Hava Durumu

#Sanayi

- Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı Haber

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkan Vekili Baran Çelik’in de katıldığı törende geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, en fazla ihracat yapan 133 firma da Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının en başarılı kuruluşları ödüllendirildi. Geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, gecede son 20 yılda 19 kez Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotivde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 133 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen geceye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik, OİB Yönetim Kurulu ile birlikte otomotiv endüstrisinin lider firmalarının üst düzey yöneticileri katıldı. Ford Otomotiv’e birincilik ödülü OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik tarafından Ford Otomotiv Malzeme, Planlama ve Lojistik Lideri ve OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fikri Onur Sarıkaya’ya takdim edildi. Ödül töreni, Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünyada yer alan yaklaşık 200 ülkenin tamamına ihracat yapan otomotiv sektörünün kısa tanıtım filmi ile başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, ülkemize değer katan tüm ihracatçıların Türkiye’nin büyüme hikayesinin öncüleri, dönüşüm yolculuğunun liderleri ve geleceğe olan inancın temsilcileri olduğuna dikkat çekerek “Sizler sadece ürün satmıyorsunuz, Türkiye'nin adını dünyaya taşıyor, yeni yatırımlara öncülük ediyor, istihdam oluşturuyor, ülkemizin yarınlarını inşa ediyorsunuz. Ülkemize değer katan tüm ihracatçılarımıza, sanayicilerimize, çalışanlarımıza, mühendislerimize ve sektörümüzün tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizleri gururlandıran tüm firmalarımızı, tekrar, yürekten kutluyorum” dedi. Yazıcı, tasarım, mühendislik ve test kabiliyetlerine sahip güçlü alt yapısı, kaliteli ve rekabetçi üretimi ile Avrupa'nın en önemli üretim üslerinden birisi haline gelen sektörün, 250 bini direkt olmak üzere 550 binden fazla kişiye istihdam sağlayan, 14 ana sanayi kuruluşu, binlerce tedarikçi firma ve 3 bini aşkın aktif ihracatçı ile ülke ekonomisine katkı sağlayan bir endüstri olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün 2025 yılında 41,5 milyar dolar ihracat ile Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 15,2 sini gerçekleştirerek ihracat şampiyonu unvanını koruduğunu belirten Yazıcı, bu yılın ilk yarısında ihracatı yüzde 4,3 artışla 20,8 milyar dolar seviyesine çıkarmayı başardıklarını, ihracatın yüzde 85’ini de Avrupa Ülkelerine yaptıklarını hatırlattı. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna destek bekliyoruz Dünyada otomotiv sektörünün tarihinin belki de en büyük dönüşümünü yaşadığını da vurgulayan Yazıcı, şunları söyledi: “Otomotiv; yazılım, elektronik, enerji yönetimi, veri yönetimi gibi alanları da içine alıyor, yani rekabetin tanımı da değişiyor. Bugün rekabetçi ve kaliteli üreten, teknoloji geliştirebilen şirketler öne çıkıyor. Yarın ise inovasyon ekosistemi kurabilenler kazanacak. Tam da bu nedenle, yıllardır OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. OİB tarafından kaynak taahhüdü olarak belirlenen 75 milyon TL’nin fon hesabına aktarılması ile fon işler hale geldi. Girişim fonumuzu önümüzdeki yıllarda da büyütmek ve sektörümüzün en önemli girişim sermayesi platformlarından biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmaları başlatmış bulunuyoruz. OİB Venture – Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” “Otomotiv, Türkiye sanayisinin dünya arenasındaki yüz akı” Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat konuşmasında “Son 20 yılın 19’unda şampiyon olan otomotiv sektörü, Türkiye sanayisinin dünya arenasında yüz akıdır. Kalitesi, zamanında teslimatı, güvenilirliği, sürdürülebilirlik vizyonu ve nitelikli insan kaynağı ile bu başarı geldi. Sektörümüz Avrupa’da beşinci, dünyada da 13. büyük üretim üssüdür. Otomotivin başarısı; elektronik, çelik, makine ve yazılım sektörlerinin de desteklediği bir başarıdır. Yenilikçiliğe açık vizyon, azim ve kararlılık bu başarıyı kazandırmıştır. Türkiye ve AB arasındaki 63 yıllık ortaklık anlaşmasının en başarılı sektörlerinden biri de otomotiv oldu. AB ile ticaretimizdeki payın dörtte biri otomotivden geliyor. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 71’i AB’ye yapılıyor. Made in EU konusunun Türkiye olarak arzu ettiğimiz bir yapıya doğru dönmekte olduğunu gözlemliyoruz. Ancak henüz bu yönde bir karar alınmadı. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen AB liderlerine de bu konuda çok net olarak görüşümüz ve duruşumuz ifade edilmiştir” dedi. TİM Başkan Vekili Baran Çelik de şunları söyledi: “Marifet iltifata tabidir diyerek başlattığımız ödüllerimizde bu akşam 133 firmamız ödül alacak. Platinden bronza tüm kategorilerde ödül alacak otomotiv firmalarımızın hepsi güçlü ve başarılı. TİM çatısı altında da daha güçlü temsil edilen bir yapıya kavuştuk. Sektör olarak hedef ve çözümlerimiz belli. Ülke ihracatımızı daha da güçlendirmek, inovatif ve teknolojik liderliğimizi sürdürmek için daha çok çalışacağız” dedi. OTOMOTİV İHRACAT ŞAMPİYONU ÖDÜLÜ – 2025 YILI · Ford Otomotiv San. A.Ş. PLATİN İHRACATÇI ÖDÜLLERİ – 2025 YILI (SEKİZ FİRMA) · Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş. · TGS Dış Tic. Aş · Kibar Dış Ticaret A.Ş. · Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları Anonim Şirketi · Mercedes-Benz Türk Aş · Bosch San. Ve Tic. Aş · Man Truck&Bus · Tofaş Türk Otomobil

