Hava Durumu

#Psikolog

- Psikolog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolog haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OBEZİTE MERKEZİ İLE SAĞLIKLI YAŞAMA ADIM ATIYORLAR Haber

OBEZİTE MERKEZİ İLE SAĞLIKLI YAŞAMA ADIM ATIYORLAR

Merkezde verilen hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği’nde görevli Prof. Dr. Nizameddin Koca, obezitenin yalnızca fiziksel bir görünüm değil, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğunu vurguladı. Merkezin sunduğu imkânları sıralayan Prof. Dr. Koca, “Merkezimizde hekim tarafından muayene edilen hastalarımız; diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist tarafından düzenli olarak değerlendirilmektedir. Hastalarımız diyet ve egzersiz programlarına dâhil edilmekte, ihtiyaç duyulan vakalar için medikal tedavi önerilerinde bulunulmaktadır. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı hasta grupları ise; gastroenteroloji cerrahisi, genel cerrahi, endokrinoloji ve dâhiliye uzmanlarının bulunduğu cerrahi konseyimiz tarafından değerlendirilerek, cerrahi kararı verilebilmektedir.” dedi. 200’den Fazla Hastalığın Sebebi Obeziteyi bir hastalık olarak fark edip, mücadeleye çocuklardan başlanması gerektiğinin altını çizen Koca, “Biz obeziteyi bir hastalık olarak algılamakta maalesef çok geç kaldık. Obeziteyi adeta normalin bir varyasyonu gibi değerlendiriyoruz; 'Kahverengi gözlü, yeşil gözlü veya obez' diyerek normalleştiriyoruz. Oysa obezite, 200’den fazla hastalığa sebep olduğu bilinen çok önemli bir hastalıktır. Dünya istatistikleri, sağlık harcamalarının en fazla yapıldığı alanın obezite kaynaklı sorunlar olduğunu açıkça göstermektedir. Diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, osteoartrit ve obstrüktif uyku apnesi gibi 200’den fazla hastalığın temel sebebi obezitedir." şeklinde konuştu. Koca son olarak, obezite merkezinde tedavisi tamamlanan bireyleri, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirdiklerini ve diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarını devam ettirmelerini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi. 11 Ayda 30 Kilo Verdi Yalova’dan gelerek obezite merkezine başvuran 33 yaşındaki Şeyma Taşan, 11 aylık süreçte yaşadığı büyük değişimi anlattı. Merkeze bir arkadaş tavsiyesiyle geldiğini belirten Taşan, "Yaklaşık 11 aydır bu obezite ünitesine devam ediyorum ve bu süreçte 30 kilo verdim. Aldığım hizmetten çok memnunum; buradaki ekip her geldiğimde çok ilgili. Tedavi sürecimiz başladığında önce mevcut rahatsızlıklarım iyileştirildi, ardından diyetisyen yardımıyla kilo verme aşamasına geçtik. 30 kilo verdiğim için çok mutluyum ve şu an bu kiloyu korumaya çalışıyorum. Beslenme alışkanlıklarım tamamen değişti, hayata bakışım ve öz güvenim tazelendi. Artık çocuklarımla daha fazla vakit geçirebiliyor, spor yapabiliyorum. Spor artık hayatımın merkezinde. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi işlerden biri oldu." diye kullandı. “Hayat Kalitem Arttı” Merkeze başvuran ve 6 ayda 20 kilo veren bir diğer hasta Arzu Ordu ise obezitenin bir hastalık olduğunu buraya geldikten sonra öğrendiğini ifade etti. Merkeze başvurmak isteyip de çekingen davrananlara seslenen Ordu, "Başta çok çekinmiştim ancak buradaki ilgiyi görünce tüm kaygılarım geçti. Dört farklı doktorun bir arada çalışması, diyetisyenin sağlıklı beslenmeyi öğretmesi ve psikoloğun yeme krizlerine karşı verdiği destek çok kıymetli. Burası insana 'Her ay düzenli geleyim, tedavi olayım' dedirtiyor. Kilo verdikten sonra hayat kalitem arttı. Her ay randevu tarihimin gelmesini ve verdiğim kilolarla doktorlardan tebrik almayı büyük bir motivasyonla bekliyorum." ifadelerini kullandı.

