Hava Durumu

#Milli Mücadele

- Milli Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi'de Anadolu’nun kahramanlık türküleri yankılandı Haber

Osmangazi'de Anadolu’nun kahramanlık türküleri yankılandı

Asırlardır dilden dile aktarılarak günümüze ulaşan, kimi zaman gurbeti, kimi zaman hasreti, kimi zaman da kimsesizliği anlatan türküler, Osmangazi Belediyesi’nin titizlikle hazırladığı “Anadolu’nun Türkü Yolları” programında yeniden hayat buldu. Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Osmangazi Belediyesi meclis üyeleri ile Bursalı sanatseverler katıldı. Saz sanatçısı Selçuk Oruç’un ahengiyle bezenen, Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emir İlhan’ın hikaye anlatımlarıyla zenginleşen etkinlikte, kahramanlık türkülerinin ezgileri bir kez daha gönüllere dokundu. Yüzyılların biriktirdiği duyguların sözlerde ve melodilerde yeniden yeşerdiği etkinlik çerçevesinde her bir türküde, vatan sevgisi, fedakarlık ve milletin hafızasında iz bırakan mücadeleler yeniden can buldu. Sazın teline dokunan her nağme, dinleyenleri geçmişin izlerine götürürken, anlatılan hikayeler Ördekli Kültür Merkezi’ni dolduran sanatseverlere duygu dolu anlar yaşattı. “DERTLERLE YOĞURULMUŞ TÜRKÜLERİN, MİLLİ MÜCADELE TÜRKÜLERİNİ NASIL ORTAYA ÇIKARDIĞINI DİNLEDİK” “Anadolu’nun Türkü Yolları” programı kapsamında daha önce kadın ve garip temalarını işlediklerini, ezgileri bu kez kahramanlık ve milli mücadele etrafında bütünleştirdiklerini dile getiren Doç. Dr. M. Emir İlhan, “Kahramanlık ve milli mücadele türkülerini dinledik, anlattık. Sadece milli mücadeleyi inşa eden, o dönemde çıkmış milli türküler değil, önceki zaferlerle, direnişlerle, dertlerle bir araya gelmiş, yoğurulmuş türkülerin, milli mücadele türkülerini nasıl ortaya çıkardığını dinledik, anlattık. Mart ayı hem İstiklal Marşı’nın, hem İstanbul’un işgalinin resmi ayı, hem Çanakkale zaferinin, hem de devrim yasalarının ayı, bu yüzden çok önemli. Duygu dolu, keyifli bir program oldu, dinleyicilerimizden de bu duyguyu hissettik. Osmangazi Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Saz sanatçısı Selçuk Oruç’a ve Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emir İlhan’a teşekkür plaketi takdiminde bulundu.

Nilüfer'de Kurtuluş Müzesi için “ortak hafıza” çağrısı Haber

Nilüfer'de Kurtuluş Müzesi için “ortak hafıza” çağrısı

Kültürel mirası korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi, kente yeni bir müze daha kazandırıyor. Yaylacık Mahallesi’nde kuruluş çalışmaları hızla devam eden Kurtuluş Müzesi, Milli Mücadele’den Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan tarihsel hafızayı görünür kılmayı hedefliyor. Müzenin en önemli özelliği ise kent belleğini vatandaşların katkılarıyla, kolektif bir dayanışmayla inşa edecek olması. Nilüfer Belediyesi bu vizyonla, müze koleksiyonunun zenginleşmesine destek olmak isteyen herkes için geniş çaplı bir açık çağrı başlattı. Kampanya kapsamında, başta Bursa’nın kurtuluş süreci olmak üzere; Kurtuluş Savaşı, Mübadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını belgeleyen her türlü materyal titizlikle değerlendirilecek. O dönemin sosyal, kültürel ve gündelik yaşamına ışık tutan, tarihsel veya toplumsal bir değer taşıyan obje, belge ve görsel materyallerin Kurtuluş Müzesi çatısı altında toplanması amaçlanıyor. “TARİHİMİZE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, müzenin kentin hafızası için taşıdığı öneme dikkat çekti. Kurtuluş mücadelesinin ve Cumhuriyet’in kuruluş hikayesinin hep birlikte geleceğe taşınacağını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı o destansı mücadeleyi gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Evlerinizde, sandıklarınızda sakladığınız, o dönemin ruhunu taşıyan her bir obje, her bir belge bu müzede gerçek anlamını bulacak. Tüm hemşehrilerimizi bu kolektif hafıza inşasına omuz vermeye ve şanlı tarihimize hep birlikte sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi.

