Hava Durumu

#Rekabet

- Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD'dan 'Made in Europe' raporu Haber

BUSİAD'dan 'Made in Europe' raporu

Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan raporda, Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart 2026 tarihinde taslak olarak karara bağlanan yeni sanayi düzenlemesinin, Avrupa Birliği’nin üretim kapasitesini artırmayı ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamayı hedefleyen tarihi bir adım olduğu vurgulandı. Kamuoyunda “Made in Europe” olarak bilinen düzenlemenin, Türkiye gibi Gümrük Birliği entegrasyonuna sahip ülkelerin kamu ihaleleri ve teşvik mekanizmalarında “AB menşeli” kapsamında değerlendirilmesini öngördüğü belirtilen raporda, bu gelişmenin ilk aşamada Türk sanayisi açısından önemli bir rahatlama sağlayabileceği ifade edildi. Raporda şu görüşlere yer verildi: “Bu kapsamın dışında kalmamız, mevcut ticaret ilişkilerimiz açısından onarılması güç zararlar doğurabilecekken, söz konusu düzenleme Türk sanayisi açısından olumlu bir gelişme olarak kayda geçmiştir. Ancak taslak metnin detayları incelendiğinde sürecin henüz tamamlanmadığı ve özellikle rekabet ile kamu alımları alanlarında Türkiye açısından ciddi yapısal riskler barındırdığı görülmektedir.” Taslak metnin henüz tüm onay süreçlerini tamamlamadığı belirtilen raporda, düzenlemenin 2026 yılı sonu veya 2027 yılı başında yürürlüğe girmesinin beklendiği ifade edildi. Bu nedenle sürecin yakından takip edilmesi ve mevcut kazanımların yasalaşma sürecine kadar korunmasının kritik önem taşıdığının vurgulandığı raporda, “AB’nin taslak metinde kullandığı ‘entegrasyonda olunan ülkeler’ tanımı yalnızca Gümrük Birliği kapsamındaki ülkeleri değil, aynı zamanda Birliğin ‘Trusted Partners’ (Güvenilir Ortaklar) olarak tanımladığı yaklaşık 40 ülkeyi de kapsamaktadır. Bu durum, AB’nin yakın gelecekte Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalaması beklenen Hindistan, Latin Amerika veya Asya ülkelerinin de zaman içinde bu avantajdan yararlanabileceği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Avrupa pazarında yalnızca yerel üreticilerle değil, bu kapsama dahil olan küresel rakiplerle de yoğun bir rekabet yaşanacaktır. Bu tablo, kalıcı çözümün Gümrük Birliği’nin kapsamlı biçimde güncellenmesi ve derinleştirilmesi olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” ifadeleri yer aldı. Raporda düzenlemenin bazı gri alanlar içerdiğine de dikkat çekildi. Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde; “Avrupa Birliği, kamu alımları süreçlerinde ‘Reciprocity’ (Karşılıklılık) ilkesini katı biçimde uygulayacağını ve korumacı uygulamalara sahip ülkeleri kendi ihalelerinden dışlayabileceğini açıkça ifade etmektedir. Türkiye açısından sorun, mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının kamu alımlarını kapsamaması ve Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) Kamu Alımları Anlaşması’na taraf olmamasıdır. Bunun yanı sıra Türkiye’de uygulanan ‘yerli malına fiyat avantajı’ düzenlemeleri ve bazı ihalelerdeki ‘yerli malı zorunluluğu’ Avrupa Birliği tarafından korumacılık ve piyasaya erişim engeli olarak değerlendirilmektedir. AB’nin bu durumu gerekçe göstererek karşılıklılık ilkesini Türkiye’ye karşı uygulaması ve kamu alımlarını yeniden bir kısıtlama aracı haline getirmesi önemli bir risk oluşturmaktadır.” denildi. BUSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümünde ise şu görüşlere yer verildi: “Türk mallarının genel ticarette AB menşeli olarak kabul edilmesi önemli bir kazanımdır. Ancak kamu alımları mevzuatımızdaki mevcut asimetrinin, Avrupa’daki büyük kamu ihalelerinden dışlanmamıza yol açabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle bir yandan Gümrük Birliği’nin revizyonu için diplomatik girişimlerin artırılması gerekirken, diğer yandan iç piyasadaki kamu ihale mevzuatının AB’nin misilleme mekanizmalarını tetiklemeyecek şekilde daha rasyonel bir zemine oturtulması gerekmektedir.”