BUİKAD’DAN ULUSLARARASI AÇILIM Haber

BUİKAD’DAN ULUSLARARASI AÇILIM

Konsey; iş kadınları, ticaret ve sanayi odaları, kadın oda ve borsa yöneticileri, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara açılması, mesleki eğitim, yeşil enerji, üniversite-sanayi iş birliği ve ekonomik diplomasi alanlarında BUİKAD ile FPCCI arasında düzenli, izlenebilir ve sonuç odaklı bir iş birliği mekanizması oluşturmak amacını hedefliyor. Holiday Inn Bursa City Centre Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkan Yardımcısı Qurrat Ul Ain ile Pakistan’ın Türkiye Fahri Yatırım Müşaviri Ahmet Khan, BUİKAD Başkanı Zuhal Aslı Saka ve dernek yönetimi ile bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasında ticaret, yatırım ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmede, BUİKAD üyeleri faaliyet gösterdikleri sektörler hakkında bilgi verirken, derneğin kadın girişimciliğini destekleyen çalışmaları, uluslararası projeleri ve yeni dönem hedefleri de konuklarla paylaşıldı. Toplantının en önemli gündem maddesini ise Türkiye ile Pakistan iş dünyası arasında kalıcı ve sürdürülebilir iş birliklerinin hayata geçirilmesi oluşturdu. Bu kapsamda, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kurumsal bir zeminde geliştirilmesini amaçlayan bir iş birliği protokolü imzalandı ve BUİKAD–FPCCI İş Konseyi kuruldu. Hayata geçirilen İş Konseyi'nin, karşılıklı yatırım olanaklarının artırılmasına, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmasına ve ortak projelerin geliştirilmesine önemli katkılar sunması hedefleniyor. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, uluslararası iş birliklerinin yalnızca ticari ilişkileri değil, kültürel ve kurumsal bağları da güçlendirdiğine dikkat çekerek, "Kadın girişimcilerin küresel ölçekte daha güçlü bir şekilde temsil edilmesini önemsiyoruz. Pakistan ile kurduğumuz bu yeni iş birliği, üyelerimize yeni pazarlar ve yatırım fırsatları sunarken, iki ülke arasında uzun soluklu ekonomik ortaklıkların gelişmesine de katkı sağlayacaktır. BUİKAD olarak uluslararası platformlarda kadınların iş dünyasındaki etkinliğini artırmaya ve sürdürülebilir ekonomik köprüler kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkan Yardımcısı Qurrat UI Ain ise, "Türkiye ile iş birliğine büyük önem veriyoruz. Türkiye ile Pakistan arasında, özellikle ihracat, yatırım ve sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunuyor. En büyük potansiyelin ise, geleneksel tarım anlayışıyla üretimini sürdüren Pakistan’ın endüstriyel dönüşüm sürecinde, Türk yatırımcıların bilgi birikimi ve tecrübeleriyle katkı sağlamasında olduğuna inanıyoruz. İmzaladığımız bu iş birliği protokolünün, kadın girişimciler ve iş insanları arasındaki uluslararası dayanışmayı ve ortak projeleri güçlendireceğine inanıyor, bu değerli girişim için BUİKAD’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Toplantının sonunda Başkan Zuhal Aslı Saka tarafından konuklara Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasını yansıtan hediyeler takdim edildi.

