Hava Durumu

#Rusya

- Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8 ayda dış ticaret açığı büyüdü Haber

8 ayda dış ticaret açığı büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar oldu. OCAK-AĞUSTOS DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜDÜ Genel ticaret sistemine göre yılın ilk sekiz ayında ihracat yüzde 4 artarak 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Ağustos ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 4 milyar 283 milyon dolardan 5 milyar 239 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,5’ten yüzde 81,7’ye geriledi. Ocak-ağustos döneminde ise dış ticaret açığı yüzde 9,3 artarak 65 milyar 793 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e düştü. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLER Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, ağustosta yüzde 2,7 artarak 20 milyar 831 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 9,6 artışla 21 milyar 919 milyon dolara yükseldi. Bu kalemler hariç dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artarak 42 milyar 749 milyon dolar oldu. İhracatta imalat sanayinin payı yüksek Ağustos ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6 olarak gerçekleşti. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 2,3 oldu. Ocak-ağustos döneminde de imalat sanayinin ihracattaki payı yüzde 93,9 seviyesinde gerçekleşti. İTHALATTA ARA MALLARI İLK SIRADA Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ağustosta ithalat içinde ara mallarının payı yüzde 70,7, sermaye mallarının payı yüzde 13,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 15,5 oldu. Ocak-ağustos döneminde de ara mallarının ithalattaki payı yüzde 71,1 olarak kaydedildi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya’ya ihracat 1 milyar 760 milyon dolar olurken, bu ülkeyi ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İsviçre izledi. İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 706 milyon dolar olurken, onu Almanya, Rusya Federasyonu, ABD ve İtalya takip etti. Özel ticaret sistemine göre ihracat, ağustosta yüzde 7,2 artarak 20 milyar 943 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,1 artarak 26 milyar 654 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sistemde dış ticaret açığı da yüzde 11,4 artışla 5 milyar 711 milyon dolara çıktı.

Konut satışlarında düşüş! İpotekli satışlar arttı Haber

Konut satışlarında düşüş! İpotekli satışlar arttı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı ağustos ayı konut ve iş yeri satış istatistiklerine göre, konut piyasasında ikinci el satışlardaki gerileme dikkat çekti. Ağustosta 44 bin 378 ilk el konut satılırken, ikinci el konut satışları 83 bin 32 olarak gerçekleşti. Böylece toplam satışlar içerisinde ilk el konutların payı yüzde 34,8, ikinci el konutların payı ise yüzde 65,2 oldu. İPOTEKLİ SATIŞLARDA ARTIŞ Türkiye genelinde ipotekli konut satışları ağustosta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,2 artarak 22 bin 131'e yükseldi. Diğer konut satışları ise yüzde 18,3 azalarak 105 bin 279 oldu. Toplam satışlar içerisinde ipotekli konutların payı yüzde 17,4, diğer satışların payı yüzde 82,6 olarak kaydedildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, ağustosta bir önceki aya kıyasla ilk el konut satışları yüzde 3,5, ikinci el konut satışları ise yüzde 0,7 arttı. YABANCILARA 1.938 KONUT SATILDI Yabancılara yapılan konut satışları ağustosta yıllık bazda yüzde 0,1 artarak 1.938 oldu. Yabancılara yapılan satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,5 olarak gerçekleşti. Ocak-ağustos döneminde yabancılara yapılan konut satışları ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 azalarak 13 bin 141 oldu. Ağustosta uyruklara göre en fazla konut satışı 343 konutla Rusya Federasyonu vatandaşlarına yapılırken, bunu 147 konutla Ukrayna ve 140 konutla İran vatandaşları izledi. İŞ YERİ SATIŞLARINDA İLK ELDE ARTIŞ İş yeri satışlarında ise ilk el satışlar ağustosta yıllık bazda yüzde 5,2 artarak 5 bin 172 oldu. İkinci el iş yeri satışları ise yüzde 11,1 azalarak 10 bin 765'e geriledi. İpotekli iş yeri satışları yüzde 67,6 artışla 652 olarak gerçekleşirken, diğer iş yeri satışları yüzde 8,1 azalarak 15 bin 285 oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ilk el iş yeri satışları bir önceki aya göre yüzde 5 azalırken, ikinci el iş yeri satışlarında değişim görülmedi.

