Hava Durumu

#Sağlık Bakanlığı

- Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir'den mahalle odaklı hizmet vurgusu Haber

Bursa Büyükşehir'den mahalle odaklı hizmet vurgusu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Sağlık Bakanlığı ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliği ile hizmete alınan Doğanevler Sağlıklı Hayat Merkezi ve Osmangazi 700. Yıl Aile sağlığı Merkezi’nin açılış programına katıldı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz ve Refik Özen, İl Sağlık Müdürü Mustafa Çetin, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, Doğanevler Mahallesi Muhtarı Serkan Koçer ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri programda yer aldı. Bursa’da kentsel gelişim ve büyümeyle doğru orantılı şekilde ihtiyaçların da arttığını ifade eden Başkan Vekili Şahin Biba, Büyükşehir Belediyesi’nin kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği halinde il genelinde mahalle bazlı taramalar yaparak ihtiyaç ve taleplere yanıt üretmeye çalıştığını belirtti. Hizmete açılan merkezler hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Vekili Biba, “Doğanevler ve çevresine sağlık alanında önemli hizmetler verecek olan merkezler sayesinde bölge sakinleri, mahallelerinde hizmet alabilecek. Bünyesinde hekim, fizyoterapist, klinik psikolog, psikolog, çocuk gelişim uzmanı ve hemşire gibi birçok alandan personel bulunduran Doğanevler Sağlıklı Hayat Merkezi, bölgedeki talebe büyük ölçüde cevap verecektir. Her iki merkezin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu. Sağlık hizmetlerinin insan hayatına verilen değerin en somut göstergesi olduğunu belirten Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın yalnızca kendi vatandaşlarına değil, çevre illere de sağlık hizmeti sunan önemli bir merkez olduğunu ve açılışı yapılan tesislerin vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güçlendireceğini ifade etti. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık alanındaki vizyonu doğrultusunda önemli yatırımların hayata geçirildiğini belirterek Doğanevler Sağlıklı Hayat Merkezi ile Osmangazi 700. Yıl Aile Sağlığı Merkezi’nin hayırlı olmasını diledi. Konuşmaların ardından dualar eşliğinde sağlık merkezi hizmete açıldı.

Birlik ve Dayanışma Sendikası'ndan 'e-Sevk' tepkisi... Haber

Birlik ve Dayanışma Sendikası'ndan 'e-Sevk' tepkisi...

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı'nın kamuoyuna duyurduğu "e-Sevk" uygulamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Mehlepçi, Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nde (MHRS) yaşanan sorunlara kalıcı çözüm üretilmeden hayata geçirilen uygulamanın yeni sorunlara yol açacağını iddia etti. Bakanlığın "Randevu olmasa da bakılacaksınız" açıklamasının mevcut sağlık altyapısıyla örtüşmediğini savunan Mehlepçi, uzman hekim sayısının artırılmadığını, yeni polikliniklerin açılmadığını ve muayene sürelerinin iyileştirilmediğini belirtti. Randevu bulunamayan polikliniklere randevusuz hasta yönlendirilmesinin çözüm olmadığını ifade eden Mehlepçi, "MHRS ekranındaki kuyruk hastane koridorlarına taşınmaktadır." değerlendirmesinde bulundu. Aile hekimlerinin yalnızca tıbbi gereklilik halinde sevk kararı verebileceğini vurgulayan Mehlepçi, "Sevk, vatandaşın talebiyle verilen bir işlem değildir. Hangi hastanın hangi branşa yönlendirileceğine tıp bilimi, klinik gereklilik ve hekimin mesleki değerlendirmesi karar verir." ifadelerini kullandı. Sağlık sistemindeki temel sorunların sevk mekanizmasından değil, yapısal eksikliklerden kaynaklandığını savunan Mehlepçi, kamudan ayrılan sağlık çalışanlarının yerine yeterli istihdam sağlanması, performans sisteminin gözden geçirilmesi ve muayene sürelerinin uzatılması gerektiğini söyledi. Acil servislere yılda 100 milyonu aşan başvurunun başarı göstergesi değil, sistemdeki sorunların yansıması olduğunu ileri sürdü. "RANDEVUSUZ HASTALARI HANGİ UZMAN HEKİM MUAYENE EDECEK?" Sağlık Bakanlığı'na çeşitli sorular yönelten Mehlepçi, sevki tıbben gerekli görmeyen aile hekimlerinin oluşabilecek baskı ve şiddet olaylarından nasıl korunacağını, randevusuz hastaların hangi uzman hekimler tarafından ve hangi kapasiteyle değerlendirileceğinin açıklanmasını istedi. Uygulamanın hem aile sağlığı merkezlerinde hem de hastanelerde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet riskini artırabileceğini öne süren Mehlepçi, "Vatandaşa söz verip hekimi hedef tahtasına koymayın. Sağlık sistemindeki yapısal sorunların bedeli hekimlere ve sağlık çalışanlarına ödetilemez." ifadelerini kullandı. Genel Başkan Dr. Mehlepçi, sağlık hizmetlerinin halkla ilişkiler çalışmalarıyla değil, bilimsel veriler ve ortak akıl doğrultusunda planlanması gerektiğini savundu.

