Hava Durumu

#Kadınlar

- Kadınlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadınlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazili kadınlardan muhteşem ritim gösterisi Haber

Osmangazili kadınlardan muhteşem ritim gösterisi

Bursa’da farklı meslek gruplarından kadınların 2 yıl önce bir araya gelerek kurduğu ritim topluluğu, sıfırdan aldıkları eğitimlerle profesyonel bir seviyeye ulaştı. Ahenka Kadın Ritim Topluluğu üyesi kadınlar, eğitim sonunda her biri usta müzisyenleri aratmayan sahne performansları sergilerken, Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi ile birlikte ortak bir projeyi hayata kazandırdı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen konserde kadınlar, büyüleyici darbuka performanslarıyla izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Atatürk’ün sevdiği şarkıların seslendirilmesiyle başlayan konser, Ahenka Kadın Ritim Topluluğu’nun etkileyici ritim gösterisiyle tamamlandı. Kültür ve sanatın harmanlandığı bu özel geceyi kaçırmak istemeyen sanatseverler, salonu tamamen doldurarak ritimlere alkışlarıyla katıldı. Hayatın ritmini birlikte yaşamak için yola çıktıklarını ifade eden Ahenka Ritim Topluluğu Eğitmeni Nebahat Tosun, “Projemiz başladığından bu yana grubumuzda her kesimden kadın yer alıyor. İki yıldır devam eden ritim eğitimlerimizle yeni gruplar da açılacak. Bu akşam darbuka performansıyla sahne aldık. Topluluğumuzdaki kadınların hiçbirinin daha önce müzik geçmişi yoktu. Ancak burada aldıkları eğitimlerle ritim tutmayı öğrendiler ve artık konserler veriyoruz. Kadınlarımız hayatın ritmini yakalamak istediklerini söylüyordu; şimdi bunu hep birlikte başarıyoruz. Konserimiz iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde Atatürk’ün sevdiği şarkılarla başladık. Ardından bir zeybek gösterisi sahnelendi ve sonrasında kadınlarımızdan oluşan grubun ritim konseri yer aldı” şeklinde konuştu. “BURADA BİRÇOK MESLEK GURUBUNDAN KADIN VAR” Katıldığı eğitimlerle darbuka çalmayı öğrenen Naime Kaya da, “Gurubumuzun içinde öğretmen, mühendis, ev hanımı ve birçok meslek gurubundan kadın var. Burada hem eğleniyor hem de verdiğimiz konserle insanları eğlendiriyoruz. Konserimizi izleyenler muhteşem bir gece geçirdi. Bu akşam Atatürk’ün sevdiği parçalar, Türk sanat müziği ve roman havası çaldık” ifadelerini kullandı. Kadınların her zaman yanında olduklarını söyleyen Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise kadınların sadece ev işleriyle uğraşmadığını, günlük hayatın dışında da başka uğraşlarda başarılı olduklarını bu akşam ortaya koydukları sahne performansıyla gösterdiklerini söyledi. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Ahenka Kadın Ritim Topluluğu üyelerine günün anısına teşekkür plaketi takdim etti.

Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Nilüferlilerle buluştu Haber