Osmangazi'de 'zihinsel iyi oluş' atölyesine yoğun ilgi Haber

Osmangazi'de 'zihinsel iyi oluş' atölyesine yoğun ilgi

Toplumun her kesiminin ruhsal, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, vatandaşların yoğun katılımıyla Zihinsel İyi Oluş Atölyesi’ni düzenledi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin kütüphanesinde gerçekleşen etkinlikte, atölye eğitmeni Uzman Klinik Psikolog Zeliha Yüksel Karaca tarafından önemli bilgiler verildi. Atölye kapsamında günlük hayatın zorlayıcı duyguları, stresle başa çıkma yöntemleri ve rahatlama teknikleri ele alındı. Katılımcıların ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanan programda, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamaya dönük işlevsel çalışmalar da yapıldı. “AMACIMIZ İNSANLARA DOKUNABİLMEK, ONLARI ANLAYABİLMEK” Uzman Klinik Psikolog Zeliha Yüksel Karaca, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, “Daha çok gruba ve onların ihtiyaçlarına yönelik bir atölye düzenledik. Günlük hayatın zorlayıcı duygularından, stresle başa çıkma yöntemlerinden, rahatlama yöntemleriyle alakalı olarak daha işlevsel, uygulamaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdik. Amacımız, küçük de olsa insanlara dokunabilmek, onları anlayabilmek ve bir nebze olsun hayatlarında o kısa molayı vererek kendilerini sevmemeleriyle, zaman ayırmalarıyla ve iyi bakmalarıyla ilgili farkındalık oluşturmak” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Uzman Klinik Psikolog Zeliha Yüksel Karaca, atölyeye desteklerinden ötürü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi Haber

Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi

Gemlik Hisar Mahallesi’nde yaklaşık 9 bin metrekarelik alana konuşlandırılan tesis, toplam 6080 metrekare inşaat alanına sahip. 3 kattan oluşan tesisin 128 metrekarelik termal havuzu, Türk hamamı, 2 adet buhar odası ve 2 adet saunası bulunuyor. 26 yatak kapasiteli 8 odanın ve 7 adet aile hamamının da bulunduğu tesiste, vatandaşlara Burfaş B Kafe de hizmet verecek. 62 araçlık otoparkın yer aldığı termal tesis, modern, güvenli ve konforlu yapısıyla hem teknik hem de kullanıcı deneyimi açısından tamamen yenilendi. Termal tesisi ziyaret ederek son durum hakkında bilgi alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tesisten yararlanan vatandaşlarla da sohbet etti. “BURSALILARA YARAŞIR BİR MEKAN OLDU” Bursalıların ve Gemliklilerin uzun süredir beklediği termal tesisin bir süre önce faaliyete geçtiğini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm eksikliklerin giderilerek tesisi hizmete açtıklarını söyledi. Hem sağlık hem de termal açıdan insana fayda sağlayacak olan binanın, yapımı esnasında ve sonrasında uygun olmadığının tespit edildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Yangın güvenliğinden kapılarına kadar birçok konuda değişiklik yapıldı. Akan kısımlar tamamen çözüldü. Binayı güvenli bir yapı haline getirdik. Termal tarafında hizmet veriyoruz. Tüm hemşehrilerimizin buradan faydalanmasını tavsiye ediyorum. Sıcak su kalitesi gayet iyi. Bursalılara yaraşır bir mekan oldu. Aile odalarından ve toplu kullanılan havuzdan da yararlanılabilir. Tesisin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. FİZİKSEL AKTİVİTE VE SAĞLIK DANIŞMA MERKEZİ Gemlik Termal Tesisi'nin bir bölümünün fiziksel aktivite ve sağlık danışma merkezi olarak kullanılacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, ücretsiz olarak psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen desteği verildiğini söyledi. Bir sonraki aşamada ambulansların da tesiste yer alacağını belirten Başkan Mustafa Bozbey, termal tesisin ileride sağlık hizmetleri noktasında da bir merkez haline dönüştürüleceğini ifade etti. Tesiste oluşturulan Burfaş B Kafe’nin de kaliteli ürünlerini uygun fiyata vatandaşla buluşturacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, Bursalıların keyif alacağı bir mekan oluşturulduğunu vurguladı.

