Hava Durumu

#Şadırvanlı Han

- Şadırvanlı Han haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şadırvanlı Han haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de kadın sağlığı ve psikolojisi konuşuldu Haber

Osmangazi’de kadın sağlığı ve psikolojisi konuşuldu

Kadınların yaşam kalitesini yükseltmek ve farkındalıklarını artırmak amacıyla çeşitli eğitim programları hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, kadınlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi ile birlikte Şadırvanlı Han’da “Kadın Sağlığı ve Doğum Sonrası Psikoloji” başlıklı bir panele ev sahipliği yaptı. Kadınların sağlıklı yaşam, sosyal katılım ve bireysel farkındalıklarını artırmayı hedefleyen panelde, alanında uzman Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tuğçe Hüseyinoğlu ve Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan, kadın sağlığı ve ruh sağlığına dair önemli bilgiler paylaştı. ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ VURGULANDI Herhangi bir şikayet hissedildiğinde doktora başvurulduğunu belirten Op. Dr. Hüseyinoğlu, oysa şikayet olmadan yapılan düzenli kontrollerin erken teşhis açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Meme kanseri ve rahim ağzı kanserine dikkat çeken Op. Dr. Hüseyinoğlu, “Sağlık Bakanlığı’mızın bu konuda çok güzel yürüttüğü bir kanser tarama programı var. Kadınlarda hem meme kanserini, hem rahim ağzı kanserini düzenli aralıklarla bu programda tarıyoruz. Rahim ağzı tarama programında 30-65 yaş arası kadınlara HPV ve DNA testiyle, rutin bir jinekolojik muayeneden farkı olmayan bir test ile 5 yılda bir HPV, DNA taramasını öneriyoruz. Burada bizim için asıl önemli olan şey erken teşhis ve önleyebilmek” diye konuştu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte kadın sağlığı konusunda bilgilendirme yapma fırsatı bulduklarını belirten Hüseyinoğlu, kadın sağlığını önemseyen ve kadına önem veren Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi’ne teşekkür etti. BİREYSEL RUH SAĞLIĞI TOPLUM İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Panelde konuşan Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan ise kadınlarda görülen psikolojik sorunlara dikkat çekti. Depresyon, kaygı bozuklukları ve yeme bozukluklarının kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğünü belirten Çağlayan, bu tür durumlarda profesyonel destek alınmasının önemine değindi. Bireysel ruh sağlığının toplum sağlığı için de büyük önem taşıdığını ifade eden Çağlayan, kişilerin kendilerinde fark ettikleri sorunlar karşısında terapi desteği almaktan çekinmemeleri gerektiğini söyledi. Konuşmaların ardından Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, Op. Dr. Tuğçe Hüseyinoğlu ve Klinik Psikolog Büşra Bilge Çağlayan’a katkılarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

Osmangazi’de 'Edebiyat Hayat Buluşmaları' devam ediyor Haber

Osmangazi’de 'Edebiyat Hayat Buluşmaları' devam ediyor

Kültür ve sanatı kentin ruhuna işleyen çalışmalarına devam eden Osmangazi Belediyesi, “Edebiyat Hayat Buluşmaları” programı kapsamında edebiyatseverleri nitelikli bir söyleşide buluşturdu. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen programda Doç. Dr. M. Emir İlhan, Fransız denemeci Pierre Bayard’ın çarpıcı eseri ‘Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?’ üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yaptı. ANLAM DÜNYASINA YOLCULUK Bayard’ın metnini geniş bir perspektiften ele alarak dinleyicileri anlamın katmanları arasında düşünsel bir yolculuğa çıkaran Doç. Dr. İlhan, Fransız denemecinin meseleyi zekice ve yer yer ‘hınzır’ bir üslupla kurguladığını ifade etti. Doç. Dr. İlhan, yalnızca yazarın değindiği kitaplar üzerinden değil; roman kahramanlarının, eleştirmenlerin ve okuma pratiklerinin dünyası üzerinden de tartışmayı derinleştirerek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Sadece yazarın okumuş olduğu kitaplar içerisinde değil, okuyan ve okumayan roman kahramanlarıyla eleştirmenlerin de meseleye nasıl yaklaştıklarını ele aldık. Bunu biraz ‘hınzır’ bir şekilde ele alan yazarın tavrını, bizler de yansıtmaya çalıştık. Metinler arasında bir okuma olmuş oldu. Gerçekten hali hazırda bizler okumuş olduğumuz kitaplar hakkında mı konuşuyoruz, yoksa külliyatımızın büyük bir bölümü okumadığımız kitaplar hakkında mı, bunun edebiyat ve yaşam içerisinde nerede durduğunu idrak etmeye çalıştık.” Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği kültürel faaliyetlere değinerek, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a desteklerinden ötürü teşekkürlerini sunan Doç. Dr. M. Emir İlhan, “Şadırvanlı Han’da, Osmangazi’nin diğer kültür merkezlerinde bir gün bile boş geçmiyor ve Osmangazi Belediyesi bunu 7’den 70’e herkese dönük bir şekilde yapıyor” ifadelerini kullandı.

