Hava Durumu

#Sağlık Müzesi

- Sağlık Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de “Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor” semineri Haber

Nilüfer’de “Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor” semineri

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor” semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, “Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli” dedi. Özel gereksinimli bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, “Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir” diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, “Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum” dedi.

Nilüfer’de erişilebilirlik ve farkındalık semineri Haber

Nilüfer’de erişilebilirlik ve farkındalık semineri

Nilüfer Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda toplumsal farkındalık semineri düzenledi. Nilüfer Belediyesi Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki “Engelli mi, Engellenen mi?” başlıklı seminerde, engelli bireylerin sosyal yaşamda karşılaştıkları zorluklar kapsayıcı şekilde dile getirildi. Seminerin konuşmacıları Fiziksel Erişilebilirlik Deneyim Uzmanı Can Koç ve Görme Farklılığı Deneyim Uzmanı Utku Demiryakan, katılımcılara konuyla ilgili deneyimlerinden bahsetti. Hayat hikayelerinden çarpıcı örnekler veren konuşmacılar, konuyu somut şekilde ele aldı. Trafik kazası sonrası tekerlekli sandalye kullanmaya başladığında, eğitime ve sosyal hayata katılımda yaşadığı zorlukları paylaşan Can Koç, bunun fiziksel durumundan değil, kaldırımların ve binaların uygunsuz tasarımından kaynaklandığını dile getirdi. Utku Demiryakan ise öğrencilik yıllarında metroda yaşadığı bir deneyimi paylaştı. Sesli anonsların çalışmaması ve tabelaların okunamayacak kadar küçük olması nedeniyle yaşadığı kaybolma hikayesini anlatan Demiryakan, doğru bir tasarımla kolayca bu durumun önlenebileceğine dikkat çekti. Seminerde, erişilebilirliğin sadece belediyelerin değil; özel sektörün, akademinin ve tüm bireylerin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı. Katılımcıların da katkı sunduğu seminerin sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, konuşmacılara teşekkür etti.

