Hava Durumu

#Kültürel Miras

- Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın turizmine akademik yol haritası Haber

Bursa'nın turizmine akademik yol haritası

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında, kentin tarihî, kültürel ve doğal zenginliklerinin daha etkin değerlendirilmesi, turizm çeşitliliğinin artırılması ve Bursa’nın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda düzenlenen toplantılarda, Bursa’nın turizm kaynakları farklı uzmanlık alanları ve çeşitli başlıklar çerçevesinde değerlendirildi. Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek, öncelikli gelişim alanlarını belirlemek ve sürdürülebilir turizm politikalarına yön vermek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sektör paydaşlarının görüş ve önerileri alındı. TURİZMİN GELECEĞİ ORTAK AKILLA ŞEKİLLENİYOR Program kapsamında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Ekim 2026 Olağan Meclis Toplantısı’nda gündeme alınan master plan çalışmaları kapsamında, Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal tarafından hazırlık sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Ayrıca Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin katılımıyla odak görüşme toplantısı düzenlendi. Programın devamında Somut Kültürel Miras ve UNESCO Alan Yönetimi, Erişilebilirlik ve Kesintisiz Ulaşım ile Doğa, Yayla, Kırsal ve Kıyı Turizmi başlıkları masaya yatırıldı. Toplantılarda, Bursa’nın kültürel mirasının korunarak turizme kazandırılması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, erişilebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve doğal alanların turizm potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik görüşler paylaşıldı. DÖRT GÜNLÜK PROGRAM TAMAMLANDI Dört gün boyunca farklı temalarda gerçekleştirilen toplantıların ardından teknik değerlendirme ve kapanış toplantısı Merinos Park Restoran’da yapıldı. Program kapsamında elde edilen görüş ve önerilerin, Bursa’nın turizm potansiyelini geliştirmeye yönelik stratejilerin ve somut eylem önerilerinin oluşturulmasına katkı sunması amaçlanıyor. Son değerlendirme toplantısının ardından Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal, programı ve Bursa Turizm Master Planı hazırlık sürecini değerlendirdi. TURİZMİN UZMAN İSİMLERİ SAHADA Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planları Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan, Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirterek, “Somut ve somut olmayan kültürel miras, ekoturizm, etkinlik ve kongre yönetimi, gastronomi, spor ve macera turizmi gibi farklı alanlarda uzman isimlerle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Saha gezilerinin ardından odak grup görüşmelerimizi de gerçekleştirdik. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonunun başarılı geçtiğini düşünüyorum. Bursa, Türkiye genelindeki turizm istatistiklerinde üst sıralarda yer alan bir şehir. Amacımız, kentin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak ve hak ettiği konuma ulaşmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda 2026-2030 Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı hazırlayarak Bursa’nın gelecek beş yıllık turizm yönetimine yol gösterecek bir doküman ortaya koymayı hedefliyoruz” dedi. BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA RAPORLANACAK Kapadokya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Halil Burak Sakal ise Bursa’nın farklı turizm türlerini bir arada barındıran önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Bursa çok önemli bir şehir ve çok büyük bir potansiyeli var. Deniz, kültür, inanç ve termal turizm başta olmak üzere birçok turizm türünü bünyesinde barındırıyor. Bursa’da turizm alanında gerçekleştirilen projeleri ve atılımları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak tek bir raporda bir araya getirmek istiyoruz. Bu çalışmaların sonucunda hazırlayacağımız Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. BURSA TURİZMİNE UZUN VADELİ YOL HARİTASI Bursa Turizm Master Planı ve Eylem Planı ile kültür ve miras turizminden inanç turizmine, termal ve sağlık turizminden gastronomiye, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesinden kırsal ve doğa turizmine kadar pek çok alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması hedefleniyor. Planlama sürecinde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla Bursa’nın mevcut turizm kapasitesinin analiz edilmesi ve gelişime açık alanların belirlenmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, paydaşların katkılarıyla sürdürülen çalışmalar sonucunda turizm faaliyetlerinin yıl geneline yayılmasını, ilçelerin özgün değerlerinin öne çıkarılmasını ve şehirde turizm alanında faaliyet gösteren kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor.

