Hava Durumu

#Medikal Estetik

- Medikal Estetik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medikal Estetik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI ERKEN MÜDAHALE UYARISI Haber

SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI ERKEN MÜDAHALE UYARISI

Op. Dr. Nuray Kuzukıran, saç dökülmesinde erken dönemde yapılan değerlendirme ve kişiye özel tedavi planlamasının başarı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, saç mezoterapisinin uygun hastalarda saçın güçlenmesini destekleyen etkili yöntemlerden biri olduğunu söyledi. Saç dökülmesinin tek bir nedene bağlı gelişmediğini ifade eden Medikal Estetik Hekimi Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "Her saç dökülmesi aynı değildir. Demir eksikliğinden tiroit hastalıklarına, hormonal değişimlerden genetik faktörlere kadar birçok neden saç dökülmesine yol açabilir. Bu nedenle tedavinin ilk basamağı doğru tanıdır. Altta yatan neden belirlenmeden yapılan uygulamalar beklenen faydayı sağlamayabilir" dedi. "Amaç, saç köklerini desteklemek ve saç kalitesini artırmaktır" Saç mezoterapisinin, saçlı deriye mikro enjeksiyon yöntemiyle uygulanan ve saç köklerini desteklemeyi amaçlayan bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uygulamada vitaminler, aminoasitler, mineraller, peptitler ve hyalüronik asit gibi içeriklerin yer alabildiğini söyledi. Op. Dr. Kuzukıran açıklamalarının devamında, "Saç mezoterapisinin temel amacı, saç köklerinin ihtiyaç duyduğu mikro besinleri doğrudan saçlı deriye ulaştırarak saçın daha güçlü, daha canlı ve daha kaliteli uzamasına destek olmaktır. Özellikle saç tellerinde incelme yaşayan ve aktif saç dökülmesi bulunan uygun hastalarda tamamlayıcı bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilebilir" şeklinde konuştu. Erken dönemde daha başarılı sonuçlar alınabiliyor Saç dökülmesinde zaman kaybetmenin tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, saç köklerinin tamamen kaybolduğu ileri evrelerde medikal uygulamaların sınırlı fayda sağlayabileceğini belirtti ve "Saç kökleri canlılığını korurken tedaviye başlanması başarı şansını artırır. Bu nedenle saç dökülmesini uzun süre ihmal etmek yerine erken dönemde uzman değerlendirmesine başvurmak oldukça önemlidir. Erken müdahale edilen hastalarda saç kalitesinin korunması ve dökülmenin kontrol altına alınması daha mümkün olabiliyor" dedi. Sağlıklı yaşam saç sağlığını da etkiliyor Saç sağlığının yalnızca uygulamalarla korunamayacağını ifade eden Op. Dr. Nuray Kuzukıran, beslenme düzeni ve yaşam alışkanlıklarının da büyük önem taşıdığını belirtirken de, "Yeterli protein tüketimi, demir, çinko ve vitaminlerden zengin beslenme, kaliteli uyku, stres yönetimi ve sigaradan uzak durulması saç sağlığını doğrudan etkileyen faktörlerdir. En başarılı medikal uygulamalar bile sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla desteklenmediğinde istenilen sonuçların kalıcılığı azalabilir" diye konuştu. Uzman kontrolünde uygulanmalı Saç dökülmesi tedavisinde sosyal medyada önerilen bilinçsiz uygulamalara karşı da uyarıda bulunan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, tedavinin mutlaka hekim kontrolünde planlanması gerektiğini ifade etti ve "Saç dökülmesi kişiye özel değerlendirilmesi gereken tıbbi bir durumdur. İnternette önerilen her yöntem herkes için uygun değildir. Uygun tanı, doğru endikasyon ve bilimsel temellere dayanan tedavi yaklaşımı hem güvenlik hem de başarı açısından büyük önem taşır" dedi.