Nilüfer’de hayat kurtaran ilkyardım eğitimi Haber

Nilüfer’de hayat kurtaran ilkyardım eğitimi

Bursa Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında bu “Temel İlk Yardım Eğitimi” düzenlendi. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı, İlk Yardım, Hijyen ve Yangın Eğitmeni Hasan Hür’ün konuşmacı olarak katıldığı programda, ilk yardımda dikkat edilmesi gereken hususlar hem teorik hem de uygulamalı biçimde anlatıldı. Etkinliğe; Mudanya Üniversitesi Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Bölümü öğrencileri, bölüm başkanı Dr. Serhat Sarsıcı, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir ve çok sayıda Nilüferli katıldı. “İLK 5 DAKİKA ÇOK KIYMETLİ” Eğitimde, ilk yardımda doğru bilinen yanlışlara değinen Hasan Hür, ilk müdahaledeki ilk beş dakikanın yaşamsal önemine dikkat çekerek, “İlk 5 dakika çok kıymetli. Maalesef geri dönüşü yok. Doğru bildiğimiz çok yanlış var; bu yüzden eğitim olmadan müdahale etmek karşı tarafa zarar veriyor” dedi. Bayılma ve koma arasındaki farkı, dil kökünün geriye kaçmasının nasıl anlaşılacağını ve baş-çene pozisyonunun nasıl uygulanacağını adım adım anlatan Hür, halk arasında yaygın olan bazı uygulamaların ilk yardım sırasında ciddi zararlara yol açabildiğini hatırlattı. Bayılan kişiye su dökmek, kolonya dökmek ya da tokat atmak gibi alışkanlıkların hiçbir faydasının bulunmadığını söyleyen Hür, bu durumda yapılması gerekenin yakanın açılması ve ayakların hafifçe yükseltilerek beyne kan gönderilmesi olduğunu ifade etti. “KALP HAREKETİ SEVER, STRESİ SEVMEZ” Kalp krizinin belirtilerini ve müdahale yöntemini de aktaran Hür, kişiyi öksürtmeye çalışmanın, sırtına vurmanın, su içirmenin ve sırtüstü yatırmanın yanlış uygulamalar olduğunu vurguladı. Hür, doğru yaklaşımın 112’nin aranması, kişinin yarı oturur pozisyona alınması ve yakasının açılması olduğunu söyledi. Son yıllarda kalp krizinin genç yaşlarda da görülmeye başladığına dikkat çeken Hür, “Yaşlandıkça vücut kendini adapte ediyor, damar sayısını artırıyor. Genç bir kalpte bu hazırlık olmadığı için daha öldürücü olabiliyor. Kalp hareketi severi, stresi hiç sevmez” diye konuştu. Solunum yolu tıkanmalarına da değinen Hür, öksürebilen kişiye müdahale edilmemesi gerektiğini, sesin tamamen kesildiği durumlarda ise Heimlich manevrasının nasıl uygulanacağını gösterdi. Bebeklerde uygulanacak yöntemin yetişkinlerden farklı olduğunu belirten Hür, 0-1 yaş grubu için sırta vurma ve göğüs basısı tekniğimi maket üzerinde adım adım anlattı. TRAFİK KAZALARINDA “SU VERME” UYARISI Trafik kazalarında ve yüksekten düşmelerde iç kanama riskine dikkat çeken Hür, kazazedeye su verilmemesi ve yerden kaldırılmaması gerektiğini söyledi. Hür, “Kazazedeye asla su verilmez, kazazede yerden kaldırılmaz. Bilinçsiz yapılan yardım, ilk yardım olmuyor; verdiğiniz su yüzünden ameliyata alamadığımız vakalar var” ifadelerini kullandı. Çamaşır suyu, mazot ve tiner gibi kimyasal maddelerin yutulması durumunda da kişinin kusturulmaması ve doğrudan en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Hür, kusturma girişiminin yemek borusunda ikinci bir yanığa yol açabileceğine dikkat çekti. KALP MASAJI UYGULAMALI GÖSTERİLDİ Etkinlikte temel yaşam desteği ve kalp masajı uygulamalı olarak anlatıldı. Bilinç kontrolünden hava yolunun açılmasına, solunumun değerlendirilmesine göğüs basısına kadar tüm aşamaları maket üzerinde gösteren Hür, dakikada 100 atım hızında ve göğüs kafesinin yaklaşık beş santimetre çöktürecek şekilde uygulanan kalp masajının, doğru tekniklerle yapıldığında hayat kurtardığını söyledi. Eğitim, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Programın sonunda Hasan Hür’e günün anısına hediye takdim edildi.

Nilüfer Sağlık Buluşmaları’nda çocukluk aşıları bilinci Haber

Nilüfer Sağlık Buluşmaları’nda çocukluk aşıları bilinci

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen seminerde, aşıların bağışıklık sistemini eğiten en önemli unsurlardan biri olduğunu açıklayan Dr. Dilara Yılmaz, toplum bağışıklığının korunması için aşılama oranının yüzde 85’in altına düşmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin aşılama konusunda başarılı bir ülke olduğunu ifade eden Yılmaz, çiçek hastalığının dünya üzerinden silinmesi ve çocuk felcinin ülkemizde son bulmasının bu başarının kanıtı olduğunu dile getirdi. Sosyal medya spekülasyonları ve ebeveynlerin aşı kararsızlığına da değinen Dr. Yılmaz, aşıların otizm veya kısırlık yaptığına dair iddiaların hiçbir bilimsel temeli olmadığını açıkladı. Aşılardaki belli içeriklerin sanılanın aksine vücuda zarar verecek düzeyde olmadığını, hatta günlük hayatta maruz kalınan miktarlardan çok daha düşük olduğunu kaydeden Yılmaz, “Doğal yolla hastalık geçirmek daha iyidir inanışı yanlıştır. Aşısız geçirilen kızamık gibi hastalıkların yıllar sonra ölümle sonuçlanabilecek hasarlara yol açabileceğini unutmamak gerekir” dedi. AŞILANMAYAN HER ÇOCUK TOPLUMU TEHDİT EDİYOR Seminerin sonunda aşı takibinin hem aile hekimleri hem de çocuk doktorları tarafından titizlikle yapıldığını belirten Dr. Dilara Yılmaz, “Aşılanmayan her çocuk, toplumdaki diğer çocukların da sağlığını tehdit etmektedir. Aşılar hayat kurtarır” diyerek sözlerini tamamladı.

