Hava Durumu

#Sağlıklı Alışkanlıklar

- Sağlıklı Alışkanlıklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Alışkanlıklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp krizi genç yaşta da görülebiliyor... Risk faktörleri erken dönemde kontrol altına alınmalı Haber

Kalp krizi genç yaşta da görülebiliyor... Risk faktörleri erken dönemde kontrol altına alınmalı

Kalp krizi ileri yaşlarda daha sık görülse de genç yetişkinlerde de ortaya çıkabiliyor. 2025 yılında İsveç’te yayımlanan, 18-59 yaş arasındaki 44 binden fazla kalp krizi vakasının incelendiği araştırmada, hastaların yaklaşık dörtte üçünün en az bir kardiyovasküler risk faktörüne sahip olduğu belirlendi. Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Sıddık Erdoğan, genç yaşın kalp-damar hastalıklarına karşı tam bir koruma sağlamadığını vurgulayarak, değiştirilebilir risk faktörlerinin erken dönemde fark edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Gençlerde risk faktörleri Uzm. Dr. Erdoğan, sigara ve tütün ürünleri kullanımı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, obezite, fiziksel hareketsizlik ve sağlıksız beslenmenin gençlerde kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Göğüste baskı, sıkışma veya ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi ve ağrının kola, sırta, boyna ya da çeneye yayılmasının kalp krizi açısından önemsenmesi gereken belirtiler olduğuna dikkat çeken Erdoğan, bu tür şikâyetlerin gençlerde de ciddiye alınması gerektiğini belirtti. “BELİRTİLERDE VAKİT KAYBETMEDEN ACİL YARDIM ALINMALI” Genç yaşta olmanın söz konusu belirtilerin kalp kriziyle ilişkili olmadığı anlamına gelmediğini ifade eden Erdoğan, “Bu tür belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım alınması gerekiyor.” dedi. Ailede erken yaşta kalp krizi veya kalp-damar hastalığı öyküsü bulunan gençlerin kişisel risklerinin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesinin tek başına yeterli olmadığını söyledi. Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerinin takip edilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, gerekli durumlarda ek değerlendirmelerin yapılmasının da önem taşıdığını ifade etti. SAĞLIKLI ALIŞKANLIKLAR GENÇ YAŞTA KAZANILMALI Kalp sağlığını korumak için genç yaşta önlem alınması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Sıddık Erdoğan, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sağlıklı kiloyu koruma, sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durma ile tansiyon ve kolesterol takibinin temel alışkanlıklar arasında yer aldığını söyledi.

