Hava Durumu

#Kültürel Miras

- Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor Haber

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor

İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa Nilüfer’de Mysia Festivali başlıyor Haber

Bursa Nilüfer’de Mysia Festivali başlıyor

Bursa Nilüfer’in köklü geçmişini ve zengin doğal dokusunu kültür sanat etkinlikleriyle görünür kılmayı hedefleyen Mysia Festivali, bu yıl ilk kez Bursalılarla buluşuyor. 4-5-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan festival, Gölyazı’dan Fadıllı’ya uzanan geniş bir kültür ve doğa rotasında gerçekleştirilecek. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi, Mysia Yolları ve Müzikist ortaklığıyla hayata geçirilen festival; katılımcılarına doğa yürüyüşlerinden kültürel miras odaklı panellere, çocuk ve yetişkin atölyelerinden konserlere kadar çok yönlü bir deneyim alanı açıyor. Nilüfer’in sahip olduğu kültürel ve doğal zenginliklerin korunarak geleceğe aktarılmasının önemine değinen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, festivalin bölgenin kimliği açısından kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir; “Mysia Yolları; doğanın, tarihin ve yerel hafızanın iç içe geçtiği çok değerli bir mirasımız. Bu mirası sanatla, bilimsel tartışmalarla ve komşularımızın dayanışmasıyla canlı tutmak istiyoruz. Gölyazı’dan Fadıllı’ya uzanan bu rotada doğayı dinlemek, üretmek ve ortak bir ritimde buluşmak üzere tüm hemşehrilerimizi Mysia Festivali’ne bekliyoruz” dedi. İLK GÜN GÖLYAZI’DA TİYATRO İLE AÇILIYOR Festivalin açılışı, 4 Eylül Cuma günü saat 20.00’de Gölyazı Kültürevi’nde (Gölyazı Panteleimon Kilisesi) yapılacak. Tarihi mekanın atmosferinde sahnelenecek olan tek kişilik müzikli biyografik oyun “Amalia”, sanatseverlere keyifli bir akşam sunacak. ÜÇPINAR’DA YÜRÜYÜŞ, PANELLER VE AÇIK HAVA KONSERLERİ Festivalin ikinci günü olan 5 Eylül Cumartesi günü program Üçpınar Mahallesi’nde sürecek. Gün, saat 09.00’da Kadriye’den Üçpınar’a uzanan Mysia Yolları Doğa Yürüyüşü ile başlayacak. Yürüyüşün ardından saat 12.00’da köy kahvesinde mola verilecek; saat 13.00’te ise Ebru Baştürk Serçe yürütücülüğünde “Bugünün Mysia Yolları” atölyesi gerçekleştirilecek. Öğleden sonraki programlarda ise bölgenin kültürel mirası uzman isimlerle masaya yatırılacak. Saat 15.00’te Onur Kahvecioğlu, Doğa Tamer ve Emre Genek’in katılımıyla “Kültürel Mirası Yeniden Düşünmek” paneli; saat 16.00’da ise Deniz Gündoğan İbrişim ve Ece Zeren Aydınoğlu’nun yer alacağı “Mysia’nın Yollarında; Geçmiş, Şimdi ve Ortak Gelecek” başlıklı oturum düzenlenecek. Panallerin ardından 17.20’de Hilal Dinçer, 18.00’de Ajem ve 18.40’ta Ahmet Ali Arslan şarkılarıyla Üçpınar’da sahne alacak. FİNAL GÜNÜ FADILLI’DA Mysia Festivali’nin kapanışı ise Fadıllı’da yapılacak. Saat 12.00’de başlayacak alanda; Gamze Karataş ve Düven ile “Festival Maskesi Atölyesi”, Yer Community ile “Ben’in İzleri Atölyesi”, Ömer Yılmaz ile “Origami Atölyesi”, TEMA Vakfı ve Nurten Ümit iş birliğiyle “Ağaç Kardeşliği Atölyesi” ile Fulya Özkan ile “Swing Dans Atölyesi” yer alacak. Doğa yürüyüşü tutkunları için ayrıca saat 14.30’da Ayvaköy-Fadıllı rotasında yürüyüş düzenlenecek. Program kapsamında saat 15.30’da Erdem Güreler Trio sahne alacak. Selin Çıngır ve Melis Karaduman konserlerinin ardından saat 18.20’de Seyyah grubunun performanslarıyla Mysia Festivali sona erecek. ETKİNLİKLERE KATILIM ÜCRETSİZ Gölyazı, Üçpınar ve Fadıllı’yı tek bir kültür rotasında buluşturan festival kapsamındaki tüm etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Katılımcı kontenjanı bulunan atölyeler için festivalin dijital kayıt kanalları üzerinden ön başvuru yapması gerekiyor.