'Üstadın sergisi 'Yıldırım'da açıldı Haber

'Üstadın sergisi 'Yıldırım'da açıldı

Yıldırım Belediyesi, Bursalıların kendilerini tanımalarına, düşünce ve estetik dünyalarını geliştirmelerine, kültürel miras ile güçlü bağlar kurmalarına katkı sunmak amacıyla, 2026-2027 Kültür Sanat Sezonuboyunca; birbirinden nitelikli ve değerli programları hayata geçirecek. Hoşça Bak Zatına temasıyla Bursalılarla buluşan 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu’n açılışı Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılışa ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Kevser Öztürk, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, MHP İl Başkan Yardımcısı Mustafa Dinçer, Necip Fazıl Kısakürek’in torunları Şeyma Kısakürek Sönmezocak ile Emrah Kısakürek, ünlü sunucu Alp Kırşan, yapımcı ve yönetmen Murat Çeri, ünlü oyuncular Deniz Barut, Caner Topçu, Hakan Meriçliler ve sanatseverler katıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği kültür sanat sezonunun açılışı Necip Fazıl Kısakürek Sergisi ile yapıldı. Kısakürek’in ailesinin desteği ile hazırlanan sergide, Üstad’ın özel eşyaları, fotoğrafları ve kitapları Bursalılarla buluştu. Serginin ardından ise Necip Fazıl Kısakürek’in aynı isimli tiyatrooyunundan beyaz perdeye aktarılan Bir Adam Yaratmak filminin özel gösterimi izleyiciyle buluştu. Gösterimin ardından ise filmin yönetmeni Murat Çeri ve oyuncular Deniz Barut, Caner Topçu ve Hakan Meriçliler ile söyleşi gerçekleştirildi. MERKEZDE İNSAN VAR 2026-2027 Kültür Sanat Sezonu’nun açılışında konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Biz, kültür ve sanatı yalnızca etkinliklerden ibaret görmüyor; insanın kendisini tanımasına, düşünce dünyasını zenginleştirmesine ve hayatı daha derinlikli anlamlandırmasına katkı sunan önemli bir yolculuk olarak değerlendiriyoruz. 2026-2027 Kültür Sanat Sezonumuzu ‘Hoşça Bak Zatına’ temasıyla açarken de insanın kendi kıymetinin farkına varmasını, yeteneklerini keşfetmesini ve geliştirirken çevresine karşı sorumluluklarını gözetmesini merkeze aldık. Çünkü inanıyoruz ki kendini tanıyan, değerini bilen ve başkasının değerine saygı duyan bireyler, daha güçlü bir toplumun temelini oluşturur. Yıldırım’ın tarihi ve kültürel birikimini geleceğe taşırken hem medeniyetimizin köklü mirasını yaşatmayı hem de bu mirası yeni nesillerle buluşturmayı önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni kültür sanat sezonumuz boyunca her yaştan hemşehrimizin sanatla buluşabileceği, yeni fikirler keşfedebileceği ve kültürel hayatımıza aktif olarak katılabileceği nitelikli programlar düzenleyeceğiz. 2026-2027 Kültür Sanat Sezonumuzun Yıldırım’ımıza ve Bursa’mıza hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. TİYATRO OKULU MÜJDESİ Kültür sanatın toplumsal değerine dikkat çeken Başkan Yılmaz, “Biz kültür ve sanatı yalnızca bir etkinlik olarak görmüyoruz. Kültür ve sanat, insanı yetiştiren, toplumu geliştiren ve şehre kimlik kazandıran en önemli değerlerimizdendir. Bu anlayışla Yıldırım’da her yaştan insanımızı kültür ve sanatla buluşturuyoruz. Adile Naşit Tiyatromuzda çocuklarımızı tiyatroyla tanıştırıyor, İncirli Kültür Merkezimizde aile sohbetleri ile aile bağlarımızı güçlendiriyoruz. Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezimizde, Uludağ Üniversitemizle birlikte yürüttüğümüz BursaDüşünce Okulu ile gençlerimizi düşünce, edebiyat ve sanat dünyamızın birikimiyle buluşturuyoruz. Bu akşam sizlerle güzel bir müjdeyi de paylaşmak istiyorum. Uludağ Tiyatro Okulumuzun kapılarını açıyoruz! İstiyoruz ki Yıldırım’dan yeni sanatçılar, yeni yazarlar, yeni yönetmenler yetişsin. Çocuklarımız ve gençlerimiz yalnızca sanatı izleyen değil, aynı zamanda sanat üreten bireyler olsun. Uludağ Tiyatro Okulumuzun şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Kendimize, insanımıza ve şehrimize hoşça bakacağımız; sanatın, düşüncenin, sevginin ve muhabbetin eksik olmadığı güzel bir sezon diliyorum” diye konuştu. Programın açılışında konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ve Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Kevser Öztürk, kültür sanat çalışmalarından dolayı Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Necip Fazıl Kısakürek’intorunları Şeyma Kısakürek Sönmezocak ile Emrah Kısakürek de dedelerine gösterilen vefadan dolayı duygulandıklarını belirterek Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor Haber

