Hava Durumu

#Özbekistan

- Özbekistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özbekistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İnegöl'de Halk Dansları Topluluğu'ndan yaza merhaba Haber

Bursa İnegöl'de Halk Dansları Topluluğu'ndan yaza merhaba

İnegöl Belediyesi’nin 2011 yılında kurduğu ve geride kalan sürede kaydedilen gelişimle ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok başarının elde edildiği Halk Dansları Topluluğu, muhteşem gösteriyle yaza merhaba dedi. Fatih Oral eğitmenliğinde çalışmalarını sürdüren ve Minikler, Yıldızlar, Gençler ile Master olmak üzere 4 farklı yaş kategorisine gösteriler sunan Halk Dansları Topluluğu, 2026 yılının ilk açık hava gösterisinde kuruluşunun 15’inci yılına özel düzenlenen “Aşkın Yedi Hali” programıyla izleyici karşısına çıktı. Amfi Tiyatroda düzenlenen gösteride, farklı yaş kategorilerinde 200’ü aşkın dansçı, İnegöllülere muhteşem bir şölen sundu. Şehrin bir markası haline gelen İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, bu özel gecede sırasıyla; İnegöl, Mardin, Trabzon, Bursa, Burdur, Konya, Kırklareli, Adıyaman ve Ordu yörelerinden en güzel koreografileri sergilediler. İzleyenlerin keyifli anlar yaşadığı gecede, halk dansları topluluğunun gösterileri herkesten tam not aldı. Tüm yaş grupları, ortaya koydukları performansla beğeni topladı. KÜLTÜR SANAT FESTİVALİNİN FRAGMANI Programı izleyenler arasında bulunan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, gösteri sonunda sahneye davet edildi. Burada kısa bir selamlama konuşması yapan Dündar, “İnegöl kozmopolit bir şehir. Farklı kültürleri içerisinde barındıran adeta renkli bir çiçek bahçesi. Bu akşam da halk dansları topluluğumuz İç Anadolu’dan, Doğu’dan, Güney Doğu ve Ege’den, Akdeniz’den, Karadeniz’den ve Marmara yöresinden gösterileri bizlere sundu. Bu muhteşem gösteri için 200 kişilik dev kadroya teşekkür ediyorum. Bu akşam yapılan gösteri, aynı zamanda 13-19 Temmuz tarihleri arasında 39’uncusunu düzenleyeceğimiz Kültür Sanat Festivalimizin de bir fragmanı oldu diyebiliriz. İnşallah 22 hemşeri derneğimiz ve 11 ülkeden halk dansları ekiplerimizle burada çok güzel bir festival gerçekleştireceğiz” dedi. BAŞARILARI İNEGÖL’ÜN GÖĞSÜNÜ KABARTIYOR İnegöl Belediyesi halk dansları topluluğunun 2011 yılında büyük bir heyecan ile faaliyetine başladığını da hatırlatan Dündar, şöyle devam etti: “O günden bugüne de Türkiye’nin örnek ekiplerinden biri haline geldi. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında kazanmış oldukları ödüllerle, yarışmalardaki performanslarıyla göğsümüzü kabartmaya devam ediyorlar. 2017 yılında Kazakistan’da Dünya Şampiyonu oldular. 2022 yılında Özbekistan’da dünyanın en iyi dans gruplarının yer aldığı yarışmada oldukça genç yaş ortalamasıyla Dünya 3’üncüsü oldular. Yine Kazakistan’da düzenlenen Halk Dansları Festivali ve Halk Dansları Solo Dans Yarışmasında 16 ülkenin 24 dans gurubu ile yer aldığı yarışmada dansçılarımız solo yarışmada Dünya 1’incisi oldular. 2025 yılında TÜRKSOY tarafından “Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edilen Kazakistan’ın Aktau şehrinde tüm ekiplerin 1’inci ilan edildiği Uluslararası Türk Dansının Ritmi Festivalinde yer aldılar. 2025 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Bursa İl Yarışması’nda İl 1’incisi oldular ve devamında bölge yarışmasını 2’nci olarak tamamladılar. Bu yıl da yine Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Halk Dansları Yarışması'nda önce Bursa 1’incisi oldular, ardından bölge şampiyonu oldular ve Türkiye'nin en iyi ilk 10 ekibi arasında yer almayı başardılar.” “Bu başarılar tesadüf değil. Bu başarıların arkasında büyük bir emek, ciddi bir disiplin ve yıllara yayılan istikrarlı bir çalışma vardır. Bu vesileyle bu başarılarda katkısı olan tüm eğitmenlerimize ve dansçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın her zaman yanında duran, onların hayallerine ortak olan kıymetli ailelerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı gecede, Recep Erdoğan ismini de bir kez daha anmak istiyorum. Her ne kadar aramızdan ayrılmış olsa da bu güzel ekibin bu günlere gelmesinde harcadığı emekleriyle her zaman hatırlayacağımız kıymetli hocamızı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı? Haber

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı?

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı. Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı. Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi. Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi. Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.