Osmangazi’de kadın hakları masalların bilgeliğiyle anlatıldı Haber

Osmangazi’de kadın hakları masalların bilgeliğiyle anlatıldı

Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda kadınların toplumsal hayatta daha güçlü yer almasına yönelik projelerini aralıksız sürdüren Osmangazi Belediyesi, Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde Masallarla Kadın Hakları Atölyesi’ni gerçekleştirdi. Osmangazi Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen atölyede kadın hakları, masalların sembolik diliyle ele alındı. Atölyede kadınlar, masalların kadim bilgeliğinden yola çıkarak, hak temelli bir farkındalık çalışması yürüttü. Günlük hayatta çoğu zaman göz ardı edilen ya da yeterince bilinmeyen hakların semboller ve hikayeler üzerinden yeniden hatırlanması sağlanırken, katılımcılar aktif şekilde sürece dahil olup düşüncelerini paylaşarak örnek bir dayanışma oluşturdu. Yaklaşan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde anlamlı bir atölye çalışmasında bir araya geldiklerine işaret eden Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, “Burada kadınlarımızla birlikte aslında masalların, kadınların bilgeliğinin bir parçası olduğu ve haklarımızı, hakları kaybetmemizi nasıl düzenleyebileceğimize dair bir atölye düzenledik. Kadınların günlük hayatta haklarıyla ilgili birazcık uzak bir ilişkileri var. Amacımız bu ilişkileri güçlendirmek, tekrardan kendi haklarımızı hatırlamak ve kadın dayanışma ağı kurmak” ifadelerini kullandı. “NE GİBİ HAKLARA SAHİBİZ, NELER YAPABİLİRİZ, BUNLARI KONUŞTUK” Masal anlatıcılığı ile hukuk bilgisini bir araya getiren Atölye Eğitmeni Avukat Pelin Yılmaz ise kadınların hakları ile ilgili eğlenceli ve eğitici bir deneyim sağladıklarını belirterek, “İldikó Boldizsár’ın geliştirdiği bir yöntem var, ‘Metamorfoz Halk Masalları Terapisi’. Burada, kadınlarla toplanıp bir masal üzerinde derinleştik ve bu masalın sembollerinden faydalanarak, aslında kadın olarak ne gibi haklara sahibiz, ne gibi haklarımız nasıl ihlal ediliyor, bunun karşısında neler yapabiliriz, bunları konuştuk. Amacımız biraz kadın dayanışması, biraz kendi içimize dönmek, biraz da haklarımızı öğrenmek ama bunu daha eğlenceli bir şekilde yapmak” değerlendirmesinde bulundu. Masallarla Kadın Hakları Atölyesi, kadınların hak temelli farkındalığını artırırken aynı zamanda ortak deneyimlerin paylaşıldığı güçlü bir birliktelik ortamı oluşturdu.

Bursa Osmangazi’de felsefe rüzgarı Haber

Bursa Osmangazi’de felsefe rüzgarı

Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle dil felsefesi konusunu masaya yatırdı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Zeki Özcan, 1880’li yıllarda ortaya çıkan dil felsefesinin amacına ve anlamına yönelik düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aktardı. Dil felsefesinin amacının, anlamı, anlaşmayı ve insanlar arası iletişimi iyileştirme hedefiyle dilin analiz edilmesi olduğuna değinen Prof. Dr. Zeki Özcan, “Önceden felsefe, sadece kavramlara dayalı yapılıyordu. Dil felsefesiyle birlikte felsefe artık dilimizde anlamı belirleyen, faktörleri ve anlamı belirsizleştiren, faktörleri belirleyerek daha iyi anlamayı, anlaşmayı ve iyi bir iletişim kurmayı amaçlamaktadır” diye konuştu. Dilin yaşayan bir organizma olarak tanımlayarak, temel ayırt edici özelliğinin de kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, dilin kullanımının keyfi değil, uzlaşımsal olduğunu belirterek, "Herkes dilin içine doğar ve dilde kullanılan anlamları öğrenir, kullanır. Başka bir deyişle, kavramları, kelimeleri kendi istediğimiz gibi anlayıp, istediğimiz gibi kullanamayız. Zaten dil felsefesinin ayırt edici özelliği buradan gelir. Anlamın psikolojik sübjektif kavramlarla değil, toplumda öğrenilen, kullanılan ifadelerden öğrenileneceğini kabul eder" dedi. "Dil felsefesine göre insan bir soğan gibidir" diyen Prof. Dr. Özcan, "Soğanın en dış kabuğunda kültür vardır, ikinci kabukta sosyal hayat vardır, üçüncü kabukta psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, soğanın dış kabuğundaki kültürdeki anlamı, kullanımı, referansları temel alarak insanların nasıl daha iyi bir hayat ortaya koyabilmelerini, düşüncelerini nasıl daha berraklaştırılmaları gerektiğini ifade eder. Düşünce mi dili, dil mi düşünceyi doğurur? Gerçekte dil ve düşünce arasında öncelik sonralık ilişkisi yoktur. Biz bir şeyi düşünmeye başladığımız anda dilimiz vardır, dilimizle ifade ederiz. Dilimizden ayrı düşünce yoktur" diye konuştu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hızalan da, Bursa’da son yıllarda yoğun felsefe etkinliklerinin olduğunu belirtti. Panel sonunda Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Dr. Gürkan Kaya tarafından, moderatör Prof. Dr. İbrahim Hızalan ile konuşmacı Prof. Dr. Zeki Özcan’a teşekkür belgesi verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.