Hava Durumu

#Rehabilitasyon

- Rehabilitasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rehabilitasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her egzersiz herkes için uygun değil Haber

Her egzersiz herkes için uygun değil

Prof. Dr. Deniz Demirci, fizyoterapinin yalnızca hastalık, sakatlık ya da ameliyat sonrasında başvurulan bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, koruyucu sağlık açısından da önemli bir yeri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Demirci, kişinin hareket kapasitesi, kas gücü, dengesi ve günlük yaşam alışkanlıklarının değerlendirilmesiyle ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilebileceğini ifade etti. “Fizyoterapiye sadece ‘bir şey olduktan sonra’ değil, sorun oluşmadan önce de ihtiyaç duyabiliriz” diyen Demirci, masa başında çalışan bireylerde hareket alışkanlıklarının düzenlenmesinin önemli bir koruyucu yaklaşım olduğunu vurguladı. HAREKETSİZLİK BOYUN, SIRT VE BEL AĞRILARINI ARTIRIYOR Bilgisayar, telefon ve diğer dijital cihazların kullanımının artmasıyla hareketsiz yaşamın yaygınlaştığını belirten Demirci, bunun kas-iskelet sistemi sorunlarını da artırdığını söyledi. Uzun süre aynı pozisyonda kalmanın özellikle boyun, sırt ve bel şikâyetlerini çoğalttığını ifade eden Demirci, bu problemlerin yalnızca ileri yaşlarda değil, gençlerde ve öğrencilerde de daha sık görülmeye başladığını kaydetti. Sosyal medyada görülen egzersizlerin herkes için uygun olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Deniz Demirci, ağrının nedeninin her zaman aynı olmadığını belirtti. Şiddetli ağrı, uyuşma, güç kaybı veya hareket kısıtlılığı olan kişilerin önce değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Demirci, egzersizin doğru kişiye, doğru zamanda ve doğru şekilde uygulanmasının önemine işaret etti. FİZYOTERAPİ YALNIZCA ORTOPEDİK SORUNLARLA SINIRLI DEĞİL Demirci, fizyoterapi ve rehabilitasyonun ortopedik sorunların yanı sıra inme, Parkinson, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıklarda, spor yaralanmalarında, yaşlılıkta ve kronik hastalıklarda da önemli rol oynadığını ifade etti. Amaçlarının yalnızca ağrıyı azaltmak değil, kişinin günlük yaşamını bağımsız sürdürebilmesi ve yaşam kalitesini koruması olduğunu söyledi. SAĞLIKLI YAŞLANMANIN ANAHTARI: KAS GÜCÜ VE DENGE Yaş ilerledikçe kas gücü ve dengenin azalabileceğini ancak bunun kaçınılmaz biçimde ciddi hareket kaybına dönüşmek zorunda olmadığını belirten Demirci, düzenli egzersizle bu kapasitenin uzun süre korunabileceğini anlattı. Özellikle yaşlı bireylerde düşmelerin ciddi sonuçlar doğurabildiğini söyleyen Demirci, hedefin yalnızca uzun yaşam değil, bağımsız ve aktif bir yaşam sürdürmek olduğunu kaydetti. Robotik rehabilitasyon, sanal gerçeklik ve yapay zekâ uygulamalarının fizyoterapi alanında giderek daha fazla kullanılacağını belirten Demirci, bu teknolojilerin hareketlerin değerlendirilmesi, gelişimin takibi ve kişiye özel egzersiz planlamasında önemli kolaylıklar sağlayacağını söyledi. Ancak teknolojinin fizyoterapistin yerini almayacağını vurgulayan Demirci, insan iletişimi ve klinik deneyimin merkezde kalmaya devam edeceğini ifade etti.

Osmangazi’de gönüllere dokunan ezgiler Haber

Osmangazi’de gönüllere dokunan ezgiler

Sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Kalbimdeki Umut Ol Derneği ile birlikte Osmangazi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Osmangazi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (BAREM), Osmangazi Belediyesi Engelli Bakım Merkezi (OBAM) ve Alzheimer Bakım Merkezi (ALBAM) üyelerinin sosyal yaşamla daha güçlü bağ kurmalarını sağlamak amacıyla gerçekleşen konserde keyif dolu anlar yaşandı. Fevk-i Ala Türk Müziği Korosu’nun seslendirdiği birbirinden güzel eserler, programa renk kattı. Şarkılara eşlik eden üyeler, zaman zaman yerlerinden kalkarak oyunlar oynayıp dans etti. Neşeli anların yaşandığı etkinlikte ortaya çıkan renkli görüntüler, katılımcıların memnuniyetini gözler önüne serdi. Müzik dolu buluşmada üyeler, hem keyifli vakit geçirdi hem de dayanışma duygularını pekiştirdi. Eğlence dolu anlar yaşadıklarına işaret eden Osmangazi Belediyesi Engelli Bakım Merkezi Birim Sorumlusu Sosyolog Huriye Kutlu, “Her yıl bizlere ücretsiz olarak bir konser düzenliyorlar. Üyelerimiz keyifli vakit geçiriyorlar. Liseden öğrencilerimiz geliyor, konserlerimiz oluyor, dış etkinliklerimiz oluyor. Amacımız üyelerimizin sosyalleşmeleri, güzel vakit geçirmeleri, ortak paydada buluşmaları. Bunun için desteklerini sunan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkürlerimizi sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’de “Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor” semineri Haber

Nilüfer’de “Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor” semineri

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen “Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor” semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, “Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli” dedi. Özel gereksinimli bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, “Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir” diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, “Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum” dedi.

