Hava Durumu

#Mühendislik

- Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DORUKMAK’TA KADIN EMEĞİ ÜRETİME GÜÇ KATIYOR Haber

DORUKMAK’TA KADIN EMEĞİ ÜRETİME GÜÇ KATIYOR

Süspansiyon sistemlerindeki hareketli parçaları koruyan kauçuk - metal üretimini son teknolojiyle gerçekleştiren Dorukmak, üretiminin yüzde 30'unu 25'i aşkın ülkeye ihraç ederek Türkiye ekonomisine katma değer sağlıyor. 82'si kadın toplam 211 kişiye istihdam sağlayan Dorukmak, kadın çalışan oranıyla da sektör ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyuyor. Şirket bünyesindeki kadın çalışanlar yalnızca üretim sahasında değil, mühendislik, kalite, bilgi işlem, satın alma ve satış gibi kritik görevlerde de aktif rol üstleniyor. Dorukmak Genel Müdür Yardımcısı Berke Kurtuluş, kadın istihdamını yalnızca bir insan kaynakları politikası olarak değil, şirket kültürünün önemli bir parçası olarak gördüklerini belirtti. Berke Kurtuluş, "Bugün 211 çalışanımızın 82'sini kadınlar oluşturuyor. Bu oran yaklaşık yüzde 40 seviyesinde ve bizi kadın dostu şirketlerden biri haline getiriyor. Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde bir kadın istihdamına sahibiz. Beyaz yakadaki kadın çalışanlarımızın önemli bölümü mühendislerden oluşuyor. Endüstri ve kimya mühendislerimizin yanı sıra bilgi işlem, satın alma, satış gibi birçok kritik departmanda kadın çalışma arkadaşlarımız görev yapıyor. Üretim tarafında ise özellikle kalite kontrol süreçlerinde kadın çalışanlarımızın başarısı şirketimize önemli katkılar sağlıyor" dedi. "Kalitede kadınların titizliği büyük avantaj sağlıyor" Kadınların özellikle kalite odaklı üretim süreçlerinde fark yarattığını ifade eden Berke Kurtuluş, kadın çalışanların iş disiplininin üretime doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Berke Kurtuluş, "Kalite gibi görsel dikkat gerektiren alanlarda kadın çalışanlarımızın çok başarılı olduğunu görüyoruz. Bunun yanında çalışma disiplinleri, düzenli ve titiz yaklaşımları üretim süreçlerimize önemli değer katıyor. Bulundukları çalışma ortamını daha düzenli hale getiriyor, ekip ruhunu güçlendiriyorlar. Bu da ürün kalitesine doğrudan yansıyor" ifadelerini kullandı. "Kadın istihdamı ailelere de güç veriyor" Kadın istihdamının yalnızca işletmelere değil toplumsal yaşama da önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Dorukmak Genel Müdür Yardımcısı Berke Kurtuluş, ekonomik bağımsızlığın aile yapısını güçlendirdiğine dikkat çekti. Kadın çalışanların aile ekonomisine sağladığı katkının sosyal açıdan da önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Kurtuluş, "Kadınlarımızın çalışma hayatında yer alması sadece işletmeler için değil, aileler için de büyük bir kazanım oluşturuyor. Aile ekonomisine katkı sağlayan kadınların hem motivasyonlarının hem de işlerine bağlılıklarının yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Bunun çalışma ortamına ve verimliliğe olumlu yansımalarını her gün görüyoruz. Kadınların üretimde daha fazla yer almasının hem sanayimiz hem de toplumumuz adına önemli bir değer olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu.