‘Diğer sağlık personelleri’ olan 549 bin 528 çalışan sistemin yükünü taşıyor: Görünmeyen emek Haber

‘Diğer sağlık personelleri’ olan 549 bin 528 çalışan sistemin yükünü taşıyor: Görünmeyen emek

Sağlık sisteminde sorunlar her geçen gün artıyor. Hekim ve hemşirelerin sorunları gündeme gelirken bir de sistemin görünmeyen yönleri bulunuyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2024 yılı verilerine göre toplam sağlık çalışanı sayısı 1 milyon 436 bin 686. Bunun 182 bin 879’u hekim, 227 bin 420’si hemşire. Ancak “diğer sağlık personeli” olarak tanımlanan 227 bin 505 kişi ve “diğer personel/hizmet alımı” olarak geçen 322 bin 23 kişiyle birlikte toplam 549 bin 528 çalışan sistemin görünmeyen yükünü taşıyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, “Sağlık hizmetleri bir bütündür, hiçbir meslek diğerinin alternatifi değildir” diyerek sağlık politikalarının yarattığı eşitsizliklere dikkat çekti. Karacabey, grubun içinde psikolog, tıbbi teknolog, anestezi teknikeri, acil tıp teknisyenleri (ATT), sağlık işçileri ve ağız diş teknikerleri gibi elliden fazla meslek bulunduğunu anımsatarak “Bu emekçiler sadece sayıdan ibaret değil, sağlık hizmetinin omurgasını oluşturuyor” dedi. Bakanlığın 2025 bütçe teklifinde kişi başı hekime müracaat sayısı 2027 için 12.6 olarak öngörülürken 2024’te şimdiden bu tahmine ulaşıldığını belirten Karacabey, “Bu başvurular sadece muayene değil, tedavi ve bakım süreçlerini de kapsıyor. Hekim ve hemşire dışında pek çok meslek profesyoneli bu yükü omuzluyor” diye konuştu. Karacabey, görev tanımlarındaki belirsizlik, düşük taban ödeme katsayıları ve artan iş yükünün sağlık emekçilerini görünmez kıldığını vurgulayarak “Psikologlara daha fazla danışan bakma dayatması, hekimlere 5 dakikalık muayene dayatmasından farklı değil. Ücret uçurumları derinleşiyor, fazla mesai ve nöbetlerle daha çok çalışmaya mecbur bırakılıyorlar” dedi.