Bursalı genç kick boksçu Esila Esma Sağır Türkiye’yi temsil edecek Haber

Bursalı genç kick boksçu Esila Esma Sağır Türkiye’yi temsil edecek

Türk kick boksunun genç ve disiplinli isimlerinden Esila Esma Sağır, uluslararası arenada ülkemizi temsil etmek için hazırlıklarını tamamladı. Henüz genç yaşına rağmen performansı ve kararlılığıyla dikkat çeken sporcu, 10–15 Mart 2026 tarihlerinde İtalya’nın Jesolo kentinde gerçekleştirilecek WAKO Kickboxing World Cup Jesolo 2026 organizasyonunda Türkiye’yi temsil edecek. Esila Esma Sağır için bu turnuva, yıllardır süren sıkı çalışmanın ve salonlarda harcanan emeğin önemli bir kilometre taşı olarak görülüyor. Spor hayatına küçük yaşta başlayan genç sporcu, disiplinli yapısı ve mücadeleci ruhu sayesinde kısa sürede dikkat çekti ve kick boks branşında önemli başarılar elde etti. Sporcunun en büyük motivasyon kaynağı ise ailesi. Türkiye’de taekwondo camiasının tanınmış isimlerinden Sertaç Sağır’ın kızı olan Esila Esma, babasının spor disipliniyle yetişerek ringe her çıktığında hem ailesinin hem de ülkesinin gururunu yaşatmayı hedefliyor. Hazırlık sürecinde antrenörü Gizem Yıldız’ın büyük payı bulunuyor. Esila, teknik çalışmalar, kondisyon programları ve taktiksel hazırlıklarla Jesolo’daki turnuvaya fiziksel ve mental olarak hazır hale getirildi. Antrenör Yıldız’ın uzun vadeli hedefi ise sporcusunun Avrupa ve dünya şampiyonalarında da Türkiye’yi başarıyla temsil etmesi. Jesolo, 10–15 Mart tarihleri arasında Avrupa, Asya ve Amerika’dan çok sayıda sporcunun katılımıyla düzenlenen prestijli WAKO Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak. Bu nedenle Esila Esma Sağır’ı zorlu ve rekabet seviyesi yüksek bir mücadele bekliyor. Genç sporcu için en büyük motivasyon, uluslararası arenada sırtında taşıyacağı ay-yıldızlı bayrak. Spor camiası ve destekçileri, Esila Esma’ya “Ay-yıldızlı bayrağımızı gururla dalgalandır” mesajlarıyla başarı dileklerini iletirken, genç sporcunun turnuvadan zaferle dönmesi bekleniyor.