Bursa'da ART Polimer Üretim Tesisi açıldı Haber

Bursa'da ART Polimer Üretim Tesisi açıldı

ART Polimer’den Norveç’e İlk İhracat Lansman programında ART Group Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Dursun, geri dönüşüm sektörünün ekonomik açıdan da stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Bursa’nın güçlü altyapısıyla döngüsel ekonomide öncü rol üstlenmesi gerektiğini belirten Dursun, "ART Polimer olarak kurduğumuz bu modern tesisle sektörün teknolojik gelişimine katkı sunmayı ve geri dönüşümü katma değeri yüksek bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz" dedi. Tesisin üretime başlamasıyla birlikte ilk ihracatı Norveç’e gerçekleştirdiklerini açıklayan Dursun, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu planlı sanayi ve yüksek katma değerli üretim vizyonunu sahada yatırıma dönüştürmekten gurur duyduklarını ifade etti. Programın açılışında konuşan ART Group ortaklarından Fatih Dursun ise projenin sektörün geleceğine yönelik bir perspektifle hayata geçirildiğini belirterek, sürdürülebilir büyüme ve teknoloji odaklı yatırımlara devam edeceklerini aktardı. "GERİ DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜNÜN DÖNEMİ BAŞLIYOR" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve karbon ayak izi süreçlerinin dünya ticaretinin merkezinde yer aldığını ifade etti. Geri dönüşümün bu yeni dönemdeki kritik rolüne değinen Burkay, "Artık hiçbir alanda sınırsız hammadde kullanımı söz konusu değil. Geri kazanım, tüm ürün gruplarında kanunlarla zorunlu hale gelen bir süreç. Bugün yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu önümüzdeki dönemde çok daha net göreceğiz. ART Group ailesini de böylesine önemli bir yatırımı hayata geçirdikleri için kutluyorum.” dedi. KOBİ OSB’DE KAMULAŞTIRMA AŞAMASINA GEÇİLDİ Konuşmasında Bursa sanayisinin planlı alanlara taşınması yönündeki kararlılıklarını da paylaşan Başkan Burkay, uzun süredir gündemde olan KOBİ Organize Sanayi Bölgesi projesini TEKNOSAB ekosistemi içinde hayata geçirdiklerini söyledi. Kentteki sanayi alanlarının yüzde 45'inin plansız bölgelerde yer aldığını ve apartman altlarındaki işletmelerin altyapı sorunları yaşadığını belirten Burkay, şunları kaydetti: "7 yıl boyunca KOBİ OSB’yi anlattık, yorulmadık ve pes etmedik. Bugün geldiğimiz noktada bütün izinler alınmış durumda. Amacımız üretimi planlı alanlara taşıyarak hem sanayicimizin büyümesinin önünü açmak hem de Bursa’mızın daha yaşanabilir bir şehir olmasına katkı sağlamaktır. Bu şehrin konfor alanında durma ya da tembellik etme lüksü yok. Bursa, 36 milyar dolarlık dış ticaretiyle her zaman liderlikle yürümek zorunda olan bir şehirdir." İŞ DÜNYASINI BULUŞTURAN ORGANİZASYON Gökhan ve Fatih Dursun’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen lansman programına, sektör temsilcileri de yoğun ilgi gösterdi. Program, Bursa’nın üretim gücünü artıracak stratejilerin ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin değerlendirilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Yİ-ÜFE Haziran'da yıllık yüzde 28,09 arttı Haber