Altın Portakallı yönetmen Seyfettin Tokmak Nilüferlilerle buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bir Yönetmen Bir Söyleşi’ etkinliğinin konuğu 7 dalda Altın Portakal alan “Tavşan İmparatorluğu” filminin yönetmeni ve senaristi Seyfettin Tokmak oldu. Konak Kültürevi’ndeki programda ilk olarak Alpay Kaya, Sermet Yeşil, Kubilay Tunçer, Perla Palamutçuoğlu, Emrullah Çakay’ın rol aldığı film gösterildi. 12 yaşındaki Musa’nın hikâyesine odaklanan film izleyicilerden büyük alkış aldı. Film gösteriminin ardından yönetmen Tokmak, seyircilerle söyleşi gerçekleştirdi. Sinemada çocukluk üzerine çok çalıştığını anlatan Seyfettin Tokmak, “ Çocuklarla ilgili yaptığım çalışmaların filmde çok etkisi oldu. Göçmen çocuklarla, yetiştirme yurdundaki çocuklarla çalıştım. Pandemi öncesine kadar 3 yıl gönüllü olarak Ümraniye Çocuk Cezaevi’nde çalıştım. Orada çocuklara kısa filmlerle ilgili eğitimler veriyordum. Musa’nın aslında bu kadar direnişçi bir karakter olmasının benim oradaki çocuklarda gördüklerim üzerinden çok şekillendiğini düşünüyorum. Çünkü o çocuklarda çok fazla depresif bir dünya deneyimlemiştim. Onun sanırım bende öfkesi oluştu. Yani “Bu çocuklardan bu dünya ne istiyor diye” düşündüm. Filmin yolculuğunun belli kısmı oradaki süreçlerden oluştu. Edebiyattan ve sinemadan çok fazla etkileri de var. Hikayenin oluşumu, yazım süreci 2-3 yıl gibi zaman aldı” dedi. Filmde kadınların az olmasının sorulması üzerine Tokmak, “Filmin çekiminden 5-6 ay öncesinde çıkardım. Bunu yaparken de bir risk aldım aslında. Çünkü ben böyle bir barbar erkeklik dünyası anlatmak istedim. Yani kadınlar dünyadan çıktığında geri ne kalıyor? Kadın olmadığında bu coğrafyalar neye benziyor yani? Geriye ne kalıyor göstermek istedim” diye konuştu. “MUSA’NIN HAYVANLARLA İLİŞKİSİ ÇOK GÜÇLÜYDÜ” Filmde Musa karakterini canlandıran Alpay Kaya’nın aslında çobanlık yaptığını anlatan Tokmak, “Onu Kars’ın bir köyünde buldum. Mesela neden onu seçtim derseniz de, 12 yaşındayken 300 tane hayvana tek başına bakabilen bir çocuktu. Onun da o hayvan ilişkisi o kadar güçlüydü ki yani onlarla teması çok iyiydi. Zaten film bence gösteriyor” dedi. “ZAMANSIZ VE MEKANSIZ BİR FİLM” Zamansız ve mekansız bir film yapmaya çalıştığını söyleyen Tokmak, çok iyi bir ekibin olduğunu ve herkesin filme gönlünü koyduğunu söyledi. Söyleşi sonunda ise yönetmen Seyfettin Tokmak’a plaket takdim edildi.

Bursa'da kadın emeği ve bahar ritüelleri Nilüfer’de buluştu Haber

Bursa'da kadın emeği ve bahar ritüelleri Nilüfer’de buluştu

Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda düzenlenen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” etkinliğinin bu ayki konusu, mutfak kültüründeki kadınları izleri ve baharın gelişi oldu. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen etkinlikte; Mart ayının hem Kadınlar Günü’nü hem de doğanın uyanışını temsil etmesinden yola çıkılarak, bu iki tema etrafında şekillenen kültürel anlatılar paylaşıldı. Söyleşiye konuşmacı olarak Doç. Dr. Zeliha Nilüfer Nahya ve Fatma Güler katıldı. Etkinlikte, Anadolu’nun köklü geleneklerinden Çiğdem Pilavı ve Nevruz kutlamalarından, saya gezmelerine ve marteniçka takma ritüellerine kadar baharı karşılayan pek çok adet, müzik ve yemek kültürü eşliğinde incelendi. Bu geleneklerin toplumsal cinsiyet rolleriyle olan bağlantısı ve kadınların bu somut olmayan mirası günümüze nasıl taşıdığı detaylı bir şekilde ele laındı. Programda, evlerdeki kilerin gıda depolama alanı olmasının ötesinde; aynı zamanda besinle kurulan ilişkinin, kültürel hafızanın ve toplumsal düzenin temel bir parçası olduğu vurgulandı. İnkalardan Antik Mısır’a uzanan tarihsel örneklerle besin saklama yöntemlerinin gelişimi aktarılırken, kadınların üretimden tüketime kadar gıda döngüsünün merkezinde yer alan emeğine dikkat çekildi. Endüstriyel tarım ve modern gıda teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte görünmez kılınan bu geleneksel bilgi birikimi ile kadınların ev içindeki organizasyon ve kriz çözme becerileri katılımcılara aktarıldı. MÜBADİL KADINLAR “MISIR KOYMA” GELENEĞİNİ CANLANDIRDI Bahar ezgilerinin de yer aldığı etkinliğin kapanış bölümünde, Görükleli mübadil kadınların baharı karşılama ritüellerinden biri olan “mısır koyma” geleneği sahneye taşındı. Görükle Kadın Derneği temsilcileri tarafından gerçekleştirilen canlandırma, izleyicilere kültürel hafızanın günümüzde nasıl yaşatıldığını görsel bir sunumla aktardı.