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı! Haber

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı!

Yemen'in kuzeyi ile batısının büyük bölümünü kontrol eden İran destekli Husiler ile ABD'nin önemli bölgesel müttefiki Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar yeniden alevlendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015 yılında Husilere karşı askeri operasyon başlatmış, taraflar 2022 yılında ateşkese varmıştı. Ancak bu ay Sana Havalimanı'nda İran'a ait bir uçağın inişinin engellenmesi üzerine kriz yeniden büyüdü. Husiler geçen pazartesi günü Suudi Arabistan'a deniz ablukası ilan etti. Bunun ardından Suudi Arabistan cuma gecesi Husilerin kontrolündeki Hudeyde kentine hava saldırıları düzenledi. ARAMCO HEDEF ALINDI Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, pazar günü düzenlenen misilleme saldırılarında Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco'ya ait Cizan ve Yenbu kentlerindeki tesislerin hedef alındığını açıkladı. Suudi makamları saldırının yol açtığı hasara ilişkin henüz resmi açıklama yapmazken, Cizan'daki rafineri bölgesinden yoğun duman yükseldiği bildirildi. Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli petrol ihracat merkezi olan Yenbu'da ise petrol tesislerine yönelen iki balistik füzenin, Riyad ile yapılan anlaşma kapsamında bölgede görev yapan Yunan ordusuna ait Patriot hava savunma sistemi tarafından imha edildiği aktarıldı. Bölgedeki gerilim, Husilerin Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'nı kapatma ihtimaline ilişkin endişeleri de artırdı. Uzmanlara göre hem Babülmendep hem de Hürmüz Boğazı'nın aynı anda ulaşıma kapanması, küresel enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bir krize yol açabilir. HAZAR DENİZİ'NE SIÇRADI ABD-İran savaşı yalnızca Orta Doğu'da değil, Rusya-Ukrayna savaşıyla da iç içe geçmeye başladı. İran Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü Hazar Denizi'nde bir İran gemisine düzenlenen uzun menzilli saldırıda bir denizcinin öldüğünü, bir kişinin de yaralandığını açıkladı. Tahran yönetimi saldırının arkasında Ukrayna'nın bulunduğunu öne sürerek Ukrayna'nın Tahran'daki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı ve 'düşmanca ve suç teşkil eden saldırı' nedeniyle resmî protestoda bulundu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise X hesabından yaptığı açıklamada, Hazar Denizi'nde gerçekleştirilen uzun menzilli operasyonlarda "İran bağlantılı askeri yük taşıyan gemiler ile bir savaş gemisinin" vurulduğunu ileri sürdü. Zelenski ayrıca temmuz ayından bu yana Rusya'nın Körfez ülkeleri ile bölgedeki ABD askeri üsleri üzerinde yoğun uydu keşif faaliyetleri yürüttüğünü tespit ettiklerini, elde edilen görüntülerin İran'a aktarılarak Devrim Muhafızları'nın füze ve İHA saldırılarında hedef belirlemesine yardımcı olunduğunu iddia etti. TRUMP'TAN AÇIKLAMALAR ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik hava saldırılarının neden aniden durdurulduğuna ilişkin doğrudan açıklama yapmadı. Reuters'a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili ise Trump'ın önceliğinin her zaman diplomasi olduğunu belirterek, "Başkan, İran'a masaya ciddi şekilde dönmediği takdirde neler olacağını gösterdi" ifadelerini kullandı. Trump da cuma günü yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, "Şu anda bizimle konuşuyorlar. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Henüz hazır olduklarını düşünmüyorum ama dinlemeye hazırım" dedi. BÜTÜN BUNLAR NE ANLAMA GELİYOR? Babülmendep endişesi dünyayı sarıyor... Yemen'in Kızıldeniz kıyılarında yer alan Babülmendep Boğazı, Hürmüz Boğazı ile birlikte küresel enerji ve deniz ticaretinin en kritik dar geçitlerinden biri olarak görülüyor. Dünya deniz ticaretinin önemli bir bölümü ve Avrupa'ya yönelen Asya yüklerinin büyük kısmı Süveyş Kanalı üzerinden Babülmendep'i kullanıyor. Uzmanlara göre Husilerin bu boğazı tehdit etmesi, Hürmüz'deki İran baskısıyla birleşirse, küresel petrol arzı, konteyner taşımacılığı ve tedarik zincirlerinde yeni bir şok dalgası yaratabilir. Böyle bir senaryoda navlun maliyetleri, sigorta primleri ve enerji fiyatlarının yeniden sert biçimde yükselmesi bekleniyor. Hazar'da yeni bir cephe mi açılıyor? İran'ın Hazar Denizi'ndeki gemisine yönelik saldırı iddiası doğrulanır ve benzer olaylar tekrarlanırsa, ABD-İran gerilimi ilk kez fiilen Hazar havzasına taşınmış olacak. Bu durum yalnızca İran ile Ukrayna arasındaki tansiyonu artırmakla kalmayabilir; Rusya'nın güvenlik alanı olarak gördüğü Hazar Denizi'ni de doğrudan savaş denklemine sokabilir. Ancak mevcut bilgiler ışığında bunun kalıcı bir 'yeni cephe' hâline geldiğini söylemek için henüz erken. Yine de olay, Orta Doğu'daki savaşın Rusya-Ukrayna çatışmasıyla giderek daha fazla iç içe geçtiğinin güçlü bir işareti olarak değerlendiriliyor. Trump, zaman kazanmaya mı çalışıyor? ABD'nin iki gündür İran'a yeni hava saldırısı düzenlememesi, Washington'ın askeri baskıyı tamamen sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Güvenlik uzmanlarına göre, bu tür operasyonel duraklamalar, diplomatik temaslara alan açmak, İran'ın vereceği tepkiyi ölçmek, kuvvetleri yeniden konuşlandırmak veya bir sonraki askeri aşama için hazırlık yapmak amacıyla da kullanılabiliyor. Dolayısıyla mevcut sessizlik, kalıcı bir ateşkesten ziyade tarafların hem sahadaki hem de müzakere masasındaki seçeneklerini yeniden değerlendirdiği geçici bir bekleme dönemi olarak yorumlanıyor.

