Hava Durumu

#Kadın

- Kadın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kadın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Nilüferli kadınlar yılın yazarını şiirleri ile andı Haber

Bursa Nilüferli kadınlar yılın yazarını şiirleri ile andı

Programa konuk olarak katılan yazarın kızı Ayşe Bengi Çelik ve yazarın arkadaşı Nalan Çelik, Sezer’in edebi kişiliğini ve özel yaşamını anlattı. 2010 yılından beri düzenlenen “Nilüfer’de Kadın Hayata Yakın” etkinliğinde bu kez Nilüfer Belediyesi tarafından yılın yazarı seçilen Sennur Sezer konuşuldu. Nilüfer Nikahevi’nde ilçenin kırsal kesimindeki 21 mahallesindeki kadınların katılımıyla düzenlenen etkinlikte, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, eşi Nuray Özdemir, Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin de hazır bulundu. Yazarın kızı Ayşe Bengi Çelik ve yazarın arkadaşı Nalan Çelik, yaşam öyküsünü paylaşırken, şiirlerini de okudu. Etkinlikte kadınlara yazarın “Bu Resimde Kimler Var” isimli eseri de hediye edildi. Nalan Çelik yaptığı konuşmada Sennur Sezer’in 1964 yılında yayımlanan ilk şiir kitabı “Gecekondu” isimli eseriyle tanışma hikayesini anlattı. 1976 yılında, henüz 15 yaşındayken bir sahafta bu kitabı bulduğunu belirten Çelik, “ ‘Ölüm’ şiirini daha o yaşta ezberlemiştim” dedi. Çelik, şairin edebi yolculuğunu dinleyicilerle paylaştı. Sennur Sezer’in ansiklopedi gibi olduğunu anlatan Çelik, “Ezbere konuşur, ezbere söyler, ezbere oradan oraya geçer. Hiç şaşırmaz, hiç kopmazdı” diye konuştu. EVİMİZ OKUL GİBİYDİ Kızı Ayşe Bengi Çelik ise annesi hakkında o öldükten sonra onun hakkında hiç yazı yazmadığını ve yüzleşmediğini, hatta ilk kez konuşma yaptığını anlattı. Ayşe Bengi Çelik, Sennur Sezer ve öykücü babası Adnan Özyalçıner ile yaşadıkları yıllardan bahsetti. Ayşe Bengi Çelik, “Evimiz bir okul gibiydi. Misafirliğe Yaşar Kemal, Tomris Uyar gibi isimler gelirdi ve bu çocukken sizin için gündelik bir şey haline gelirdi. Meslek olarak hikâye anlatmayı, evde hiç bilmeden, otomatikman öğrendim” dedi. Sennur Sezer’in anlattığı tüm hikâyelerin gerçek olduğunu belirten Ayşe Bengi Çelik, annesinin eserlerinde hayatın, emeğin içinden kesitler paylaştığını ve her kadının anlayabileceği hikâyeleri anlattığını söyledi. Etkinliğin sonunda söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Ayşe Bengi Çelik ile Nalan Çelik’e teşekkür etti. Nilüfer’in bir “kadın şehri” olduğunun altını çizen Başkan Şadi Özdemir, kadınların omuz omuza hareket etmesinin yerel yönetim olarak kendilerinin de yolunu kolaylaştırdığını vurguladı.