Yİ-ÜFE Haziran'da yıllık yüzde 28,09 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Haziran ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini yayımladı. Buna göre Yİ-ÜFE, bir önceki aya göre yüzde 1,80 artarken, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 16,09, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 28,09 yükseldi. On iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 27,26 olarak gerçekleşti. EN YÜKSEK ARTIŞ MADENCİLİKTE Sanayinin dört ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artış madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 53,50 ile kaydedildi. Bunu yüzde 29,65 ile imalat, yüzde 29,26 ile su temini ve yüzde 4,12 ile elektrik, gaz üretimi ve dağıtımı izledi. Ana sanayi gruplarında ise yıllık artışlar; dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,42, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 28,97, ara mallarında yüzde 27,89, enerjide yüzde 24,93 ve sermaye mallarında yüzde 23,01 olarak gerçekleşti. AYLIK ARTIŞ YÜZDE 1,80 Haziran ayında Yİ-ÜFE aylık bazda yüzde 1,80 yükseldi. Sektörel bazda aylık değişimlerde madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 8,30, imalatta yüzde 1,01, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 7,10 ve su temininde yüzde 1,97 artış görüldü. Ana sanayi gruplarında ise aylık bazda en yüksek artış yüzde 3,04 ile enerjide gerçekleşirken, ara mallarında yüzde 1,88, sermaye mallarında yüzde 1,66, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,41 ve dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,24 artış kaydedildi.

GOTEC-G OTOMOTİV’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNEMLİ ADIM Haber

GOTEC-G OTOMOTİV’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ÖNEMLİ ADIM

Çevresel sorumluluk anlayışını üretim süreçlerinin merkezine yerleştiren GOTEC-G Otomotiv, kaynakların verimli kullanılması, atık oluşumunun azaltılması ve geri dönüşüm süreçlerinin etkin yönetilmesi konularındaki çalışmalarıyla belgeyi almaya hak kazandı. Sıfır Atık uygulamalarının günümüzde yalnızca çevresel bir tercih değil, aynı zamanda sanayinin sürdürülebilir geleceği açısından önemli bir gereklilik olduğuna dikkat çeken GOTEC-G Otomotiv Genel Koordinatörü İldem Doğan, şirket olarak çevre dostu üretim anlayışını kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. İldem Doğan, “Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda önemli bir adımı daha tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sıfır Atık Belgesi almaya hak kazanmamız, çevresel sorumluluklarımızı yerine getirme ve kaynaklarımızı daha verimli kullanma konusundaki kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Sanayi kuruluşlarının çevre üzerindeki etkilerini azaltması, doğal kaynakların korunması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması açısından sıfır atık uygulamaları büyük önem taşıyor. GOTEC-G Otomotiv olarak üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyor, çevresel performansımızı artıracak yatırımları hayata geçiriyoruz” dedi. Sıfır Atık Belgesi’nin şirketin çevre yönetimi konusundaki çalışmalarını tescillediğini belirten GOTEC-G Otomotiv Genel Koordinatörü İldem Doğan, sürdürülebilir üretim anlayışının kurum kültürlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Doğan, çevresel etkilerin azaltılması, enerji ve hammadde kaynaklarının verimli kullanılması hedefiyle çalışmalarını sürdüren GOTEC-G Otomotiv’in, daha sürdürülebilir bir gelecek için yatırımlarına ve çevre odaklı projelerine devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Bursa TOSİAD kuruldu Haber

