Hava Durumu

#Sağlıklı Beslenme

- Sağlıklı Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Osmangazi’de hayat kurtaran farkındalık Haber

Bursa Osmangazi’de hayat kurtaran farkındalık

Osmangazi Belediyesi tarafından Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) ile Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) katkılarıyla hayata geçirilen farkındalık buluşmaları, Soğanlı Kültür Merkezi’nde başladı. Panayır Spor Kulübü’nde devam eden etkinlikler, Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen üçüncü programla daha geniş kitlelere ulaştı. Kadınların sağlık konusunda bilinçlenmesini ve erken teşhisin önemine dikkat çekilmesini amaçlayan buluşmalarda, meme kanserine karşı toplumsal duyarlılığın güçlendirilmesi hedeflendi. Üç farklı noktada gerçekleştirilen programlarda, alanında uzman sağlık profesyonelleri kadınlarla bir araya gelerek hastalığın erken teşhisinden tedavi sürecine kadar pek çok önemli konuda bilgiler paylaştı. Doktorlar, meme kanserinin risk faktörleri ve düzenli taramaların önemine dikkat çekerken, hemşireler kendi kendine meme muayenesinin doğru yöntemlerini uygulamalı olarak anlattı. Psikologlar, tanı ve tedavi sürecinde yaşanabilecek duygusal zorluklarla başa çıkma yollarını ve psikolojik desteğin önemini ele aldı. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının da değerlendirildiği buluşmalarda, katılımcılar uzmanlara merak ettikleri soruları yönelterek meme kanseriyle mücadele konusunda bilinçlenme fırsatı buldu. “NE KADAR ÇOK KADINA ULAŞIRSAK FARKINDALIĞI O KADAR ARTIRIRIZ” Programda konuşan ONKODAY Başkanı Füsun Önen, meme kanseriyle mücadelede bilinçlenmenin ve toplumun her kesimine ulaşmanın büyük önem taşıdığını belirterek farkındalık çalışmalarında kurumlar arası iş birliğinin değerini vurguladı. Önen, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Uzun yıllardır toplumu kanser konusunda bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı, dünyada ‘Pembe Ekim’ olarak anılıyor. Bu süreçte ne kadar çok kadına ulaşır, onları meme kanseri konusunda bilgilendirebilirsek farkındalığı da o kadar geniş kitlelere taşıyabiliriz. Bu nedenle belediyelerimiz ve diğer paydaşlarımızla birlikte hareket ederek toplumla el ele farkındalık çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” “40 YAŞIN ÜZERİNDEKİ KADINLARA İKİ YILDA BİR MAMOGRAFİ ÖNERİYORUZ” Meme kanserinde düzenli tarama ve erken tanının önemine dikkat çeken Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Alper Coşkun, “Kanser, onkoloji pratiğimizde önemli bir yer tutuyor. Ekim ayında da meme kanserine yönelik farkındalık eğitimleri vermeye çalışıyoruz. Çünkü meme kanserinde tarama programları ve erken tanı, hastalarımızın tedavi süreçlerinde ve uzun süreli sağ kalımlarında büyük önem taşıyor. Bu kapsamda 40 yaşın üzerindeki kadınlara iki yılda bir mamografi taraması öneriyoruz. Düzenli taramalarla hastalığın erken dönemde tespit edilmesi, tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor. Bu nedenle özellikle mamografi taramasının ihmal edilmemesini öneriyoruz” diye konuştu. “KADINLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ” Hastalığa karşı bilinçli hareket etmenin önemini vurgulayan Uzman Dr. Buket Erkan Özmarasalı da, “Meme kanseri, tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü. Bu nedenle erken tanı bizim için büyük önem taşıyor. Hastalığın erken evrede tespit edilmesi, bazı hastalarda kemoterapiye ihtiyaç duyulmadan cerrahi müdahale ve hormon tedavisiyle sürecin yönetilmesine olanak sağlıyor. Bugün burada meme kanserinin risk faktörlerini, kadınların yaşam alışkanlıklarında nelere dikkat etmeleri gerektiğini ve hastalıktan korunmaya yönelik izleyebilecekleri yolları ele aldık” açıklamalarında bulundu. “HASTALIĞIN ERKEN DÖNEMDE TESPİT EDİLMESİ MÜMKÜN” Meme kanserine karşı düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hicran Yıldız ise, “Her sekiz kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanabiliyor. Ancak kendi kendine meme muayenesi, klinik meme muayenesi ve mamografi gibi yöntemlerle hastalığın erken dönemde tespit edilmesi mümkün. Önemli olan bu kontrolleri doğru şekilde ve zamanında gerçekleştirmek. Herhangi bir belirtiden şüphelenildiğinde mutlaka ilgili sağlık kuruluşlarına başvurulmalı. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ve dernekler bu konuda önemli çalışmalar yürütüyor. Özellikle KETEM’lerde ücretsiz tarama ve muayene imkanı sunuluyor. Dernekler de bilinçlendirme çalışmalarında yol gösterici bir rol üstleniyor” dedi. Toplum sağlığını destekleyen çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, farkındalık buluşmalarıyla kadınların sağlık konusunda bilinçlenmesine katkı sağlarken, “Erken teşhis hayat kurtarır” mesajını bir kez daha güçlü şekilde hatırlattı. Farkındalık Buluşmaları Üç Farklı Noktada Daha Devam Edecek Meme kanserine karşı bilinçlendirme çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, etkinliklerine farklı mahallelerde devam edecek. Bu kapsamda buluşmaların dördüncüsü 13 Ekim Salı günü Yakup Aktaş Kültür Merkezi’nde, beşincisi 16 Ekim Cuma günü Kemerçeşme Şehit Doğan Sevinç Ortaokulu’nda, altıncısı 21 Ekim Çarşamba günü İvazpaşa Spor Kulübü Tesisleri’nde saat 14.00 ile 16.00 arasında gerçekleştirilecek.