AŞIRI TERLEME SOSYAL YAŞAMI DA ETKİLİYOR Haber

AŞIRI TERLEME SOSYAL YAŞAMI DA ETKİLİYOR

Op. Dr. Nuray Kuzukıran, aşırı terlemenin yalnızca estetik bir kaygı olmadığını, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen tıbbi bir durum olduğunu belirterek, "Pek çok kişi terlemenin normal olduğunu düşünerek yıllarca bu sorunla yaşamayı tercih ediyor. Oysa günlük yaşamı, sosyal ilişkileri ve mesleki performansı olumsuz etkileyen aşırı terleme tedavi edilebilir bir sağlık problemidir" dedi. Terleme neden olur? Vücut sıcaklığını dengelemek için gerekli fizyolojik bir mekanizma olan terlemenin, sıcak hava, egzersiz, stres ve heyecan gibi durumlarda artış gösterebildiğini ve en sık koltuk altı, avuç içleri, ayak tabanları ve yüz bölgesinde görüldüğünü belirten Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "Aşırı terleme, kişinin kıyafet seçiminden tokalaşmasına, bilgisayar kullanmasından sosyal ortamlarda kendini ifade etmesine kadar birçok alanda özgüvenini zedeleyebilir. Hastalarımızın önemli bir bölümü bu nedenle sosyal ortamlardan uzak durabiliyor" şeklinde konuştu. Botoks, ter bezlerini uyaran sinyalleri geçici olarak durduruyor Botulinum botoksunun uzun yıllardır tıbbın farklı alanlarında güvenle kullanıldığını ifade eden Medikal Estetik Hekimi Op. Dr. Nuray Kuzukıran, uygulamanın çalışma mekanizmasını şöyle anlattı: "Terleme botoksunda amaç, ter bezlerini uyaran sinir uçlarından salgılanan asetilkolinin etkisini geçici olarak engellemektir. Böylece uygulama yapılan bölgedeki aşırı terleme belirgin şekilde azalır. Terleme tamamen durdurulmaz; yalnızca kişinin yaşamını zorlaştıran aşırı terleme kontrol altına alınır." Terleme botoksunun poliklinik şartlarında gerçekleştirilen konforlu bir işlem olduğunu dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "Uygulama yapılacak alanın genişliğine göre işlem çoğunlukla 15 ila 30 dakika arasında tamamlanır. Hastalarımız aynı gün günlük yaşamlarına dönebilirler. İşlem öncesinde gerekli değerlendirmeler yapılarak kişinin tedaviye uygunluğu belirlenir" dedi. Etkisi birkaç gün içinde başlıyor Uygulamanın etkisinin hemen ortaya çıkmadığını hatırlatan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "İlk etkiler genellikle birkaç gün içerisinde hissedilmeye başlar. Maksimum etki ise çoğu hastada yaklaşık iki hafta içinde görülür. Kalıcılık süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte çoğunlukla 4 ila 9 ay arasında devam eder. Etki azaldığında uygun görülen hastalarda uygulama güvenle tekrarlanabilir" diye konuştu.

ESTETİKTE YENİ AKIM: KIRIŞIKLIK GELMEDEN ÖNLEM Haber

ESTETİKTE YENİ AKIM: KIRIŞIKLIK GELMEDEN ÖNLEM

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medikal Estetik Uzm. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, estetikte yaşanan bu değişimini, “Artık hedefimiz oluşmuş kırışıklıkları gidermek değil, o kırışıklıkların oluşmasını geciktirmek. Önleyici estetik, kişinin kendi doğal yapısını koruyarak sağlıklı ve dengeli bir şekilde yaş almasını sağlar” diyerek özetledi. Op. Dr. Kuzukıran, “Erken dönemde yapılan küçük ve doğru müdahaleler, ilerleyen yaşlarda çok daha büyük işlemlere duyulan ihtiyacı azaltır. Bu yaklaşım aslında estetikte koruyucu hekimliğin karşılığıdır” dedi. Kişiye Özel “Cilt Stratejisi” Önleyici estetiğin, tek bir uygulamadan ibaret olmadığını, kişiye özel planlanan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu ifade eden Medikal Estetik Uzm. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, düşük dozlu ve stratejik dokunuşlarla mimik çizgilerinin derinleşmesi engellenirken, kollajen üretimini artıran lazer ve radyofrekans uygulamaları ile cildin gençlik kapasitesi korunduğunu dile getirdi. Cildin nem dengesini destekleyen vitamin içerikleriyle daha canlı bir görünüm hedeflendiğini ifade eden Op. Dr. Kuzukıran, tüm bunlara ek olarak, düzenli güneş koruması, antioksidan içerikli cilt bakımı ve doğru beslenme alışkanlıkları da bu sürecin ayrılmaz bir parçası olarak öne çıktığını dile getirdi. Op. Dr. Kuzukıran açklamasında, “Önleyici estetik yalnızca klinikte yapılan işlemlerden ibaret değildir. Güneşten korunma, doğru cilt bakımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla desteklenmesi gerekir. Bu bir yaşam tarzıdır” ifadelerini kullandı. Doğal Görünümün Anahtarı Medikal Estetik Uzm. Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “İyi planlanmış bir önleyici estetik sürecinde kimse size ‘estetik yaptırdın mı?’ diye sormaz. Bunun yerine ‘ne kadar iyi görünüyorsun’ yorumunu alırsınız. Çünkü biz yüzü değiştirmiyoruz, en iyi halini koruyoruz” şeklinde konuştu. Erken yaşta yapılan küçük dokunuşların ilerleyen yıllarda daha büyük cerrahi müdahalelerin önüne geçebildiğini ifade eden Op. Dr. Nuray Kuzukıran sözlerini şöyle tamamladı: “Estetik artık bir onarım süreci olmaktan çıkıp, uzun vadeli bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Sonuç olarak, önleyici estetik yaklaşımıyla güzellik algısı yeniden tanımlanıyor. Zamanı geri almak yerine onunla uyum içinde ilerlemek, modern estetiğin en güçlü mottosu olarak öne çıkıyor.”

