Hava Durumu

#Orta Doğu

- Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN NİSAN AYI İHRACATI 3,8 MİLYAR DOLAR Haber

OTOMOTİV ENDÜSTRİSİNİN NİSAN AYI İHRACATI 3,8 MİLYAR DOLAR

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “İhracat liderliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Nisan ayında bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek ikinci rakama ulaştık. Tüm ana ürün gruplarında çift haneli artış kaydederek küresel rekabet gücümüzü perçinledik. Önemli pazarlardan Fransa’ya ihracat yüzde 30, İtalya’ya yüzde 42, Slovenya’ya yüzde 68 arttı.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin nisan ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 22,7 artışla 3 milyar 855 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin aldığı pay da yüzde 17,3 oldu. Yılın ilk dört ayında otomotiv endüstrisi ihracatı da yüzde 8,9 artarak 13 milyar 748 milyon dolar oldu. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı “İhracat liderliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Nisan ayında bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek ikinci rakama ulaştık. Tüm ana ürün gruplarında çift haneli artış kaydederek küresel rekabet gücümüzü perçinledik. Önemli pazarlarımızdan Fransa’ya yüzde 30, İtalya’ya yüzde 42, Slovenya’ya yüzde 68 ihracat artışı oldu” diye konuştu. Tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 19 arttı Nisanda en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 19 artış ile 1 milyar 519 milyon dolar oldu. Binek Otomobiller ihracatı yüzde 16 artarak 1 milyar 35 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 39 artışla 756 milyon dolar, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 30 artışla 312 milyon dolar, Çekiciler ihracatı da yüzde 33 artışla 194 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 21 arttı. Önemli pazarlardan İtalya’ya yüzde 57, Fransa’ya yüzde 33, ABD’ye yüzde 26, Birleşik Krallık’a yüzde 27, Rusya’ya yüzde 41 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 23,5 ihracat düşüşü oldu. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 16 artarken, önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 59, Slovenya’ya yüzde 75, Almanya’ya yüzde 21, Yunanistan’a yüzde 767, Romanya’ya yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 87 ihracat artışı, Birleşik Krallık’a yüzde 39, Polonya’ya yüzde 22, Portekiz’e yüzde 42 ihracat düşüşü yaşandı. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Birleşik Krallık’a yüzde 31, Almanya’ya yüzde 57, İtalya’ya yüzde 50, Fransa’ya yüzde 74, Slovenya’ya yüzde 54, Belçika’ya yüzde 108 ihracat artışı, Romanya’ya yüzde 36 ihracat düşüşü oldu. Otobüs Minibüs Midibüs ürün grubunda Fransa’ya yüzde 11, Romanya’ya yüzde 228, İtalya’ya yüzde 24, İspanya’ya yüzde 53, ABD’ye yüzde 71 ihracat artışı yaşanırken, Almanya’ya yüzde 14 ihracat düşüşü kaydedildi. Çekicilerde ise Almanya’ya yüzde 12, Birleşik Krallığa yüzde 16 ihracat düşüşü, Slovenya’ya yüzde 254, Fransa’ya yüzde 98, İtalya’ya yüzde 202 ihracat artışı oldu. Almanya’ya ihracat yüzde 22 arttı Nisan ayında otomotiv sektöründe ilk 10 ülke ihracatında yer alan tüm ülkelerde artış kaydedildi. Almanya 645 milyon dolar ile en fazla ihracat yapılan ülke olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 22 arttı. Fransa 461 milyon dolarlık ihracat rakamı ile ikinci büyük Pazar olurken, bu ülkeye yönelik otomotiv ihracatı da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30 artış gösterdi. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 42 artışla 357 milyon dolar oldu. Birleşik Krallık’a yüzde 3, İspanya’ya yüzde 24, Slovenya’ya yüzde 68, Belçika’ya yüzde 26, Polonya’ya yüzde 3 ihracat artışı yaşandı. AB ülkelerine ihracat yüzde 27 arttı Nisanda Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 75 pay ve 2 milyar 883 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine yönelik ihracat yüzde 27 arttı. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 10,7 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada olurken, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 22 ihracat düşüşü yaşandı. Okyanusya Ülkelerine ihracat ise yüzde 36 arttı.

