak" dedi. ‎‎"KENTİN KÜLTÜR MİRASI ENERJİMİZ" ‎‎Film ekibinin tamamen profesyonel bir anlayışla çalıştığını vurgulayan Erkan İsa Şen, çekimler boyunca yerel kurumlar ve vatandaşlarla iş birliği içerisinde hareket edeceklerini ifade ederek, "Bu proje, İznik'in ve Bursa'nın sinema sektöründeki potansiyelini gösterecek önemli bir adım olacak. Şehrimizin kültürel mirasını koruyarak, bu değeri sanat aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Gölge Modu'nun sadece bugün değil, yıllar sonra da konuşulacak bir film olması için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. İznik'in doğal plato niteliği taşıyan yapısıyla sinema sektörü için büyük fırsatlar sunduğunu belirten Erkan İsa Şen, filmin tamamlanmasının ardından hem bölge turizmine hem de yeni sinema projelerine katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi. ‎‎"BURSA'NIN SİNEMATİK GÜCÜNÜ DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ" ‎‎Filmin yönetmenlerinden Hakan Orhan ise ilk uzun metraj deneyimini Bursa'da gerçekleştirmenin heyecanını yaşadığını söyledi. "Kendi adıma ilk uzun metraj deneyimim olan 'Gölge Modu' projesini, tarihsel ve doğal zenginliğiyle Türkiye'nin en özel şehirlerinden biri olan Bursa'da hayata geçirmekten büyük heyecan duyuyorum. Hikâyemizi İznik'in medeniyetlere ev sahipliği yapmış dokusu ve Oylat Mağarası'nın büyüleyici atmosferiyle harmanlayarak, Bursa'yı kültürel anlamda hak ettiği sinematik değere kavuşturmayı amaçlıyoruz. 'Gölge Modu', hem şehrimizin saklı kalmış görsel potansiyelini sergileyecek hem de yeni nesil ekibimizin ortak emeğini perdeye yansıtacak. Yerel değerlerimizi evrensel bir dille anlatmak üzere çıktığımız bu yolda izleyicilerle buluşmak için sabırsızlanıyoruz." ‎‎Bilim kurgu ile gerilimi İznik'in binlerce yıllık tarihi atmosferinde buluşturacak olan 'Gölge Modu'nun, tamamlanmasının ardından ulusal ve uluslararası sinema platformlarında izleyiciyle buluşması hedefleniyor. Projenin, Bursa ve İznik'in kültür turizmine sağlayacağı katkı ise şimdiden merak konusu. Dünyaca ünlü film yapımcılarının hikayeyle ilgilenmesi dikkat çekerken, filmin yurtdışında vizyona girme ihtimalinin olduğu da edinilen bilgiler arasında.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.