Bursa TOSİAD kuruldu

Burcum Tansu SARI - BursaAjansı / BURSA (İGFA) - Bursa Tokatlı Sanayici, İş İnsanları ve Bürokratlar Derneği (Bursa TOSİAD), düzenlediği ilk basın toplantısıyla kuruluşunu ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda konuşan Bursa TOSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Salih Uçak, derneğin yalnızca bir hemşehri derneği olmanın ötesinde, Tokat ile Bursa arasında sanayi, ticaret, bürokrasi ve kültürel alanlarda kalıcı iş birlikleri oluşturmayı amaçladığını belirtti. Tokat ile Bursa arasındaki bağların yüzyıllar öncesine dayandığını ifade eden Uçak, Oğuzların Kızık boyunun Tokat'tan Bursa'ya uzanan tarihine dikkat çekti. Cumalıkızık, Fidyekızık ve Derekızık gibi tarihi yerleşimlerin bu kardeşliğin en önemli simgeleri olduğunu dile getiren Uçak, Çanakkale Savaşı'nda cepheye uğurlanan "Onbeşliler" ve "Kınalı Kuzular"ın mirasına sahip çıktıklarını belirterek, aynı ruhla üretmeye ve çalışmaya devam edeceklerini söyledi. EĞİTİMDEN İSTİHDAMA GENİŞ HEDEFLER Derneğin gelecek dönem projelerini de paylaşan Başkan Uçak, Bursa'da Tokat'ın misafirperverliğini ve konak kültürünü yansıtacak modern bir sosyal merkez kazandırmayı hedeflediklerini açıkladı. Bursa'da eğitim gören başarılı ve ihtiyaç sahibi Tokatlı öğrencilere burs desteği verileceğini belirten Uçak, iş dünyasının en önemli sorunlarından biri olan nitelikli personel ihtiyacına yönelik üyelere profesyonel rehberlik hizmeti sunacaklarını ifade etti. Dernek bünyesinde konferans, panel, seminer ve çeşitli kültürel etkinliklerin de düzenleneceğini kaydeden Başkan Uçak, Bursa ile Tokat arasındaki ekonomik ve sosyal bağları daha da güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi. Basın toplantısı, gazetecilerin sorularının yanıtlanmasının ardından dernek üyelerinin katıldığı toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