Nilüfer’de sloganlar engelleri aşmak için yükseldi Haber

Nilüfer’de sloganlar engelleri aşmak için yükseldi

Bursa Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası’na toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren güçlü ve farkındalık yaratıcı etkinliklerle dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak Üç Fidan Gençlik Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi. Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, engelliler, aileleri ve toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katıldığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi noktasında önemli mesajlar verildi. “ASIL ENGEL YAŞAMIN KENDİSİDİR” Basın açıklamasında söz alan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, engelliliği kişinin bir sorunu olarak değil, kentin bir sorumluluğu olarak gördüklerini ifade ederek; “Bugün Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Halk Evimize kadar birlikte yürüyoruz. Bu yürüyüş bir farkındalık çağrısıdır. Asıl mesele bir insanın engelli olması değil, yaşamın o insanı engellemesidir” dedi. Güleç, belediye olarak dezavantajlı gruplara yönelik 15 yıldır süren “Bizim Ev” ve “Bizim Bahçe” gibi dayanışma projelerinin yanı sıra, Türkiye’nin kapalı alandaki ilk engelsiz oyun parkını da kente kazandıracaklarının müjdesini verdi. Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu adına söz alan Ayrin Erciyas da engelli bireylerin; MHRS randevu önceliği, EKPSS erişilebilirliği ve istihdam olanaklarının artırılması gibi taleplerini içeren bildiriyi paylaştı. Erciyas, engellilerin taleplerini şu şekilde sıraladı: “18 yaş üstü engelli bireyler için de ÇÖZGER kapsamındaki uygulamaya benzer şekilde MHRS sisteminde öncelikli randevu hakkı tanınmalıdır. EKPSS’de erişilebilirlik standartları eksiksiz uygulanmalıdır. Eğitim kurumları tüm engel grupları için erişilebilir hale getirilmelidir. Engelli istihdamı artırılmalı, nitelikli iş olanakları oluşturulmalıdır. İlaçlara ve protez/ortezlere erişimde yaşanan hak kayıpları giderilmelidir. Otizmli bireyler için yatılı rehabilitasyon merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Araç alımına ilişkin kısıtlayıcı düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir. Yetkililere çağrımızdır; sağlık hizmetlerinden eğitime, istihdamdan sosyal yaşama kadar uzanan bu çok boyutlu sorunların çözümü, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Yaşa dayalı ayrımların ortadan kaldırıldığı, erişilebilirliğin temel hak olarak kabul edildiği bir sistemin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Engelli bireyler ve onların bakımını üstlenen milyonlarca vatandaşımız için eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam hakkı ertelenemez. SLOGANLAR EŞLİĞİNDE HAK ARAYIŞI Basın açıklamasının ardından, engelli bireyler, aileleri ve destekçilerinden oluşan topluluk, Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ne doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüş boyunca toplumun her kesimine erişilebilirlik çağrısı yapıldı. Farkındalık yürüyüşünün Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde tamamlanmasının ardından katılımcılar, Bizim Ev Engelliler Sosyal Destek Merkezi tarafından hazırlanan ve geliri ihtiyaç sahiplerine aktarılacak olan Bizim Sergi’yi ziyaret etti. Programın bu bölümünde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gruba dahil olarak engelli bireylerle bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir, engelli bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenerek, taleplerini dinledi ve çözüm odaklı projelerin devam edeceği sözünü yineledi.

BEL AĞRISININ İLACI "PLANLI HAREKET" Haber

BEL AĞRISININ İLACI "PLANLI HAREKET"