Bursa’nın asırlık lezzetleri akademik mercek altında! Haber

Bursa’nın asırlık lezzetleri akademik mercek altında!

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Gastronomi Festivali kapsamında Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi (EGCON) gerçekleştirilecek. ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ temasıyla organize edilen kongre, 27-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’nin 21 farklı üniversitesinden akademisyenlerin katkı sunacağı kongrede, Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yöresel lezzetleri, geleneksel üretim biçimleri, gastronomi kültürü ve kentin tarihsel süreç içerisinde oluşan mutfak mirası bilimsel çalışmalar çerçevesinde değerlendirilecek. TARİH VE GASTRONOMİ AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile kentin sahip olduğu gastronomik değerlerin oluşmasını sağlayan tarihsel, kültürel ve sosyal süreçlerin de ortaya konulması hedefleniyor. Bu kapsamda kongrenin en önemli buluşmalarından biri ise 29 Ağustos 2026 tarihinde, Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Böylece gastronomi yalnızca yemek ve mutfak kültürü üzerinden değil; arkeoloji, tarih, kültür, tarım, üretim, turizm ve sosyal yaşamla ilişkili çok katmanlı bir kültürel miras alanı olarak ele alınacak. KÖKLÜ MİRAS AKADEMİK LİTERATÜRE KAZANDIRILACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi kapsamında akademisyenler tarafından hazırlanan bildiriler, Türkçe ve İngilizce özet bildiri olarak yayımlanacak. Bilimsel değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan çalışmaların ise gastronomi alanındaki akademik yayınlardan biri olan Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde tam metin makale olarak değerlendirilerek yayımlanması planlanıyor. Bu yayın süreci sayesinde kongrede ortaya konulacak bilimsel çalışmaların yalnızca etkinlik kapsamında kalmaması, Bursa’nın gastronomi mirasına ilişkin akademik bilgi birikiminin genişletilmesi ve ulusal ve uluslararası bilimsel literatüre kazandırılması hedefleniyor. ULUSAL VE ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK ARTIRILACAK Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yerel lezzetleri, geleneksel mutfak kültürü ve gastronomi mirasının akademik çalışmalarla belgelenmesi; kentin gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacak. Bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasıyla Bursa’nın gastronomi alanındaki özgün kimliğinin güçlendirilmesi ve kentin gastronomi destinasyonu olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmalara akademik bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor. ‘700 YILLIK BURSA SOFRASI’ GELECEĞE TAŞINIYOR ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ teması, Bursa’nın 700 yıllık Osmanlı-Türk şehir kültürü içerisindeki gastronomik birikimini tarihsel süreklilik içerisinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürünün, üretim geleneklerinin, yerel ürünlerin ve gastronomi mirasının bilimsel yöntemlerle incelenmesi, elde edilen bilgi ve belgelerin akademik literatüre kazandırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kongre, bu yönüyle Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nin yalnızca lezzetlerin ve gastronomi deneyimlerinin buluştuğu bir organizasyon olmanın ötesine taşınmasına; Bursa mutfağının bilimsel, kültürel ve tarihsel yönleriyle ele alınmasına katkı sağlayacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek çalışmalarla, Bursa’nın zengin mutfak mirasının korunması, belgelenmesi, araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması yönünde önemli bir akademik birikim oluşturulması hedefleniyor.

