Hava Durumu

#Sağlıklı Yaşam

- Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BEL AĞRISININ İLACI "PLANLI HAREKET" Haber

BEL AĞRISININ İLACI "PLANLI HAREKET"

Egzersizi, düzenli olarak yapılan tekrarlı ve planlı fiziksel aktivite olarak tanımlayan Dr. Kemal Kayserili, bu sürecin sağlıklı yaşam için spor yapmakla eşdeğer olduğunu belirtti. Bel ağrısı ile kas dengesi arasındaki ilişkiye değinen Kayserili, "Egzersiz, hem bel ağrısının tedavisinde önemlidir hem de bel ağrısını önlemede. Şöyle ki nedeni ne olursa olsun, belde ağrı varsa bunun nedeni veya sonucu olarak bozulmuş bir kas dengesi var demektir. Kişiye göre seçilen hareketlerle kısalmış ve gerilmiş kaslar esnetilmeli, güçsüz kalmış kaslar da kuvvetlendirilmelidir" diye konuştu. Kademeli Geçiş ve Süreklilik Şart Tedavi sürecinde izlenmesi gereken yöntemi açıklayan Dr. Kayserili, egzersizlerin ağrı sınırını aşmaması gerektiğini vurgulayarak, “İlk aşamada ağrıya neden olmayan egzersizler seçilmeli ve her gün yapılmalı, tekrar sayıları ve çeşitleri giderek arttırılmalıdır. Duruş, oturuş bozuklukları olan kişide, belini zorlayacak şekilde çalışan ve hareket edenlerde, sedanter yaşayanlarda izlenecek düzenli bir egzersiz programı da bel ağrısını önleyecektir" dedi. Ameliyat Sonrası Dönemde Egzersizin Rolü Bel sağlığında cerrahi müdahale gerektiren durumlarda dahi egzersizin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Kemal Kayserili; omurlarda kayma, bel fıtığı ve kanal darlığı gibi operasyonlardan sonra hastaların mutlaka egzersize başlaması gerektiğini ifade etti. Egzersizlerin sıklığı konusunda öneride bulunan Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, kas hafızası ve güç artışının korunması için zamanlamanın önemini şu sözlerle aktardı: "Egzersiz uygulanmasının, başlangıçta her gün ve günde 2 kez yapılması uygundur. Sonrasında hekim değerlendirmesi ile gün aşırı veya haftada 3 gün şeklinde de devam edilebilir. Ama 2 egzersiz seansı (günü) arası 72 saati geçmemelidir ki kaslarda sağlanan olumlu etkiler esneklik ve güç artışı kaybolmasın." Son olarak, egzersizlerin doğru uygulanması konusunda önemli bir uyarıda bulunan Dr. Kemal Kayserili, “Düzenlenen bel egzersizleri hekim veya eğitimli sağlık personeli eşliğinde anlatılmalı, gösterilmeli ve hastanın egzersizleri nasıl yaptığı gözlenmelidir” ifadesini kullandı.

Bursa'da Kanser Haftası’nda farkındalık ve dayanışma bir arada Haber

Bursa'da Kanser Haftası’nda farkındalık ve dayanışma bir arada

Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen programda, kanserle mücadelede erken teşhisin önemi bir kez daha vurgulanırken, hastalara moral ve destek sağlamak amacıyla anlamlı etkinlikler gerçekleştirildi. Bursa Kanserle Savaş Derneği’nin de aktif olarak katılım sağladığı programda, hastane içerisinde kurulan bilgilendirme standı aracılığıyla vatandaşlara kanserden korunma yolları, erken tanının önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hakkında bilgilendirme yapıldı. Program kapsamında, Bursa Kanserle Savaş Derneği tarafından özenle hazırlanan hediye paketleri, tedavi gören hastalara takdim edilerek moral desteği sağlandı. Hastalar ve yakınlarıyla birebir ilgilenilen etkinlikte, dayanışma ve gönüllülük ruhu ön plana çıktı. Etkinliğe, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Hastane Başhekimi M. Oğuzhan Ay ve Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş ve Tıbbi Onkoloji uzmanı Doç. Dr. Birol Ocak ile birlikte yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Programda yapılan değerlendirmelerde, kanserle mücadelede en etkili yöntemin erken teşhis olduğu vurgulanırken, vatandaşların düzenli tarama programlarına katılımının hayati önem taşıdığı ifade edildi. Bursa Kanserle Savaş Derneği Başkanı Ümit Ecemiş yaptığı açıklamada, “Kanserle mücadelede sadece tedavi değil, farkındalık ve moral desteği de büyük önem taşıyor. Hastalarımızın yalnız olmadığını hissettirmek, onların yanında olmak bizim en önemli görevimizdir. Bu tür çalışmalarla toplumda bilinç oluşturmayı ve daha fazla hayatın kurtulmasına vesile olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kanser Haftası kapsamında düzenlenen bu tür etkinliklerin, toplumda farkındalığın artmasına ve erken teşhis oranlarının yükselmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Bursa'da "Zamana Meydan Oku" etkinliği kadınları buluşturdu Haber