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Haber

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. “CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI” Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu. ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.

Bursa'nın fethinin 700. yılında 'Ulu Çınar'a tarihsel bakış... Haber

Bursa'nın fethinin 700. yılında 'Ulu Çınar'a tarihsel bakış...

Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü, tarih bilincini yeniden gündeme taşırken; Milli Mücadele ruhunu kaleme aldığı eserleriyle tanınan tarihçi-yazar Abdullah Şahin, yeni kitabı “Ulu Çınar’ın Gölgesinde – Osmanlı’nın Çöküş Hikâyeleri: Yıkılıştan Yeniden Doğuşa” ile bu anlamlı yıla güçlü bir katkı sundu. Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde doğan ve çalışmalarını Bursa’da sürdüren tarihçi yazar Abdullah Şahin, okurlarını bir imparatorluğun doğduğu şehirden, yıkılışına ve oradan yeniden diriliş iradesine uzanan derin bir tarih yolculuğuna çıkarıyor. KURULUŞUN ŞEHRİNDEN ÇÖKÜŞE BAKIŞ Osmanlı’nın “kuruluşun şehri” olan Bursa’da tarih yazan Abdullah Şahin, yeni eserinde “Ulu Çınar” olarak betimlediği imparatorluğun son dönemlerini mercek altına alıyor. Yazar, kitabında yalnızca Osmanlı’nın çöküş sürecini anlatmakla kalmıyor; bu sürecin ardındaki yönetimsel, toplumsal ve stratejik hatalarla yüzleşerek bugüne ve geleceğe ışık tutmayı amaçlıyor. Şahin’e göre Bursa’nın fethiyle filizlenen devlet aklı, doğru dersler çıkarıldığında yeniden güçlenebilecek köklü bir miras barındırıyor. YIKILIŞTAN KURTULUŞA UZANAN TARİHSEL HAT Abdullah Şahin’in eserleri, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihsel sürekliliği güçlü bir anlatıyla ele alıyor. Şahin'in son kitabı “Ulu Çınar’ın Gölgesinde”, imparatorluğun duraklama ve çöküş nedenlerini sorgularken, daha önceki kitapları; “Mustafa Kemal’le Kutlu Yolculuğa Çıkanlar: 19 Mayıs 1919”, bu çöküşten çıkışın ilk adımlarını, “Parolamız Ya İstiklal Ya Ölüm” ise bağımsızlık mücadelesinin zaferle sonuçlanan destanını anlatıyor. Bu yönüyle yazarın külliyatı, Bursa’nın fethiyle başlayan devletleşme sürecinden Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan bütüncül bir tarih okuması sunuyor. YENİ BİR TARİH SERİSİNİN İLK HALKASI Deniz Yayınevi tarafından yayımlanan ve “Yıkılıştan Yeniden Doğuşa” alt başlığıyla okurla buluşan “Ulu Çınar’ın Gölgesinde”, aynı zamanda yeni bir tarih serisinin de ilk halkası olma özelliği taşıyor. Şahin, belgelerle desteklenen akıcı anlatımıyla saray koridorlarındaki stratejik hatalardan liyakat kaybına kadar birçok kritik başlığı ele alırken, karanlık dönemlerin içinden doğan yeniden diriliş iradesini de gözler önüne seriyor. 700 YILLIK MİRASI ANLAMAK Bursa’nın fethinin 700. yılında yayımlanan eser, yalnızca geçmişi anmak değil; bu büyük mirası doğru okuyarak geleceği inşa etme çağrısı niteliği taşıyor. "Tarih, ancak okunduğunda değil, idrak edildiğinde tekerrürden kurtulur" diyen Abdullah Şahin’in ifadesiyle “Bu kitap; devrilen bir çınarın ardından yas tutmak için değil; o köklerden fışkıran yeni iradeyi anlamak ve geleceği bu sağlam mirasla inşa etmek için yazılmış bir eserdir".

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.