Osmangazi’de minyatür sanatı kadınlarla hayat buluyor Haber

Osmangazi’de minyatür sanatı kadınlarla hayat buluyor

Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip olan minyatür sanatını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kurs, kadınlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde gerçekleşen minyatür eğitimlerinde kursiyerler, bu köklü sanatın inceliklerini keşfederken aynı zamanda sabır, estetik anlayış ve kültürel bilinç kazandıran verimli bir süreçten geçiyor. Atölyede renklerin uyumu, sabrın ve emeğin birleşimiyle ortaya çıkan her çalışma, geçmişle günümüz arasında bir bağ kuruyor. Geleneksel değerleri koruma ve geleceğe aktarma hedefiyle organize edilen kurs, kadınların sosyal yaşamına da taze bir nefes ve yeni fırsatlar sunuyor. Minyatür sanatıyla geçmişin izlerini bugüne taşıdıklarını söyleyen kurs eğitmeni İpek Özsoy, “Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Halk Eğitim iş birliği ile beraber minyatür kursu açtık. Birinci seviye 12 Şubat’ta bitti, şu an ikinci seviye minyatür kursundayız. Minyatür kursunun sonunda güzel bir sergi ile çalışmaları taçlandırmayı düşünüyoruz. Birinci seviyede temel minyatür eğitimi ile başladık, ikinci seviye biraz daha profesyonel, biraz daha detay istiyor. Bize bu fırsatı verdiği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, şu anda Osmangazi Belediyesi, Bursa’da minyatür kursu veren tek belediye.” diye konuştu. Aralarında Yalova’dan gelen katılımcıların da bulunduğu kursiyerler ise aldıkları eğitimden ötürü çok mutluluk ve memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Kendilerine tanınan bu fırsattan dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür eden kursiyeler, kurs boyunca çok keyif aldıklarını, yeni deneyimler edindiklerini belirterek, kursun devam etmesini çok istediklerini ifade etti.

