Hava Durumu

#Koruyucu Sağlık

- Koruyucu Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koruyucu Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Her egzersiz herkes için uygun değil Haber

Her egzersiz herkes için uygun değil

Prof. Dr. Deniz Demirci, fizyoterapinin yalnızca hastalık, sakatlık ya da ameliyat sonrasında başvurulan bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, koruyucu sağlık açısından da önemli bir yeri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Demirci, kişinin hareket kapasitesi, kas gücü, dengesi ve günlük yaşam alışkanlıklarının değerlendirilmesiyle ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilebileceğini ifade etti. “Fizyoterapiye sadece ‘bir şey olduktan sonra’ değil, sorun oluşmadan önce de ihtiyaç duyabiliriz” diyen Demirci, masa başında çalışan bireylerde hareket alışkanlıklarının düzenlenmesinin önemli bir koruyucu yaklaşım olduğunu vurguladı. HAREKETSİZLİK BOYUN, SIRT VE BEL AĞRILARINI ARTIRIYOR Bilgisayar, telefon ve diğer dijital cihazların kullanımının artmasıyla hareketsiz yaşamın yaygınlaştığını belirten Demirci, bunun kas-iskelet sistemi sorunlarını da artırdığını söyledi. Uzun süre aynı pozisyonda kalmanın özellikle boyun, sırt ve bel şikâyetlerini çoğalttığını ifade eden Demirci, bu problemlerin yalnızca ileri yaşlarda değil, gençlerde ve öğrencilerde de daha sık görülmeye başladığını kaydetti. Sosyal medyada görülen egzersizlerin herkes için uygun olmayabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Deniz Demirci, ağrının nedeninin her zaman aynı olmadığını belirtti. Şiddetli ağrı, uyuşma, güç kaybı veya hareket kısıtlılığı olan kişilerin önce değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Demirci, egzersizin doğru kişiye, doğru zamanda ve doğru şekilde uygulanmasının önemine işaret etti. FİZYOTERAPİ YALNIZCA ORTOPEDİK SORUNLARLA SINIRLI DEĞİL Demirci, fizyoterapi ve rehabilitasyonun ortopedik sorunların yanı sıra inme, Parkinson, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıklarda, spor yaralanmalarında, yaşlılıkta ve kronik hastalıklarda da önemli rol oynadığını ifade etti. Amaçlarının yalnızca ağrıyı azaltmak değil, kişinin günlük yaşamını bağımsız sürdürebilmesi ve yaşam kalitesini koruması olduğunu söyledi. SAĞLIKLI YAŞLANMANIN ANAHTARI: KAS GÜCÜ VE DENGE Yaş ilerledikçe kas gücü ve dengenin azalabileceğini ancak bunun kaçınılmaz biçimde ciddi hareket kaybına dönüşmek zorunda olmadığını belirten Demirci, düzenli egzersizle bu kapasitenin uzun süre korunabileceğini anlattı. Özellikle yaşlı bireylerde düşmelerin ciddi sonuçlar doğurabildiğini söyleyen Demirci, hedefin yalnızca uzun yaşam değil, bağımsız ve aktif bir yaşam sürdürmek olduğunu kaydetti. Robotik rehabilitasyon, sanal gerçeklik ve yapay zekâ uygulamalarının fizyoterapi alanında giderek daha fazla kullanılacağını belirten Demirci, bu teknolojilerin hareketlerin değerlendirilmesi, gelişimin takibi ve kişiye özel egzersiz planlamasında önemli kolaylıklar sağlayacağını söyledi. Ancak teknolojinin fizyoterapistin yerini almayacağını vurgulayan Demirci, insan iletişimi ve klinik deneyimin merkezde kalmaya devam edeceğini ifade etti.

Bursa sağlık için yürüdü Haber

Bursa sağlık için yürüdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Bursa’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde bir dizi etkinlik planlandı. ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasıyla hazırlanan program, Cumhuriyet Caddesi’nde Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde düzenlenen yürüyüşle başladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programı organize edildi. Bu kapsamda Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kuruldu ve vatandaşlara yönelik çeşitli sağlık uygulamaları ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen katılan Başkan Vekili Kevser Öztürk, halk sağlığı alanındaki çalışmaların önemine vurgu yaptı. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek halk sağlığı etkinliklerinin adresi Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

