Hava Durumu

#Orta Doğu

- Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı Şirketler Grubu Keskinoğlu ve Yörsan’la Foodist İstanbul’da sektör  profesyonelleriyle buluştu Haber

Matlı Şirketler Grubu Keskinoğlu ve Yörsan’la Foodist İstanbul’da sektör profesyonelleriyle buluştu

Matlı Şirketler Grubu, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda, bünyesinde bulunan Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Topraktan sofraya uzanan entegre ekosistemiyle gıda sektöründe güçlü bir yapı oluşturan Matlı Şirketler Grubu, “Türkiye’nin Protein Merkezi” olma vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Keskinoğlu ve Yörsan’ın sevilen ve yenilikçi ürünlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturdu. Keskinoğlu ve Yörsan’dan Foodist’te güçlü birliktelik Matlı Şirketler Grubu’nun fuardaki standında Keskinoğlu ve Yörsan markaları öne çıktı. Türkiye gıda sektöründeki güçlü geçmişleri ve geniş ürün portföyleriyle faaliyet gösteren iki marka, yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerin beğenisine sundu. Özellikle yeni ürünlerin gördüğü ilgi, Keskinoğlu ve Yörsan’ın değişen tüketici beklentilerine ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme yaklaşımını ortaya koydu. Kalite ve güvenilir üretim anlayışını yenilikçi ürünlerle buluşturan Keskinoğlu ve Yörsan, Foodist İstanbul’da perakende, Horeca ve gıda hizmetleri sektörlerinin profesyonelleriyle bir araya geldi. Fuar boyunca gerçekleştirilen ürün tanıtımları ve görüşmelerle iki marka, mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken farklı pazarlardan gelen profesyonellerle yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı. 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisinin, 2 binden fazla profesyonel yabancı alıcının ve 70 bini aşkın yerli ve yabancı ziyaretçinin buluştuğu Foodist İstanbul’da yerini alan Yörsan ve Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu’nun Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonunu uluslararası sektör profesyonelleriyle paylaşma fırsatı da buldu. Fuar, iki markanın mevcut iş birliklerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ihracat ve ticaret fırsatlarının değerlendirilmesi açısından da önemli bir buluşma zemini oluşturdu. Matlı, yeni pazarlarda büyüme vizyonunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü ve gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Matlı Şirketler Grubu olarak, ‘Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem’ anlayışımızla üretimin her aşamasında güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz. Bugün Keskinoğlu ve Yörsan gibi Türkiye’nin güçlü markalarını aynı çatı altında buluştururken, ülkemizin protein üretimindeki gücünü daha geniş coğrafyalara taşıyoruz. Foodist İstanbul da bu vizyonumuzu sektör profesyonelleri ve uluslararası iş ortaklarımızla paylaşmak açısından son derece değerli bir platform oldu. ‘Türkiye’nin Protein Merkezi’ olma hedefimiz doğrultusunda üretim kapasitemizi, ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü geliştirirken, önümüzdeki dönemde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarını uluslararası alanda büyüme stratejimizin önemli odak alanları arasında konumlandırıyoruz. Bizim için gerçek başarı, yalnızca bir şirketin büyümesi değil; üreticiden çalışana, iş ortaklarımızdan müşterilerimize kadar bütün ekosistemin birlikte güçlenmesi ve birlikte ilerlemesidir. Bu nedenle her adımımızda sahayı dinleyen, değişimi zamanında başlatan ve ortaya çıkan değeri daha geniş bir çevreyle paylaşan bir anlayışla hareket ediyoruz.”

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı! Haber

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı!