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda Haber

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri verilerini açıkladı. Verilere göre, üniversite mezunlarının kayıtlı istihdam oranlarında bir önceki yıla göre sınırlı düşüş yaşandı. Sağlık, mühendislik ve teknik alanlarda mezunların istihdam olanaklarının daha güçlü olduğunu; bazı sosyal bilim alanlarında ise eğitim ile istihdam arasındaki uyumun daha düşük kaldığını ortaya koydu. Buna göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024 yılında yüzde 75,0 iken, 2025 yılında yüzde 73,9 olarak gerçekleşti. Ön lisans mezunlarında ise kayıtlı istihdam oranı yüzde 66,4'ten yüzde 65,7'ye geriledi. LİSANS MEZUNLARINDA ZİRVEDE TIP Lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranına sahip bölüm yüzde 95,5 ile tıp oldu. Tıp bölümünü; Özel eğitim öğretmenliği (yüzde 90,8), Havacılık elektrik ve elektroniği (yüzde 89,9), Matematik mühendisliği (yüzde 89,8), Hemşirelik (yüzde 89,8) bölümleri takip etti. Eğitim ve öğretim alanları bazında değerlendirildiğinde ise en yüksek kayıtlı istihdam oranı sağlık ve refah alanında yüzde 84,5 olarak gerçekleşti. Bu alanı mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 82,1), bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 76,7), eğitim (yüzde 75,4) ile iş, yönetim ve hukuk (yüzde 74,1) izledi. ÖN LİSANSTA EN YÜKSEK İSTİHDAM POLİS MESLEK EĞİTİMİNDE Ön lisans mezunları arasında en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi bölümünde görüldü. En yüksek istihdam oranına sahip diğer ön lisans bölümleri ise şöyle sıralandı: Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı (yüzde 87,4), Uçak teknolojisi (yüzde 84,8), Kontrol ve otomasyon teknolojisi (yüzde 83,9), Elektrik (yüzde 83,7). Alan bazında ise ön lisans mezunlarında en yüksek kayıtlı istihdam oranı mühendislik, imalat ve inşaat alanında yüzde 76,3 oldu. İLK İŞ BULMA SÜRESİ 14,2 AYA GERİLEDİ TÜİK verilerine göre, lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 2024 yılında 14,4 ay iken, 2025 yılında 14,2 aya düştü. Ön lisans mezunlarında ise bu süre 16 aydan 15,8 aya geriledi. Lisans mezunları arasında ilk iş bulma süresinin en kısa olduğu bölüm 2,4 ay ile dil ve konuşma terapisi oldu. Bu bölümü; Tıp (3,9 ay), Özel eğitim öğretmenliği (4,4 ay), Eczacılık (4,6 ay), Ergoterapi (7,6 ay) izledi. Ön lisans mezunlarında ise en hızlı işe giren bölüm 3 ay ile polis meslek eğitimi oldu. EN YÜKSEK KAZANÇ PİLOTAJ MEZUNLARINDA Lisans mezunlarının kazanç durumlarına göre en yüksek aylık ortalama gelire sahip bölümler sırasıyla; Pilotaj, Matematik mühendisliği, Uzay mühendisliği, Uçak mühendisliği, Kontrol ve otomasyon mühendisliği oldu. Ön lisans mezunlarında ise en yüksek ortalama kazanç sağlayan bölümler; Uçak teknolojisi, Perakende satış ve mağaza yönetimi, Polis meslek eğitimi, Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı, Marka iletişimi olarak sıralandı. Ücretli çalışan lisans mezunlarının eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı 2025 yılında yüzde 56,7 oldu. Bu oran 2024 yılında yüzde 56,1 seviyesindeydi. Ön lisans mezunlarında ise alan uyumu oranı yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. Lisans mezunlarında kendi alanında çalışma oranının en yüksek olduğu alan sağlık ve refah (yüzde 80,4) oldu. Bunu iş, yönetim ve hukuk (yüzde 79,6), eğitim (yüzde 64,8), mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 63,6) ile bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 56,1) takip etti. En düşük alan uyumu ise lisans mezunlarında sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 20,6 olarak kaydedildi. Ön lisans mezunlarında en yüksek alan uyumu iş, yönetim ve hukuk alanında yüzde 64,1 olurken, en düşük oran sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 7,8 olarak gerçekleşti.