Okul kantinlerinde sağlıklı seçenekler cazip hale getirilmeli! Haber

Okul kantinlerinde sağlıklı seçenekler cazip hale getirilmeli!

Üsküdar Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Müge Arslan, okul kantinlerinde satılacak gıdalara ilişkin güncellenen kriterleri, çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılması ve kantin ürünlerine ekonomik erişim konularını değerlendirdi. “Beslenme davranışı yetişkinlikte birdenbire oluşmuyor” Okul kantinlerine yönelik düzenlemelerin çocukların bugünkü sağlığının yanı sıra gelecekteki beslenme alışkanlıkları açısından da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Müge Arslan, “Beslenme davranışı yetişkinlikte birdenbire oluşan bir davranış değildir. Porsiyon kontrolü, besin tercihleri ve hangi besinlerin günlük yaşamda öncelikli hale getirileceği çocukluk ve ergenlik döneminde şekillenir. Beslenme davranışı bu süreçte oluşur.” dedi. Çocukluk döneminde atılan adımların yaşamın ilerleyen yıllarına da yansıdığını vurgulayan Prof. Dr. Arslan, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Çocuklukta kazanılan alışkanlıklar gelecekteki sağlığı da etkiliyor Çocukluk çağı obezitesine dikkat çeken Prof. Dr. Müge Arslan, okul ortamında sağlıklı besin seçeneklerinin sunulmasının uzun vadeli bir koruyucu sağlık yaklaşımı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Arslan, “Çocukluk çağında atılan bu adım hem çocuk sağlığı açısından hem de ileride yetişkinlik ve yaşlılık süreçlerinde sağlıksız beslenmeye paralel oluşabilecek, başta obezite olmak üzere kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve hipertansiyon gibi pek çok sağlık sorununa karşı koruyucu bir uygulamadır. Bu nedenle çok yönlü değerlendirilmesi gerekir.” dedi. Amaç, sağlıklı besin tercihine yönelik farkındalık kazandırma Sağlıklı tercihlerin gerekçelerinin anlatılmasının önemine işaret eden Prof. Dr. Müge Arslan, “Aslında uygulamadaki amaç yasak değil, çocuğun sağlıklı besin tercihine yönelebilme farkındalığını artırmak. Bu çok önemli.” diye konuştu. Gıdaların değerlendirilmesinde içeriklerinin önem taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Arslan; şeker, tuz ve doymuş yağ miktarları ile lif, protein ve meyve içeriğinin dikkate alınması gereken unsurlar arasında yer aldığını söyledi. Sağlıklı seçenekler çocuklar için cazip hale getirilmeli Kantinlerde sunulan alternatiflerin çocukların severek tercih edebileceği biçimde hazırlanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Müge Arslan, alışılmış ürünlerin içerik ve hazırlanma yöntemlerinin değiştirilebileceğini anlattı. Prof. Dr. Arslan, şu önerilerde bulundu: “Çocuklara verilen besinlerin daha albenili, cazip hale getirilmesi lazım. Yine tost ya da poğaça olabilir ama bunların sağlıklı yöntemlerle yapılması gerekiyor. Beyaz un yerine tam tahıllı un kullanılabilir. İçerisine koyulan yağ açısından da katı yağlar yerine zeytinyağı ile yapılan ürünler tercih edilebilir.” Hamburger gibi çocukların ilgi gösterdiği ürünlerde de ekmek seçiminin ve pişirme yönteminin gözden geçirilebileceğini dile getiren Prof. Dr. Arslan, sağlıklı alternatifler oluşturulurken çocukların tercih ve beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Gazlı içecekler yerine ayran ve kefir sunulabilir İçecek seçeneklerinin de sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmasında önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Müge Arslan, “Kolalı, gazlı içecekler yerine ayran ve kefir olabilir.” dedi. Yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan yöntemlerin değiştirilmesiyle de alternatifler oluşturulabileceğini belirten Prof. Dr. Arslan, şöyle devam etti: “Derin yağda kızartma yerine baharatlandırılarak fırınlanmış patates sunulabilir. Köfteleri, hamburger köftesini yağda kızartmak yerine yine fırınlayarak sunum yapılabilir. Bunlar çocuklar için daha sağlıklı seçenekler oluyor.” “Gıdaya eşit erişimin sağlanması çok önemli” Kantin fiyatlarını da değerlendiren Prof. Dr. Müge Arslan, sağlıklı ürünlerin sunulmasının yanında çocukların bu ürünleri satın alabilmesinin de önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Arslan, “Özellikle çocukların erişebileceği ürünlerin biraz daha düşük fiyatlı olmasını tercih ederim. Çünkü gıdaya eşit erişimin sağlanması çok önemli.” ifadelerini kullandı. Ailelerin ekonomik koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Arslan, evde sağlıklı besin hazırlama ve çocuğa sunma imkânlarının sınırlı kaldığı durumlarda okulun bu açığı kapatması gerektiğini söyledi. Kantin fiyatlarında çocukların erişimi gözetilmeli Prof. Dr. Müge Arslan, her ailenin kantinde satılan ürünleri karşılayamayabileceğini belirterek, “Besine eşit erişimin sağlanması gerekiyor, bu çok önemli. Besinlerin her çocuk için eşit erişimi sağlayacak ücretlerde olması lazım. Enflasyon yükseliyor olabilir ama okullarda fiyat uygulaması açısından farklı bir yaklaşım düşünülmeli.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Yetersiz beslenme dikkat ve öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir Haber

Yetersiz beslenme dikkat ve öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir

Çocukluk döneminde beslenmenin yalnızca boy ve vücut ağırlığı artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, yetersiz ve dengesiz beslenmenin yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve bilişsel performans düşüklüğüne yol açabileceğini ifade etti. Şahin, yeterli ve dengeli beslenmenin öğrenme için gerekli fiziksel ve bilişsel zemini oluşturduğunu belirterek Dünya Sağlık Örgütü’nün de sağlıklı beslenmenin bilişsel gelişim açısından önemine dikkat çektiğini hatırlattı. KAHVALTININ İÇERİĞİ EN AZ YAPILMASI KADAR ÖNEMLİ Okula kahvaltı yapmadan gitmenin bazı çocuklarda ders performansını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Şahin, ideal bir kahvaltıda protein kaynağı, tam tahıllı bir karbonhidrat, sebze veya meyve ve süt ürünü bulunması gerektiğini kaydetti. Yumurta, peynir, yoğurt, tam buğday ekmeği, yulaf, domates ve salatalık gibi besinlerin örnek kahvaltı içeriği olabileceğini belirten Şahin, suyun da kahvaltının önemli bir parçası olduğunu söyledi. BESLENME ÇANTASINA SAĞLIKLI SEÇENEKLER KONULMALI Okulda tüketilen ara öğünlerin çocukların günlük beslenmesinde önemli yer tuttuğunu ifade eden Şahin, peynirli ya da yumurtalı tam tahıllı sandviç, yoğurt ve meyve, ayran gibi seçeneklerin tercih edilebileceğini söyledi. Paketli gıdaların yüksek şeker, tuz ve doymuş yağ içerebildiğine dikkat çeken Şahin, şekerli içeceklerin düzenli tüketiminin azaltılması gerektiğini, çocuğun temel içeceğinin su olması gerektiğini vurguladı. OBEZİTE ÇOK FAKTÖRLÜ BİR DURUM Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca beslenmeye bağlı olmadığını belirten Şahin, fiziksel aktivite, uyku, genetik yatkınlık, çevresel koşullar ve sosyoekonomik faktörlerin de etkili olduğunu söyledi. Okul ortamında kolay erişilen şekerli içecekler ve yüksek kalorili atıştırmalıkların toplam enerji alımını artırabileceğini, bunun da sağlıksız alışkanlıkların yerleşmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Çocuğun kilosunu sürekli gündeme getirmenin ya da başka çocuklarla kıyaslamanın doğru olmadığını söyleyen Şahin, “Şişmansın”, “Çok yiyorsun” gibi ifadelerin sağlıklı beslenme davranışı kazandırmadığını belirtti. Yiyecekleri “iyi-kötü” ya da “yasak-serbest” diye ayırmak yerine, sağlıklı seçimleri yaşamın doğal bir parçası haline getirmenin daha doğru olduğunu ifade etti. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmanın yalnızca ailenin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Şahin, okul kantinleri, okul yemekleri ve kamu politikalarının da bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme için aile, okul ve kamunun birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Şahin, hedefin çocuklara ne yememeleri gerektiğini söylemek değil, sağlıklı seçimleri daha kolay ulaşılabilir hale getirmek olduğunu dile getirdi.

Bursa sağlık için yürüdü Haber

Bursa sağlık için yürüdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Bursa’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde bir dizi etkinlik planlandı. ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasıyla hazırlanan program, Cumhuriyet Caddesi’nde Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde düzenlenen yürüyüşle başladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programı organize edildi. Bu kapsamda Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kuruldu ve vatandaşlara yönelik çeşitli sağlık uygulamaları ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen katılan Başkan Vekili Kevser Öztürk, halk sağlığı alanındaki çalışmaların önemine vurgu yaptı. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek halk sağlığı etkinliklerinin adresi Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