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR” Haber

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

Bursa'da OSGİZ'26 kapılarını açtı Haber

Bursa'da OSGİZ'26 kapılarını açtı

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Osmangazi Girişimcilik Zirvesi (OSGİZ’26), Osmangazi Gösteri Merkezi’nde kapılarını açtı. Girişimcilik alanında yenilikçi fikirlerin öne çıkacağı zirvede, katılımcılar ilham verici konuşmalarla buluşurken aynı zamanda yeni iş birlikleri kurma imkânı yakalayacak. Düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nün bu zirve için uzun süredir titiz bir çalışma sürdürdüğünü belirterek, önemli organizasyonunun dünya ve ülke açısından kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. Son 72 saat içinde küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaların ve Orta Doğu’daki savaşın dünya ekonomisine etkilerinin bu zirvenin önemini bir kez daha arttırdığını ifade eden Esendemir, "Ekonomideki bu belirsizlik ve tehditler; yüksek enflasyon, işsizlik gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelebilmek için girişimcilere, yenilikçi fikirlere ve güçlü projelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Özellikle gençlerimizin geliştireceği sürdürülebilir ve geleceğe ışık tutacak projeler, bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Sorunlar büyüyor; ancak çözüm de yine üretmekten, geliştirmekten ve birlikte hareket etmekten geçiyor" dedi. Osmangazi özelinde de benzer durumları gözlemlediklerini kaydeden Mutlu Esendemir, "Örneğin geçtiğimiz yıl yaşanan su kesintileri, küresel ısınma ve giderek azalan su kaynaklarının bir sonucudur. Hanelerde kullanılan su, toplam tüketimin yalnızca yüzde 3’ünü oluştururken, yüzde 97’si küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından kullanılmaktadır. Bu tablo, kaynakların doğru yönetilmesi ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

MÜSİAD Bursa'dan güçlü mesaj Haber

MÜSİAD Bursa'dan güçlü mesaj

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi, geleneksel bayramlaşma programını yoğun katılımla gerçekleştirdi. MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak ve Yönetim Kurulu’nun ev sahipliğinde düzenlenen programa; AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen ve Mustafa Yavuz, BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt’un yanı sıra MÜSİAD Bursa’nın önceki dönem başkanları, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, iş dünyasının önde gelen isimleri ve dernek üyeleri katıldı. “RASYONEL POLİTİKALARLA GELECEĞİ İNŞA EDİYORUZ” Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren MÜSİAD Bursa Şube Başkanı Alparslan Şenocak, Ramazan ayında Zimem Defteri geleneğiyle mahalle bakkalları ve eczanelerdeki borçları sessizce kapatarak ihtiyaç sahiplerinin yükünü hafiflettiklerini belirtti. Dünyadaki ve ekonomideki güncel gelişmelere de dikkat çeken Başkan Şenocak, “Küresel dengelerin hızla değiştiği, etrafımızın adeta bir ateş çemberine döndüğü bu zorlu dönemde, Türkiye’nin yeni dünya düzeninde oyun kurucu rolüyle tam merkeze yerleşeceğine yürekten inanıyoruz. Bu inançla, devletimizin uyguladığı rasyonel ekonomik politikalara sonuna kadar güveniyor; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat rotamızdan sapmadan geleceği inşa eden bir yapı olma gayretiyle çalışıyoruz. Diğer yandan başta Gazze ve Doğu Türkistan olmak üzere, insanlık dışı şartlarda hayatta kalma mücadelesi veren tüm kardeşlerimizin acısını derinden hissediyoruz. Dünyanın gözü önünde mazlumlara zulmedenleri şiddetle kınıyor; dünyada barış ve adaletin en kısa sürede hâkim olmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. “BAĞIMSIZLIĞINIZ YOKSA, EKONOMİNİZİN İYİ OLMASININ KIYMETİ YOKTUR” Programda konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ise Orta Doğu’da artan gerilime, İsrail’in saldırılarına ve Türkiye’nin caydırıcı gücünün stratejik önemine değindi. Savunma sanayisindeki millî kazanımların ve enerjideki bağımsızlık hamlelerinin Türkiye’yi küresel krizlerden koruduğunu vurgulayan Özen “İsrail’in saldırıları ve Gazze’de yaşanan soykırım karşısında, dünyada hiçbir uluslararası değerin, evrensel kuralın ve insan hakkının kalmadığını; yalnızca güçlünün kurallarının geçerli olduğunu görüyoruz. Biz millet olarak her zaman mazlumun yanındayız. Etrafımızda bu kadar ateş varken, bizler ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde huzurla yaşıyorsak, bu atılan stratejik adımların sonucudur. Savunma sanayisinde güçlü olmak sadece saldırı için değil, caydırıcılık açısından da hayati önem taşır. Bağımsızlığınız yoksa, ekonominizin iyi olmasının hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bütün ümmetin umudu olan Türkiye, bu coğrafyada dik durmaya devam edecektir.” dedi. “KENDİ KODLARIMIZA, TÜRK-İSLAM ANLAYIŞINA DÖNMELİYİZ” Batı’nın sözde medeniyet anlayışının çöktüğünü belirten AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise sivil toplumun sahadaki gücüne ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek “Batı’nın insan hakları ve özgürlük gibi değerlerinin, günümüz dünyasında yaşanan musibetler karşısında iflas ettiğini net bir şekilde görüyoruz. Bu noktada bize düşen; kendi kodlarımıza, Türk-İslam anlayışına dönmek ve sivil toplum eliyle yürüttüğümüz Zimem Defteri gibi iyilik hareketlerini büyütmektir. Yaşadığımız tüm bu küresel zorlukların, birlik ve beraberliğimiz sayesinde yarının güzelliklerine ve hayırlarına işaret ettiğine yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