YILDIRIM’DA KADINLAR ÜRETİYOR, KENT KAZANIYOR Haber

YILDIRIM’DA KADINLAR ÜRETİYOR, KENT KAZANIYOR

Kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmek için önemli çalışmalara imza atan Yıldrım Belediyesi, örnek olacak bir projeyi daha hayata geçirdi. Yıldırım Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen Geleneksel 6. El Emekleri Festivali binlerce Bursalıyı buluşturdu. Yıldırım Belediyesi Etkinlik Alanı’ndaki festivalde, YIL-MEK kursiyerleri ile kadın kooperatiflerinin yıl boyunca büyük emek ve özveriyle hazırladığı ürünler görücüye çıktı. Festival kapsamında; el emeği stantları, çocuklara yönelik etkinlikler, atlı gösteriler düzenlendi. Ayrıca Türk Halk Müziğinin sevilen ismi Cengiz Özkan Bursalılara unutulmaz bir akşam yaşatırken, Nermin Öztürk Söyleşisi de büyük ilgi gördü. Yıldırım Belediyesi Etkinlik Alanı’nda düzenlenen festivalin açılış programına ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra; AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Emel Gözükara Durmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, siyasi parti temsilcileri, Filistinli kadınlar ve vatandaşlar katıldı. Festivalin açılışında yaptığı konuşmada kadının önemine dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz, “Biz Yıldırım’da şuna yürekten inanıyoruz: kadının güçlenmesi, ailenin güçlenmesidir. Ailenin güçlenmesi ise mahallenin, şehrin ve nihayetinde ülkenin güçlenmesidir. Bu anlayışla siz değerli kadınların sosyal hayatta, üretimde, eğitimde, kültürde ve ekonomide daha aktif şekilde yer almanız için çalışıyoruz. Hayatın her alanında söz sahibi olmanızı; üretken, güçlü ve özgüvenli bireyler olarak varlık göstermenizi önemsiyoruz” dedi. ‘14 ADET KADIN KOOPERATİFİ KURDUK’ Kadınlara yönelik proje ve çalışmalardan söz eden Başkan Oktay Yılmaz, “Yıldırım’da hayata geçirdiğimiz çalışmaların her biri, kadınların emeğine duyduğumuz saygının bir göstergesidir. Bu amaçla kadın kooperatiflerimizin kurulmasına öncülük ettik. kooperatiflerimizi kurmakla da yetinmedik. Mekan temininden makine ve teçhizat desteğine, eğitimden proje hazırlamaya, üretimden pazarlamaya kadar ihtiyaç duydukları her alanda yanlarında olduk. Bugün ilçemizde faaliyet gösteren 14 kadın kooperatifimiz; tarımdan gıdaya, tekstilden el sanatlarına kadar birçok alanda üretim yapıyor. Kadınlarımız birlikte üretiyor, birlikte öğreniyor ve birlikte kazanıyor” ifadelerini kullandı. 30 MERKEZDE YIL-MEK KURSU Yıl-Mek kursları ile binlerce kadının hayatına dokunduklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Yıldırım Kaymakamlığımız ve Yıldırım Halk Eğitimi Merkezimizle birlikte sürdürdüğümüz Yıl-Mek kurslarımız da kadınlara yönelik çalışmaların önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bugün Yıl-Mek çatısı altında 11 farklı alanda, 57 branşta ve 30 eğitim merkezinde vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. Bu kurslarla kadınlarımızın meslek edinmesini, öğrendikleri becerileri üretime dönüştürmesini ve istihdama katılmasını hedefliyoruz. Dikişten el sanatlarına, giyim üretiminden gıdaya, geleneksel sanatlardan mesleki ve teknik eğitimlere kadar birçok branşta hizmet veriyoruz. Kurslarımızda eğitim alan kadınlarımızın bir bölümü işe giriyor, bir bölümü kendi ürününü hazırlayıp satıyor, bir bölümü de kooperatiflerimizde üretime katılıyor. Hanımeli Çarşımızı da kadınların el emeği göz nuru ürünlerini hemşehrilerimizle buluşturmaları için hayata geçirdik. Kadınlar burada ürünlerini sergiliyor, müşterileriyle doğrudan iletişim kuruyor ve emeklerinin karşılığını alıyor” dedi. FİLİSTİNLİ KADINLAR ONUR KONUĞU Kadınlara yönelik çalışmalara aralıksız devam edeceklerini vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da sık sık vurguladığı üzere; kadınlarımız milletimizin mayası, ailemizin direği ve toplumumuzun vicdanıdır. Geleneksel El Emekleri Festivalimiz, emeğin, üretimin ve birlikteliğin bayramıdır. Bu festival; bir yıl boyunca gecesini gündüzüne katan, günlük sorumlulukları arasında üretime zaman ayıran kadınların emeğinin kutlandığı özel bir buluşmadır.Bu yıl ki festivalimizde özel misafirlerimiz de yer alıyor. Filistin’den gelen girişimci hanımlarımız ülkelerinde ürettikleri ürünleri festivalimizde sergiliyorlar. Bunun bizim için büyük bir mutluluk olduğunu da belirtmek isterim.Bu anlamlı buluşmanın; festivalimizi farklı şehirlerden ve ülkelerden üretken kadınları bir araya getiren güçlü bir buluşmaya dönüşmesi adına atılmış önemli bir adım olmasını temenni ediyorum. Yıldırım Belediyesi olarak her koşulda yanınızda olmaya, üretim yolculuğunuzu desteklemeye, sizler için yeni imkanlar oluşturmaya ve emeklerinizi daha geniş kitlelerle buluşturmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Frankofon Film Festivali Nilüfer’de sinemaseverlerle buluşuyor Haber