Türkiye İMSAD'dan 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı Haber

Türkiye İMSAD'dan 22 Mart Dünya Su Günü Mesajı

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında ilan ettiği ve her yıl 22 Mart’ta kutlanan Dünya Su Günü, bu yıl “Su ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” temasıyla gerçekleştiriliyor. “Su aktıkça eşitlik büyür” sloganıyla yürütülen 2026 kampanyası, güvenli içme suyuna ve sanitasyona erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgularken; suya erişimde yaşanan eşitsizliklerin toplumların sosyal ve ekonomik gelişimi üzerinde önemli etkiler yarattığına dikkat çekiyor. Tema kapsamında, su yönetiminde kapsayıcı yaklaşımların güçlendirilmesi ve tüm toplum kesimlerinin ihtiyaçlarını gözeten politikaların geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor. “Su krizi toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor” Bu kapsamda bir açıklama yapan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı küresel su krizinin yalnızca doğal kaynakların azalmasıyla sınırlı kalmadığını belirtti ve şunları söyledi: “Dünya genelinde su kaynakları üzerindeki baskı artarken, suya ve sanitasyon hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler de daha görünür hale geliyor. Birçok bölgede su temini sorumluluğunu kadınlar ve kız çocukları üstleniyor. Bu durum eğitim, sağlık ve ekonomik hayata katılım gibi birçok alanda eşitsizlikleri derinleştiriyor. Bu nedenle su yönetimi politikalarının sosyal boyutunun da güçlü şekilde ele alınması gerekiyor. Toplumsal refah ve eşitlik için hayati olan suyun korunmasında, sanayi ve yapı sektörüne de büyük görevler düşüyor.” “Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında” Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Murat Savcı, “Su kıtlığı veya su stresi durumunu tanımlamak için kullanılan Falkenmark İndeksi’ne göre kişi başına düşen yıllık su miktarının 1.700 ile 1.000 metreküp arasında olduğu ülkeler ‘su sıkıntısı’ yaşayan ülkeler olarak kabul ediliyor. Türkiye’de ise 2022 yılı itibarıyla kişi başına düşen kullanılabilir yıllık su miktarı yaklaşık 1.313 metreküp seviyesinde bulunuyor. Nüfus artışıyla birlikte bu miktarın 2030 yılından sonra 1.000 metreküpün altına düşmesi bekleniyor. Gerekli tedbirlerin alınmaması halinde Türkiye’nin yakın gelecekte su kıtlığı yaşayan ülkeler arasına girmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle kuraklık ve su kıtlığı riskine karşı mevcut su kaynaklarımızın verimli, planlı ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yapı sektörü su verimliliğinde önemli bir rol üstleniyor” İnşaat ve yapı sektörünün su verimliliği açısından önemli bir sorumluluk taşıdığını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, “Yapı malzemesi üretiminde kullanılan tekniklerin ve süreçlerin su ayak izini azaltacak şekilde geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Araştırma ve geliştirme faaliyetleri sayesinde daha dayanıklı ve uzun ömürlü ürünlerin hayata geçirilmesi, yapıların kullanım sürecinde yenileme ve değiştirme ihtiyacını azaltarak dolaylı olarak su tüketiminin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Bununla birlikte üretimde kaynak verimliliğinin artırılması, yani demateryalizasyon yaklaşımının benimsenmesi de su ayak izini azaltan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor” dedi. Murat Savcı, üretim süreçlerinde su ayak izinin azaltılmasına yönelik yaklaşımlara da değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Yalın ve sürdürülebilir üretim anlayışı doğrultusunda üretim süreçlerinde hata payının azaltılması, atık seviyelerinin minimuma indirilmesi ve toplam kalite yönetimi prensiplerinin uygulanması da su ayak izinin düşürülmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca üretim tesislerinin hammadde ve tedarik noktalarına yakın konumlanması, taşıma ihtiyacını azaltarak yalnızca karbon emisyonlarını değil, enerji üretimi için kullanılan su miktarını da dolaylı olarak azaltabiliyor. Bununla birlikte suyun verimli kullanımı, kaynakların kullanım süresini uzatmayı ve atık oluşumunu azaltmayı hedefleyen döngüsel ekonomi yaklaşımının da temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla su verimliliğini artıran üretim ve kullanım modellerinin yaygınlaştırılması, etkin ve sorumlu kaynak yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Tüm bu uygulamalar, inşaat malzemesi sanayisinin su kaynaklarının daha verimli ve sürdürülebilir kullanılmasına katkı sunmasını mümkün kılıyor.”