Aşırı ekran kullanımı hafızayı ve dikkati tehdit ediyor Haber

Aşırı ekran kullanımı hafızayı ve dikkati tehdit ediyor

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor. Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. EKRAN SÜRESİ BEYNİ NASIL ETKİLİYOR? Özcan, aşırı ekran kullanımının kısa süreli hafızayı olumsuz etkilediğini, dikkat süresini kısalttığını ve problem çözme ile eleştirel düşünme becerilerini zayıflattığını belirtti. Bu durum yaratıcılığı azaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. RUHSAL DEĞİŞİMLER VE UYKU BOZUKLUKLARINA NEDEN OLUYOR Dijital cihazlarla uzun süreli temasın duygusal dengeyi de bozduğunu ifade eden Özcan, “Ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik ve artan stres düzeyi dijital demansa eşlik ediyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, melatonin salgısını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor” dedi. DİJİTAL DEMANS’DAN KORUNMAK MÜMKÜN MÜ? Özcan, dijital demansa karşı en temel önlemin dijital detoks olduğunu vurguladı. Günlük ekran süresinin sınırlandırılması, cihazların uyku alanı dışında tutulması ve belirli kullanım saatleri oluşturulması öneriliyor. Ayrıca kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni beceriler öğrenmek gibi zihni aktif tutan faaliyetler hafızayı güçlendiriyor. Özcan, ekran süresini kontrol etmekte zorlanan bireylerin bunun önemli bir uyarı işareti olduğunu belirterek, psikoterapi desteğinin sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

Ruh sağlığına mahalleden dokunuş: Pilot uygulama Bursa’da Haber

Ruh sağlığına mahalleden dokunuş: Pilot uygulama Bursa’da

Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu öncülüğünde yürütülen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Projesi’nin pilot uygulaması Karaman Mahallesi’nde hayata geçirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve mahalle sakinlerini bir araya getiren proje, ruh sağlığına yönelik farkındalığı tabana yaymayı hedefliyor. BTÜ ve BUÜ akademisyenlerinden bilimsel katkı Projenin Genel Koordinatörlüğünü ve Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu Başkanlığı’nı yürüten Zeynep Göksu İnayet, pilot uygulamanın ilk aşamasında 50 kişilik öğrenci grubuyla kapsamlı bir panel gerçekleştirildiğini belirtti. Panelde; Nilüfer Kent Konseyi Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolog Doç. Dr. Berkay Aydın, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Dr. Didem Acar ve Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Merve Karaburun konuşmacı olarak yer aldı. Türk Psikologlar Derneği ve Genç Psikologlar Meclisi paydaşlığında gerçekleştirilen panelde, ruh sağlığı okuryazarlığının önemi çok yönlü olarak ele alındı. Mahallede farkındalık için poster atölyesi Projenin ikinci aşaması ise Karaman Mahallesi Muhtarlığı ile Karaman Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde gerçekleştirildi. Aralık ayında düzenlenen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Paneli’nin kazanımları doğrultusunda, Karaman Mahallesi’nde Poster Hazırlama Atölyesi düzenlendi. Atölyede, mahalle sakinleri ile topluluk üyesi üniversite öğrencileri bir araya gelerek ruh sağlığı temalı posterler hazırladı. Hazırlanan posterlerin, pilot çalışma bölgesi olan Karaman Mahallesi’nde ilerleyen süreçte farkındalık oluşturmak amacıyla kullanılacağı ifade edildi. Kadınlardan yoğun ilgi Atölyeye katılan Karaman Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, ruh sağlığına dair merak ettikleri sorulara uzmanlar ve öğrenciler aracılığıyla yanıt buldu. Samimi ve etkileşimli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte katılımcılar keyifli ve öğretici anlar yaşadı. Proje ekibi, Karaman Mahallesi’ndeki pilot uygulamanın ardından farklı mahalle muhtarlıklarıyla iş birliği yaparak üçüncü etaba geçmeyi planlıyor. Muhtar Hatice Avcı: “Mahallemiz adına gurur duyuyoruz” Karaman Mahallesi Muhtarı Hatice Avcı, pilot mahalle olarak seçilmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Avcı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Karaman Mahallesi’nin böylesine anlamlı ve toplumsal faydası yüksek bir projede pilot bölge olarak seçilmesi bizler için büyük bir mutluluk. Özellikle kadınlarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığı konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Bu tür çalışmalar, mahalle kültürünü güçlendirdiği gibi bireylerin kendilerini daha güvende ve değerli hissetmelerini sağlıyor.” Avcı, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan iş birliklerinin mahalleler için önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekerek, projede emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve organizasyon ekibine teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.