Dondurma masum değil! Glikoz ve fruktoz şurubuna dikkat Haber

Dondurma masum değil! Glikoz ve fruktoz şurubuna dikkat

Yaz sıcaklarında serinletici etkisiyle sıkça tüketilen dondurma, içeriği ve porsiyon miktarına dikkat edilmediğinde sağlıklı beslenme düzeninin dışına çıkabiliyor. Uz. Dyt. Betül Merd, dondurmanın “soğuk olduğu için hafif” olduğu düşüncesinin doğru olmayabileceğini belirterek, seçim yaparken ürün etiketlerinin mutlaka incelenmesi gerektiğini söyledi. Dondurmanın sağlıklı ya da sağlıksız olduğuna yalnızca ürünün adına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini belirten Merd, süt, yoğurt veya krema içeren; gerçek meyve, kakao ve kuruyemiş gibi bileşenler kullanılan ürünlerle, yoğun şeker, glikoz veya fruktoz şurubu, bitkisel yağ ve aroma vericiler içeren ürünlerin aynı besin değerine sahip olmadığını vurguladı. Özellikle market ürünlerinde “dondurma”, “sütlü buz” ve “bitkisel yağlı ürün” gibi ifadelerin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Merd, tüketicilerin ürünlerin ön yüzündeki “çilekli” veya “çikolatalı” gibi ifadelerden ziyade içindekiler listesini ve besin değerleri tablosunu incelemesini önerdi. “ERİ­MİYORSA SAĞLIKSIZDIR” İDDİASI DOĞRU DEĞİL Sosyal medyada sıkça paylaşılan, dondurmanın su altında tutulmasına rağmen erimediğini gösteren videolar da gündeme geldi. Merd, bir dondurmanın geç erimesinin veya şeklini korumasının tek başına ürünün sağlıksız olduğunu göstermediğini belirtti. Dondurmanın erime davranışında yağ miktarı, süt proteinleri, şeker ve kuru madde oranı, emülgatör ve stabilizatörler, hava miktarı, üretim teknolojisi ve saklama koşulları gibi birçok faktörün etkili olduğu ifade edildi. “FİT” VE “MEYVELİ” İFADELERİNE ALDANMAYIN Uz. Dyt. Merd, “şekersiz”, “fit”, “light” veya “meyveli” ifadelerinin de bir ürünün otomatik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Tüketicilere dondurma alırken şu noktalara dikkat etmeleri önerildi: İçindekiler listesini mutlaka okuyun.Şeker veya şeker içeren bileşenlerin listedeki sırasına dikkat edin.Kullanılan yağ kaynağını kontrol edin.Şeker ve enerji miktarını besin değerleri tablosundan inceleyin.Bir paketin tamamını tek porsiyon olarak tüketmeyin.“Meyveli” ifadesinin gerçek meyve içerdiği anlamına gelmediğini unutmayın.

Gastro İnegöl’den örnek adım! Haber

Gastro İnegöl’den örnek adım!