Yemen'in kuzeyi ile batısının büyük bölümünü kontrol eden İran destekli Husiler ile ABD'nin önemli bölgesel müttefiki Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar yeniden alevlendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015 yılında Husilere karşı askeri operasyon başlatmış, taraflar 2022 yılında ateşkese varmıştı. Ancak bu ay Sana Havalimanı'nda İran'a ait bir uçağın inişinin engellenmesi üzerine kriz yeniden büyüdü. Husiler geçen pazartesi günü Suudi Arabistan'a deniz ablukası ilan etti. Bunun ardından Suudi Arabistan cuma gecesi Husilerin kontrolündeki Hudeyde kentine hava saldırıları düzenledi. ARAMCO HEDEF ALINDI Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, pazar günü düzenlenen misilleme saldırılarında Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco'ya ait Cizan ve Yenbu kentlerindeki tesislerin hedef alındığını açıkladı. Suudi makamları saldırının yol açtığı hasara ilişkin henüz resmi açıklama yapmazken, Cizan'daki rafineri bölgesinden yoğun duman yükseldiği bildirildi. Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli petrol ihracat merkezi olan Yenbu'da ise petrol tesislerine yönelen iki balistik füzenin, Riyad ile yapılan anlaşma kapsamında bölgede görev yapan Yunan ordusuna ait Patriot hava savunma sistemi tarafından imha edildiği aktarıldı. Bölgedeki gerilim, Husilerin Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'nı kapatma ihtimaline ilişkin endişeleri de artırdı. Uzmanlara göre hem Babülmendep hem de Hürmüz Boğazı'nın aynı anda ulaşıma kapanması, küresel enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bir krize yol açabilir. HAZAR DENİZİ'NE SIÇRADI ABD-İran savaşı yalnızca Orta Doğu'da değil, Rusya-Ukrayna savaşıyla da iç içe geçmeye başladı. İran Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü Hazar Denizi'nde bir İran gemisine düzenlenen uzun menzilli saldırıda bir denizcinin öldüğünü, bir kişinin de yaralandığını açıkladı. Tahran yönetimi saldırının arkasında Ukrayna'nın bulunduğunu öne sürerek Ukrayna'nın Tahran'daki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı ve 'düşmanca ve suç teşkil eden saldırı' nedeniyle resmî protestoda bulundu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise X hesabından yaptığı açıklamada, Hazar Denizi'nde gerçekleştirilen uzun menzilli operasyonlarda "İran bağlantılı askeri yük taşıyan gemiler ile bir savaş gemisinin" vurulduğunu ileri sürdü. Zelenski ayrıca temmuz ayından bu yana Rusya'nın Körfez ülkeleri ile bölgedeki ABD askeri üsleri üzerinde yoğun uydu keşif faaliyetleri yürüttüğünü tespit ettiklerini, elde edilen görüntülerin İran'a aktarılarak Devrim Muhafızları'nın füze ve İHA saldırılarında hedef belirlemesine yardımcı olunduğunu iddia etti. TRUMP'TAN AÇIKLAMALAR ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik hava saldırılarının neden aniden durdurulduğuna ilişkin doğrudan açıklama yapmadı. Reuters'a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili ise Trump'ın önceliğinin her zaman diplomasi olduğunu belirterek, "Başkan, İran'a masaya ciddi şekilde dönmediği takdirde neler olacağını gösterdi" ifadelerini kullandı. Trump da cuma günü yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, "Şu anda bizimle konuşuyorlar. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Henüz hazır olduklarını düşünmüyorum ama dinlemeye hazırım" dedi. BÜTÜN BUNLAR NE ANLAMA GELİYOR? Babülmendep endişesi dünyayı sarıyor... Yemen'in Kızıldeniz kıyılarında yer alan Babülmendep Boğazı, Hürmüz Boğazı ile birlikte küresel enerji ve deniz ticaretinin en kritik dar geçitlerinden biri olarak görülüyor. Dünya deniz ticaretinin önemli bir bölümü ve Avrupa'ya yönelen Asya yüklerinin büyük kısmı Süveyş Kanalı üzerinden Babülmendep'i kullanıyor. Uzmanlara göre Husilerin bu boğazı tehdit etmesi, Hürmüz'deki İran baskısıyla birleşirse, küresel petrol arzı, konteyner taşımacılığı ve tedarik zincirlerinde yeni bir şok dalgası yaratabilir. Böyle bir senaryoda navlun maliyetleri, sigorta primleri ve enerji fiyatlarının yeniden sert biçimde yükselmesi bekleniyor. Hazar'da yeni bir cephe mi açılıyor? İran'ın Hazar Denizi'ndeki gemisine yönelik saldırı iddiası doğrulanır ve benzer olaylar tekrarlanırsa, ABD-İran gerilimi ilk kez fiilen Hazar havzasına taşınmış olacak. Bu durum yalnızca İran ile Ukrayna arasındaki tansiyonu artırmakla kalmayabilir; Rusya'nın güvenlik alanı olarak gördüğü Hazar Denizi'ni de doğrudan savaş denklemine sokabilir. Ancak mevcut bilgiler ışığında bunun kalıcı bir 'yeni cephe' hâline geldiğini söylemek için henüz erken. Yine de olay, Orta Doğu'daki savaşın Rusya-Ukrayna çatışmasıyla giderek daha fazla iç içe geçtiğinin güçlü bir işareti olarak değerlendiriliyor. Trump, zaman kazanmaya mı çalışıyor? ABD'nin iki gündür İran'a yeni hava saldırısı düzenlememesi, Washington'ın askeri baskıyı tamamen sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Güvenlik uzmanlarına göre, bu tür operasyonel duraklamalar, diplomatik temaslara alan açmak, İran'ın vereceği tepkiyi ölçmek, kuvvetleri yeniden konuşlandırmak veya bir sonraki askeri aşama için hazırlık yapmak amacıyla da kullanılabiliyor. Dolayısıyla mevcut sessizlik, kalıcı bir ateşkesten ziyade tarafların hem sahadaki hem de müzakere masasındaki seçeneklerini yeniden değerlendirdiği geçici bir bekleme dönemi olarak yorumlanıyor.