İnegöl kültürlerle renklendi Haber

İnegöl kültürlerle renklendi

İnegöl Belediyesi tarafından 13-19 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen 39. Uluslararası Kültür Sanat Festivali, ikinci gününde de renkli görüntülere sahne oldu. Festival kapsamında dünyanın farklı coğrafyalarından gelen misafir ekipler, ülkelerine özgü müzikleri, kıyafetleri ve halk danslarını İnegöl’ün farklı noktalarına taşıdı. FESTİVAL HEYECANI DIŞ MAHALLELERE TAŞINDI Festival coşkusunu şehrin tamamına yaymak amacıyla gerçekleştirilen dış park gösterileri Kurşunlu, Yeniceköy ve Cerrah mahallelerinde düzenlendi. Dokuz misafir ülke ekibinin sahne aldığı gösterilerde, farklı kültürlerin ezgileri ve dansları İnegöllülerle buluştu. Festival kapsamında Kurşunlu, Yeniceköy ve Cerrah Mahallerinde gerçekleştirilen gösterilerde misafir ülke ekipleri vatandaşlarla buluştu. Kurşunlu’da Bulgaristan, Bosna Hersek ve Kazakistan; Yeniceköy’de Gürcistan, Mısır ve Malezya; Cerrah’ta ise Kosova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Rusya Başkurt Özerk Cumhuriyeti ekipleri sahne aldı. Geleneksel kıyafetleri ve ülkelerine özgü danslarıyla izleyenlerin karşısına çıkan ekipler, festival coşkusunu dış mahallelere taşıyarak farklı kültürlerin zenginliğini İnegöl’ün dört bir yanında yaşattı. YEREL EKİPLERDEN KÜLTÜR ŞÖLENİ Gündüz dış park gösterileriyle devam eden festival programı, akşam saatlerinde Kültürpark Amfi Tiyatro’da sürdü. İnegöl Belediyesi Halk Dansları Ekibi ile 11 hemşehri derneğinin yer aldığı programda toplam 12 ekip sahne aldı. Farklı yörelere ait halk oyunlarının sergilendiği gecede, İnegöl’ün kültürel zenginliği ve kardeşlik ruhu sahneye yansıdı. Program öncesinde İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar ve beraberindeki heyet, İnegöl Çorum Dernekler Federasyonu’nun Kültür Park’taki çadır alanını ziyaret ederek dernek yöneticileri ve vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Amfi Tiyatro’daki gecede ise Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, hemşehri derneklerinin başkan ve yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programın sonunda festivalin kültürel zenginliğine katkı sağlayan 24 dernek ve federasyon temsilcisine plaket takdim edildi.