Bursa'da "Zamana Meydan Oku" etkinliği kadınları buluşturdu

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Bursa’da düzenlenen “Zamana Meydan Oku” etkinliği, kadınları sağlıklı ve dengeli yaşam teması etrafında bir araya getirdi. Awen Longevity ve Eflatun Yoga iş birliğiyle gerçekleştirilen programda kadınların fiziksel, zihinsel ve hücresel sağlığına yönelik farkındalık çalışmaları yapıldı. Etkinlikte Eflatun Yoga & Yaşam Merkezi Kurucusu Burcu Saraçoğlu Aşan, katılımcılarla nefes ve beden farkındalığına yönelik egzersizler gerçekleştirdi. Günlük yaşamın yoğun temposu içinde bedenle yeniden bağ kurmanın önemine dikkat çeken uygulamalar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Program kapsamında Awen Longevity Kurucusu Op. Dr. Ersoy Taşpınar ise uzun ve sağlıklı yaşam yaklaşımı hakkında bilgi verdi. Taşpınar’ın yönlendirmesiyle katılımcılar, etkinlikte dağıtılan uyku bantları eşliğinde NuCalm deneyimini yaşayarak sinir sistemi regülasyonu ve derin gevşemeye yönelik kısa bir uygulamaya katıldı. Kadınların yaşamın her döneminde güçlü ve dengede kalmalarını desteklemeyi amaçlayan etkinlik, Bursa’nın iş ve sosyal yaşamından birçok ismi de bir araya getirdi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ile BUIKAD Başkanı Şeyda Şençayır da katıldı. Etkinlik boyunca kadın sağlığı, yaşam kalitesi ve “longevity” yaklaşımının önemi vurgulanırken, program sonunda katılımcılara Awen Longevity ve Eflatun Yoga tarafından hediye çekleri ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamına uygun çiçekler takdim edildi. Bilgi ve deneyim odaklı bir buluşma olarak gerçekleştirilen “Zamana Meydan Oku” etkinliği, kadınların kendileriyle daha bilinçli bir bağ kurmalarını destekleyen farkındalık dolu bir atmosferde sona erdi.

Erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşıyorlar Haber

Erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşıyorlar

ÜİK 2025 Kadın İstatistiklerine göre Türkiye’de kadınların yaşam, eğitim, istihdam, temsil ve güvenlik alanlarındaki mevcut durumunu kapsamlı bir şekilde ortaya çıktı. TÜİK verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 49,98’i kadın, yüzde 50,02’si erkeklerden oluşurken, 60 yaş ve üzeri gruplarda kadınların lehine bir denge gözlendi; 60-74 yaş grubunda kadın nüfus oranı yüzde 51,9, 90 ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 69,7 oldu. YAŞAM SÜRESİ VE SAĞLIKLI YAŞAM 2022-2024 döneminde doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl olarak ölçüldü; kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü. Sağlıklı yaşam süresi ise kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu. 25 yaş ve üzeri kadınların ortalama eğitim süresi 8,8 yıl olurken, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 88,3’e yükseldi. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6 olarak kaydedildi; annesi yükseköğretim mezunu olan kadınların yüzde 84,4’ü de yükseköğretim mezunu oldu. İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM 2024 yılında kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8, istihdam oranı yüzde 32,5 oldu. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımı arttı; yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 olarak ölçüldü. Hanesinde 3 yaş altı çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 26,9 oldu. Kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4, kadın milletvekili oranı yüzde 19,9, kadın profesör oranı yüzde 34,9, kadın doçent oranı yüzde 43,3 olarak belirlendi. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı yüzde 21,5, BİST 50 şirketlerinde kadın yönetim kurulu üyesi oranı yüzde 18,3 oldu. ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE) Kadın Ar-Ge personelinin oranı yüzde 34,2 oldu. Yükseköğretimde kadın Ar-Ge personel oranı yüzde 47,9, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak kaydedildi. 2025 yılında kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26,0, erkeklerde 28,5 olarak ölçüldü. Kadınların yüzde 17,0’sı eşlerinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip bulunuyor. Kadınların yüzde 28,2’si psikolojik, yüzde 18,3’ü ekonomik, yüzde 12,8’i fiziksel, yüzde 10,9’u ısrarlı takip, yüzde 8,3’ü dijital ve yüzde 5,4’ü cinsel şiddete maruz kaldı. Şiddete maruz kalan kadınların çoğu eş veya birlikte olduğu kişiler tarafından zarar gördü. YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA 2025’te kadınların yüzde 30,1’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunurken, erkeklerde bu oran yüzde 25,6 oldu. Kadınların yüzde 18,8’i üretken yapay zekayı kullanırken, yükseköğretim mezunu kadınların beyin göçü oranı yüzde 1,6 oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.