MÜSİAD Bursa'dan geleneksel buluşma Haber

MÜSİAD Bursa'dan geleneksel buluşma

Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, geleneksel aile iftarını Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde (AKKM) geniş bir katılımla gerçekleştirdi. Başkan Alparslan Şenocak’ın ev sahipliğindeki programa; MÜSİAD Genel Başkan Vekili Ahmet Doğan Alperen, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, BTSO Başkan Vekili İsmail Kuş ile çok sayıda iş insanı ve aileleri katıldı. Programın açılışında söz alan MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak, Ramazan ayının paylaşma, kardeşlik ve dayanışma atmosferine dikkat çekerek, “Bu müstesna günler, birlik ve beraberliğimizi pekiştirdiğimiz, gönüllerimizi yakınlaştırdığımız zamanlardır. Bursa’mıza değer katan kıymetli isimlerin aynı sofrada buluşması da bu dayanışma ruhunun en güzel göstergesi” ifadelerini kullandı. MÜSİAD Bursa’nın 2026 yılını ‘Rekabet, Dönüşüm ve Dayanışma’ yılı ilan ettiğini belirten Şenocak, ECOLOGICS Projesi ile yeşil dönüşümü, Kooperatif Çalıştayı ile ortaklık kültürünü güçlendirdiklerini söyledi. Şenocak, Ramazan ayının yüklediği manevi sorumluluğu da önemsediklerini vurgulayarak, “Zimem Defteri uygulamasıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın borçlarını sessizce kapatıyor, başta Kızılay olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yardım bekleyen ailelerimize ulaşıyoruz” dedi. “ASIL PROBLEM İSTİKAMET VE ÖLÇÜ KRİZİDİR” MÜSİAD Genel Başkan Vekili Ahmet Doğan Alperen de değerlendirmesinde, dünyada konuşulan krizlerin temelinde “istikamet ve ölçü” kaybının yer aldığına işaret ederek, MÜSİAD’ın kuruluş felsefesindeki “Kazanacağız ama helalden şaşmayacağız” ilkesine dikkat çekti. Alperen, “Bursa, Ahilik kültürünü ticari ahlakla harmanlayan kadim bir hafızanın şehridir. Ramazan bizlere bereketin sadece rakamlardan ibaret olmadığını; adaleti, merhameti ve kardeşliği korumanın her türlü kazancın üzerinde olduğunu bir kez daha hatırlatıyor” dedi. “MÜSİAD AİLESİNDEN BÜYÜK DESTEK GÖRDÜK” BTSO Başkan Vekili İsmail Kuş ise Bursa iş dünyasındaki birlikteliğin önemine vurgu yaparak, “13 yıl önce ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ mottosuyla çıktığımız bu yolda, TEKNOSAB başta olmak üzere 80’in üzerinde projeyi hayata geçirirken en büyük destekçilerimizden biri MÜSİAD Bursa ailesi oldu. Bu güçlü iş birliğinin Bursa iş dünyasına önemli katkılar sunduğunu görüyor, aynı dayanışmayla Bursa için çalışmayı sürdüreceğimize inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “AHLAKLI TİCARET ANLAYIŞI İŞ DÜNYAMIZA YÖN VERİYOR” AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç da küresel ölçekte belirsizliklerin ve risklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çekerek, “Dirayetli tüccarlarımız ve MÜSİAD gibi kuruluşlarımızın üstlendiği sorumluluk sayesinde Türkiye ihracatta rekor kırmaya devam ediyor. Geçmişten bugüne bu büyük ailenin güçlenmesine katkı sunan büyüklerimize teşekkür ediyor, ahlaklı ticaret anlayışının gelecekte de iş dünyamıza yön vermeyi sürdüreceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı." “HER ADIMIN YANINDAYIZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş de Ramazan ayının paylaşma ve gönül birliği ruhuna dikkat çekerek, “Üretimi, istihdamı ve girişimciliği önceleyen çalışmalarıyla kentimize değer katan MÜSİAD’ın birlik ve dayanışmayı güçlendiren yaklaşımını son derece önemli buluyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak biz de kentimizin kalkınmasına ivme kazandıracak her adımın yanında olmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALARI TAKDİRLE KARŞILIYORUZ” Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Ramazan ayının paylaşma ve yardımlaşma bilincini güçlendirdiğine işaret ederek, MÜSİAD’ın ortaya koyduğu dayanışma odaklı çalışmaların toplum açısından önemli bir karşılık bulduğunu söyledi. Yılmaz, “Ramazan, iyiliği büyütmenin, ihtiyaç sahiplerini gözetmenin ve sosyal sorumluluğu diri tutmanın en anlamlı zamanlarından biridir. Bu hassasiyetle yürütülen çalışmaları takdirle karşılıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tekstil sektöründe inovasyonun şampiyonları için geri sayım başladı Haber