Altın Karagöz sahibini buldu Haber

Altın Karagöz sahibini buldu

7-12 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması sona erdi. Yarışmada Bulgaristan, Cezayir, Güney Kore, Gürcistan, Macaristan, Meksika, Moldova, Rusya, Sırbistan, Şili, Uruguay, Yunanistan ve İran olmak üzere 13 ülkeden yaklaşık 700 dansçı, Altın Karagöz ödülü için performanslarını sergiledi. Kültürpark Açık Hava Tiyatrosu'ndaki etkinliklerin yanı sıra Bursa'nın farklı meydanlarında gerçekleştirilen nokta gösterileriyle kent, bir hafta boyunca halk danslarının evrensel diliyle buluştu. 38. Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın kazananlarının belli olduğu Gala Gecesi’ne; AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, BKSTV Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe, BKSTV Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra çok sayıda Bursalı katıldı. BİBA: "MİSAFİRLERİMİZ ÜLKELERİNE DÖNDÜĞÜNDE, BURSA'YA DAİR GÜZEL ANILARI DA YANINDA GÖTÜRECEK " Ödül töreni öncesi konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, yarışmaya katılan tüm ekipleri kutlayarak organizasyonun dostluk, kardeşlik ve kültürel paylaşım açısından önemli bir değer taşıdığını söyledi. Biba, "Altı gün boyunca Bursa’mız, dünyanın dört bir yanından gelen dostlarımızın ezgilerine ve danslarına sahne oldu. Öncelikle tüm ekiplerimizi gönülden tebrik ediyor ve alkışlıyorum. Çok başarılı gösteriler izledik. Bu anlamda zorlu bir görev üstlenen jüri üyelerimize de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. 6 GÜNDE 112 GÖSTERİ 6 günde toplamda 112 gösterinin seyircilerle buluştuğuna dikkati çeken Başkan Vekili Şahin Biba, “13 ülkeden 23 yerli halk oyunları topluluğu, şehrimize renk kattı. 64 meydan, 48 açık hava tiyatrosu olmak üzere toplam 112 gösteri izleyicilerle buluştu. Gösterileri izlerken bir kez daha şunu gördük; insanlar birbirlerinin dilini bilmeyebilir ama sanatın dili gönülleri birbirine yaklaştırır. İnanıyorum ki misafirlerimiz ülkelerine döndüğünde, şehrimize dair güzel anıları da yanında götürecek. Bizler de sizleri her zaman güzel hatıralarla anıyor olacağız” diye konuştu. BİRKAN: "BU ORGANİZASYON, KÜLTÜR DİPLOMASİSİNİN EN GÜZEL ÖRNEKLERİNDEN BİRİDİR" Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Birkan ise 38 yıldır sürdürülen organizasyonun farklı kültürleri Bursa'da buluşturmaya devam ettiğini belirtti. “Altın Karagöz yalnızca bir yarışma değildir” diyen Zekeriya Birkan, “Bu organizasyon, kültür diplomasisinin en güzel örneklerinden biridir. Çünkü burada asıl kazanan; dostluk, kardeşlik, karşılıklı saygı ve kültürel paylaşım ruhudur. Farklı dilleri konuşsak da aynı ritimde buluşabiliyor, aynı heyecanı paylaşabiliyoruz. Bu büyük organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen başta Bursa Büyükşehir Belediyemize ve Başkanvekilimiz Şahin Biba’ya, tüm kurumlarımıza, destek veren sponsorlarımıza, gönüllülerimize, organizasyon ekibimize ve en önemlisi kilometrelerce uzaktan gelerek bu festivale renk katan tüm dansçılarımıza yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. ALTIN KARAGÖZ URUGUAY’IN OLDU Yapılan konuşmaların ardından ödül törenine geçildi. Törende, yapılan jüri değerlendirmesinin ardından dereceye giren ekipler açıklandı. Jürinin oylarıyla 38. Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması'nın Altın Karagöz ödülünü Uruguay kazandı. Yarışmada üçüncü olan Rusya, Bronz Karagöz ödülünü alırken, ikinci olan Gürcistan Gümüş Karagöz'ün sahibi oldu. Yarışmada mansiyon ödülleri ise Bulgaristan ve Sırbistan’a gitti. Dereceye giren ekiplere ödüllerini, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, BKSTV Başkanı Zekeriya Birkan ve geceye katılan protokol tarafından takdim edildi. Gecenin finalinde Altın Karagöz'ün sahibi olan Uruguay, şampiyonluk gösterisini bir kez daha sahneleyerek izleyenlerden büyük alkış aldı.

NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı... Haber

NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı...

Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin sonuç bildirisi yayımlandı. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan bildiriye göre, üye ülkelerin NATO'nun kolektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldiğine dikkati çekilirken, "Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz." ifadeleri kullanıldı. "Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçirdiği" belirtilen bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın 2025'te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı vurgulandı. 50 MİLYAR DOLARI AŞAN YENİ TEDARİK ANLAŞMASI Bildiride, yatırımların ihtiyaç duyulan kabiliyetleri sağlarken savunma sanayi ve dayanıklılığı da güçlendirdiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi: "Bugün Ankara'da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırma çalışmalarımızı sürdürecek, savunma sanayisindeki derinliği ve iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanacağız." Geleceği inşa etmek için daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak hedeflendiği aktarılan bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın, ABD'yle birlikte İttifak'ın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekildi. Bildiride, NATO'nun caydırıcılığı ve savunmasının uzay ve siber unsurlarla desteklenen uygun nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleri bileşimine dayandığı belirtildi. Muharebe üstünlüğünün korunması konusunda kararlı olunduğu vurgulanan bildiride, "Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derinlikte hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri dâhil olmak üzere tüm alanlarda belirlenen kabiliyet hedeflerimizi hayata geçiriyoruz. Birbiriyle uyumlu çalışabilen transatlantik muharebe bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zekâ modellerini benimsiyoruz." ifadeleri kullanıldı. UKRAYNA'YA DESTEK Bildiride, Ukrayna'nın transatlantik güvenliğe katkı sağladığı belirtilerek, müttefiklerin, Ukrayna'nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteğinde birlik içinde olduğunun altı çizildi. Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın artık Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı yollarla finanse ettiği anımsatılan bildiride, "Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çiziyor. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027'de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor." ifadeleri kullanıldı. Bildiride, bu kapsamda, Avrupa Birliğinin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SEYRÜSEFER ÖZGÜRLÜĞÜ İttifak'ın daha geniş güvenlik ortamını şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam ettiğine dikkati çekilen bildiride, "Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor." değerlendirmesinde bulunuldu. Bildiride, "Türkiye'nin bizlere gösterdiği cömert ev sahipliği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda bir araya gelmeyi bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.