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor

Kentin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Bursa’nın kültür-sanat yaşamını zenginleştirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, mitoloji gibi insanlığın ortak kültürel hafızasını besleyen alanları daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Bu doğrultuda Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen 4. Mitoloji Film Haftası, mitolojinin binlerce yıllık birikimini sinema, sanat ve bilim aracılığıyla günümüze taşıdı. “İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla düzenlenen etkinlikte, mitolojik anlatıların kültürler üzerindeki etkisi, Anadolu efsanelerinin kökenleri ve sembollerin insanlık tarihindeki yeri ele alındı. Efsanelere Farklı Bir Pencereden Bakış Festivalin ilk gününde finalist kısa filmler Firavun, Mori ve Galaksizinin Tezenesi izleyiciyle buluştu. Film gösterimlerinin ardından Prof. Dr. Erkan Sevinç’in moderatörlüğünde Prof. Dr. Haşim Şahin ve arkeolog-yazar Özlem Ertan, “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri” başlıklı söyleşide bir araya geldi. Söyleşide Anadolu efsanelerinin tarihsel ve kültürel kökenleri, geleneklerin kuşaklar boyunca aktarılması ve mitolojinin toplumların ortak hafızasındaki yeri değerlendirildi. Program, Gökmen Küçüktaşdemir’in moderatörlüğünde sembol bilimci yazar Efe Yılmaz’ın gerçekleştirdiği “Ertuğrul Gazi’nin Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar: İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı söyleşiyle devam etti. Söyleşide Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreciyle ilişkilendirilen rüyası üzerinden rüyaların mitolojik anlatılardaki yeri, sembollerin anlamları ve bu anlatıların tarihsel hafızayla ilişkisi ele alındı. Söyleşilerin ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuşmacılara değerli katkılarından ötürü plaket takdim etti. “Mitoloji Uygarlığın Bize Bıraktığı Bir Servet” Mitolojiye duyulan ilginin yeniden arttığına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, festivalin farklı kesimleri bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Esendemir, “Mitoloji Film Haftası’nın ikinci serisi Bursa Osmangazi’de düzenleniyor. Çeşitli filmler ve söyleşiler içeriyor. Mitolojiyi sevenleri, bürokratları, aydınları ve öğrencileri Osmangazi’ye bekliyoruz. 2026’da insanoğlu yeniden mitolojiyi keşfediyor. Homeros’un yeniden beyaz perdeye uyarlanması ve bu alandaki araştırmalar mitolojiyi yeniden günümüze taşıyor. Mitoloji, uygarlığın bize bıraktığı bir servet, bir kültürel miras. Biz de bu mirası bütün insanlara sunmaya çalışıyoruz” dedi. “Mitler Ölmüyor, Yalnızca Dönüşüyor” Uluslararası Mitoloji Film Festivali Sanat Yönetmeni Gökmen Küçüktaşdemir de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin ev sahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Osmangazi Belediyesi çok güzel bir müze oluşturmuş. Burada gerçekleştirilen