TTB'den çocuk işçiliği uyarısı: Çocuk işçiliği bir halk sağlığı sorunudur Haber

TTB'den çocuk işçiliği uyarısı: Çocuk işçiliği bir halk sağlığı sorunudur

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında yayımladığı açıklamada, çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini tehdit eden en önemli sorunlardan biri olmaya devam ettiğini belirtti. Çalışma Grubu'ndan yapılan yazılı açıklamada, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 160 milyon çocuk işçinin bulunduğu hatırlatılırken, Türkiye'de ise son resmi verilere göre 5-17 yaş grubunda 720 bin çocuğun ekonomik faaliyetlerde yer aldığı ifade edildi. Yaz aylarında ise çalışan çocuk sayısının 3 milyona kadar ulaştığına dikkat çekildi. Çocuk işçiliğinin tarım, hayvancılık, sanayi, hizmet sektörü ve sokakta çalışma gibi farklı alanlarda görüldüğünü belirten çalışma grubu, çocukların erken yaşta çalışma hayatına katılmasının eğitimden kopuşa, okul terklerine ve gelişimsel sorunlara yol açtığını vurguladı. Açıklamasında özellikle mesleki eğitim ve çıraklık sistemine ilişkin değerlendirmelere de yer verilerek, bazı uygulamaların öğrencileri "öğrenen" konumundan "ucuz işgücü" konumuna sürüklediği öne sürüldü. Çıraklık ve işyeri temelli eğitim modellerinin eğitim hakkı, iş sağlığı ve güvenliği açısından dikkatle ele alınması gerektiği kaydedildi. Çocuk işçiliğinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekilen açıklamada, çalışan çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu, umutsuzluk ve travma sonrası stres bozukluğu gibi sorunların daha sık görüldüğü belirtildi. Tehlikeli işlerde çalışan çocukların istismar ve şiddet riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. İş kazalarına ilişkin verilere de yer verilen açıklamada, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2024 yılında 71, 2025 yılında ise 94 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği bildirildi. TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca ekonomik politikalarla değil; eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve çocuk koruma politikalarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirterek, tüm çocukların eşit, nitelikli ve ücretsiz sağlık ve eğitim hizmetlerine erişiminin sağlanması çağrısında bulundu. Yazılı açıklama, "Her çocuğa nitelikli okul ve eğitim, çocukluk çağında değilse ne zaman?" mesajıyla noktalandı.

Nilüfer’de sürdürülebilir kalkınma hamlesi Haber

Nilüfer’de sürdürülebilir kalkınma hamlesi

Bursa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçenin geleceğini şekillendirecek vizyon projelerini ve kent gündemini değerlendirmek üzere basın mensuplarıyla buluştu. Fadıllı Mahallesi’nde açılan NİLBEL Leylek Kafe ve Restoran’da gerçekleşen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Başkanı Erol Gülmez, Fadıllı Mahalle Muhtarı Nail Gülmez ve çok sayıda basın mensubu katıldı. http://www.niluferbilgi.com/panel/link.php?M=112112&N=10502&L=162&F=H Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Kent Buluşmaları”nı ortak akıl üretmek için düzenlediklerini söyledi. Organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ve akademik odalarla düzenli toplantılar yaptıklarını hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, basın mensuplarıyla da düzenli olarak bir araya gelmek istediklerini belirtti. “HER YERDE SANAYİ KURABİLİRİZ AMA TARIM YAPAMAYIZ” Nilüfer’in yüzölçümünün yüzde 74,5’inin tarım, orman ve mera alanlarından oluştuğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, ilçede 6 organize sanayi bölgesi ve 5 binin üzerinde küçük işletme bulunduğunu hatırlatarak, “Her yerde konut yapabiliriz, her yerde sanayi kurabiliriz ama her yerde tarım yapamayız. Gelecekte gıda ve su krizi dünyada savaşların sebebi olacak. Bu verimli toprakların elden gitmemesi gerekiyor” dedi. Göreve gelirken gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları olmak üzere dört hassasiyet belirlediklerini hatırlan Başkan Şadi Özdemir, tarımda sürdürülebilirliğin ancak üreticinin kazanmasıyla mümkün olduğunu vurguladı. Tarım yapan nüfusun yaş ortalamasının 60’ın üzerine çıktığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Üretici iyi para kazanmazsa, çocuklarının geleceğini burada görmezse topraktan vazgeçiyor. Bir kuşak daha giderse bu bölgenin elmasına, armuduna, incirine, enginarına erişemeyeceğiz” diye konuştu. Karacabey Ovası’na yönelen sanayi baskısına da değinen Başkan Şadi Özdemir, yeni organize sanayi bölgelerinin verimli tarım topraklarını tehdit ettiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Yeni sanayi bölgesi demek yeni nüfus, yeni konut, yeni imarlı alan ihtiyacı demek. Bu baskı en sonunda tarım alanlarına yönelir. Nilüfer’in nüfusu 16 ilçenin toplam nüfus artışından daha fazla artıyor. Bu kentin yaşam kalitesini hep birlikte korumamız gerekiyor” dedi. DÖRT MAHALLEYİ KAPSAYAN TURİZM VİZYONU Fadıllı, Akçalar, Gölyazı ve Ayvaköy’ün birlikte bir turizm destinasyonu olabileceğini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, iki yıldır bölge üzerine çalıştıklarını anlattı. Japon Seyahat Acenteleri Birliği’nin dünyada gezilmesi gereken 30 yer arasında Türkiye’den yalnızca Gölyazı’yı gösterdiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, bölgedeki projeleri şöyle sıraladı: “Gölyazı’da kazısı tamamlanan antik amfitiyatroyu, Anıtlar Kurulu onayının ardından konser alanına dönüştürmek istiyoruz. Gölyazı ile Leylek Kafe ve Restoran arasında yolcu taşıyacak bir yüzer iskele inşa edeceğiz. Fadıllı’daki Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’ni geliştireceğiz. Ayvaköy’de seyir tepesi, dijital göçebeler için “dijital köy” kuracak ve 4,5 kilometresi botla gezilebilen Ayvaini Mağarası’nın turizme kazandıracağız. Bu bölgeyi turizmle canlandırıp tarımdan vazgeçilmemesini sağlamalıyız.” KOOPERATİFÇİLİK VURGUSU Tarımda örgütlenmenin önemine de değinen Başkan Şadi Özdemir, Hollanda’nın kooperatif modelini örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, “Hollanda, Konya’dan biraz büyük bir ülke ve yıllık 135 milyar dolarlık tarım ihracatı yapıyor. Çünkü her ürünün kooperatifi var ve üretim planlı yapılıyor. Biz de ürünlerimizi kendi kooperatiflerimizde toplarsak fiyatı belirleme şansı üreticide olur” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, konuşmasının ardından basın mensuplarının kent gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.