Frankofon Film Festivali Nilüfer’de sinemaseverlerle buluşuyor

Nilüfer Belediyesi, Fransızca konuşulan ülkelerin sinemasını Bursalılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Institut Français, Fransa, Belçika, Kanada, Lüksemburg ve İsviçre büyükelçilikleri ile Alliance Française Bursa ve Türk-Fransız Kültür Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Frankofon Film Festivali, 27 Mart’ta kapılarını açıyor. Nilüfer Belediyesi Konak Kültürevi’nin ev sahipliği yapacağı festival, 27 Mart günü açılış kokteyli ile başlayacak. Açılış filmi, aynı zamanda geçen yıl Cannes Film Festivali'nin açılış filmi olan “Bir Gün Bırakıp Gitmek” olacak. Gösterim kokteyl sonrası gerçekleşecek. FARKLI TÜRLERDE ZENGİN SEÇKİ Bu yılki festival, sinemada “kadın” temasına odaklanarak, güçlü kadın karakterlerin hikayelerini ve kadın yönetmenlerin bakış açılarını ön plana çıkarıyor. Şarkı söylemeyi bir direniş biçimine dönüştüren güçlü bir kadının hikayesini anlatan “Herkes Touda’yı Seviyor” ve sinematografik anlatımıyla dikkat çeken “Hayvani”, programın öne çıkan yapımları arasında yer alıyor. Ayrıca, Agnès Varda’nın feminist sinemanın klasikleri arasında gösterilen “Biri Şarkı Söylüyor, Diğeri Söylemiyor” filmi ile tiyatro tarihinin efsanevi isminin yaşamını konu alan etkileyici biyografi “Sarah Bernhardt, İlahi Kadın” da festivalde izleyiciyle buluşacak. Program kapsamında ayrıca 29 Mart ve 31 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek özel kısa metraj film seçkileri de sinemaseverlere farklı ve zengin bir izleme deneyimi sunacak.

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu' Haber

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu'

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıda raporun kapsamı, sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler hakkında bilgi verildi. Basın toplantısında konuşan BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, derneğin sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal kültürün ve yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın kuruluşunun 18’inci yılını geride bıraktığını hatırlatarak, hazırlanan raporun derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını ortaya koyan önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Şençayır, “BUİKAD’ın ilk sürdürülebilirlik raporunu kamuoyu ve paydaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Kuruluşumuzun 18’inci yılını geride bırakırken sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal yapımızın, kültürümüzün ve liderlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün derneğimizin güçlü bir şekilde yoluna devam edebilmesinin temelinde, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulmuş kurumsallaşma kültürü ve kapsayıcı yönetim anlayışı bulunmaktadır” dedi. UZUN SOLUKLU PROJELER SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Derneğin kuruluşundan bu yana hayata geçirilen pek çok projenin zaman içerisinde gelişerek sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Şençayır, özellikle iki projenin bu anlayışın en somut örnekleri arasında yer aldığını belirtti. Yaklaşık 18 yıldır devam eden Noktalama Projesi ile 17 yıldır kesintisiz olarak düzenlenen BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri Töreni’nin derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını yansıttığını ifade eden Şençayır, bu projelerin gelenekleri korurken aynı zamanda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak gelişmeye devam ettiğini söyledi. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın sürdürülebilirliğinin en güçlü dayanaklarından birinin takım çalışması ve güçlü aidiyet duygusu olduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu, komisyonlar ve üyeler arasında kurulan güçlü iletişimin derneğin çalışmalarına önemli katkı sağladığını ifade eden Şençayır, ortak akılla karar alma kültürü ve kapsayıcı liderlik anlayışının bu yapıyı desteklediğini söyledi. Ayrıca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulan iş birliklerinin de BUİKAD’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. RAPOR SOSYAL, ÇEVRESEL VE YÖNETİŞİM BOYUTLARINI KAPSIYOR Şençayır, kamuoyuyla paylaşılan ilk sürdürülebilirlik raporunun kadınların iş yaşamındaki gücünü artırma misyonu doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaları sosyal, çevresel ve yönetişim boyutlarıyla ele aldığını ifade etti. Raporda, Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı doğrultusunda BUİKAD’ın yürüttüğü projelerin değerlendirilerek farklı alanlarda yaratılan sosyal etkinin ortaya konulduğunu belirtti. Hazırlanan raporun kadın girişimciliğini güçlendiren programları, gerçekleştirilen iş birliklerini, kapasite geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilirlik odağını paydaş kapitalizmi yaklaşımı doğrultusunda tüm paydaşlar için uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ortaya koyduğunu ifade etti. BUİKAD Başkanı Şençayır, raporun hazırlanmasında emeği geçen isimlere de teşekkür etti. Başta Yeşil Gelecek ve Sürdürülebilirlik Komisyonu Başkanı Makbule Çetin olmak üzere Senem Tanju’ya, komisyonlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Tülin Tezer’e, komisyon üyelerine, rapora katkı sunan geçmiş dönem başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, komisyon başkanlarına, komisyonlarda gönüllü olarak görev alan üyelere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Şençayır, sürdürülebilir bir geleceğin güçlü iş birlikleri, ortak akıl ve kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünün artırılmasıyla mümkün olacağını vurguladı. BUİKAD PROJELERİ YÜZLERCE KADIN VE GENCE ULAŞIYOR Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği, kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını ortaya koyan ilk sürdürülebilirlik raporuyla yürüttüğü projelerin sosyal etkisini de paylaştı. Dernek, gerçekleştirdiği projelerle yüzlerce kadın ve gence ulaşarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi ve gençlerin kariyer yolculuklarının desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren BUİKAD, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal etki, eğitim ve kadın istihdamını güçlendiren projelerle hayata geçiriyor. BUİKAD’ın uzun soluklu projelerinden biri olan Noktalama Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 700 üniversite öğrencisine ulaşıldı. Proje, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını destekleyen mentorluk, kariyer planlama ve kişisel gelişim programlarıyla önemli bir gelişim platformu sunuyor. Kadınların sanayi sektöründe daha görünür olması amacıyla yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında vinç operatörü ve kaynak operatörü olarak çalışan kadın sayısının 100’e yaklaştığı belirtildi. Bu çalışmaların, kadınların geleneksel olarak erkek egemen alanlarda daha fazla yer almasına katkı sağladığı ifade edildi. DIŞ TİCARET VE DİJİTAL YETKİNLİK EĞİTİMLERİ Kadınların uluslararası ticarette daha aktif rol almasını hedefleyen She Globe Trade Projesi kapsamında yaklaşık 100 katılımcı online dış ticaret eğitimleri alıyor. Bunun yanı sıra BUİKAD Dijital Dönüşüm Komisyonu tarafından üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimlerle gençlerin dijital yetkinlikleri geliştirilerek iş dünyasına hazırlanmaları destekleniyor. Son üç yılda gerçekleştirilen panel ve etkinliklerle her bir proje kapsamında ortalama 300’den fazla kişiye ulaşan BUİKAD, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. BUİKAD, “İş Kadını ile Güçlü Bir Türkiye’ye Ulaşmak” vizyonuyla Türk kadınının iş yaşamındaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2008 yılından bu yana 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreniyle başarılı kadınları görünür kılmaya devam ediyor.

Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de Haber

Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de

Bursa’yı yalnızca bugünün değil, geleceğin de güçlü turizm destinasyonları arasına taşımayı hedefleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, uluslararası alandaki tanıtım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihlerinde ITB Berlin Turizm Fuarı’na Bursa’nın ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla katılarak turizmin sahadaki gerçek etkisini ortaya koyacak. Kadın üreticilerden zanaatkârlara, kooperatiflerden geleneksel sanat temsilcilerine kadar uzanan bir yerel üretim ekosistemini görünür kılan kampanya, turizmin yalnızca ziyaretçi ve geceleme sayılarıyla değil; gelir, istihdam, kadın emeğinin güçlenmesi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmesi gerektiği de vurguluyor. TURİZMDE KADIN ODAKLI DÖNÜŞÜM Bursa’nın dönüşümü tabandan başlatmayı esas alan sürdürülebilir turizm modeli, ilk adımını kadın kooperatifleri ve kadın dernekleriyle attı. Kadın hakları konusundaki duyarlılığıyla sürece gönüllü liderlik eden Seden Bozbey’in katkılarıyla, kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel üretimin güçlendirilmesi turizm politikalarının temel bileşeni haline geldi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öne çıkan kadın örgütlerinin temsilcileri, ITB Berlin’de Bursa delegasyonunun bir parçası olarak yer alacak. Katılım, yerel üreticilerin uluslararası platformda doğrudan temsil edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Seden Bozbey ayrıca Green Destinations tarafından düzenlenen Good Travel etkinliğinde sahne alarak Bursa’nın Yeşil Bursa vizyonunun kadın emeğiyle şekillenen yüzünü uluslararası paydaşların gündemine taşıyacak. ULUSLARARASI STANDARTLARLA YEREL MARKA Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) üyesi olan Bursa, turizmi çevresel, kültürel ve sosyo-ekonomik boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Büyükşehir Belediyesi, uluslararası kriterlerle uyumlu, ancak yerel kimliğe dayalı kendi sürdürülebilir turizm modelini oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Modelin temel hedefi, turizmin oluşturduğu değerin kent içinde kalmasını sağlamak; yerel üretim zincirlerini güçlendirmek ve turizm gelirini daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek. İSTANBUL’A YAKINLIK STRATEJİK AVANTAJA DÖNÜŞÜYOR Bursa, İstanbul’a olan coğrafi yakınlığını yeni bir stratejiyle yeniden konumlandırıyor. Günübirlik ziyaret algısının ötesine geçilerek; deneyim odaklı, yerel üretim süreçlerine temas eden ve ziyaret süresini uzatmayı hedefleyen bir turizm modeli geliştiriliyor. Hızlı tüketilen bir destinasyon değil; yerel bağ kurulan, ekonomik ve kültürel değerin paylaşıldığı bir destinasyon profili oluşturmak amaçlanıyor. TERMAL TURİZMDE YATIRIM VİZYONU ITB Berlin programı kapsamında Bursa ayrıca Avrupa’daki termal destinasyonların geleceğinin ve yatırım perspektiflerinin ele alınacağı bir panelde yer alacak. Oturumda termal turizm alanındaki kamu ve özel sektör yatırımları, yenileme projeleri, yeni tesisleşme süreçleri ve destinasyonların uzun vadeli gelişim stratejileri değerlendirilecek. Panele katılım öncesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentteki termal turizm sektörü temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürüttü. Otel yatırımcıları, tesis işletmecileri ve ilgili paydaşlarla gerçekleştirilen görüşmelerde Bursa’nın mevcut kapasitesi, planlanan yatırımlar ve termal turizmin geleceğine yönelik beklentiler ele alındı. Böylece uluslararası platformda yapılacak sunum ve değerlendirmelerin, sahadaki gerçek ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu olması sağlandı. TURİZM BURSA İÇİN BİR KALKINMA STRATEJİSİ Turizmi yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak görmeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerel üretimi destekleyen, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren, kültürel mirası koruyan ve sosyal kapsayıcılığı artıran bir kalkınma stratejisi olarak ele alıyor. ITB Berlin’de paylaşılacak model, Bursa’nın turizmi yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değil; sosyal etki, ekonomik adalet ve kültürel süreklilik perspektifiyle yeniden tanımladığını ortaya koyuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir turizmi bir proje değil, uzun vadeli bir yönetişim modeli olarak konumlandırıyor.

Bursalı yazardan kadına şiddete karşı roman Haber

Bursalı yazardan kadına şiddete karşı roman

Topuklu Kaldırımlar'ın adaletin eksildiği bir toplumda kadın olmanın ne anlama geldiğini anlatan çarpıcı bir yüzleşme romanı olduğunu dile getiren Atilla Güney, "Bu kitap, gücün haklılığı bastırdığı, suskunluğun haksızlığı büyüttüğü yerlerde başlar. Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, insanın vicdanında başladığını hatırlatır. Çünkü bir yerde adalet yoksa, huzur da kalıcı olmaz. Aynı suça farklı cezaların verildiği, haksızlığın normalleştirildiği toplumlarda adalet yerini ayrıcalığa bırakır. Ve bu kaybın bedelini en ağır şekilde kadınlar öder. Roman boyunca adalet, bir kavram olmaktan çıkar; bazen geciken bir karar, bazen suskun kalınmış bir an, bazen de savunulamamış bir hak olarak karşımıza çıkar. Gücün adaletle birleşmediği her yerde zulme dönüştüğünü, adaletin sustuğu her anın yeni yaralar açtığını gösterir. Topuklu Kaldırımlar, kadının sadece korunması gereken değil, toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğunu anlatır. Adalet zayıfladığında güvenin çöktüğünü, güven çöktüğünde insanlığın sessizce geri çekildiğini gözler önüne serer. Bugün başkasına yapılan bir haksızlığın, yarın herkesin sınavı olabileceğini hatırlatır. Bu roman, adaletin bir lütuf değil hak olduğunu; haklı olmanın yetmediğini, hakkı savunmanın da sorumluluk gerektirdiğini söyler. Güç geçer, makam gider; fakat adaletin hesabı kalır. Ve adalet, herkes için eşit olmadıkça, hiçbirimiz için gerçekten var değildir. Topuklu Kaldırımlar, kadına adaletin olmadığı bir dünyada, insanlığın nasıl yavaş yavaş eksildiğini anlatan bir roman… Çünkü adalet susarsa, zulüm konuşur. Ve kadın susturulursa, toplum kaybeder" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.