Hava Durumu

#Psikolojik

- Psikolojik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolojik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hipnoterapi davranışları yeniden kodluyor! Haber

Hipnoterapi davranışları yeniden kodluyor!

Hipnoterapide amacın, kişinin bilinçaltındaki yanlış kodlamaları düzelterek tedavi sağlamak olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Örneğin obezite vakalarında hipnoterapi, yeme davranışı üzerinde etki göstermeyi hedefler. Bu yöntemde diyet programı ya da kısıtlama uygulanmaz. Etki, kişinin iradesini zorlamaz.” dedi. Seans sayısının genellikle en az 10 olup, seans aralıklarının tedavinin kalıcılığını etkilediğini ifade eden Öztekin, ‘bir seansta kilo verme’ gibi yöntemlerin bilimsel bir karşılığı olmadığına dikkat çekti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İhsan Öztekin, hipnoterapinin ne olduğu, hipnozdan farkı, uygulama süreci, etkileri ve özellikle yeme bozuklukları ile kilo kontrolünde nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verdi. Hipnoterapide hipnoz tekniğinden yararlanılarak tedavi amaçlanır! Hipnoterapinin, hipnoz tekniğinden yararlanılarak uygulanan bir psikoterapi yöntemi olduğunu aktaran Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Tıp dünyasında hipnoterapi bir psikoterapi yöntemi olarak kabul edilir.” dedi. Hipnoz ile hipnoterapinin aynı şey olmadığına değinen Öztekin, “Hipnoz; bir kişi ya da grubu söz, bakış ve telkin gibi yollarla geçici bir süre etki altına alma durumudur. Bu süreçte kişinin dikkati belirli noktalara yoğunlaştırılır ve bilinçaltı daha aktif hale gelir. Hipnoterapide ise hipnoz tekniğinden yararlanılsa da temel amaç tedavidir. Daha çok psikiyatrik ve ruhsal hastalıklarda, ayrıca kişisel gelişim alanlarında uygulanır.” şeklinde konuştu. Herkes, farkında olmadan yaşamı boyunca hipnoz hali yaşar! Her insanda doğuştan hipnotik etki altına girme özelliği olduğuna işaret eden Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Hipnoza girmeyeceğini düşünen kişiler dahil herkes, yaşamı boyunca farkında olmadan birçok kez hipnoz hali yaşar.” dedi. Bir film seyrederken, bir konuşmayı dinlerken ya da akvaryumda balıkları izlerken hipnotik bir odaklanma hali oluşabileceğini dile getiren Öztekin, “Uzun yolculuklarda görülen ‘yol hipnozu’ bu duruma örnek olarak verilebilir. Oyuncağıyla oyuna dalmış bir çocuğun dış dünyaya tepkisiz kalması ya da kişinin yaptığı işe yoğunlaşarak çevresini fark etmemesi de benzer bir odaklanma halidir.” ifadelerini kullandı. Hipnozun etki alanı beyin olduğu için etkisi kalıcı oluyor! Hipnoterapinin kaç seans süreceğinin, çözülmek istenen soruna, kişinin yaşadığı çevreye, hipnoterapistin kullandığı telkin ve terapi yaklaşımına, terapistle kurulan güven ilişkisine ve kişinin kişilik özelliklerine bağlı olduğunu kaydeden Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “En az 10 seans uygulanır. Özellikle ilk seanslar arasındaki sürenin çok uzun tutulmaması önerilir.” dedi. Haftada 2-3 seansla başlanmasının ve ilerleyen süreçte seans aralıklarının açılmasının, tedavinin daha etkili ve kalıcı olması açısından önemli olduğunu vurgulayan Öztekin, şunları söyledi: “Hipnozun etki alanı beyin olduğu için etkisinin kalıcı olduğu belirtiliyor. Örneğin kilo verme sürecinde ‘rejim’ ve ‘diyet’ gibi kavramlar bilinçaltı için olumsuz çağrışımlar oluşturabilir. Kişi sevdiği yiyecekleri bırakmak zorunda kaldığını düşünür ve bu durum çoğu zaman diyet sonrasında daha fazla kilo alımıyla sonuçlanabilir. Oysa kontrolsüz yemenin nedenleri bilinçaltında gizlidir. Stres, gerginlik, endişe, suçluluk ve kızgınlık gibi olumsuz duygular aşırı yeme davranışına yol açabilmektedir.” Amaç, kişiye özel telkinlerle etkili bir tedavi süreci yürütmek! Yeme bozukluğu tanısı ya da şikâyeti ile başvuran danışanlarla ilk seansta ayrıntılı bir psikolojik değerlendirme yapıldığını aktaran Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “Bireyin temel kişilik özellikleri, ailesi, yaşam tarzı, ilişkileri, geçmişte yaşadığı travmalar, mevcut korku ve kaygıları ile takıntıları ele alınır. Yeme bozukluğunda her bireyde farklı davranışlar ve tetikleyiciler görülebileceği için, yeme davranışına ilişkin ayrıntılı sorular yöneltilir.” dedi. Obezite vakalarında; yeme davranışı bozukluğunun ne zaman başladığı, hangi yaşta ortaya çıktığı, hangi yiyeceklerde kontrol kaybının arttığı, günün hangi saatlerinde yoğunlaştığı ve bu davranışa eşlik eden sigara, alkol, kahve ya da çay gibi alışkanlıkların olup olmadığının değerlendirildiğine dikkat çeken Öztekin, sözlerini şöyle tamamladı: “Amaç, bireye özgü yeme davranışlarını belirleyerek kişiye özel telkinler hazırlamak ve etkili bir tedavi süreci yürütmektir. Hipnoterapi, yeme davranışı üzerinde etki göstermeyi hedefler. Bu yöntemde diyet programı ya da kısıtlama uygulanmaz. Etki, kişinin iradesini zorlamak yerine hipnotik etki altında verilen telkinlerle beyindeki yanlış kodlamaların düzeltilmesi ve sağlıksız dürtülerin ortadan kaldırılması üzerinden sağlanır. Aşırı ve kontrolsüz yeme davranışı ortadan kaldırıldığında bireyin normal yeme alışkanlığı kazanması ve sağlıklı, düzenli şekilde kilo vermesi hedeflenir. Yeme bozukluğu psikolojik bir sorun olarak ele alındığından, sorunun psikolojik yöntemlerle çözülmesi verilen kiloların kalıcı olmasına katkı sağlar. Son olarak, ‘bir seansta kilo verme’ gibi sloganlarla sunulan yöntemlerin gerçekçi olmadığı ve bilimsel bir karşılığının bulunmadığı unutulmamalı.”