Tekstil sektöründe inovasyonun şampiyonları için geri sayım başladı

Türkiye genelindeki Ar-Ge ve Tasarım merkezlerinin yanı sıra Tekstil ve Hazır Giyim İhracatçıları Birliği’ne üye olan tüm firmaların katılımına açık olan TechXtile İnovasyon Ligi, işletmelerin sadece üretim değil, pazarlamadan lojistiğe kadar tüm departmanlarını inovasyon potasına dahil ediyor. Başvuru süreci devam eden program kapsamında düzenlenen çevrimiçi bilgilendirme toplantısında firmalarla bir araya gelen Program Koordinatörü Ufuk Batum, Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini ancak "kolektif akıl" ve "inovasyon kültürüyle" koruyabileceğini vurguladı. “İNOVASYONU TÜM BİRİMLER İÇİN RUTİN HALE GETİRMELİYİZ” TechXtile Challenge ekosistemini sadece bir yarışma değil, iş birliği ortamı olan bir yapı olarak tanımlayan Ufuk Batum, yapının iki temel eksen üzerinde yükseldiğini belirtti. Batum, TechXtile Challenge Tasarım Yarışması ile girişimci projelerine odaklanıldığını, TechXtile İnovasyon Ligi ile de firmaların kurumsal yenilikçilik kapasitelerinin ölçümlendiğini ifade etti. Sektörün içinden geçtiği dönüşüm sürecine de değinen Batum, "Tekstil ve hazır giyim, Türkiye için istihdamdan katma değere kadar her alanda önemli bir niteliktedir. Bugün üretimin farklı coğrafyalara kaydığını, maliyetlerin ve küresel dengelerin sürekli değiştiğini görüyoruz. Ancak biz bu dalgalanmaların ötesine bakmak zorundayız. Coğrafi hareketlilikten bağımsız olarak bizi asıl güçlü kılacak olan şey; katma değerli ürünler, yenilikçi hizmetler ve teknoloji odaklı dönüşümdür. Hedefimiz inovasyonu sadece Ar-Ge birimlerinin kapalı kapıları ardında bırakmak değil; üretimin, tasarımın, satışın, hatta idari birimlerin de günlük rutini haline getirmektir. Şirketlerimizde bu bilinci tabana yaymak, ülkemizin uluslararası inovasyon ve rekabet endekslerinde daha üst sıralara çıkması için önemlidir." dedi. “FİRMALARIMIZ GÜÇLÜ İNOVASYON KAPASİTESİNE SAHİP” TechXtile İnovasyon Ligi’nin temel amaçlarına da değinen Batum, Türkiye’nin tekstil inovasyon indeks değerini artırmak için şirketlerin organizasyonel ve operasyonel süreçlerini interaktif bir platformda buluşturduklarını belirtti. Birçok firmanın aslında çok güçlü inovasyonlar yaptığını ancak bunu sistemli bir şekilde dokümante etmediğini hatırlatan Batum, "Amacımız bu yetkinlikleri görünür kılmak ve kurumsallaştırmaktır. Bir şirketimiz birden fazla alanda değer üretiyorsa, her projesi için ayrı başvuru yapabilir. Bizim için sınır koymak değil, yapılan inovasyonu dünyaya anlatmak önceliktir." dedi. Şirketlerin inovasyon kapasitesini desteklemeyi ve proje bazında ödüllendirmeyi amaçlayan programda alanında uzman jüri üyelerince yapılacak değerlendirmelerin ardından 26 Mart 2026 tarihinde düzenlenecek törenle, İnovasyon Ligi’nin ilk 10 firması, sektör şampiyonları ve TechXtile Challenge Tasarım Yarışması finalistleri ödüllerine kavuşacak.

BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması Haber

BTSO ve GEN Türkiye’den ‘Girişimcilik’ buluşması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, teknolojik dönüşümün baş döndürücü bir hızla gerçekleştiğini belirterek, “Geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil.” dedi. Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO, girişimcilik ekosisteminde farkındalık oluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. BTSO ile Global Girişimcilik Network (GEN) Türkiye iş birliğinde düzenlenen Girişimcilik Ekosistemi Etkinliği’nde “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel ve Open House Meeting oturumları düzenlendi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, girişimcilik ekosisteminin dünyadaki gelişimine yönelik önemli bilgiler aktardı. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecinin hızlandığını ifade eden Burkay, “Dijitalleşme hayatın her alanını dönüştürüyor. Rekabet ortamı öngörülebilir olmaktan çıktı; belirsizlik artık yeni normalimiz oldu. Eskiden başarıyı metrekareyle ölçerdik, bugün vizyonla ve hızla ölçüyoruz. Genç bir girişimci, bir bilgisayar ve güçlü bir fikirle küresel pazarlara ulaşabiliyor. Dolayısıyla geçmişin alışkanlıklarıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek artık mümkün değil.” ifadelerini kullandı. “Yerleşik Tüm Dengeler Bir Anda Değişebiliyor” Yakın geçmişe kadar bir iş insanının kendi sektörünü ve rakiplerini tanımasının başarı için yeterli görüldüğüne dikkati çeken Başkan Burkay, “Beklenmedik bir teknolojik sıçrama ya da ezber bozan bir inovasyon, yerleşik tüm dengeleri bir anda altüst edebiliyor. İşte bu noktada bütün ezberleri bozan girişimciler devreye giriyor. Bugün genç bir girişimci, elinde bir bilgisayarla, internet bağlantısı ve sınırları zorlayan bir fikirle dev firmaların onlarca yılda kurduğu pazarlara bir gecede girmeyi başarabiliyor. Artık başarıyı vizyonla, hızla ve o parlak fikirle ölçüyoruz.” dedi. “Start-uplar Devletlerle Yarışır Hale Geldi” Günümüzde start-up niteliğindeki yatırımların ekonomik büyüklükleriyle devletlerle yarışır hale geldiğine işaret eden İbrahim Burkay, “2000’li yılların başında dünyanın en değerli beş şirketi petrol ve finans devlerinden oluşurken, bugün bu listenin tamamı teknoloji ve veri odaklı şirketlerin elinde. Geleneksel bir otomobil markasının 50 yılda ulaştığı piyasa değerine, yazılım tabanlı bir elektrikli araç girişimi 5 yıldan kısa sürede ulaşabiliyor. Bizim geniş bir vizyonla hareket etmemiz lazım. Çünkü ileriyi görmek, güçlü olmaktır.” ifadelerini kullandı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin kalbi, bereketin adresi olduğunu belirterek, BTSO olarak bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle hareket ettiklerini; sanayi devriminden dijital devrime geçişte öncü şehir olma hedefine önemli projelerle destek verdiklerini sözlerine ekledi. “Risk Almayı Bu Şehirde Öğrendim” GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın da Bursa’da bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurguladı. Nevzat Aydın, “Bugün Bursa’da olmak benim için sadece profesyonel bir ziyaret değil, aynı zamanda kişisel bir eve dönüş. Gençlik yıllarım bu şehirde geçti. Risk almayı, kalıplara sığmamayı ve ‘yapılamaz’ denileni zorlamayı burada öğrendim. Karşınızda sadece bir yatırımcı ya da GEN Türkiye Başkanı olarak değil, karakteri bu şehirde şekillenmiş biri olarak duruyorum.” diye konuştu. “Önümüzdeki 4-5 Yıl Çok Daha Hızlı ve Acımasız Olacak” Girişimcilik ekosisteminin belirli merkezlerle sınırlı kalamayacağını belirten Aydın, “İş yapış şekillerini kökten değiştirecek dönüşümün tam eşiğindeyiz. Girişimcilik yalnızca İstanbul’da bir zümrenin işi olamaz. Bu anlamda Bursa çok önemli bir şehir. Bursa demek, Türkiye’nin üretim omurgası, sanayi, çarkların işlemesi, somut değer katma demek. Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojilerle entegre olamazsak oyunun dışında kalırız. Artık eski hantal yapılara gerek kalmayacak insan gücüne dayalı ağır operasyonlar tarihe karışacak. Sadece iki-üç kişiyle yönetilen milyar dolarlık şirketlerin mikro unicornların dönemi başlıyor. Bursa’nın sağlam üretim tecrübesi bu yeni nesil teknolojilerle ve yapay zeka ile entegre edemezsek maalesef oyunun dışında kalırız. Önümüzde 4-5 yıl içinde çok daha hızlı ve acımasız bir dönüşüm var. Hazır olanlar büyüyecek, hazır olmayanlar geride kalacak.” diye konuştu. ‘Üretimde Yeni Dönem’ Açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve SEDEFED Başkanı Emine Erdem’in üstlendiği “Üretimde Yeni Dönem: Dönüşümün Dinamikleri” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde; Koton Yönetim Kurulu Üyesi ve GEN Türkiye Başkan Yardımcısı Gülden Yılmaz ile Reeder Kurucu Ortağı ve GEN Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sezen Sungur Saral konuşmacı olarak yer aldı. Üretimde yaşanan dönüşüm, yeni iş modelleri, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sanayiye etkisi ile girişimcilik ekosisteminin geleceği panelde kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programın ikinci bölümünde ise girişimcilerin mentörlerle bir araya geldiği Open House Meetingi etkinliği gerçekleştirildi.

BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı Haber

BOSAB’da ekonominin güncel dinamikleri ele alındı

BOSAB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, BURSA ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. DERYA HEKİM, makroekonomik görünümden yatırım piyasalarına kadar geniş bir çerçevede güncel verileri paylaştı. “SANAYİDE REKABET BİLGİ VE TECRÜBENİN BİRLEŞMESİYLE MÜMKÜN" Toplantının açılışında konuşan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, sanayicilerin karar süreçlerinde bilgi ve tecrübenin birleşmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Sürdürülebilir üretimin güçlü bir insan kaynağı ve akademiyle kurulan temaslarla gelişeceğini belirten Akyıldız, “Sanayi bölgeleri açısından rekabet gücü bugün verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik başlıklarında şekilleniyor. BOSAB olarak Yeşil OSB sürecimizi tamamlamak ve kaynak verimliliğini artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Bu buluşmalarla işletmelerimizin riskleri daha iyi yönetmesine ve fırsatları doğru okumasına destek olmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. "SIKI PARA POLİTİKASI KARARLILIKLA SÜRECEK" Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini ancak sanayideki ayrışmanın sürdüğünü belirten Doç. Dr. Derya Hekim, küresel ve yerel piyasalara dair beklentilerini paylaştı. Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin belirsizliği tetiklediğine dikkat çeken Hekim, “2026 yılında da para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla devam edeceğini öngörüyorum. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 24-25 civarında seyretmesi muhtemeldir. Maliye politikası tarafında yeni bir vergi yükü beklemiyoruz; ancak vergi tahsilatları ile denetimlerin artacağı ve kredi kısıtlarının en azından yılın ilk yarısında etkisini sürdüreceği bir döneme giriyoruz” diye konuştu. Toplantı, sanayicilerin sorularının yanıtlanması ve ekonomik stratejiler üzerine yapılan karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

BUMİAD’da yapay zeka masaya yatırıldı Haber

BUMİAD’da yapay zeka masaya yatırıldı

Açılış konuşmasını yapan BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş, yapay zekânın son yılların en önemli tartışma konularından biri olduğunu vurguladı. Gümüş, kullanım alanlarının her geçen gün genişlediğini ve bu alanların başında iş dünyasının geldiğini belirterek, üyelerini teknolojik gelişmelerden anında haberdar ettiklerini söyledi. Etkinliğe konuk olan Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Başkanı İdris Doğrul, dünyanın insan ve makine işbirliğinin başlangıç çağında olduğunu ifade ederek yapay zekânın hayatın her alanına hızla hakim olmaya başladığını dile getirdi. Doğrul, yapay zekânın işsizliği artıracağı yönündeki görüşlere katılmadığını belirterek, “Geçiş süreci kontrollü olduğu sürece dramatik işsizlik tabloları yaşanmaz. İnsan istemediği sürece yapay zekâ insanı işsiz bırakmaz. Aksine doğru ve ehil ellerde yeni istihdam alanları doğurur” dedi. İŞLETMELER AÇISINDAN YAPAY ZEKÂNIN ÖNEMİ İşletmelerin yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerden kendilerini uzak tutmalarının, dijitalleşen dünyada telâfisi mümkün olmayan hataları da beraberinde getireceğine işaret eden Doğrul, yapay zekânın insan faktörü olmaksızın varlığını sürdüremeyeceğini ifade etti. Dijitalleşen dünyada hız faktörünün, hiçbir dönemde olmadığı kadar önem kazacağına değinen Doğrul, 500 sayfalık bir raporun analizinin yapay zekâ marifetiyle, 15 saniyede hazırlanabileceğini vurguladı. Yapay zekânın yaygınlık kazanmasıyla rekabet olgusunun daha da artacağını belirten Doğrul, yakın gelecekte yapay zekaya entegre olamayan firmaların, rekabet edebilme reflekslerinin zayıflayabileceğini de sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.