Moskova Turizm Komitesi, "Discover Moscow"u Türkçe seçeneğiyle yayına aldı Haber

Moskova Turizm Komitesi, "Discover Moscow"u Türkçe seçeneğiyle yayına aldı

Moskova Turizm Komitesi verilerine göre; 2025 yılında 75 binden fazla Türk turisti ağırlayan Moskova, 2026’nın ilk çeyreğinde ise Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artırarak 18 bin 500 kişiye ulaştırdı. Türkiye'den yükselen bu talep doğrultusunda harekete geçen Moskova Turizm Komitesi, şehrin resmi turizm portalı ‘Discover Moscow’un Türkçe dil seçeneğini yayına aldı. Platform, Türkçe konuşan misafirlerin seyahat planlamasını kolaylaştırmayı hedefliyor. Türk Turistler İçin Kapsamlı Dijital Rehber Discover Moscow platformu, turistlerin Moskova deneyimlerini zenginleştirmeye yardımcı olacak bir rehber olarak tasarlandı. https://discover.moscow/tr adresinden erişilebilen Türkçe sürüm; Moskova seyahati planlayan ziyaretçiler için güvenilir seyahat bilgilerini, özel olarak hazırlanmış önerileri, sezona ait fikirleri, pratik planlama araçlarını ve faydalı ipuçlarını bir araya getiriyor. Platform; gezginlerin şehrin önemli turistik mekanlarını, kültürel rotalarını, parklarını, etkinliklerini, restoranlarını, alışveriş bölgelerini ve aile dostu deneyimleri keşfetmelerini sağlayarak, şehre varmadan önce planlama yapmayı kolaylaştırıyor. Bu girişim, Moskova'nın Türkiye'den gelen misafirler için konforlu, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş bir seyahat deneyimi sunma konusundaki kararlılığını da yansıtıyor. Şehir; kültürel mirası, modern kentsel altyapıyı, konukseverliği, halka açık yeşil alanları, seçkin gastronomiyi ve zengin eğlence yelpazesini bir arada sunuyor. Türkçe platform, ziyaretçilerin şehri hem gelmeden önce hem de konaklamaları boyunca daha kolay keşfetmelerine katkı sağlıyor. Artan ziyaretçi sayıları, genişleyen ziyaretçi hizmetleri ve dinamik yaz programları ile birleşen bu yenilik, Moskova'nın Türk turistler için önde gelen bir kent destinasyonu olma konumunu güçlendirmesi için atılmış yeni bir adımı simgeliyor. Vize Süreci Dört Günde Tamamlanıyor Rusya'nın başkentine yönelik ilginin sürdürülebilir olmasını sağlayan bir diğer önemli etken ise rahat ve anlaşılır vize süreci. Türk vatandaşları, seyahatleri için hızlı, kolay ve konforlu bir seçenek olan e-vizeye başvuru yapabiliyorlar. Bu sistemle herhangi bir davetiye veya onay belgesine ihtiyaç duyulmadan sadece dört gün içinde vize işlemleri tamamlanıyor. Kurulan e-vize sistemi, tüm başvuru sürecinin online yürütülmesi sayesinde başvuru sahiplerinin vakitten tasarruf etmesini de sağlıyor. Gelişmiş Uçuş Ağı ile Yüksek Erişilebilirlik Moskova ile Türkiye arasında son derece gelişmiş olan havacılık ağı, turizmdeki bu büyüme trendinin arkasındaki bir diğer kritik itici güç olarak öne çıkıyor. Çeşitli hava yolu şirketleri tarafından işletilen haftalık 200'den fazla düzenli direkt uçuş, Türkiye'nin büyük şehirlerini kolayca Moskova'ya bağlayarak Rus başkentini Türk ziyaretçiler için erişilebilir kılıyor. Yaz Mevsiminde Moskova Keyfi Moskova tarihi, gastronomiyi, alışverişi, festivalleri ve modern deneyimleri bir arada sunan küresel bir cazibe merkezi olarak öne çıkıyor. Yaz sezonu, Rusya'nın başkentini keşfetmek için en konforlu zamanlardan biri olarak kabul ediliyor. Moskova'nın genellikle ılık geçen yaz havası ile uzun gün ışığı saatleri ve geniş yeşil alanlar; gün boyu uzun yürüyüşler yapmak, açık havada yemek yemek ve şehri keşfetmek için oldukça elverişli koşullar sunuyor. Ziyaretçiler Kızıl Meydan, Kremlin ve VDNH gibi ikonik mekanları keşfederken, aynı zamanda modern Moskova'nın çağdaş kültürel alanlarını da deneyimliyor. Şehrin 7/24 hizmet kültürü, hareketli rıhtımları, açık hava kafeleri ve sezonluk veranda konseptleri, yaz seyahati deneyiminin önemli bir parçası haline gelen dinamik bir atmosfer yaratıyor. "Moskova’da Yaz" Projesi Sürüyor Yaz mevsimi aynı zamanda Moskova'yı devasa bir açık hava kültür mekanına dönüştürüyor. “Moskova’da Yaz” projesi; konserleri, performansları, atölye çalışmalarını, gastronomi alanlarını, çiçek enstalasyonlarını ve aile aktivitelerini başkentin dört bir yanındaki caddelere, parklara ve halka açık alanlara taşıyor. Şehir genelinde 500'den fazla mekânı bir araya getiren proje, yaz sezonu boyunca kültürel, eğitsel, sportif ve lifestyle etkinliklere ev sahipliği yaparak ziyaretçilerin Moskova'yı geleneksel gezi rotalarının çok ötesinde deneyimlemelerine imkân tanıyor.

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında  20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 393 milyon dolar Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. Almanya liderliğini korudu, ilk 10 pazarın 8’i yükseldi Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.