ÇED Yeterlik Belgesi tebliği değişti... Başvuru şartları ve belgeler yeniden düzenlendi Haber

ÇED Yeterlik Belgesi tebliği değişti... Başvuru şartları ve belgeler yeniden düzenlendi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan "Çevresel Etki Değerlendirmesi Yeterlik Belgesi Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ", bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle, ÇED Yeterlik Belgesi almak isteyen kurum ve kuruluşların başvuru usulleri ile ibraz etmesi gereken belgeler yeniden belirlendi. Buna göre, başvurular elektronik sistem üzerinden yapılacak ve kurumların ticaret sicili bilgileri, yer uygunluk yazısı, teknik personelin mezuniyet ve mesleki deneyim belgeleri, SGK veya Bağ-Kur kayıtları ile başvuru bedelinin yatırıldığına ilişkin belgeler sisteme yüklenecek. Bakanlık, gerekli belgeleri elektronik ortamdan temin edebilecek veya ilgililerden sisteme yüklemelerini isteyebilecek. Düzenlemeyle ayrıca, kurum ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve ÇED süreçlerinde görev alacak teknik personel için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı ilgili meslek odalarından alınacak mühendislik-müşavirlik veya büro tescil belgesi zorunluluğu getirildi. Bu belgenin ilgili mevzuat gereği alınamadığı durumlarda ise oda sicil kaydının sunulması yeterli olacak. Yeni tebliğ kapsamında, ÇED yeterlik belgesi başvurusunda görev alacak personel ile şirket ortakları ve yönetim organında yer alan kişilerin kamu görevinden çıkarılmamış olması şartı da getirildi. MEVCUT KURULUŞLARA 90 GÜNLÜK UYUM SÜRESİ Tebliğe eklenen geçici maddeyle, değişiklikten önce ÇED yeterlik belgesi alarak faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlara da yeni düzenlemeye uyum sağlamaları için 90 gün süre verildi. Bu süre içinde özellikle meslek odası belgelerine ilişkin yeni şartların yerine getirilmesi gerekecek. Tebliğ, hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.

ELEKTROTEKS İHRACAT FIRSATLARINA ODAKLANDI Haber

ELEKTROTEKS İHRACAT FIRSATLARINA ODAKLANDI

30 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında Brezilya’da gerçekleştirilen ForMóbile Fuarı'nda ziyaretçilerini ağırlayan Elektroteks, Türk sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini Güney Amerika pazarına taşıdı. Mobilya üretim teknolojileri alanındaki çözümlerini sergileyen firma, bölgedeki mevcut iş ortaklarıyla bir araya gelirken yeni ticari bağlantılar kurmayı da hedefliyor. Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, firmanın ihracat vizyonu doğrultusunda uluslararası fuarların büyük önem taşıdığını belirterek, Güney Amerika pazarında uzun vadeli büyümeyi hedeflediklerini söyledi. Güler, "ForMóbile Fuarı, Güney Amerika pazarını yakından tanımak, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirmek ve yeni ticari bağlantılar kurmak açısından bizim için son derece önemli bir organizasyon. Elektroteks olarak geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojileri ve yüksek kaliteli ürünlerimizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Aynı zamanda Türk sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini dünyanın farklı coğrafyalarında başarıyla temsil etmeye devam ediyoruz" dedi. İhracat odaklı büyüme hedefi Küresel pazarlarda rekabet edebilmenin yolunun teknoloji, kalite ve müşteri odaklı üretimden geçtiğini ifade eden Osman Güler, "Bugün yalnızca ürün ihraç eden değil, aynı zamanda teknoloji ve çözüm sunan bir firmayız ve her geçen gün kendimizi daha ileri taşımaya çalışıyoruz. Güney Amerika, büyüme potansiyeli yüksek ve stratejik öneme sahip bir pazar. Elektroteks olarak halihazırda orda iyi bir konumdayız ancak bu fuarda gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin yeni iş birliklerine dönüşeceğine inanarak mevcut pazar payımızı daha da arttırmayı hedefliyoruz. Tüm dünyada ihracat ağımızı genişletmeye, farklı pazarlarda Türk markasının gücünü göstermeye ve ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz" diye konuştu.