Bursa’da cam sanatı geleneksel motiflerle geleceğe taşınıyor Haber

Bursa’da cam sanatı geleneksel motiflerle geleceğe taşınıyor

Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cam Atölyesi’nde, geleneksel Türk cam süsleme sanatıyla eşsiz eserler üretiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ unvanına sahip cam süsleme sanatçıları Sare Ateş ve Aytaç Ateş’in görev yaptığı atölyede, her eser haftalar süren titiz bir çalışmayla tamamlanıyor. Tasarımdan üretime uzanan süreçte kontur çekme, aşındırma, boyama, mineleme ile altın ve platin yaldız uygulamaları gibi geleneksel tekniklerden yararlanılıyor. El işçiliğinin temel unsur olduğu eserlerde, sanatçıların motifleri yorumlayış biçimi ve renk geçişleri, her çalışmayı birbirinden farklı kılıyor. Atölyede üretilen her eser, sanatçının izini yansıttığı ve dünyada tek örneği bulunan özgün bir nitelik taşıyor. GELENEKSEL MOTİFLER CAMDA HAYAT BULUYOR 350’ye yakın farklı tasarım ve uygulamanın hayat bulduğu atölyede; lale, gül, karanfil, sümbül, servi, rumi, hatayi, penç ve bulut gibi geleneksel Türk süsleme motifleri kullanılıyor. Anadolu’nun zengin kültürünü ve Osmanlı saray estetiğini yansıtan motifler, çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak cam sanatına değer katıyor. ÖZGÜN ESERLER SANATSEVERLERLE BULUŞUYOR Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel bir sanat dalını yaşatmanın yanında el emeğiyle hazırlanan nitelikli eserleri daha ulaşılabilir hale getirerek sanatseverlerle buluşturuyor. Büyükşehir bünyesinde üretilen eserler uygun fiyatlarla vatandaşların beğenisine sunuluyor. Bu sayede kültürel mirasın korunmasının yanı sıra üretim ve paylaşım yoluyla yaşatılmasına da katkı sunuluyor. Atölyede görev yapan sanatçı Sare Ateş, Bursa’nın kültürel mirasını cama nakşettiklerini söyledi. Eserlerin desen tasarımından fırınlamaya kadar birçok süreçten geçtiğini belirten Ateş, “Türk cam sanatı, sabır, ustalık ve incelik ister. Bu önemli değerimizi Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yaşatıyor olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Bursa’nın kalbi Osmangazi’de yeni kültür hazinesi Haber

Bursa’nın kalbi Osmangazi’de yeni kültür hazinesi

Bursa’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutan Hisar Arkeopark’ta hizmete girecek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, kültür, tarih ve edebiyatı aynı çatı altında buluşturacak özel bir merkez olarak tasarlandı. Usta yazar Yaşar Kemal’in adını yaşatacak olan kütüphane, medeniyet tarihi ekseninde oluşturulan tematik koleksiyonuyla ziyaretçilerine yalnızca kitapların yer aldığı bir okuma alanı değil, araştırma, öğrenme ve kültürel etkileşim imkanı sunan nitelikli bir yaşam alanı olacak. Medeniyet Tarihine Adanmış Zengin Koleksiyon Yaklaşık bin 500 eserin yer aldığı kütüphane koleksiyonunda; medeniyet tarihi, arkeoloji, tarih ve kültürel miras alanlarında yayımlanmış değerli kaynaklar okuyucularla buluşacak. Özellikle akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve tarih meraklıları için önemli bir başvuru merkezi olacak kütüphane, bilgiye erişimi kolaylaştırırken bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak. Kütüphaneden Öte Bir Yaşam Alanı Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, yalnızca sessiz bir okuma mekanı olarak hizmet vermeyecek. Bünyesinde yer alan konferans salonunda, Hisar Arkeopark’ın ruhuna uygun söyleşiler, konferanslar, paneller ve kültürel etkinlikler düzenlenecek. Osmangazi Belediyesi’nin tarih ve eğitime verdiği önemin somut bir göstergesi olan bu özel proje, bilgiye erişimi destekleyen yapısıyla Bursa’ya kalıcı bir katkı sunacak. Açılışın İlk Konuğu ‘Ersin Tatar’ Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu, açılış programının ardından ilk önemli etkinliğine ev sahipliği yapacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu” başlıklı konferansıyla Bursalılarla bir araya gelecek. Konferansta; bölgesel gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz politikaları ve Kıbrıs meselesinin güncel boyutları ele alınırken, Ersin Tatar da Kıbrıs Türk halkının bakış açısını ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşacak.

Bursa Kozahan için teknik inceleme Haber

Bursa Kozahan için teknik inceleme

Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasları arasında önemli bir yere sahip olan Kozahan'ın korunması ve geleceğe güvenle taşınması amacıyla kapsamlı bir teknik inceleme gerçekleştirildi. TMMOB Mimarlar Odası ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından verilen araştırma izni doğrultusunda, 18 Haziran 2026 tarihinde yapılan incelemeye Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin yanı sıra İnşaat Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası ve Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubeleri, Vakıflar Bursa Bölge Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi'nin ilgili birim temsilcileri katıldı. Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nden yapılan açıklamada, alanında uzman akademisyenler ve meslek insanlarının katkılarıyla yürütülen çalışmada yapının mimari, statik, elektrik ve mekanik sistemlerinin yerinde değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, hazırlanacak teknik raporlarla Kozahan'ın korunmasına, deprem ve yangın güvenliğinin artırılmasına yönelik bilimsel ve mesleki temelli müdahale süreçlerine katkı sunulmasının amaçlandığı ifade edildi. Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Bursa'nın en önemli kültürel miras değerlerinden biri olan Kozahan'ın özgün kimliğinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için mevcut durumun bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının önemine dikkat çekti. Açıklamada, gerekli koruma, güçlendirme ve iyileştirme çalışmalarının vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerektiği vurgulanırken, kurumlar arası iş birliğiyle yürütülen incelemelerin tarihi yapının güvenli ve sürdürülebilir şekilde geleceğe taşınmasına katkı sağlamasının hedeflendiği kaydedildi.