Bursa Osmangazi’de sağlıklı çevre için yoğun mesai Haber

Bursa Osmangazi’de sağlıklı çevre için yoğun mesai

Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü’ne bağlı Haşere ve Kemirgenle Mücadele Birimi ekipleri, 136 mahallede rögarlar, yağmur suyu ızgaraları, parklar, kamusal alanlar ve risk taşıyan noktalar başta olmak üzere periyodik ilaçlama çalışmaları yapıyor. Çalışmalarda Sağlık Bakanlığı onaylı biyosidal ürünler kullanılırken, işlemler yetkili ve sertifikalı personel tarafından titizlikle yürütülüyor. Vatandaşlardan ve mahalle muhtarlıklarından gelen talepleri değerlendiren ekipler, son olarak Yenikent Mahallesi’nde kapsamlı bir ilaçlama çalışması gerçekleştirdi. Rögarlar ve yağmur suyu ızgaralarında yapılan uygulamalarla haşere yoğunluğunun azaltılması ve olası yayılımın önüne geçilmesi hedeflendi. Osmangazi Belediyesi’ne ilettikleri talebin kısa sürede karşılık bulduğunu belirten Yenikent Mahallesi Muhtarı Nadir Yılmaz, yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirerek, “Mahallemiz genelindeki rögarlar ve yağmur suyu ızgaralarında ilaçlama çalışmaları yapıldı. Osmangazi Belediyesi’nin hızlı şekilde harekete geçmesinden ve yürüttüğü çalışmalardan memnuniyet duyuyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Vatandaşlardan gelen talepleri titizlikle değerlendirdiklerini ifade eden Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Haşere ve Kemirgenle Mücadele Ekip Sorumlusu Dilek Yosun da, “Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Haşere ve Kemirgenle Mücadele Birimi ekipleri olarak ilçe genelindeki 136 mahallede rögarlar, yağmur suyu ızgaraları ve ortak kullanım alanlarında haşere ve kemirgenlere karşı düzenli ilaçlama çalışmaları yürütüyoruz. Vatandaşlarımızdan ve mahalle muhtarlıklarımızdan gelen talepleri değerlendirerek ihtiyaç duyulan noktalarda hızlı müdahalelerde bulunuyoruz. Son olarak Yenikent Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz uygulamalarla bölgede gerekli ilaçlama çalışmalarını tamamladık. Halk sağlığını korumaya yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi.