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı Haber

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkan Vekili Baran Çelik’in de katıldığı törende geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, en fazla ihracat yapan 133 firma da Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının en başarılı kuruluşları ödüllendirildi. Geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, gecede son 20 yılda 19 kez Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotivde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 133 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen geceye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik, OİB Yönetim Kurulu ile birlikte otomotiv endüstrisinin lider firmalarının üst düzey yöneticileri katıldı. Ford Otomotiv’e birincilik ödülü OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik tarafından Ford Otomotiv Malzeme, Planlama ve Lojistik Lideri ve OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fikri Onur Sarıkaya’ya takdim edildi. Ödül töreni, Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünyada yer alan yaklaşık 200 ülkenin tamamına ihracat yapan otomotiv sektörünün kısa tanıtım filmi ile başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, ülkemize değer katan tüm ihracatçıların Türkiye’nin büyüme hikayesinin öncüleri, dönüşüm yolculuğunun liderleri ve geleceğe olan inancın temsilcileri olduğuna dikkat çekerek “Sizler sadece ürün satmıyorsunuz, Türkiye'nin adını dünyaya taşıyor, yeni yatırımlara öncülük ediyor, istihdam oluşturuyor, ülkemizin yarınlarını inşa ediyorsunuz. Ülkemize değer katan tüm ihracatçılarımıza, sanayicilerimize, çalışanlarımıza, mühendislerimize ve sektörümüzün tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizleri gururlandıran tüm firmalarımızı, tekrar, yürekten kutluyorum” dedi. Yazıcı, tasarım, mühendislik ve test kabiliyetlerine sahip güçlü alt yapısı, kaliteli ve rekabetçi üretimi ile Avrupa'nın en önemli üretim üslerinden birisi haline gelen sektörün, 250 bini direkt olmak üzere 550 binden fazla kişiye istihdam sağlayan, 14 ana sanayi kuruluşu, binlerce tedarikçi firma ve 3 bini aşkın aktif ihracatçı ile ülke ekonomisine katkı sağlayan bir endüstri olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün 2025 yılında 41,5 milyar dolar ihracat ile Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 15,2 sini gerçekleştirerek ihracat şampiyonu unvanını koruduğunu belirten Yazıcı, bu yılın ilk yarısında ihracatı yüzde 4,3 artışla 20,8 milyar dolar seviyesine çıkarmayı başardıklarını, ihracatın yüzde 85’ini de Avrupa Ülkelerine yaptıklarını hatırlattı. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna destek bekliyoruz Dünyada otomotiv sektörünün tarihinin belki de en büyük dönüşümünü yaşadığını da vurgulayan Yazıcı, şunları söyledi: “Otomotiv; yazılım, elektronik, enerji yönetimi, veri yönetimi gibi alanları da içine alıyor, yani rekabetin tanımı da değişiyor. Bugün rekabetçi ve kaliteli üreten, teknoloji geliştirebilen şirketler öne çıkıyor. Yarın ise inovasyon ekosistemi kurabilenler kazanacak. Tam da bu nedenle, yıllardır OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. OİB tarafından kaynak taahhüdü olarak belirlenen 75 milyon TL’nin fon hesabına aktarılması ile fon işler hale geldi. Girişim fonumuzu önümüzdeki yıllarda da büyütmek ve sektörümüzün en önemli girişim sermayesi platformlarından biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmaları başlatmış bulunuyoruz. OİB Venture – Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” “Otomotiv, Türkiye sanayisinin dünya arenasındaki yüz akı” Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat konuşmasında “Son 20 yılın 19’unda şampiyon olan otomotiv sektörü, Türkiye sanayisinin dünya arenasında yüz akıdır. Kalitesi, zamanında teslimatı, güvenilirliği, sürdürülebilirlik vizyonu ve nitelikli insan kaynağı ile bu başarı geldi. Sektörümüz Avrupa’da beşinci, dünyada da 13. büyük üretim üssüdür. Otomotivin başarısı; elektronik, çelik, makine ve yazılım sektörlerinin de desteklediği bir başarıdır. Yenilikçiliğe açık vizyon, azim ve kararlılık bu başarıyı kazandırmıştır. Türkiye ve AB arasındaki 63 yıllık ortaklık anlaşmasının en başarılı sektörlerinden biri de otomotiv oldu. AB ile ticaretimizdeki payın dörtte biri otomotivden geliyor. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 71’i AB’ye yapılıyor. Made in EU konusunun Türkiye olarak arzu ettiğimiz bir yapıya doğru dönmekte olduğunu gözlemliyoruz. Ancak henüz bu yönde bir karar alınmadı. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen AB liderlerine de bu konuda çok net olarak görüşümüz ve duruşumuz ifade edilmiştir” dedi. TİM Başkan Vekili Baran Çelik de şunları söyledi: “Marifet iltifata tabidir diyerek başlattığımız ödüllerimizde bu akşam 133 firmamız ödül alacak. Platinden bronza tüm kategorilerde ödül alacak otomotiv firmalarımızın hepsi güçlü ve başarılı. TİM çatısı altında da daha güçlü temsil edilen bir yapıya kavuştuk. Sektör olarak hedef ve çözümlerimiz belli. Ülke ihracatımızı daha da güçlendirmek, inovatif ve teknolojik liderliğimizi sürdürmek için daha çok çalışacağız” dedi. OTOMOTİV İHRACAT ŞAMPİYONU ÖDÜLÜ – 2025 YILI · Ford Otomotiv San. A.Ş. PLATİN İHRACATÇI ÖDÜLLERİ – 2025 YILI (SEKİZ FİRMA) · Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş. · TGS Dış Tic. Aş · Kibar Dış Ticaret A.Ş. · Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları Anonim Şirketi · Mercedes-Benz Türk Aş · Bosch San. Ve Tic. Aş · Man Truck&Bus · Tofaş Türk Otomobil

