Hava Durumu

#Kalite Yönetimi

- Kalite Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İMSAD'dan 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı Haber

Türkiye İMSAD'dan 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında ilan ettiği ve her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, bu yıl “Su ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” temasıyla gerçekleştiriliyor. “Su aktıkça eşitlik büyür” sloganıyla yürütülen 2026 kampanyası, güvenli içme suyuna ve sanitasyona erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgularken; suya erişimde yaşanan eşitsizliklerin toplumların sosyal ve ekonomik gelişimi üzerinde önemli etkiler yarattığına dikkat çekiyor. Tema kapsamında, su yönetiminde kapsayıcı yaklaşımların güçlendirilmesi ve tüm toplum kesimlerinin ihtiyaçlarını gözeten politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. “Su krizi toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor” Bu kapsamda bir açıklama yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı küresel su krizinin yalnızca doğal kaynakların azalmasıyla sınırlı kalmadığını belirtti ve şunları söyledi: “Dünya genelinde su kaynakları üzerindeki baskı artarken, suya ve sanitasyon hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler de daha görünür hale geliyor. Birçok bölgede su temini sorumluluğunu kadınlar ve kız çocukları üstleniyor. Bu durum eğitim, sağlık ve ekonomik hayata katılım gibi birçok alanda eşitsizlikleri derinleştiriyor. Bu nedenle su yönetimi politikalarının sosyal boyutunun da güçlü şekilde ele alınması gerekiyor. Toplumsal refah ve eşitlik için hayati olan suyun korunmasında, sanayi ve yapı sektörüne de büyük görevler düşüyor.” “Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında” Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Murat Savcı, “Su kıtlığı veya su stresi durumunu tanımlamak için kullanılan Falkenmark İndeksi’ne göre kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.700 ile 1.000 metreküp arasında olduğu ülkeler ‘su sıkıntısı’ yaşayan ülkeler olarak kabul ediliyor. Türkiye’de ise 2022 yılı itibarıyla kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı yaklaşık 1.313 metreküp seviyesinde bulunuyor. Nüfus artışıyla birlikte bu miktarın 2030 yılından sonra 1.000 metreküpün altına düşmesi bekleniyor. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde Türkiye’nin yakın gelecekte su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına girmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle kuraklık ve su kıtlığı riskine karşı mevcut su kaynaklarımızın verimli, planlı ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yapı sektörü su verimliliğinde önemli bir rol üstleniyor” İnşaat ve yapı sektörünün su verimliliği açısından önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, “Yapı malzemesi üretiminde kullanılan tekniklerin ve süreçlerin su ayak izini azaltacak şekilde geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri sayesinde daha dayanıklı ve uzun ömürlü ürünlerin hayata geçirilmesi, yapıların kullanım sürecinde yenileme ve değiştirme ihtiyacını azaltarak dolaylı olarak su tüketiminin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte üretimde kaynak verimliliğinin artırılması, yani demateryalizasyon yaklaşımının benimsenmesi de su ayak izini azaltan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor” dedi. Murat Savcı, üretim süreçlerinde su ayak izinin azaltılmasına yönelik yaklaşımlara da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Yalın ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda üretim süreçlerinde hata payının azaltılması, atık seviyelerinin minimuma indirilmesi ve toplam kalite yönetimi prensiplerinin uygulanması da su ayak izinin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca üretim tesislerinin hammadde ve tedarik noktalarına yakın konumlanması, taşıma ihtiyacını azaltarak yalnızca karbon emisyonlarını değil, enerji üretimi için kullanılan su miktarını da dolaylı olarak azaltabiliyor. Bununla birlikte suyun verimli kullanımı, kaynakların kullanım süresini uzatmayı ve atık oluşumunu azaltmayı hedefleyen döngüsel ekonomi yaklaşımının da temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla su verimliliğini artıran üretim ve kullanım modellerinin yaygınlaştırılması, etkin ve sorumlu kaynak yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Tüm bu uygulamalar, inşaat malzemesi sanayisinin su kaynaklarının daha verimli ve sürdürülebilir kullanılmasına katkı sunmasını mümkün kılıyor.”

Gemlik’te iklim krizi ve sürdürülebilirliği konuşuldu Haber

Gemlik’te iklim krizi ve sürdürülebilirliği konuşuldu

Bursa Gemlik Ticaret Borsası’nda gerçekleşen eğitim, üreticilerden akademisyenlere, yerel yönetimlerden STK’lara kadar geniş bir topluluğu aynı ortamda buluşturdu. Günün açılışını yapan Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Özden Çakır, Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba ve Gemlik Belediye Başkan Yardımcısı Durmuş Uslu konuşmalarında bölge ve ülke zeytin mirasının iklim krizi karşısındaki kırılganlığını ve ihtiyaçlarını vurguladılar. Daha sonra Proje Evi Kooperatifi’nden Alen Mevlat, ANATOLİVAR Projesi ve yeni hayata geçen Zeytin Atlası hakkında bilgi verdi. Programda Yerküre Yerel Çalışmalar Kooperatifi Ortağı / Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu’ndan Orkun Doğan zeytin sektörünün iklim değişikliği algısı ve iklim değişikliğine uyumu üzerine yapılan araştırmanın sonuçları hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Ardından Marmarabirlik Tedarik Zinciri Direktörü Mustafa Fındık sürdürülebilir zeytincilikte kooperatiflerin ve kooperatifleşmenin önemi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Eğitimin öğleden sonraki oturumunda, iklime dirençli, doğa dostu zeytincilik için uygulanabilir tekniklere odaklanıldı. Proje Evi Kooperatifi Ortağı, Çevresel ve Sektörel Yeşil Dönüşüm Uzmanı Ferdi Akarsu zeytincilikte doğa temelli faaliyetler ve yeşil dönüşümde kalite yönetimi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Daha sonra onarıcı tarım uygulayıcıları Edwin Clarke ve Elif Arzu Yıldız, sağlıklı toprağın iklime dirençli zeytincilikteki belirleyici rolünü göstermek üzere “Yağış Gösterimi ile Farklı Toprak Yönetim Biçimlerinin Yağışla İlişkisi” atölyesini gerçekleştirdi. Bu atölye ile katılımcılar, farklı toprak yönetim biçimlerinin yağış ile ilişkisini uygulamalı olarak gördüler. Günün programı herkesin kendini rahatça ifade edebildiği, sorunlarını ve çözüm önerilerini, tecrübelerini paylaşabildiği bir açık forum ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.