Nilüfer'de haşere ve kemirgen mücadelesi Haber

Nilüfer'de haşere ve kemirgen mücadelesi

Bursa Nilüfer Belediyesi ekipleri, modern şehircilik anlayışının bir parçası olarak haşere ve kemirgenlere karşı yürüttüğü mücadeleyi yoğunlaştırdı. İnsan sağlığı ve çevre güvenliğini ön planda tutan Nilüfer Belediyesi, çalışmalarını yasal mevzuatlara ve sağlık standartlarına tam uyum içinde sürdürüyor. SAĞLIK BAKANLIĞI ONAYLI GÜVENLİ MÜCADELE Nilüfer Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen tüm ilaçlama faaliyetleri Biyosidal Ürünlerin Kullanım Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütülüyor. Sağlık Bakanlığı’nda alınan Biyosidal Uygulama İzin Belgesi doğrultusunda hareket eden ekipler, insan ve çevre sağlığına zarar vermeyen ruhsatlı ürünler kullanıyor. Uygulamaların tamamı, bu alanda özel eğitim almış ve sertifika sahibi uzman personeller tarafından gerçekleştiriliyor. RİSKLİ ALANLARDA DÜZENLİ DENETİM VE UYGULAMA Belediye ekipleri, sadece gelen şikayetleri değerlendirmiyor aynı zamanda düzenli saha denetimleri de gerçekleştiriyor. Yapılan kontrollerde halk sağlığını tehdit edebileceği öngörülen riskli bölgeler önceden tespit edilerek müdahale ediliyor. Özellikle sorun yaşanma ihtimali yüksek olan alanlarda periyodik kontroller gerçekleştirilerek, haşere ve kemirgenlerin çoğalmasının önüne geçiliyor. Ekipler; ev, apartman ve iş yerlerinden gelen talepleri de program dahilinde hızla çözüme kavuşturuyor.

“HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA” KAMPANYASI BURSA’DA BAŞLADI Haber

“HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA” KAMPANYASI BURSA’DA BAŞLADI

Proje kapsamında Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda bir ay boyunca 17 ilçede; meydanlar, alışveriş merkezleri, parklar, kamu kurumları, üniversiteler ve vatandaş yoğunluğunun bulunduğu farklı noktalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Kurulacak stantlarda vatandaşlara hareket yaşı değerlendirmesi yapılacak, sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık hizmeti sunulacak ve gerekli görülen bireyler Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirilecek. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı'nın 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' prensibinin yeni bir hamlesini sahada uyguladıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl meydanlarda boy ve kilo ölçümü yaparak, sağlıklı beslenmeye dikkat çektiklerini vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, "Tansiyon hastası olduğunu fark etmeyen, obeziteyle ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu fark etmeyen insanlarımıza ulaşıp Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde onları takibe aldık ve ciddi anlamda da sağlıklarını iade edebilmek üzere başarı kaydettik. Gerçekten o farkındalığı kullanıp da başarı kaydeden vatandaşlarımı tebrik ediyorum, kendi sağlıkları için çok güzel bir iş yaptılar" şeklinde konuştu. Hareketli Hayat Çok Önemli Bu yıl yeni bir aşamaya geçtiklerinin altını çizen Çetin, "Artık sadece sağlıklı beslenme yetmez, sadece uygun boy-kilo yetmez. Kişi gerçekten ideal boy-kiloda bile olsa, ideal ağırlıkta bile olsa hareket çok kıymetli. Hareket bize Allah'ın verdiği en güzel armağanlardan bir tanesi. Lütfen bu armağanı doğru kullanalım, hareketsizlikten uzak duralım. Sağlık Bakanlığı’mızın kampanyasından istifade edelim. Çeşitli noktalarda, kalabalık yerlerde stant faaliyetlerimiz olacak. Zaten sağlıklı hayat merkezlerimiz emrinize amade. Biz Bursa'da 15 tane sağlıklı hayat merkezi ile hizmetinizdeyiz. Bu manada Bakanlığımızın kampanyası ile ilgili vatandaşlarımızın istifade etmesini gönülden istiyoruz." diye konuştu.