Bursa Nilüfer’de 3. Halk Sağlığı Günleri başladı Haber

Bursa Nilüfer’de 3. Halk Sağlığı Günleri başladı

Nilüfer Belediyesi’nin, toplumun sağlığını korumak ve sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “Sağlık Varsa Gelecek Var” temasıyla düzenlediği 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başladı. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlik kapsamında işitme testi, göz taraması, vücut kitle indeksi ölçümü ve skolyoz kontrolü gibi taramalar ücretsiz olarak yurttaşlara sunulacak. Program kapsamında ayrıca uzmanların katılımıyla bilgilendirici seminer ve atölyeler gerçekleştirilecek. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR: “SAĞLIK, KONUT VE EĞİTİM PİYASA ŞARTLARINA BIRAKILAMAZ” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sağlıklı bir toplumun ancak sağlıklı bireylerle inşa edilebileceğini belirterek, belediyenin kaynaklarının adil bir şekilde doğrudan halkın yararına kullanıldığını söyledi. Sağlığa erişimin temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin bu alanda yürüttüğü çalışmaları şu sözlerle aktardı: “Sağlık, barınma ve eğitim hizmetleri parayla ölçülecek alanlar değildir. Biz Nilüfer’de halkımızın bize emanet ettiği bütçeyi yine halkımızın sağlığı için kullanıyoruz. Türkiye’de yatılı Alzheimer merkezi bulunan tek belediyeyiz. Bu hizmetin maliyeti ve işletme yükü çok yüksek, ancak bu tür hastalıkların getirdiği bakım yükünün büyük oranda kadınların omuzlarına kaldığını biliyoruz. Kadınların yaşamını kolaylaştırmak ve onları desteklemek adına bu sorumluluktan kaçmıyoruz. Dezavantajlı yurttaşlarımız için Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Destek Merkezi’mizde tekerlekli sandalye tamirinden eğitime kadar pek çok destek veriyor, Bursa Kanserle Savaş Derneği Moral Evi’mizle ailelerimizin yanında oluyoruz. 7 Nisan’dan bu yana sağlık merkezlerine gidemeyen bin 294 hastamıza doğrudan evinde sağlık hizmeti ulaştırdık. 10 Şubat’ta hayata geçirdiğimiz Anne Taksi uygulamasıyla 6 ayda 2 bini aşkın hamile ve 0-2 yaş aralığında çocuğu olan kadını kamu hastanelerindeki kontrollerine güvenle taşıdık.” Yeni başlattıkları Nilüfer95 projesine de değinen Başkan Şadi Özdemir, “Adını 36 aylık çocukların ortalama boyu olan 95 santimetreden alan Nilüfer 95 çalışmamızla, gebeliğinden 7’inci ayından çocuğun 3 yaşına kadar aileyle birlikte yol yürüyoruz; psikolojik destekten beslenme danışmanlığına kadar her aşamada yanlarında oluyoruz. 3 yaşını dolduran evlatlarımıza da Nilüfer’in nitelikli kreşlerinde eğitim veriyoruz. Hedefimiz bin civarındaki kreş kapasitemizi yeni yatırımlarla 5 bin civarına çıkarmak” dedi. Sağlıklı bir kent olmanın sadece tıbbi hizmetlerle sınırlı kalmayacağını, çevreyi ve doğayı korumanın da doğrudan bir halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer’in kontrolsüz büyüme ve sanayi baskısıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kentin havasını, suyunu ve verimli topraklarını korumak zorunda olduklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Katı atık tesisi projelerine, taş ocaklarına, tarım alanlarını yutacak sanayi genişlemelerine ve çimento fabrikası girişimlerine direniyoruz. Sağlıklı bir Nilüfer, ancak doğası korunan bir Nilüfer ile mümkündür” diye konuştu. NİLÜFER BELEDİYESİ’NİN SAĞLIK ÇALIŞMALARINA ÖVGÜ Törende konuşan Bursa Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, yerel yönetimlerin koruyucu sağlık hizmetlerindeki kritik rolüne değinerek, Nilüfer Belediyesi’nin kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşları kanser taramaları için araçlarla kente taşımasının ve sağlık profesyonelleriyle köylere hizmet götürmesinin Türkiye için örnek bir model olduğunu ifade etti. Türkkan, Alzheimer Hasta Konuk Evi gibi yüksek bütçeli ve işletmesi zor sosyal yatırımların sürdürülmesinin büyük bir kamu hizmeti olduğunu belirtti. Bursa Uludağ Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Uncu ise üniversite ve yerel yönetimin yürüttüğü ortak çalışmaların sahadaki karşılığına dikkat çekti. Uncu, hekimler ve sağlık profesyonelleriyle birlikte sağlık merkezlerine ulaşmakta güçlük çeken yurttaşların doğrudan evlerinde ziyaret edilerek sağlık hizmeti sunulacağını dile getirdi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde başlayan 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri, 5 Eylül Cumartesi gününe kadar halka açık ve ücretsiz tarama programlarıyla devam edecek.