Akaryakıt Bayileri BTSO’da Buluştu Haber

Akaryakıt Bayileri BTSO’da Buluştu

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Enerji Konseyi Başkanı Erol Dağlıoğlu ve Meclis Üyesi İlhan Parseker’in yanı sıra PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş, PÜİS Bursa İl Başkanı İrfan Koç ile sektör temsilcilerinin katılımıyla BTSO Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda akaryakıt bayilerinin sorunları ve çözüm önerileri konuşuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay toplantıda sektör temsilcilerine birlik ve ortak akıl çağrısında bulundu. Toplantıya katılan Genel Başkan İmran Okumuş başta olmak üzere PÜİS yöneticilerine ve misafirlere teşekkür eden Burkay, “Birçok konuda problemlerimiz var. Zaten varlık sebebimiz de şikâyet ettiğimiz bu problemlerdir. Önemli olan, bu sorunları nasıl karşıladığımız, nasıl tespit ettiğimiz ve nasıl çözüm ürettiğimizdir. Bu süreç ekonomimizi yakından ilgilendiriyor.” dedi. Krizlerin Yüzde 50’si Psikolojiktir Sektör temsilcilerinin önemli projelere imza attığını vurgulayan Burkay, Meclis Üyeleri İlhan Parseker, Erol Dağlıoğlu ve sektör temsilcilerinin Ankara nezdinde yürüttükleri çalışmalara dikkat çekerek, “Gerçek anlamda sektörün temsilinde önemli görevler üstlendiler, ciddi projeler ürettiler.” dedi. Ekonomide yaşanan zorluklara da değinen Burkay, krizlerin yalnızca ekonomik değil psikolojik boyutunun da bulunduğunu belirterek, “Krizlerin yüzde 50’si psikolojiktir. Ekonomik rasyolar elbette önemli ancak toplumun umudunu aldığınızda toparlanma daha da zorlaşıyor. Bu toplantılar geleceğe daha pozitif bakmamızı sağlıyor.” diye konuştu. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere ilişkin de bilgi veren Burkay, 2025 yılında kurdukları TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun (GSYF) Türkiye’nin en büyük fonlarından biri haline geldiğini söyledi. Burkay, toplantının sektör adına somut çıktılar üretmesini temenni ederek, kamu ve özel sektör iş birliğiyle akaryakıt sektörünün karşı karşıya bulunduğu sorunların kalıcı çözüme kavuşacağına inandığını ifade etti. Kar Payının Adil Bölüşümünde Önemli Kazanımlar Elde Ettik PÜİS Genel Başkanı İmran Okumuş, toplantıda yaptığı sunumda sendikanın girişimleriyle sektörün elde ettiği kazanımları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Türkiye’de akaryakıt sektörünün tarihsel gelişimine değinen Okumuş, sektörün serbest piyasa yapısı içerisinde önemli dönüşümler geçirdiğini belirterek, bayilerin hak ve menfaatlerinin korunmasının her zaman öncelikleri olduğunu söyledi. Dört dönemdir Genel Başkanlık görevini yürüttüğünü hatırlatan Okumuş, “Sektör sahip çıktığı sürece çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur. Birlik ve dayanışma içinde hareket ettiğimizde sonuç alıyoruz.” dedi. Türkiye genelinde yaklaşık 13 bin akaryakıt bayisi bulunduğunu ifade eden Okumuş, özellikle bayiler aleyhine yapılan düzenlemelere karşı yoğun mücadele verdiklerini dile getirdi. Okumuş, dağıtım şirketleri ile bayiler arasındaki toplam kâr payının daha adil bir şekilde bölüşülmesi noktasında önemli kazanımlar elde ettiklerini belirterek, “Bayilerimizin ayakta kalabilmesi için maliyet baskısının hafifletilmesi ve gelir dağılımının dengelenmesi adına ciddi girişimlerde bulunduk.” diye konuştu. Bursa’da PÜİS Bölge Başkanlığı Kurulacak Sendika olarak hem ilgili bakanlıklar hem de düzenleyici kurumlar nezdinde temaslarını sürdürdüklerini kaydeden Okumuş, amaçlarının bayilerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi. PÜİS’in teşkilatlanma çalışmalarına da değinen Okumuş, 15. Bölge Başkanlığı’nı Bursa’da kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Bursa