etkinlikler ve ziyaretçilere sunulan tanıtım çalışmaları bizi mutlu ediyor. Daha fazla etkinliğin düzenlenmesi ve daha fazla insanın bu mekanla buluşması hem kentimiz hem ülkemiz için çok kıymetli. Biz kültürümüzü ve mitolojimizi farklı kaynaklardan süzüp hocalarımızla ve bizi izlemeye gelenlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Festivalin kurucu direktörü Gülşah Elikbank, festivalin temel yaklaşımının mitolojik anlatıların günümüzde de yaşamaya devam ettiğini göstermek olduğunu belirtti. Elikbank ise “İnsanlığın Ortak Hikayesi sloganıyla yola çıkan bu festival, aslında mitlerin ölmediğini, yalnızca dönüştüğünü anlatıyor. Bursa gibi köklü gelenekleri sürdüren bir kentte, Osmangazi’de bu festivali gerçekleştiriyor olmak bizim için çok anlamlı. Belediyemize ve başkanımıza teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. “İnsanın İçsel Yolculuğunu Anlatmaya Çalıştık” Söyleşisinde Anadolu kültüründeki geyik figürünü ve Geyikli Baba’yı ele aldıklarını belirten arkeolog-yazar Özlem Ertan, Anadolu’da pek çok unsurun kökeninin eski zamanlara uzandığını ve kültürel bir süreklilik taşıdığını vurgulayarak “Bugün bunları anlattık. Mitolojinin uydurma hikâyelerden ibaret olmadığını; insanın içsel yolculuğunu ve kültürel gelişimini yansıttığını aktarmaya çalıştık” diye konuştu. Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Erkan Sevinç ise festivalin Bursa’nın kültür ve sanat hayatına katkı sunduğunu ifade ederek, “Bursa’nın kalbine de bir renk kattığımıza inanıyorum. Mitoloji Film Haftası’na Osmangazi’nin de dahil olması çok güzel bir şey” değerlendirmesinde bulundu. “Geyikli Baba Bursa İçin Sembol İsimlerden Birisi” Prof. Dr. Haşim Şahin de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Geyikli Baba’nın Bursa açısından önemli bir sembol olduğuna dikkat çekti. Şahin, “Geyikli Baba, Bursa için sembol isimlerden birisi. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yalnızca gazilerin değil, dervişlerin de ne kadar etkili olduğunu; savaşlara katıldıklarını ve bölgenin Türkleşmesine önemli katkılar sunduklarını gösteren en büyük örneklerden biri” açıklamalarını yaptı. Sembol bilimci yazar Efe Yılmaz ise festivalin önemine değinerek, Osman Bey’in rüyasının tarihsel ve sembolik anlamlarını anlattı. Yılmaz, “Muhteşem bir festival var. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Burada rüyaları, mitolojiyi ve sembolleri anlattım. Osman Bey’in kuruluşla ilgili muhteşem bir rüyası var. Bu tür rüyalar çok önemlidir; bir imparatorluğun kuruluşunu anlatırken aynı zamanda millî sembollerimizi de içerir” sözlerini kaydetti. Söyleşilerin ardından festivalin ilk günü Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra filminin gösterimiyle sona erdi. Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sağlarken katılımcılara insanlığın ortak hikayesini farklı perspektiflerden keşfetme fırsatı sunan festival bugün çeşitli etkinliklerle devam edecek.