Halk Sağlığı Haftası Bursa’da dolu dolu geçecek Haber

Halk Sağlığı Haftası Bursa’da dolu dolu geçecek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’na yönelik kapsamlı bir farkındalık programı hazırladı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinliklerde, sağlıklı yaşam kültürünün toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. SAĞLIKLI ANNE, SAĞLIKLI NESİL Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla düzenlenecek etkinlikler, 3 Eylül Perşembe günü ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programıyla başlayacak. Cumhuriyet Caddesi’nde 14.30-15.00 saatleri arasında bando eşliğinde yürüyüş düzenlenecek. Aynı gün 10.00-16.30 saatleri arasında Ulu Cami-Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kurulacak. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü ise adres Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. BEDENİNİ DİNLE, HAREKETE GEÇ 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

Bursa'da 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor Haber

Bursa'da 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor

Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla “3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri”ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz” dedi. ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMALARI Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. HEM ÇOCUKLARA HEM YETİŞKİNLERE YÖNELİK ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLER 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde “Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme” ile “Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar” başlıkları ele alınacak. Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak.

KADIN SAĞLIĞINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM… Haber

KADIN SAĞLIĞINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM…

Kadınların yaşam boyunca farklı hormonal ve metabolik süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Op. Dr. Gökhan Gölcük, adet düzensizlikleri, menopoz, kilo kontrolünde yaşanan güçlükler ve bazı hormonal yakınmalarda hastanın genel sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti. “Tek bir belirtiye bakmak yeterli olmayabilir” Kadın sağlığında birçok faktörün birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten Op. Dr. Gölcük, özellikle beslenme, uyku, stres ve fiziksel aktivitenin genel sağlık açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, “Kadın sağlığında tek bir belirtiye bakarak bütün tabloyu değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir. Beslenme, uyku, stres, fiziksel aktivite ve metabolik durum gibi unsurların sağlık üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmak, kişiye özgü bir takip planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir” dedi. Kadınların üreme çağından menopoz dönemine kadar farklı ihtiyaçlarla karşılaşabildiğini belirten Op. Dr. Gökhan Gölcük, bu süreçlerde hastanın sağlık öyküsü ve yaşam koşullarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. “Amaç uzun vadeli sağlığı desteklemek” Fonksiyonel tıp yaklaşımında mevcut yakınmaların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da değerlendirilmesinin koruyucu sağlık anlayışını desteklediğini ifade eden Op. Dr. Gökhan Gölcük, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, “Kadın sağlığında hedefimiz yalnızca mevcut bir sorunu tedavi etmek değil, düzenli kontroller, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye uygun takip ile uzun vadeli sağlığı desteklemektir. Fonksiyonel tıp perspektifi de hastayı daha geniş bir çerçevede değerlendirmemize katkı sağlayan yaklaşımlardan biridir” diye konuştu. Modern tıbbın alternatifi değil Fonksiyonel tıp yaklaşımının standart tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Gölcük, düzenli jinekolojik muayene, gerekli taramalar, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bilimsel temelli tanı ve tedavi süreçlerinin kadın sağlığındaki temel yaklaşım olduğunu söyledi. Fonksiyonel yaklaşımın ise bu süreçlere yaşam tarzı, beslenme, uyku, stres yönetimi ve bireysel risk faktörlerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi açısından katkı sağlayabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük açıklamasını “Fonksiyonel yaklaşımı modern tıbbın yerine konumlandırmak doğru değil. Esas olan, bilimsel tanı ve tedavi süreçlerini koruyarak hastanın yaşam tarzını ve bireysel özelliklerini de değerlendirebilmek. Böylece kadın sağlığına daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşabiliriz” diyerek tamamladı.