Nilüfer’de yaşlanma politikaları tartışıldı Haber

Nilüfer’de yaşlanma politikaları tartışıldı

Bursa Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, yaşlılık gerçeğinin kamusal akılla ele alınması gerektiğini belirterek, “Buradaki tartışmalar biz yerel yöneticilere ışık tutacak. Çıkacak sonuçlar kamusal iyileştirmeler için çok kıymetli” dedi. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da yaşlanma meselesinin önümüzdeki dönemin politikalarını belirleyecek en önemli geçiş dönemlerinden biri olduğunu vurguladı. TÜRKİYE DÜNYANIN EN HIZLI YAŞLANAN ÜLKESİ Programın ana konuşmacısı olan Prof. Dr. Özgür Arun, Türkiye’nin yaşlanma hızına dair verileri paylaştı. Türkiye’nin yaşlı nüfus oranının yüzde 10’u aşarak “çok yaşlı toplum” statüsüne girdiğini belirten Arun, temel sorunun yoksulluk olduğunu ifade etti. Arun, “Türkiye’nin sorunu yoksullaşarak hızla yaşlanmasıdır. Bugünün çocukları ve gençleri, mevcut sosyal güvenlik sistemi içinde emekli olamama riskiyle karşı karşıya” uyarısında bulundu. Yaşlılara yönelik şiddet, ihmal ve istismar konularına da değinen Prof. Dr. Arun, 2025 yılında Türkiye genelinde 2205 hak ihlali tespit edildiğini, Bursa’nın ise İstanbul ve Antalya ile birlikte en çok ihlal yaşanan iller arasında yer aldığını belirterek, “Türkler yaşlısını sever, Türkler yaşlısını korur diyemiyorum ben bu rakamları gördüğümde. Türkler yaşlısıyla savaşıyor diyor bu veriler. Üstelik bu hak ihlallerinin yarısı ölümle sonuçlanıyor. Yani her yıl binlerce yaşlı insan hak ihlali sonucu hayatını kaybediyor. Bu durum kültürel değil, yapısal bir sorun haline gelmektedir” diye konuştu. MELİH ELAL OKUMA GRUBU İLE “YAŞAMI OKUMAK” Etkinliğin ikinci oturumunda, Nilüfer Kent Konseyi bünyesinde 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Melih Elal Okuma Grubu üyeleri, uzmanlarla birlikte interaktif bir çalışma gerçekleştirdi. Uzm. Klinik Psikolog İpek Polat, Prof. Dr. Handan Can ve Prof. Dr. Erdoğan Kartal’ın eşlik ettiği oturumda, katılımcılar duygu durum kartları üzerinden paylaşımlarda bulundu. “Dilek Ağacı” öyküsünün okunmasıyla devam eden bölümde; köklenmek, aidiyet ve yaşlılıkta hayata tutunma temaları üzerine katılımcılarla derinlikli bir sohbet gerçekleştirildi.