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor Haber

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor

İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa Nilüfer’de Mysia Festivali başlıyor Haber

Bursa Nilüfer’de Mysia Festivali başlıyor

Bursa Nilüfer’in köklü geçmişini ve zengin doğal dokusunu kültür sanat etkinlikleriyle görünür kılmayı hedefleyen Mysia Festivali, bu yıl ilk kez Bursalılarla buluşuyor. 4-5-6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan festival, Gölyazı’dan Fadıllı’ya uzanan geniş bir kültür ve doğa rotasında gerçekleştirilecek. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi, Mysia Yolları ve Müzikist ortaklığıyla hayata geçirilen festival; katılımcılarına doğa yürüyüşlerinden kültürel miras odaklı panellere, çocuk ve yetişkin atölyelerinden konserlere kadar çok yönlü bir deneyim alanı açıyor. Nilüfer’in sahip olduğu kültürel ve doğal zenginliklerin korunarak geleceğe aktarılmasının önemine değinen Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, festivalin bölgenin kimliği açısından kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir; “Mysia Yolları; doğanın, tarihin ve yerel hafızanın iç içe geçtiği çok değerli bir mirasımız. Bu mirası sanatla, bilimsel tartışmalarla ve komşularımızın dayanışmasıyla canlı tutmak istiyoruz. Gölyazı’dan Fadıllı’ya uzanan bu rotada doğayı dinlemek, üretmek ve ortak bir ritimde buluşmak üzere tüm hemşehrilerimizi Mysia Festivali’ne bekliyoruz” dedi. İLK GÜN GÖLYAZI’DA TİYATRO İLE AÇILIYOR Festivalin açılışı, 4 Eylül Cuma günü saat 20.00’de Gölyazı Kültürevi’nde (Gölyazı Panteleimon Kilisesi) yapılacak. Tarihi mekanın atmosferinde sahnelenecek olan tek kişilik müzikli biyografik oyun “Amalia”, sanatseverlere keyifli bir akşam sunacak. ÜÇPINAR’DA YÜRÜYÜŞ, PANELLER VE AÇIK HAVA KONSERLERİ Festivalin ikinci günü olan 5 Eylül Cumartesi günü program Üçpınar Mahallesi’nde sürecek. Gün, saat 09.00’da Kadriye’den Üçpınar’a uzanan Mysia Yolları Doğa Yürüyüşü ile başlayacak. Yürüyüşün ardından saat 12.00’da köy kahvesinde mola verilecek; saat 13.00’te ise Ebru Baştürk Serçe yürütücülüğünde “Bugünün Mysia Yolları” atölyesi gerçekleştirilecek. Öğleden sonraki programlarda ise bölgenin kültürel mirası uzman isimlerle masaya yatırılacak. Saat 15.00’te Onur Kahvecioğlu, Doğa Tamer ve Emre Genek’in katılımıyla “Kültürel Mirası Yeniden Düşünmek” paneli; saat 16.00’da ise Deniz Gündoğan İbrişim ve Ece Zeren Aydınoğlu’nun yer alacağı “Mysia’nın Yollarında; Geçmiş, Şimdi ve Ortak Gelecek” başlıklı oturum düzenlenecek. Panallerin ardından 17.20’de Hilal Dinçer, 18.00’de Ajem ve 18.40’ta Ahmet Ali Arslan şarkılarıyla Üçpınar’da sahne alacak. FİNAL GÜNÜ FADILLI’DA Mysia Festivali’nin kapanışı ise Fadıllı’da yapılacak. Saat 12.00’de başlayacak alanda; Gamze Karataş ve Düven ile “Festival Maskesi Atölyesi”, Yer Community ile “Ben’in İzleri Atölyesi”, Ömer Yılmaz ile “Origami Atölyesi”, TEMA Vakfı ve Nurten Ümit iş birliğiyle “Ağaç Kardeşliği Atölyesi” ile Fulya Özkan ile “Swing Dans Atölyesi” yer alacak. Doğa yürüyüşü tutkunları için ayrıca saat 14.30’da Ayvaköy-Fadıllı rotasında yürüyüş düzenlenecek. Program kapsamında saat 15.30’da Erdem Güreler Trio sahne alacak. Selin Çıngır ve Melis Karaduman konserlerinin ardından saat 18.20’de Seyyah grubunun performanslarıyla Mysia Festivali sona erecek. ETKİNLİKLERE KATILIM ÜCRETSİZ Gölyazı, Üçpınar ve Fadıllı’yı tek bir kültür rotasında buluşturan festival kapsamındaki tüm etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Katılımcı kontenjanı bulunan atölyeler için festivalin dijital kayıt kanalları üzerinden ön başvuru yapması gerekiyor.