İnegöl Belediyesi’nin kentin gastronomi değerlerini yaşatmak, yöresel lezzetleri gelecek nesillere aktarmak ve İnegöl’ün zengin mutfak kültürünü daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Gastro İnegöl, şehirde bir ilki daha hayata geçirerek yine farkını ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tüketicilerin daha bilinçli seçimler yapmasını desteklemek amacıyla başlattığı ayrıntılı menü uygulaması, İnegöl’de bir ilk olarak Gastro İnegöl’de Temmuz ayı itibarıyla hayata geçirildi. İNEGÖL’ÜN TADIMLAMA MERKEZİ Yalnızca yemek yenilen bir restoran olmanın ötesinde, İnegöl’ün gastronomi kültürünün tanıtıldığı bir tadımlama merkezi olarak hizmet veren Gastro İnegöl, şehrin yöresel yemeklerinden coğrafi işaretli ürünlerine, yerel üreticilerin ürünlerinden geleneksel tatlarına kadar kentin gastronomi değerleri burada bir bütün olarak sunuyor. Açıldığı günden bu yana İnegöllülerin yanı sıra kenti ziyaret eden misafirlerin de uğrak noktalarından biri haline gelen Gastro İnegöl, farklı şehirlerden gelen vatandaşlara da İnegöl mutfağını tanıma ve yöresel lezzetleri yerinde deneyimleme imkânı sunuyor. BİLİNÇLİ TÜKETİM İÇİN AYRINTILI MENÜ Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu kapsamında hayata geçirdiği yeni uygulamayla birlikte, toplu tüketim yerlerinde tüketicilerin sunulan gıdalar hakkında daha detaylı bilgiye ulaşması hedefleniyor. Gastro İnegöl de düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte gerekli hazırlıklarını kısa sürede tamamlayarak Temmuz ayında ayrıntılı menü uygulamasını hayata geçirdi. Böylece İnegöl’de bu uygulamayı başlatan ilk işletme oldu. MENÜLERDE KALORİDEN ALERJEN BİLGİLERE HER DETAY YER ALIYOR Yeni uygulama kapsamında menülerde tüketicilerin ürünler hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilmesi sağlanırken, gıdaların içerikleri, kalorileri ve alerjen bilgileri gibi tüketici açısından önem taşıyan bilgiler daha görünür hale getiriliyor. Bu uygulamayla vatandaşların tercihlerini daha bilinçli şekilde yapabilmesine katkı sunulması amaçlanıyor. GASTRO İNEGÖL’DE ŞEFFAF VE BİLİNÇLİ TÜKETİM İnegöl Belediyesi, gastronomi alanındaki çalışmalarını yalnızca yöresel lezzetleri yaşatmakla sınırlı tutmayarak, vatandaşların güvenilir ve doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan uygulamaları da hayata geçiriyor. Gastro İnegöl’de ayrıntılı menü uygulamasının kısa sürede hayata geçirilmesiyle birlikte, İnegöl mutfağının tanıtılması ve yaşatılmasının yanında bilinçli tüketim, şeffaf bilgilendirme ve tüketici memnuniyeti de ön plana çıkarılıyor. Restorana gelen misafirler, yemek istedikleri yemeği seçerken menüde kalorisini, alerjen bilgilerini ve içeriğini de ayrıntılı şekilde görebiliyor. Çorbalardan tatlılara, ana yemeklerden salatalara ve içeceklere kadar menüde yer alan tüm ürünlerde bu ayrıntılar sunuluyor. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl aracılığıyla kentin gastronomi mirasını geleceğe taşırken, değişen tüketici ihtiyaçlarına ve yeni uygulamalara hızlı şekilde uyum sağlayarak vatandaşlara daha bilinçli, şeffaf ve güvenilir bir yeme içme deneyimi sunmayı da sürdürüyor. HEM LEZZET HEM BİLİNÇLİ TÜKETİM SUNUYORUZ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da Gastro İnegöl’de hayata geçirilen ayrıntılı menü uygulamasının önemine dikkat çekerek, “Gastronomi alanında şehrimizin değerlerini yaşatırken, hemşerilerimizin sağlıklı ve bilinçli tercihler yapabilmesini de önemsiyoruz. Tükettiğimiz gıdanın içeriğini, kalorisini ve varsa alerjenlerini bilmek, sağlıklı beslenme açısından önemli bir farkındalık oluşturuyor. Gastro İnegöl’de uygulamaya aldığımız ayrıntılı menü sistemiyle misafirlerimize yalnızca lezzetli ve yöresel ürünler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda tercihlerini daha bilinçli yapabilecekleri şeffaf bir ortam da sağlıyoruz. İnegöl Belediyesi olarak vatandaşlarımızın sağlığını, memnuniyetini ve güvenini önceleyen uygulamaları hayata geçirmeye, şehrimizin gastronomi kültürünü geleceğe taşırken hizmet kalitemizi de sürekli geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

Kestel Belediyesi’nden kadınlara özel sağlıklı yaşam desteği Haber

Kestel Belediyesi’nden kadınlara özel sağlıklı yaşam desteği

Kestel Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışını sağlık alanındaki hizmetlerle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Çilek Sosyal Yaşam Merkezi’nde yeniden başlatılan diyetisyen hizmetiyle kadınlar, uzman desteği eşliğinde sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve kişiye özel beslenme programları konusunda danışmanlık alabilecek. Kestel Belediyesi Kadınlar İçin Hizmet Üretmeye Devam Ediyor Kestel Belediyesi Çilek Sosyal Yaşam Merkezi’nde randevu sistemiyle sunulan hizmet kapsamında kadınlara; kilo kontrolü, sağlıklı beslenme danışmanlığı ve kişiye özel beslenme programları konusunda destek verilecek. Öte yandan kadınların sosyal yaşam içerisinde daha güçlü yer almalarını destekleyen Kestel Belediyesi, Çilek Sosyal Yaşam Merkezi aracılığıyla birçok farklı hizmeti aynı çatı altında sunuyor. Merkezde yürütülen çalışmalar sayesinde kadınlar hem sosyal faaliyetlere katılıyor hem de sağlıklarını korumaya yönelik profesyonel desteklerden faydalanabiliyor. Başkan Erol: “Kadınlarımızın Hayatına Değer Katan Çalışmaları Önemsiyoruz” Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, kadınlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceğini belirterek şunları söyledi: "Kadınlarımızın sosyal yaşamda daha aktif, daha sağlıklı ve daha güçlü bireyler olarak yer almalarını önemsiyoruz. Bu doğrultuda Çilek Sosyal Yaşam Merkezimizde diyetisyen hizmetimizi yeniden başlattık”

“HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA” KAMPANYASI BURSA’DA BAŞLADI Haber

“HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA” KAMPANYASI BURSA’DA BAŞLADI

Proje kapsamında Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda bir ay boyunca 17 ilçede; meydanlar, alışveriş merkezleri, parklar, kamu kurumları, üniversiteler ve vatandaş yoğunluğunun bulunduğu farklı noktalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Kurulacak stantlarda vatandaşlara hareket yaşı değerlendirmesi yapılacak, sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık hizmeti sunulacak ve gerekli görülen bireyler Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirilecek. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı'nın 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' prensibinin yeni bir hamlesini sahada uyguladıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl meydanlarda boy ve kilo ölçümü yaparak, sağlıklı beslenmeye dikkat çektiklerini vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, "Tansiyon hastası olduğunu fark etmeyen, obeziteyle ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu fark etmeyen insanlarımıza ulaşıp Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde onları takibe aldık ve ciddi anlamda da sağlıklarını iade edebilmek üzere başarı kaydettik. Gerçekten o farkındalığı kullanıp da başarı kaydeden vatandaşlarımı tebrik ediyorum, kendi sağlıkları için çok güzel bir iş yaptılar" şeklinde konuştu. Hareketli Hayat Çok Önemli Bu yıl yeni bir aşamaya geçtiklerinin altını çizen Çetin, "Artık sadece sağlıklı beslenme yetmez, sadece uygun boy-kilo yetmez. Kişi gerçekten ideal boy-kiloda bile olsa, ideal ağırlıkta bile olsa hareket çok kıymetli. Hareket bize Allah'ın verdiği en güzel armağanlardan bir tanesi. Lütfen bu armağanı doğru kullanalım, hareketsizlikten uzak duralım. Sağlık Bakanlığı’mızın kampanyasından istifade edelim. Çeşitli noktalarda, kalabalık yerlerde stant faaliyetlerimiz olacak. Zaten sağlıklı hayat merkezlerimiz emrinize amade. Biz Bursa'da 15 tane sağlıklı hayat merkezi ile hizmetinizdeyiz. Bu manada Bakanlığımızın kampanyası ile ilgili vatandaşlarımızın istifade etmesini gönülden istiyoruz." diye konuştu.

Nilüfer Belediyesi çocukların süt tüketimini destekliyor Haber

Nilüfer Belediyesi çocukların süt tüketimini destekliyor

Nilüfer Belediyesi, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında çocukların beslenme alışkanlıklarını desteklemek amacıyla süt dağıtımı etkinliği düzenledi. Bu kapsamda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş ile birlikte Nilüfer Belediyesi Kadın ve Çocuk Akademileri’nde eğitim alan çocuklara süt ikram etti. Çocuklarla sohbet eden Şahin ve Durmuş, sütün faydalarını anlattılar. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla toplumsal farkındalık yaratmayı amaçladıklarını vurguladı. Şahin, Nilüfer Belediyesi olarak çocukların sağlıklı gelişimini destekleyecek projeler geliştirmeye devam edeceklerini belirtti. Şahin, bu kapsamda iş birliklerini geliştirmek istediklerini sözlerine ekledi. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Serkan Durmuş ise, “Türkiye’de bir çocuğun yıllık süt tüketimi 39 litrede kalmakta, Avrupa Birliği’nde ise 100 litrenin üstüne çıkıyor. O yüzden çocuklarımıza proteinli gıdaların dağıtımını teşvik etmeye çalışıyoruz” dedi. Süt dağıtımı Çalı’nın yanı sıra Kızılcıklı, Kültür ve Fethiye mahallelerinde bulunan Kadın ve Çocuk Akademileri’nde de devam edecek. Etkinlik ile süt tüketiminin teşvik edilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesini hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.