Bursa Nilüfer’de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı Haber

Bursa Nilüfer’de sağlıklı yaş almanın ipuçları paylaşıldı

“Sağlıklı Yaş Almanın Yolları” başlığı altında Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinliğin ilk konuşmacısı olan Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Olgun Deniz, yaşlanmanın biyolojik bir süreç olduğunu, ancak kronolojik yaştan ziyade biyolojik yaşın daha önemli olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın en hızlı yaşlanan 10 ülkesinden biri olduğuna dikkati çeken Deniz, “Sağlıklı yaş almada genetik yüzde 30, yaşam tarzı ise yüzde 70 etkilidir. Dolayısıyla nasıl yaşadığınız, nasıl yaşlanacağınızı belirler. Bunun için yeterli ve dengeli beslenmeye önem verin. Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapın, durmayın ama düşmeyin de. Sosyal hayattan kopmayın ve sevdiklerinizle bol bol vakit geçirin. Hobiler edinerek zinde kalın. Huzurlu olun ve yeterli uyuyun” dedi. Gereksiz ilaç ve takviye kullanımından kaçınmanın da ileride yaşlarda kritik önemde olduğunu anlatan Deniz, “Hedefimiz, yaşlı bireyin kimseye bağımlı olmadan fonksiyonelliğini korumasıdır ve sağlıkla geçirebileceği süreyi uzatmaktır. Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir; çıktıkça yorgunluk artar ama görüş alanımız genişler” diye konuştu. GERİATRİSTLER YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYOR Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Merve Hafızoğlu ise sunumunda geriatrinin rolüne değindi. 65 yaş ve üzeri bireylerde bütüncül yaklaşımın önemini vurgulayan Hafızoğlu, ‘Yaşlılıkta bu kadar olur’ diyerek geçiştirilen unutkanlık, depresyon ve kas erimesi gibi durumların aslında tedavi edilmesi gereken birer sendrom olduğunu ifade etti. Hafızoğlu şunları söyledi: “Yaşlandım artık duymasam da olur, hayattan zevk almasam da olur’ düşüncesine karşıyız. Yaşlanmak hayat kalitesinin düşmesi demek değildir. Polikliniklerimizde ‘geriatrik sendromlar’ dediğimiz; unutkanlık (demans), depresyon, beslenme bozukluğu, kas erimesi, uyku bozuklukları ve çoklu ilaç kullanımı gibi durumları tarıyoruz. Ve bu durumlara göre reçeteler belirliyoruz. Önemli olan kişinin kendini bilmesi ve yaşadığı probleme karşı koyma isteğidir. Bizim için kronolojik yaştan ziyade ‘kırılganlık’ seviyesi önemlidir. Hedefimiz, bireyin yaşam kalitesini yükseltecek tedavi hedefleri belirlemek, onların kimseye bağımlı olmadan, kaliteli bir yaşam sürmesini sağlamaktır.” İlgiyle takip edilen seminerin ardından uzmanlar, katılımcıların sorularını yanıtladı. Programın sonunda Doç. Dr. Olgun Deniz ve Doç. Dr. Merve Hafızoğlu’na günün anısına hediye takdim edildi.

Başkan Şadi Özdemir’den sağlık çalışanlarına teşekkür Haber

Başkan Şadi Özdemir’den sağlık çalışanlarına teşekkür

Nilüfer Belediyesi Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen etkinliğe ev sahipliği yaptı. “Çocukların Gözünden 14 Mart Tıp Bayramı” etkinliğine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, hekimler ve çocuklar katıldı. Etkinlikte çocuklar, hekimlere “asistan” olarak eşlik etti. Merak ettikleri soruları soran çocuklar, aynı zamanda kendi yaşamlarından kesitler paylaştı. Etkinlik kapsamında; Prof. Dr. Yeşim Uncu, Prof. Dr. Murat Çaycı, Doç. Dr. Selin Aktürk Esen, Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar ve Uzm. Dr. Kamuran Çelik, hem küçük asistanların hem de izleyici öğrencilerin sorularını yanıtladı. “MOTİVASYON YÜKSEK OLMALI” Başkan Şadi Özdemir, burada yaptığı konuşmada, sağlık problemleri sürecindeki deneyimlerini paylaştı. Pankreas kanserini atlattığını hatırlatan Şadi Özdemir, hastalığı atlatmasının ardından, aynı rahatsızlığa yakalanan kişilerle daha çok bir araya geldiğini anlattı. Başkan Şadi Özdemir, “Kim pankreas kanseri olursa onun psikolojik desteğini üstleniyorum. Onlarla oturuyorum. Telefonla görüşüyorum. Bazılarıyla yüz yüze görüşüyoruz. Aslında kanser atlatılabilir bir hastalık. Motivasyon ve moral yüksek olmalı” diye konuştu. “HEKİMLERE GÜVENİN” Hekimlere güvenilmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, “Onlara hepimizin çok teşekkür etmesi lazım. En zor durumlarda her zaman hekimlerimiz, hemşirelerimiz aslında sağlık çalışanları bizleri ayakta tutuyor. O nedenle önce bir kere sağlık sektöründeki herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. Başkan Şadi Özdemir, konuşmasında sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı da kutladı. Etkinlik sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, hekimlere ve onlara eşlik eden öğrencilere hediye takdim etti.