Bursa’nın asırlık lezzetleri akademik mercek altında! Haber

Bursa’nın asırlık lezzetleri akademik mercek altında!

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Gastronomi Festivali kapsamında Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi (EGCON) gerçekleştirilecek. ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ temasıyla organize edilen kongre, 27-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’nin 21 farklı üniversitesinden akademisyenlerin katkı sunacağı kongrede, Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yöresel lezzetleri, geleneksel üretim biçimleri, gastronomi kültürü ve kentin tarihsel süreç içerisinde oluşan mutfak mirası bilimsel çalışmalar çerçevesinde değerlendirilecek. TARİH VE GASTRONOMİ AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile kentin sahip olduğu gastronomik değerlerin oluşmasını sağlayan tarihsel, kültürel ve sosyal süreçlerin de ortaya konulması hedefleniyor. Bu kapsamda kongrenin en önemli buluşmalarından biri ise 29 Ağustos 2026 tarihinde, Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Böylece gastronomi yalnızca yemek ve mutfak kültürü üzerinden değil; arkeoloji, tarih, kültür, tarım, üretim, turizm ve sosyal yaşamla ilişkili çok katmanlı bir kültürel miras alanı olarak ele alınacak. KÖKLÜ MİRAS AKADEMİK LİTERATÜRE KAZANDIRILACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi kapsamında akademisyenler tarafından hazırlanan bildiriler, Türkçe ve İngilizce özet bildiri olarak yayımlanacak. Bilimsel değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan çalışmaların ise gastronomi alanındaki akademik yayınlardan biri olan Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde tam metin makale olarak değerlendirilerek yayımlanması planlanıyor. Bu yayın süreci sayesinde kongrede ortaya konulacak bilimsel çalışmaların yalnızca etkinlik kapsamında kalmaması, Bursa’nın gastronomi mirasına ilişkin akademik bilgi birikiminin genişletilmesi ve ulusal ve uluslararası bilimsel literatüre kazandırılması hedefleniyor. ULUSAL VE ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK ARTIRILACAK Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yerel lezzetleri, geleneksel mutfak kültürü ve gastronomi mirasının akademik çalışmalarla belgelenmesi; kentin gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacak. Bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasıyla Bursa’nın gastronomi alanındaki özgün kimliğinin güçlendirilmesi ve kentin gastronomi destinasyonu olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmalara akademik bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor. ‘700 YILLIK BURSA SOFRASI’ GELECEĞE TAŞINIYOR ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ teması, Bursa’nın 700 yıllık Osmanlı-Türk şehir kültürü içerisindeki gastronomik birikimini tarihsel süreklilik içerisinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürünün, üretim geleneklerinin, yerel ürünlerin ve gastronomi mirasının bilimsel yöntemlerle incelenmesi, elde edilen bilgi ve belgelerin akademik literatüre kazandırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kongre, bu yönüyle Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nin yalnızca lezzetlerin ve gastronomi deneyimlerinin buluştuğu bir organizasyon olmanın ötesine taşınmasına; Bursa mutfağının bilimsel, kültürel ve tarihsel yönleriyle ele alınmasına katkı sağlayacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek çalışmalarla, Bursa’nın zengin mutfak mirasının korunması, belgelenmesi, araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması yönünde önemli bir akademik birikim oluşturulması hedefleniyor.