ESTETİKTE UZMAN UYARISI: SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN! Haber

ESTETİKTE UZMAN UYARISI: SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN!

Botoks, dolgu, mezoterapi ve lazer gibi işlemlerin dışarıdan bakıldığında kısa sürede tamamlanan ve kolay uygulamalar gibi algılandığını ifade eden Op. Dr. Kuzukıran, gerçekte bu işlemlerin insan anatomisiyle doğrudan ilişkili, ciddi uzmanlık gerektiren tıbbi müdahaleler olduğunun altını çizdi. Yüz bölgesinde yer alan damarlar, sinirler ve kas yapısının son derece hassas bir dengeye sahip olduğunu dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, bu yapılar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylerken, olası bir komplikasyon durumunda müdahale yetkisi ve bilgisi bulunmayan kişilerce yapılan işlemlerin riskleri büyüttüğünü ifade etti. Medikal estetikte güvenliğin merkezinde mutlaka hekim bulunması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hekim faktörünün hayati önem taşımasının temel nedenlerini de detaylandırdı. Hekimlerin, yüzün derin dokularını, damar yollarını ve sinir ağlarını çok iyi bildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, uygulama sırasında iğnenin hangi derinliğe ve açıyla yapılacağının bu bilgi sayesinde doğru şekilde planlandığını ifade etti. Bu sayede riskli bölgelerden kaçınılabildiğini dile getirdi. Her tıbbi işlemde olduğu gibi medikal estetik uygulamalarda da belirli risklerin bulunduğunu söyleyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, önemli olanın bu riskler ortaya çıktığında doğru müdahaleyi yapabilmek olduğunu vurgulayarak alerjik reaksiyon, damar tıkanıklığı ya da enfeksiyon gibi durumlarda hastaya anında müdahale edebilecek tek yetkin kişinin eğitimli bir hekim olduğunu belirtti. Ürün güvenliğine de dikkat çeken Op. Dr. Kuzukıran, yetkili kliniklerde kullanılan tüm ürünlerin Sağlık Bakanlığı onaylı ve izlenebilir olduğuna işaret etti. Piyasada bulunan kaçak, steril olmayan ya da kaynağı belirsiz ürünlerin enfeksiyon riskini artırabileceğini, ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini ve bağışıklık sistemine zarar verebileceğini söyledi. Her bireyin yüz anatomisinin ve cilt yapısının farklı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, standart uygulamaların yerine kişiye özel planlamanın şart olduğunu belirtti. Hekimin, hastanın sağlık geçmişini ve yüz yapısını analiz ederek en doğru ve güvenli yöntemi belirlediğini ifade etti. Toplumda estetik uygulamaların çoğu zaman bir alışveriş gibi değerlendirildiğini de hatırlatan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, bu bakış açısının son derece yanlış olduğunu vurgulayarak “Estetik uygulamalarda satın aldığınız şey yalnızca bir dolgu maddesi ya da işlem değildir. Asıl önemli olan, o uygulamayı gerçekleştiren hekimin yıllara dayanan tıp eğitimi, anatomi bilgisi ve deneyimidir” dedi. Açıklamasının sonun da önemli bir çağrıda bulunan Op. Dr. Kuzukıran, işlem yaptırmadan önce mutlaka hekimin uzmanlığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Uygulamanın yapılacağı merkezin hijyen koşullarının, kullanılan ürünlerin orijinalliğinin ve hekimin yetkinliğinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Sağlığın geçici estetik trendlerden çok daha değerli olduğunun altını çizen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, sözlerini “Unutulmamalıdır ki estetik uygulamalar, sağlığınızı riske atacak kadar ucuz olmamalıdır. Ucuz olanı değil, uzman olanı tercih edin” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.