Hava Durumu

#Kişiye Özel

- Kişiye Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kişiye Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eti saklama ve pişirme de en az tüketim kadar önemli Haber

Eti saklama ve pişirme de en az tüketim kadar önemli

Türk Kanser Derneği gönüllü diyetisyeni Selin Zingin, Kurban Bayramı döneminde artan kırmızı et tüketimine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Zingin, kırmızı etin yüksek protein, demir, çinko ve B12 vitamini açısından değerli bir besin kaynağı olduğunu ancak tüketim kadar saklama, çözdürme ve pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından kritik olduğunu vurguladı. Yeni kesilen etin ilk saatlerde sert bir yapıya sahip olduğunu belirten Zingin, bu durumun sindirimi zorlaştırabileceğini ve özellikle mide-bağırsak hassasiyeti olan kişilerde şişkinlik ve hazımsızlığa yol açabileceğini ifade etti. Etin tüketilmeden önce buzdolabında dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Etin saklama ve çözdürme koşullarına da dikkat çeken Zingin, yanlış çözdürme yöntemlerinin bakteriyel üremeyi artırabileceğini belirterek, etin en güvenli şekilde buzdolabında yavaş çözdürülmesi gerektiğini kaydetti. Çözdürülen etin tekrar dondurulmaması gerektiğini vurgulayan Zingin, acil durumlarda sızdırmaz ambalaj içinde soğuk suyla çözdürme yönteminin tercih edilebileceğini aktardı. Pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından önemine değinen Zingin, etin yüksek ateşte veya doğrudan alevde pişirilmesinin risk oluşturabileceğini, yanmış ve kömürleşmiş bölümlerin ise kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Haşlama, fırında pişirme ve kısık–orta ateşte pişirme yöntemlerinin daha güvenli olduğunu ifade etti. Kanser tedavisi gören bireylerde beslenmenin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Zingin, bağışıklık sistemi baskılanmış hastaların yalnızca tam pişmiş ve güvenli şekilde hazırlanmış etleri tüketmesi gerektiğini vurguladı. Çiğ ve pişmiş gıdaların temasının önlenmesi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesinin enfeksiyon riskini azaltmada kritik rol oynadığını ifade etti.

ESTETİKTE UZMAN UYARISI: SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN! Haber

ESTETİKTE UZMAN UYARISI: SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN!

Botoks, dolgu, mezoterapi ve lazer gibi işlemlerin dışarıdan bakıldığında kısa sürede tamamlanan ve kolay uygulamalar gibi algılandığını ifade eden Op. Dr. Kuzukıran, gerçekte bu işlemlerin insan anatomisiyle doğrudan ilişkili, ciddi uzmanlık gerektiren tıbbi müdahaleler olduğunun altını çizdi. Yüz bölgesinde yer alan damarlar, sinirler ve kas yapısının son derece hassas bir dengeye sahip olduğunu dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, bu yapılar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylerken, olası bir komplikasyon durumunda müdahale yetkisi ve bilgisi bulunmayan kişilerce yapılan işlemlerin riskleri büyüttüğünü ifade etti. Medikal estetikte güvenliğin merkezinde mutlaka hekim bulunması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hekim faktörünün hayati önem taşımasının temel nedenlerini de detaylandırdı. Hekimlerin, yüzün derin dokularını, damar yollarını ve sinir ağlarını çok iyi bildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, uygulama sırasında iğnenin hangi derinliğe ve açıyla yapılacağının bu bilgi sayesinde doğru şekilde planlandığını ifade etti. Bu sayede riskli bölgelerden kaçınılabildiğini dile getirdi. Her tıbbi işlemde olduğu gibi medikal estetik uygulamalarda da belirli risklerin bulunduğunu söyleyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, önemli olanın bu riskler ortaya çıktığında doğru müdahaleyi yapabilmek olduğunu vurgulayarak alerjik reaksiyon, damar tıkanıklığı ya da enfeksiyon gibi durumlarda hastaya anında müdahale edebilecek tek yetkin kişinin eğitimli bir hekim olduğunu belirtti. Ürün güvenliğine de dikkat çeken Op. Dr. Kuzukıran, yetkili kliniklerde kullanılan tüm ürünlerin Sağlık Bakanlığı onaylı ve izlenebilir olduğuna işaret etti. Piyasada bulunan kaçak, steril olmayan ya da kaynağı belirsiz ürünlerin enfeksiyon riskini artırabileceğini, ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini ve bağışıklık sistemine zarar verebileceğini söyledi. Her bireyin yüz anatomisinin ve cilt yapısının farklı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, standart uygulamaların yerine kişiye özel planlamanın şart olduğunu belirtti. Hekimin, hastanın sağlık geçmişini ve yüz yapısını analiz ederek en doğru ve güvenli yöntemi belirlediğini ifade etti. Toplumda estetik uygulamaların çoğu zaman bir alışveriş gibi değerlendirildiğini de hatırlatan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, bu bakış açısının son derece yanlış olduğunu vurgulayarak “Estetik uygulamalarda satın aldığınız şey yalnızca bir dolgu maddesi ya da işlem değildir. Asıl önemli olan, o uygulamayı gerçekleştiren hekimin yıllara dayanan tıp eğitimi, anatomi bilgisi ve deneyimidir” dedi. Açıklamasının sonun da önemli bir çağrıda bulunan Op. Dr. Kuzukıran, işlem yaptırmadan önce mutlaka hekimin uzmanlığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Uygulamanın yapılacağı merkezin hijyen koşullarının, kullanılan ürünlerin orijinalliğinin ve hekimin yetkinliğinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Sağlığın geçici estetik trendlerden çok daha değerli olduğunun altını çizen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, sözlerini “Unutulmamalıdır ki estetik uygulamalar, sağlığınızı riske atacak kadar ucuz olmamalıdır. Ucuz olanı değil, uzman olanı tercih edin” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.