Bursa’da cam sanatı geleneksel motiflerle geleceğe taşınıyor Haber

Bursa’da cam sanatı geleneksel motiflerle geleceğe taşınıyor

Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren Cam Atölyesi’nde, geleneksel Türk cam süsleme sanatıyla eşsiz eserler üretiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ unvanına sahip cam süsleme sanatçıları Sare Ateş ve Aytaç Ateş’in görev yaptığı atölyede, her eser haftalar süren titiz bir çalışmayla tamamlanıyor. Tasarımdan üretime uzanan süreçte kontur çekme, aşındırma, boyama, mineleme ile altın ve platin yaldız uygulamaları gibi geleneksel tekniklerden yararlanılıyor. El işçiliğinin temel unsur olduğu eserlerde, sanatçıların motifleri yorumlayış biçimi ve renk geçişleri, her çalışmayı birbirinden farklı kılıyor. Atölyede üretilen her eser, sanatçının izini yansıttığı ve dünyada tek örneği bulunan özgün bir nitelik taşıyor. GELENEKSEL MOTİFLER CAMDA HAYAT BULUYOR 350’ye yakın farklı tasarım ve uygulamanın hayat bulduğu atölyede; lale, gül, karanfil, sümbül, servi, rumi, hatayi, penç ve bulut gibi geleneksel Türk süsleme motifleri kullanılıyor. Anadolu’nun zengin kültürünü ve Osmanlı saray estetiğini yansıtan motifler, çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanarak cam sanatına değer katıyor. ÖZGÜN ESERLER SANATSEVERLERLE BULUŞUYOR Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel bir sanat dalını yaşatmanın yanında el emeğiyle hazırlanan nitelikli eserleri daha ulaşılabilir hale getirerek sanatseverlerle buluşturuyor. Büyükşehir bünyesinde üretilen eserler uygun fiyatlarla vatandaşların beğenisine sunuluyor. Bu sayede kültürel mirasın korunmasının yanı sıra üretim ve paylaşım yoluyla yaşatılmasına da katkı sunuluyor. Atölyede görev yapan sanatçı Sare Ateş, Bursa’nın kültürel mirasını cama nakşettiklerini söyledi. Eserlerin desen tasarımından fırınlamaya kadar birçok süreçten geçtiğini belirten Ateş, “Türk cam sanatı, sabır, ustalık ve incelik ister. Bu önemli değerimizi Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yaşatıyor olmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Bursa’nın kalbi Osmangazi’de yeni kültür hazinesi Haber

Bursa’nın kalbi Osmangazi’de yeni kültür hazinesi

Bursa’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutan Hisar Arkeopark’ta hizmete girecek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, kültür, tarih ve edebiyatı aynı çatı altında buluşturacak özel bir merkez olarak tasarlandı. Usta yazar Yaşar Kemal’in adını yaşatacak olan kütüphane, medeniyet tarihi ekseninde oluşturulan tematik koleksiyonuyla ziyaretçilerine yalnızca kitapların yer aldığı bir okuma alanı değil, araştırma, öğrenme ve kültürel etkileşim imkanı sunan nitelikli bir yaşam alanı olacak. Medeniyet Tarihine Adanmış Zengin Koleksiyon Yaklaşık bin 500 eserin yer aldığı kütüphane koleksiyonunda; medeniyet tarihi, arkeoloji, tarih ve kültürel miras alanlarında yayımlanmış değerli kaynaklar okuyucularla buluşacak. Özellikle akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve tarih meraklıları için önemli bir başvuru merkezi olacak kütüphane, bilgiye erişimi kolaylaştırırken bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak. Kütüphaneden Öte Bir Yaşam Alanı Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, yalnızca sessiz bir okuma mekanı olarak hizmet vermeyecek. Bünyesinde yer alan konferans salonunda, Hisar Arkeopark’ın ruhuna uygun söyleşiler, konferanslar, paneller ve kültürel etkinlikler düzenlenecek. Osmangazi Belediyesi’nin tarih ve eğitime verdiği önemin somut bir göstergesi olan bu özel proje, bilgiye erişimi destekleyen yapısıyla Bursa’ya kalıcı bir katkı sunacak. Açılışın İlk Konuğu ‘Ersin Tatar’ Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu, açılış programının ardından ilk önemli etkinliğine ev sahipliği yapacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu” başlıklı konferansıyla Bursalılarla bir araya gelecek. Konferansta; bölgesel gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz politikaları ve Kıbrıs meselesinin güncel boyutları ele alınırken, Ersin Tatar da Kıbrıs Türk halkının bakış açısını ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.