merkezli kurulması planlanan Bölge Başkanlığı’nın; Bursa, Balıkesir, Eskişehir, Kütahya, Bilecik ve Yalova’yı kapsayacağını belirten Okumuş, bu illerde toplam 1.031 lisanslı istasyon bulunduğunu söyledi. Söz konusu istasyonların 356’sının Bursa’da faaliyet gösterdiğini ifade eden Okumuş, bölgesel yapılanmayla birlikte temsil gücünün artacağını ve sorunlara daha hızlı müdahale edilebileceğini vurguladı. Okumuş, toplantıya ev sahipliği yapan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve meclis üyelerine teşekkür etti. Sorunlara Çözüm İçin Ortak Akıl Vurgusu BTSO Meclis Üyesi İlhan Parseker, petrol ve akaryakıt sektörünün yaşadığı sorunlara dikkat çekerek çözüm odaklı bir yaklaşım çağrısında bulundu. PÜİS’in köklü bir sendika olmasına rağmen geçmişte ivme kaybettiğini ifade eden Parseker, Okumuş’un genel başkanlığa gelmesiyle sendikanın yeniden eski gücüne kavuştuğunu söyledi. Parseker, “İmran Bey, sektörün tüm sorunlarını etkili şekilde dile getirerek çözüm noktasında başarılı girişimlerde bulundu. BTSO çatısı altında komitemizin de oldukça verimli çalışmaları oldu.” diye konuştu. Sektörel sorunların çözümü için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Parseker, İbrahim Burkay öncülüğünde EPDK, Ticaret Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nezdinde yaptıkları girişimlerin önemine dikkat çekti. Parseker, “İşlerini güçlerini bir kenara bırakıp Ankara kapılarında sektör adına mücadele eden bu isimlerin motive edilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İstasyonlar Sadece Arsa Değeriyle El Değiştiriyor Petrol istasyonlarının ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını dile getiren Parseker, “Bir dönem iyi kazanan, nesiller boyu aileleri ayakta tutan istasyonlar vardı. Bugün ise özellikle Anadolu’da istasyonlar el değiştiriyor, para kazanamıyor. Maliyetler hızla artarken; işçilik giderleri, POS komisyonları ve banka yükleriyle sektör içinden çıkılamaz hale geldi.” dedi. Kâr marjlarının son derece düşük seviyelerde kaldığını ifade eden Parseker, “Girdiler çok arttı ancak satış fiyatlarını biz belirleyemiyoruz. Aşağıya satıyoruz, yukarıya satamıyoruz. Devletin belirlediği fiyatlarla yetinmek zorunda kalıyoruz. Bu nedenle birçok istasyon artık işletme değeriyle değil, sadece arsa değeriyle el değiştiriyor.” şeklinde konuştu. LPG Yetkili Personel Eğitimlerinde Değişiklik Önerisi PÜİS Bursa İl Başkanı İrfan Koç, sendikanın Genel Başkan İmran Okumuş öncülüğünde sektörün sorunlarına çözüm üretmek amacıyla yoğun çaba gösterdiğini söyledi. Göreve geldikleri günden bu yana teşkilatlanmaya büyük önem verdiklerini belirten Koç, Bursa’da 14 ilçe başkanı atadıklarını ifade etti. Her ay düzenli toplantılar gerçekleştirdiklerini kaydeden Koç, ilçe başkanlıklarının kendi bölgelerinde bayilerle birebir temas halinde olduğunu dile getirdi. Gerçekleştirilen toplantıda da sektörün güncel sorunlarının ele alınacağını belirten Koç, ev sahipliği dolayısıyla BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve meclis üyelerine teşekkür etti. Akaryakıt sektörünün önemli başlıklarından birinin de LPG yetkili personel eğitimleri olduğunu vurgulayan Koç, “LPG Yetkili Personel Eğitimleri Makine Mühendisleri Odası tarafından düzenleniyor. Ancak eğitimlerin mesai saatleri içerisinde yapılması iş gücü ve zaman kaybına yol açıyor. Personel eğitim ve sertifikalandırma sürecinin akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından verilmesi daha doğru olabilir. Bu durum süreci hızlandıracak ve mağduriyetleri ortadan kaldıracaktır. Birçok sorunun çözüldüğü gibi bunun da çözüleceğine inanıyoruz.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.