ERKEN TANI İLE MS HASTALARININ HAYAT KALİTESİ KORUNUYOR Haber

ERKEN TANI İLE MS HASTALARININ HAYAT KALİTESİ KORUNUYOR

Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen programa; hastane yönetimi, nöroloji hekimleri, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları katıldı. Programda MS (Multipl Skleroz) hastalığının belirtileri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri hakkında katılımcılara çeşitli bilgiler aktarıldı. Programda konuşan Nöroloji Uzmanı Dr. Ali Özhan Sıvacı, Multipl Skleroz’un genç erişkinlerde kazalar ya da travmalardan sonra en sık engellilik oluşturabilen ciddi bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Hastalığın erken teşhisi ve erken tedaviye başlanmasının önemli fark yarattığının altını çizen Uzm. Dr. Sıvacı, “Eğer bunları yapabiliyor isek hastalarımız engelliliğe ulaşmadan hayatlarının sonuna kadar gayet kaliteli bir hayat geçirebiliyorlar. Tabii bunu yapabilmek için de çok önemli uzmanlaşmış merkezlere ihtiyaç var. MS, tanısı ve tedavisi gerçekten önemli merkezlerde, yapılması gereken ciddi bir hastalık.” şeklinde konuştu. İki Bine Yakın Hasta Takip Ediliyor Hastane bünyesinde yaklaşık 10 yıldır nitelikli hizmet verdiklerini vurgulayan Doç. Dr. Meral Seferoğlu ise, düzenli takip ve tedavisini yaptıkları 2 bine yakın hastaları olduğunun bilgisini verdi. Dünya MS Günü nedeniyle hastalara yönelik program düzenlediklerini belirten Doç. Dr. Seferoğlu, “Her yıl farklı etkinliklerle MS'te tanı, tedavi, ayırıcı tanı sorunlarını gözden geçiriyoruz ve bu etkinliklerde hastalarımızın MS ile ilgili farkındalıkları artıyor, tedavi uyumları artıyor ve bizimle olan iletişimleri güçleniyor.” dedi. Hastalar Daha Erken Tanı Alabiliyor Sağlık Bakanlığı’nın imkanları ile MS hastaları günümüzde dünyada kullanılan bütün tedavilere Türkiye'de ulaşabildiğini dile getiren Seferoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu, Türkiye'de yaşayan hastalar için çok büyük bir imkân. Bu nedenle Türkiye'de yaşayan MS hastaları oldukça şanslı. Hemen hemen her ilde MS alanında çalışan hekimlere ulaşmak da mümkün. Teknolojinin, görüntülemenin gelişmesiyle artık MS hastaları daha erken tanı alabiliyor ve bu tedavilere de daha erken ulaşabiliyor. Burada hastaya düşen görev düzenli olarak kontrollere gelmek ve tedavisini aksatmadan kullanmak. Bu alanda deneyimli hekimlere takip olmak, hastalık sürecini yönetmek açısından oldukça önemli. Sağlık Bakanlığımıza, bize ve hastalara sunduğu bu imkanlar için teşekkür ediyoruz."

Fenilketonüri uyarısı: Bir damla kan hayat kurtarır Haber

Fenilketonüri uyarısı: Bir damla kan hayat kurtarır

Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzm. Dr. Dilber Bektaşlar, fenilketonüri (PKU) hastalığının tedavi edilmediğinde ağır zeka geriliği, nöbetler ve gelişim problemlerine yol açabileceğini belirtti. Dr. Bektaşlar, PKU’lu bebeklerde gelişme geriliği, cilt döküntüleri, tiz sesli ağlama, idrarda küf kokusu ve epileptik nöbetler gibi belirtiler görülebileceğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı’nın 2025 verilerine göre Türkiye’de her 25 kişiden birinin taşıyıcı olduğunu aktaran Uzm. Dr. Dilber Bektaşlar, yaklaşık her 6 bin 200 canlı doğumda bir bebeğin PKU hastası olarak dünyaya geldiğini söyledi. Türkiye’de hastalığın görülme oranının dünya ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çeken Bektaşlar, bunun en önemli nedenlerinden birinin akraba evlilikleri olduğunu kaydetti. Türkiye’de PKU tarama testinin 1987’den bu yana uygulandığını belirten Bektaşlar, 2006 yılından itibaren Ulusal Yenidoğan Tarama Programı kapsamında tüm illerde topuk kanı testinin zorunlu hale getirildiğini ifade etti. Hastaneden taburcu olmadan önce ve aile hekimliğinde alınan birkaç damla topuk kanı sayesinde erken teşhis konulabildiğini söyleyen Bektaşlar, erken tanı alan bebeklerin özel mama ve diyet desteğiyle sağlıklı gelişim gösterebildiğini vurguladı. Geç tanı konulan vakalarda ise ağır zeka geriliği, epilepsi nöbetleri ve egzama gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini belirten Bektaşlar, ailelerin aile hekimlerinden gelen çağrıları dikkate alması gerektiğini söyledi. Akraba evliliklerinden kaçınılmasının hastalık riskini azaltacağını ifade eden Uzm. Dr. Bektaşlar, “Topuk kanı testi ihmal edilmemeli. Erken teşhis ve doğru beslenme tedavisiyle PKU’lu çocuklar sağlıklı bir yaşam sürebilir. Unutmayalım, bir damla kan hayat kurtarır” dedi.