Okula dönüşte çocukları enfeksiyonlardan korumanın 5 yolu Haber

Okula dönüşte çocukları enfeksiyonlardan korumanın 5 yolu

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sanem Akay, okul döneminde enfeksiyon riskini azaltmak için ailelerin uygulayabileceği 5 temel önlemi anlattı. Yeni eğitim-öğretim dönemiyle birlikte çocukların yeniden sınıflara, kreşlere ve kalabalık sosyal ortamlara döndüğünü belirten Akay, "Özellikle okulun ilk haftalarından itibaren burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, ateş, kusma ve ishal gibi yakınmaların daha sık görülmesi aileleri endişelendirebiliyor. Çocukların bir arada uzun süre vakit geçirmesi, ortak oyuncak ve eşyaların kullanılması, yakın temasın artması ve kapalı alanlarda bulunulması enfeksiyonların yayılımını kolaylaştırabiliyor. Ancak günlük yaşamda uygulanabilecek bazı basit önlemlerle bulaş riskini azaltmak mümkün." dedi. İŞTE MADDE MADDE ENFEKSİYONLARDAN KORUNMA YOLLARI 1. Doğru el yıkama alışkanlığı kazandırın Enfeksiyonlardan korunmada en temel adımlardan biri el hijyenidir. Çocuklara özellikle tuvalet sonrasında, yemeklerden önce, dışarıdan eve geldiklerinde, öksürüp hapşırdıktan ve burunlarını temizledikten sonra ellerini yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır. Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye boyunca, parmak araları ve tırnak çevreleri de unutulmadan yıkanması önemlidir. Küçük çocukların el yıkama sürecinde yetişkin desteğine ihtiyaç duyabileceği unutulmamalıdır. El antiseptikleri bazı durumlarda pratik bir seçenek olsa da eller gözle görülür şekilde kirliyse veya su ve sabuna ulaşmak mümkünse öncelik el yıkama olmalıdır. 2. Aşıların güncel olup olmadığını kontrol edin Okul öncesi dönemde çocukların yaşlarına uygun rutin aşılarının tamamlanmış olması yalnızca çocuğun kendisi için değil, okul ortamındaki diğer çocukların korunması açısından da önem taşır. Ailelerin okul başlamadan önce çocuklarının aşı takvimini gözden geçirmeleri, eksik veya zamanı gelmiş aşılar konusunda çocuk hekimlerine danışmaları faydalı olacaktır. Aşılar tüm enfeksiyonları önlemese de aşıyla korunulabilen hastalıkların görülme ve ciddi seyretme riskinin azaltılmasında önemli rol oynar. 3. Uyku ve beslenme düzenini okul başlamadan oluşturun Yaz tatilinde çocukların uyku ve öğün saatleri değişebiliyor. Okul dönemine geçişte uyku saatlerinin yeniden düzenlenmesi, çocuğun gün içerisinde daha dinç ve uyumlu olmasına yardımcı olur. Çocuğun yaşına uygun yeterli uyku alması, dengeli ve çeşitli beslenmesi genel sağlık açısından önemlidir. Kahvaltının atlanmaması; sebze, meyve, protein kaynakları ve yeterli sıvı tüketiminin günlük beslenmede yer alması desteklenmelidir. Enfeksiyonlardan korunmak amacıyla gelişigüzel vitamin veya takviye ürünleri kullanmak yerine, çocuğun gereksiniminin hekim tarafından değerlendirilmesi daha doğru bir yaklaşımdır. 4. Ortak eşyalar ve kapalı ortamlar konusunda dikkatli olun Su şişesi, bardak, çatal-kaşık gibi ağızla temas eden kişisel eşyaların çocuklar arasında paylaşılmaması öğretilmelidir. Sınıfların ve ev ortamının mümkün olduğunca düzenli havalandırılması da özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını azaltmaya yardımcı olabilir. Çocuklara öksürürken veya hapşırırken ağız ve burunlarını elleriyle değil, mümkünse dirsek içleriyle kapatmaları öğretilmelidir. Sık dokunulan yüzeylerin ve ortak kullanılan oyuncakların düzenli temizlenmesi de özellikle kreş çağındaki çocukların bulunduğu ortamlarda önem taşır. 5. Hasta çocuğu okula göndermekte acele etmeyin Ateşi olan, belirgin halsizliği bulunan, sık kusan veya ishal olan, günlük aktivitelerine katılamayacak kadar kendini kötü hisseden bir çocuğu yalnızca derslerinden geri kalmaması düşüncesiyle okula göndermek doğru değildir. Çocuğun dinlenmesi hem daha hızlı toparlanmasına yardımcı olur hem de enfeksiyonun diğer çocuklara bulaşma riskini azaltır. Her enfeksiyonun bulaştırıcılık süresi ve okula dönüş zamanı farklı olabilir. Bu nedenle özellikle yüksek veya uzayan ateş, nefes almakta güçlük, belirgin sıvı kaybı, aşırı uyku hali, tekrarlayan kusma ya da genel durumda belirgin bozulma gibi bulgular varsa çocuk hekimi değerlendirmesi geciktirilmemelidir. “Sık hastalanmak her zaman bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmez” Özellikle kreşe veya okula yeni başlayan çocukların yıl içerisinde daha sık enfeksiyon geçirmesi ailelerde “Bağışıklığı mı düşük?” endişesine yol açabiliyor. Oysa çocukların çok sayıda farklı virüsle ilk kez karşılaştıkları bu dönemde, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının tekrarlaması belirli ölçülerde beklenebilir. Burada önemli olan yalnızca enfeksiyonların sayısı değil; hastalıkların ağırlığı, ne kadar sürdüğü, büyüme ve gelişmenin nasıl ilerlediği ve çocuğun enfeksiyonlar arasında tamamen toparlanıp toparlanmadığıdır. Küçük alışkanlıklar, büyük koruma sağlayabilir Çocukları okul döneminde tüm mikroorganizmalardan tamamen uzak tutmak mümkün değildir. Hedef, enfeksiyon riskini mümkün olduğunca azaltmak ve çocuklara yaşam boyu sürdürebilecekleri sağlıklı alışkanlıklar kazandırmaktır. El yıkama, aşıların güncel tutulması, yeterli uyku ve dengeli beslenme, kişisel eşyaların paylaşılmaması ve hasta çocukların uygun süre evde dinlenmesi; okul döneminde hem çocuğu hem de çevresindekileri korumaya yardımcı olan temel adımlardır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.