Bursa Nilüfer'de Pancar Deposu’nda lezzet ve müziğin yolculuğu Haber

Bursa Nilüfer'de Pancar Deposu’nda lezzet ve müziğin yolculuğu

Nilüfer Belediyesi, kültürel hafızayı hem damaklarda hem de kulaklarda canlandıran özel bir etkinlik serisini geride bıraktı. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla hayata geçen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar”, sekiz ay boyunca süren yolculuğunu Mayıs ayındaki son buluşmasıyla tamamladı. Geçtiğimiz Ekim ayında pancarın hasat öyküsüyle başlayan serüven, aylar boyunca toplumların kültür duraklarına uğradı. Etkinliklerde zeytinin tarihinden yeni yıl ritüellerine, ekmeğin sembolizminden kış eğlencelerine ve bahar bayramlarına kadar geniş bir yelpazede kültürel aktarımlar yapıldı. Sosyologlardan koku uzmanlarına kadar pek çok farklı disiplinden uzmanın ağırlandığı programda, kültürel miras tüm boyutlarıyla ele alındı. SON BULUŞMADA GELENEKSEL REÇETELER KONUŞULDU Serinin buluşmasında, gastronomi yazarları Aylin Öney Tan ve Nihal Aras konuk edildi. Saha çalışmalarından yola çıkılarak gerçekleştirilen söyleşide; kaybolmaya yüz tutmuş reçeteler, bahar ritüelleri ve Hıdırellez gelenekleri masaya yatırıldı. Programı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de takip etti. Gecede madımaktan süt çöreğine, kurban bayramı lezzetlerinden mor salkım şerbetine uzanan geleneksel bir tadım menüsü sunuldu. Madımak türküsü, Ederlezi ve yol havalarının seslendirildiği gecenin final bölümünde ise konuklara keşkek ikram edildi. Gecenin sonunda çalınan davul ve zurnaya, Görükle Kadın Dayanışma Kalkındırma ve Kültür Derneği üyesi kadınlar da yöresel oyunlarıyla eşlik etti.

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt Haber

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt

Bursa'nın Mudanya ilçesinde tarihsel mirası geleceğe taşımak için kapsamlı bir envanter projesi başlatan Mudanya Belediyesi, Osmanlı döneminden kalan mezar taşları ile tarihi çeşmeleri tek tek tespit ederek kültürel mirasa katkı sunmaya hazırlanıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümlerinin akademik desteğiyle Mudanya Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada, Osmanlı dönemi mezar taşları ve tarihi çeşmeler teknik, görsel ve kültürel yönleriyle belgeleniyor. Çalışmayla hem araştırmacılar için güvenilir bir veri kaynağı oluşturmayı, hem de vatandaşların ve ziyaretçilerin Mudanya’nın tarihsel belleğiyle daha güçlü bağ kurması sağlanması hedeflediklerini belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilçenin 2 bin 800 yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve bu kapsamda çalışmanın kent belleği açısından önemli olduğunu söyledi. Tarihe sahip çıkmayı, geleceğe karşı sorumluluğun bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Başkan Dalgıç, "Bilim insanlarımızın katkılarıyla oluşturacağımız dijital arşiv ve açık hava müzeleriyle hemşehri bağlarımızı güçlendirecek, gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakacağız" dedi. MEZAR TAŞLARI DİJİTAL ARŞİVE AKTARILIYOR “Mudanya ve Köylerindeki Osmanlı Mezar Taşlarının Belgelenmesi ve Korunması Projesi” kapsamında da ilçenin sessiz tanıkları olan tarihi mezar taşlarının incelendiğini belirten Başkan Dalgıç, taşlar üzerindeki kitabeler, semboller, yazı karakterleri ve bezeme unsurları; sanat tarihi, sosyoloji, antropoloji ve edebiyat disiplinleri ışığında araştırıldığını kaydederek, Kumyaka Mahalle Mezarlığı’nda başlayan saha çalışmalarının ikinci etabı Hasköy, Mirzaoba, Çağrışan, Yörükali, Mürsel, Dedeköy ve Çekrice mahallelerinde sürdürüleceğini söyledi. Proje sonunda “Mudanya Mezar Taşları Dijital Arşivi” oluşturulacağı, elde edilen tüm verilerin hayata geçirilecek “Mudanya Kültürel Miras Portalı” üzerinden araştırmacıların, vatandaşların ve ziyaretçilerin erişimine açılacağı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.