Dünyanın 'göz'ü Türkiye'nin üzerinde Haber

Dünyanın 'göz'ü Türkiye'nin üzerinde

Türkiye’deki göz doktorlarını temsil eden tek dernek olan Türk Oftalmoloji Derneği, Türkiye’deki göz hekimlerinin mesleki gelişimlerini sağlamak amacıyla dünya standartları kalitesinde etkinlik ve eğitim organizasyonları düzenlemeyi sürdürüyor. Canlı Cerrahi Sempozyumu, Türk Oftalmoloji Derneği’nin her yıl düzenlediği Ulusal Kongre’den sonra en önemli ve en çok ilgi gören toplantısı haline geldi. Göz doktorlarının bilgi birikimi ve tecrübelerini paylaşmalarına imkan sağlayan sempozyum kapsamında 70 farklı göz ameliyatı yapılacak ve ameliyatlar yüksek çözünürlükte canlı yayınla konferans salonundaki dev ekrana yansıtılarak salondaki hekimlerin izlemesi sağlanacak. Türk Oftalmoloji Derneği’nden dünya çapında canlı cerrahi organizasyonu Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör, “Bu yıl 10’uncusunu düzenlediğimiz ve taşıdığı özellikler nedeniyle dünya çapında tek olan TOD Canlı Cerrahi Sempoyumu 11-14 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Farklı dallarda 4 gün süren bir Canlı Cerrahi Sempozyumu göz hastalıkları alanında başka bir ülkede yok. Glokom, Katarakt ve Refraksiyon, Kornea ve Oküler Yüzey, Okülofasyal, Pediyatrik Oftalmoloji ve Şaşılık, Vitreoretinal cerrahi birimlerinin katkılarıyla T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ameliyathanelerinde gerçekleştirilecek canlı cerrahi uygulamaları internet üzerinden JW Marriott Otel ve Kongre Merkezi toplantı salonuna aktarılacak. Bu yıl canlı cerrahi sempozyumu kapsamında ilk kez uygulanacak olan programın 1. gününde, tek bir gün içerisinde üç ayrı birimin eş zamanlı olarak ameliyat gerçekleştireceği akışın katılımcılara farklı cerrahi yaklaşımları karşılaştırmalı olarak izleme ve değerlendirme fırsatı sunacak” dedi. Sempozyumu dünyanın dört bir yanından göz hekimi takip ediyor Prof. Dr. Kıvanç Güngör , sempozyuma 4 gün boyunca ülkemizden ve dünyanın dört bir yanından fiziksel ve çevrimiçi olarak 2000’den fazla göz hekiminin takip edeceğini belirterek şöyle devam etti. “Deneyimli ve alanında uzman cerrahlar tarafından gerçekleştirilecek canlı cerrahi uygulamaları, katılımcılara farklı tekniklerin ve güncel yaklaşımların doğrudan izlenebileceği nitelikli bir eğitim ortamı sağlayacak. Bu süreçte eş zamanlı olarak oteldeki sempozyum salonunda düzenlenecek tartışma oturumlarında, deneyimli meslektaşlarımızın katkılarıyla olgular kapsamlı şekilde değerlendirilecek; katılımcılar da aktif katılım göstererek soru, yorum ve deneyimlerini paylaşma fırsatı elde edeceklerdir. Bilimsel programın bir diğer önemli bileşeni olarak, endüstri destekli cerrahiler ve uydu sempozyumlarda güncel teknolojiler, yenilikçi uygulamalar ve klinik pratiğe yansıyan gelişmeler ele alınacak; böylece katılımcılara hem teorik hem de uygulamaya dönük bütüncül bir bakış açısı sunulacak. Geçtiğimiz yılda yine Ankara’da düzenlediğimiz sempozyum büyük ilgi gördü. Sempozyumda 4 gün boyunca 70 göz cerrah canlı ameliyat gerçekleştirdi. Yurt içinden bin, yurtdışında 42 ülkeden binin üzerinde yabancı göz hekimi tarafından takip edilen ameliyatlarda 250 sağlık personeli görev aldı. Bu ameliyatların içinde oldukça zor ve nadir yapılan ameliyatlar vardı ve hastalarımız sağlıklarına kavuştular. Bu yıl yine TC. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde yaklaşık 70 hastamızı ameliyat etmeyi planlıyoruz. Ameliyatlarla ilgili planlamalarımız ve hasta seçimlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor.” diye konuştu. Dünyaya örnek oluyoruz Prof. Dr. Kıvanç Güngör hem teknik özellikleri, hem canlı yayın kalitesi, hem de yapılan ameliyatların zorluk ve çeşitlilik derecesi gibi pek çok öne çıkan özellikleriyle dünya standartlarında bir Canlı Cerrahi Sempozyumu düzenlemeyi planladıklarını sözlerine ekleyerek şöyle konuştu: “TOD Canlı Cerrahi Sempozyumu yoğun emek harcayarak düzenlediğimiz bir etkinlik. Canlı cerrahi uygulamaları için hastanelerini tahsis eden T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi idarecilerine, hocalarımıza, meslektaşlarımıza, hemşire, teknisyen ve personeline; TOD birimleri aktif üyesi olarak cerrahi yapan ve katılan tüm göz hekimi meslektaşlarımın her birine teşekkür ediyorum. Baştan sona dünya standartlarında bir sempozyum olması için çalışıyoruz. Etkinliğimiz hem yurtiçinden hem de yurtdışından her yıl büyük ilgi görüyor. Her geçen yıl yurtdışı katılımın arttığı sempozyumumuzda simültane tercümede yer alıyor. Katılımcılar sadece cerrahi seyretmekle kalmayıp alanında uzman hocaların katıldığı tartışmaları da izleyip sorularına yanıt alabiliyorlar."