BTSO Başkanı Burkay MÜSİAD Yönetimi ile buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay MÜSİAD Yönetimi ile buluştu

MÜSİAD Bursa Şubesi’nde düzenlenen toplantıya MÜSİAD Bursa Başkanı Alparslan Şenocak ve yönetim kurulu üyeleri ev sahipliği yaptı. Toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ile BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı. İbrahim Burkay, küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaların Türkiye ekonomisini etkilemeye devam ettiğini belirterek, mevcut zorlukların aşılmasının yolunun içe kapanmak değil yeni fırsat alanlarına yönelmek olduğunu söyledi. Pandemi süreci ve deprem felaketinin etkilerinin sürdüğünü ifade eden Başkan Burkay, “2026 yılı arzu ettiğimiz gibi başlamadı. Küresel ekonomik krizin devam eden etkileri, bölgemizde yaşanan güvenlik sorunları ve politik kırılmalar tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkiliyor. Ancak bu süreçten çıkış yolu küçülmekten ya da içe kapanmaktan değil krizleri fırsata dönüştürecek yeni bir atılım dönemine girmekten geçiyor.” dedi. “Bursa’yı Dünyaya Açıyoruz” İhracat, turizm, üretim ve istihdam başta olmak üzere tüm alanlarda güçlü politikalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa'nın küresel pazarlara daha güçlü şekilde entegre olması gerektiğini söyledi. Afrika başta olmak üzere yeni coğrafyalara açılmayı hedeflediklerini belirten Burkay, “Bursa’yı daha fazla dünyaya açmak zorundayız. Sanayinin yanı sıra hizmet sektöründe de güçlü yapılar oluşturmalıyız. Dünyada rekabet artık yalnızca üretimle değil bilgi, hizmet ve organizasyon kabiliyetiyle sağlanıyor. Bu nedenle üretici firmalarımızın yanında uluslararası ölçekte hizmet sunabilecek şirketlerin de çoğalması gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Yurt dışı fuar organizasyonları ve B2B iş görüşmelerinin önemine dikkat çeken Burkay, Mısır ve Libya gibi pazarlarda geliştirilecek yeni iş modelleriyle firmaların uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini kaydetti. “Rüzgârı Arkamıza Almak İçin Yeni Alanlara Yönelmeliyiz” Ekonomide bazı sektörlerin daralırken bazılarının büyüdüğünü belirten İbrahim Burkay, işletmelerin yeni büyüme alanlarına yönelmesi gerektiğini söyledi. “Geçmişte birçok sektörde rüzgâr arkamızdaydı, büyümeyi kolaylaştıran koşullar vardı. Ancak bugün bazı sektörlerde aynı rüzgârı hissetmiyoruz. Bu nedenle yeni fırsat alanlarına yönelmeli ve değişen koşullara uygun hareket etmeliyiz.” diyen Burkay, BTSO’nun bu anlayışla 2030 vizyonunu ortaya koyduğunu ifade etti. Günümüzde ekonomik ve teknolojik dönüşümün çok hızlı gerçekleştiğine işaret eden İbrahim Burkay, “Dün konuşulan birçok konu bugün geçerliliğini yitiriyor. Bu nedenle geleceği doğru okuyarak ekosistemin ihtiyaç duyduğu alanlarda projeler geliştirmemiz gerekiyor. BTSO olarak 2030 vizyonumuz doğrultusunda büyük ölçekli yeni projelerle yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz.” dedi. “BTSO’nun Kapasitesini Korumamız Gerekiyor” 2013 yılında belirledikleri 16 makro proje hedefi doğrultusunda bugüne kadar MÜSİAD üyelerinin destekleriyle 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdiklerini belirten Başkan Burkay, “Artık birçok konuda çözümün adresi olarak BTSO gösteriliyorsa bunun temelinde kurumumuza duyulan güven ve inanç yatıyor. Korumamız gereken en önemli değer de BTSO’nun sahip olduğu bu güçlü kapasitesidir. Bu kapasiteyi korumak ve daha ileriye taşımak zorundayız.” diye konuştu. MÜSİAD’ın kurulduğu günden bu yana memleket sevgisi ile davası, ilkeleri, hedefleri ve derdi olan iş insanlarını aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Başkan Burkay, derneğin BTSO’nun çalışmalarında her zaman önemli bir paydaş olduğunu söyledi. 2030 vizyonu doğrultusunda iş dünyasının tüm paydaşlarıyla birlikte çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan İbrahim Burkay, MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak ile yönetimine ev sahiplikleri dolayısıyla teşekkür ederek, birlik ve beraberliğin güçlenerek devam etmesi temennisinde bulundu. “Başarılı İş Modellerini Destekliyoruz” MÜSİAD Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Alparslan Şenocak, Bursa ekonomisinin kalkınması için başarılı iş modellerinin çoğaltılması gerektiğini belirterek, proje üreten ve heyecanını koruyan isimlerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Bugün gelinen noktaya kolay ulaşılmadığını vurgulayan Şenocak, daha büyük başarılar için çok daha güçlü bir birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Şenocak, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın başarılı çalışmalarının iş dünyası ve Bursa’nın ekonomik dönüşümüne yeni bir vizyon kazandırdığını belirterek, şunları kaydetti: “Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın dünden bugüne hayata geçirdiği projeler kentimizin yarınlarına değer kattı. Özellikle Girişim Sermayesi Yatırım Fonu projesi ilk uygulamalardan biri olmasına rağmen büyük bir başarıyla hayata geçirildi. Bu fonlar, iş dünyasının en önemli ihtiyaçlarından biri. Bu anlamda projeyi gündeme taşıyan ve öncülük eden İbrahim Burkay Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu iş modellerine sahip çıkmamız ve onları daha da büyütmemiz gerekiyor. Bizler de bu çalışmaların takipçisi ve destekçisi olarak elimizden gelen her türlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.