Tofaş, Fiat Egea üretimini 11 yıl sonra noktaladı Haber

Tofaş, Fiat Egea üretimini 11 yıl sonra noktaladı

Türkiye otomotiv sektörünün öncü kuruluşlarından Tofaş, Fiat Egea modelinin üretimini Bursa fabrikasında düzenlenen törenle tamamladı. Törende Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ve çalışanlar yer aldı. Son Fiat Egea, banttan sembolik olarak indirildi. 2015 yılında üretimine başlanan Fiat Egea, yaklaşık 11 yıllık süreçte 1 milyon 417 bin 47 adetlik üretim hacmine ulaştı. Model, Türkiye pazarının en çok tercih edilen otomobillerinden biri olurken, 40’tan fazla ülkeye ihracat başarısı da elde etti. Toplam üretimin 671 bin 5 adedi ihraç edilirken, araçlar arasında ABD pazarı dahil farklı ülkelere gönderimler gerçekleştirildi. Türkiye iç pazarında ise 2015–2026 Haziran dönemi itibarıyla 745 bin 671 adet satış kaydedildi. TÜRKİYE’DE 10 YIL ÜST ÜSTE LİDER MODEL Fiat Egea, ODMD verilerine göre 2016–2025 yılları arasında 10 yıl üst üste Türkiye’nin en çok satılan otomobili oldu. Model, Fiat markasının Türkiye’de 2019–2024 arasında üst üste 6 yıl pazar liderliğine ulaşmasında da önemli rol oynadı. Egea ailesi sedan, hatchback, station wagon ve cross versiyonlarıyla geniş bir ürün gamına dönüşürken, Türkiye’de en çok tercih edilen gövde tipi sedan oldu. Tofaş tarafından 1 milyar euro yatırımla geliştirilen Egea projesi, 1.000’in üzerinde mühendis ve teknik personelin katkısıyla hayata geçirildi. Yaklaşık 500 bin mühendislik saati harcanan projede 8 milyon kilometrelik yol testi gerçekleştirildi. Üretim sürecinde 171 tedarikçi görev alırken, yerli katkı oranı 1.6 motorlu versiyonlarda yüzde 62,4’e kadar ulaştı. SON ARAÇ BANTTAN İNDİ Fabrika bantlarından indirilen son Fiat Egea’nın Dinamik Mavi renkli Egea Sedan Lounge 1.6 MJet DCT 130 HP olduğu açıklandı. Böylece Türkiye otomotiv sanayiinde önemli bir başarı hikâyesi daha tamamlandı. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Egea’nın şirket tarihinde özel bir yere sahip olduğunu belirterek, modelin milyonlarca kullanıcıya ulaştığını ve Tofaş’a önemli bir mühendislik ve üretim birikimi kazandırdığını söyledi. Eroldu, Egea’dan elde edilen deneyimin yeni projelere aktarılacağını ifade ederek, “Her güzel hikâye bir yerde tamamlanır; ancak Egea’nın kazandırdığı bilgi birikimi geleceğe güç katacaktır” dedi.