Bakanlıklardan peş peşe uyarılar... Kesimde hijyen, et saklama ve pişirme uyarıları Haber

Bakanlıklardan peş peşe uyarılar... Kesimde hijyen, et saklama ve pişirme uyarıları

Kurban Bayramında vatandaşların sağlıklı ve güvenli tüketim konusunda dikkatli olması gerektiğini belirten T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile T.C. Sağlık Bakanlığı, yaptıkları bilgilendirmelerde, kurban temizlik ve hijyen kurallarına titizlikle uyulmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Açıklamalarda kesim sırasında hayvan derisinin ete temas ettirilmemesi gerektiği belirtilirken, işkembe ve bağırsakların vakit kaybetmeden çıkarılması ve çevreyi kirletmeyecek şekilde bertaraf edilmesi gerektiği ifade edildi. Anormal görünüşlü organlar ile iltihaplı veya kötü kokulu etlerin mutlaka veteriner hekime gösterilmesi gerektiği kaydedildi. Yetkililer ayrıca, kist hidatik riski nedeniyle karaciğer, akciğer ve kesim atıklarının kesinlikle evcil ya da yabani hayvanlara verilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Bu atıkların hayvanların ulaşamayacağı şekilde imha edilmesi gerektiği bildirildi. Kurban etlerinin muhafazasına ilişkin uyarılarda ise soğutma işleminin geciktirilmeden yapılması gerektiği belirtildi. KURBAN ETİ NASIL DOĞRU SAKLANMALI VE SOĞUTULMALI? Etlerin 7, sakatatların 3 derecede soğutma işlemine başlanması geretiğinin altı çizilen paylaşımda, etlerin kavrularak saklanmasının uygun koşullarda yaklaşık 1 yıl raf ömrü sağlayacağı kaydedildi. Taze etlerin buzdolabında yaklaşık bir hafta tazeliğini koruyabileceğinin altı çizilen açıklamada, uygun koşullarda dondurularak daha uzun süre saklanabileceğine dikkat çekildi. Bakanlık uyarısında ise etlerin çok uzun süre saklandığında bozulma, besin değeri kaybı ve lezzet kaybı yaşanabileceğini vurguladı. KURBAN ETLERİ NASIL PİŞİRİLMELİ? Öte yandan bir başka uyarı ise Sağlık Bakanlığı'ndan geldi. Kurban etlerinin sindirim problemlerine yol açmaması için en az 24 saat dinlendirilmesini öneren Sağlık Bakanlığı ise etlerin sebzelerle birlikte tüketilmesi ve haşlama, ızgara ya da fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.