Hava Durumu

#Ithalat

- Ithalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ithalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8 ayda dış ticaret açığı büyüdü Haber

8 ayda dış ticaret açığı büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar oldu. OCAK-AĞUSTOS DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜDÜ Genel ticaret sistemine göre yılın ilk sekiz ayında ihracat yüzde 4 artarak 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Ağustos ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 4 milyar 283 milyon dolardan 5 milyar 239 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,5’ten yüzde 81,7’ye geriledi. Ocak-ağustos döneminde ise dış ticaret açığı yüzde 9,3 artarak 65 milyar 793 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e düştü. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLER Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, ağustosta yüzde 2,7 artarak 20 milyar 831 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 9,6 artışla 21 milyar 919 milyon dolara yükseldi. Bu kalemler hariç dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artarak 42 milyar 749 milyon dolar oldu. İhracatta imalat sanayinin payı yüksek Ağustos ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6 olarak gerçekleşti. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 2,3 oldu. Ocak-ağustos döneminde de imalat sanayinin ihracattaki payı yüzde 93,9 seviyesinde gerçekleşti. İTHALATTA ARA MALLARI İLK SIRADA Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ağustosta ithalat içinde ara mallarının payı yüzde 70,7, sermaye mallarının payı yüzde 13,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 15,5 oldu. Ocak-ağustos döneminde de ara mallarının ithalattaki payı yüzde 71,1 olarak kaydedildi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya’ya ihracat 1 milyar 760 milyon dolar olurken, bu ülkeyi ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İsviçre izledi. İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 706 milyon dolar olurken, onu Almanya, Rusya Federasyonu, ABD ve İtalya takip etti. Özel ticaret sistemine göre ihracat, ağustosta yüzde 7,2 artarak 20 milyar 943 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,1 artarak 26 milyar 654 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sistemde dış ticaret açığı da yüzde 11,4 artışla 5 milyar 711 milyon dolara çıktı.

UMSMİB "TARLADAN ÇATALA SÜRDÜRÜLEBİLİR İHRACAT" UR-GE PROJESİ EĞİTİMİ Haber

UMSMİB "TARLADAN ÇATALA SÜRDÜRÜLEBİLİR İHRACAT" UR-GE PROJESİ EĞİTİMİ

Projenin ilk eğitim faaliyeti olarak düzenlenen “İhracata Yönelik Satış Becerilerinin Geliştirilmesi” eğitimi, meyve sebze mamulleri ve yaş meyve sebze sektörlerinden firma temsilcilerinin katılımıyla 30-31 Mart 2026 tarihlerinde çevrim içi ortamda gerçekleştirildi. İhracat Mevzuatı ve Operasyonel Süreçler Eğitim kapsamında meyve sebze mamulleri ile yaş meyve sebze sektöründeki firmalara: Dış ticaret mevzuatı ve uygulamaları, ihracat ve ithalat süreçleri, teslim şekilleri (Incoterms), ödeme yöntemleri ve risk yönetimi, hedef pazar seçimi ve veri analizi, pazarlama ve müşteri bulma yöntemleri, lojistik ve operasyon yönetimi gibi konularda bilgi verildi. Dış Ticarette Risk ve Finans Yönetimi Eğitimde ihracat süreçlerindeki risk faktörleri alıcı ve satıcı perspektifinden değerlendirildi. İhracatçının en fazla risk aldığı durumlar ve bu riskleri minimize etmek adına akreditif süreçleri, telex release işlemleri ve vesaik yönetimi gibi teknik konularda derinlemesine bilgi paylaşımı yapıldı. Ayrıca İş Süreçleri Dış Kaynak Kullanımı’nın (BPO) sektör için yeni bir alternatif olduğu vurgulandı. Yeni Nesil Pazarlama ve Dijitalleşme Küresel pazarda sürdürülebilirliğin sadece fiyat rekabetiyle değil, "değer odaklı" stratejilerle mümkün olduğu ifade edildi. Satış başarısı için müşterinin şahsıyla değil, müşterinin değer verdiği ürünle empati kurulması gerektiği belirtildi. Dijitalleşme ve tanıtım stratejileri konusunda şu noktalar vurgulandı: · Dijital Kimlik: Firmaların web sayfalarının en etkili satış elemanı olduğu ve sosyal medya mecralarındaki görünürlüğün marka tanıtımına katkı sağladığı ifade edildi. · Yapay Zekâ: Yapay zekanın veri analizi ve pazar açılımında kullanılabileceği, ancak insan faktörünün yerini almasının beklenmemesi gerektiği belirtildi. · Fiziksel Etkinlikler: Dijitalleşmenin yanı sıra fuarlara ziyaretçi veya katılımcı olarak iştirak etmenin, ikili görüşmelerle yeni pazar kapıları aralamanın önemi hatırlatıldı. Projenin Gelecek Hedefleri “Tarladan Çatala Sürdürülebilir İhracat” UR-GE Projesi, Bursa bölgesindeki meyve ve sebze mamulleri ile yaş meyve sebze sektöründe faaliyet gösteren küme firmalarının uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedeflemektedir. Önümüzdeki dönemde proje kapsamında eğitimler, teknik danışmanlıklar, hedef pazar analizleri ve yurt dışı pazarlama faaliyetleri ile firmaların dünya pazarındaki paylarının artırılması planlanmaktadır.

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR” Haber

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.