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında  20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 393 milyon dolar Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. Almanya liderliğini korudu, ilk 10 pazarın 8’i yükseldi Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN NİSAN AYI İHRACATI 3,8 MİLYAR DOLAR Haber

OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN NİSAN AYI İHRACATI 3,8 MİLYAR DOLAR

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “İhracat liderliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Nisan ayında bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek ikinci rakama ulaştık. Tüm ana ürün gruplarında çift haneli artış kaydederek küresel rekabet gücümüzü perçinledik. Önemli pazarlardan Fransa’ya ihracat yüzde 30, İtalya’ya yüzde 42, Slovenya’ya yüzde 68 arttı.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin nisan ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 22,7 artışla 3 milyar 855 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin aldığı pay da yüzde 17,3 oldu. Yılın ilk dört ayında otomotiv endüstrisi ihracatı da yüzde 8,9 artarak 13 milyar 748 milyon dolar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı “İhracat liderliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Nisan ayında bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek ikinci rakama ulaştık. Tüm ana ürün gruplarında çift haneli artış kaydederek küresel rekabet gücümüzü perçinledik. Önemli pazarlarımızdan Fransa’ya yüzde 30, İtalya’ya yüzde 42, Slovenya’ya yüzde 68 ihracat artışı oldu” diye konuştu. Tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 19 arttı Nisanda en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 19 artış ile 1 milyar 519 milyon dolar oldu. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 16 artarak 1 milyar 35 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 39 artışla 756 milyon dolar, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 30 artışla 312 milyon dolar, Çekiciler ihracatı da yüzde 33 artışla 194 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 21 arttı. Önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 57, Fransa’ya yüzde 33, ABD’ye yüzde 26, Birleşik Krallık’a yüzde 27, Rusya’ya yüzde 41 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 23,5 ihracat düşüşü oldu. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 16 artarken, önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 59, Slovenya’ya yüzde 75, Almanya’ya yüzde 21, Yunanistan’a yüzde 767, Romanya’ya yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 87 ihracat artışı, Birleşik Krallık’a yüzde 39, Polonya’ya yüzde 22, Portekiz’e yüzde 42 ihracat düşüşü yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 31, Almanya’ya yüzde 57, İtalya’ya yüzde 50, Fransa’ya yüzde 74, Slovenya’ya yüzde 54, Belçika’ya yüzde 108 ihracat artışı, Romanya’ya yüzde 36 ihracat düşüşü oldu. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda Fransa’ya yüzde 11, Romanya’ya yüzde 228, İtalya’ya yüzde 24, İspanya’ya yüzde 53, ABD’ye yüzde 71 ihracat artışı yaşanırken, Almanya’ya yüzde 14 ihracat düşüşü kaydedildi. Çekicilerde ise Almanya’ya yüzde 12, Birleşik Krallığa yüzde 16 ihracat düşüşü, Slovenya’ya yüzde 254, Fransa’ya yüzde 98, İtalya’ya yüzde 202 ihracat artışı oldu. Almanya’ya ihracat yüzde 22 arttı Nisan ayında otomotiv sektöründe ilk 10 ülke ihracatında yer alan tüm ülkelerde artış kaydedildi. Almanya 645 milyon dolar ile en fazla ihracat yapılan ülke olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 22 arttı. Fransa 461 milyon dolarlık ihracat rakamı ile ikinci büyük Pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 42 artışla 357 milyon dolar oldu. Birleşik Krallık’a yüzde 3, İspanya’ya yüzde 24, Slovenya’ya yüzde 68, Belçika’ya yüzde 26, Polonya’ya yüzde 3 ihracat artışı yaşandı. AB ülkelerine ihracat yüzde 27 arttı Nisanda Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 883 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine yönelik ihracat yüzde 27 arttı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 10,7 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada olurken, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 22 ihracat düşüşü yaşandı. Okyanusya Ülkelerine ihracat ise yüzde 36 arttı.

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR” Haber

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.