Başkan Özdemir: Nilüfer bir kadın kentidir Haber

Başkan Özdemir: Nilüfer bir kadın kentidir

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kentteki kadın derneklerinin temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Nilüfer mahalle kadın dernekleri, Nilüfer Üretici Kadınlar Kooperatifi ve Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi üyelerinin katılımıyla gerçekleşen programa, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Başkan Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de eşlik etti. Programda yaptığı konuşmada, Nilüfer’i bir kadın kenti yapma vizyonunu paylaşan Başkan Şadi Özdemir, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları için üretim ve kooperatifleşme süreçlerinin önemine işaret etti. Nilüfer’i her zaman “bir kadın kenti” olarak tanımladıklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, kadınların günün her saatinde kendilerini güvenli ve huzurlu hissettikleri bir kent yaratma hedefini yineledi. Kadın derneklerinin üye sayılarının artması gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Asıl amacımız kadınların bütçelerine gelir taşımasını sağlamak. Kadın para kazanabildiği sürece özgürlüğünü kazanacaktır” dedi. SOSYAL BELEDİYECİLİKTE KADIN ODAKLI PROJELER Başkan Şadi Özdemir, kadınların sosyal hayata ve istihdama katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen projeleri de anlattı. Göreve geldiklerinden bu yana iki yeni kreş açtıklarını, üçünün ise yapım aşamasında olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Kadın arkadaşlarımız rahat olsun. Tarlada çalışıyorsa tarlada, fabrikada çalışıyorsa fabrikada çalışsın. Serbest çalışıyorsa serbest çalışsın. Sosyalleşmek istiyorsa sosyalleşsin. Bu yatırımların diğer tarafı da şu; o çocukları düzgün, düzenli, disiplinli bir şekilde eğitiyoruz. Herkesin imrendiği 16 kişilik sınıflarda eğitimler veriyoruz” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, büyük ilgi gören “Anne Taksi” uygulamasındaki araç sayısının artırılacağının müjdesini de vererek, “Hamile ve bebekli annelerin devlet hastanesi ulaşımlarını ücretsiz ve güvenli bir şekilde sağlamaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı. Programın sonunda, Başkan Şadi Özdemir, kadın dernekleri ve kooperatiflerinin kendilerinin çok önemli bir paydaşı olduğunu ifade ederek, tüm kadınların kent yönetimindeki etkin rollerinin artarak devam edeceğini söyledi.

Kestel Belediyesi’nden kadınlara kültür dolu yolculuk Haber

Kestel Belediyesi’nden kadınlara kültür dolu yolculuk

Bursa'da Kestel Belediyesi’nin kültür ve sosyal etkinlikleri kapsamında düzenlenen Bursa Tarih ve Kültür Gezileri yoğun ilgi görüyor. Her hafta salı ve perşembe günleri gerçekleştirilen gezilerde kadınlar, Bursa’nın asırlardır ayakta duran tarihi yapıları ve manevi değerleriyle buluşuyor. Program kapsamında Emirsultan Camii, Yeşil Türbe, Üftade Hazretleri Türbesi ve Tophane gibi Bursa’nın simge mekânları ziyaret edilerek şehrin tarihi ve kültürel mirası hakkında katılımcılara bilgiler aktarılıyor. Kestel Belediyesi tarafından ücretsiz olarak düzenlenen geziler sayesinde kadınlar Bursa’nın zengin tarihini keşfederken aynı zamanda sosyal bir ortamda buluşarak keyifli vakit geçiriyor. VATANDAŞLARDAN BAŞKAN EROL’A KÜLTÜR GEZİLERİ İÇİN TEŞEKKÜR Gezi programına katılan vatandaşlar, Bursa’nın tarihi ve manevi mekânlarını yakından tanıma fırsatı bulduklarını ifade ederek, düzenlenen organizasyondan dolayı Kestel Belediyesi’ne ve Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol’ a teşekkür etti. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, düzenlenen kültür gezilerinin kadınların sosyal hayata katılımını destekleyen önemli bir çalışma olduğunu ifade etti. Başkan Erol yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Kadınlarımız için hazırladığımız Bursa Tarih ve Kültür Gezileri ile şehrimizin köklü mirasını birlikte keşfediyoruz. Emirsultan Camii’nden Yeşil Türbe’ye, Üftade Hazretleri’nden Tophane’ye uzanan bu anlamlı yolculukta tarih, kültür ve gönül birlikteliğini bir arada yaşıyoruz” Başkan Erol, Kestel Belediyesi olarak sosyal ve kültürel faaliyetlere devam edeceklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.