Bursa Tabip Odası: Hekimlik 5 dakikaya sığmaz Haber

Bursa Tabip Odası: Hekimlik 5 dakikaya sığmaz

Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren hekimlerin teşvik ve performans hesaplamalarına ilişkin yeni yönergeyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, yeni düzenlemeyle hekimlere daha fazla poliklinik hastası bakma, mesai dışı çalışma ve cerrahi işlem yapma baskısının yanı sıra kendi branşlarındaki hekimlerle rekabete dayalı bireysel katsayı uygulamasının getirildiği ileri sürüldü Performans sisteminin 2003 yılında Sağlıkta Dönüşüm Programı ile başladığı hatırlatılan açıklamada, sağlık hizmetlerinin zaman içerisinde bilimsel ölçütlerden ziyade verimlilik, kârlılık ve memnuniyet gibi piyasa odaklı kriterlerle değerlendirildiği ifade edildi. Bursa Tabip Odası, mevcut sistemin koruyucu sağlık hizmetlerini geri plana ittiğini, tedavi edici hizmetlere ağırlık verdiğini ve sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını zorlaştırdığını savundu. Açıklamada, kamu hastanelerinde artan hasta yoğunluğu nedeniyle muayene sürelerinin kısaldığı belirtilerek, "Hekimlere daha fazla hasta bakma baskısı neticesinde hasta muayene süreleri beş dakikanın altına düştü" ifadelerine yer verildi. Artan iş yükünün hekimlerde tükenmişlik, şiddet ve mesleki motivasyon kaybına yol açtığı belirtilen açıklamada, sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlara dikkat çekildi. "YENİ YÖNERGE SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRMİYOR" Son yayımlanan yönergenin önceki uygulamalara benzer şekilde sağlık sistemindeki sorunlara çözüm olmaktan uzak olduğu öne sürülen açıklamada, bireysel katsayı uygulamasının hekimler arasındaki iş barışını olumsuz etkileyeceği belirtildi. Bursa Tabip Odası, sağlık sorunlarının çözümü için bütçeden sağlığa ayrılan payın artırılması, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, birinci basamak sağlık hizmetlerinde hekim ve sağlık çalışanı sayısının artırılması gerektiğini ifade ederken ayrıca aile hekimi başına düşen hasta sayısının 1500-2000 seviyelerine çekilmesi, sevk sisteminin etkin hale getirilmesi, muayene sürelerinin en az 20 dakika olarak uygulanması ve hekimlerin mali ile özlük haklarında iyileştirme yapılması talepleri sıralandı. Hekim gelirlerinin tek kalem ve emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmesini isteyen Bursa Tabip Odası, teşvik ve ödüllendirme ödemelerinin de temel ücretin belirli bir oranını aşmaması gerektiğini belirtti. Açıklamanın sonunda meslektaşlarına çağrıda bulunan Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu, "Performans sistemine, yoğun ve baskı altında çalışmaya karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Hekimlik 5 dakikaya sığmaz." ifadelerine yer verildi.

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte! Haber

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!

TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi. Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8’e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8’inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7’sinin obez olduğu belirlendi. Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6’sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7’de kaldı. Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü. Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı. Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi. Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1’e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu. Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59’unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.

1 MİLYAR 200 MİLYON MUAYENE! SAĞLIKTA REKOR MU, TÜKENİŞ Mİ? Haber

1 MİLYAR 200 MİLYON MUAYENE! SAĞLIKTA REKOR MU, TÜKENİŞ Mİ?

Son günlerde kamuoyunda sıkça dile getirilen “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi, sağlık sisteminin erişim kapasitesini gösteren bir istatistik olmanın ötesinde; hizmet kalitesi, hekim başına düşen hasta sayısı, randevu süreleri ve sağlık çalışanlarının artan iş yükü açısından yeni bir tartışma başlatmış durumda. Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, muayene sayısındaki artışın tek başına başarı göstergesi olarak sunulamayacağını belirterek, “Bu sayı, sağlık çalışanlarının olağanüstü fedakârlığının göstergesidir. Ancak aynı zamanda sistemin üzerindeki baskının da açık bir göstergesidir.” Dedi. Dakikalarla Sınırlanan Muayeneler Artan başvuru sayıları nedeniyle hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken Özlem Akarken, randevu sürelerinin daralmasının hizmet kalitesini doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Bir hastaya ayrılan sürenin 5-10 dakikaya sıkıştığı bir düzende; detaylı değerlendirme, koruyucu hekimlik ve nitelikli iletişim zarar görür. Bu durum hem hasta memnuniyetini hem de çalışan sağlığını etkiler.” Açıklamasını yaptı. İş Yükü Artıyor, Tükenmişlik Derinleşiyor Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireleri, teknikerleri, sosyal hizmet uzmanlarını ve tüm sağlık kurum çalışanlarını etkilediğini vurgulayan Akarken, sistemin ekip yükü üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Sağlık hizmeti bir bütündür.” dedi. Aynı zamanda artan yoğunluğun tüm meslek gruplarına yansıdığına dikkat çekerek, tükenmişlik sendromu, mesleki motivasyon kaybı ve hata risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Sağlıkta Artık Nitelik Konuşulmalı” Sağlık sisteminde artan muayene sayıları ve yoğunluk tartışmaları sürerken, Sahim-Sen yapısal dönüşüm çağrısında bulundu. Sendikaya göre “85 milyonluk ülkede 1 milyar 200 milyon muayene” verisi yalnızca erişimi değil, aynı zamanda artan iş yükünü ve kalite üzerindeki baskıyı da gösteriyor. Bu nedenle sistemin nicelik odaklı değil, sürdürülebilirlik ve hizmet kalitesi merkezli yeniden ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu planlamasının bilimsel kriterlerle düzenlenmesi, hekim ve sağlık kurum çalışanı sayısının artırılması ile iş yükünü azaltacak organizasyonel iyileştirmelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Özlem Akarken, “1 milyar 200 milyon muayene bir sayı olabilir; ancak asıl mesele bu hizmetin ne kadar nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir olduğudur. Sağlıkta artık nicelik değil, nitelik konuşulmalıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.