Egzersizi, düzenli olarak yapılan tekrarlı ve planlı fiziksel aktivite olarak tanımlayan Dr. Kemal Kayserili, bu sürecin sağlıklı yaşam için spor yapmakla eşdeğer olduğunu belirtti. Bel ağrısı ile kas dengesi arasındaki ilişkiye değinen Kayserili, "Egzersiz, hem bel ağrısının tedavisinde önemlidir hem de bel ağrısını önlemede. Şöyle ki nedeni ne olursa olsun, belde ağrı varsa bunun nedeni veya sonucu olarak bozulmuş bir kas dengesi var demektir. Kişiye göre seçilen hareketlerle kısalmış ve gerilmiş kaslar esnetilmeli, güçsüz kalmış kaslar da kuvvetlendirilmelidir" diye konuştu. Kademeli Geçiş ve Süreklilik Şart Tedavi sürecinde izlenmesi gereken yöntemi açıklayan Dr. Kayserili, egzersizlerin ağrı sınırını aşmaması gerektiğini vurgulayarak, “İlk aşamada ağrıya neden olmayan egzersizler seçilmeli ve her gün yapılmalı, tekrar sayıları ve çeşitleri giderek arttırılmalıdır. Duruş, oturuş bozuklukları olan kişide, belini zorlayacak şekilde çalışan ve hareket edenlerde, sedanter yaşayanlarda izlenecek düzenli bir egzersiz programı da bel ağrısını önleyecektir" dedi. Ameliyat Sonrası Dönemde Egzersizin Rolü Bel sağlığında cerrahi müdahale gerektiren durumlarda dahi egzersizin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Kemal Kayserili; omurlarda kayma, bel fıtığı ve kanal darlığı gibi operasyonlardan sonra hastaların mutlaka egzersize başlaması gerektiğini ifade etti. Egzersizlerin sıklığı konusunda öneride bulunan Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, kas hafızası ve güç artışının korunması için zamanlamanın önemini şu sözlerle aktardı: "Egzersiz uygulanmasının, başlangıçta her gün ve günde 2 kez yapılması uygundur. Sonrasında hekim değerlendirmesi ile gün aşırı veya haftada 3 gün şeklinde de devam edilebilir. Ama 2 egzersiz seansı (günü) arası 72 saati geçmemelidir ki kaslarda sağlanan olumlu etkiler esneklik ve güç artışı kaybolmasın." Son olarak, egzersizlerin doğru uygulanması konusunda önemli bir uyarıda bulunan Dr. Kemal Kayserili, “Düzenlenen bel egzersizleri hekim veya eğitimli sağlık personeli eşliğinde anlatılmalı, gösterilmeli ve hastanın egzersizleri nasıl yaptığı gözlenmelidir” ifadesini kullandı.

Uyuşmanın hangi elde gerçekleştiği önemli Haber

Uyuşmanın hangi elde gerçekleştiği önemli

Eldeki fonksiyon kaybı ve hissizliğin kaynağının genellikle sinirin geçtiği dar anatomik kanallardaki basınç artışı olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Uyuşmanın hissedildiği bölge, sinir basısının konumunu tayin etmede belirleyici bir yere sahip. Baş, işaret ve orta parmaktaki uyuşmalar bilek kanalındaki karpal tünel sendromuna, serçe ve yüzük parmağındaki uyuşmalar dirsek bölgesindeki kübital tünel sendromuna, tüm el ve kola yayılan şikayetler ise boyun omurlarındaki sinir kökü basılarına yani boyun fıtığına işaret edebilir” açıklamasında bulundu. KENDİLİĞİNDEN GEÇER DİYE DÜŞÜNMEYİN Pek çok hastanın uyuşmaların geçici olduğunu düşünerek hekime başvurmayı ertelediğini belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, bu tür vakalarda cerrahi açıdan en büyük riskin şikayetlerin kendiliğinden geçmesini bekleyerek süreci aksatmak olduğunu vurguladı. Sinir sıkışmalarının mekanik bir baskı sonucu oluştuğunu hatırlatan Prof. Dr. Göçmen, bası altında kalan sinir liflerinin zamanla fonksiyonunu yitirerek geri dönülemez hasara ve kas erimesine yol açtığını belirtti. Erken evrede yaşam tarzı değişiklikleri veya fizik tedavi ile çözülebilecek sorunların ihmal edilmesi durumunda elinden eşya düşürme ve düğme ilikleyememe gibi ciddi güç kayıplarının yaşanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Göçmen, “Bu aşamaya gelindiğinde yapılacak bir cerrahi müdahale siniri rahatlatsa bile kaybedilen kas gücünün ve ince motor becerilerin geri kazanılması oldukça güç ve uzun bir rehabilitasyon süreci gerektirir” şeklinde konuştu. Sinir sisteminin baskıya karşı son derece hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Göçmen, erken aşamada yapılacak bir cerrahi işlemin kalıcı felç ve kas erimesi riskini ortadan kaldıran tek kesin çözüm olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Göçmen, "Uyuşma nedeniyle uykudan uyanıp kolunuzu ve elinizi sallamak zorunda kalıyorsanız. Elinizde gözle görülür bir güç kaybı başladıysa. Uyuşmaya boyun ağrısı veya kola yayılan keskin ağrılar eşlik ediyorsa. Bileklik veya dinlendirme gibi basit yöntemlerle şikayetleriniz 2 haftadan uzun süredir azalmıyorsa" vakit kaybetmeden bir uzmana danışılması gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.