Bursa köy okullarında bilimsel şenlik Haber

Bursa köy okullarında bilimsel şenlik

Bursa’da toplumun tüm kesimlerine bilimi sevdirmek ve ‘Ben de yapabilirim’ duygusunu aşılamak adına çeşitli etkinlikler düzenleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, üreten bir nesil yetişmesi amacıyla diğer kurumlarla iş birliklerini de sürdürüyor. Eğitim hayatına her alanda katkı sunmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, öğrencileri erken yaşta bilim, teknoloji ve araştırmayla buluşturmak hedefiyle uygulanan ve Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinin yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘TÜBİTAK 4009 Köy Okullarına Yönelik Destek Programı’nda Bilim ve Teknoloji Şube Müdürlüğü aracılığıyla yer aldı. Köy okullarındaki öğrencilerin bilimsel meraklarının güçlendirilmesini, üretme ve keşfetme becerilerinin desteklenmesini amaçlayan proje, Orhangazi ilçesi Gedelek Köyü Orhan Öcalgiray Ortaokulu’nda gerçekleştirildi. Üç gün boyunca devam eden proje kapsamında öğrenciler, doğa, teknoloji, mühendislik ve temel bilimleri bir araya getiren uygulamalı atölyelerde yer aldı. Programın ilk gününde tanışma etkinlikleri, kâğıt ve tohum topu atölyesi, biyoplastik yapımı, doğa içinde yaşamsal müzik etkinlikleri ve söyleşilere katılan öğrenciler, uzmanların rehberliğinde eğlenceli bir gün geçirdi. İkinci gün ise ‘doğadan akıllı yapılar’, mikroskop incelemeleri ve sabun atölyesine katılan öğrenciler, tabiattan ilham alan tasarımları ve bilimsel keşif süreçlerini deneyimledi. Projenin son gününde ise oryantiring, robot böcek atölyesi, bilim ritmi, tohum topu etkinliğinde yer alan öğrenciler, unutamayacakları bir bilimsel deneyim yaşadı. Üç gün boyunca çok eğlendiklerini ve atölyelerde birçok yeni bilgi öğrendiklerini söyleyen öğrenciler, kendilerini ziyaret eden Bursa Uludağ Üniversitesi akademisyenlerine ve Bursa Büyükşehir Belediyesi yetkililerine teşekkür etti.

YERLİ YAZILIM VE VERİ BAĞIMSIZLIĞI NOSAB’DA ELE ALINDI Haber

YERLİ YAZILIM VE VERİ BAĞIMSIZLIĞI NOSAB’DA ELE ALINDI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.