Matlı, Gulfood 2026’ya damga vurdu Haber

Matlı, Gulfood 2026’ya damga vurdu

Dubai World Trade Centre’da gerçekleştirilen fuarda Türk gıda sektörünün güçlü temsilcileri arasında yer alan Matlı Şirketler Grubu’nun stantları, sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gördü. Yarım asrı aşkın süredir 10 farklı sektörde, 28 şirketiyle ülke ve Bursa ekonomisine katkı sağlayan Grup, güçlü markalarıyla uluslararası arenada dikkat çekti. Matlı Şirketler Grubu çatısı altında faaliyet gösteren Yörsan, geleneksel ve modern süt ürünlerinden oluşan geniş ürün yelpazesini uluslararası ziyaretçilerin beğenisine sunarken; Keskinoğlu, entegre tavukçuluk yapısıyla piliç eti ve yumurta ürünlerini fuarda tanıttı. Her iki marka da yüksek ürün kalitesi ve inovatif yaklaşımlarıyla 25-30 Ocak tarihleri arasında Dubai’de düzenlenen Gulfood 2026’ya damga vurdu. Özer Matlı: “Global pazarda daha güçlü adımlar atıyoruz” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Gulfood 2026’da Türkiye’yi temsil etmekten büyük gurur duyduk. Yörsan ve Keskinoğlu markalarımızla katıldığımız bu organizasyonda hem mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirdik hem de yeni iş birlikleri için önemli görüşmeler gerçekleştirdik. 2027 yılında Matlı Şirketler Grubu bünyesinde yer alan tüm firmalarımızla birlikte fuara katılmayı hedefliyoruz. Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü göstermenin yanı sıra Türkiye’nin protein ihtiyacını karşılayan güçlü bir gıda markası olma vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ‘Sağlıklı nesiller, kaliteli yaşamlar’ misyonuyla üretimden tüketime tüm süreçlerimizi bu anlayışla şekillendiriyor, sürdürülebilir ve kaliteli üretimle ülke ekonomisine ve toplumsal yaşama katma değer sağlamaya devam ediyoruz.” Önder Matlı: “6 kıtada 66 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz” Matlı Şirketler Grubu Genel Müdürü Önder Matlı ise Gulfood’un uluslararası önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Gulfood, dünya gıda sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri. Bu yönüyle markalarımızın küresel tanıtımı açısından kritik bir platform. Matlı Şirketler Grubu olarak bugün 6 kıtada 66 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Fuarda, Yörsan ve Keskinoğlu markalarımızla farklı coğrafyalardan gelen ziyaretçilerle bir araya gelerek yeni pazar fırsatlarını değerlendirdik ve ürün portföyümüzü global alıcılarla buluşturduk. Özellikle Orta Doğu başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelerle iş birliklerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Fuarda gerçekleştirilen ticari görüşmeler, kurulan yeni iş bağlantıları ve potansiyel distribütörlerle yapılan temaslar, Matlı Şirketler Grubu’nun küresel büyüme hedefleri açısından önemli fırsatlar sundu. Yörsan’ın süt ürünleri ve Keskinoğlu’nun protein odaklı ürünleri, fuar süresince sektör temsilcilerinden yoğun ilgi gördü. Matlı Şirketler Grubu’nun Gulfood 2026’ya katılımı, Türk gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki gücünü bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.