Bursa Nilüfer’de kulak sağlığı masaya yatırıldı Haber

Bursa Nilüfer’de kulak sağlığı masaya yatırıldı

Bursa'da Nilüfer Belediyesi tarafından Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları”nda kulak sağlığı konuşuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Op. Dr. Vedat Oruk “Kulak Hastalıkları ve İşitme Bozuklukları” üzerine kapsamlı ve anlaşılır bilgiler paylaştı. Söyleşide kulağın anatomisi, işitme kayıpları, çınlama ve baş dönmesi gibi sık karşılaşılan sorunlar ele alındı. Kulağın dış, orta ve iç olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu belirterek sistemin çalışma prensibini anlatan Op. Dr. Vedat Oruk, günlük hayatta yapılan en büyük yanlışlardan birine dikkat çekti. Halk arasında “kulak kiri” olarak bilinen salgının aslında kulağı koruyan doğal bir sıvı olduğunu ifade eden Oruk, şunları söyledi: “Kulağın kendi ürettiği bu sıvı, dışarıdan gelen toz ve tüyleri tutarak kulağı korur. Ancak biz pamuklu kulak çöpleriyle kulağımızı temizlemeye çalıştığımızda, dışarı atılması gereken bu sıvıyı kulak zarına doğru itiyoruz. Bu durum tıkanıklıklara ve işitme kayıplarına yol açabiliyor. Kulağa hiçbir yabancı cisim sokulmamalıdır.” “İŞİTME CİHAZI YAŞLILIK BELİRTİSİ DEĞİLDİR” Orta kulak iltihapları ve sinirsel işitme kayıpları hakkında da bilgi veren Oruk, vücudun sinir dokularını onarmasının aylar sürebildiğini belirtti. İlaç veya cerrahi müdahalenin yetersiz kaldığı durumlarda işitme cihazlarının devreye girdiğini anlatan uzman isim, “İşitme cihazı kullanmak yaşlılık belirtisi veya utanılacak bir durum değildir. Tıpkı görme bozukluğunda gözlük kullanmak veya eksik bir dokuyu protezle tamamlamak gibidir. Günümüzde bu cihazlar çok küçük, estetik ve gelişmiş özelliklere sahi” dedi. Etkinliğin sonunda kulak sağlığını korumak için temel tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Vedat Oruk, özellikle gençlerin yüksek sesli ortamlardan ve yüksek volümlü kulak içi kulaklıklardan uzak durması gerektiğini belirtti. Oruk, kulak ağrısı veya enfeksiyonu durumunda kulağa zeytinyağı damlatmak gibi bilimsel dayanağı olmayan evsel çözümler yerine mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

Nilüfer’de pandeminin izleri konuşuldu Haber

Nilüfer’de pandeminin izleri konuşuldu

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında “COVID-19 Pandemisi ve Sağlık: Etkiler, Deneyimler ve Pandemi Şehitlerimiz” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Etkinlikte, dünyayı sarsan pandemi süreci hem bilimsel verilerle hem de toplumsal yansımalarıyla ele alındı. Prof. Dr. Harun Ağca, Prof. Dr. Ali Asan ve Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel acil durum ilan edilen sürecin detayları aktarıldı. Uzmanlar; virüsün bulaş özellikleri, hastalığın klinik seyri ve ortaya çıkan komplikasyonlar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlikte; pandeminin yalnızca bir sağlık krizi olmadığı; sağlık sistemlerinde yarattığı yoğunluğun yanı sıra uzaktan eğitim ve evden çalışma gibi yeni uygulamalarla sosyal ve ekonomik yaşam üzerinde uzun süreli izler bıraktığı ifade edildi. Salgınla mücadelede dönüm noktası olan mRNA ve inaktif aşıların rolü vurgulanırken, antiviral ilaçlar ile destekleyici tedavi yöntemlerinin hastalığın yönetimindeki etkileri de detaylarıyla konuşuldu. Öte yandan programda ayrıca hem Türkiye’de hem de dünyada salgınla mücadelenin ön saflarında yer alırken yaşamını yitiren hekimler ve tüm sağlık personeli, gösterdikleri büyük fedakârlıklara dikkat çekilerek, saygı ve minnetle anıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.